| |||||||
| Dini Bilgiler Aradığınız her türlü Dini bilgiye ulaşabilirsiniz.. |
![]() |
| | Konu Araçları |
| | #1 (permalink) |
| Benim Cennetim Bana Bakan Gözlerindir ![]() ![]() ![]() | KABE'YE YÖNELMEK "Hz. Peygamber (S.A.V.), farz veya nafile namazlar için, namaza kalktığı zaman, Kabe'ye yönelir. Kabeye yönelmeyi emr ederdi. Bu sebeple, namazını güzel kılmayan birine şöyle buyurdu: "Namaza kalktığın zaman, abdesti tam al, sonra kıbleye yönelerek tekbir al."Buhari,müslüm "Hz. Peygamber (S.A.V.), seferde iken nafile namazları ve vitir namazını bineği üzerinde kılar bineği, onu şark ve garb hangi yöne doğru yöneltirse o tarafa doğru kılardı."Buhari,müslüm Bu konuda ALLAH Telâlâ şöyle buyuruyor . "Ne tarafa dönerseniz, ALLAH'ın yüzü oradadır." (el-Bakara,2/115) "Hz. Peygamber (S.A.V.), bazen devesi üzerinde nafile namaz kılmak isteyince, onu da kıbleye doğru yöneltip öyle tekbir alırdı, daha sonra bineği ne tarafa yönelirse o şekilde kılmaya devam ederdi."ebu davud "HzPeygamb er (S. A. V.) bineği üzerinde başı ile ima ederek rüku' ve secde yapar, secdeyi ruku'dan daha fazla eğilerek yapardı." Ahmed b. Hanbel ve Tirmizi. (Tirmizi onu sahih kabul eder.) "Hz. Peygamber (S .A.V.) farz namazları kılmak islediği zaman, devesinde n iner namazı öyle kılardı."- Buharî ve Ahmed b. Hanbel. Şiddetli korku zamanlarında kılınan namaza gelince, Hz. Peygamber (S.A.V.) bu namazı ümmetine yaya giderken ayakta; binekli iseler, kıbleye, yahut kıble dışına yönelerek kılmalarını meşru' kıldı."Buharî ve Müslim. ve şöyle buyurdu: "Ordular bir birine girdiği zaman, namaz ancak, tekbir almak, ve baş ile işarette bulunmakt an ibarettir ."Buharî ve Müslim'in isnadı ile Beyhakî. Hz. Peygamber (S.A.V.), yîne:"Doğu ile batı arası kıbledir." buyurdu.-- Tirmizi ve Hâkim nakletmiş ve sahih olduğunu söytemişlerdir. Ben de irvaul-Ğalilde (292) tahriç ettim. Câbir (R.A.) şöyle dedi: "Biz Resululla h ile birlikle bir yolculukt a yahut askerî bir birlikte bulunuyor duk. Bu esnada hava bulutlandı. Kıbleyi araştırdık, fakat kıble konusunda farklı görüşlere sahip olduk. Herkes namazını tek başına kıldı, içimizden biri, yerini belirleme miz için, önüne bir çizgi çiziyordu. Sabah olunca, o çizgiye baktik ki, kıbleye ters bir yöne doğru namaz kılmışız. Durumu Hz. Peygamber e söyledik. Bize namazın iadesini emretmedi . Ve "Namazınız caizdir" buyurdu. Dârekutnî, Hâkim, Beyhakî, Tirmizi, Ibn Mace, Taberanî. Bu hadis "Irva"da da zikr edilmiştir. (296) "Resululla h (S.A.V.) "Yüzünün göğe çevrildiğini görüyoruz. Şimdi seni hoşnut olacağın bir kıbleye döndürüyoruz. Artık namazda yüzünü Mescid-i Haram yönüne çevir",(el-Bakara.2/144) âyeti indirilme den önce, Kabe önünde olduğu halde, yüzünü Kudüs'e doğru çeviriyordu. Âyet inince, Kabe'ye yöneldi. Bir ara Küba'da halk sabah namazını kılarken, onlara bir kimse gelerek şöyle dedi: Bu gece, Resululla n"(S.A.V.)'e bir âyet indi ve Kâ'be'ye doğru yönelmesi emredildi . Siz de hemen Kabe'ye yöneliniz."Bunun üzerine, Şam'a doğru yönelmiş bulunan halk, imamları ile birlikte yönleri kıbleye gelinceye kadar döndüler."*Buhari, Müslim, Ahmed, Serraç, Taberanî (3/108/2), ibn Sa'd, (243) el-irva (290). NAMAZ'DA KIYAM Hz. Peygamber (S.A.V.), ALLAH Teâlâ'nın "Gönülden boyun eğerek ALLAH için namaza kalkın." (el-Bakara,2/238) emrine uyarak farz ve nafile namazları ayakla kılardı. Fakat, seferde nafileler i binek üzerinde kılardı.Şiddetli korku zamanlarında (savaşta), yukarıda geçtiği gibi, ayak üzerinde, ya da binekli olarak namaz kılmalarını ümmetine meşru' kıldı. Bu husus ALLAH Teâlâ'nın "Namazlara ve orta namaza devam edin.', "Gönülden boyun eğerek ALLAH için namaza kalkın. Eğer korkarsanız, yaya yahut binekte iken kılın. Güvene erişince, bilmedikl erinizi size Öğrettiği gibi, ALLAH'ı anın." (el-Bakara,2/238) ayetleriy le ilgilidir . "Resululla h (S.A.V.), ölümüne neden olan hastalığında namazları oturarak kıldı."*Tirmizi bu hadis İçin "Sahih" demiştir Bundan önce de bir defasında namazı böyle kılmıştı. :Hz. Peygamber hastalanmış, cemaat da onun arkasında ayakta namaz kılmıştı. Onlara oturmalarını işaret etti, onlar da oturdular . Namazdan çıkınca şöyle buyurdu: Az önce, siz nerede ise iranlıların ve Rumların yaptığı gibi yapıyordunuz. Onlar, kralları otururken ayakla dururlar. Siz böyle yapmayın. İmam ancak kendisine uyulması için tâyin edilmiştir, îmam rüku' edince siz de rüku' edin; rüku'dan başını kaldırınca siz de kaldırın. İmam oturarak namaz kılınca, siz de birlikte oturarak namaz kılın."'Müslim ve diğer kaynaklar Hastaların Oturarak Namaz Kılmaları Imran b. Husayn (R.A.) şöyle demiştir "Bende basur hastalığı vardı. Durumu Resululla h (S.A.V.)'e sordum. Buyurdu ki; namazı ayakta kıl. bunu yapamazsa n oturarak kıl. Buna da gücün yetmezse, yan yatarak kıl.Buharî, Ebû Dâvud ve Ahmed b. Hanbel Yine Imran şöyle demiştir: "Oturarak namaz kılan bir kimsenin hükmünü Hz. Peygamber'e sordum. Buyurdu ki; ayakta namaz kılmak daha faziletli dir. Oturarak namaz kılan kimse, ayakta kılanın yarı sevabını alır. Bir kimse (Bir rivayete göre, yatarak) namaz kılarsa, ayakta namaz kılanın yarı sevabını alır." Bu namazdan hastanın namazı kast edilmiştir. Enes (R.A.) da şöyle demiştir "Resululla h (S.A.V.), hastalıktan dolayı oturarak namaz kılan bir grup insanın bulunduğu yere çıktı ve oturanın namazı ayakta kılanın namazının yarısına denktir." buyurdu.1 9- Ahmed b. Hanbel, Ibn Mâce. sağlam bır isnatla rivayet ettiler. "Hz. Peygamber {S.A.V.) bir hastayı ziyareti esnasında onu yastığı üzerinde namaz, kılarken gördü. Yastığı kaldırıp attı. Bu sefer hasta namaz kılmak için bir tahta aldı. Resululla h (S.A.V.) onu da kaldırıp attıktan sonra buyurdu ki: Gücün yeterse namazını toprak üzerinde kıl. Değilse işaretle kıl ve secdeni rükuundan biraz daha fazla eğilerek yap."Taberani,Bezzar Gemide Namaz Kılmak "Hz. Peygamber'e, gemide namaz, kılmanın hükmü sorulduğunda şöyle buyurdu: Gemide iken namazı ayakla kıl. Boğulmaktan korkarsan o başka."