| |||||||
| Beslenme Diyet (Şeker) Beslenme Diyet Şeker hastalıgına ait bilgiler kaç çeşit hastalıgı vardır tedavi yöntemleri nelerdir.. |
![]() |
| | Konu Araçları |
| | #1 (permalink) |
| Benim Cennetim Bana Bakan Gözlerindir ![]() ![]() | Şişmanlık (obezite), sağlığı bozacak düzeyde vücutta yağ miktarının artmasıdır. Vücuttaki yağ miktarına ve dağılımına bağlı olarak yaşam kalitesi ve süresi olumsuz yönde etkilenmektedir. Bu durumu her birimizin aklına gelebilecek soruları ve rastlamış olabileceğiniz haberleri yorumlayarak, daha anlaşılır hale getirebiliriz. Vücuttaki yağ miktarı nasıl artar ? Gıdalarla alınan kalorinin, enerji sarfı ile yakılan kaloriden fazla olması, vücutta yağ dokularını artırır. Yani siz; yediğiniz gıdalardan kaynaklanan enerjiyi, kullanmazsanız bedeniniz bu enerjiyi yağa dönüştürüp depolar. Kilo almaya başlarsınız. Bedenim besinlerden aldığım enerjiyi niye yakmıyor da yağ olarak depoluyor? Size öyle mi geliyor?Yani sizce; bedeniniz nankörce yediklerinizi yakmayıp depoluyor ve sizin şişman olmanıza neden oluyor öyle mi? Bu beden öyle kusursuz bir makine, öyle olağanüstü bir oluşum ki siz onun hakkında ne kadar olumsuz düşünseniz de o yediklerinizi yakıyor. Hem de bir değil üç ayrı koldan. Şimdi bunun ayrıntılarına girelim. Eğer bu konuyu dikkatlice okur ve anlarsanız, işin büyük bir bölümünü çözmüş olacaksınız. Vücudumuzun harcadığı enerjiyi belirleyen üç temel faktör: Bazal :-):-):-):-)bolizma hızımız, aktivite ile yaktığımız enerji ve yiyeceklerin termik enerjisi.Bunları da açalım. 1. BAZAL :-):-):-):-)BOLİZMA: Vücut yüzeyi birimine göre hesap edilen, istirahat anında sarf edilen enerji miktarı diye adlandırılan bir tanımlama vardır ki; biz buna bazal :-):-):-):-)bolizma deriz. İstirahattayken diye belirtilme nedeni şudur: bedenimiz bir makine gibi biz fark etmesek ve hareket etmesek de çalışır. Bazal :-):-):-):-)bolizma hızı; yalnızca nefes alma kalp atışı, kan dolaşımı, vücut sıcaklığının belirli bir düzeyde tutulması gibi hayati fonksiyonlarını yerine getirebilmesi için vücudun gereksinim duyduğu enerji miktarıdır. Vücudunuz ihtiyacı olan bu günlük enerjiyi aldığınız gıdalardan sağlar. Ama bu her vücut için belirli bir miktarın üzerine geçmez. Fakat bu hızı da etkileyen bazı faktörler vardır: Yaş; Gençlerde bazal :-):-):-):-)bolizma hızı yüksek, yaşlılarda ise daha düşüktür. Anatomik yapı;Uzun, ince yapılı kişilerde bazal :-):-):-):-)bolizma hızı daha yüksektir. Hastalıklar ; Ateşli hastalıklar bazal :-):-):-):-)bolizma hızını arttırır. Spor; Yağsız dokulara sahip kişilerde bazal :-):-):-):-)bolizma hızı yüksek, yağlı vücutlarda ise daha düşüktür. Stres hormonları bazal :-):-):-):-)bolizma hızını arttırır. Mevsim; Dış ortamın sıcak veya soğuk olması bazal :-):-):-):-)bolizma hızını arttırır. Oruç veya şiddetli açlık durumunda bazal :-):-):-):-)bolizma hızı azalır. Troid Bezi hastalıkları; Bir tiroid hormonu olan tiroxin bazal :-):-):-):-)bolizma hızının ayarlanmasında anahtar rolu oynamaktadır.Tiroxin üretimininin artması durumunda bazal :-):-):-):-)bolizma hızı da artmaktadır. Çocuklar ve hamilelerde bazal :-):-):-):-)bolizma hızı yüksektir. Bazal :-):-):-):-)bolizma için harcanan enerji;yakılan günlük vücut enerjisinin yaklaşık % 60-70′ini oluşturur. 