| | #1 (permalink) |
| Lanet Olsun Bu İçimdeki İnsan Sevgisine ![]() ![]() ![]() | GİT.......... ME Gitmelisin... Yüzünü bir daha görmeden gitmelisin... Ardına ve arkanda bıraktığın bana bir daha dönmemek üzere gitmelisin.... Bu güne kadar seni görmediğim bir gün olmamıştı... Her gördüğüm an daha çok özlüyordum seni... her gördüğümde içime biraz daha işliyordun... sensiz nefes alamayacağımı düşünüyordum... görüşemediğimiz iş saatlerimizde sesinle avunuyordum.. sesinle dolduruyordum içimde ki boşluğunu... sesin kulağımda, varlığın içimdeydi... Bir günü bir güne ekliyordum... Aşka aşık olmaktan vazgeçmiş, direkt sana aşık olmuştum... seni bir bütün olarak sevmeyi öğrenmiştim... içimde ki senden farklı yönlerini gördüğümde şaşırıyor ama hiçbir zaman vazgeçmiyordum seni sevmekten... artık sevgi ötesi bir durumdu varlığımda ki varlığın... Ben, ben olmaktan çıkmıştım... Ben, sen olarak yaşamaya başlamıştım... Bir beklenti taşımıyordum sana karşı... Bu güne kadar hep yalnızdım... yalnızlığıma dokunulmasını, kanımda dolaşan özgürlüğümün kısıtlanmasını düşünemezdim... Fakat, yanımda olan senle yalnızlığım dağılmaya başlamıştı... çevreme ördüğüm duvar gittikçe yıkılıyordu... Korkmam gerekirdi ama keyif alıyordum... Yeni bir ben buluyordum karşımda... Bir beklenti istemediğini fark ettiğim anda şaşkına döndüm... Korkmuştun... Kaçmak istiyordun... Yaşantında gittikçe şekillenen ve gittikçe sevdiğin benden korkmuştun... Beni daha fazla sevmekten korkmuştun... Benim sevgimin sorumluluğunu taşımaktan korkmuştun... Beni taşıyamamaktan korkmuştun... Aramıza bir mesafe girdi, korkularımızın açığa çıkmasıyla... Artık görüşmez olmuştuk... Kavgalarımız çıkmaya başladı... Beraber yapamıyorduk ama ayrı iken hiç olmuyordu... Bir müddet ayrı kalmak istiyorduk... Canhıraş yürek bağırtıları ile teslim oluyorduk tekrar birbirimize... Sevgi yüreğimde, sensizliğe teslim olmuştum... Beklediğim seni, sana teslim etme zamanı idi... Yüreğimde ki acıya rağmen sana seslendim... “GİT”, dedim... susma hakkını kullandığını söyledin... ancak, alamıyordum sevgiyi... veremiyordum sevgimi... sevgimiz donmuş ve kalıp şeklinde bekler gibiydi... ve biz yenilmiştik... “GİT”, dedim... Kanayan yüreğimde ki yara daha da açıldı... “GİT “, dedim... gitmeni hiç istemedim... gitmeyi hiç istemedim... “GİT”, dedim... “ME” ‘yi ekleyemedim... “GİT............. ME”
___________________________________________________________________________ Sitemizde İllegal paylaşım yasaktır.. Üyeler onay gerektirmeden mesaj ve konu atabilmektedir. Yöneticilerimizin gözünden kaçan illegal paylaşımları tespit ederseniz lütfen buraya tıklayıp gerekli alanları dolurup bize bildiriniz gereken en kısa sürede yapılacaktır... ![]() "Bence Dünyanin Yedi Harikasi : 1) görmek 2) duymak 3) dokunmak 4) tatmak 5) hissetmek 6) gülmek 7) ve sevmek... Görmekten, duymaktan, dokunmaktan, tatmaktan, hissetmekten, gülmekten ve sevmekten mahrum olmayacaginiz bir yasam dilerim... |
| |
| KrALiÇe Kullanıcısına Teşekkür Edenler: | «•_mIzmIz_•» (07-27-2008) |
| | #2 (permalink) |
| Lanet Olsun Bu İçimdeki İnsan Sevgisine ![]() ![]() ![]() | İçimde gizliden gizliye sakladıklarım vardı ya hani.. Yüreğimde beslediğim,her şeyden koruduğum izler vardı ya hani.. işte ben tümünü sana vermeye geldim bu gece.. Sığabildiği kadarını bu geceye, arta kalanları gündüzlerine... İnsanın rahatlıkla sığınabileceği kadar parlaktı bakışların..Alev alev yakıyordu gözlerin..Seni,gözlerine yandığım o gece sevdim işte.. Hiç korkmadan ve hiç kaçmadan dikilip karşına..Sana sarıldım.. Ve bütün benliğimide savurdum bir dokunuşla havaya.. . . Aşk... Ne kadar "yok"sa herşey, o kadar olacaktı "aşk".. Anlamadın.. Anlatamadım.. . . O sabah kara bir defter sayfası buldum yatağının kenarında..Boş yer kalmayacak şekilde karalanmış bir sayfa..Ve işte o an anladım..Senin yaşaman için boyamaya, karalamaya ihtiyacın vardı bir şeyleri..Ve bunun için de her seferinde yeni bir sayfaya.. Başlama ve bitiş noktalarından ibaretti hayatın... Ve aralarda birkaç dağınık sayfa.. O sabah hiç pişman olmadan, ama çok acı çekerek.. Bütün kadınlara maletmeden, ama seni lanetleyerek .. Hayatımdan seni, senin oyununla çıkardım işte.. "Ben değiştim.." dediğin gün elinde yine karakalemle bekliyordun.Sevinçle sarılmıştın boynuma..Sanki gerçekmiş kadar büyük bir hevesle..Değiştiğini sandın...Sandın..Ama yine yanıldın.. Sadece bu seferki sayfa o zamana kadar gördüklerinden daha büyüktü.. Sayfalar yanılttı seni, ben de..