|
|
#21 (permalink) |
|
Prenses
![]() ![]() ![]() |
Bazen Uzun Cümlelerin Noktasıdır AŞK
Bazen uzun cümlelerin noktasıdır aşk Bazende sebepsiz akan yaşlarin şahidi Kimi zaman zarafetidir güzelliğin Kimi zamanda kalbin akla ihaneti Güzellikler arasında sarhoş olursun Sokaklarda el ele dolaşirsin Gece olur hayaliyle ısınırsın Sabah yine sesiyle uyanmak istersin Mevsimsiz bir yağmuru andırırsa eğer Bu ne yaşamaya nede üzülmeye deger Zaten fazla da sürmez bu yağmur Çok geçmeden ayrılık rüzgarları eser Ve hep olduğu gibi Ayrılık çıkar karşına Bu acıyla kavrulurken bedenin Değmez hiç bir şey yaşamaya Ve koyu bir karanlığa bürünür her yer Yüzün ne mutlu olur nede bir daha güler Hep bir çıkmaza sürüklenirken yollar Avcundan akıp gider yıllar Dört duvar arasında hapis olursun İnsanların yüzünde nefreti okursun Gün gelir geçmişin karanliginda Elinde olmadan sende kaybolursun Ve uzun zaman sonra hatırlarsın geçmişi Gözünde canlanır yaşanılanların her biri Hayatın geçerken tıpkı bir film gibi Kapını çalmaya uzanır Azrail diye biri.. BAZEN UZUN CÜMLELERİN NOKTASIDIR ASK....
___________________________________________________________________________
![]() Bazen susmak gerekiyormuş Bazen bomboş bakmak gerekiyormuş Hayatın yalanlarına.. Anlamaya çalışmak saçmalık..! Anlamadan yaşamak gerekiyormuş.. Ama bazen! Unutmak gerekiyormuş unutulma pahasına. Zaman değilmiş gideni getiren.. Aslında zamanmış var olanı götüren..! |
|
|
|
|
#22 (permalink) |
|
Prenses
![]() ![]() ![]() |
Ben Artık Gidiyorummm
Sana sımsıkı sarılmak istiyordum. Ah bir görsem, bitirsem içimdeki özlemini bu kadar zor gelmeyecekti senden, sevginden vazgeçmek. Nasıl olsa alışkınım ya seni görmemeye, galiba böyle de başarabilirim.. Neler yazmak istiyorum sana bir bilsen, tek yapabildigim yazmak oldugundan yine yazıyorum işte! Seni daha önce de yazmıştım ama bu kez bir daha yazmamak üzere, seni beynimde, içimde bitirerek yaziyorum, yada bitirmek isteyerek. Ne kadar sürer bilmiyorum ama ben senden, sevginden vazgeçmek istiyorum. Dünyaları etrafında döndürmek isteyen bir kalbi bilerek isteyemezdim. Kendimden ve senden habersiz "bir tanemmm" olmuştun sen. Öyle ya; Sen bir taneydin; Eşin benzerin yoktu yeryüzünde, Yoktu Sen Kadar Güzel Güleni! Ne kadar gerçeksen o kadar yalandın. Ve ben her seferinde en baştan başladım. Yeniden bir sondayım ama bu kez yeniden başlayacak gücüm yok. Ben senden vazgeçmek istiyorum! Herkes gibi biri olmanı yada hiç kimse olmanı istiyorum. Sesini duymak için telefonlara sarılmaktan vazgeçmek, ismini duydugumda içimin titreyip,gözlerimin dolmasından kurtulmak istiyorum. Senin benim için herhangi biri olman ne kadar zor bir bilsen... Zaten kolay olan ne vardı ki benim için; Sanki seni öldürmemle sevmem arasında hiçbir fark yoktu. Ve ben hep sevgim yüzünden cezalıydım. Hiç sonu olmayan bir yolda seninle yürümek,yeni çıkan filmleri birlikte izlemek, saatlerce sana sarılı kalmak, sadece ama sadece bir kez olsun sana sarılıp uyumak, bir sabah gözlerimi açtıgımda yanımda seni bulmak isterken, sen sevgimle utanmamı sagladıgın için galiba gerçekten "bir taneydin"! Işte bu yüzden imkansızlıgına hep inandım! Ben yalnız kalıp seni düşünmeyi deli gibi sever oldugumda, sen benim her şeyim oldugunda ben senin için hiç yoktum... Bu yüzden yalnızlıklarım, aglamalarım, özlemlerim canını hiç acıtmadı.Benim tarafımdan sevilmek belki de hayatında önemseyecegin en son şeydi... Keşke kendi dünyamda bir zamanlar seni sevdigimden hiç bahsetmeseydim. Sen beni hiç sevmedin! Ben Seni Seviyorum dedigimde Seni Seviyordum! Ben Seni Özlüyorum dedigimde Seni Özlüyordum. Ben Senin Için Ölürüm Dedigimde ben senin özleminden zaten ölüyordum. Ve Ben Simdi Senin Hayatından Gidiyorum! Ben Kaybettim. Sen Kazandın! Artık sesimi duymayacaksın. Sana sımsıkı sarılmak istiyordum, kokunu içime yıllarca bana yetecek kadar çekerek, sana sımsıkı sarılmak istiyordum. Gelmedin! Gelsen yapabilir miydim bilmiyorum. Ben artık gidiyorum...