2. FİZİKSEL AKTİVİTE İLE TÜKETİLEN ENERJİ Vücudumuzun harcadığı enerjiyi belirleyen ikinci temel faktör fiziksel aktivite ile tüketilen enerjidir. Bu ağır bir spor egzersizinden, ev içinde yaptığınız işlere kadar her türlü aktivitenizi kapsar. Fiziksel aktivite ile tüketilen enerji,vücudun yaktığı toplam enerjinin % 20 - 30′unu oluşturur. 3. YİYECEKLERİN TERMİK ETKİSİ Toplam harcanan vücut enerjimizin, yaklaşık olarak % 10′u yediğimiz yiyeceklerin sindirilmesi esnasında harcadığımız enerjidir. Biz bir şeyler yediğimizde,vücut kanı sindirim için sindirim bölgemize hücum ederek o bölgede bir hareketliliğe neden olur.Yani :-):-):-):-)bolizma hızlanır. Bu size neden az ama sık yemek gerektiği konusunda bir fikir verebilir. Böylece sindirimle yakılacak enerji miktarı da maksimum düzeye çıkarılabilir. Ayrıca bazı gıdalar vardır ki sindirilirken diğer gıdalara göre daha çok enerji yakar. Yukarıdaki bilgiler ışığında ”bedenim yediklerimi niye yakmıyor da yağ olarak depoluyor ‘’sorunuzun yanıtını verelim. Siz hareketsizseniz ,bir oturuşta dağları yiyorsanız, beslenme konusunda hiçbir kurala uymuyorsanız, harcadığınız enerji bazal :-):-):-):-)bolizma için harcanan enerjiyle sınırlı kalır. Bu da yağ depolanmasına neden olur. Lütfen bu iletişim ve internet çağında; her türlü bilginin ulaşılabilir olduğu şu ortamda; artık vücut makinenizin kullanma kılavuzunun da elinizin altında olduğunu görün. Makineyi kılavuza göre çalıştırmazsanız mutlaka bir tamirciye gereksinim duyarsınız. Şişmanlığımın tek sorumlusu ben miyim? Elbette ki çok sayıda faktör obezitenin gelişmesine katkıda bulunur. Bunlar dört büyük kategoriye ayrılır: 1. Kalıtsal faktörler 2.Yaş 3. Fizyolojik faktörler(yaşlanma , gebelik sayısı gibi) 4. Psikolojik faktörler(sıkıntı ve üzüntü gibi olumsuz duygulara tepki olarak yemek yenmesi) Kalıtsal mirasımız,yaşımız, fizyolojimiz ve psikolojik koşullarımız ne olursa olsun, bu durumun etkilerini en aza indirmek gene bizim elimizde. Bedenimizi en iyi biz tanırız. Bedenimiz her konuda ilk sinyali bize verir. Bu sinyalleri görmezden gelir ve bir çözüm aramaya yanaşmazsak, ne yazık ki sonuçlarına da gene biz katlanırız. Bedenimize sahip çıkmalıyız. Son yıllarda hızına erişilmez bir artış gösteren şişmanlığın artma nedeni nedir? Teknolojinin ve bilimin ilerlemesi, son yıllardaki ekonomik düzelmeler insanların daha rahat ve hareketsiz bir yaşama itmiştir. Teknoloji suçlu mudur? Bilgisayar, televizyon, çamaşır makinesi, elektrikli süpürge, asansör, araba vs. hayatı inanılmaz kolaylaştıran ürünlerdir. Ama bütün bir günü bilgisayarın başında geçirmek, iki adımlık yere bile arabayla gitmek, 3-5 merdiven için bile asansör kullanmak, akşamları kucağımızda kocaman bir kase cipsle televizyon izlemek… Bu liste de uzar gider. Bütün bunlar bizi nereye götürür bir düşünün lütfen. Ayrıca bu teknolojik kolaylık ve hız yeme eylemimize de yansımıştır. Şimdi ”fast food” çağındayız. Yani hızlı ve yağlı hazırlanmış gıdaların, hızlı ve ayaküstü tüketilmesi üzerine kurulu bir kültür. Tüm bunlar alt alta eklendiğinde şişmanlık kaçınılmaz olur. Bu herşeyin hızlısının makbul olduğu çağ; insanların bir diyetten 3-5 günde sonuç almak arzusunu da açıklar. ”Psikolojik Sorunlarım olduğunda kendimi kötü hissettiğimde yemeğe saldırıyorum.Yemek bana kendimi iyi hissettiriyor.Neden?” Psikolojik faktörlerde ( özellikle batı toplumlarında) şişmanlığın nedenlerindendir. Stres ve depresyon ile şişmanlık arasındaki ilişki bu konuda yapılan çalışmalarla ortaya konmuştur. Bu tip durumlarda davranış bozuklukları, yeme alışkanlığını olumsuz