|
|||||||
| Akdeniz ve Dogu And Holiday in Turkey Akdeniz ve Dogu Anadolu Bölgelerine Ait Tatil Mekanları Tukey İn Holiday |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
|
|
#11 (permalink) |
|
Prenses
![]() ![]() ![]() |
Adana Kaleleri
Adana Kalesi (Seyhan) Seyhan Irmağının ve Taşköprü’nün batı bitişiğindeki höyüğün üzerinde bulunmaktadır. Abbasi Halifesi Mehdi ile oğlu Halife Harun-ür Reşid (764-809) bu kaleyi 781’de bir İlkçağ kalesinin üzerine yapılmıştır. Adana’yı 1836’da ele geçiren Mısır Valisi Mehmet Ali Paşa kaleyi yıktırmıştır. Savunma hendekleri ile çevrili surlar 300 m. Uzunluğunda idi. Bugüne sadece kule ile sur yıkıntıları gelebilmiştir. Yontma taştan yapılmış olan kale, Abidin Paşa Caddesine Tarsus Kapısı, Taşköprüy’e de kale kapısı ile bağlı bulunuyordu. Anavarza (Anazarba) Kalesi (Kozan) Kozan İlçesi’nin 22 km. güneydoğusunda, Dilekkaya (Anazarba) Köyü’nün 2 km. uzağındadır. Sombaz Çayının Ceyhan’la birleştiği yerin 8 km. kuzeyinde, bir ada gibi yükselen tepe üzerindedir. MÖ.IX.yüzyılda Asurlular tarafından yaptırılan kale, Roma ve Bizans dönemlerinde de kullanılmıştır. MS.17 yılında kalenin Romalıların eline geçmesinden sonra Anavarza’da tanrılar ve imparatorlar onuruna Tarsus’taki kadar gösterişli ve görkemli oyunlar düzenlenmiştir. Roma İmparatoru Caracalla bu kente yakınlık duymuş ve kent paralarına Metropolis (başkent) damgasını bastırtmıştır. Kale, çeşitli dönemlerdeki yer sarsıntıları ile dört kez yıkılmıştır. VI.yüzyıldaki bir depremde yıkılan kale, Bizans İmparatoru Iustinianus zamanında onarılmış ve Araplara karşı bir sınır kalesi olarak kullanılmıştır. Abbasi Halifesi Harun-ür Reşid burayı 795’de ele geçirmiş, 797’de onartmış ve içine Horasan’dan gelen halkı yerleştirmiştir. Kale 963’te Bizans saldırıları sonucu yıkılmış, XI.yüzyılda Ermenilerin, sonra da Bizanslıların eline geçmiştir. Bizans İmparatoru Ioannes Kommenos 1143’te burada ölmüştür. Anavarza Kalesi ilk defa Ramazanoğulları Beyliği zamanında Türklerin eline geçmiş, XIV.yüzyıldan sonra kullanılmamış, kendi haline bırakılmıştır. Annaşa Kalesi (Pozantı) Annaşa Kalesi Torosların en büyük geçiti olan Gülek Boğazı’nın girişindedir. 1671’de kaleyi gören Evliya Çelebi bu kaleden “mamur bir kale” diye söz etmiştir. Araplar ise “Hüsnûs-Sekalibe” demişlerdir. Bu isim, kaleyi yaptıranların büyük ihtimalle Azarbeycan’dan Çukurova’ya gelen İskitler olduğunu düşündürmektedir.Annaşa kalesi birkaç kez onarım geçirmiştir. Ayas (Kestanbol) Kalesi (Yumurtalık) Yumurtalık İlçesi’nin güneyinde, İskenderun körfezinde yer alan antik bir kentte yer almaktadır. Ortaçağ’a tarihlendirilmektedir. Kale ile küçük kule, XVI.yüzyılda, 1323’te memluklular, kanuni Sultan Süleyman’ın Bağdat seferi sırasında da Osmanlılar tarafından onarılmıştır. Günümüze kalenin yalnızca bazı burçları ayakta gelebilmiştir. Bucak Kalesi (Kozan) Kozan’ın 10 km. güneyinde Hamamköy’ün doğusunda yer almaktadır. Ortaçağ’a tarihlendirilen kaleden günümüze sadece bazı kısımları harap durumda gelebilmiştir. Dumlu (Ademondana) Kalesi (Ceyhan) Ceyhan’ın 17 km. kuzeybatısında Sağkaya bucağının Dumlu Köyü batısında, 70 m.-80 m. Yüksekliğindeki kalkerli bir tepe üzerindedir. Kalenin XII.yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır. Bu kale Adana-Kozan kervan yolunu gözetlemek amacıyla kurulmuştur. 