Çünkü artık bir silgi vardı elimde.. Yok ediyorum senin bıraktığın derin izleri.. Ve artık karalayamayacaksın eskisi gibi.. Korkma.. Meraklanma.. Şaşırma sakın.. Gidiyorum işte.. . . Ansızın uykulardan uyanmaların.. Gözlerini perdeleyen endişelerin.. Değişmeni AŞK sanıvermen.. Umutların ve insanları umutlandırmaların.. Bana dönmen ve beni sevme alışkanlığın.. Kapama gözlerini,bak.. Bitiyor işte hepsi.. Bir adım sonrası ayrılık.. Bir adım sonrası benden sonrası.. "Ben" de senden sonrası kalmadı.. Bu senin "Son"ran.. Bu senin "Son" olman.. Çünkü, gördün işte..Benim elimde silgi.. Seninse boş sayfaların yırtık..Ve kalemin bitmekte..
___________________________________________________________________________ Sitemizde İllegal paylaşım yasaktır.. Üyeler onay gerektirmeden mesaj ve konu atabilmektedir. Yöneticilerimizin gözünden kaçan illegal paylaşımları tespit ederseniz lütfen buraya tıklayıp gerekli alanları dolurup bize bildiriniz gereken en kısa sürede yapılacaktır... ![]() "Bence Dünyanin Yedi Harikasi : 1) görmek 2) duymak 3) dokunmak 4) tatmak 5) hissetmek 6) gülmek 7) ve sevmek... Görmekten, duymaktan, dokunmaktan, tatmaktan, hissetmekten, gülmekten ve sevmekten mahrum olmayacaginiz bir yasam dilerim... |
| |
| KrALiÇe Kullanıcısına Teşekkür Edenler: | «•_mIzmIz_•» (07-27-2008) |
| | #3 (permalink) |
| Lanet Olsun Bu İçimdeki İnsan Sevgisine ![]() ![]() ![]() | ![]() Bu, sana son kez bakışım belki. Gözlerimle son kez okşayışım saçlarını, göz yaşlarını son kez silişim. Bu camın arkasından da olsa, son kez hissedişim ellerini.. Evet, gerçekten hissettim. O an, ellerim otobüsün penceresini yırtmaya çalışırken güçsüzce, sen de ellerini koydun ya hani cama O an hissettim, ellerindeki göz yaşlarının ıslaklığını kendi ellerimde. Hani bir gece, beraber yağmurun yağışını seyretmiştik. Dışarıda buz gibi hava vardı, her bir yağmur damlası tokatlıyordu camı, rüzgar bir o yana bir bu yana çarpıyordu önüne gelen her şeyi acımasızca. Ama ben, pencerenin önünde, seninle güvendeydim. Ama şimdi bak, pencerenin arkasındayım artık. O korkunç fırtına burada. O acımasız rüzgar, çok uzaklardaki acıları getirip yüreğime fırlatıp gidiyor. İçime düşen her bir damla ok gibi saplanıyor bulduğu yere ve her saplanışta bir göz yaşı uzayıp kopuyor gözlerimden. Camın arkasında yalnızım, ve sen diğer taraftasın, ve ben güvende değilim. Birbirine kenetlenmiş bakışlarımız. Bana söylediğin son söz Seni hep bekleyeceğim bıldırcınım Ama gözlerinde, yıllar geçse de bekleyeceğin birine değil de, son kez görüyor olduğun birine ait bakışlar var. En ufak bir umut, en zayıf bir ışık yok geleceğimize dair. Olsun bitanem En azından tesellim şu ki; biten bir güzelliğin süzülerek akıp gitmesine değil içimdeki bu korkunç acı. Senden ayrı düşerken, çaresizliğimize lanet ediyorum, beraber geçirdiğimiz günlere değil. Bak bitanem Yağmur başladı. Belki senin küçük nazlı bıldırcının camın dışındaki yağmurda ıslanmıyor ama, diğer taraftaki fırtınada paramparça oluyor. Sakın el sallama bana. Gözümde kalan son görüntü; yağmurun altında kalmış, diğer yarısı kopartılmış, kanayarak arkamdan el sallayan yarım bir gönül olmasın Eğer ihtiyacın olduğunda sana yardım edecekse, yüreğimi bırakıp gidiyorum sağ avucunun içine. Ne yaparsan yap; ister unut beni, ister başkasını sev Ama sakın o küçücük yüreği avuçlarının arasından bırakma bir yerlere. Çünkü biliyorum ki o minik yürek, bir benim göğsümde atar, bir de senin avuçlarının sıcaklığında Hoşçakal umudum.