-Bezzar 68 "Hz. Peygamber in yaşı ilerleyin ce, üzerine yaslanmak için namazgahında bir dayanak edindi."Hakim. Hakim ve Zehebî "Sahih" demişlerdir Gece Namazını Ayakta ve Oturarak Kılmak "Hz. Peygamber (S.A.V.) bazı geceler, ayakta uzun süre namaz kılar, bazı gecelerde de oturarak uzun süre namaz kılardı. Kıraatı ayakta yapınca, rüku'u da ayakta yapar; oturarak kıraat yaptığı zaman ise, rüku'u da oturarak yapardı."Müslim ve Ebû Dâvud "Yine Hz. Peygamber, bazı zamanlar, oturarak namaz kılar; kıraati oturarak yapar; geride otuz yahut kırk âycı kalınca ayağa kalkar; bunları ayakta okur; sonra rüku' ve secdesini yapardı. Ikinci rekâtta da bunun gibi yapardı." Buhari ve Müslim. "Hz. Peygamber iyice yaşlandığı zaman, hayatının son dönemlerinde sünnet namazları oturarak kılardı. Bu durum vefatından bir gün Öncesine raslamakt aydı." Müslim ve Ahmed b. Hanbel. "Hz. Peygamber bazen de bağdaş kurarak namaz kılardi." Nesaî ve Ibn Huzeyme (Sahih (1/107/2); el-Makdısî, Sünen (80/1, Hâkim. Sahih demiş. Zehebî de ona katılmıştır AYAKKABIL ARLA NAMAZ KILMAK "Hz. Peygamber (S.A.V.) bazen yalınayak, bazen de ayakkabılarla namaza dururdu."Ebû Dâvud ve İbn Mace, Bu mütevatîr bir hadistir. Tahavî de böyle demiştir. bunu Ümmeti için de mubah kılarak şöyle buyurdu: "Sizden biri, namaz kılarken ayakkabılarını giysin, yahut da bunları çıkararak ayaklan arasına koysun; baskalarına eziyette bulunmasın.'" Ebû Dâvud "Hz. Peygamber, bazen ayakkabı ile namaz kılma konusunda daha tekitli konuşarak şöyle buyururdu: "Yahudiler in yaptıklarının aksini yapın. Zira onlar ne ayakkabı, ne de mestleri ile namaz kılarlar."Ebu Davud "Hz. Peygamber (S. A.V.) bazen de namazda iken ayaklarından ayakkabılarını çıkarır, sonra namaza o şekilde devam ederdi."Ebu Davud Nitekim Ebû Saîd el-Hudrî de şöyle demiştir: "Hz. Peygamber (S.A.V.) bir gün bize namaz kıldırdı. Namazın bir kısmım kılınca ayakkabılarım çıkarıp sol tarafına koydu. Cemaat bunu görünce, onlar da ayakkabılarını çıkardılar. Namazı bitirince, Resululla h (S.A.V.) buyurdu ki; size ne oluyor ki, ayakkabılarınızı çıkardınız? Şöyle cevap verdiler Bİz senin ayakkabılarını çıkarıp attığını görünce, ayakkabılarımızı çıkarıp attık. Bunun üzerine Hz. Peygamber buyurdu ki; Cebrail (A.S.) bana gelerek, ayakkabılarda pislik olduğunu haber verdi. Bunun üzerine ben de onları çıkarıp attım. Sizden biri camiye geldiği zaman ayakkabılarına baksın. Eğer onlarda bir pistik görürse, silsin ve ayakkabılarla namaz kılsın."Ebu Davud "Hz. Peygamber (S.A.V.), namazda ayakkabılarını çıkarınca, onları sol tarafına koyar"32 ve şöyle buyururdu: "Sizden bîri namaz kılarken ayakkabılarım sağına koymasın. Başkasının sağına gelecek şekilde soluna da koymasın. Eğer solunda biri bulunmazs a, o takdirde soluna koysun. Solunda biri varsa o zaman ayakları arasına koysun."Ebu Davud,Nesei MİNBER ÜZERiNDE NAMAZ KILMAK "Bir defasında Resululla h (S.A.V.) minber üzerinde (Bir rivayette üç basamaklı minber üzerinde) namaz kılmıştı. Minber Üzerinde kıyam yaptı; tekbir aldı; cemaat da arkasında tekbir aldılar. Sonra Hz. Peygamber minber üzerindeyken, rüku'a gitti, sonra rüku'dan başını kaldırdı ve geri inerek minberin dibinde secde yaptı, ikinci rekâtta da aynı şekilde yaptı. Namazı bu şekilde bitirdikt en sonra cemaata karşı dönerek şöyle buyurdu: "Ey cemaat! Bana uymanız ve nasıl namaz kıldığımı öğrenmeniz için böyle yaptım." Buharı, Mislim. Ibn Sa'd (1/253). Bkz. "el-Irvâ".545 NAMAZDA SÜTRENlN LÜZUMU "Hz. Peygamber (S.A.V.), namazda sütreye yakın durur, sütte ile kendisi arasında üç arşınlık bir mesafe bulunurdu ." Buhari* ve Ahmed b. Hanbel. "Secde yeri ile sütre arasında ise; bir koyun geçecek kadar bir mesafe bulunurdu ."Buhari ve Müslim. "Hz. Peygamber yine şöyle buyururdu: "Sütresiz namaz kılma, önünden herhangi bir kimsenin geçmesine müsaade etme. Eğer geçmek isterse, onunla mücadele et. Çünkü şeytan onunla beraberdi r." Ibn Huzeyme, (Sahih", 1/93/1) sağlamca bjr senet ile. "Yine Resullah (S.A.V.) şöyle buyuruyor Sizden biri, sütreye doğru namaz kılarsa, ona yaklaşsın da şeytan onun namazını kesmesin."Ebû Davud ve Bezzar "Bazen Resululla h (S.A.V.) kendi mescidind e, namaz kılmak için, araştırır ve direk arkasında namaz kılardı."A. Hanbel "Resululla h (S.A.V.) sütre olabilece k herhangi bir şeyin bulunmadığı bir boşlukta namaz kılarken, kendi önüne bir kargı diker ve ona doğru namaz kılar, cemaat da arkasında kılardı."Buharî, Müslim ve ibn Mâce "Bazen de bineğini önünde yan şekilde durdurur, ona doğru namaz kılardı."Buharî ve Ahmed. "Deve ağıllarında namaz kılmak böyle değildir.Buharî ve Ahmed Çünkü Hz. Peygamber buralarda namaz kılmayı yasaklamıştır. "Bazen de bineğin semerini alır, onu kıbleye gelecek şekilde ve arkasına durarak namaz kılardı." "Hz. Peygamber (S.A.V.) yine şöyle buyururdu: Sizden biri, önüne koyacak semerin arka kaşı kadar bir sütre bulunca ona doğru namazını kılsın. Sütrenin arkasından geçenlere aldırış etmesin." Müslüm "Bir defasında da Resululla h (S.A.V.) bir ağaca doğru namaz kıldı. "Bazen de Hz. Âise(R.A.)'n üzeri örtülü olarak yattığı divana doğru namaz kılardı."Buhari "Hz. Peygamber (S.A.V.), sütre ile kendisi arasından hiçbir şeyin geçmesine müsaade etmezdi. Bir defa namaz kılarken, önünden bir koyun geçmek isterken onunla adetâ yarışarak öne geçti ve karnını duvara yapıştırdı. Koyun ise Hz. Peygamber'in arkasından geçmek zorunda kaldı." lbn Huzeyme"Sahih'inde(1/95/l);Taberânî(3/140/3); Hâkim Sahih demiş, Zehebî de ona katılmıştır. "Hz. Peygamber (S.A.V.) bir defasında farz namaz kılıyorken yumruğunu sıktı. Namazı bitirince cemaat: Yâ Resululla h! Namazda bir şey mi oldu? dediler. Hz. Peygamber de: Hayır, dedi ve söyle devam etti: Şeytan önümden geçmek istedi. Ben de onu yakalayıp boğdum, öyle ki, dilinin soğukluğunu ellerimde hissettim . ALLAH'a yemin ederim ki,kardeşım Süleyman (A.S.) benden önce davranmas aydı, şeytan mescidin direkleri nden birine bağlanır, Medine çocukları da onun etrafında