800 m. Çevresi olan kale, sekiz burçludur. Ayrıca ovaya bakan doğu köşesinde bir de gözetleme kulesi bulunmaktadır. Kalenin tek kapısı doğu yönündedir. İçerisinde bazı yapı kalıntıları ile sarnıçlar bulunmaktadır. Kale çevresinde savunma hendeği ve sur kalıntıları bulunmaktadır. Ayrıca tepenin etrafında da bir takım kaya mezarları vardır. Yılanlı Kale (Ceyhan) Ceyhan İlçesi’nin 8 km. batısında sarp kayalık bir tepe üzerinde eski kervan yolunu kontrol altında tutmak için yapılmıştır. Aynı zamanda bu kale Dumulu, Anavarza ve Kozan (Sis) dağ kaleleri zincirinin ilk kalesidir. Bu kale Gülek Boğazı’ndan Çukurova’ya yönelecek saldırıları ilk önleyecek savunma tesisidir. Orta Çağdan kalma bir Bizans kalesinin yerine kurulduğu ileri sürülmektedir. Ayrıca Bouillon komutasındaki Haçlı ordularının 1097’deki seferinde yapıldığı da ileri sürülmektedir. Günümüze oldukça iyi bir durumda gelebilen bu kale halk arasında Şahmeran Kalesi olarak da isimlendirilmiştir. Çevresi 700 m. Uzunluğunda olup dört cephelidir. Mazgallı burçlarla takviye edilmiş ikişer katlı sekiz burçla takviye edilmiş bir kaledir. Adana-Ceyhan yoluna bakan güney yönünde demirden tek kapısı vardır. İç kısımda her iki yöne çıkışı sağlayan merdivenler iyi bir durumdadır. Kale içerisindeki bölümleri yıkılmıştır. Feke Kalesi (Feke) Feke İlçesi’nin kuzeydoğusundaki bir tepe üzerindedir.Buradan geçen kervan yolunu kontrol etmek amacıyla XII.yüzyılda yapılmıştır. İlk kez Bizanslıların yaptırdığı, sonra da Selçukluların kullandığı kaledir. Dikdörtgen bir plân düzeni gösterir. Sekiz burcu ve bir gözetleme kulesi vardır. Günümüzde bu burçların yarıdan fazlası toprağa gömülmüş durumdadır. Kale içerisinde yapı kalıntılarının izleri bulunmaktadır. Tek giriş kapısı güney yönündedir. Haçin Kalesi (Saimbeyli) Saimbeyli İlçesi’ndeki Haçin Kalesi Orta Çağda kervan yolunun korunması için yapılmış bir karakol niteliğindedir. İlk ismi Badimon olan kaleden yalnızca iki burç günümüze ulaşabilmiştir. Bunun da nedeni çevresinde taş ocağının bulunuşundandır. Kalenin doğusundaki kayalıklarda mermer ev kalıntılarına ve çevrede de mermer sütun ve başlıklara rastlanması, burada bir yerleşim yerinin bulunduğuna işaret etmektedir. Kazankaya Kalesi (Ceyhan) Ceyhan’ın Kurtkulağı Köyü’nün 1 km. kuzeyindeki bir tepe üzerindedir. Bu kale de Halep’e uzanan kervan yolunun korunması için karakol niteliğinde yaptırılmıştır. Kale, 250-300 m. Genişliğinde bir alana yayılmış olup, Asur, Pers, Roma ve Abbasi dönemine ait kalıntılarla karşılaşıldığından bu dönemlerde kullanıldığı sanılmaktadır. Ayrıca tepenin kuzeydoğu eteklerinde Abbasilere ait mezarlar, Asur ve Romalılara ait kaya mezarları ile çeşmeler bulunmaktadır. Kozan (Sis) Kalesi (Kozan) Kozan İlçesi’nin 1 km. batısındaki Tavşantepe üzerindedir. Buradaki kaleler zincirinin dördüncü kalesidir. Asurlular tarafından yaptırılmış, Romalılar tarafından da onarılmıştır. Bir ara Ermenilerin de kullandığı bu kaleye Sis Kalesi ismi verilmiştir. Adana’yı işgal eden Fransızlar buraya yerleştirdikleri toplarla Tufanlı Köyü’ne ateş açmışlardır. Kuzey ve güneyde birbirlerine surlarla bağlanan kale iki guruptan oluşmaktadır. Çevresi 6 km. ye kadar uzanan kaleler gurubunun, güney kesimindeki bir tepeye de iç kale yapılmıştır. Bu kalenin dört burcu, 20-30 basamakla inilen yer altı odaları, cephanelikleri ve yiyecek depoları bulunmaktadır. Ayrıca büyük ölçüde sarnıçlar da iç kısımlarda yapılmıştır. Kale duvarları üzerinde Asur, Pers, Roma ve Ermeni dillerinde yazılmış yazıtlar bulunmaktadır. Surların içerisinde Ermeni döneminde yapılmış manastırda ise, eski tarihlerde Pelesek Törenleri yapılmıştır. Kızıltabya Kalesi (Pozantı) Gülek Boğazı ile Tekir Yaylası