___________________________________________________________________________ Sitemizde İllegal paylaşım yasaktır.. Üyeler onay gerektirmeden mesaj ve konu atabilmektedir. Yöneticilerimizin gözünden kaçan illegal paylaşımları tespit ederseniz lütfen buraya tıklayıp gerekli alanları dolurup bize bildiriniz gereken en kısa sürede yapılacaktır... ![]() "Bence Dünyanin Yedi Harikasi : 1) görmek 2) duymak 3) dokunmak 4) tatmak 5) hissetmek 6) gülmek 7) ve sevmek... Görmekten, duymaktan, dokunmaktan, tatmaktan, hissetmekten, gülmekten ve sevmekten mahrum olmayacaginiz bir yasam dilerim... |
| |
| KrALiÇe Mesajına 2 Kere Teşekkür Edildi: | SABIRLI (02-15-2007), «•_mIzmIz_•» (07-27-2008) |
| | #4 (permalink) |
| Lanet Olsun Bu İçimdeki İnsan Sevgisine ![]() ![]() ![]() | Daha ne kadar derin yaralara ev sahipliği yapacak kalbim bilemiyorum. Kokunu özleyeceğim en çok biliyorum..... Bir tek kokudur geçmeyen zamanla Her duyulduğunda biraz daha keskinleşen..... Hala burnumda seni düşündükçe içimi yakan kokun... Birde gözlerin, güneş açınca deniz rengini alan gözlerin, Sen bilmezsin bakmaya doyamazdım gözlerine, Şimdi gözlerime ağlamayı öğrettin Bu yaşlar utangaç boynumun kolyesi olsun... Bana sarıldığında vücudumu saran sıcaklığın yerini hiç birşey alamayacak biliyormusun? Sen giderken en çokta beni götürdün yanında, bu üzüyor, bu yıkıyor belkide en fazla bu acıtıyor canımı... Çaresiz olmak, geç kalmış olmak, elini uzatsan tutabilirsin beni, elimi uzatsam tutabilirim seni, ama o eli uzatamıyor olmak, sevdiğin için, sevildiğin için vazgeçmek çok ağır geliyor. Ben hiç sevdiklerimden vazgeçmedim ki, Hiç bir sevenim benden vazgeçmedi ki..... Hergeçen gün biraz daha çocuklaştığımı hissediyorum, biraz daha çaresiz, biraz daha mutsuz, biraz daha üzgün... Buda geçer diyenleri umursamıyorum bile, bildiğimi değil bilmediğimi söyleyenler lazım bana... Yada susanlar sadece dinleyenler, sevemedim ki hiç yorum yapanları. Hangi bahane avutur beni, Hangi günahın bedeli bu, Kandırmıyor ne gündüzüm, ne gecem Böyle yalnız kalınmaz..... Çok mu fazla bu sitem, Ağır değil mi bu ceza Söyle kim çok gördü seni bana Böyle intikam olmaz... Şimdi yanımdaki herkese seni anlatıyorum, nedenlerimi,neden seni sevdiğimi, bir başkasını değilde neden seni sevdiğimi... Bilmiyorum nedensiz sebepsiz birşey bu, sorgusu suali yok... Belkide açtığım zaman o kilidi sende uçup gidiceksin, belkide hiç hatırlamayacağım seni... ama anahtarım yok açamıyorum... Aşıklar ve sarhoşlar sır tutamaz Sırsızım Anlattım seni herkese Rahatlamadım.... Şimdi seni nasıl unuturum, senden nasıl vazgeçerim sorularının cevaplarını arıyorum, bulamıyorum, sen geliyorsun aklıma vazgeçiyorum. Gözlerin geliyor, ellerin geliyor, beni sevişin geliyor aklıma en basitinden, çıkarsız sevişin, sadece ben olduğum için, sadece seninle olduğum için, sadece sen olduğum için sevişin geliyor, vazgeçiyorum. Senden geçmeye çalıştıkça Seni geçiriyorum aklımdan İnadıma İsteyerek yapıyorum... Seni sevmek, belki yanlızca beynimde bilinmedik bir patlama olarak kalacak, korkmuyorum. Ben seni sensizde yaşarım..... Gün olur sana çoğalırım, seni üretirim aynı güzelliğinle, ve binlerce sen içimde, binlerce