Anasayfa Kimler Online

Geri git   Ezberim > Tatil Bölgeleri > Türkiyeden Tatil Mekanları > Akdeniz ve Dogu And
Kayıt ol Arama Bugünün Mesajları Bütün Forumları okunmuş kabul et

Akdeniz ve Dogu And Holiday in Turkey Akdeniz ve Dogu Anadolu Bölgelerine Ait Tatil Mekanları Tukey İn Holiday





Yeni Konu aç Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 02-08-2008, 12:10 PM   #1 (permalink)
ZoR oLaN GiTMeK DeĞiL GiDeNi BeKLeMeK
 
eLa GöZLüM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ezberim Üyelik BiLgilerim
Üyelik tarihi: Nov 2007
Nerden: VAN
Yaş: 20
Üye No: 26574
Mesajlar: 10.771
Teşekkürler: 1.911
1.514 Mesajına
2.121 Kere Teşekkür Edildi
Standart Erzincan Tanıtım (Nasıl Gidilir Ne Yenir Ne İçilir)



Erzincan Genel Bilgi



Doğu Anadolu Bölgesinde,Yukarı Fırat Bölümünde yer alan Erzincan, doğuda Erzurum, batıda Sivas, güneyde Tunceli, güneydoğuda Bingöl, güneybatıda Elazığ-Malatya, kuzeyde Gümüşhane-Bayburt ve kuzeybatıda Giresun ili çevrilidir. Erzincan İl’i genellikle dağlar ve platolarla kaplıdır. Güneybatıdan Munzur, kuzeybatıdan Refahiye dağları il alanına girer. Doğudan Erzurum’dan gelerek, batıya doğru uzanan Karasu ve Kop Dağları, İl alanını derinlemesine, aralarında geniş düzlükler bırakacak şekilde böler. İlin en yüksek noktasını Keşiş Dağları (3.537 m.) oluşturmaktadır. Köhnem Dağı (3.045 m.), Sipikör Dağı (2.666 m.), Mayram Dağı (2.669 m.), Kop Dağı (2.963 m.), Mülpet Dağı (3.065 m.), Munzur Dağları (3.449 m.), Kazankaya Dağı (2.531 m.), Ergan Dağı (2.531 m.), Dumanlı Dağları (2.618 m.), Coşan Dağı (3.976 m.) ildeki diğer yükseltilerdir. Dağlar arasındaki çukurlarda yer alan ovalar ve düzlükler boğazlarla birbirine bağlanmış durumdadır. Doğu Anadolu’nun, Yukarı Fırat Bölümünde yer alan Erzincan Ovası, doğu-batı yönünde uzanır. Erzincan Ovası, Doğu Anadolu Bölgesi’nin kuzeyindeki tektonik kökenli çöküntü alanı dizisinin batıdaki ilk ovasıdır. Doğuda Sansa Boğazıyla Tercan Ovasına bağlanır. Kalın bir alüvyon tabakası ile örtülü olan bölgenin en geniş ovası Pekeriç Ovası’dır. Munzur ve Dumanlı gibi dağların yüksek kesimlerinde geniş yaylalar yer almaktadır.

Başlıcaları, Takkuran, Tahsullu yaylaları ile bir kısmı il sınırında bulunan Abıhayat ve Uzunçayır yaylalarıdır. İl topraklarının refahiye dışındaki kesiminin sularını Karasu toplar. Karasu, Kemaliye ilçesinde Kadıgölü suyu ile Miran suyunu aldıktan sonra, ilçenin güneydoğusunda Başpınar yakınlarında Elazığ il Sınırına girer. Kuzeybatı kesimindeki Refahiye yöresinin suları ise Çukurdere’nin katıldığı Kelkit aracılığı ile Karadeniz’e dökülür. Karasu’nun kollarından olan Tuzla Çayı üzerinde, Tercan barajı kurulmuştur. Yüzölçümü 11.903 km2 olan Erzincan’ın toplam nüfusu 316.841’dir.

Erzincan, genel olarak karasal iklim özelliklerine sahiptir. Doğu Anadolu Bölgesinde yer alan, Elazığ ve Malatya dışındaki diğer tüm illerden, daha ılıman bir iklimi vardır.


İlin ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Yetiştirilen başlıca tarımsal ürünler, buğday, arpa, çavdar, fasulye, fiğ, şeker pancarı, soğan ve patatestir. Sebzecilik ve meyvecilik ve bağcılık, sulamanın yapılabildiği Erzincan Ovasında yoğunlaşmıştır.Dutluklar ilde geniş yer tutmaktadır. Hayvancılık küçük çapta olup, koyun ve kıl keçisi yetiştirilir. Merkezdeki şeker, et ve süt fabrikaları sığır besiciliğinin gelişmesine neden olmuştur. Özellikle süt ürünlerinden Erzincan’ın tulum peyniri ün kazanmıştır. Bunların dışında tavukçuluk ve arıcılık da ilin ekonomisinde önemli yer tutmaktadır.

Erzincan’ın çeşitli ilçelerinde bulunan zengin maden kaynaklarının pek azı işletilmektedir. İliç ve Kemaliye’de demir, Tercan’da manganez ve krom, İliç’te asbest, Çayırlı ve Refahiye’de magnezit, Kemaliye ve Refahiye’de linyit, Erzincan-Mollaköy’de perlit yatakları bulunmaktadır. Ayrıca büyük bölümünde mevsimlik üretim yapılan kaynak tuzlaları, Erzincan kenti yakınlarındaki Ekşi Su ve Bögert’te kaplıca ve maden suyu kaynakları bulunmaktadır.


İlin kuruluşuna ait kesin bilgi bulunmamakla birlikte, Erzincan’ın 20 km. doğusundaki Altıntepe’de ve Küçüktepe Höyüğünde yapılan arkeolojik kazılarda ele geçirilen buluntulardan, yörede ilk yerleşimin İlk Tunç Çağına (MÖ.3500-2000) ait olduğu anlaşılmıştır.Altıntepe’deki İlk Tunç Çağına ait yerleşmenin üstünde Urartuların önemli merkezlerinden biri olan bu yerleşmede kale, saray ve tapınak kalıntılarına rastlanmıştır. MÖ.X.yüzyıldan sonra Urartuların egemen olduğu yöreye daha sonra MÖ.VI.yüzyılda Medlerin ve Perslerin, MÖ.IV.yüzyılda Makedonyalıların ve Seleukosların hakimiyetine girmiştir. MÖ.II. ve I. yüzyıllarda da Romalıların, Arsakların, Pontus ve Arakslar arasındaki çekişmelere sahne olmuştur.MS.II.yüzyılda Sasanilerin egemenliği altına girmiş, XI.yüzyılda da Mengüçlerin hakimiyetine girmiştir. Bundan sonra İlhanlılar, Eratna Beyliği hakimiyetinde kalmıştır. XIV.yüzyıl sonunda (1379-1403) Mutahheretten’in hükümdarlığında kalan yöre Timur’a bağlanmıştır. Yıldırım Beyazıt (1401) Erzincan ve Kemah yöresini kuşatmış, ancak, Ankara Savaşı’nda (1402) Timur’un üstünlük sağlaması üzerine yöre tekrar Timur’un eline geçer. Karakoyunluların kurucusu olan Kara Yusuf Bey tarafından (1410) ele geçirilen Erzincan, on yıllık bir süre Karakoyunluların yönetiminde kalmış, Bu dönemde Karakoyunlular ve Akkoyunlular arasındaki mücadelelere sahne olmuştur. Otlukbeli Savaşı’ndan (1473) sonra Fatih Sultan Mehmet tarafından osmanlı topraklarına katılmıştır. XVI.yüzyılın başlarında bir süre Safavilerin denetimine giren yöre, 1514’te yeniden Osmanlı topraklarına dahil olmuştur.