arasındaki Kızıl Tabya Kalesi’ni Mısırlı Hidiv İbrahim Paşa, güneyden gelebilecek saldırılara karşı gözetleme ve karakol niteliğinde yaptırmıştır. Aktabya Kalesi (Pozantı) Gülek Boğazı ile Tekir Yaylası arasındaki Kızıl Tabya Kalesi’ni Mısırlı Hidiv İbrahim Paşa, kuzeyden gelebilecek saldırılara karşı gözetleme ve karakol niteliğinde yaptırmıştır. Magargos Kalesi (Karataş) Karataş İlçesi’nin 5 km. güneybatısında bulunan, tarihte Dört Direkli ve Magargos isimleri ile tanınan eski bir liman kentini korumak amacıyla yapılmıştır. Hitit döneminde yapıldığı sanılan bu kale Orta Çağda yıkılmış, daha sonra Harun-ür Reşit’in oğlu Kasım Bey tarafından onarılmıştır. Bu kale aynı zamanda Piri Reis’in Kitab-ı Bahriye (1517) isimli eserinde Od Kalesi olarak geçmektedir. Milvan Kalesi (Karaisalı) Karaisalı İlçesi’nin 8 km. kuzeybatısında Milvan Kale (Kara Kılıç) Köyü’nün yakınındadır. Orta Çağda yapılmış olan bu kale, karakol niteliğinde olup, günümüze ulaşamamıştır. Mabsuhestia (Misis) Kalesi (Yüreğir) Adana’nın 27 km. doğusunda Yakapınar’da (Misis) ve Misis Köprüsü’nün 200 m. Kuzeybatısındaki bir tepe üzerindedir. Bu kale de Hititler zamanında yapılmıştır. Bulunduğu yer bir akropol niteliğinde olup, Romalılar tarafından da kullanılmıştır. Abbasi Halifesi Mansur, 758’de kalenin surlarını onarmıştır. Ancak günümüze kalıntıları yıkık halde gelebilmiştir. Kastabala Kalesi (Bodrum Kalesi) (Ceyhan) Ceyhan Nehri kıyısında yapılmış olan Kastabala Kalesi, büyük olasılıkla Orta Çağ'dan günümüze kadar gelebilmiştir. Bu kalenin eteklerinde Hierapolis Castabala antik kentinin bulunduğu sanılmaktadır. Günümüze harap durumda gelebilen kalede, Hitit, Asur ve Roma dönemine ait kalıntılar bulunmaktadır. Buradaki antik kentin taşlarından yapılmış olan kalenin 8 burcu ve bir de gözetleme kulesi bulunmaktadır. Kale içerisinde Bizans dönemine ait bir kilise ile bir de su sarnıcı vardır.
___________________________________________________________________________
ÇöL FıRtInAsI Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için [Linkleri Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekmektedir.Lütfen Buraya TIKLAYARAK Üye Olunuz.] suskunluğum aseletimdendir.her lafa vercek bi cevabım var.lakin bir lafa bakarım , lafmı diye...birde söyleyene bakarım adammı diye.
|
|
|
|
|
#12 (permalink) |
|
Prenses
![]() ![]() ![]() |
Adana Medreseleri
Ulu Cami Medresesi (Seyhan) Adana, Ulu Cami Mahallesi’ndeki Ulu Cami külliyesinin bir bölümünü oluşturmaktadır. Ramazanoğlu Piri Mehmet paşa tarafından 1540 yılında yaptırılmıştır. Batı yönündeki portalden büyük bir avluya girilir. Avlu çevresinde medrese odaları ile birbirine bitişik iki büyük hücreden oluşan dershane bulunmaktadır. Avlunun doğu ve batı yönlerinde sıralanan medrese odaları dıştan düz bir çatı ile örtülmüşse de içeriden tonoz örtülü küçük kare hücreler şeklindedir. Medrese odalarının her birisi avluya birer pencere ve kapı ile açılmaktadır. Bu hücreler avlu zemininden biraz daha yüksekçe bir kaide üzerinde inşa edilmiş olup, üç kenarda U şeklinde sıralanmışlardır.Yapı topluluğu değişik dönemlerde onarılmış ve öğrenci yurdu olarak kullanılmıştır. Yağ Cami Medresesi (Seyhan) Adana Büyük Çarşıdaki Yağ Camisi’nin avlusu içerisindedir. Ramazanoğlu Piri Mehmet Paşa tarafından 1558 yılında yaptırılmıştır. Medrese, dershane, medrese odaları, mutfaktan oluşmaktadır. Dershane kubbe ile, medrese hücreleri ise beşik tonozlarla örtülü olup, hücrelerin önündeki revaklar ahşap işçiliğinin en güzel örnekleridir.