sevda...... Her biri özleminle dağlayan gözlerimi.Her biri bana gelen, karanlığın ışığı yırtması gibi uykularımda..... Gün olur, kahırlar bedenimi damla damla eritir, tükeniriz, içimdeki senle birlikte tükeniriz, kimseler bilmez.... BeN sEnİ sEnSiZdE YaŞaRıM...... Ağlamak zoruma gitmez, hesapsız sevmelerdir gerçek kimliği aşkların. Unutma; BeN sEnİ sEnSiZdE YaŞaRıM...... Gün olur teslim olurum belki korkularıma, görmezsin beni. Seni korkularımla yaşarım. Gecenin bir yarısı kan-ter içinde uyanırım düşlerimden, kimbilir kaçıncı yitirişimdir seni, hakedilmemiş yenilgilerimde. SeNi YaLnIzLıKlArImDa YaŞaRıM... S
___________________________________________________________________________ Sitemizde İllegal paylaşım yasaktır.. Üyeler onay gerektirmeden mesaj ve konu atabilmektedir. Yöneticilerimizin gözünden kaçan illegal paylaşımları tespit ederseniz lütfen buraya tıklayıp gerekli alanları dolurup bize bildiriniz gereken en kısa sürede yapılacaktır... ![]() "Bence Dünyanin Yedi Harikasi : 1) görmek 2) duymak 3) dokunmak 4) tatmak 5) hissetmek 6) gülmek 7) ve sevmek... Görmekten, duymaktan, dokunmaktan, tatmaktan, hissetmekten, gülmekten ve sevmekten mahrum olmayacaginiz bir yasam dilerim... |
| |
| KrALiÇe Mesajına 2 Kere Teşekkür Edildi: | TATLIDEV (02-15-2007), «•_mIzmIz_•» (07-27-2008) |
| | #5 (permalink) |
| Lanet Olsun Bu İçimdeki İnsan Sevgisine ![]() ![]() ![]() | bitanem'e Dokunamasamda sana... Kimsesiz sandığım bir mevsim gidiyordu gözlerimin önünden. Ellerimde sahipsiz her gecenin yorgunluğu. Taş duvarların üzerinden gölgeler büyüyor yalnızlığıma. Aklımı başımdan alan bir rüzgar gibi dokundun tenime. Yüreğime yüreğini koydun. Yüreğim oldun. Daha ilk günden ısınmıştım sana,sanki gökyüzüm sen,yağmurlarım sendin,düşmeden içimdeki yalnızlığın kumsallarına.Denizleri senin için renklendirdim ben,bulutları senin için yakaladım. Sanki en ufak bir rüzgarda savrulacak gibi değildim uykusuzluklarına. Sen gitmedin ki,gerçek ötesiydin bendeki her zamana. Tuttum ellerinden,saçlarının kokusunda büyülendim dudaklarına. Islatmalıydın beni yağmurlar gibi. Öpmeliydin içinden geldiğince. Ben o zaman sen olurdum karışmadan nefes alıp verdiğim bir şehrin monotonluğuna. Çalışma masamda yanan mumun alevinde şekillendi hayalin. Uzun uzun seyrettim. Dokunmak istedim ama beceremedim. Akşama koşan ayakların altında kızgın asfalt gibiydim günden arta kalan. Güneş haber vermezdi çekip giderken. Bir sessizliği kalırdı eve kapanan yüreklerin birde seni bana özleten hayalin. Kendi yüreğimi senin ellerine bırakırken. Zamanı hep peşime taktım.Bir başka yere gitmenin olanaksızlığını tartışıyorum kendimle. Gitmeyeceğimi biliyorum. Belki de ellerinin sıcaklığından olsa gerek. Ben her sahipsiz mevsimin kimsesiz gecesinde seninle bütünleşiyorum. Basit gelecek belki tüm anlatamadıklarım. Bir şeyi çok iyi biliyorum sen anlayacaksın günü gelecek. Bu saadet hiç ölmeyecek. Fotoğrafın karşımda duruyor. Öyle masum öyle güzel ki seni yaşamak bu kendini tanımayan cümlelerin ardında senin gözlerinde aşk gibi çoğalmak. Anlatmak çok zor. Ben anlatamıyorum yaşıyorum. Herşeye katlanmak dedikleri bu olsa gerek. Günün bütün tükenen saatlerinin peşisıra bir ekranın karşısında seni bana gülümsüyormuş gibi hissedebilmek. Öyle güzel ki saatlerce seninle hayatı paylaşabilmek. Oysa şimdi yalnızlığım yanımda,sensizliğin şarkısını dinliyorum. Seni sevmek yazılmış bana,dokunamasamda sana, SENİ ÇOK SEVİYORUM ![]()