dolanırdı. Kıblesi ile kendi arasına herhangi bir kimsenin girmesine mani olabilıyorsa olsun."Ahmed,Darekutni "Yine Resululla h (S.A.V,) buyuruyor ki;sifcden biri kendisini insanlard an gizleyen bir şeye karşı namaz kılarken, birisi önünden geçmek istese unu göğsünden itsin. Gücü yettiğince iki defa engel olmaya çalışsın. Şayet ısrar ederse, onunla mücadele etsin. Çünkü o seytandır."Buharî, Müslim, ibn Huzeyme'den başka bir rivayet için Bkz.. (1/94/1) "Yine Hz. Peygamber buyuruyor ki; namaz kılanın önünden geçen kişi bunun ne kadar günah olduğunu bilseydi, kırk gün beklerdi de onun önünden geçmezdi." Buhari, Müslim, ibn Huzeyme'den başka bir rivayet için Bkz. (1/94/1) NAMAZI KESEN ŞEYLER Peygamber Efendimiz bu konuda şöyle buyuruyor "önünde semerin arka kaşı gibi bir sütre bulunmaya n kimsenin namazını; hayızlı kadın (Yani baliğa olan kadın. Buluğa eren kadın),, eşek, ve siyah köpek geçtiği zaman keser. "Ebû Zer (R A.) diyor ki; "Yâ Resûlellah! Siyahın beyazdan farkı ne?" diye sordum. Şöyle cevap verdi: "Siyah köpek şeytandır. "Müslim. Ebu Dâvud ve ibn Huzeyme (1/95/2). MEZARA DOĞRU NAMAZ KILMAK Hz. Peygamber (S.A.V.) mezara karşı namaz kılmayı yasaklar ve söyle buyururdu: "Kabirlere doğru namaz kılmayın ve onların üzerine oturmayın."Müslim. Ebu Dâvud ve ibn Huzeyme (1/95/2). NAMAZA NlYYET ETMEK Resululla h (S.A.V.) şöyle buyururdu: "Ameller niyetlere göredir. Herkes için niyet ettiği şeyin karşılığı vardır."Buhari,Müslüm NAMAZDA TEKBÎR Resululla h (S.A.V.) namaza "Ellahu Ekber" diyerek başlardı. Daha önce de geçtiği üzere, namazını güzel kılmayan kimseye böylece emredip ona dedi kî; Yerli yerince abdest alıp sonra da "Ellahu Ekber" demeyen hiç kimsenin namazı tamam olmaz. Taberani Hz. Peygamber bu konuda yine şöyle buyuruyor: "Namazın anahtarı temizlik, başlangıcı iftitah tekbiri, bitimi de selâmdır."Ebu Davud "Hz. Peygamber (S.A.V.), tekbir alırken, arkasındakilere duyuracak şekilde sesini yükseltirdi." Ahmed b. Hanbel ve Hakim nakletti. Hakim Sahih dedi "Hz. Peygamber (S.A.V.), hasta olunca, Hz. Ebu Bekir, O'nun tekbir sesini arkadaki cemaata ulaştırıyordu."Müslüm ve Nesei "Resululla h (S.A.V.) şöyle buyuruyor ." İmam Ellahu Ekber deyince, siz de Ellahu Ekber deyin." Sağlam bir isnatla Ahmed ve Beyhakî Tekbir Alırken Elleri Kaldırmak Hz. Peygamber, bazen tekbir ile birlikte ellerini kaldırır,"Buhari ve Ebû Davud bazen tekbirden sonra ellerini kaldırır", bazen de tekbir almadan önce ellerini kaldırırdı."Buhari ve Nesaî. "Hz. Peygamber (S.A.V.), ellerini kaldırırken parmaklarını düzgün tutar; aralarını ne ayırır, ne de bitiştirirdi." Ebû aivud ve ibn Huzeyme (1/62/11/; Hâkim. Hakim sahih olduğunu söylemiş. Zehebî de ona uymuştur. "Tekbir alırken ellerini omuz hizasına kadar kaldırırdı." Buharî, " Bazen de kulak yumuşağı hizasına kadar kaldırırdı." Buharî Namazda Sağ Eli Sol El Üzerine Koymak "Hz. Peygamber (S.A.V.) namazda sağ elini sol eli üzerine ve şöyle buyururdu: Biz peygamber ler topluluğu, iftarda acele etmek, sahuru geciktirm ek ve namazda sağ ellerimiz i sol ellerimiz üzerine koymakla emr olunduk." Ibn Hıbban ve sağlam bir isnatla "el-Ziya el-Makdisî. "Hz. Peygamber, sol elini sağ eli üzerine koyarak namaz kılan birine rastladı ve sağ elini alttan çıkarıp sol eli üzerine koydu." Sağlam bir isnatla Ahmed b. Hanbel ve Ebû Dâvud (Sahih) Elleri Göğüs Üzerine Koymak "Resululla h (S.A.V.), sağ elini sol elinin sırtı üzerine, bileği üzerine ve kolu üzerine kor,"Ebû DaVud-Nesaî ve sağlam bir isnadla îbn Huzeyme (1/54/2). Ibn Hıbban "Sahih" olduğunu söylemiştir. (485,"" " ashabının da böyle yapmalarını emrederd Malık. Buharı ve Ebû Avane.i." " Bazen de sağ eli ile sol elini tutardı." Sağlam bir isnatla Nesaî ve Dârekutnî. "Ve ellerini göğsü üzerine koyardı."Ebu Davud,İbn Huzeyme 1/54/2,Ahmed "Yine Hz. Peygamber (Selamun Aleyküm V.) namazda elleri böğür üzerine koymayı yasakladı," Buharî, Müslim. Bkz el-Irvâ. 374 v' "Bu elleri böğür üzerine koymak, Hz. Peygamber in yasaklamış bulunduğu elleri beline koymak demektir." Nesaî,Ebu Davud NAMAZDA SECDE YERÎNE BAKMAK VE HUŞU' "Hz. Peygamber (S A.V.), namaz kılarken başını eğer ve gözü ile yere bakardı. Kabe'ye girince, çıkana kadar gözünü secde yerinden ayırmamıştı." Beyhaif. Hakim "Sahihtir" dedi . "Buyurdu ki; evde namaz kılan kimseyi meşgul edecek bir şeyin bulunması uygun değildir," Sağlam bir isnatla Ebû Dâvud ve Ahmed "Hz. Peygamber (Selamun Aleyküm V.), namaz kılarken göğe doğru gözünü dikmeyi yasakladı.Buhari, " B u yasaklama yı şu sözü ile de kuvvetlen dirdi:" Namazda göğe doğru bakan bir takım insanlar, bundan vazgeçsin. Aksi takdirde, gözleri onlara geri dönmez. (Bir rivayetle: gözleri kör olur.)Müslüm Başka bir hadis-i şerifte şöyle buyurulmuşuır;'' Namaz kılar ken sağa sola bakınmaym. Şüphesiz ALLAH, sağa sola bakınmadığı surece, yüzünü namaz kılan kuluna çevirir."Tirmizi ve Hâkim nakletmis . ve bu hadisin "sahih" olduğunu söylemişlerdir, Bkz. "Sahihu't-Tetgîb", No: (353) " Yine Resululla h namaz kılarken sağa sola bakınmakla ilgili olarak şöyle buyurdu: "Bu, şeytanın namaz kılandan çaldığı şeydir."Buhari Yine Hz. Peygamber (S. A.V.) şöyle buyurdu: "Kul, namazda sağasola bakınmadığı sürece, ALLAH ona bakmaya devam eder. Kişi namaz kılarken yüzünü sağa sola çevirince ALLAH da ondan yüz çevirir." Hadisi Ebû Dâvud ve diğerleri nakletmiş "Hz. Peygamber (S.A.V.) namaz esnasında şu üç şeyi yapmayı yasakladı: Horozun yem topladığı gibi namaz kılmayı, köpek oturuşu gibi oturmayı, tilkinin bakındığı gibi sağasola bakınmayı."Ahmed ve Ebu Yala "Yine Hz. Peygamber (S.A.V.) şöyle buyurmuştun Dünyadan veda edecekmişçesine. ALLAH'ı görür gibi namaz kıl. Sen ALLAH'ı görmüyorsan da o seni görüyor.""Bkz. el-Muhallis "Ehadîsü-Müntekât"; "Taberani Yine Hz. Peygamber (S.A.V.) şöyle buyuruyor: "Bir kimse; farz namazın vaktine ulaşır, güzel bir şekilde abdestini alır, rüku' ve huşu'unu güzel yaparsa, büyük günah işlemediği sürece, bu namaz onun geçmiş günahlarına keffaret