___________________________________________________________________________
ÇöL FıRtInAsI Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için [Linkleri Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekmektedir.Lütfen Buraya TIKLAYARAK Üye Olunuz.] suskunluğum aseletimdendir.her lafa vercek bi cevabım var.lakin bir lafa bakarım , lafmı diye...birde söyleyene bakarım adammı diye.
|
|
|
|
|
#13 (permalink) |
|
Prenses
![]() ![]() ![]() |
Adana Pelesek Manastırı
Kozan (Sis) Kalesi’nin kuzey eteğinde Ermeni manastırıdır. Günümüze harap bir durumda gelebilen manastır, Vaftiz yağı törenleri ile eski dönemlerde tanınmıştır. Çevredeki çiçeklerden toplanan çiçek özleri ve yağlar bu manastırdaki altın kazanlarda kaynatılarak elde edilirdi. Buradan Türkiye dışındaki kiliselere de dağıtılırdı.
___________________________________________________________________________
ÇöL FıRtInAsI Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için [Linkleri Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekmektedir.Lütfen Buraya TIKLAYARAK Üye Olunuz.] suskunluğum aseletimdendir.her lafa vercek bi cevabım var.lakin bir lafa bakarım , lafmı diye...birde söyleyene bakarım adammı diye.
|
|
|
|
|
#14 (permalink) |
|
Prenses
![]() ![]() ![]() |
Adana Hanları
Gün Hanı (Seyhan) Ramazanoğlu Piri Mehmet paşa tarafından 1530 yılında yaptırılmıştır. 360 dükkânlı ve bedesteni olan bu han, tümüyle yıkılmış günümüze yalnızca giriş kapısı gelebilmiştir. Bu hanın yerine Vakıflar Çarşısı yaptırılmış, eski kapısı da 1960 yılında restore edilmiştir. Büyük sivri kemerli olan bu kapı kesme taştan olup, kemerinin her iki üst köşesinde birer Mührü Süleyman motifi bulunmaktadır. Tuz Hanı (Seyhan) Ulu Cami Mahallesi’nde bulunan bu hanın günümüze gelen yazıtından 1497’de Ramazanoğlu Halil Bey tarafından yaptırıldığı öğrenilmektedir. Yapıldığı tarihlerden itibaren bu han içerisinde tuz satılmasından ötürü Tuz Hanı ismi verilmiştir. Hanın duvarları düzgün blok taşlardan yapılmış olup, yapının bir bölümü yıkılmış, sonraki yıllarda garaj olarak kullanılan hanın batı köşesinde de küçük bir mescidi bulunuyordu. Karataş Hanı (Karataş) Osmanlı menzil hamlarından bir örnek olup, giriş kapısı üzerindeki yazıtından 1782’de Mir Ali tarafından yaptırıldığı öğrenilmektedir. Günümüze harap bir şekilde gelmiş olup, kuzeydeki giriş kapısı ile doğu yönündeki duvarları tamamen yıkık bir durumdadır.
___________________________________________________________________________
ÇöL FıRtInAsI Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için [Linkleri Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekmektedir.Lütfen Buraya TIKLAYARAK Üye Olunuz.] suskunluğum aseletimdendir.her lafa vercek bi cevabım var.lakin bir lafa bakarım , lafmı diye...birde söyleyene bakarım adammı diye.