___________________________________________________________________________ Sitemizde İllegal paylaşım yasaktır.. Üyeler onay gerektirmeden mesaj ve konu atabilmektedir. Yöneticilerimizin gözünden kaçan illegal paylaşımları tespit ederseniz lütfen buraya tıklayıp gerekli alanları dolurup bize bildiriniz gereken en kısa sürede yapılacaktır... ![]() "Bence Dünyanin Yedi Harikasi : 1) görmek 2) duymak 3) dokunmak 4) tatmak 5) hissetmek 6) gülmek 7) ve sevmek... Görmekten, duymaktan, dokunmaktan, tatmaktan, hissetmekten, gülmekten ve sevmekten mahrum olmayacaginiz bir yasam dilerim... |
| |
| KrALiÇe Mesajına 2 Kere Teşekkür Edildi: | TATLIDEV (02-15-2007), «•_mIzmIz_•» (07-27-2008) |
| | #6 (permalink) |
| Ustalaşıyor ![]() ![]() | Harikasın.... Süppperrrrrr.... |
| |
| TATLIDEV Kullanıcısına Teşekkür Edenler: | «•_mIzmIz_•» (07-27-2008) |
| | #8 (permalink) |
| Lanet Olsun Bu İçimdeki İnsan Sevgisine ![]() ![]() ![]() | Özlem... Su ne kadar önemlidir ki aktığı sürece…ışık ne kadar önemlidir ki yandığı sürece…insan ne kadar önemlidir ki yanındayken… … … En çok kaybettiği değerler için ağlarmış insan…kıymet bilmek, yanındayken yokluğunu hissetmek, avuçlarının sıcaklığında terlerken ellerin, bir kutup ayazında üşüdüğünü düşünmek veya beraberken oturup bir ayrılıp mektubu yazmak…hangi ilişkide hangisini düşündük ve ne kadar kıymet bildik sahip olduğumuz değerleri yitirmemek adına… Neleri göze almalı, nelerden caymalı, ne kadar cesaretli olmalı ve ne kadar hiçe saymalı gururu “özlem” duymamak adına… Sahiplenme duygusu ne kadar bitimsiz bir istekse insan ömründe,özlem duymakta o kadar kaçınılmaz değil mi hayatımızda… “ölümden değil yaşayamadıklarından kork”* Yarına keşken kaldıysa, kaderin sana çizdiği bölgede ve bir birliktelikte güzellikleri yaşamak adına tükettiğin zaman dilimlerinin, sende bıraktığı izler ruhunu doyuracak boyutta mı…yoksa yaşayamadıklarına karşı bir hayıflanma mı var kaderine…”özlemek veya özlenmek” bence bu paragrafın başına dönüp tekrar düşünmeliyiz “insan yaşayamadıklarını özler” Susamanın, acıkmanın ve özlemenin ne yazık ki tam bir kelime karşılığı yok… yalnızca kendi yüreğinde hissedersin bu duyguyu...neyi ne kadar yaşadıysan o kadar onu duyumsarsın ruhunda… “cismi de yok resmi de”** İnsana duyulan kısmı yürekte hissedilen en derin boyutu bence…özlenmeyen biri olmaksa anlarda bıraktığın izler adına ne büyük bir kayıp... Titrek bir mum alevinde, sigarandan soluklandığın her dumanda,duyumsadığın her iyot kokusunda hayal kurup birini özlemek, gelmeyeceğini bile-bile beklemek ve dilemek hem de …yaşananları yinelemek adına ne büyük bir sabırdır… Her insan hak ettiği yerdedir…düşünce gücün ne kadar olumluysa ve ne kadar hoşgörülüysen yaşama ve insana karşı,bir o kadar alırsın karşılığını “özlemek veya özlenmek” adına… İnsan her beraberlikte her gün yeni bir şey keşfetmek ve yarına keşke bırakmamak için zorluyorsa kaderini ve her şeyden