yönde etkileyerek şişmanlık için zemin hazırlar. Siz yemek yediğinizde beyninizden endorfin denilen mutluluk hormonu salgılanıyor ve kendinizi daha iyi hissediyorsunuz.Oysa biliyor musunuz endorfin sadece yiyerek elde edebileceğiniz bir mutluluk kaynağı değil!spor ve :-):-):-):-) de aynı etkiyi yapacaktır.Bu sadece bir alışkanlıktır.Siz ,yedikçe mutlu ve iyi hissettiğinizi düşünürsünüz ama bunun sonucu şişmanlıktır.Ve aynı siz,şişmanladıkça mutsuz olur ve yersiniz.Bu kısır döngüyü kırmak ancak sizin elinizdedir.Yapmanız gereken sadece endorfini elde edeceğiniz kaynağı değiştirmek! Neden kadınlar şişmanlığa daha yatkınıdır? Kadınlarda daha sık görülmesinin nedenleri arasında östrojen hormonunun yağ dokusunu arttırıcı etkisi önemli bir rol oynar.Yani kaçınılmaz bir gerçek olarak,kadınlık hormonları yağlanmaya neden olabilirken,erkelik hormonları,kas dokusunda artışı sağlar.Bu yüzden genel olarak kadınlar şişmanlığa daha yatkındır diyebiliriz. Okul çağındaki çocuklarda obezite sıklığı %5 oranındadır! Evet hayatımızı belirleyen çocukluk evresinde başlayan ciddi bir hastalıktır obezite.Bu yüzden de çağın hastalığıdır. Genellikle çok yemek yenen ailelerde büyüyen çocuklarda görülür.Sıklıkla, ailenin duygusal bakımında eksiklikler söz konusudur.Çocuk sebebini bilmediği içindeki duygusal boşluğu, yemekle doldurur.Çocuk Obezlerin %15-25′i zayıflayabilirken,diğerlerinde obezite, yetişkinlik dönemlerinde de devam eder. Şişmanlık Nasıl Saptanır? Şişmanlığın saptanmasında çok çeşitli yöntemler kullanılır. Bu yöntemlerden faydalanılarak şişmanlığın seviyesini belirlemek mümkündür. Pratikte en yaygın olarak başvurulan kriter; beden kitle indeksidir (BKİ). BKİ, yetişkinlerde şişmanlık ve fazla kilonun sınıflandırılması için sıklıkla kullanılan boy ve vücut ağırlığına dayalı basit bir indekstir. BKİ, kg olarak ağırlığın m2 olarak boya bölünmesi ile hesaplanır. BKİ (kg/m2) = Ağırlık(kg) / Boy(m2) Örnek: Vücut ağırlığı 60 kg, boy uzunluğu 1.66 m olan bir kişinin BKİ si; 60 / 2.76= 21.7 kg/m2 dir. BKİ ve Derecelendirme Normalin altı ağırlık (Zayıf) < 18.5 Normal (Kabul edilebilir ağırlık) 18.5-24.9 Hafif şişman (Overweight) 25.0-29.9 I. Derece şişmanlık (Obezite) 30.0-34.9 II. Derece şişmanlık 35.0-39.9 III.Derece şişmanlık (Morbid obezite) >40.0 Yaşa Göre Olması Gereken BKİ Değerleri : Yaş ve BKİ (kg/m2) 19-24 19-24 25-34 20-25 35-44 21-26 45-24 22-27 55-64 23-28 >65 24-29 BKİ, şişmanlığın sınıflanmasında yaygın olarak kullanılmasına rağmen, yağın bedenimizdeki dağılımı konusunda bilgi vermez. Şişman bireyler sadece biriken aşırı yağ bakımından değil, yağın bölgesel dağılımı bakımından da özellik gösterir! Yağ dağılımı özellikle şişmanlıkla birlikte ortaya çıkan hastalıklar bakımından önem taşır. Vücutta biriken aşırı yağ karın (abdominal) bölgesinde toplanmışsa android tip, vücudun alt bölgesinde toplanmış ise gynoid tip şişmanlık olarak tanımlanır. Bel Çevresi Ölçümü:Erkeklerde 102cm.,kadınlarda 88cm.üzeri olması bir obezite göstergesidir! Bu ne demek ?Vücudumuz sadece dışardan görünür bölümlerde yağlanmaz.İçeride de yağlanma sürer.Bu da bacaklar kollar ve baş dışında kalan ve kalp gibi hayati organların bulunduğu beden iç bölümümüzün risk altında olduğunu gösterir. Bu durumda bel/kalça oranı kullanılır. Bu oranın erkeklerde 1.0 ve kadınlarda 0.8? in üzerine çıkması , özellikle şişmanlığın neden olduğu hastalıklar açısından büyük risk oluşturur.