|
|
|
|
|
#15 (permalink) |
|
Prenses
![]() ![]() ![]() |
Adana Hamamları
Çarşı Hamamı (Seyhan) Adana Eski Belediye Caddesi’nde, Saat Kulesi’nin karşısında yer alan bu hamam, Adana’nın en eski ve en büyük hamamıdır. Ramazanoğlu Halil Bey’in oğlu Piri Mehmet Paşa tarafından 1529’da yaptırılmıştır. Yapıldığı tarihten itibaren yalnızca hamam ismi ile tanınmıştır. Çeşitli dönemlerde onarım geçirmiş, 1945 yılında ise Nuri Has tarafından restore ettirilmiştir. Hamam düzgün taşlarla örülmüş mermerlerle kaplanmıştır. Giriş kapısı üzerindeki kitabesi taş oymacılığının en güzel örneklerindendir. Hamam, 16.00x43.00 m. ölçüsünde olup, üzeri beş kubbe ile örtülmüştür. Yapıldığı dönemlerde suyu büyük dolaplarla ve oluklarla Seyhan Irmağı’ndan getirilmiştir. Irmak Hamamı (Yalı Hamamı) (Seyhan) Adana Hükümet Konağı yakınındaki bu hamamı Ramazanoğlu Halil Bey 1494 yılında eski bir Roma hamamı temelleri üzerine yaptırmıştır. Ramazanoğulları döneminde Paşa Hamamı ismiyle tanınan bu hamam suyunu Seyhan Irmağı’ndan almaktadır. Bu yüzden de Irmak Hamamı veya Yalı Hamamı isimleri ile de tanınmıştır. Hamam soyunmalık, soğukluk, sıcaklık ve külhan olmak üzere dört bölümden oluşmaktadır. Mestan Hamamı (Seyhan) Mestanzade Hacı Mahmut Ağa tarafından Pazarlar Caddesi’nde Mestanzade Camisi’nin vakfı olarak 1682’de yaptırılmıştır. Kare planlı hamamın soyunma ve sıcaklık bölümleri birer büyük kubbe ile örtülmüştür. Soğukluk bölümü ise üç küçük kubbelidir. Hamamın çevresindeki su sarnıçlarından suyu sağlanmaktadır. Yeni Hamam (Seyhan) Sarı Yakup Mahallesi’nde bulunan bu hamamı, Musa Halıoğlu Mustafa 1720 yılında yaptırmıştır. Kubbeli olan hamam mimari yönden fazla bir özellik göstermemektedir.
___________________________________________________________________________
ÇöL FıRtInAsI Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için [Linkleri Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekmektedir.Lütfen Buraya TIKLAYARAK Üye Olunuz.] suskunluğum aseletimdendir.her lafa vercek bi cevabım var.lakin bir lafa bakarım , lafmı diye...birde söyleyene bakarım adammı diye.
|
|
|
|
|
#16 (permalink) |
|
Prenses
![]() ![]() ![]() |
Adana Anıtları
Atatürk Anıtı (Seyhan) Adana Atatürk Parkı'nda, Heykeltraş Ali Hadi Bara tarafından 1935'te yapılmıştır. Yüksek bir mermer kaide üzerinde Atatürk, üniformalı ve elinde kılıcı ile tasvir edilmiştir. Heykelin çevresinde Adana'nın Milli Mücadelede'ki durumunu tanımlayan ve Kurtuluş Savaşı Adana'sını canlandıran küçük heykel grupları sıralanmıştır. Bu heykel gruplarından birisinde Adana'nın kurtuluşu sırasında nişanlısı şehit düşen bir kızın er olarak savaşa katılması yansıtılmıştır. Bir başka grupta ise, Türk ordusunun Adana'ya girişinde bir genç kız bayrağı öperken tasvir edilmiştir.
___________________________________________________________________________
ÇöL FıRtInAsI Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için [Linkleri Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekmektedir.Lütfen Buraya TIKLAYARAK Üye Olunuz.] suskunluğum aseletimdendir.her lafa vercek bi cevabım var.lakin bir lafa bakarım , lafmı diye...birde söyleyene bakarım adammı diye.
|
|
|
|
|
#17 (permalink) |
|
Prenses
![]() ![]() ![]() |
Adana Bedesteni
Bedesten (Arasta) (Seyhan) Adana, eski belediye Caddesi'nde XVI.yüzyılın başlarında yapılmıştır. Ramazanoğlu Halil Bey ile oğlu Piri Mehmet Paşa tarafından yaptırılan bu bedesten, Adana'daki Ramazanoğulları dönemi yapılarındandır. Kapalı Çarşı veya Büyük Çarşı isimleriyle de tanınmaktadır. Adana Valisi Kel Hasan paşa tarafından 1850 yılında onarılmıştır. Günümüzde çarşı olarak kullanılmaktadır.