önce adam gibi sevmesini ve paylaşmasını biliyorsa yüreği yettiğince, özlem onu yıkacak kadar güçlü olmaz hiçbir zaman...bir merdiveni adım-adım çıkıyorsan,ayağının takılma şansı azdır tökezlenme adına… “özlem…” Nasıl anlatılır ki! hangi harfi-hangi kelimeyle… , …hangi cümleyi-hangi paragrafla birleştirip anlatmalı… , … kimi zaman çöl gündüzleri kadar sıcak ve gergin, kimi zaman çöl geceleri kadar ıssız ve serin değil mi… …özlem… ocak beyazı-şubat ayazı… …özlem… mart çamuru-nisan yağmuru… …özlem… mayıs güneşi-haziran ateşi… …özlem… temmuz yangını-ağustos kızgını… …özlem… eylül hüznü-ekim sürgünü… …özlem… kasım soğuğu-aralık buzluğu… …özlem…özlem…özlem… bazen çok, bazen az ama hep var değil mi… “özlem…” Her aya, her haftaya, her güne,her ana yetecek bir özlem yaratabiliriz beynimizin kıvrımlarında…hayal gücünün sınırlarını zorlayacak kadar çok özleme sahip olabiliriz. Hadi gelin “sahip olduğumuz değerlere sahip olduğumuz anlarda özlem duyarak yaşamayı öğretelim yüreğimize”…olur mu… … …
___________________________________________________________________________ Sitemizde İllegal paylaşım yasaktır.. Üyeler onay gerektirmeden mesaj ve konu atabilmektedir. Yöneticilerimizin gözünden kaçan illegal paylaşımları tespit ederseniz lütfen buraya tıklayıp gerekli alanları dolurup bize bildiriniz gereken en kısa sürede yapılacaktır... ![]() "Bence Dünyanin Yedi Harikasi : 1) görmek 2) duymak 3) dokunmak 4) tatmak 5) hissetmek 6) gülmek 7) ve sevmek... Görmekten, duymaktan, dokunmaktan, tatmaktan, hissetmekten, gülmekten ve sevmekten mahrum olmayacaginiz bir yasam dilerim... |
| |
| KrALiÇe Kullanıcısına Teşekkür Edenler: | «•_mIzmIz_•» (07-27-2008) |
| | #9 (permalink) |
| Lanet Olsun Bu İçimdeki İnsan Sevgisine ![]() ![]() ![]() | Beklemek....." Bakmayın öyle sekiz harf, üç hece, tek kelime olduğuna... ne anlamlar barındırır içinde... ve ne zor bir kelimedir... hem söyleyen... hemde söyleten için... bekleyen bekler, bekleten bekler... Beklemek... beklersin elin telefonda... bir ses, bir nefes... şimdi dersin.. ha şimdi... beklersin... gelmez üzülür... gelir sevinirsin... birde ansızın gelenleri vardır, pat diye çalar telefonun.. dünyalar nasıl senin olur ki... gelen zaten dünyan değil midir?... Beklemek... gözün yollarda, kapılarda... belki dersin, şu yoldan karşıma çıkar.. bugünde burdan gideyim... beklersin çalan her kapı zilinde onu görmeyi... evini dahi bilmediği halde beklersin... açarsın kalırsın öylece... ve beklemek çokda hüzünlü bir şiirdir... Beklemek... tüm benliğinle, tüm hasretinle... geleceğini bildiğin için beklersin... hasretlerin hasrette... hasret çektiren hasret değil mi?... beklersiniz... birgün dersin.. gelecek... gitmeyecek... o an’ ın heyecanı ile beklersin... ve düşününce nasılda sevinç sarar her yanını.... hayali bile böyle iken... kendisi nasıl olur dersin... ve beklemek çokta güzeldir gelecek olan için... Beklemek, beklemektir... ve beklemek, bekleyen ile bekleten arasında bir bağdır aslında... Kimi zaman hüzün olur... kimi zaman sevinç ve heyecan... karar size kalmıştır... hangisini seçersen o anlamda beklersin... bana sormayın... yazan benim... siz hangi beklemek ile beklersiniz...