XIX.yüzyıl sonlarında Erzurum vilayetine bağlı bir sancak merkezi olan Erzincan, I.Dünya Savaşı sırasında Rus işgaline uğramıştır. 13 Aralık 1917’de Erzincan Ateşkes Antlaşması imzalanmıştır.


Erzincan Türkiye’nin en etkin tektonik alanlarından birinde bulunduğundan birçok kez deprem geçirmiş ve yıkılmıştır. Bu depremlerin en önemlileri 1047, 1457, 1583, 1666, 1784, 1888, 1930, 1939’da olanlardır. 1939’daki depremden önce demiryolunun güneyinde bulunan kentin terk edilmesinden sonra, geçici olarak demiryolunun kuzeyine yerleşilmiş, daha sonra da bugünkü yerine taşınmıştır. 1963’ten sonra gelişerek Erzincan Ovasının kuzey kenarına kadar dayanmıştır.

Yeni kentte herhangi bir eski eser bulunmamaktadır. Deprem nedeniyle büyük zarar gören eski kentteki tarihi eserler ise; XIII.yüzyılda yapıldığı sanılan kümbet, Akkoyunlu ve Karakoyunlulardan kalma mezar anıtlar, Bey hamamı (1471), Çadırcı hamamı (1548), Erzincan kalesi, Terzibaba Türbesi, Hızır Abdal Sultan Türbesi, Melik Gazi Türbesi, Kemah’ta Gülalibey Cami, Tercan’da kervansaray, Hamam, mescit , Kemah’taki Mama Hatun Kümbeti’dir. Ayrıca şehir merkezine 15 km. uzaklıktaki Altıntepe’de bulunan Urartulara ait kent kalıntıları bulunmaktadır.


___________________________________________________________________________

ÇöL FıRtInAsI

Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için


suskunluğum aseletimdendir.her lafa vercek bi cevabım var.lakin bir lafa bakarım , lafmı diye...birde söyleyene bakarım adammı diye.
eLa GöZLüM isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 02-08-2008, 12:14 PM   #2 (permalink)
ZoR oLaN GiTMeK DeĞiL GiDeNi BeKLeMeK
 
eLa GöZLüM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ezberim Üyelik BiLgilerim
Üyelik tarihi: Nov 2007
Nerden: VAN
Yaş: 20
Üye No: 26574
Mesajlar: 10.771
Teşekkürler: 1.911
1.514 Mesajına
2.121 Kere Teşekkür Edildi
Standart --->: Erzincan



Erzincan Gezgin Gözüyle


Kemah Kalesi: Anadolu'nun en eski ve tabii kalelerinden biri olan Kemah Kalesinin kuruluşu, Hitit-Urartu dönemine kadar uzanmaktadır. Sarp kayalar üzerinde kurulu olan Kalenin, iç içe iki yapısı olup, çevresi surlarla çevrilidir.
Altıntepe: Şehir merkezine 15 km. uzaklıkta, Erzincan-Erzurum karayolunun 100 m. kuzeyinde yer almaktadır. Günümüze kadar ulaşabilmiş en sağlam Urartu şehirlerinden birisidir. 1959 yılında yapılan bilimsel kazı ve araştırmalarda iç içe iki kale duvarı ile korunan tapınak - saray kompleksi, mezarlar, konutlar ve çok sayıda arkeolojik eserler ortaya çıkarılmıştır. Höyükte bulunan ve MÖ. 8. yüzyıla ait eserler arasında, fildişi ve madeni eşyalar, miğfer ve kalkanlar, seramikler ve duvar resimleri bulunmaktadır. Çivi yazılı tunç eşyada, kral adları bulunmuştur. Urartu sanatının parlak dönemine ait yüksek düzeyli eserler Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde sergilenmektedir. Altıntepe buluntularında tanrı, insan, hayvan figür ve motifleri önemli yer tutmaktadır. Altıntepe kalıntıları, tapınak-saray kompleksi, sütunlu kabul salonu, açık hava tapınağı, üç adet mezar ve depo binasından oluşmaktadır.

Cami, Türbe ve Külliyeler:

İlde yer alan Terzibaba Türbesi, Hıdır Abdal Sultan Türbesi ve Melik Gazi Türbesi görülmeye değer turistik çekim merkezleridir. Kemah ilçesindeki Gülabibey Cami günümüzde halen kullanılmaktadır. Mama Hatun Külliyesi Tercan ilçesindedir. Saltukoğulları Hükümdarı Il. İzzettin'in kızı olan Mama Hatun, Tercan'da Orta Çağ Türk mimarisinin en ilginç ve önemli eseri kervansaray, hamam, mescit ve kendi türbesinden oluşan büyük bir külliye inşa etmiştir


___________________________________________________________________________

ÇöL FıRtInAsI

Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için


suskunluğum aseletimdendir.her lafa vercek bi cevabım var.lakin bir lafa bakarım , lafmı diye...birde söyleyene bakarım adammı diye.
eLa GöZLüM isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 02-08-2008, 12:15 PM   #3 (permalink)
ZoR oLaN GiTMeK DeĞiL GiDeNi BeKLeMeK
 
eLa GöZLüM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ezberim Üyelik BiLgilerim
Üyelik tarihi: Nov 2007
Nerden: VAN
Yaş: 20
Üye No: 26574
Mesajlar: 10.771
Teşekkürler: 1.911
1.514 Mesajına
2.121 Kere Teşekkür Edildi
Standart --->: Erzincan



Erzincan Cami ve Mescitleri


Erzincan ve ilçelerinde Mengücekoğullarından kalma eserlerin yanı sıra camiler de bulunuyordu. Osmanlı döneminde bunlara yenileri eklenmişti. Kemah Kalesi içerisindeki Kale Camisi, Mengücekoğulları zamanında yapılmış olan Ulu Cami, Kanuni döneminde yapılmış olan Kurşunlu Cami bunların başında geliyordu. Erzincan’da özellikle merkezdeki camilerin yanı sıra diğer tarihi eserlerin çoğu 1939 depreminde yıkılmıştır.


Kale Camisi (Merkez)

Erzincan Kemah ilçesinde bulunan Kemah Kalesi içerisindeki bu cami Kanuni Sultan Süleyman tarafından İran seferine giderken yaptırılmıştır.

Cami günümüze gelememiştir.


Kurşunlu Cami (Merkez)

Kurşunlu Cami Kanuni Sultan Süleyman zamanında Mustafa Çavuş tarafından yaptırılmıştır. XVI.yüzyıla ait olan bu cami ile yanındaki kervansaray ve mendere günümüze gelememiştir.


Gülabi Bey Camisi (Kemah)

Erzincan Kemah ilçesi Çarşı mahallesi’nde bulunan Gülabi Bey Camisi’ni 1454 yılında Emir Gülabi Bey yaptırmıştır. Caminin üç kitabesi bulunmaktadır. Bu kitabelerden birisinde caminin 1454’te Emir Gülabi Bey tarafından yaptırıldığı, diğeri de XIII.yüzyıla ait onarım kitabesidir. Üçüncü kitabe 1328 tarihli olup, bir başka yapıdan buraya getirilmiş ve cami ile bir ilgisi bulunmamaktadır.

Gülabi Bey Camisi kare planlı, üzeri çatı ile örtülü bir yapı olup, kesme taş ve moloz taştan yapılmıştır. Kuzey yönüne XIX.yüzyılın sonlarına doğru bir son cemaat yeri eklenmiştir. İbadet mekanı 12 ahşap sütunla dört sıra halinde beş sahna ayrılmıştır. Bu sütunlar ahşap yuvarlak kemerlerle birbirlerine bağlanmışlardır. Cami doğu ve batı duvarları iki sırada üçer, mihrap duvarında da iki yanda ikişer pencere ile aydınlatılmıştır.