___________________________________________________________________________
ÇöL FıRtInAsI Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için [Linkleri Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekmektedir.Lütfen Buraya TIKLAYARAK Üye Olunuz.] suskunluğum aseletimdendir.her lafa vercek bi cevabım var.lakin bir lafa bakarım , lafmı diye...birde söyleyene bakarım adammı diye.
|
|
|
|
|
#18 (permalink) |
|
Prenses
![]() ![]() ![]() |
Adana Kaya Kabartmaları
Anavarza Kalesi Yakınındaki Kaya Kabartması (Kozan) Kozan İlçesi'nde Anavarza Kalesi'nin doğusundaki kayalara oyulmuş mezarlar üzerinde dinsel törenleri gösteren kabartmalar bulunmaktadır. Gezbeli Kaya Kabartmaları (Tufanbeyli) Tufanbeyli İlçesi'ne bağlı Hanyeri Köyü'nün yakınındadır. Buradaki kaya kabartmasını 1939 yılında Adana Müzesi Müdürü Ali Rıza Yalkın bulmuştur. Hitit Kralının tasvir edildiği bu kabartmada kral omuzunda yayı, sol eliyle de oğlunu tutar durumda tasvir edilmiştir. kabartmanın yüksekliği 2.10 metredir. Sirkeli kaya Kabartması (Ceyhan) Ceyhan İlçesi'ne bağlı Sirkeli Köyü'ndeki Hitit döneminden kalma bir höyüğün kuzey yönündeki kayalıklara işlenmiştir. Burada Hitit Kralı Muvattali ayakta tasvir edilmiştir. Ceyhan İlçesi'ne bağlı Sirkeli Köyü'ndeki Hitit döneminden kalma bir höyüğün kuzey yönündeki kayalıklara işlenmiştir. Burada Hitit Kralı Muvattali ayakta tasvir edilmiştir.
___________________________________________________________________________
ÇöL FıRtInAsI Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için [Linkleri Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekmektedir.Lütfen Buraya TIKLAYARAK Üye Olunuz.] suskunluğum aseletimdendir.her lafa vercek bi cevabım var.lakin bir lafa bakarım , lafmı diye...birde söyleyene bakarım adammı diye.
|
|
|
|
|
#19 (permalink) |
|
Prenses
![]() ![]() ![]() |
Adana Müzeleri
Adana Arkeoloji Müzesi (Seyhan) Adana’nın ve bütün Çukurova’nın tarihi eserlerinin sergilendiği Müze, Cumhuriyetin ilanından sonra 1924 yılında kurulması için çalışmalara başlanmıştır. Bunun için Alyanakçızade Halil Kamil Bey görevlendirilmiş ve çevredeki eserleri toplamıştır. Türkiye’nin en eski on müzesinden birisidir. İlk olarak çevredeki sütun, sütun başlıkları ve lahitlerin Polis Dairesinde toplanmış sonra da , 1928’de Taşköprü’nün başındaki şimdi yıkılmış olan Cafer Paşa Camisi’nin Medresesi’nde ziyarete açılmıştır. 1950 yılında, Kuruköprü’de şimdiki Etnografya Müzesi’ne taşınmıştır. Özellikle Tarsus/Gözlükule (1934), İçel/Yumuktepe (1936), Ceyhan/Sirkeli (1938) ve Yüreğir/Misis (1958) höyüğü kazılarında bulunan, Çukurova’nın ilk çağlarına ait eserler müzede toplanmıştır. Müzenin etnografik eser açısından zenginleşmesine Müze Müdürü Ali Rıza Yalman’ın (Yalkın) büyük katkıları olmuştur. 1950-1972 yıllarında Kuruköprü semtindeki eski kiliseyi kullanan müze, 1972 yılında inşa edilen bugünkü Arkeoloji müzesine taşınmıştır. Müze girişinde Hitit dönemine ait Kapı Arslanı, Silifke/Taşucu’ndan ve Uzuncaburç’tan getirilen iki adet Augustus heykeli ile girlantlı lahitler, küpler, mancınık gülleleri, yazıtlar, sunaklar ve çeşitli mimari parçalar sergilenmektedir. Müzenin giriş katı Taş Eserler salonu olarak düzenlenmiştir. Burada, Troya Savaşlarını yüksek kabartma biçiminde betimleyen ve Tarsus’tan getirilen mermer "Akhilleus Lahti" lahdi, Seyhan Baraj gölünde kalan Augusta antik kentinden getirilen Medusalı Lahit ile Karataş/Magarsus antik kentinden getirilen