___________________________________________________________________________
![]() Bazen susmak gerekiyormuş Bazen bomboş bakmak gerekiyormuş Hayatın yalanlarına.. Anlamaya çalışmak saçmalık..! Anlamadan yaşamak gerekiyormuş.. Ama bazen! Unutmak gerekiyormuş unutulma pahasına. Zaman değilmiş gideni getiren.. Aslında zamanmış var olanı götüren..! |
|
|
|
|
#23 (permalink) |
|
Prenses
![]() ![]() ![]() |
YANLIZLIGIMIZ:
Ne sen ne de ben varız bu işin içinde Bir tek yalnızlığımız. Nedensiz ve sonrasız bir telaşın ardından Duruldu yarınlarımız. Şimdi bir huzur tümseğinde Eriyip gidiyor mu yalnızlığımız. Kime çıkıyor şimdi sokakların bilmem. Ve benimkiler çıkmıyor hiçbir yere Asılı kalıyor hüzünlerim yüreğimde bir yere Ne sen eski yerindesin şimdi Ne de ben koyduğun yükseklerde... ![]()
___________________________________________________________________________
![]() Bazen susmak gerekiyormuş Bazen bomboş bakmak gerekiyormuş Hayatın yalanlarına.. Anlamaya çalışmak saçmalık..! Anlamadan yaşamak gerekiyormuş.. Ama bazen! Unutmak gerekiyormuş unutulma pahasına. Zaman değilmiş gideni getiren.. Aslında zamanmış var olanı götüren..! |
|
|
|
|
#24 (permalink) |
|
Prenses
![]() ![]() ![]() |
HANİ....
Hani gitmek ister ya insan çok uzaklara ama gidemez onu bağlayan bir şey vardır o şehire hani ayrılınca takmıyorumm der ya yalandır o takmıyorum çünkü hala gözleeri onun gözlerini arar elleri onun ellerini tutmak ister hani ne yaparsa yapsın başkasımı yok der ya oda yalandır çünkü ondan başkasıyla yapamaz hanii sevmiyorum artık der ya bu daha da yalandır o sevmiyorum onu görünce seviyorum olur hani unuttum der ya işte en büyük yalan odur onu görünce başkasıyla içi gider orda ben olmalıydım der unuttum sanır ama unutmak o kadar kolay değildirr
___________________________________________________________________________
![]() Bazen susmak gerekiyormuş Bazen bomboş bakmak gerekiyormuş Hayatın yalanlarına.. Anlamaya çalışmak saçmalık..! Anlamadan yaşamak gerekiyormuş.. Ama bazen! Unutmak gerekiyormuş unutulma pahasına. Zaman değilmiş gideni getiren.. Aslında zamanmış var olanı götüren..! |
|
|
|
|
#25 (permalink) |
|
Prenses
![]() ![]() ![]() |
!SON SEN!
