Anasayfa Kimler Online

Geri git   EzBeRiM > (¯`·._.·Oº°[SpoR Köşesi]°ºO·._.·´¯) > Diger Sporlar
Kayıt ol Arama Bugünün Mesajları Bütün Forumları okunmuş kabul et

Diger Sporlar Tenis Golf Binicilik Dövüş Sporları Dagcılık Kış Sporları Yaz Sporları Aklınıza Gelebilecek Bütün Spor Dalları Hepsi burda





Yeni Konu aç Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 04-18-2008, 07:52 PM   #1 (permalink)
Bir GüN Unutursa Doğmayı GüNeş.. Bende UnutuRuM..
 
*su* - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ezberim Üyelik BiLgilerim
Üyelik tarihi: Feb 2008
Nerden: ne o bize mi geLcen
Üye No: 32451
Mesajlar: 7.673
Ezberim Tşk İstatistikleri Tesekkür: 3840
3731 Mesajına
5326 Kere Teşekkür Edildi
Ezberim Rep PuanLaması
İtibar Gücü: 1033
Rep Puanı: 87970
Rep Derecesi:
*su* has a reputation beyond repute*su* has a reputation beyond repute*su* has a reputation beyond repute*su* has a reputation beyond repute*su* has a reputation beyond repute*su* has a reputation beyond repute*su* has a reputation beyond repute*su* has a reputation beyond repute*su* has a reputation beyond repute*su* has a reputation beyond repute*su* has a reputation beyond repute
Standart Dans...Dans Hakkında Bilgi..



Dans nasıl doğdu?

Dünya bir ritimle ortaya çıktı ve evrenin bu ritmi hala devam ediyor. Yeryüzünde hareketin ilk başladığı andan itibaren insanın içinde bu ritim vardı. İnsanlar ilk çağlarda ses çıkarmasını biliyorlardı ve bir hayvan gibi içgüdüleriyle hareket ediyorlardı. Bir süre sonra bir şeyleri almak ya da dertlerini anlatmak için işin içine hareketi soktular. İşte o andan itibaren dans başladı.

Çünkü insan, bedeniyle bir şeyler anlatmaya çalışıyordu ve orada modern dans dediğimiz şey vardı. Bu garip sesler ve hareketler zaman içerisinde belli bir uyum sağlamaya başladı. İlkel çağların insanı, avını yakalayıp getirdiği zaman kabile üyelerinin merakını uyandırırdı. O da bunu bir şova dönüştürüp taşın ya da kocaman bir kayanın arkasına saklanıyor veya bir ağacın tepesine çıkıyordu. Oradan sanki bir ayı gelir gibi yapıyor, tepesine atlıyor, elindeki taşla başına vurup öldürüyor, sonra keskin bir taşla derisini yüzüyordu. Yani oradaki insanlara oynuyordu. Bu durum, görsel bir şeyi ortaya çıkardı: Dansı. Çünkü dans, uyumlu ya da uyumsuz hareketlerin bir araya gelmesiyle insanın kendini ifade etmesiydi. Diyaloglar da işin içine girince bu sefer ortaya tiyatro çıktı.
Dansın ruh hali

Aslında tiyatrocu olan ama modern dans dersleri de veren Kürşat Alnıaçık "Bu anlatılacak bir şey değil, hissedilecek bir şey" diyor ve ekliyor: "Ben böyle bir hobim olduğu için çok mutluyum. Belki bu duyguları bir insanı dans ederken gördüğünüz zaman anlayabilirsiniz, 'Bu adam çok mutlu' dersiniz. Tabii insan sadece mutlu olduğu zamanlar dans etmez. Dans öyle bir şey ki, içinde bulunduğun ruh halinden çıkmak, duyguları dışarı çıkarmak ve bir şekilde onlardan kurtularak tekrar yenilerini alabilmek gibi. Vücutla hayat içinde kocaman bir devinim var. Ben ya mutlu olduğum için dans ederim ya da çok acı çektiğim için. Ama sonuçta acıyı yok ederim, dışarı atarım. O zaman bedenim ve beynim başka bir duyguya açık olur. Buna meditasyon ya da deşarj olma, boşalma denilebilir.