olur. Bu durum her zaman için böyledir." Müslim Hz. Peygamber (S.A.V.), yünden yapılmış bîr elbise ile namaz kılmıştı. Elbisedek i çizgilere dikkatlic e bakmıştı. Namazı bitirince, şöyle buyurdu: "Bu elbiseyi Ebû Cehm'e Yasak Kelimeürünüz ve O'nun Enbicaniy yesini getiriniz . Çünkü o elbise, az önce beni meşgul etti ." "Bir rivayetle: namazda ben onun çizgilerine baktım, nerede ise benim huzurumu kaçıracaktı.)" Buharî. Müslim ve imam Mâlik. Bkz. "el-lrvâ",(376). Hz. Âişe'nin, sofraya serdiği resimli bir yaygısı vardı. Hz. Peygamber (S.A.V.) bu yaygıya doğru namaz kılmıştı. Namazdan sonra şöyle buyurdu: "Bu yaygıyı benden uzaklaştır." (Çünkü onun üzerindeki resimler, namazda beni meşgul ediyor.)""" Buharî. Müslim Hz. Peygamber (S.A.V.) şöyle buyuruyor: "Yemek hazır iken, küçük ve büyük abdest sıkıştırınca, namaz kılmak uygun olmaz"Buhari NAMAZDA KIRAATE BAŞLAMADAN ÖNCEKİ DUALAR Hz. Peygamber (S.A.V.), kıraate başlamadan önce, çok çeşitli dualar okurdu: Bu dualarda ALLAH'a hamd eder, O'nu över şânını yüceltirdi. Namazını güzel kılmayan kimseye de, böyle yapmayı emretmiş ve söyle buyurmuştu; "Tekbir almadan ve ALLAH'a hamd etmeden, O'na senada bulunmada n ve Kur'an'dan kolay gelen ayetlerde n okumadan, bir kimsenin kıldığı namaz tamam olmaz.""el-İrva no:8 Hz. Peygamber (S.A.V.) zaman zaman değişik dualar okurdu. Bu dualar şunlardır: "ALLAHım! Doğu ile batı arasını bir birinden uzaklaştırdığın gibi, beni de hatalarımdan uzaklaştır. ALLAHım! Beyaz elbise kirden temizlend iği gibi, beni de hatalarımdan temizle. ALLAHım! Su, kar ve dolu ile benim hatalarımı yıkayıp temizle." Hz. Peygamber, bu duayı farz namazlard a okurdu." Müslüm "Müslüman olduğum halde, yüzümü, gökleri ve yeri yaratan ALLAH'a yönelttim. Ben müşriklerden değilim. Benim namazım, hacca ait ibadetler im, dirim ve ölüm, kâinatın yaratıcısı, eşi ve ortağı bulunmaya n ALLAH içindir. Bununla emrolundu m ve ben ilk müslumanlardanım ." "ALLAHım! Mülkün yegâne sahibi sensin. Senden başka bir İlah yoktur. Seni teşbih ederek överim. Sen benim rabbimsin, ben ise senin kulunum. Kendime zulmettim . Günahlarımı itiraf ettim. Benim bütün günahlarımı ört Çünkü senden başka bir bağışlayıcı yoktur. Beni en güzel ahlâka ulaştır. Zira, senden başka, ahlâkın en güzeline ulaştıran yoktur. Beni kötü ahlâktan uzak tut Zira senden başka, ahlâkın en kötüsünden insanları uzaklaştıracak yoktur. Emrindeyi m, mutluluk vermeni istiyorum . Bütün hayırlar senin elindedir . Kötülükler sana ait değildir. Senin hidayete ulaştırdığın kimse esas hidayette dir. Ben seninim ve sana döneceğim. Senden sana sığınmaktan başka çare yoktur. Mübareksin ve şânın yücedir. Senden mağfiret diler ve sana tevbe ederim." Nesai Peygamber yukarıdaki duayı hem farz, hem de nafile namazlard a okurdu. "ALLAHım! Seni Överek teşbih ederim. Senin ismin mübarektir. Şânın yücedir. Senden başka bir İlah yoktur."Nesai, ' Hz. Peygamber (S.A.V.) şöyle buyuruyor; "ALLAH katında en sevimli söz, kulun" Sübhanekellahumme..." duasını okumasıdır." Ebû Dâvud ve sığlam bir isnatla "Tahavî" Gece namazında Hz. Peygamber (S.A.V .), yukarıdaki duaya "üç defa LâilâheilleIlah,üçdefada Ellahu Ekber Kebiren ilâvesini yapardı." Müslim "ALLAH en büyüktür. Bütün övgüler ALLAH içindir. Sabah-akşam ALLAH'ı noksanlıklardan beri kılarım." Sahabîlerden biri namaza bu dua ile başlayınca Hz. Peygamber (A.S.) şöyle buyurdu: "Ben bunlara saştım. Bunlar sebebiyle göğün kapıları açıldı." Müslim "ALLAH'a hamd olsun." Bir başkası kıraata bu dua ile başlayınca Hz. Peygamber ona da şöyle buyurdu: "Hangimiz önce ALLAH ın katına yükseltecek,diyerek, oniki meleğin bu dua için yarış yaptıklarını gördüm."Müslüm "ALLAHım! Hamd sana mahsustur . Göklerin, yerin ve aradaki varlıkların nuru sensin. Gökleri, yeri ve bunlar arasındakileri ayakta tutan sen, sensin. Bütün övgüler sanadır. Sen Haksin; va'adların ve söylediklerin Haktır. Sana kavuşmak haktır. Cennet haktır, cehennem haktır; peygamber ler haktır. Mııhammed haktır. ALLAHım! Kendimi sana teslim ettim. Sana güvendim. Sana inandım. Sana döneceğim. Sana dayanarak hasımlaştım. Seni hakim seçtim. Sen bizim rabbımızsın. Varış sanadır. Benim geçmiş ve gelecek, açık ve kapalı bütün günahlarımı bağışla. Benden daha iyi bildiğin günahlarımı da bağışla. En evvel sen vardın, en son yine sen var olacaksın. Sen benim ilâhımsın. Senden başka İlah yoktur."Buhari,Müslüm Hz. Peygamber, gece namazlarında aşağıdaki dua çeşitlerini okurdu: "Cebrail'İn, Mîkail'in ve israfil'in rabbı olan; göklerin ve yerin yaratıcısı olan, görünen ve görünmeyen her şeyi bilen ALLAHım! ihtilâfa düştükleri zaman, kulların arasında gerçek hükmü veren sensin. Gerçeği bulmada İhtilâfa düşülünce, izninle beni doğruya ulaştır. Çünkü sen dilediğini doğru yola ulaştırırsın."Buharî. Müslim, Ebû Avane, 9- Hz. Peygamber (S.A.V.) on kerre tekbir alır, on kere hamd eder, on kere teşbih eder, on kere Lâilâhe illellah der, on kere istiğfar eder ve on kere şöyle dua ederdi: "ALLAHım! Beni mağfiret et; beni doğru yola ilet, bana rızık ver, afiyet ver." Yine on kere: "ALLAHım! Hesap gününün darlığından sana sığınırım."Ahmed "- Hz. Peygamber (S.A.V.) yine üç defa: "Melekût, ceberut, kibriya ve azamet sahibi olan ALLAH en büyüktür." derdi."Ebu Davud NAMAZDA KIRAAT Hz. Peygamber (A.S.) ALLAH'a sığınır ve şöyle derdi: "ALLAH'ın huzurunda n kovulmuş olan şeytanın dürtmesinden, üflemesinden ve kötü nefesinde n ALLAH'a sığınırım." Resûlullaiı (S.A.V.), bazen de ilaveli olarak: "Şeytanın şerrinden her şeyi en iyi işiten ve bilen ALLAH'a sığınırım." der, ondan sonra gizli olarak: "Rahman ve Rahîm olan ALLAH'ın adıyla.." ibaresini okurdu."Ebu Davud Ayet Ayet Okumak Besmele çektikten sonra Hz. Peygamber (S.A.V.), Fatiha'yı da âyet âyet bölerek okurdu.: "Bismillah irrahmani rrahîm" der; sonra biraz durur; sonra "el-Hamdü lillahi rabh il -âlemin" der; sonra bir müddet daha durur, "er-Rahmanirrahim" der; daha sonra yine bir müddet durarak; "Mâliki yevmiddin" der; sûre