Anasayfa Kimler Online

Geri git   Ezberim > Her Telden Muhabbet > Genel Kültür > Bilim Kuram ve Teori
Kayıt ol Arama Bugünün Mesajları Bütün Forumları okunmuş kabul et

Bilim Kuram ve Teori Bilim Kuram ve Teori Hakkında Bilmedikleriniz Öğrenmek İstedikleriniz veya Paylaşmak İstediklerinizi Bu Bölümde Yapabilirsiniz...





Yeni Konu aç Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 04-25-2008, 09:06 PM   #1 (permalink)
Banned
Ezberim Üyelik BiLgilerim
Üyelik tarihi: Feb 2008
Nerden: ne o bize mi geLcen
Yaş: 1
Üye No: 32451
Mesajlar: 12.727
Teşekkürler: 7.295
6.606 Mesajına
9.757 Kere Teşekkür Edildi
Ezberim Rep PuanLaması
İtibar Gücü: 0
Rep Puanı: 396122
Rep Derecesi:
*su* has a reputation beyond repute*su* has a reputation beyond repute*su* has a reputation beyond repute*su* has a reputation beyond repute*su* has a reputation beyond repute*su* has a reputation beyond repute*su* has a reputation beyond repute*su* has a reputation beyond repute*su* has a reputation beyond repute*su* has a reputation beyond repute*su* has a reputation beyond repute
Standart Sokratesi Farkı Neydi?



Sokratesi Farkı Neydi?

Sokrates, toplumsal değişimin gereği olarak, düşünceyi başka bir alana yoğunlaştırdı: “Değerler Alanı” Sokrates’in önemi, sağlam kişiliği ile tutarlı olan ahlâksal görüşleri nedeniyle kendinden sonra gelen düşünürlere de örnek olmasından kaynaklanmaktadır. “Sokrates’in bütün yaşamı boyunca iyi yaşamın doğasına duyduğu derin ve kesintisiz ilgi, ilkçağ felsefesinin insan bilgisi ile ussallığı üzerine genel bakışının biçimlenişinde son derece etkili olmuştur. Sofistlerin “yıkıcı” kuşkuculuğunun tam tersine Sokrates’in hep “yapıcı” bir kuşkuculuk anlayışıyla felsefe yapması da kendinden sonraki felsefe yöntemlerinin gözardı edemeyecekleri bir esin kaynağı olmuştur. Nitekim Aristoteles, etik düşüncelerini ortaya koyarken gerek Sokrates’in kişiliğinden gerekse savunduğu görüşlerden geniş oranda etkilenerek “erdem etiği” diye adlandırılan önemli felsefe yaklaşımını geliştirmiştir. İlkçağ felsefesinde yapılan ahlâk felsefesinin en belirgin özelliği, sunulan etik çözümlemelerin her durumda gerçek yaşam sorunlarına uygulanarak değerlerinin sınanmasında kendisini göstermektedir. Bu anlamda ilkçağ filozofları her türden kuramsal ilgilerini sürekli pratik konularla ilişkilendirmeye ayrı bir özen göstermiş olmaları bakımından bütünüyle Sokratesçi felsefe ruhunun etkisi altındadırlar.

Sokrates’in öğrencisi büyük Yunan filozofu Platon, Atina’da Akademia adlı felsefe okulunu kurduğu gibi, gerek düşünsel gerekse yazınsal bakımdan klasikler arasında gösterilen Dialoglar’ı kaleme almıştır. Platon, hocası Sokrates’ten aldığı esinlerin de yardımıyla, tartışmaya açık olmayan yetkin bir dizgesel yapı sergilemiyor olmasına karşın etik, siyaset, fizik, ****fizik, bilgikuramı, estetik ve ruhbilim gibi değişik bilgi alanlarının bir arada bulunduğu, etkileri günümüze dek uzanan bütünlüklü bir felsefe anlayışı geliştirmiştir. Onun, özellikle hocasının ağzından yazdığı “önceki dönem” diyaloglarının Sokratesçi felsefenin temel içgörülerinin açımlanarak sürdürümü olmaktan öteye geçemediği görülmektedir. Tıpkı Sokrates gibi ereği en yüksek bilgi dalı olarak düşünen Platon, erdemin düşünsel temelleri üstüne özel vurgularda bulunarak, son çözümlemede erdem ile bilgeliği özdeş olarak değerlendirmiştir. Ayrıca doğa felsefesi, siyaset felsefesi, bilgikuramı, ****fizik, tanrıbilim gibi belli başlı felsefe alanları eıan remel soru araşrarrnış, bu suru(n)lar bağlamında bütün bir Ban Felsefesi geleneğine gözardı edilemeyecek değerde birtakım yarar tohumları ile düşünsel öğeler ekmiştir.

Akademia’nın en parlak öğrencisi Aristoteles, okulda ilk eğitimini almasının hemen ardından salt bir izleyici olarak Platoncu çizgiden yürümek yerine, Akademia’ya seçenek olarak kurduğu Lykeion’da kendi felsefe dizgesini kurmaya koyulmuştur. Aristoteles’in son derece yetkin bir dizgelilik niteliği sergileyen düşünceleri, kendi döneminde Lykeion’un en önemli eğitim kurumu olarak görülmesine yol açmakla kalmamış; pekçok bilgi dalının temellerini de atmış olmasıyla, yalnızca Ban Felsefesi’ne değil, Batı kaynaklı bütün bilim dallarına silinmesi olanaklı olmayan izlet bırakmıştır.

Aristoteles’in oldukça teknik içerikleriyle dikkat çeken, daha çok araştırma amacı güden —son hallerine getirilmemiş— okul yazılarının, “çoğalmak” üzere yazıya alınmadıkları önemli bir özellik olarak daha ilk bakışta kendisini açıklıkla belli etmektedir. Nitekim okulun içinde kullanılmak üzere yazılmış bu bilimsel yazıların, kendilerine kolaylıkla herkes tarafından ulaşılamıyor olmasına bağlı olarak, M.Ö. 1. yüzyıla gelinene dek derinlemesine incelenip tartışılmadıkları sanılmaktadır. Hayvanbilim içerikli yazılar dışanda tutulmak koşuluyla, Aristoteles hemen bütün felsefe yazılarında Platon tarafından temelleri atılan pek çok araştırma konusunu tek tek en ince ayrıntısına varana dek çözümlediği gibi, başta mantık ile bilim dalları olmak üzere felsefe için yeni araştırma alanları da açmıştır. Bu yazıların her biri tıpkı Platon’ un yapıtları gibi Batı Felsefesi’nin en önde gelen klasikleri arasında yer almaktadır.


*su* isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Cevapla
Anahtar Kelimeler:



Konu Araçları

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:02 PM .


Powered by vBulletin® Version 3.6.12
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.1.0
Valid XHTML 1.0 Transitional

Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için TIKLAYINIZ .
In this web site,illegal sharing is forbidden.If you have any problem/complaint about content’s copyrights in our page,please click here to contact us.