Çaresizlikten, öfkeden tepinen insanlar vardır bazen ama mutlu olduğu için de zıplayabilir insan. Bu vücudun bir tepkisidir. Bu da bir danstır. Dans dediğimiz, görsel anlamda bakıldığında 'Ay ne kadar güzel, çok estetik, her şey çok güzel' değildir sadece. Estetik olmayan bir şeyin de estetiği vardır mutlaka. Çünkü bu da ifadedir, bedenin kendisini ifadesidir. Modern dans da böyle bir şey, yaratıcılık sonsuz ve sınırsız."

Dansla çekingenliğini yenenler de var. İTÜ Makine Mühendisliği 3. sınıf öğrencisi Egemen Erbil, İTÜ Maçka Dans Kulübü'nde dansa başlamış. Ve diyor ki, "Dans ederken bazen huzur, bazen hırs, bazen azim duygularını tadıyorum; sadece dansa odaklanarak, içimdeki enerjiyi dışa vurduğumu hissediyorum. Her insanda bir çekingenlik duygusu vardır. Bende bu biraz fazlaydı, bu duygumu yendim."


___________________________________________________________________________
*su* isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 04-18-2008, 07:52 PM   #2 (permalink)
Bir GüN Unutursa Doğmayı GüNeş.. Bende UnutuRuM..
 
*su* - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ezberim Üyelik BiLgilerim
Üyelik tarihi: Feb 2008
Nerden: ne o bize mi geLcen
Üye No: 32451
Mesajlar: 7.673
Ezberim Tşk İstatistikleri Tesekkür: 3840
3731 Mesajına
5326 Kere Teşekkür Edildi
Ezberim Rep PuanLaması
İtibar Gücü: 1033
Rep Puanı: 87970
Rep Derecesi:
*su* has a reputation beyond repute*su* has a reputation beyond repute*su* has a reputation beyond repute*su* has a reputation beyond repute*su* has a reputation beyond repute*su* has a reputation beyond repute*su* has a reputation beyond repute*su* has a reputation beyond repute*su* has a reputation beyond repute*su* has a reputation beyond repute*su* has a reputation beyond repute
Standart --->: Dans...Dans Hakkında Bilgi..




Hem rahatlamak, hem de zinde kalmak, üstelik eğlenmek istiyorsanız dans etmek tam size göre...

BIRAKIN BEDENİNİZ KONUŞSUN...

İnsanların iletişim kurmasını sağlayan yollardan biri de jestlerdir, yani beden hareketleri... Farkında olalım ya da olmayalım bedenimiz sürekli jestlerle konuşur. Çok uzak iki kültürden olan iki insan birbirlerinin dillerini bilmedikleri halde beden dilleriyle anlaşabilirler.

İşte dans da bu nedenle, varoluşundan bu yana insan için kendini ifade etmenin en etkili yollarından biri olmuştur. İnsan doğanın ritmine kulak verip kendini bırakarak, bedenini konuşturmaya hep ihtiyaç duymuştur.

İnsan dans ederek sevincini, hüznünü, korkularını ve hatta kızgınlığını bile dile getirebilir. Salt bir eğlence olmanın ötesinde paylaşmak ve böylece çoğalmak demektir.

Dans ritim duygunuzu geliştirerek, hareketlerinize estetik katar. Bu da kendinize olan güveninizi geliştirir. Kendini seven ve kendine güvenen insan hem sosyal hem de iş hayatında başarılı olur.

İster vücudun müzik ritmine rahat ve özgür uyumuna dayalı bir dans tür olan Modern dans, ister çiftlerin tutkulu dansı olan tango, ister çoşkulu ve neşeli salsa, ister kıvrak ve çarpıcı oryantal... Hangisini seçerseniz seçin doğru bir eğitim programı ve düzenli çalışma ile dans etmeyi kısa sürede öğrenebilirsiniz. Yeter ki kararlı olun ve yeteneğin öğrenmeyle ilişkili olduğunu unutmayın


___________________________________________________________________________
*su* isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 04-18-2008, 07:53 PM   #3 (permalink)
Bir GüN Unutursa Doğmayı GüNeş.. Bende UnutuRuM..
 