___________________________________________________________________________ ![]() بِسْــــــــــــــــــــــم اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم AYETEL KÜRSİ اللّهُ لاَ إِلَـهَ إِلاَّ هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ لاَ تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلاَ نَوْمٌ لَّهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الأَرْضِ مَن ذَا الَّذِي يَشْفَعُ عِنْدَهُ إِلاَّ بِإِذْنِهِ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلاَ يُحِيطُونَ بِشَيْءٍ مِّنْ عِلْمِهِ إِلاَّ بِمَا شَاء وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضَ وَلاَ يَؤُودُهُ حِفْظُهُمَا وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ NAZAR DUASI بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِِ وَوَصَّيْنَا الْإِنسَانَ بِوَالِدَيْهِ حُسْنً وَوَصَّيْنَا الْإِنسَانَ بِوَالِدَيْهِ حُسْناً وَإِن جَاهَدَاكَ لِتُشْرِكَ بِي مَا لَيْسَ لَكَ بِهِ عِلْمٌ فَلَا تُطِعْهُمَا إِلَيَّ مَرْجِعُكُمْ فَأُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ |
| |
| | #2 (permalink) |
| Benim Cennetim Bana Bakan Gözlerindir ![]() ![]() | Şişmanlık gerek basın yayın araçlarıyla,gerekse günlük hayatımızda hep estetik yönü ile gündem oluşturmaktadır.Elbette kişinin psikolojisini olumsuz etkileyeceği için bu da önemlidir.Ama daha gerçekçi bir yaklaşımla işin estetik boyutu;dev bir buzdağının görünen küçücük bir kısmıdır.Buzdağının suyun altında kalan kısmı hakkında kısaca bilgi verelim. Solunum sıkıntısı ve buna bağlı uyku problemi Şişmanlık akciğer kapasitesini % 20-30 oranında azaltır. Beraberinde sigara içimi veya kronik bronşit gibi hastalıklar da varsa kişinin bir süre sonra nefes alabilmesi imkansız hale gelir.Horlama ve uyku apnesi dediğimiz uykuda solunum durması daha çok yaşanır. Tip2 diyabet: Şişmanlığın etkilediği her halde en büyük hastalık gurubu Şeker hastalığıdır. Şişman bireylerde şeker hastalığı oluşma oranı normal bir bireye göre 40 kat fazladır. Kırk yaşından sonra ailesinde de şeker hastalığı olan şişman bireylerin şeker hastalığı olma olasılığı % 100 dür. Yüksek tansiyon ve Kalp - damar hastalıkları Farklı bir mekanizma ile şişmanlarda 4-5 kat daha fazla tansiyon yükseklikleri gözlenmektedir.Hipertansiyonun yanı sıra kalp hastalığı ve kalp krizi geçirme ihtimali de 3-4 kat daha fazla saptanmıştır. Çarpıntı ve kanda yüksek kolesterol, lipid ve ürik asit seviyeleri gözlenir. Kanser eğiliminde artış Enteresan bir bulgu da şişmanlarda kansere olan eğilimin normal bireylere oranla bariz artmasıdır. Özellikle akciğer kanseri 2-3 kat , yumurtalık ve prostat kanseri 2 kat daha fazla saptanmıştır. Safra taşı ve diğer taş tehlikelerinde artış Şişmanlardaki bir diğer problem de safra kese taşlarıdır. Safra kese taşı oluşma ihtimali normal bir bireye göre 4-5 kat fazladır. Özellikle karaciğer yağlanması olasılığı da bu bireylerde hissedilir düzeyde artmaktadır. İskelet ve kaslara ek yük biner Buna bağlı bel ,diz,sırta , kalça eklemlerinde ağrı ve bozukluklar görülür.Gene aynı nedenlerle varis ve fıtıklar daha kolay oluşur. Depresyona Yatkınlık Şişmanlığın farklı bir boyutu da kişinin durumundan olan hoşnutsuzluğudur. Bu kişinin depresyona çabuk girmesine ve ağır seyretmesine neden olabilmektedir. Normal yaşam süresini düşürür Cinsel isteksizlik ve Kısırlığa, Riskli ve zor doğuma neden olur Kişilerin hastaneye yatma olasılığını % 50 arttırır.
___________________________________________________________________________ ![]() بِسْــــــــــــــــــــــم اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم AYETEL KÜRSİ اللّهُ لاَ إِلَـهَ إِلاَّ هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ لاَ تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلاَ نَوْمٌ لَّهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الأَرْضِ مَن ذَا الَّذِي يَشْفَعُ عِنْدَهُ إِلاَّ بِإِذْنِهِ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلاَ يُحِيطُونَ بِشَيْءٍ مِّنْ عِلْمِهِ إِلاَّ بِمَا شَاء وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضَ وَلاَ يَؤُودُهُ حِفْظُهُمَا وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ NAZAR DUASI بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِِ وَوَصَّيْنَا الْإِنسَانَ بِوَالِدَيْهِ حُسْنً وَوَصَّيْنَا الْإِنسَانَ بِوَالِدَيْهِ حُسْناً وَإِن جَاهَدَاكَ لِتُشْرِكَ بِي مَا لَيْسَ لَكَ بِهِ عِلْمٌ فَلَا تُطِعْهُمَا إِلَيَّ مَرْجِعُكُمْ فَأُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ |
| |
| | #3 (permalink) |