Bir haykırma var içimin derinliklerinde hıçkırıklara bürünüyor yalnızlığım kopuyor içimdeki bütün fırtınalar hangi kadehe dokunsam senin ardın geliyor yalnızlıkla bu yürek sadece ağlamayı öğrendi onca zamandan sonra şimdi hayatın dönüm noktasındayım ya senliği seçeceğim ya da arkama bakmadan çekip gideceğim işte bak çekip gidiyorum senin bana öğrettiğin gibi arkama bakmadan göz yaşlarımı döke, döke gidiyorum senden sonra düşlere sarıldım hatta bazen gerçek sandım ama her güzel şey gibi senin gibi onlarda gitti kaldım yine sensizlikle bak şimdi söylüyorum korkmadan utanmadan şüphe bile duymadan Anlatıyorum seni sevdiğimi gördüğüm herkese bir roman gibi okuyup anlatıyorum noktasından virgülüne kadar her şeyini her şeyimizi hatırlıyor musun bana son sözcüğünü söylerken sen şüphe duymamıştın hiç acımadan söylemiştin elveda sözcüğünü şimdi sıra bende olduğu için söylemem gereken son sözcük ELVEDA düşlerimin başrol oyuncusu ELVEDA…
___________________________________________________________________________
![]() Bazen susmak gerekiyormuş Bazen bomboş bakmak gerekiyormuş Hayatın yalanlarına.. Anlamaya çalışmak saçmalık..! Anlamadan yaşamak gerekiyormuş.. Ama bazen! Unutmak gerekiyormuş unutulma pahasına. Zaman değilmiş gideni getiren.. Aslında zamanmış var olanı götüren..! |
|
|
|
|
#26 (permalink) |
|
Prenses
![]() ![]() ![]() |
GİDEN VE KALAN SEVGİLİNİN DİLİNDEN AŞK
Aşk neydi? İnsana neler verirdi ve neler alıp götürürdü? Bu bitmez ve dinmeyen sancılı soruların cevapları nelerdi, kim cevaplayacaktı… O halde bu soruların cevaplarını giden ve kalan sevgiliden dinleyelim bir de bakalım neler diyecekler bizlere…. GİDEN SEVGİLİ: Aşkı ben mi tanımlayacağım şimdi ve bu bitmez soruların cevaplarını… Aşk bana göre bir tutku, bir macera ve hayal ürünüydü sadece o kadar… Biri çıkmıştı karşıma yalnızlığın en ağır idamlarında… Sevmeli miydim ve sevgili olmalı mıydım bir türlü karar veremiyordum… Ama onun o manalı gözleri ve içten gülümsemesi içimi ısıtıyordu… Belki de tutunacak dalımı da bulmuştum, yalnızlığın en ağır idamından beni kurtaracak… Sevgilim olur musun demiştim umarsızca ve kaygısızca… Kabul etmişti o da, aslında edeceğini en baştan biliyordum çünkü gözler hiçbir zaman yalan söylemezdi insana… Beni benden daha çok seviyordu ve beni mutlu edecekti bundan adım gibi emindim… Her şey mükemmeldi ilk başlarda, sevdiğini söylüyordu ve açıkçası bu da egomu tatmin ediyordu… Ben seviyor muydum aslında bu da tartışılırdı… Bende ki sadece hoşlantıydı ve öyle de kalacaktı bana göre… Sevmiyordum aslında onu çünkü kolaydı ve her istediğimi koşulsuz yerine getiriyordu, bana göre zor olmalıydı çünkü aşk zoru severdi… Kavgalarımız bile hep tek taraflıydı, hatalı olsam bile sevgisi her şeyi alttan almasına sebep olduruyordu açıkçası bu da beni korkutuyordu… Bir gün el ele dolaşırken sahil kenarında, gözlerimin içine bakarak “ beni yüreğinin neresine koydun acaba” diye sorduğunda yıkılmıştım o dakika… Ellerini bıraktım ve anlamasız bir soru sorma diye geçiştirdim sadece, şakındı ve imalı bakıyordu, ben ise gözlerimi ona bile çeviremiyordum sevmediğimi anlar korkusuyla… yine bir gün sahilde bankta otururken ona söz vermesini istedim, bu söz “bir gün sana haber vermeden sessiz ve sakince gidersem ağlamayacağına söz” ver dememdi… O da bana “ bir gün gitmek istersen o zaman bana kendin söyle ki gözyaşlarım akmasın ardından” dedi…O gün sabaha kadar düşündüm ve ilişkiyi bitirmeye karar verdim…. Peki ayrılma sebebim