*su* - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ezberim Üyelik BiLgilerim
Üyelik tarihi: Feb 2008
Nerden: ne o bize mi geLcen
Üye No: 32451
Mesajlar: 7.673
Ezberim Tşk İstatistikleri Tesekkür: 3840
3731 Mesajına
5326 Kere Teşekkür Edildi
Ezberim Rep PuanLaması
İtibar Gücü: 1033
Rep Puanı: 87970
Rep Derecesi:
*su* has a reputation beyond repute*su* has a reputation beyond repute*su* has a reputation beyond repute*su* has a reputation beyond repute*su* has a reputation beyond repute*su* has a reputation beyond repute*su* has a reputation beyond repute*su* has a reputation beyond repute*su* has a reputation beyond repute*su* has a reputation beyond repute*su* has a reputation beyond repute
Standart --->: Dans...Dans Hakkında Bilgi..



KADINLARLA DANS…

Tanışmak istediğiniz bir kadın varsa, dansa kaldırmak bunun için iyi fırsat olabilir. Bunun için kuşkusuz dans etmeyi bilmeniz
gerekir. Ama dans bilmek yetmez. Asla yetmez. Çünkü iyi dans bilseniz de, önce dansa kaldırmanız gerekir. Zorluklar bu aşamada başlar.

En klasik cümle “benime dans eder misiniz” şeklindedir. Ama adı üstünde çok klasik olduğu için genellikle kabûl görmez. Sizden yaratıcılık beklenir. Dilediğiniz kadar yaratıcı olun, yine de beğenilmez.

Bazıları dans etmeyi bilmez ve bunu siz onu dansa dâvet ettiğinizde küstahlıkla telâfi etmeye çalışır. Bazıları ise arkadaşlarına
fiyaka olsun diye sizi refüze eder. Kimisi için reddetmek, dansetmekten daha keyiflidir.

En iyisi emrivaki ile dansa kaldırmaktır. Bunun için sert bir yüz ifâdesi, boru gibi bir ses ve sağ kaşı biraz kaldırmak gerekir.

Örneğin bütün gece onu dansa kaldırmak için kendinizi hazırladığınızı, üç ay ömrünüz kaldığını ve dans sırasında çok
önemli bir şey konuşmak istediğinizi söyleyebilirsiniz.

Bir de kadınlar nedense dansa kalkmayı size yapılan bir iyilik, bir lütuf olarak görürler. Sanki sizin bir derdinize çözüm
buluyorlarmış gibi.

Kadınlar için yavaş müzikte dans; ayakların omuz genişliğinde açılıp, vücudun merkezî ağırlığının, sıra ile sağ ve sol ayak
üzerine kaydırılarak serbest salınma hareketinin başlatılmasıdır. Bâzen ayakların sıra ile bir ileri ve bir geri alınması da figür
çeşitliliğini sağlar. Ama hepsi bunu yapamaz.

Kadınlar için hızlı müzikte dans ise hepsinin daha hızlı yapılmasıdır. Hızlı dansı yavaş danstan ayıran tek fark, bâzen
müziği de yakalayacak şekilde elle tempo tutulması ve kafa sallanmasıdır.

Dansın temel amacı kadını etkilemektir.
Onun için pratik bir yöntemle hareket edebilirsiniz; onu ekseni çevresinde
sersemletinceye kadar çevirin. En azından başının dönmesini sağlayın.

Kadınlar dansa kaldırıldıklarında, oturuncaya kadar konuşurlar. Yüksek müziğe rağmen sürekli bir şey anlatırlar. Boş bulunup, ne derse evet demeyin. Ne dediğini bilmediğiniz için, başınıza iş alırsınız. Ama ekseninde çevirme konusunda rekor denerseniz, bir süre sonra konuşmazlar. O zaman huzur içinde dansa devâm edebilirsiniz. Yine konuşmaya başlarsa, sakın şeytana uyup, figür deniyordum numarası ile havaya fırlatıp kenara çekilmeyin.

Bir de kadınların çoğu dansı -nedense- bir şarkı süresi ile sınırlı zannederler. O da mühim değil, ama şarkı bittiği anda dönüp
gittiklerinde ya pistte kalakalırsınız ya da arkasından gitmek zorunda kalırsınız. Her iki durum da keyifsizdir. Çünkü çevrede
bulunanlar size tuhaf tuhaf bakmaya başlarlar.