| Benim Cennetim Bana Bakan Gözlerindir ![]() ![]() | Şişmanlık sorunu;bir tek disiplini ilgilendiren bir hastalık değildir.Birbiriyle ortak ya da tek tek birden fazla uzmanlığa ihtiyaç vardır. Hastanın şişmanlığından kaynaklanan sorunlarla,doktora gitmesi genellikle ilk aşamadır. -eklem şikayetleri, -kireçlenme, -diyabet, -kalp-damar hastalıkları, -kısırlık vs.sorunu ile doktora gidersiniz.Doktorunuz sizin,öncelikle kilo vermeniz gerektiğini söyler.Ya da buraya kadar varmadan şişmanlığınıza bir çözüm ararsınız.Kalıcı ve gerçekçi bir tedavi için kapısını çalmanız gereken ilk kişi;diyetisyen hekimdir.Onun ve ilk gittiğiniz hekimin yönlendirmesiyle ve şişmanlığınınızız kökenine inilmesiyle ,devreye başka uzmanlar da girer.Örneğin yeme davranışınızın altında psikolojik nedenler varsa,bir psikiyatriste;hareketsizlik vs. durumlarında bir egzersiz uzmanına ihtiyaç duyarsınız.Şişmanlık tedavisinde esas; -yeme alışkanlıklarının değiştirilmesi, -yaşam kalitesinin yükseltilmesi, -kilo verme, -kilonun korunmasıdır. Dünya Sağlık Örgütü(WHO), şişmanlığı,kronik bir hastalık olarak tanımlamakta ve tedavisinin ömür boyu sürmesi gerektiğini belirtmektedir. Diyet: Şişmanlık tedavisinin temeli diyettir.Aslolan kişinin yeme alışkanlıklarını değiştirmesidir.Bunun için, mutlaka bu konuda uzmanlaşmış bir doktordan yardım almalıdır.Uygulanacak diyet; gazete ve dergilerde yayınlanan bir haftada 6-10 kilo verdiren diyetler değil, kişinin kişisel ve fizyolojik özelliklerine göre doktor tarafından ayarlanan kişiye özel diyetlerdir. Kilo verme ve yeme alışkanlıklarını değiştirme durumunun, kalıcı olabilmesi için,diyet süresinin zamana yayılması gerekmektedir.Zaman uzadıkça davranış değişikliği şansı artarak kişinin tekrar aynı soruna dönme riski azalır. Unutmayın;kilo vermek,şişmanlık sorunun ilk basamağıdır.İkinci basamak ideal kiloya indikten sonra bunu korumaktır. İşte bu yüzden en doğrusu, uzman bir doktordan yardım alarak,yeme davranışınızda doğru değişiklikleri yapabileceğiniz bir sürede diyet uygulamak ve bu doğru yeme davranışlarını ömür boyu bırakmamaktır. Egzersiz: Hangi branştan doktora gidecek olursanız olun, size sağlığın ve yaşam kalitesinin devamlılığı ve yükseltilmesi için egzersiz yapmayı önerecektir.Kalp damar sağlığından, psikolijik sağlığa kadar egzersiz gerçekten beden için olmazsa olmaz bir gerekliliktir? Diyetle kilo vermek mümkündür.Diyetinizi egzersizle desteklediğinizde ise bu gerçekten çok daha kolay ve zevkli bir hal alır. Egzersizle vücut yağlarının kasa dönüştürülebileceği koca bir yalandır. Yağ bir maddedir, kas ise bir dokudur, birbirlerine kati surette dönüştürülemezler. Olay şudur,seçeceğiniz egzersiz türüyle,vücut kas oranınızı yani kas dokularınızı arttırmanız mümkündür.Bu da :-):-):-):-)bolizma hızınızı arttırır.Yani aynı aktiviteyi kas oranı yüksek biri ile yağ oranı yüksek birine yaptırdığımızda ve vücutlarında yaktıkları enerji miktarını ölçtüğümüzde kaslı olan bireyin daha çok enerji yaktığını görürüz.Bu da bize direnç geliştiren ve kas dokumuzu arttırmaya yönelik egzersizlerin doğru ve ölçülü yapılmak koşuluyla ne denli faydalı olduğunu gösterir. Egzersizin Genel Faydaları: -kalbin çalışma sistemini düzenler, efektif ve ekonomik çalıştırır -eklemleri,dizleri,kas dokusunu,omurgayı ve beli destekler -yüksek tansiyona iyi gelir -dolaşım hızlanır, bundan dolayı :-):-):-):-)bolizma hızlanır -oksijen kapasitesini arttırır bu sayede,yağ yakımı ve beyin faaliyetleri artar -kendine güveni uyandırır, hırsı artırır, -heyecanı ve stresi azaltır, Egzersizin diyet yapan kişiye en büyük yardımı :-):-):-):-)bolizmayı ve oksijen kullanımını arttırmasıdır.Böylece, yakılan kalori miktarı artar.Ayrıca,beyinden endorfin salınımını yükseltir,kişi kendini zinde ve mutlu hisseder. Ve sağlığı geliştirir.Haftada 3 gün yarım saat yürüyüşün bile kalp krizi riskini ciddi bir oranda azalttığını biliyor muydunuz? Egzersiz çok hafiften şiddetliye geniş bir spektrumda ele alınabilir.Ama kişinin yaşamına egzersiz katmaya niyeti yoksa,milyonlarca bahanesi vardır. İnsanlar genellikle ya zaman yokluğunu ya da ekonomik koşulları bahane ederler.oysa, -Büronuzda üst kata çıkmak için,asansör yerine merdiven kullanmanız size ne kadar zaman kaybettirebilir ki! -Ya da alışveriş merkezinde,aracınızı otoparkın en uzak bölümüne park edip,merkeze kadar yürümek? -Ya da evinize dönerken otobüsten birkaç durak önce inip,eve kadar yürümek? -Yürümek