ne olabilirdi ki, her şey mükemmeldi ve beni deli gibi seven biriydi.. Kafam allak, bullak olmuştu düşünemez hale geldiğim bir anda, bitirmeye karar verdim sessizce giderek hayatından… Bir sürü mesajla karşılık verdi, neden niçin sorularla… Telefonumu kökten kapattım soruları cevaplamamak adına onun hiç biri suçu yoktu hatta ayrılma sebebimde, şimdi ne yazacaktım ki ona… Aradan aylar geçti ve ben hala nedenini anlamadığım bir durum içersinde onu düşünüyordum ve gülen gözlerini özlüyordum… Aramalıydım tekrardan, ya dönmezse geri bana bu türlü sebepsiz ayrılmadan sonra… Her şeyi şimdi anlıyorum, bende onu sevmiştim ama geç anlaşılmış bir sevgiydi bendeki sadece o kadar. Aşk neleri mi getirdi bana; Beni seven ve gülen gözleriyle bana sevmenin ne demek olduğunu öğreten birini getirdi… Yalnızlığın en ağır idamından kurtardı, geç kalmış olsam da her ne kadar anlamada, sevmenin koşulsuz olduğunu öğretti… Aşk neleri mi aldı benden; Aşk bana verdiklerini geri aldı nankörlüğüm yüzünden… Şimdiler de ben sevgilimin gözyaşlarıyla kalmışlığını değil de, gülen gözleriyle hatırlıyorum… KALAN SEVGİLİ: Aşkı tanımlama sırası bana mı geldi şimdilerde… Aşk bana göre tutku, yanık sevda türküsü, özlem, hasret ve hayal dünaysının en güzel büyüsü… Biri çıkmıştı karşıma sevgiden umudu kestiğim anda… Gözlerine baktığım an işte bu dedim bu seni hayata dönderecek olan insan… Sevmiştim koşulsuz, kuralsız ve çıkarsızca… Her şey mükemmeldi ilk zamanlarda… Heyecanlanmayı, tutkuyu ve sevmenin yüceliğini yeniden anlamıştım o sıralarda… Mutluydum, Seviyordum Ve bana göre seviliyordum… Bu üç şey de açıkçası ayaklarımı yerden kesmiyor değildi… Her günümü hemen hemen ayırıyordum ve bundan da hiç mi hiç gocunmuyordum… Bir gün sahilde el ele yürürken gözlerinin içine bakarak beni yüreğinin neresine koyduğunu sorduğumda eli bıraktı anlamsızca ve lafı değiştirdi “ bana böyle anlamsız sorular sorma” diyerek… Aslında o gün anlamıştım benim onu sevdiğim kadar beni sevmediğini… Ama bunu ne ona, ne de kendime itiraf ediyordum, açıkçası korkuyordum bitmesinden ve sırf bu yüzden de içime atarak susuyordum denize bakışlarımla itirafımı ederek… Yine bir gün sahil kenarında bankta otururken bana bir söz vermemi istedi… Bu söz ise; “bir gün sana haber vermeden sessiz ve sakince gidersem ağlamayacağına söz” ver dedi… Ben de ona “ bir gün gitmek istersen o zaman bana kendin söyle ki gözyaşlarım akmasın ardından” dedim… O gün son buluşmamızdı ve o yine yapacağını yapmıştı… Bir anda hayatıma sessizce girdiği gibi, sessizce gitti habersizce… Aradım günlerce, mesajlar gönderdim “neden, niçin” diye… Mesajlarım gitmişti ona gitmesine ama cevapları bana gelmemişti hala… Çünkü telefonunu kökten kapatmıştı, ulaşmayayım diye ona… Ağlıyordum… Seviyordum… Ve hala içimde ki sevgiyi yok edemiyordum… Bana tekrar dönüp ”yeniden başlayalım mı “dese tek diyeceğim kelime,” git kendine başka bir oyuncak ara” demek olurdu herhalde… Aşk bana neler mi getirdi; Sevmenin ne demek olduğunu öğretti ve hayallerin gerçek olduğunu, gerçeklerin ise hayal olduğunu gösterdi…Elinden yuncağı alınmış gibi ağlamayı getirdi…. Aşk benden neleri mi götürdü; Gülen gözlerimi, karşımda ki insanlara güvenmeyi, kahkahalarımı ve en önemlisi bende ki beni götürdü…
___________________________________________________________________________
![]() Bazen susmak gerekiyormuş Bazen bomboş bakmak gerekiyormuş Hayatın yalanlarına.. Anlamaya çalışmak saçmalık..! Anlamadan yaşamak gerekiyormuş.. Ama bazen! Unutmak gerekiyormuş unutulma pahasına. Zaman değilmiş gideni getiren.. Aslında zamanmış var olanı götüren..! |
