Anasayfa Kimler Online

Geri git   EzBeRiM > (¯`·._.·Oº°[ Saglık ]°ºO·._.·´¯) > Dahiliye Hastlakıları ve Tedavileri
Kayıt ol Arama Bugünün Mesajları Bütün Forumları okunmuş kabul et

Dahiliye Hastlakıları ve Tedavileri Dahili hastalıkları çeşitleri, sebepleri,korunma yolları ve tedavileri bulabileceğiniz paylaşabileceğini bir bölüm...





Yeni Konu aç Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 05-02-2008, 11:03 PM   #1 (permalink)
Görev Alma Vakti
 
senirkentli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ezberim Üyelik BiLgilerim
Üyelik tarihi: Nov 2007
Nerden: hastaneden :))
Üye No: 26482
Mesajlar: 1.806
Ezberim Tşk İstatistikleri Tesekkür: 734
524 Mesajına
785 Kere Teşekkür Edildi
Ezberim Rep PuanLaması
İtibar Gücü: 115
Rep Puanı: 7850
Rep Derecesi:
senirkentli has a reputation beyond reputesenirkentli has a reputation beyond reputesenirkentli has a reputation beyond reputesenirkentli has a reputation beyond reputesenirkentli has a reputation beyond reputesenirkentli has a reputation beyond reputesenirkentli has a reputation beyond reputesenirkentli has a reputation beyond reputesenirkentli has a reputation beyond reputesenirkentli has a reputation beyond reputesenirkentli has a reputation beyond repute
senirkentli - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Pelteklik



Küçük bir çocuğun peltek peltek konuşması sevimli olabilir ama uzun süren pelteklik bir konuşma sorunu sayılır. Çoğu çocuk yeni konuşmaya başladığında peltektir. Bunun nedeni çok basittir. Bazı sesleri, özellikle de "b", "z" ve "r" seslerini çıkarmak, ötekilerden daha zordur. Çocuklar, konuşmayı öğrenmeye başladıklarında, hemen bütün sesleri yetişkinlerin çıkardığı biçimde çıkaramazlar. Konuşma yavaş yavaş öğrenilir. Çocuk günden güne sesleri tanıyıp öğrenir ve böylece sözcük dağarcığını genişletir. Küçük çocuklar, pek az ses çıkarabilirler. Yine de konuştuklarında, anne babaları gibi alışkın olanlar ne söylediklerini anlarlar. Konuşmayı öğrenme büyük ölçüde teknik bir sorundur. Seslerin çıkarılması yalnızca harflerin söylenmesindeki zorluktan değil, dildeki sözcükleri oluşturan seslerin karşıtlarından da etkilenir. Genellikle çocukların ilk öğrendiği karşıt sesler, "ma - ma", "ba - ba" gibi seslerdir. Ardından "m", "p", "t" ve "r" gibi sessiz harflerin söylenmesi öğrenilir.

Nedenleri
Sözcüklerdeki sesli ve sessiz bileşimlerinin oluşturdukları ses karşıtlığı farklı dillerde farklı bir öneme sahiptir. Bu nedenle peltek söylenen sesler, konuşulan dile bağlı olarak değişir. Başka bir deyişle, bir dilde çocuklar daha çok "f" harfinde güçlük çekerken, bir başkasında en çok pelteklik sorunu yaratan ses, "s" sesi olabilir. Sözgelimi "s" harfi ele alınacak olursa, sesin doğru bir biçimde çıkarılabilmesi için dil, kenarları üst dişlere yaklaşacak biçimde yükselir, ucu üst ya da alttaki dişlerin arka yüzüne iyice yakınken hava dil ile dişler arasında kalan ortadaki ince kanaldan geçirilir. Bazı çocuklar, dillerini bir türlü doğru konuma getirmeyi beceremediklerinden, tedavi görmezlerse, peltek konuşmaktan kurtulamazlar. Peltek konuşmada asıl neden, belli seslerin çıkarılmasındaki zorluktur. Bu nedenle konuşmanın yeni öğrenildiği dönemde peltek konuşma bir ölçüde normaldir; çocuk konuşmayı ilerlettikçe düzelir, yani geçici bir durumdur.