her zaman her yerde üstelik de bedava yapabileceğiniz yegane egzersizdir. Organizmanın temel fizik aktivitesi olan yürümek, her kişiye, her zaman, her yerde önerilir. Hiç bir sakıncası yoktur. Yürüyüş bacaklardaki kan dolaşımını artırır ve kalp kasını kuvvetlendirir. Kemik ve kaslar için çok az yaralanma riski oluşturur. Bel, kalça ve bacakların venöz dolaşımını uyarır ve akciğerlerin verimini iyileştirir. Canlı yürüyüş aerobik egzersiz için en kolay ve mükemmel bir davranıştır. Hızlı adımlarla yürüyüş, aynı mesafede, en az jogging ve koşu kadar kalori yakar. Uygun ayakkabılar ile günde en az bir saat yürümek oldukça faydalıdır. Şayet kalp hastası iseniz, özellikle göğüs ağrısı çekiyorsanız ya da enfarktüs bile geçirmiş olsanız, yürüyüşün bir zararı yoktur. Aksine, kalbi besleyen arterlerin kan dolaşımını kolaylaştırarak ve kuvvetlendirerek kalp üzerinde mükemmel bir etkisi vardır. Aşağıda göreceğiniz yöntemler tek başlarına kilo verdirmez.Ancak diyet yapan kişinin işini kolaylaştıran yardımcı yöntemlerdir. Akupunktur: Akupunktur alışkanlık tedavilerinde kullanılır. Kilo verme de ancak beslenme alışkanlıklarının ve yaşam tarzının değiştirilmesi ile mümkün olduğuna için bu yeni alışkanlıkların edinilmesi sırasında, akupunktur Öncelikle beyinde hipotalamusta bulunan iştah merkezi kontrol altına alınarak;kişinin açlığı,aşırı yeme isteği azaltılır. Hasta zihinsel ve fiziksel aktivitede azalma olmadan diyetini kolaylıkla uygulayabilir. Akupunkturun işlevleri; -İştahı düzenler ve yemeklere saldırma güdüsünü ortadan kaldırır. -Mide asidi kontrol altına alınarak, mide kazınması, yanması gibi sorunlar engellenir. -Düşük kalorili beslenmeden dolayı yaşanabilecek halsizlik önlenir. -:-):-):-):-)bolizma hızını düzenler. Akupunkturla tedavi gören hasta, kendi kendine yaptığı diyetlerden daha kolay kilo vermeyi başarır. -Akupunktur tedavisi sırasında, vücutta serotonin ve endorfin seviyeleri artmaktadır. Bu hormonlar diyet yapan kişiye huzur verir, sedasyon sağlar. Böylece diyet yapan kişi, eski yemek yeme zevkinin kısıtlanmasından dolayı huzursuzluk ve tedirginlik yaşamaz. Kilosu normal sınırlara ulaşan kişi bunu korumak için de bir süre akupunktura devam etmelidir.Çünkü yeni ve kalıcı bir yemek alışkanlığı edinmek önemlidir. Karboksiterapi: Cilt altına verilen düşük miktardaki Co2 gazının etkisinden yararlanmak suretiyle yapılan tedavidir.Co2 gazı hem doğrudan yağ hücresini parçalamakta,hem de vücutta Co2 varlığı o bölgeye daha fazla oksijen gönderilmesine dolayısıyla , dolaşımın hızlanmasına katkıda bulunmaktadır.Kullanıldığı başlıca bölgesel yağ dokusunun artmış olduğu durumlar ve selülit tedavisidir. Ayrıca zayıflama sonrası deri sarkıklıkları, kırışıklıklar, çatlaklar da Karboksiterapiye çok iyi yanıt vermektedir. Tedavi çok ince uçlu iğneler ile 15-25 dk. süren seanslar şeklinde yapılır.Haftada 2 gün ve toplam 15-20 seanslık bir süreç çok parlak sonuçlar vermektedir.Tedavi sonrası etkiler 5-8 ay sürmektedir.Hiçbir yan etkisi olmayan bir tedavidir. Oksijen Tedavisi: Oksijen tedavisi 1920′den bu yana tıpta kullanılmaktadır.Oksijen, anti-oksidan enzim sisteminin etkisini arttırır.Sitrik asit siklusunu uyararak şekerden enerji salınımını arttırır, böylece :-):-):-):-)bolizmayı uyarır.Doku oksijenlenmesi arttığı içinde hasta veya kişi kendini dinç ve iyi hisseder.Belli ve standart bir basınçla cilt yoluyla uygulanan oksijen ve ona eşlik eden bazı kimyasalların sayesinde cilt daha dinç,daha sıkı,daha yenilenmiş,daha parlak olmakta,kırışıklık,akne,çatlak,siyah lekeler,güneş lekeleri gibi sorunlar halledilebilmektedir.Seanslar yaklaşık 30-45 dakika sürmekte,12-20 arası seans tedavide etkili olmaktadır. Mezoterapi: 1952 Yılında keşfedilen bu yöntemde,deri altında,yağ ve bağ dokusundan oluşan ve adına Mezoderm denen cilt tabakasına çok ince uçlu iğnelerle tıbbi bazı maddeler verilmekte,bu yolla lokal yağ yıkımı,sellülit tedavisi,kırışıklık gibi problemlerin tedavisi yapılmaktadır. İğnesiz Mezoterapi: Tıbbi adı ;transkutanöz mezodermik terapi olan bu yöntemde hücreler ve dokuya çok düşük voltaj dalgaları uygulanır.Elektroporezis denen bu yöntemde direk akım yoluyla tıbbi maddeler iyonik halde cilde nakledilir.Mezojel denen bir maddenin içine, özel ampuller konur ve roll-on başlıkla vücuda hafif bir masajla uygulanır. En büyük avantajı,hiçbir şekilde iğne kullanılmadığı için ,ağrısız olması,tedavi sonrası morluk vs. oluşmamasıdır.