|
|
|
|
#27 (permalink) |
|
Prenses
![]() ![]() ![]() |
![]() OLMAZLIĞINLA BENDE Kİ SEN.... Ben sana ömrümü adamaya hazırım Ne olursa olsun seni bir ömür sevmeye hazırım Hayatta en çok önem verdiğim bi sensin Ve hayatta ilk ve son tek gerçek aşkım sensin Ben seni üzmeye bile kıyamam… Hee! Tamam kabul ediyorum Arada sırada bazı yanlışlıklarım oluyo Ama seni üzmek istediğimden değil Sadece seni kıskandığımdan… Bazen yanlış sözlerimde oluyo Seni kırmaya yeticek kadar yanlış sözlerim… Ama aslında seni kırmak istemediğimi sende biliyosun O yanlış sözleri sana söylemek istemediğimi sende biliyosun Ama…. Beni sevmediğini biliyorum Ben zaten buna rağmen seni çok seviyorum Bazen diyorum “oğlum volkan bu kız seni bigün ama bigün sevicek” sen beni o zaman gör… bazende “oğlum volkan unut bu kız seni hiç sevmiyo ve sevmicek” işte o zaman beni görmeni tavsiye etmem… ama ben unutamıyorum ama ben vazgeçemiyorum ama ben seni ölürcesine seviyorum…. Kalbimi sana yer yaptım Aklımı senin özelliğine verdim Bedenimi senin yoluna serdim Ben seni bir seni sevdim ve seviyorum…. Aklımda sende kalbimde…. Canımda senin ömrümde…. Ben çok düşünürüm Ama en çok’ta seni… Ne yaptığını nasıl olduğunu ve İyi mi yoksa kötü mü olduğunu Çok düşünürüm… Her gece seni bende hayal ederim… Hayal kurmak o kadar güzel ki İstediğini istediğin gibi görebiliyosun Ve bende seni her gece yanımda hayal ediyorum Ve bende seni her gece beni sevdiğini hayal ediyorum…. Biliyorum adı üstünde zaten hayal.. Ama hayal gibi görmemek o kadar güzel ki Anlatamam sana… Bi de gerçekler var tabi ki… Hayalle olucak iş değil zaten… Ama belki…. Değil mi herşeyde bi “belki” kelimesi var Her şeyde bi son var… İşte onun gibi bişey Bende de bi sen var…. Sence kalbim seni unuturmu dersin… Ama bence seni unutmaz,unutamaz Çünkü kalbim sensin… Bir seni sen gibi bende yaşıyorum… Bir seni bende hayal de olsa buluyorum… Bir seni delicesine olmazlığına seviyorum… Sence ben doğru mu yapıyorum… Bence ben hiç yapmadığım kadar doğruyu yapıyorum… Ben seni yokluğunla yaşıyorum… Her şiir yazışımda kalbime hançer saplanıyo sanki Her seni düşündüğümde gözlerim yaşla doluyo sanki… Her seni bende yaşadığımda uzak olsanda bana,sana yakınım sanki… Müzikler sanki seni yaşatıyo bende Sanki yanımdaymışsın gibi Bi kaç bestem var içinde sen olduğun Ama bana özel…. Kimsenin bilmediği… Bunları yazarken hala aklım sende… Hala sen bende… İçimin en iç acısısın Yüreğimin tek savdasısın Sen benim canımsın Alın yazımsın… Öyle ve ya böyle Ben sağ oldukça Ve dünya döndükçe Hep seni sevicem…. Allah a yemin ediyorum Sana söz veriyorum Bir seni seviyorum Ve tek seni sevicem Taa ki ölünceye dek… Uzat ellerini bana doğru Bak gözlerimin içine Bendeki seni bi gör Olmazlığınla bende ki seni… İnan sende aşkı yaşıyorum Sana aptal aşığım… Seni kalbimde taşıyorum Sana kalpten yaralıyım… Ya senin yanında olmak istiyorum Sensiz seni değilde, Seninle seni yaşamak istiyorum Ele avuca,kağıda kaleme Yok yok bu koca dünya ya sığmaz aşkım Ben aklımla kalbimle sende kalmışım… Gözlerime bi kere ama bi kere baksan Bende ki yerini görüceksin… Bazen aşkımı sözlerle anlatmaya çalışıyorum Ama kelime haznem bu kadarını kaldırıyo… Ama her şey gözlerde bitiyo… Sen çok güzel bi kızsın ve akıllı Ben yakışıklı değilim ve senin kadar akıllıda değilim… Ama aşkım o kadar büyük ki bunları dert etmiyorum… Hani derler ya gurur.. İşte ben aşkım için gururumu hiçe saydım… Ben aşkım için gururumu çiğnedim… ben gerekirse aşkım için ölürüm… ve Şimdi… Aklımda sadece gözlerin Sadece sözlerin Sadece bakışların ve Sadece SEN varsın… Seni çok seviyorum… Ve bi o kadar daha çok seviyorum… Seni bir ömür boyu istiyorum… Sana aşığım…