bitinceye kadar da bu şekilde okurdu. Hz. Peygamber'in bütün okuyuşları böyle idi. Âyet başlarında durur ve o âyeti sonraki âyetlere bitiştirmezdi."Ebu Davud Hz. Peygamber "Mâliki yevmiddin"i "meliki yevmiddin" tarzında da okurdu." Fatiha'nın Rükün Oluşu ve Faziletle ri Hz. Peygamber Fatiha sûresinin şanını yücelterek şöyle buyurdu: "Namazda Fatihayı okumayan kimsenin namazı yoktur." Bir rivayete göre, (Fatiha ve ilave ayetleri okumayan. .) ibaresi yer almaktadır."Müslim, Başka bir lâfızla gelen rivayette: "Kişinin Fatiha okumadan kıldığı namaz caiz değildir." denilmiştir."Darekutni Hz. Peygamber bir defasında da şöyle buyurdu: "Bir kimse Fatiha okumadan namaz kılarsa, o namaz noksandır, noksandır, noksandır, tamam değildir.'Müslim Başka bir rivayette yine şöyle buyuruyor "Yüce ALLAH şöyle buyuruyor: "Ben namazı kendim ile kulum arasında ikiye ayırdım. Yarısı benim için, yarısı da kulum içindir, istediği şeyler kulumundu r."; "Fatiha'yı okuyun: Kul orada elhamdu lillahi rabbıl-âlemin diyor. O zaman ALLAH'da, kulum beni övdü" der. Kul "er-Rahmanirrahîm" deyince: "Kulum bana sena etti" der. Kul "Mâliki Yevmiddin" der. Yüce ALLAH da: "Kulum beni yüceltti." der. Kul"İyyâke Nâ'budü ve lyyâke Nestaîn" der. ALLAH da "Bu benim ile kulum arasındadır; kulum ne isterse onundur." buyurur. Kul Ihdinessırâtâl-Müstakim sitratâllezîne en'amte aleyhim ğayril-mağdûbi aleyhim veleddâllîn." der. ALLAH Teala da: "Bunlar kulumundu r, kulum ne islerse onundur" buyurur, Müslüm Hz. Peygamber (S.A.V.) yine şöyle buyururdu: "ALLAH Teâlâ; ne Tevratta, ne incil'de Fatiha'nın benzerini indirmemiştir. Fatiha, Seb'ul-Mesanî'dir." (Bir rivayete göre; bana verilen o büyük Kur'an'dır.) Hz. Peygamber (A.S.), namazını güzel kılmayan kimseye, namazında Fatiha okumasını emretmiş ve Fatiha'yı ezberleye miyen birine şöyle buyurmuştur; "Subhanall ahi vel-hamdü lillahi velâ ilahe illelahu vallâhu ekber velâ havle velâ kuvvete illâ bilillâh" de."Ebu Davud Yine Hz. Peygamber namazını güzel kılmayan kişiye şöyle buyurdu: "Eğer ezberinde Kur'an varsa onu oku. Yoksa ALLAH'a hamd et; O'nun şanını yücelt ve tehlil getir." Yani el-hamdü lil-lah, Ellahu Ekber, la ilahe illallah de."Ebu Davud imam Sesli Okurken Cemaatin Sükut Etmesi Hz. Peygamber (A.S.), cebrî namazlard a, imamın arkasındaki cemaatin de Fatiha'yı okumasına cevaz vermişti. Bu cevaz, Hz. Peygamber'in sabah namazını kıldırmakla olduğu sırada vuku' bulmuştu. Sabah namazında Hz. Peygamber Kur'an okuyor, fakat okumakla zorluk çekiyordu. Namazı bitirince şöyle buyurdu: "Galiba imamınızın arkasında siz de okuyorsun uz."? Cemaat şöyle cevap verdi: "Evet, yâ Resûlellah! süratlice okuyoruz." Bunun üzerine Hz. Peygamber şöyle buyurdu; "Böyle yapmayın. Ancak sizden biri Fatiha okuyabili r. Çünkü Fatiha'sız namaz olmaz."Buharî, Cüz 'ül-Kıraa, Ebû Dâvud Bundan sonra, Hz. Peyamber (S.A.V.), cehri namazlard a cemaatın okumasını yasakladı. Bu durum Hz. Peygamber (S.A.V.) kıraati cehri olan bir namazdan (Bir rivayette de bunun sabah namazı olduğu söyleniyor) çıktıktan sonra meydana gelmişti. Resululla h (S.A.V.) buyurdu ki; "Az önce sizden biri benimle birlikte kıraatta bulundu mu?" Cemaattan biri: "Ben okudum, yâ Resûlellah!" dedi. Bunun üzerine Resululla h (S.A.V.) şöyle buyurdu: "Ben diyorum ki; ne oldu ki, bana ortak olunuyor:" Ebû Hureyre şöyle buyuruyor; "Bundan sonra, Peygamber (A.S.)'ın bu sözünü işiten cemaat, aşikâre okuduğu namazlard a, Hz. Peygamber'e iştirak etmekten kaçındılar, İmamın açıktan okumadığı yerlerde de kendi kendileri ne gizlice okuyuşta bulundula r."Malik Hz. Peygamber (A.S.), imamın okuduğunu dinlemele ri için, cemaatın susmasını imama uymayı tamamlaya n işlerden saymış ve şöyle buyurmuştur: "imam kendisine uyulması için tâyin edilmiş kimsedir. O tekbir alınca siz de tekbir alın. imam okurken siz sükût ediniz." IbnEbî Şeyhe (1^7/1); Ebû Dâvud, Müslim, Ebû Avane, Nitekim imamı dinlemeği, arkasındakileri kırattan muaf tutmak olarak kabul etmiş ve şöyle buyurmuştur "Her kim imama uyarsa, imamın okuması onun okuması sayılır."Ibn Ebî Şeybe (1/96/1); Direkutnî; Ibn Mâce; Tahavî ve Ahmed b. Hanbel müsned Bu, aşikâre okunan namazlar içindir. Sırrı Namazlard a Kıraatin Vücubu Sırrî, yani imamın aşikara Kur'an okumadığı gündüz namazlarında, Hz. Peyamber Ashabının imamın arkasında namaz kılarlarken, kıraatta bulunmala rını tasvip etmiştir. Câbir diyor ki; biz öyle ile ikindi namazlarını imamın arkasında kılarken ilk iki rekâtta Fatiha ve zamm-ı sûre, son iki rekâtta ise, yalnız Fatiha Okurduk."Ibn Mâce Hz. Peygamber, kendisi okurken cemaatın kıraatından doğan karışıklığı hoş karşılamamışlar. Bu durum öğle namazım ashabına kıldırırken meydana gelmiştir. Hz. Peygamber namazdan sonra şöyle buyurdu: "Sebbihism e Rabbikel-A'lâ" süresini hanginiz okudu?" Ashabtan biri "Ben okudum. Fakat, hayırdan başka bir maksadım yoktu." dedi. Hz. Peygamber bunun üzerine buyurdu ki; "Gerçekten anladım ki, biriniz onu benim ağzımdan aldi."Müslüm Başka bir hadiste şöyle deniliyor: "Ashap Hz. Peygamber'in arkasında namaz kılarken açıktan okuyorlar dı. Bunun üzerine Resululla h (S.A.V.) buyurdu ki; okuduğum Kur'an-ı karıştırdınız."Buhari cüz ünde,Ahmed Yine Hz. Peygamber buyurdu ki; "Namaz kılan kimse rabbiyle gizlice konuşuyor demektir. Kiminle konuştuğuna dikkat etsin. Biriniz kıraatta bulunurke n, diğeri açıktan okuyarak onun okuyuşunu karıştırmasın." Malik, Buhari Hz. Peygamber başka bir hadis-İ şerifte buyuruyor ki; "Herkim ALLAH'ın Kitabından bir harf okursa ona bir hasene vardır. Bir hasene on misli ile karşılık görür." Elif lâm mim" tek bir harftir demiyorum, fakat "elif bir harftir, "lam" bîr harftir, "mim" bir harftir diyorum."Tirmizi Namaz'd a Amin Demek Hz. Peygamber (S.A.V.) Fatiha'yi okuyunca sesli olarak ve uzatarak "âmîn" derdi. Cemaate de "âmin" demelerin i emrederek şöyle buyururdu: "îmam gayril-mağdûbi aleyhim ve laddâllîn) deyince siz de "âmin" deyin. Çünkü imam âmin deyince melekler de âmin derler." Buharı, Cüz'ül-Kıraa; sağlam bir isnatla Ebu Davud. Bu konuda aynı mânada değişik lâfızla başka bir rivayet daha vardır. Bu lâfızlardan birinde şöyle denilmekt edir: "Sizden biri namazda "âmin" der, melekler de gökte âmin derler ikisi aynı âna denk gelirse o kimsenin geçmiş günahları bağışlanır."'