___________________________________________________________________________ ![]() بِسْــــــــــــــــــــــم اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم AYETEL KÜRSİ اللّهُ لاَ إِلَـهَ إِلاَّ هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ لاَ تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلاَ نَوْمٌ لَّهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الأَرْضِ مَن ذَا الَّذِي يَشْفَعُ عِنْدَهُ إِلاَّ بِإِذْنِهِ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلاَ يُحِيطُونَ بِشَيْءٍ مِّنْ عِلْمِهِ إِلاَّ بِمَا شَاء وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضَ وَلاَ يَؤُودُهُ حِفْظُهُمَا وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ NAZAR DUASI بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِِ وَوَصَّيْنَا الْإِنسَانَ بِوَالِدَيْهِ حُسْنً وَوَصَّيْنَا الْإِنسَانَ بِوَالِدَيْهِ حُسْناً وَإِن جَاهَدَاكَ لِتُشْرِكَ بِي مَا لَيْسَ لَكَ بِهِ عِلْمٌ فَلَا تُطِعْهُمَا إِلَيَّ مَرْجِعُكُمْ فَأُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ |
| |
| | #4 (permalink) |
| Benim Cennetim Bana Bakan Gözlerindir ![]() ![]() | Zaman zaman hepimiz çevremizden duyduklarımızla, bize o an uygun gelen şeyleri yaparız. Fakat konu beslenme olduğunda bazı riskler vardır. Bu yüzden çok dikkatli davranmak şarttır. Mesela bunlar nelerdir? Bir göz atalım. Hızlı Diyetler: Çok kısa sürede 8-10 kilo verdireceği garanti edilen diyetlerin bir garantisi daha vardır.Kısa sürede kurtulduğunuzu sandığınız bu diyetler :-):-):-):-)bolizmayı bozar ve mutlaka size geri dönerler.Ayrıca kas yıkımına neden olduklarında,kilo sorununuza yeni sorunlar eklenebilir. Tek gıda diyetleri de sonucu ne olursa olsun boşa kürek çekmekten başka işe yaramaz.(Karpuz diyeti,yoğurt diyeti,pirinç diyeti) Naylon Eşofmanlar: Terlemeyi artırır.Su atılımı olur.Yağ yakımı olmaz. LPG: Son zamanlarda sık sık LPG adlı makinenin yarattığı zayıflama ve incelme ve selülit giderme mucizelerinden söz ediliyor.Ama bunlar doğru değil.Makine sizi zayıflatmaz.Selülitleri de yok etmeyip, kan dolaşımını hızlandırdığı için yüzeyde görünen selülitleri lenf drenaj sistemiyle vücuttan ihraç etmektedir. Şişmanlık kesin olarak doktor kontrolünde,esası diyet ve yeme alışkanlıklarını değiştirmeye yönelik bir proğram olan ciddi bir tedavi gerektirir: LPG bir obezi zayıflatmaz,Vücudunda deformasyon ve sarkma olan birinin,şekillenmesine ve toparlanmasına yardımcı olabilir. Zayıflama Tozları, ilaçları, özel sıvılar: Piyasada eczane ve spor merkezlerinde zayıflama hapı ya da yağ yakıcılar olarak satılan bir çok kimyasal ürüne rastlayabilirsiniz.Bu tür ürünlerin doktor kontrolü olmaksızın alınması vücut kimyasını bozabilir.Eğer doktorunuz uygun görmüyorsa lütfen bu tür bir ilacı diyetinize destek olarak kullanmayınız. Eğer ilaç desteği gerekiyorsa doktorunuz şişmanlık nedeninizi saptadığında bu tür bir desteğe gerek duyarsa, zaten kullanacaktır.Diyette ve diyeti destekleyen elemanlarda esas beklenti bir yararları olmasa bile zararlarının olmamasıdır.Bu tür ürünler özellikle ABD de market düzeyinde satılmakta ve her yıl bu ürünlerden kaynaklanan ani ölümler ve psikiyatrik bozukluklar ortaya çıkmaktadır. Elbette ki hepsinin bu tür bir yan etkisi var demiyoruz.Ama genellikle bu ürünler sıkı bir egzersizle beraber işe yaramaktadır ve siz eğer o sıkı egzersizi yaparsanız bunun diyetinize yarar değil zarar verebileceğini unutmayın!Biz burada Silvester Staleone olup vücut güzelliği