Mihrap dikdörtgen bir niş içerisindedir. Mukarnaslı bir dolgu ile sona ermektedir. Mihrap iki yanındaki iki sütunçe ile sınırlandırılmıştır. Caminin içerisi Barok döneme ait çeşitli bitkisel motiflerle süslenmiştir.


Merkez Cami (Refahiye)


Erzincan Refahiye ilçesinde bulunan Merkez Camisi XIX.yüzyılın ikinci yarısında yaptırılmıştır. Kitabesi günümüze gelemediğinden banisi ve kesin yapım tarihi bilinmemektedir.

Yöreye özgü kesme taştan yapılan cami tamamen batı etkisinde bir yapıdır. Bu camiyi yapan mimar ve ustaların kilise mimarisinden etkilendikleri giriş kapısından ve sivri kemerli pencerelerinden anlaşılmaktadır. Dikdörtgen planlı olup, üzeri kırma bir çatı ile örtülmüştür. Giriş kapısı üzerinde çatının devamı üçgen bir alınlığa yer verilmiştir. Taş kaide üzerindeki yuvarlak gövdeli minaresi kesme taştan ve tek şerefelidir.

Geniş bir avlu ortasında bulunan caminin haziresinde Bahattin Paşa Şehitliği de bulunmaktadır.


___________________________________________________________________________

ÇöL FıRtInAsI

Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için


suskunluğum aseletimdendir.her lafa vercek bi cevabım var.lakin bir lafa bakarım , lafmı diye...birde söyleyene bakarım adammı diye.
eLa GöZLüM isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 02-08-2008, 12:16 PM   #4 (permalink)
ZoR oLaN GiTMeK DeĞiL GiDeNi BeKLeMeK
 
eLa GöZLüM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ezberim Üyelik BiLgilerim
Üyelik tarihi: Nov 2007
Nerden: VAN
Yaş: 20
Üye No: 26574
Mesajlar: 10.771
Teşekkürler: 1.911
1.514 Mesajına
2.121 Kere Teşekkür Edildi
Standart --->: Erzincan



Erzincan Türbe ve Kümbetleri


Midilli Baba Türbesi (Kemah)


Erzincan, Kemah İlçesinde Gülabi Bey Camisi’nin güneyinde, Abdülbaki Ertuğrul’un evinin bahçesinin içerisinde bulunan bu türbe, halk tarafından “Midilli Baba Türbesi” diye isimlendirilmiştir. Gülabi Baba’nın kim olduğu ve nereden geldiği konusunda hiçbir bilgiye ulaşılamamıştır.

Midilli Baba Türbesinden günümüze duvar kalıntıları ile yarım kubbeye ait bir bölüm gelebilmiştir. Harap ve perişan bir durumdadır.Türbenin bir girişi ve mumyalık bölümü olduğu sanılmaktadır. Ancak bu da kesinlik kazanamamıştır.


Kalem Yakup Türbesi (Kemah)

Erzincan, Kemah ilçesinin 3 km doğusunda, Kemeryaka yolunun sağ tarafındaki mezarlığın bulunduğu tepededir. Bu türbeye halk “Kelem Yakup Türbesi” ismini yakıştırmıştır. Burada gömülü olan kişinin Sultan Melik’in büyük kardeşi olduğu rivayet edilmektedir. Bu mevki ile mezarlığa “Kelem Yakup“ ismi de yakıştırılmıştır. Söylentiye göre bu kişi kendisine bir türbe yapılmasını istememiş ve ölümünden sonra da bu türbe yapılmıştır. Söylentiye göre Hacı Bayramı Veli Kemah’a geldiği zaman, bu zatın ermiş olduğunu söylemiş ve türbesini ziyaret etmiştir.

Türbenin etrafı duvarla çevrili yerdeki mezarların defineciler tarafından kırılmış, türbenin etrafı kazılmıştır. Türbenin alt tarafına mescit olarak küçük bir bina yapılmıştır. Bugün mescidin çatısı çökmüş, duvarları yıkılmıştır.


Melik Gazi Türbesi (Kemah)


Erzincan, Kemah ilçesinin 500 m. kuzeyinde, Fırat Nehri’nin kıyısındaki kayalık tepenin bulunduğu yerdeki mezarlıkta Melik Gazi’nin Türbesi bulunmaktadır.

Selçuklu hükümdarı Alpaslan’ın Anadolu’nun fethi için görevlendirdiği komutanlardan Melik Gazi Erzincan, Kemah, Divriği ve Şarki Karahisar’ı l070-l080 yıllarında ele geçirmiştir.Bunun ardından da bu bölgede Mengücek Beyliğini kurmuştur.

Melik Gazi’nin türbesi Mengücek Beyliğinin ilk merkez olan Kemah’ta yapılmıştır. Melik Gazi’nin vakfiyesinde bununla ilgili olarak:

“...ben emr-i Hak ile sultan-ı amil oldum, layık bil adil tuttum ve Erzurum, Erzincan,Kemah ve Diyarbekir vilayetleriyle kalelerini fetheyledim ve kafirlerin ciğerlerini yaktım ve kılıç vuran padişahtır ki (Mengücik ) Gazidir: Cenab-ı Hak ruhunu şad ve kabrini pürnur eylesin. Bundan sonra ben Kemah Kalesi civarına yerleştim ki o civar Fırat nehri kenarındadır ve hududu şu vecih iledir ki nehri mezkur kale ile mesken arasında geçer ...” yazılıdır.
.
Mengücek Gazi’nin ölüm tarihini açıklayan bir belgeye rastlanmamakla beraber, ondan sonra Beyliğin başına 1118’de geçen oğlu Emir İshak’ın hükümdarlığının başlangıcı dikkate alındığında Melik Gazi’nin aynı tarihte öldüğü ortaya çıkmaktadır

Mengücek Gazi’nin Türbesi sekizgen planlı iki katlı olup türbenin altında bir mumyalık bulunmaktadır. Türbenin üzeri piramidal bir külah ile örtülmüştür.Türbe taş temeller üzerine tuğladan yapılmıştır. Sekizgenin kenarları dikdörtgen çerçeveler içerisine alınmış, köşelerdeki payelerle de dışa çıkıntı yapmıştır. Külahın alt kısmı ile gövdenin üstüne tuğla mozaiklerle, küfi yazılı kitabeler yerleştirilmiştir. Türbenin içerisi horasanlı harç ile sıvanarak silindirik gövdeye dönüştürülmüştür.

Türbenin girişi küçük bir portal şeklindedir. Sivri kemerli alınlığı, geometrik geçmelerle süslenmiş, altına da bir satırlık küfi yazılı kitabe yerleştirilmiştir. Buradaki köşe sütunlarının üzerine oturan alınlık kemeri, bir daire bir baklava olmak üzere tuğla mozaiklerle bezenmiştir. Sırsız tuğlalar arasındaki alçı dolgu süslemeler ve firuze çinilerle görkemli bir görünüşü olan kapı kırık kemer içerisine alınmıştır. Buradaki sırlı tuğladan küfi yazılı kitabede “...Elmerhum, es said, eş-şehid, el Gazi “ yazılıdır.

Giriş kapısının altında bulunan bir kapıdan merdivenle mumyalığa inilmektedir.Mumyalığın üzerinde de iki satırlık Farsça bir kitabe bulunmaktadır:

“Dünya durdukça o Mengücek Sultan tarafından aydınlatılacaktır.”

Mumyalığın üzerindeki zemin katının bir bölümü mescit durumuna getirilmiştir. Burada Melik Gazi’nin sembolik sandukası bulunmaktadır. Kümbetin duvarları içten silindirik olup buraya siyah mürekkeple Farsça ve Arapça iki kitabe yerleştirilmiştir. Buradaki Arapça kitabede Behramşah’ın Kılıç Aslan’ın kızlarından birisi ile evlenmiş olduğu belirtilmiştir. Mumyalık kısmında üst katı taşıyan sekizgen bir paye ile beş eşit parçaya bölünmüştür. Duvarlar 80 cm. yüksekliğe kadar taş örmelidir. Mumyalığın üzeri basıktır. Melik Gazi’nin mumyası zaman zaman açıldığından bozulmuştur. Ayrıca burada beş mezar daha bulunmaktadır.