-'' Başka bir rivayette: "Âmin deyiniz ki, ALLAH kabul etsîn." Buharî, Müslim, buyrulmuştur. Yine Hz. Peygamber (S.A.V.) şöyle buyururdu: "Yahudiler sizin selâmınıza ve imanım arkasında "âmin" deyişinize hased ettikleri kadar, hiçbir şeye hased etmezler." Buhari", el-Edebül-Müfred, Ibn Maee, Ibn Huzeyme, Ahmed Hz. Peygamber'in Fatiha'dan Sonraki Kıraati Hz. Peygamber (S.A.V.), Fâtiha'dan sonra başka bir sûre daha okurdu. Bazen bu sûreyi uzatır; bazen de yolculuk, öksürük, hastalık veya çocuk ağlaması gibi arızî sebeplerl e kısa tutardı. Nitekim Enes b. Mâlik, şöyle demiştir: Bir gün sabah namazında, Hz. Peygamber kısa okudu. (Diğer bîr hadiste: Hz. Peygamber, sabah namazını kıldırdı ve Kur'an'daki sûrelerden en kısa olan ikisini okudu.) Kendisine: Yâ Resulalla h! Niçin kısa okudun? diye sorulunca, şöyle buyurdu: "Bir çocuk ağlaması işittim. Annesinin bizimle birlikte namaz kıldığını tahmin ettim. Bunun üzerine, hemen annesinin ona yetişmesini istedim." Yine Hz. Peygamber şöyle buyuruyor "Ben uzun okumak niyetiyle namaza baslarım. Bir çocuk ağlaması işitirim. Onun ağlamasından dolayı annesinin üzüleceğini bildiğim için de namazı kısa tutarım." "Bazen de, Hz. Peygamber, sûrenin başından başlar, çoğu zaman onu tamamlardı." Ve şöyle buyururdu: "Her sûreye rüku' ve secdeden nasibini verin. (Yani her rekâtla bir sûre okuyun)" Ibn Ebî Şeybe, (1/100/1); Ahmed b. Hanbel, "Başka bir ifadede: Her sûre bir rekâtla okunur."Tahavî "Bazen Hz. Peygamber (S.A.V.), bir sûreyi iki rekâta böler," Ahmed, bazen de tamamını İkinci rekâtta tekrarlar dı." "Bazen bir rekâtla iki ya da daha fazla sûreyi birleştirirdi,, "Ensar dan bir zat, Küba Mescidind e cemaate imamlık yapıyordu. Namaz kıldırırken her rekâtta okuyacağı zamm-ı sûreye başlamadan önce "Kul Huvellahu Ehad" sûresini okur, sonra onunla birlikte başka bir sûre daha okurdu, ve bunu her rekatta böyle yapıyordu. Arkadaşları bu konuda kendisi ile konuştular ve dediler ki; sen kıraate bu sûre ile başlıyorsun, sonra bunu yeterli görmeyip başka bir sûre daha okuyorsun . Ya yalnız bu sûreyi (Kul Huveîlahu Ehad) oku, ya da onu bırakıp başka bir sûre oku. Buna karşılık, o imam şöyle cevap verdi: Ben bunu bırakmam. Eğer size imamlık yapmamı istiyorsa nız, ben böyle okurum. Eğer hoşlanmıyorsanız imamlığınızı bırakırım." Cemaat o zatı içlerinde en faziletli kişi olarak görüyorlar ve başkasının kendileri ne imamlık yapmasını istemiyor lardı. Hz. Peygamber, onlara gelince, durumu kendisine haber verdiler. O da şöyle buyurdu: "Ey filan, arkadaşlarının söylediğini yapmana engel olan şey nedir? Her rekâtta bu sûreyi okumanın lüzumuna seni sevk eden şey nedir?" İmam olan sahabı şöyle cevap verdi: "Ben o sûreyi (Kul huvellahu Ehad) okumayı çok seviyorum" Bunun üzerine Peygamber imiz (S.A.V.) şöyle buyurdu:" O sûreye olan sevgin seni cennete sokacaktır."Buhari,Tirmizi Hz. Peygamber'in Bir Rek'atta Birkaç Sureyi Birleştirmesi "Hz. Peygamber (S.A.V.), Mufassal sûrelerden benzer olanlarını kıraatta birleştirirdi. Bir rekâtla (Rahman ,55/78)151 ve (Necm,53/62) sûrelerini; bir rekâtla (İkterebet.54/55) ve (el-Hâkka,69/52) sûrelerini; bir rekâtta (et-Tûr,52/49) ve (ez-Zâriyât,51/60); bir rekâtta (İzâ Veka'at, 56/96) ve (Nûn,68/52) sûrelerini; bir rekâtta (Se'ele Sâi1ün,70/44) ve (en-Nâzi'at,79/46) sûrelerini; bir rekâtta (Veylün lil-Mutaffifîn,83/36) ve (Abese,80/42) ; bir rekâtta (el-Müddessir,74/56) ve (el-Müzzemmil,73/20); bir rekâtla (Hel Etâ.76/31) ve (La uksimu biyevmiIKıyame,75/40); bir rekâtta (Amme, 78/40) ve (el-Mürselât,77/50); bir rekâtta da (ed-Dühân,44/59) ve (İzes-Şemsü Küvviret,80/29) sûrelerini okurdu.'"Buhari,Müslüm "Hz. Peygamber (S.A.V.) bazen, gece namazlarında (ileride geleceği üzre) bu rekâtta (el-Bakara, en-Nisâ ve Âl-i İ'mrân) gibi uzun yedi sûre (es-Seb'ut-Tıval)'ler arasını berleştirir ve şöyle buyurdu: "En faziletli namaz, kıyamı uzun olan namazdır.'"Müslüm,Tahavi "Hz. Peygamber namazda (Eleyse zâlike bikadirin âlâ en yuhyiyelm evlâ) âyetini okuyunca (Sübhâneke febelâ=Seni noksan sıfatlardan beri kılarım, evet kadirsin) derdi. (Sebbihism e Rabbikel-A'lâ)'yı okuyunca (Sübhane Rabbiyel-A'lâ) derdi."Sağlam bir isnatla Ebû Davud Sadece Fatiha ile Yetinmeni n Caiz Olması "Muaz b. Cebel Hz. Peygamber (S.A.V.) ile birlikte yatsı namazını kılar, sonra da gidip arkadaşlarına namaz kıldırırdı. Yine bir gece, gidip onlara namaz kıldırıyordu. Seleme oğullarından Selîm adındaki bir genç de onun arkasında namaz kılıyordu. Namaz o gence uzun gelince, namazdan ayrılarak mescidin bir köşesinde namazını kılmış, sonra da devesinin yularından tutup oradan uzaklaşmıştı. Muaz namazı bitirince bu durumu kendisine anlattılar. Muaz şöyle dedi." Bu adamın yaptığı münafıklıktır. Onun yaptığı bu işi Hz. Peygamber e haber vereceğim." O genç de bunu duyunca: "Ben de onun yaptığını Hz. Peygamber e haber vereceğim" dedi. Sabahleyi n hepsi Hz. Peygamber in yanına gittier. Muaz o gencin yaptığını Hz. Peygamber'e anlattı. O genç de dedi ki; "Yâ Resûlullah! Senin yanında uzun süre eğleşiyor, sonra dönüp bize uzun uzadıya namaz kıldırıyor." Bunun üzerine Resûlullah (S.A.V.) Muaz'a: "Sen fitneci misin? ey Muaz!" dedi ve o gence dönerek: "Yeğenim! Sen namaz kılınca nasıl yapıyorsun? diye sordu: Genç söyle cevap verdi: "Fatiha'yı okuyorum, ALLAH'tan cennet istiyorum, cehennem'den O'na sığınıyorum. Fakat, sen ve Muaz'ın neyi mırıldandığınızı bilemiyor um." Bunun üzerine: "Ben ve Muaz cennet ile cehennemi mırıldanıyoruz." buyurdu. Delikanlı şöyle dedi: "Ordu toplandığı zaman, düşmanın geldiği haberini alınca, Muaz durumu anlayacak ." Râvi diyor ki; düşman geldi ve genç şehit düştü. Bundan sonra Resûlullah (S.A.V.) Muaz'a: "İkimizin hasmı (olan genç) ne yaptı?" diye sordu. Muaz: "Yâ Resûlellah! -ALLAH doğrudur, ben yalancı çıktım- o genç şehit oldu." dedi.Ibn Huzeyme, Sahih (1634), sağlam bir isnada Beyhakî Beş Vakit Namaz'da Açık ve Gizli Kur'an Okumak Hz. Peygamber (S.A.V.) sabah namazı ile akşam ve yatsı namazlarının ilk iki rekâtlarında sesli olarak kıratla bulunurdu . Öğle ve ikindi namazları ile akşamın üçüncü, yatsının üç ve dördüncü rekâtlarında gizli okurdu." Ashâb Hz. Peygamber'in sırrî namazlard aki okuyuşunu sakalının hareketin den ve bâzı âyetleri zaman zaman cemaat duyacak şekilde sesli okumasından anlarlardı." '' Yine Hz. Peygamber (S.A.V.) cuma ve bayram namazları ile istiskâ ve küsûf namazlarında sesli olarak kıraatta bulunurdu ."Buhari,Müslüm,Ebu Davud, Gece Nafileler inde Sesli ve Sessiz Okuyuş "Hz. Peygamber (S.A.V.), gece namazlarında bazen sesli, bazen de sessiz okurdu." Evde iken okuyunca, odada bulunan kimseler onun kıraatinı duyardı."Ebu Davud "Bazen sesini daha da fazla yükseltir, odanın dışında bulunan kimseler de okuyuşunu duyabilir di." Nesaî, Tirmzî "Şemail'de; Beyhakî de "ed-Delâil'"de hasen bir sened ile rivayet etti. Hz. Peygamber (SA.V.) Ebû Bekir ile Ömer'e de böyle yapmalarını emretti. Şöyle ki; bir gece Hz. Peygamber (S.A.V.) evinden dışarı çıktı, Ebû Bekir'in sessiz olarak namaz kıldığını gördü. Ömer'e uğradı; o da yüksek sesle namaz kılıyordu, ikisi Hz. Peygamber'in huzurunda bir araya geldikler i zaman Resululla h (S.A.V.) şöyle buyurdu: "Ey Ebû Bekir! Sana uğradım; sessiz olacak namaz kılıyordun? Ebû Bekir dedi ki; münacatta bulunduğuma sesimi duyurdum, yâ Resulalla h! Ömer'e de: "Sana uğradım, sesini yükselterek namaz kılıyordun?" buyurdu. Hz. Ömer de söyle cevap verdi: "Yâ Resûluİlah! Dalgınları uyarıyorum ve şeytanı kovuyorum ." Bunun üzerine Hz. Peygamber buyurdu ki; "Ebû Bekir! Sen sesini biraz yükseli; Ömer sen de sesini biraz alçalt."Ebu Davud "Hz. Peygamber (S. A.V.) yine buyuruyor ki; aşikare Kur'an okuyan, aşikâre sadaka veren gibidir. Gizlice Kur'an okuyan, gizlice sadaka veren gibidir."Ebu Davud HZ. PEYGAMBERİN NAMAZLARD A OKUDUĞU SÛRE VE ÂYETLER Hz. Peygamber'in namazlard a okuduğu sûre ve âyetler, beş vakit namaz ile diğer namazlard a değişiktir. Şimdi beş vakit namazın ilkinden başlayarak geniş bilgi verelim: I- Sabah Namazı Hz.. Peygamber (S.A.V.), sabah namazında uzun mufassal (Tıval-i Mufassal diye adlandırılan) sûrelerden okurdu. Bazen iki rekâtta "el-Vâkı'a" (56/96) ve benzeri sûrelerden okurdu." Ahmed ve İbn Huzeyme (1/69/1). Hâkim "Sahih" demiş, Zehebî de onu benimsemiştir. Hz. Peygamber (S.A.V.) Veda Baççında "et-Tûr" (52/49) sûresini okumuştu. Bazen birinci rekâtta "Kâf' (50/45) ve benzeri süreleri okurdu." Müslim Hz. Peygamber (S.A.V.) bazen de "Izeş-Şemsü Küvviret" (81/15) gibi kısa sûreler (Kisarul-Mufassal)'den okurdu." Bir defasında da her iki rekâtla da "İzâ Zülzilet" (99/8) suresini okumuştu. Hatta râvi, Resululla h (S.A.V.), bilerek mî, yoksa unutarak mı böyle yaptı? bilemiyor um." demiştir." Bir defasında seferde "Felâk" (113/5) ve "Nâs" (l 14/6) sûrelerini okumuştu." Ibn Huzeyme (1/76/1) ve Ebu Davud Hz. Peygamber (S.A.V.) Ukbe b. Âmir'e söyle demiştir: "Namazında Muavvizet eyn'i (Felâk ve Nâs sûrelerini) oku. (Bu iki sûre ile sığındığı gibi, hiç kimse ALLAH'a sığınamaz.)"* "Hz. Peygamber (S.A.V.) bazen de daha fazlasını, altmış âyet ve daha çoğunu okurdu." Râvilerden biri diyor kî; bunu bir rekâtta mı, yoksa iki rekâtta mı, okuduğunu bilemiyor um?" "Hz. Peygamber (S.A.V.) bazen "er-Rum"(30/60) sûresini, bazen de "Yasın" (36/83) sûresini okurdu." Bir defasında Mekke'de sabah namazını kıldırırken "el-Mü'minûn" (23/118) sûresini okumaya başlamıştı. Bu sûrede geçen "Musa" ve "Harun", yahutta "îsa kelimeler inin geçtiği âyetlere gelince öksürüğü tutmuş, o da hemen ruku'a varmıştı." "Hz. Peygamber (S.A.V.) bazen, sabah namazında cemaata "es-Sâffât" (77/182) sûresini okuyarak imamlık yapardı."Ahmed ve Ebû Yâ'lâ "Müsned'"lerinde; "Cuma günü sabah namazını kıldırırken; birinci rekâtta "es-Sec-de" (32/30) sûresini, ikinci rekâtla- "insan" (76/31) süresini okurdum "Hz. Peygamber (S.A.V.) birinci rekâtla uzun, ikinci rekâtta kısa okurdu."Buhari ve Müslüm Sabah Namazının Sünnetinde Kıraat "Hz. Peygamber, sabah namazının sünnetinin iki rekâtında da çok az kıraatte bulunurdu ." Öyle ki, Hz. Âişe şöyle derdi: "Hz. Peygamber acaba Fatiha okudu mu?"1 Bazen Fatiha'dan sonra, birinci rekâtla (Külü Amenna bill-âhi),2/i36) âyeüni, diğer rekâtla (Kul Yâ ehlel-Kilabi tcalcv,3/64) âycüni okurdu." Bazen de bu ayetin yerine (Felemmâ EhasseIsa minhumul-küfr... 23/52) , bazen de birinci rekâtta (Kâfirûn, 109/6); ikinci rekâtta (İhlâs,112/4) suresini okurdu."Müslim "Hz. Peygamber (S.A.V.) bir adamın birinci rekâtta ilk süreyi (Kâfirûn) okuduğunu duydu ve "Rabbine iman etmiş bir kul" buyurdu. Diğer rekâtla da ikinci sûreyi (İlılâs) okumuştu. Bunun üzerine de Hz. Peygamber: "rabbini tanıyan bir kul." buyurdu," Tahavî, Ibn Hıbban II- Öğle Namazı "Hz. Peygamber (A.S.), ilk iki rekâtla Fatiha ile birlikte iki sûre okur, birinci rekâtta kıraati uzatır, ikinci rekâtta uzatmazdı." Buharî ve Müslim. "Bazen Hz. Peygamber kıraati o kadar uzatırdı ki, öğle namazı için ikamet getirilin ce, bir kimse Baki' mezarlığına gider, orada ihtiyacını görür, sonra da evine gelir, abdestini alır, sonra da namaza gelirdi ki, Hz. Peygamber hâlâ birinci rekâttadır." "Ashab, böyle yapmakla Hz. Peygamber'in maksadının, cemaatin birinci rekâta yetişmesini sağlamak olduğunu tahmin ediyorlar dı."Sağlam bîr isnatla Ebu Dâvud, İbn Huzeyme (1/165/1) "Hz. Peygamber (S.A.V.) ilk iki rekâtın herbirind e; Fatiha dahil 30 âyet kadar (Elif lâm Mîm es-Secde,22/30 süresi miktarınca) okurdu." Ahmed b. Hanbel ve Müslim. "Bazen (Tarık, Burûc, Leyl vb.) sûreleri okurdu."Ebu Davud Bazen de (Inşikak vb.) sûreleri okurdu." "Ashab, Hz. Peygamber'in öğle ve ikindi namazlann daki kıratını, sakalının hareketin