insan boyutundaki bronz Karataş heykeli sergilenmektedir. Kronolojik Eserler Salonu, İlk çağlardan Osmanlı dönemine kadar Çukurova’da kurulan uygarlıklara ait eserleri bir araya getirmiştir. Bunların arasında; adak eşyaları, kap, kandil, tanrı, tanrıça, insan ve hayvan figürleri de bulunmaktadır. Ayrıca Adana/Tepebağ’da bulunan "Lir Çalan Orpheus Mozaği" de bu salondadır. Bölgesel Eserler Salonunda Adana Müzesi’nin yapmış olduğu kazılarda ortaya çıkan eserler ile, satın alma yoluyla müzeye kazandırılan eserler sergilenmektedir. Zengin formlu cam örnekler, Selçuklu çinileri ve çeşitli uygarlıklara ait mühürler de bunların arasındadır. Sikke, Mühür ve Mücevher Eserler Salonunda, Lydia döneminden başlayarak çeşitli tarihlere ait sikkeler, takılar ve Adana’nın ilçelerinde bulunan defineler sergilenmektedir. Müzedeki eserler arasında Hitit İmparatorluk dönemine ait "Dağ Kristali Heykelciliği" çok ilgi gören bir heykeldir. Seyhan Caddesi, Adana Tel. 0322 454 38 55 Fax.0322 454 38 56 Adana Etnoğrafya Müzesi (Seyhan) İl merkezinde, Kuruköprü mevkiindeki 1845 yılında yapılmış ve terkedilmiş kilise binası 1924 yılından sonra müze olarak düzenlenmiştir. 1972 yılında eserlerin yeni müze binasına taşınmasının ardından kilise restore edilmiş, 1983 yılında ise Etnografya Müzesi’ne dönüştürülmüştür. Müzenin bahçesinde kûfi, sülüs ve nesih hatla yazılmış kitabe ve mezar taşları teşhir edilmektedir. Ayrıca sade, sikkeli, mecidiye tipi, kavuklu, fesli ve barok başlıklı, XVII.yüzyıldan kalma Osmanlı kadın ve erkek mezar taşları yer almaktadır. Bunlar arasında yörenin ileri gelenlerinden Adana Valisi Süleyman Paşazade Ahmet Paşa, Karaisalı Kaymakamı Hasan Fevzi Bey, Adana Askeri Alaybeyi Miratizade İbrahim Bey, Adana Defterdarı Sofyalı Mustafa Bey, Orman Başmüfettişi Akif Efendi’nin mezar taşları da bulunmaktadır. Bahçenin batı kısmında Türk-İslâm eserlerine ait kitabeler sergilenmektedir. Bunlar arasında Misis Hanı, Adana Vilayet Konağı, Bahripaşa Çeşmesi, Taşköprü ve Misis köprüsü tamir kitabeleriyle Osmanlı devlet armaları bulunmaktadır. Müzenin etnoğrafik eserler bölümünde; ham deriden çarıklar, zemzem takımları, bakır kahve ibrikleri, ahşap kahve değirmenleri, mangallar, hedik, ellik, körük, kirkit, keserler, gelin takunyaları, usturlaplar, neyler, kavallar, aşiret zurnaları, altın küpe, kolye ve bilezikler, gümüş kemerler ve kemer tokaları, gümüş hamaylı kolyeler, tespihler, gümüş halhallar, yüzükler, tepelikler, bilezikler, ağızlıklar, sürmedanlar, köstekli saatler, yaylı kabak kemane, yaylı tanbur, kemençe, kılıç ve kalkanlar, cepken, sırmalı kadın giysileri ile mankenler üzerinde simle dokunmuş kadın kıyafetleri, iki adet bindallı ve cepken bulunmaktadır. Ayrıca müzenin İstar bölümünde, el dokuma tezgâhları, ıstar, mekik, kirkit, yay, ılkıdır, kirmen, çıkrık ve duvarda kilim örnekleri yer almaktadır. Yörük Çadırı ile Şark Odası ayrı bir bölümde yer almaktadır. Ziya Paşa Bulvarı No:114 Adana Tel. 0322 352 24 17 Adana Misis Mozaik Müzesi (Yüreğir) Adana Ceyhan arasındaki tarihi İpek yolu üzerinde, Adana’ya 26 km. uzaklıkta bulunan müzede, Misis Antik kenti sınırları içerisinde yer alan bir Bazilika’ya ait zemin mozaikleri sergilenmektedir. MS.IV.yüzyıla tarihlenen bu mozaikler 1956 yılında Misis Höyüğü’nde kazı yapan Alman arkeoloji heyetinden Prof. Dr. H. Theodor Bossert ile Dr. Ludwig Budde tarafından ortaya çıkarılmıştır. Mozaiğin tam ortasında bir masa veya sehpa şeklinde