___________________________________________________________________________
![]() Bazen susmak gerekiyormuş Bazen bomboş bakmak gerekiyormuş Hayatın yalanlarına.. Anlamaya çalışmak saçmalık..! Anlamadan yaşamak gerekiyormuş.. Ama bazen! Unutmak gerekiyormuş unutulma pahasına. Zaman değilmiş gideni getiren.. Aslında zamanmış var olanı götüren..! |
|
|
|
|
#28 (permalink) |
|
Prenses
![]() ![]() ![]() |
AŞKIM
Nedense yıldönümlerine denk geliyor hatırlamak, hatırlanmak Günler yetmiyor gibi… İçinde mutluluk yazan kelimeler aramak, Senede bir gün gibi… Ve uzakta olmak aşkım, Takvimlerin o günü gösterişinde Çiçeklere bakmak sana seçebilme telaşından uzakta Sunabilmenin tüm güzelliğini kelimelerin, Ayırdın da olabilmenin, Bir ilişik söz yazabilmenin Sarılabilmenin açıkçası, Eksik tebessüm günleri diyorum hep bu zamanlara Bir gün belki Bir gün Bir uyanıştan sonra bir sabah Diyebileceğimiz Bir öpüş kadar yakın kelimelerimiz olacak, Sarılmalardan öte Dokunmalardan daha yakın Gümbür gümbür seni seviyorum söylemlerimiz olacak elbette Henüz daha yaprakları yolunmadan takvimlerin Ve henüz daha bahtiyarlığını tüketmeden kavuşabilmenin İçinde mutluluk olan bir beklemek bu. San ki bir bulut üstündeyim San ki diyebilmekteyim fısıltılarla Kimse duymadan daha İlk benden sana, Sevgililer günün kutlu olsun aşkım..
___________________________________________________________________________
![]() Bazen susmak gerekiyormuş Bazen bomboş bakmak gerekiyormuş Hayatın yalanlarına.. Anlamaya çalışmak saçmalık..! Anlamadan yaşamak gerekiyormuş.. Ama bazen! Unutmak gerekiyormuş unutulma pahasına. Zaman değilmiş gideni getiren.. Aslında zamanmış var olanı götüren..! |
|
|
|
|
#30 (permalink) |
|
Prenses
![]() ![]() ![]() |
![]() sırası kalbine geldiğinde Alır kalemi susa susa yazarsın, Dert bu ya, söyletir.. Herhangi bir gecenin koynunda Suyla ihanete uğramış bir kadeh rakı varsa, Nefretle aşkı meze yapıp yuvarladın mı dibine, ''Gel keyfim gel'' diye bir şarkı Düşmez insanın diline.. ''Hiç bir yara hiç bir zaman tam olarak iyileşmez'' Derken haybeye konuşmamış Yılmaz Abi.. Sen kalbimden geçtin, Sırtımı parçalayıp çıkan kurşun misali.. Sen bana benimle ihanet ettin! Gözlerinde beş vakit aşk kılmaya niyetlenmiştim oysa. Ama herşey birbirinin aynısı. Bu şarkıya ağlamıştım daha önce mesela, Kendimi şarkılara, rakıya ve hüzünlere vurmak, En nadide alışkanlık bünyemde. O gün de böyleydi işte, Birileri kapımdan inadına yeni bir gece daha atarken, Yapmayın diye avaz avaz susmuştum, Sonra sen gitmiştin, Ben çaresiz.. Hayat işte.. Başımı ellerimin arasına alıp, Ne yapsam başa çıkılmayan silüetin cebimde, Cebin ve cepkenin delik olmadığı aşikar üstelik. Bir nevi yürünmüyor yüreğimde eski sen'lerin leşinden.. Ahh içimdeki kamyon.. Biliyorum konuşacak bir şeyimiz kalmadı artık, Zamanlar haindir ama, Sen yine de en güzel anılarımızı Kap gel yanıma demeyeceğim, Yüzündeki pavyon sarışını ihanete sövmeyeceğim, Ömrümden düşe kalka sildin kendini. İşte bu yüzden suskunken çıldırmayı biriktirmem, İşte bu yüzden kalbim kalbinin kapılarını çarparak gitmek İstiyor şimdi! Ellerin aşkı kaçmış senin gözlerine.. Bu defa ''bana'' müsade.. |