yarışmalarına katılmak üzere bir aday yaratmaktan değil,şişman bir bireyin kilo probleminden söz ediyoruz. Lütfen sadece sabırlı olun.Diyetinize uymaya ve yeme alışkanlıklarınızı değiştirmeye çalışın.Sebat edin,hangisini isterdiniz? Birkaç ayınızı mı yoksa tüm hayatınızı mı ideal kilonuzda ve fit bir görünümle geçirmek? Sauna ve zayıflama çayları: Sauna, vücuttaki su kaybını terleme yoluyla sağlayan yöntemlerdendir. Zayıflama çayları olarak satılan çaylar da gene vücut suyunu, bu kez idrar yoluyla attıran maddelerdir.Yani bunların zayıflama ya da yağ yakmayla ilgisi yoktur.Şunu da aklınızdan çıkarmayın:Vücut suyunu azalttıkça, yağ yakmak daha zor olacaktır. Vücut yağını eritan masajlar: Masaj ;Dolaşım sistemini ve kaslardaki gerilmeleri rahatlatmak için yapılan bir uygulamadır.Vücudumuzdaki yağı yakmayacağı gibi, vücut yağını bir yerden bir yere de taşımaz.Kimsenin sizi bu şekilde kandırmasına izin vermeyin lütfen! Liposuction(liposakşın): Liposuction bilinenin aksine, şişmanlık tedavisinde kullanılmaz. Kilo vermenin alternatifi değildir.Diyet ve egzersize yanıt vermeyen vücudun bazı bölgelerde, yerleşmiş yağ depolanmalarını almak için kullanılan bir yöntemdir ve selülitin tümüyle giderilmesindeki en etkili yöntemdir. Çene, boyun ve yanaklar dahil, kollar, göğüs üst kısımları, mide, vücudun yanları, kalça, uyluk, dizler, bacak, baldır ve ayak bileklerine uygulanabilir. Liposuction, cerrahi bir girişimdir. Bu nedenle kanama, enfeksiyon ve sinir hasarları gibi kötü sonuçlara yol açabilir. Fazla miktarda yağ alınırsa, deride ‘dalgalanma’meydana gelebilir. Nadiren de olsa,bir yağ parçacığı dolaşıma karışarak,hayati organlara kan akışını engelleyip ani ölümlere neden olabilir.Operasyon sonrasında morarma ve ağrı olabilir. Hastalarda bazen uygulama alanlarında geçici uyuşukluk olabilir.Yağ emilimi sonrası oluşabilecek asimetri, bazen ikinci operasyon gerektirebilir.
___________________________________________________________________________ ![]() بِسْــــــــــــــــــــــم اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم AYETEL KÜRSİ اللّهُ لاَ إِلَـهَ إِلاَّ هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ لاَ تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلاَ نَوْمٌ لَّهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الأَرْضِ مَن ذَا الَّذِي يَشْفَعُ عِنْدَهُ إِلاَّ بِإِذْنِهِ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلاَ يُحِيطُونَ بِشَيْءٍ مِّنْ عِلْمِهِ إِلاَّ بِمَا شَاء وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضَ وَلاَ يَؤُودُهُ حِفْظُهُمَا وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ NAZAR DUASI بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِِ وَوَصَّيْنَا الْإِنسَانَ بِوَالِدَيْهِ حُسْنً وَوَصَّيْنَا الْإِنسَانَ بِوَالِدَيْهِ حُسْناً وَإِن جَاهَدَاكَ لِتُشْرِكَ بِي مَا لَيْسَ لَكَ بِهِ عِلْمٌ فَلَا تُطِعْهُمَا إِلَيَّ مَرْجِعُكُمْ فَأُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ |
| |
![]() |
| Anahtar Kelimeler: sismanlik |
| Konu Araçları | |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | son Mesaj |
| Şişmanlık Tedavisi | ßaYan_ŞiDDeT | Beslenme Diyet (Şeker) | 0 | 02-18-2008 11:21 AM |
| Şişmanlık Nedir? | ßaYan_ŞiDDeT | Beslenme Diyet (Şeker) | 0 | 02-18-2008 11:20 AM |
| şişmanlık | efekentli | Saglık | 0 | 11-29-2007 06:56 PM |
| Aşırı şişmanlık ! ! ! | ferdiii | Saglık | 1 | 11-22-2007 04:51 PM |
| Kanser ve Şişmanlık | einsamleben | Kanser | 0 | 08-30-2007 03:00 AM |