yapılmış bir kümes ve etrafında Nuh Peygamber’in tufanda gemisine aldığı 23 adet kuş ve kümes hayvanları, bu grubun etrafında ise vahşi ve evcil hayvanlar yer almaktadır. Müzede; Misis Höyüğü’nde yapılan kazılar sonucu elde edilen bazı eserler de sergilenmektedir. Yakapınar Beldesi Yüreğir Tel: 0322 554 38 55 Fax:0322 554 38 56 Adana Atatürk Müzesi (Seyhan) Adana Atatürk Müzesi, Seyhan Caddesi üzerinde, XIX.yüzyılda yapılmış geleneksel Adana evlerindendir. İki katlı, çıkmalı, kırma çatılı, kâgir bir yapıdır. Bu özellikleri nedeniyle yapı Bakanlıkça "Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlığı" olarak tescil edilmiş ve koruma altına alınmıştır. 15 Mart 1923’te Atatürk eşi ile birlikte Adana’ya geldiğinde, Ramazanoğulları’ndan Suphi Paşa’ya ait olan bu binada ağırlanmışlardır. Bina Atatürk Bilim ve Kültür Müzesi Koruma ve Yaşatma Derneği’nce zamanın Kolordu Komutanı Bedrettin Demirel’in önderliği ve halkın yardımıyla kamulaştırılıp restorasyonu yapılmış ve 1981 yılında Adana Arkeoloji Müze Müdürlüğü’ne bağlı bir müze olarak hizmete açılmıştır. Atatürk’ün Adana’ya gelişi her yılın 15 Mart’ında resmî törenle bu binada kutlanmaktadır. Müzede Kurtuluş Savaşı sırasında ve sonraki yıllarda çıkan yerel gazetelerden Yeni Adana, Türk Sözü, Çukurova, Dirlik gazetelerinin yer aldığı bölümler, kitapların çoğu bağış yoluyla sağlanan kütüphanesinde Osmanlıca ve Türkçe (Latin harfleriyle) yazılı 2000’e yakın kitap vardır. Müzenin üst katında, Emekli Subay Nevzat Duruak tarafından yapılmış olan Atatürk’ün mumdan heykeli, pirinç karyola, sim işlemeli yatak, masa örtüsü, ayrıca Maraş işi iki koltuk ve elbise dolabı bulunmaktadır. Ayrıca, Atatürk’ün portresi, vitrin içerisinde Yeni Adana Gazetesi’nin ciltlenmiş Pozantı nüshaları ve çalışanlarının çerçeveli resimleri vardır. Müzenin Mücahitler Odası’nda Gani Girici’nin ve bazı mücahitlerin portreleri, Gani Girici’ ye ait madalya ve Atatürk’ün ölüm anına, 9:05’e ayarlanarak durdurulmuş bir saat bulunmaktadır. Hatay Odası’nda ise, Atatürk Adana’ya geldiğinde, Ayşe Fıtnat Hanım’ın başkanlığında bir grup Fransız işgalindeki Hatay’dan gelerek Atatürk’ ün huzuruna çıkmış ve ona siyah gül hediye etmiştir. Buna karşılık, Atatürk de "Kırk asırlık Türk yurdu düşman elinde kalamaz." demiştir. Bu olayı anlatmak için mankenler konmuştur. Ayrıca ceviz oymalı sehpa, Türk bayrağı ve Hatay’dan gelen heyetin çeşitli boylarda fotoğrafları bulunmaktadır. Müzenin silah odasında çeşitli tüfekler, tabancalar, paşa apoleti, Atatürk’ ün doğduğu evin maketi, Anıtkabir’e Osmaniye’den giden taşın örneği ve vitrin içerisinde çeşitli yıllara ait madeni paralar yer almaktadır. Atatürk’ün yaverinin kaldığı odada pirinç karyola, sim ve gümüş işlemeli yatak örtüsü, ceviz kaplamalı elbise dolabı, madeni ibrik ve leğen bulunmaktadır. Kuva-yi Milliye Odasında da Atatürk, İsmet İnönü ve Kuva-yi Milliye döneminde emeği geçen ve Kuva-yi Milliye hareketini başlatanların büstleri bulunmaktadır. Kayalıbağ Mahallesi, Seyhan Caddesi No:59 Tel: 0322 359 78 66 Fax: 0322 454 38 56
___________________________________________________________________________
ÇöL FıRtInAsI Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için [Linkleri Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekmektedir.Lütfen Buraya TIKLAYARAK Üye Olunuz.] suskunluğum aseletimdendir.her lafa vercek bi cevabım var.lakin bir lafa bakarım , lafmı diye...birde söyleyene bakarım adammı diye.
|
|
|