Genellikle altı yaşından sonra çocuklar, bütün sözcükleri düzgün biçimde söylemeyi öğrenirler. Eğer bu yaştan sonra da pelteklik ya da başka türden bir konuşma bozukluğu varsa, çocuğun doktora götürülmesi gerekir. Sorun konuşma tedavisiyle düzeltilebilir. Konuşma bozukluğunun ya da peltekliğin fiziksel bozukluktan kaynaklandığı durumların sayısı azdır. Ağız ve diş biçimi, dilin büyük ya da küçük oluşu gibi fiziksel özelliklerin peltekliğe yol açabilmesine karşılık, çocuklar, bu türden fiziksel özelliklere karşın doğru konuşmayı becerebilmektedirler. Ancak alt ya da üstteki ön dişlerin bulunmaması genellikle peltek konuşmaya başlamasına ise, takma diş takmak gibi durumlar dışında pek ender rastlanır. Yetişkinlikten başlayan konuşma bozuklukları genellikle inmeden ya da Parkinson hastalığından kaynaklanır.

Büyük çocuklar da bazen, düzgün konuşmayı öğrenmiş olmalarına karşılık, yeniden peltek konuşmaya ya da yarım yarım konuşmaya başlarlar. Bunun nedeni çoğu zaman, yeni bir kardeşin doğumu gibi bir nedenle (anne - babanın ilgisinin bebeğe yöneltilmesi sonucu) duygusal bakımdan güvensizlik duygusuna kapılan çocuğun ilgi çekme çabasıdır. Kendisinin gözden düştüğünü hisseden çocuk, böylece anne - babasının sevgisini kazanmaya çalışır. Düzgün konuşmanın gecikmesinin nedeni ise bazen, çevresindekilerin çocuğa bebekmiş gibi davranmasıdır. Ayrıca eğer çocukla yeterince konuşulmuyorsa, konuşmayı öğreneceği iyi bir ortamın olamayacağı da açıktır.

Tedavi
Çocuklardaki bazı sorunların okuldaki güçlüklerden kaynaklanabilmesine karşılık, peltek konuşmanın okulla pek ilgisi yoktur. Tedavisiz bırakılmış diş sorunları olmadıkça pelteklik, büyümenin bir parçası olarak kabul edilebilir. Ancak çocuk, bazı sesleri söylerken sürekli olarak diliyle dişlerini zorlarsa, ön dişlerin hafif öne doğru çıkık olmasına neden olabilir. Bazı sözcüklerin doğru telaffuz edilememesi kadar anlaşılamayacak kadar bozuk konuşma da, çocuğun okumayı öğrenmesinde güçlük yaratır.

Ayrıca, ciddi konuşma sorunu, çocuğun başka alanlarda da öğrenme zorluğu çektiği anlamına gelebilir. Altı yaşından küçük çocuklarda, peltek konuşmanın tedavi edilmesi gerekmez. Ancak daha sonra, konuşmayı öğrenmesinde bir aksaklık olduğu izlenimi uyandırdığında, doktora danışmak gerekir. Doktor, gerçekten tedavi gerektiren bir sorunu olup olmadığını söyler ve eğer tedavi gerekiyorsa, gerekeni yapar. Peltekliğin tek ve standart bir tedavisi yoktur. Tedavi programı, vakaya göre düzenlenir.


___________________________________________________________________________
Aşk yasaklandı artık halka açık yerlerde
El tutmak yol açıyor diye hesapsız
Susmalara kaldırdık tüm tutuşmaları
Yasak kelime oyunu yapmak
Yalan söylemek mecburi ve serbest ayyuka çıkmak
Artık yağmur sonraları toprak kokmak yok
Tomurcuklanmak günah
Ve bir insan gözü yüzünden yüz gün art arda uyumamak
Kimse ölmesin diye
Kimsenin aklında her sevdalı verdiği sözü geri alacak
Güneşi ayı ve hatta hiç bir tabiat olayı
Şahit gösterilmeyecek hiç bir sevdaya
Ne deniyorsa onu atacak kalp
Ve süresi 24 saate çıkarılacak meskun mahallerde ağlamanın

Bir kişi ömründen geçen günlere seviniyorsa
ya mahkumdur
ya asker...
senirkentli isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Cevapla
Ahantar Kelimeler:



Konu Araçları

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:48 PM .


Powered by vBulletin® Version 3.6.10
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.1.0
Design ßy: DoLuNaY ŞoVaLyEsİ
[Programdown Anti Virus Program] [Paylaşım Ortamı]
[Paylaşım Forumu] [ForumVEFA]
Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için TIKLAYINIZ .
In this web site,illegal sharing is forbidden.If you have any problem/complaint about content’s copyrights in our page,please click here to contact us.