Türbede bulunan bir diğer kitabede ise;

“Melik Alim, adil, teyid olunmuş, mansur, muzaffer; din ve dünyanın yardımcısı, İslam ve Müslümanların koruyucusu, Selçuk oğulları ve Mengüciklerin iftiharı eb-ul Feth Selçuk Şah bin Behram-Şah bin Davut bin İshak.O Mengücik idi.Allah onu nimetleri ve gufranıyla gark ede” yazılıdır.

Melik Şah Türbesi Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından l991 yılında onarılmıştır.


Ali Baba Türbesi (Kemah)


Erzincan, Kemah ilçesindeki Gülabi Bey Camisi’nin 200 m. güneyinde, Haydar Hana Çeşmesi’nin karşısında, evlerin arasında Ali Baba Türbesi bulunmaktadır.

Türbenin kime ait olduğu kesinlik kazanamamıştır. Burada gömülü olan kişi ile ilgili halk arasında yaygın bir söylenti vardır:

Burada gömülü olan kişi ezan vakti Fırat Nehri kıyısına bir şişe içki ile gidermiş. Bundan ötürü halk da ona ”Gavur Ali” dermiş. Bir gün Erzurumlu bir kişi haç için Hicaz’dayken rahatsızlanmış ve yardımına biri gelmiş yardım etmiş. Hastalanan kişinin hali vakti yerinde imiş. Yardıma gelen kişiye “Bu iyiliğinin karşılığında sana ne yapabilirim” demiş.
O da, “Ben Kemah’lıyım. Memleketimde beni Gavur Ali olarak bilirler. Öldüğümde beni bir yerlere atıverirler, sen gel bana bir mezar yap, başka da bir şey istemem. Öldüğümde sana verdiğim şu bir tel saç sana malum edecektir” demiş. Hakikaten bir gün Erzurumlu o ermiş zatın vefat ettiğini anlamış ve doğruca Kemah’a gitmiş. Ali Baba’yı sormuş. Önce hiç kimse, burada böyle ermiş biri yok ama Gavur Ali diye bir sarhoş öldü yakınlarda. Onu da falanca yere attık, zira yaramazın tekiydi o demişler. Hacı adam onlara bütün yaşadıklarını tek tek anlatmış ve hemen beni oraya götürün demiş... Ona mütevazı bir türbe yaptırmış ve halk da Onun ermiş bir kişi olduğunu anlamış. Meğer Gavur Ali denilen kişi beş vakit namazını Kabe’de kılan birisiymiş. İçki şişelerini de bari bir kişiyi kurtarayım diye, her gün alır ve Fırat’a dökermiş.

Günümüzde türbe harap olmuştur. Moloz taştan türbenin üzeri çatılı olup bir de alemi varmış.



İskender Baba Türbesi (Kemah)

Erzincan Kemah ilçesinde, Mektepönü Mahallesi’nde, Fikri Erol isimli bir kişinin özel bahçesi içerisinde İskender Baba’nın türbesi bulunmaktadır. Türbenin kime ait olduğu ve ne zaman yapıldığı konusunda bilgiye kaynaklarda rastlanmamıştır.

Bugün pek belli olmayan türbe iki bölümden meydana gelmiştir. Bu bölümlerden birisi eskiden küçük mescit olarak kullanılmıştır. Buradan küçük bir girişle geçilen iç odada yan yana iki adet mezar varmış. Günümüzde ilk bölümün kubbesi çökmüş ve içerisine taş toprak dolmuştur. Diğer bölüm ise yıkıntıya dönüşmüştür.


Tugay Hatun Kümbeti (Kemah)


Erzincan Kemah İlçesi Çarşı Mahallesi’nde Gülabi Bey Camisi’nin 100 m. kadar güney batısında özel bir kişinin mülkiyetindeki bahçe içerisindedir. Tugay Hatun, Hüdabende Mehmet’in eşidir. Sultan Mehmet Harbende’nin Kemah’a ne zaman ve niçin geldiği ve karısı Tugay Hatun’un Kemah’a niçin geldiğine ve burada ne kadar yaşadığına dair hiç bir kayıt yoktur

Tugay Hatun Kümbeti’nin XIII.yüzyılda Mengücek Beyliği Döneminde yapıldığı sanılmaktadır.

Türbe kesme taştan, iki katlı silindirik gövdeli olup üzeri piramidal bir külah ile örtülüdür Türbenin özenli bir taş işçiliği vardır. Kıvrık dallar, Rumiler, Selçuklu geçmeleri, örgüler bitkisel motifler, palmetler dört dizi halinde türbenin gövdesini sarmıştır. Ayrıca çatı boyunca, palmetlerden oluşan bir korniş de yapıyı çevrelemektedir. Kapı kenarları ile saçaklarda zengin bir bezeme görülmektedir.

Giriş kapısının da görkemli bir taş işçiliği bulunmakta olup, üzerinde kitabesi vardır. Kapı kenarları ve saçakları çok gösterişli bir işleme tekniği ile süslenmiştir. Alt katı dört sütun ve dört tane yarım kubbeden meydana gelmiştir.

Kitabe:

“La İlaheillallah Muhammeden Resulahüllah. Haza; İmaret El-Merhume Hatun. Bint-i Tabrama”.

Türbenin altındaki mumyalık haç planlı olup üzeri kubbe tonoz ile örtülüdür. Türbe günümüzde onarılmıştır.


İsimsiz Türbe (Kemah)


Erzincan, Kemah ilçesinde Melik Gazi Türbesi’nin 100 m. batısında ve çok harap bir durumda olan türbenin kitabesi bulunmadığı gibi kaynaklarda da ismine rastlanmamış, kime ait olduğu anlaşılamamıştır.

Türbe sekizgen planlı, iki katlı ve mumyalığı olan bir yapıdır. Türbenin batı yönünde giriş kapısı bulunmaktadır. Mumyalık bölümü hatıl ve pervazlarla belirtilmiş, üzeri basık bir tavanla örtülmüştür. Günümüze gelen kalıntılardan yuvarlak gövdeli ve konik külah ile örtülü olduğu anlaşılmaktadır. Moloz taştan yapılan türbenin içeriye doğru genişleyen iki penceresi içerisini aydınlanmaktadır. Günümüze harap bir durumda gelmiştir.


Behramşah Türbesi (Kemah)

Erzincan Kemah ilçesinin kuzeybatısında, Karasu’ya egemen kayalıklar üzerinde Melik Gazi Kümbeti’nin yanındadır. Yapım tarihi kitabesi olmadığından bilinmemektedir. Bununla beraber XIII.yüzyılın başlarına ait olduğu sanılmaktadır.

Türbe kesme taştan, giriş kapısı tuğladandır. Anıtsal kapısında sırlı tuğla ve mozaikler birlikte kullanılmıştır. Ayrıca kırmızı tuğla ve firuze mozaik çiniler de girişi ve türbeyi daha görkemli bir konuma getirmiştir. Türbenin üzeri biri tromplu, diğeri de pandantifli olmak üzere iki kubbe ile örtülmüştür. Üst örtü dıştan piramidal koni biçimindedir.

Birbirleri ile bağlantılı iki kare mekandan meydana gelen türbenin ana kapısı ve penceresi orijinaldir. Türbe 1971 yılında onarılmıştır.


Gülcü Baba Kümbeti (Kemah)

Erzincan Kemah’ta Taşboğası Mevkiinde yüksek bir tepe üzerindedir. XIII.yüzyılın ilk yarısında Gülcü Baba adına yaptırılmıştır.