___________________________________________________________________________ Sitemizde İllegal paylaşım yasaktır.. Üyeler onay gerektirmeden mesaj ve konu atabilmektedir. Yöneticilerimizin gözünden kaçan illegal paylaşımları tespit ederseniz lütfen buraya tıklayıp gerekli alanları dolurup bize bildiriniz gereken en kısa sürede yapılacaktır... ![]() "Bence Dünyanin Yedi Harikasi : 1) görmek 2) duymak 3) dokunmak 4) tatmak 5) hissetmek 6) gülmek 7) ve sevmek... Görmekten, duymaktan, dokunmaktan, tatmaktan, hissetmekten, gülmekten ve sevmekten mahrum olmayacaginiz bir yasam dilerim... |
| |
| KrALiÇe Kullanıcısına Teşekkür Edenler: | «•_mIzmIz_•» (07-27-2008) |
| | #10 (permalink) |
| Lanet Olsun Bu İçimdeki İnsan Sevgisine ![]() ![]() ![]() | Yine sessiz bir kış seheri, odamın perdeleri açık, kar usul usul yağıyor şehrime. Dört tane duvar , yaylı yatağım , yatağımın baş ucunda duran ahşap sehpa ve üzerindeki içi boş vazo; geçen sene vardı içinde bir şeyler ama zamana, birazda susuzluğa yenik düştüler. Kocaman dev blokları olan dillere destan bir konağın arkasına saklanmış küçük ,ahşap bir evdeyim işte. Kimim kimsem yok, annemi hiç görmedim , babam; bir yaz akşamıydı iyi hatırlıyorum , sofada oturmuş gümüş kabzalı tabancasını temizliyordu, ben yan odada elimi kafese daldırmış babamın kanaryasını tutmaya uğraşıyordum . Babam sinirli adamdı kızdığı zaman eline ne geçerse fırlatır, yeri göğü inletirdi, bana hiç kızmamıştı belki o silah patlamasaydı bir gün bana da sinirlenecek belki bir tokat patlatacaktı yanağıma . Silah sesini duydum öyle bir irkildim ki masadaki kafes yere yığılı verdi , bir an kuşun delicesine çırpınışını gördüm, içim korkuyla dolmuştu hemen sofaya koştum babam yerde öylesine yatıyordu ki korkudan yaklaşamadım bile . küçük kanaryamda ölmüştü babam da, artık hiç kimsem yoktu. İlk başlarda böyle olmadığını sanıyordum baba tarafımdan akrabalarım vardı, iki üç yıl sonra kendimi sokaklarda buldum . Ne babam vardı ne de bir yakınım. Yirmilerimde bir kız sevdim! İşte şimdi bu küçük kasabadayım yalnızlığımda pek bir değişiklik yok ama biraz yaşlandık galiba gelecek ay elliyi devireceğim. Neyse ağır ağır çıkmak gerek rahat musalla taşından, eh şimdilik rahat tabi arkamıza cemaat gelirde Allahuekber denilince sırtımız ya rahatta olur yada azapta. Adamın çıkası da gelmiyor sıcacık yorganın altından, şimdi sen tut buz gibi havada kalk işe git olacak iş mi yahu! “Tak tak “ , ha! sen kimsin be seher bülbülü sabahın köründe? “geldim geldim” ses soluk yok gitti mi acaba? Ceketim nerede yahu bulamıyorum, hay aksi , yerlerde buz kesmiş .Eee neredesin seher bülbülü? Öyle geçerken ihtiyarı yatağından kaldırayım diye mi uğradın? Yoksa yuvanı mı şaşırdın? Buda nesi be eski toprak! Aman, aman şaka maka iyice yaşlandın eski toprak baksana yerden bir kağıdı bile alamıyorsun, tamamdır işte sabahları hep böyle olur cıvatalar soğuktan sıkılaşıyor eğilemiyorsun ,eğilirsen doğrulamıyorsun. “Sen benim kadar sevebilir misin? “ hah ha haaaa ne bu eski toprak? Bizim bilmediğimiz bir gizli hayranın mı var? Baksana sabahın altısında kapıya bırakılan pembe bir mektup hem isimsiz, hem aşklı meşkli. Neyse bu arada iliklerim dondu gir içeri ne demeye kapının önünde alık alık bekliyorsun sanki bırakan geri dönecekmiş gibi,! Şöyle sıcak bir çay iyi gider yediğimiz bu soğuğun üstüne, bu arada da şu alacalı bulacalı mektubu rahat rahat okuruz. Ohhh içim ısındı ciğerlerimiz cana geldi be eski toprak. Ne diyor bizim seher bülbülü bir bakalım. Hah tamam! Bohça sarar gibi sarmış mübarek kat kat, adam mektubu açarken yoruluyor inşallah içindekiler bizi bu kadar yormaz. “ Bu mektubu sana hem çok uzaklardan hem de çok yakınından yazıyorum sevdiğim! Hep birini sevmek istemiştim, yitikte olsa yalanda olsa , yanımda olmasa da sevmeyi delicesine ve sen çıktın karşıma.. Ben Leyla isem benim sevdiğim Mecnun olsun isterim , yan yana olmasak da , beden toprağa kavuşsa da ruhlarımız hiç ayrılmasın isterim. Sen böyle sevebilir misin? Ben severim diyorum kendi kendime en az ölüm kadar