Danstan sonrası biraz daha keyifsizdir. Ona oturduğu yere kadar refâkat edersiniz ve ardından nazikçe size oturacağınız yeri işâret etmesini beklersiniz. Çünkü onun ani masaya dönüş manevrası size tek kelime etme fırsatı bile vermemiştir.

Seslenseniz de bir şey fark etmez. O bu arada çoktan arkadaşları ile -dans ederken de aklının olduğu yer ile- sohbete dalmıştır bile. Çoğunlukla beş-on dakika bekledikten sonra, gidip kendi yerinize oturursunuz…

Kimi, siz onu dansa kaldırdığınız da kibarca utanır da, danstan sonra sizi ortalıkla bırakınca, bundan hiç utanmaz! Neden utansın ki, siz utanın.

Bir kadınla dans etmek ve bu sayede onunla yakınlaşabilmek için; iyi dans bilmenizin, iyi giyinmenizin, gerçek bir kavalye olmanızın ve yol-yordamdan anlamanızın hiç, ama hiç önemi yoktur.

Kadınlar dans etmeye utanır, dans ederken susmayı unutur, ne eğlenir ne eğlendirir. Ama yerine dönünce elinde peçeteler,
yemeniler ile zaptı gayrî kâbil bir hâlde çalar, söyler. Nadiren oturur, nadiren durulur. En çok da çalan romantik şarkılara elini
bir o yana, bir bu yana sallaya sallaya eşlik eder. Her kadın romantiktir ya, o bakımdan.

O nedenle kadınları dansa kaldırmak iyi bir şey değildir. Bir kere işin içine ülser başlangıcı ve baş ağrısı giriyor. En iyisi “ağır
delikanlı” gibi davranmak. Bir masada oturup, müziği dinlemek ve yemeğin tadını çıkarmak en güzeli.

Ne balık durmadan konuşur ne de peynir size durmadan poz yapar. Ne patlıcan salatası kaprislidir ne de yaprak sarması aniden dönüp gider. Hem ezmenin naz yaptığı da hiç görülmemiştir. Dahası Rus salatası hiçbir zaman önce “he” deyip, sonra “yok” demez. Hiçbir çupra çatalınızı uzattığınızda, gidip konuyu diğer çupralar ile müzakere etmez.

Yine hiçbir çupra tabakta yattığı yerden teskere dişlerini oynata oynata, manalı gözler ile baka baka; “tamam ama, ben çok lezzetli değilimdir. Aslında pek de bu işten anlamam. Arkadaşlar ısrar ettiği için geldim. Çok iyi yüzdüğümü söylemiş miydim? Arkadaşlar ısrar etmese gelmeyecektim. Fazla da kalmayı düşünmüyorum. Fazla kalmayı düşünmüyorum dedim de aklıma geldi, biliyor musun, bütün kutup ayıları solakmış. Dediğim gibi ben yemekten pek anlamam. Ama sen daha iyisini istiyorsan, ben bunu anlarım. İstersen ben çiftliğe döneyim. Hem ben zâten deniz çuprası değilim, çiftlik çuprasıyım. Bir de bak ne diyeceğim; Sen şimdi önce biraz salata ye. Salata dedim de, salata çok sağlıklıdır. Sonra da biraz peynir. Bir yerde duydum da, peynir genelde süt tozundan yapılıyormuş. Sonra, sonra, aaa müzik bitti, haydi ben mutfağa döneyim” demez.
Çupralar iyidir. Peynirler iyidir. Salata bile daha iyidir.


___________________________________________________________________________
*su* isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Cevapla
Ahantar Kelimeler:



Konu Araçları

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:40 PM .


Powered by vBulletin® Version 3.6.10
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.1.0
Design ßy: DoLuNaY ŞoVaLyEsİ
[Programdown Anti Virus Program] [Paylaşım Ortamı]
[Paylaşım Forumu] [ForumVEFA]
Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için TIKLAYINIZ .
In this web site,illegal sharing is forbidden.If you have any problem/complaint about content’s copyrights in our page,please click here to contact us.