Türbe kesme taştan iki katlıdır. Altta mumyalık denilen mezar odası, üstte de sandukanın bulunduğu kısım vardır. Sekizgen planlı olup, içten kubbe, dıştan da konik bir çatı ile örtülmüştür.

Türbe 1971 yılında onarılmış ve bu arada, önceden tuğla olan piramidal çatı kesme taştan yapılmıştır.

Mama Hatun Türbesi (Tercan)

Erzincan Tercan İlçesinde bulunan Mama Hatun Türbesi, 1192’de ölen Saltuklu Prensesi Mama Hatun adına yaptırılmıştır. Mama Hatun Saltuklu Beyliğinin başına ll91’de geçen II.İzzeddin Saltuk’un kızıdır.

Türbenin kitabesinde yalnızca mimarının ismi okunmaktadır. Saltuklu Devleti’nin 1202 yılında yıkıldığı dikkate alınacak olursa bu türbe l192-1202 yılları arasında yaptırılmış olmalıdır. Türbenin mimarı Ahlatlı Ebu’n-Nema bin Mufaddal’dır.

Kümbetin yanında kervansaray ,hamam ve bir de mescit bulunmaktadır. Böylece kümbet adeta bir külliye konumundadır.

Mama Hatun Türbesi, dilimli gövdesi, onu kuşatan duvarları ile Anadolu’da benzerine rastlanmayan, mimari yapısı ve planı ile kendine özgün bir yapıdır. Bununla beraber bazı yönleriyle de Ahlat kümbetlerini andırmaktadır. Sarıya yakın kesme taştan iki ayrı bölüm halindeki türbe, son derece itinalı bir işçilikle yapılmıştır. Bölümlerden biri türbe diğeri de onu çevreleyen duvarlardır.

Türbenin ortasındaki ana bölümü yuvarlak bir kuşatma duvarı çevirmiştir. Çevre duvarı 2.50 m. kalınlığında, 13.50 m çapındadır.Yüksekliği 10.50 m.dir. Türbenin kuşatma duvarının içerisine sivri kemerli on üç derin niş açılmıştır. Bu nişler büyük olasılıkla daha başka lahitlerin buraya konulması için düzenlenmiştir. Bu duvarlardan daha da yüksek olan köşelerinde ince uzun sütunçelerin yer aldığı çevre duvarının batısındaki portalin solundaki küçük nişe bir çeşme yerleştirilmiş, sağına da merdivenin girişi yerleştirilmiştir. Giriş portali yuvarlak kemerli olup, yonca yaprağı biçiminde bir niş içerisine yerleştirilmiştir.Girişin üzeri mukarnas dolgular, geometrik motifler, dilimli rozetler ve düğüm motiflerine son derece ahenkli olarak burada yer verilmiştir.

Abidevi görünüşlü, kare kaide üzerindeki kümbet çevre duvarlarının ortasında iki katlı olarak yer almaktadır. Yuvarlak türbenin üst köşeleri pahlanarak sekizgene dönüştürülmüştür. Mama Hatun’un gömülü bulunduğu kare planlı mumyalık kısmına dört basamaklı bir merdivenle inilmektedir. Bu bölümün üzeri çapraz tonozla örtülmüştür. Burada ayrıca on bir mezar bulunmaktadır. Mumyalığın üzerindeki mekan 13.15 m. çapındadır. Üzeri tonoz örtülüdür. Üst kat mescide ayrılmış olup yedi basamakla buraya çıkılmaktadır. Türbenin içerisini aydınlatan mazgalların çevresi üzüm salkımları ve rozetlerle bezenmiştir.

Türbenin silindirik gövdesinin üzeri dilimli konik bir külah ile örtülüdür. Bu külah kümbetin gövdesi ile tam bir uyum içerisindedir.

Hıdır Abdal Sultan Türbesi (Kemaliye)


Erzincan Kemaliye ilçesinde bulunan Hıdır Abdal Sultan Türbesi XIII.yüzyıla tarihlendirilmekle beraber yapım tarihi kesinlik kazanamamıştır. Sonraki dönemlerde yapılan eklerle orijinalliğinden kısmen de olsa uzaklaşmıştır.

Hızır Abdal Sultan Hacı Bektaşi Veli’den feyz almış ve bugün türbesinin bulunduğu yerdeki Ocak Köyü’nde bir Bektaşi dergahı kurmuştur. Bu türbe Selçuklu ve Osmanlı mimarisinin yapı sanatını yansıtmaktadır. Kesme taştan yapılan türbede Hıdır Abdal Sultan gömülüdür.


___________________________________________________________________________

ÇöL FıRtInAsI

Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için


suskunluğum aseletimdendir.her lafa vercek bi cevabım var.lakin bir lafa bakarım , lafmı diye...birde söyleyene bakarım adammı diye.
eLa GöZLüM isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 02-08-2008, 12:17 PM   #5 (permalink)
ZoR oLaN GiTMeK DeĞiL GiDeNi BeKLeMeK
 
eLa GöZLüM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ezberim Üyelik BiLgilerim
Üyelik tarihi: Nov 2007
Nerden: VAN
Yaş: 20
Üye No: 26574
Mesajlar: 10.771
Teşekkürler: 1.911
1.514 Mesajına
2.121 Kere Teşekkür Edildi
Standart --->: Erzincan



Erzincan Hamamları


Mama Hatun Hamamı (Tercan)

Erzincan Tercan ilçesinde Mama Hatun Kümbeti ile Kervansarayı arasında Mama Hatun Hamamı yer almaktadır.

Küçük ölçüde olan bu hamam dikdörtgen planlıdır. Hamamın batı yönünde giriş kapısı ile oradan geçilen dikdörtgen planlı soyunmalık bölümü bulunmaktadır. Buraya altıgen köşeli bir havuz yerleştirilmiştir. Ilıklık kare planlı olup üzeri kubbe ile örtülmüştür. Sıcaklık da dikdörtgen planlıdır. Üzeri bir kubbe ve bunun dışında kalan alanlar da tonoz örtülüdür. Sıcaklığın güneyinde dikdörtgen planlı tonozlu iki halvete yer verilmiştir. Bunun doğusunda da dikdörtgen ve tonozlu külhan bulunmaktadır.

Hamam yakın tarihlerde onarılmıştır. Bu arada külliyenin bir bölümünü oluşturan cami tamamen yıkılmış ve yerine yeni bir cami yapılmıştır. Bu camiini hiçbir mimari özelliği bulunmamaktadır.


Gülabi Bey Hamamı (Kemah)

Erzincan Kemah ilçe merkezinde bulunan Gülabi Bey Camisi’nin batısında, çarşının ortasında yer almaktadır. Bu hamamın Gülabi Bey Camisi ile birlikte yaptırıldığı sanılmaktadır. Caminin 1454 yılında yapıldığı kitabesinden öğrenilmektedir. Buna dayanılarak Gülabi Bey hamamının da XV.yüzyılın ortalarında yapıldığı sanılmaktadır.

Hamam Klasik Osmanlı hamam tipi plan düzenindedir. Hamam kesme taş ve yer yer de moloz taştan yapılmıştır. Soyunmalık, soğukluk, sıcaklık ve külhan bölümlerinden oluşmaktadır. Sıcaklık büyük bir kubbe ile örtülüdür. Bu bölüme açılan eyvanların üzeri ise beşik tonozludur. Ayrıca kare planlı ve üzeri kubbeli iki halvet hücresi de sıcaklığın yanında yer almaktadır.