gerçek. Keşke şimdi yanımda olsaydın, ama yoksun! Olsun diyorum, ben seni öylesine sevmedim ki! Ben seni sıcak tenin içinde sevmedim , ben seni ruhunla sevdim. Ben seni! Ben seni zifiri bir karanlıkta sevdim . Sevdim mi acaba? Gerçek sevgi bu mu? İçimi cayır cayır yakan bu ateşin adı aşk mı? Yoksa ,yoksa her şeyin yapmacık olduğu şu küçücük dünyada daha da küçülen insanların adını aşk koydukları bir heyecan mı sadece? Eğer bu gerçek aşk değilse gerçeğini hayal bile etmek istemem. Şu an hissettiklerim bile beni ağır ağır boşluğa çekiyor bundan fazlasını ne hislerim ne yüreğim ne de ruhum kaldırır. Sadece bir tek cevap ver. Ben senin kalbinde hiç olmasam da artık sana sarılamasam da unutma ki bu ateş hiç sönmeyecek değil mi? Ta ki ruhum ölene dek. Sevda’nın adını anan tek bir yürek kalmasa da , tüm kalplere mühür vurulsa da , seven gönülleri kor ateşle dağlasalar da, benim kalbim seni anar , benim sevdam tüm mühürleri söker , ben de dağlanacak tam bin yürek var her biri Arş kadar. Tekrar soruyorum “Sen beni böyle sevebilir misin?” Dur ! sakın söyleme, ben duyamıyor olsam da , kim bilir belki karanlık kıskanır, belki yalnızlık çekemez sevdamızı. Belki de ışıklar küser gözlerime . Bir sel olur çağlar yüreğim aşkın yıkımında . Ne olur sarmaşıklar girmesin aramıza ; zehirli sarmaşıklar. Tut elimden ne olursun beni sensiz sadece sensiz bırakma. Bir gün olurda duyarsan çekildiğini bedenimin toprağa “gülmeyen bir yüzü vardı yazsınlar mezar taşıma”. Sonra gelip güldür beni bir tanem. Ay ışığında gel mezarıma , bir demet papatya bırak mezarımın başucuna, ellerini üstüme yığılı toprağa sok ve hisset hayattayken sana anlatamadıklarımı. Dedimya ben zifiri karanlıkta sevdim; kuşkusuz, amaçsız, ölesiye sevdim, tabi adı sevdaysa bu çilenin. Adına her ne diyorlarsa acı, ızdırap , keder tarifi her neyse bu duygunun ben kabulüm sen yanımdaysan. Şu içimden geçenlerin sadece birini tutup çıkarabilsem seni sana onunla anlatabilsem ne yazmaya kalem ne de satırlarıma kağıtlar yeterdi. Çünkü sen benim içimdesin ruhumun deli sarmaşığı! Seni seviyorum, seni seviyorum Öylesine değil , ölümüne, bir bulmacanın karelerinde yok olmacasına! Hatırlar mısın? hep seher bülbülüm derdin bana ben sana seni öldükten sonrada seveceğim derdim de sen hep gülerdin, hiç inanmazdın bana belki ben öyle hissederdim, sanki fersahlar vardı aramızda ben senin başucundayken. Hep boşluğa dalardı gözlerin sanki bir benim yanımdaydın bir boşluğun içindeki düşlerde. Bak işte aradan nice yıllar geçti ben toprak oldum sen Eski Toprak! Hani papatyalarımız vardı cam vazoda sakladığımız arada bir alıp seviyor sevmiyor oynadığımız papatyalar. Şimdi boş görüyorum vazoyu aşkımız soldu mu yoksa sevdiğim? Ben seni böyle sevdim, beşikten mezara kadar değil , ruhum yok olana kadar. Sen beni böyle sevebilir misin? Sensiz geçen her gün ufkuma göz yaşı yağıyor , ben zaten gözyaşı olmuşum! Hatıralarının sıcaklığı tüm ruhumu ısıtıyor aradan geçen onca yıla rağmen. Hatırlar mısın sevdiğim? Hani gözlerinde kendimi görmeye çalışırdım da sen hep ağlardın da puslu bir hayal olurdum gözlerinin içinde , ellerini tutarken, sana sarılırken yutkunurdun hep öyle ağlamaklı. Bugün ruhlar semada ölümle dans ediyorlar yırtık kefenlerinde. Bugün yıldızlar bizim için parlıyor farkında mısın? Senden ayrılmadan; yani seni terk etmeden önce saçlarından bir tutam aldım, şimdi avuçlarımın içindeler. Hani ben ölmüştüm de sen bana sarılıp ağlamıştın da ben kıpırdayamamıştım , usul usul gel kollarıma sevdiğim kainatı kıskandırmadan gel ben seni işte böyle sevdim!” “ Vakit geldi Eski Toprak!”
___________________________________________________________________________ Sitemizde İllegal paylaşım yasaktır.. Üyeler onay gerektirmeden mesaj ve konu atabilmektedir. Yöneticilerimizin gözünden kaçan illegal paylaşımları tespit ederseniz lütfen buraya tıklayıp gerekli alanları dolurup bize bildiriniz gereken en kısa sürede yapılacaktır... ![]() "Bence Dünyanin Yedi Harikasi : 1) görmek 2) duymak 3) dokunmak 4) tatmak 5) hissetmek 6) gülmek |