___________________________________________________________________________

ÇöL FıRtInAsI

Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için


suskunluğum aseletimdendir.her lafa vercek bi cevabım var.lakin bir lafa bakarım , lafmı diye...birde söyleyene bakarım adammı diye.
eLa GöZLüM isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 02-08-2008, 12:17 PM   #6 (permalink)
ZoR oLaN GiTMeK DeĞiL GiDeNi BeKLeMeK
 
eLa GöZLüM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ezberim Üyelik BiLgilerim
Üyelik tarihi: Nov 2007
Nerden: VAN
Yaş: 20
Üye No: 26574
Mesajlar: 10.771
Teşekkürler: 1.911
1.514 Mesajına
2.121 Kere Teşekkür Edildi
Standart --->: Erzincan



Erzincan Köprüleri


Kötür Köprüsü (Tercan)


Erzincan il merkezinde Fırat Nehri’ne akan Karasu üzerinde yapılmıştır.

prünün ne zaman yapıldığı bilinmemekle beraber yapı üslubundan Osmanlı dönemi köprüleri arasında kaynaklarda ismi geçmektedir. Bununla beraber köprünün Selçuklu dönemi sonlarında yapılmış olması da ihtimal dahilindedir.
Kaba yontma taştan yapılan köprünün kemer ayaklarının yuvarlak olduğu günümüze ulaşan kalıntılarından anlaşılmaktadır. Yedi yuvarlak kemerli olan köprünün yalnızca bir bölümü dışında günümüze kemer ayakları gelebilmiştir. Köprünün üstü tamamen yıkılmıştır.


Vali Recep Yazıcıoğlu (Başpınar) Köprüsü (Kemaliye)


Keban barajı çalışmaları sırasında 1974 yılında barajda su tutulmaya başlanmış ve göllenme alanı Kemaliye’ye kadar uzanmıştı. Bu nedenle de Karasu üzerindeki Başpınar Köprüsü sular altında kalmıştır. Köprünün sular altında kalacağı daha önceden bilindiğinden DSİ Genel Müdürlüğü ile karayolları Genel Müdürlüğü arasında 1971’de bir protokol imzalanmış ve bir köprü yapımı kararlaştırılmıştır. Bu konu yöre halkınca sürekli gündemde tutulmuş ancak ilgili kurumlara her türlü başvuruya rağmen olumlu bir sonuca ulaşılamamıştır. Sonunda Bayındırlık Bakanlığı köprünün maliyetinin yüksek olduğu ve ekonomik olmayışından ötürü de yapılamayacağını bildirmiştir. Zor duruma düşen yörede yaşayanlar karşıdan karşıya suyun azaldığı mevsimlerde karaya oturan bir feribot ve küçük kayıklarla geçmeye çalışmışlardır. Sonunda dönemin Erzincan Valisi Recep yazıcıoğlu’nun çabaları ile Başpınar Köprüsü’nün yapımına 1993 yılında başlanmış, maddi finansı ise Kemaliye halkının yardımları, İl Özel İdaresi’nin ayırdığı ödenek ve DPT’nin yatırımları ile sağlanmıştır. Köprünün 1997 yılında yapımı tamamlanmıştır. Vali Recep Yazıcıoğlu’nun elim bir kaza sonucu ölümü üzerine bu köprüye Onun adına izafeten Vali Recep Yazıcıoğlu Köprüsü adı verilmiştir.

Bu köprünün yapım hikayesi ve bu konuda Vali Recep Yazıcıoğlu’nun çabaları Ayşe Kulin’in Köprü isimli kitabında detayı ile anlatılmıştır.


___________________________________________________________________________

ÇöL FıRtInAsI

Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için


suskunluğum aseletimdendir.her lafa vercek bi cevabım var.lakin bir lafa bakarım , lafmı diye...birde söyleyene bakarım adammı diye.
eLa GöZLüM isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 02-08-2008, 12:18 PM   #7 (permalink)
ZoR oLaN GiTMeK DeĞiL GiDeNi BeKLeMeK
 
eLa GöZLüM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ezberim Üyelik BiLgilerim
Üyelik tarihi: Nov 2007
Nerden: VAN
Yaş: 20
Üye No: 26574
Mesajlar: 10.771
Teşekkürler: 1.911
1.514 Mesajına
2.121 Kere Teşekkür Edildi
Standart --->: Erzincan



Erzincan Kaleleri


Kemah Kalesi (Kemah)


Erzincan, Kemah İlçesinde bulunan Kemah Kalesi, Kemah Boğazına bakan kayalık bir tepe üzerinde bulunmaktadır. Bu kalenin ne zaman ve kimler tarafından kurulduğu kesin olarak aydınlatılamamıştır.Ulaşımı son derece güç olan bu kaleyi, çevreye hakim olabilmek için almaya çalışmışlardır.

Eski dönemlerde bu kaleye “Gayri Kaabil-i Teshir (alınamaz)” gözü ile bakılmıştır. Kaleye Ani, Brana, Gamahha ve Berberi Zemin Kalesi isimleri verilmiştir. Kalede Arşak krallarının ismi geçmesinden ötürü Hititler zamanında yapıldığı sanılmaktadır. Ancak bu iddialar da kesinlik kazanamamıştır. Kemah Kalesinin bugünkü kalıntıları Orta Çağdan kalmıştır. Yörenin XI.yüzyılda Selçuklulardan Mengücek Bey tarafından ele geçirilmesi ile birlikte kale de onların eline geçmiştir.


Bugünkü durumuyla kale burçları ve duvarları büyük blok taşlardan yapılmış beş köşeli bir yapıdır. Kale 700.000-800.000 m.lik bir alana yayılmıştır. Bu kadar geniş bir alan içerisindeki kaleyi keskin uçurumlar ayrıca doğal bir konuma getirmiştir. Ayrıca Fırat Nehri’nin kuzey-batısındaki Tanasur Çayı da onları tamamlamıştır. Kaleyi kuzey ve batıdan çevreleyen dağlık alan da adeta ikinci bir sur konumundadır. Yavuz Sultan Selim l515’de burasını ele geçirdikten sonra yeni bir burç daha kaleye eklenmiştir. Kalenin en ilginç yönü güneye bakan yönündeki üç katlı demirden yapılmış kapısıdır. Ayrıca yontma kesme taşlardan yapılmış Kral Kızı Kulesi de üzerinde durulacak bir eserdir. Kapının bulunduğu alanda ikinci bir sur bulunmakta olup bunlar meyilli bir şekilde aşağıya doğru inmektedir. Kalenin doğusunda Fırat Nehri’ne inen tüneller bulunmaktadır. Ancak bunlar günümüze harap ve özelliğini yitirmiş olarak gelebilmişlerdir. İç kalede Osmanlı döneminde bir mahalle kurulmuş, burada 60 ev yapılmıştır. Buna bir de mescit eklenmiş, günümüze yalnızca 3 m. yüksekliğinde minare kalıntısı ile bazı evlerin temel kalıntıları gelebilmiştir. Kaleyi ikiye ayıran iç surun kalıntıları dikkati çekmektedir

XVI. yüzyıl ortalarına kadar stratejik önemini koruyabilen Kemah Kalesi için Hoca Saadettin Efendi;
“ Kemah Kalesi ki, gök kubbeye ulaşmış bir ulu sarayı andırır. Kuleleriyse yıldızlarla başa baştır. Feleklere değen bir dağ üzerine sağlamca oturmuş olup, yücelikte başı göğe ermiş ve bağlar, bostanlarla çevrilmiştir. Eteğinden derin bir dere akar ki, hayal ipiyle bile ol derenin dibine inmek bir boş hayaldir. Dibi o denli derin ki, uzaklık tasavvuru bile bunda noksan kalır. Ne hisarının ucuna akıl merdivenleriyle çıkmak mümkün, ne de eteklerindeki derenin dibine zannın adımlarıyla inmek düşünülebilir.

Bir iri kayanın düzü tek parça
Hisardan yanıysa daracık bir gemi
İnce uzun bir dev eteklerinde
Daracık sanılır geniş meydanı
Bahçeleri kıyısından hep Fırat Akar
Cenneti andırır, hem cana can katar.” Demektedir.


Yavuz Sultan Selim, Kemah Kalesi’nin ele geçirdikten sonra, bununla ilgili olarak oğlu Şehzade Süleyman’a (Kanuni Sultan Süleyman) yazdığı Cemaziyelevvel ortası 921 (1515)
“Sahibi olduğum saltanat tacının ve memleketimin kıymetli şehzadesi, yüksek hilafet incisi oğlum Süleyman Şah: Bu fermanı alınca bilmiş ol ki, bu senenin (Rebiyülaharının 5 i) 19 Mayıs 1515 Cumartesi günü Kemah üzerine yürüdüm. Her taraftan ejder ağızlı toplarımla gök gürültülü ve yıldırımlar gibi ateş açarak kale bedenlerini dövdürdüm. Kale içindekilerin başına kıyamet alametleri gibi ateş yağınca, muharebe etmekten bile aciz kalarak sersemlediler. Askerlerim hiç telaşsız hücum ederek kale burçlarına çıkıp İslam bayrağını diktiler. İkindiye yakın fetih tamamlanarak kötülerin başı kesildi. Kale içindeki ehli İslam malum olduğundan, dinsizlerden temizlendi. Kale beyi ve dizdarlar tayin edildi.”

Yavuz Sultan Selim’in kaleyi ele geçirdikten sonra buraya koydurduğu kitabe günümüze ulaşamamıştır.Bu kitabenin Kemah’daki bir evin duvarında bulunduğu ve köşe taşı olarak kullanıldığı söylenmektedir.

Evliya Çelebi de Kemah Kalesi için şunları yazmıştır:


“Kale eski kayserlerden biri tarafından yaptırılmıştır. Sonra Uzun Hasan’ın eline geçmiş ve Timur muhasarasına uğramışsa da dayanmıştır. Sonra 1.Selim şehzadeliği sırasında Trabzon’da iken bir yolunu bularak bu kaleyi fethedip içine asker koymuştur. Sonraları Şah İsmail isyan ederek bu kaleyi ele geçirmiştir. Sonra Sultan Selim tahta geçince ilkönce Acem’e savaş açmış,kalabalık bir askerle Anadolu içinden gelip Kemah kalesini kuşatmış ve fethetmiştir. Kalenin Yapısı:Beşgen şeklinde, Şeddadi tarzda yapılmış büyük süslü ve güzel bir kaledir. Burç ve duvarları büyük taşlarla yapılmıştır. Erzurum sınırında eşi benzeri yoktur. Ama Fırat nehrine aşırı havalesi vardır amma ondan zarar gelmez. Kıbleye bakan bir kapısıyla ondan içeri iki kat kapısı vardır. Üçü de değerli taşlarla bezenmiş, dayanıklı demir kapılardır. İlk kapının iç yüzünde sağ ve solda ikişer tunç top vardır. Boyları 27’şer karış olup, üç kantar ağırlığında gülle atarlar. Tuhaftır ki, böyle ağır, acayip, kalkıp inmesi zor topları, bu yalçın kaya üzerine nasıl çıkarıp da koymuşlar? İçerdeki padişah katının kapısı üzerinde bir pehlivan gürzü (eskiden silah olarak kullanılan uzun saplı, büyük demir topuz) bir ok ve Hz. Ali’nin yayı asılmıştır.

İç kalede toprak örtülü 600 kadar ev vardır; dar alanda yapılmış bağsız bahçesiz evlerdir. İçerisinde Kara Yakupoğlu’nun, İbrahim Çelebi’nin evlerinden başka bahçeli ev yoktur. Kale içinde kullanılmaz boş arazi çoktur. Hatta boş olan yerlerde 5 buğday ambarı var. İçi Selim Han’dan beri pirinç çeltiği ve darıyla doludur. Gören,bugün harmandan getirilmiş sanır. Kuşatmada asker bununla idare ederdi. Bu iç kalede 11 mihrap vardır. Üçü camidir. Kale kapısından sonraki Bey Cami çok büyük ve eski tarzdadır. Bir kagir minaresi vardır. Bunun dışındakiler tahta minareli olup diğerleri minaresiz mescitlerdir. Kalenin kuzeyinde Şehitler kalesi üstünde büyük küçük 32 adet top vardır. Kapının aşağısından ta nehre kadar inen kayadan kesme su yolu vardır. Kuşatmada oradan su alıp susuzluğu giderirler. Aşağıdaki birbirine yakın üç su sarnıcı vardır. Birisi ab-ı hayat , biri güherçileli su, diğeri tuzlu sudur. Bu şehrin de güzelleri dünya güzelleridir.”

Pekeriç Kalesi (Tercan)

Erzincan’ın Tercan ilçesi Çadırkaya beldesinde bulunan Pekeriç kalesi, yaklaşık 100 m. yüksekliğinde doğal bir kayadan meydana gelmiştir. Kayaların oyulması ile odalar, merdivenler ve sarnıçlar yapılmıştır. Kaleye ait surlardan günümüze çok az kalıntı gelebilmiştir. Ancak günümüze gelebilen kalıntılar kalenin tarihi konusunda aydınlatıcı bir bilgi veremediğinden ötürü tarihleme yapılamamaktadır.

Gözetleme Kulesi (Kemah)


Erzincan Kemah ilçesinde, Fırat Nehri’nin solundaki dik bir kayalığın ucunda bulunan bu kule, gözetleme kulesi olarak yapılmıştır. Aynı zamanda bu kulenin yanındaki karayolu yapılmadan önce buradaki yoldan geçenlerden Bac (geçiş ücreti) alındığı yer olarak da nitelendirilmiştir. Kitabesi bulunmayan bu kulenin ne zaman ve kimin tarafından yapıldığı bilinmemektedir. Mimari üslubundan kulenin XII.-XIII. Yüzyıllarda, Selçuklular döneminden kaldığı sanılmaktadır.

Kule sekizgen planlı olup, kesme taştan iki katlıdır. Birinci katın üzerinde rölyefli kalın bir silme bulunmaktadır. Kuzey yönünde silmelerle çevrili olan kule kapısı sivri kemerlidir. Kulenin ikinci katında biri güneydeki Kemah’a ve yola, diğeri de batıda Fırat’a yönelik iki penceresi bulunmaktadır.

Gözetleme kulesi oldukça sade bir yapıdır ve geç devirlerde de onarılmıştır.


___________________________________________________________________________

ÇöL FıRtInAsI

Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için


suskunluğum aseletimdendir.her lafa vercek bi cevabım var.lakin bir lafa bakarım , lafmı diye...birde söyleyene bakarım adammı diye.
eLa GöZLüM isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 02-08-2008, 12:19 PM   #8 (permalink)
ZoR oLaN GiTMeK DeĞiL GiDeNi BeKLeMeK
 
eLa GöZLüM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ezberim Üyelik BiLgilerim
Üyelik tarihi: Nov 2007
Nerden: VAN
Yaş: 20
Üye No: 26574
Mesajlar: 10.771
Teşekkürler: 1.911
1.514 Mesajına
2.121 Kere Teşekkür Edildi
Standart --->: Erzincan



Erzincan Kiliseleri


Taşdibi Kilisesi (Kemah)



Erzincan Kemah ilçesinin kuzeyinde, Karasu’nun kıyısında bulunan kayalıklar üzerinde, kayaların oyulması ile yapılmıştır. Bu yöredeki kiliselerin en eskilerinden biri olup, Hıristiyanlığın ilk yayıldığı döneme tarihlendirilmektedir.

Kilisenin bulunduğu mağaranın ön kısmına taşların oyulması ile yarım bir kubbe yapılmış ve buna eklenen bölümlerle de bir bütünlük kazandırılmıştır. Orta Çağ’ın sonlarına doğru yıkılmış olan bu kilise Ermeniler tarafından onarılmıştır.

Günümüzde harap bir durumda olan ancak, duvarları hala sağlam olan duvarlarında Hz.İsa, Hz.İsa ve Aziz Yuhannes’in freskleri görülmektedir.


Meryem Ana Kilisesi (Kemah)

Erzincan Kemah ilçesinde Koruyolu Köyü’nde bulunan kilisenin yazıtı bulunmadığından ne zaman ve kimin tarafından yaptırıldığı bilinmemektedir. Büyük olasılıkla XIX.yüzyılda yapılmış Ermeni kilisesidir.

Harap bir durumda olan kilise moloz taş ve tuğladan yapılmıştır.


İsa Voriç Kilisesi (Çamlı Manastır-Çangili Vang) (Kemah)

Erzincan Kemah İlçesi Gökkaya Köyü yakınlarında, Karadağ Yaylası’nda bulunan Ermeni manastırına ait bir kilisedir. Günümüze harap ve çok yıkık olan kalıntıları gelmiştir.

Kilise moloz taş ve tuğladan yapılmıştır.


Kadıköy Kilisesi (Refahiye)

Erzincan Refahiye ilçesinde bulunan kilisenin ne zaman ve kimin tarafından yaptırıldığı bilinmemekle beraber XIX.yüzyıla ait olduğu sanılmaktadır.

Kilise kesme taştan yapılmış olup, giriş kapısındaki bezemeleri ile dikkati çekmektedir. Buradaki sövelerde kabartma motifler ve bir de Haç motifi bulunmaktadır. Dikdörtgen planlı yapının içerisinde duvarları süsleyen dini resimler görülmektedir. Ayrıca apsidin önünde de güzel bir işçiliği olan ahşap bir pano bulunmaktadır.


___________________________________________________________________________

ÇöL FıRtInAsI

Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için


suskunluğum aseletimdendir.her lafa vercek bi cevabım var.lakin bir lafa bakarım , lafmı diye...birde söyleyene bakarım adammı diye.
eLa GöZLüM isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 02-08-2008, 12:19 PM   #9 (permalink)
ZoR oLaN GiTMeK DeĞiL GiDeNi BeKLeMeK
 
eLa GöZLüM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ezberim Üyelik BiLgilerim
Üyelik tarihi: Nov 2007
Nerden: VAN
Yaş: 20
Üye No: 26574
Mesajlar: 10.771
Teşekkürler: 1.911
1.514 Mesajına
2.121 Kere Teşekkür Edildi
Standart --->: Erzincan



Erzincan Kervansarayı


Mama Hatun Kervansarayı (Tercan)


Erzincan Tercan ilçesinde Mama Hatun Kümbetinden 30 m.uzağında Mama Hatun Kervansarayı bulunmaktadır. Kervansaray XII.yüzyılın sonları veya XIII.yüzyılın başlarında yapılmıştır.

Osmanlı döneminde yapılmış han plan tipindedir. Kervansarayın mimarı bilinmemekle beraber kümbeti yapan Ahlatlı Ebu’n-Nema bin Mufaddalı’ın eseri olması kuvvetle muhtemeldir. Bunun de nedeni değişik zamanlarda yapılan onarımlarda orijinal özelliğini yitirmiş oluşudur.

Kare planlı kervansaray 51.00x51.00 m. ölçüsündedir. Sarı renkte kesme taştan yapılmış olan kervansarayın dört köşesine silindirik kuleler, cephelere de yarım silindirik kuleler ve payandalar yerleştirilmiştir. Buradaki kule ve payandalar on altı adettir. Doğu cephesinin ortasına dışarıya taşkın bir giriş portali yerleştirilmiştir. Bu portalin iki yanına birer sütunçe ve birer niş yerleştirilmiştir. Portalin basık kemerli kapısından kısa bir koridora oradan da geniş ve yamuk biçimli bir avluya geçilmektedir. Koridorun iki yanında tonoz örtülü dikdörtgen odalar bulunmaktadır. Avlunun kuzey ve güney kenarlarında beşer oda ve bir eyvan bulunmaktadır. Batı yönünde ise ortadaki daha büyük olmak üzere sivri kemerli tonoz örtülü üç eyvan ve bunların etrafında dikdörtgen birer mekan daha vardır. Avlunun kuzey ve güney kısımlarına duvar uzunluğunda ahır bölümleri yerleştirilmiştir. Bunlar sivri kemerlidir ve üzerleri tonozla örtülüdür.


___________________________________________________________________________

ÇöL FıRtInAsI

Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için


suskunluğum aseletimdendir.her lafa vercek bi cevabım var.lakin bir lafa bakarım , lafmı diye...birde söyleyene bakarım adammı diye.
eLa GöZLüM isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 02-08-2008, 12:20 PM   #10 (permalink)
ZoR oLaN GiTMeK DeĞiL GiDeNi BeKLeMeK
 
eLa GöZLüM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ezberim Üyelik BiLgilerim
Üyelik tarihi: Nov 2007
Nerden: VAN
Yaş: 20
Üye No: 26574
Mesajlar: 10.771
Teşekkürler: 1.911
1.514 Mesajına
2.121 Kere Teşekkür Edildi
Standart --->: Erzincan



Erzincan Anıtları


Bahattin Paşa Anıtı (Refaiye)

Erzincan, Refaiye ilçesinde Bahattin Paşa Köprüsü’nün yanı başında Bahattin Paşa Anıtı bulunmaktadır. Bu anıt Ruslarla yapılan Karadağ Savaşında 31 Ağustos l916’da şehit olan 30.Tümen Komutanı Bahattin Paşa adına l916’da Kolordu Komutanı Yusuf İzzet Paşa tarafından dikilmiştir.

Anıt 1.75 m. yüksekliğinde iki parçadan oluşan bir sütun halindedir. Anıtın bir yüzünde “Otuzuncu Fırka Komutanı Şehid-i Muhterem Bahattin Paşa Köprüsü Birinci Kafkas Kolordusu İstihkâm taburu tarafından inşa edilmiştir” yazılıdır.

Bahattin Paşa şehit olduktan sonra paşalığa yükseltilmiştir. Mezarı Refaiye’de Merkez Camisi’nin avlusundadır.


___________________________________________________________________________

ÇöL FıRtInAsI

Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için


suskunluğum aseletimdendir.her lafa vercek bi cevabım var.lakin bir lafa bakarım , lafmı diye...birde söyleyene bakarım adammı diye.
eLa GöZLüM isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Cevapla
Anahtar Kelimeler:



Konu Araçları


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar son Mesaj
Şırnak Tanıtım (Nasıl Gidilir Ne Yenir Ne İçilir) eLa GöZLüM Güney Dogu Anadolu 12 06-24-2008 01:22 AM
Bayburt Tanıtım (Nasıl Gidilir Ne Yenir Ne İçilir) eLa GöZLüM Karadeniz ve İç Anadolu 18 03-07-2008 03:30 PM
Muş Tanıtım (Nasıl Gidilir Ne Yenir Ne İçilir) eLa GöZLüM Akdeniz ve Dogu And 14 02-08-2008 11:43 AM
Ardahan Tanıtım (Nasıl Gidilir Ne Yenir Ne İçilir) eLa GöZLüM Akdeniz ve Dogu And 7 02-06-2008 11:31 AM
Amasya Tanıtım (Nasıl Gidilir Ne Yenir Ne İçilir) eLa GöZLüM Türkiyeden Tatil Mekanları 4 02-05-2008 08:13 PM


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:53 PM .


Powered by vBulletin® Version 3.6.12
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0

Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için TIKLAYINIZ .
In this web site,illegal sharing is forbidden.If you have any problem/complaint about content’s copyrights in our page,please click here to contact us.