den anlarlardı."Buhari, Hz. Peygamber'in Son İki Re k'atta Fatiha'dan Sonra Okuduğu Âyetler "Hz. Peygamber son iki rekâtı ilk iki rekâttan yarı yarıya daha az yani 15 ayet kadar eksik okurdu.' "Bazen de son iki rekâtta sadece Fatiha'"yı okurdu."Buhari, "Okuduğu âyetleri bazen cemaatada işittırirdı. Ibn Huzeyme. "es-Sıhih" (1/67)2) "Cemaat, Hz. Peygamber'in (Sebbihism e Rabbi-kel'A'lâ.87/19) ve (nel-etâke hadisü'l-ğasiye, 88/26) nağmelerini işitirlerdi."Buhari, "Bazen (Burûc,85/22), (Târık,86/17) ve benzeri sûreleri okurdu."Müslim ' "Bazen de (Velleyli izâ yağşâ,92/21) gibi sûreler okurdu." Buhari ve Müslim III- ikindi Namazı "Hz. Peygamber (S.A.V.), ilk iki rekâtta Fatiha ile birlikte iki süre okur, birinci rekâtta kıraati uzatır, ikinci rekâtta uzatmazdı."Sağlam bir isnada Ebû Dâvud ve Ibn Huzeyme. "Ashab, böyle yapmakla Hz. Peygamber'in maksadının cemanım birinci rekata yetişmesini sağlamak olduğunu tahmin ediyorlar dı."Ahmed b. Hanbel ve Müslim "Hz. Peygamber (S.A.V.), her iki rekâtta 15 âyet kadar, yani (iğle namazının ilk iki rekâtmda okuduğunun yarısı kadar okurdu. Son iki rekâtı ilk iki rekâttan yarı yarıya daha kısa tutardı."Ahmed b. Hanbel ve Müslim "Son iki rekâtta sadece Fatiha'yı okurdu." "Zaman zaman cemaata okuduğu âyetleri işittirildi." "Ve ikindi namazında da. Öğle namazında okuduğu sûreleri okurdu.." IV- Akşam Namazı "Bazen Hz. Peygamber (S.A.V.) Kısaru'l-Mufassal (kısa sureler) okurdu. Hatla cemaat namazı Hz. Peygamber ile birlikte kılıp selâm verdikten sonra, içlerinden biri namazdan çıkınca, okun düştüğü yeri görürdü."Nesai "Yolculukt a ikinci rekâtla (Tin,95/8) sûresini okurdu."Ahmed, "Bazen Ti vâlü'l-Mufassal (uzun), Evsâtu l-Mufassal (orta uzunlukta) sûreler okur; bazen de (Muhammcd sûresini ,4 7/4 okurdu."İbn Huzeyme 1/166/2 "Bazen et-Tûr,52/49)212, sûresini okur, "Bazen (el-Murselât.77/50) sûresini okurdu ki bunu en son kıldığı namazda da okumuştu." "Bazen de iki uzun sûrenin en uzununu " , yani heriki rekâtla (Âraf,7/206) sûresini okurdu."Buhari "Bazen de iki rekâtta (Enfal,8/75) sûresini okurdu."Taberani Akşam Namazının Sünnetin deki Kıraat "Akşam namazının farzından sonraki sünnetinde Hz. Peygamber (S.A.V.) (Kâfirûn,109/6) ve (İhlas,112/4) sûrelerini okurdu."Taberani,Ahmed V- Yatsı Namazı "Hz. Peygamber (S.A.V.), ilk rekâtla orta uzunlukla (Tıva-lu'1-Mufassal) sûrelerden ,Nesei, okur; bâzen de (eş-Şems,91/15) ve benzeri sûrelerden okurdu."Ahmed,Tirmizi "Bazen (înşikâk34/25} sûresini okur ve secde yapardı." "Bir defasında da yolculukt a ilk rekâtla (et-Tîn,95/8) sûresini okudu." Buharî, Müslim ve Nesaî. "Hz. Peygamber (S.A.V,), yatsı namazında uzun okumayı yasakladı. Nitekim Muaz b. Cebel kendi arkadaşlarına yatsı namazını kıldırmış ve kıraati uzatmıştı. Ensar'dan bir zat, namazdan ayrılarak tek başına namazını kaldı. Muaz, bu durumdan haberdâr olunca o kimse için "münafıktır" dedi. Bu söz adama ulaşınca, Hz. Peygamber'in huzuruna gelerek Muaz'ın kendisi için sarfettiği sözü ona haber verdi. Hz, Peygamber Muaz'a şöyle buyurdu: "Sen fitneci mi olmak istiyorsu n Muaz! Cemaata imamlık yapmak istediğin zaman, (eş-Şems,91/15), (el-A'lâ,77/19), (ikra',96/29), (el-Leyl,92/21) sûrelerinden birini oku. Çünkü senin arkanda yaşlı,zayıf ve ihtiyaç sahibi kimseler de namaz kılmaktadır." VI- Gece Namazı "Hz. Peygamber, gece namazlarında bazen kıraati kısa yapar; zaman zaman da uzatırdı. Bir seferinde kıraatı yine çok uzatmıştı. Abdullah b. Mes'ûd bunu şöyle anlatıyor: "Hz. Peygamber ile birlikte bir gece namaz kıldım. Kıyamı o kadar uzattı ki, içimden kötü bir iş yapmak geçti. Ne yapmayı düşündün? dediler. "Oturup Hz. Peygamber'i yalnız bırakmayı düşündüm" cevabını verdi." Buharî, Müslim "Huzeyfe b. el-Yemân da şöyle diyor: Hz. Peygamber ile birlikle bir gece namaz kıldım. Okumaya bakara sûresi ile başladı, 100. âyette rüku' yapar dedim; geçti, iki rekâtı da Bakara sûresi ile kıldırır, dedim; geçti. Onu bitirince ruku'a varır, dedim; Nisa sûresine başladı. Onu da okudu. Sonra Âl-i Imran'a başladı ve onu da okudu." Bu sûreleri fasılalı olarak okuyordu. Teşbih âyetine gelince teşbih getiriyor, islemekte n bahs eden bir âyete gelince ALLAH'tan istiyor, sığınmaktan bahs eden bir âyete gelince ALLAH'a sığınıyordu. Bundan sonra ruku'a vardı..." "Bir gece hasta olduğu halde (es-Seb'ut-Tıval) uzun yedi sûreyi okudu." "Bazen de her bir rekâtta bunlardan bir sûre okurdu."Ebû Dâvud "Hz. Peygamber'in bir gecede Kur'an'ın tamamını okuduğu bilinmiyo r?' "Aksine, Abdullah b. Amr'in böyle yapmak istemesin e razı olmadı. Şöyle buyurdu: "Kur'an'ı ayda bir hatmet". Abdullah dedi ki; "Kendimde güç buluyorum ." dedim. Bunun üzerine "Yirmi gecede bir oku." buyurdu. Yine: kendimde güç buluyorum" dedim. Buyurdu ki; "yedi günde bir oku. Bundan daha fazlasını yapma." "Sonra Abdullah'ın beş günde bir okunmasına , sonra üç günde bir okumasına ruhsat verdi." Buharî, Ahmed b. Hanbel. "Ve Onun bundan daha az bîr süre içinde Kur'an'ı hatmetmes ini yasakladı." Dârimî ve Saîd b. Mansûr, Sünen'inde sağlam bit isnatla. '"Bunun sebebini de şöyle belirtti: "Herkim Kur'an'ı üç günden daha az sure içinde hatmeders e ne dediğini anlamaz."Sağlam bir isnatla Ahmed b. Hanbcl. Bu sözler arasında şu ifadeler de vardı: "Her âbidin bir şirreti var. Her şirretin de bir zaafı vardır ki, ya sünnete, ya bidata Yasak Kelimeürür. Herkimin zaafı kendisini Sünnete Yasak Kelimeürürse o hidayeti bulur. Herkimin de zaafı başka şeye Yasak Kelimeürürse o da helak olur. "Bu sebeple Hz. Peygamber (S.A.V.) Kur'an'ı üç günden daha az bir süre içinde hatmetmez di. Hz. Peygamber şöyle buyurudu: "Herkim bir gecede 200 âyet okuyarak namaz kılarsa, o kişi ALLAH'a tam bağlı ve ihlâslı kimselerd en olarak yazılır."Ahmed ve Ibn Hıbban, es-Sahih. "Hz. Peygamber (S.A.V.} her gece namaz kılarken (îsrâ, 17/111) ve (Zümer,39/75) surelerin i okurdu."238 "Ve şöyle buyurdu: Herkim bir gecede 100 âyet okuyarak namaz kılarsa gafillerd en yazılmaz. '" Ahmed b. l lanbel ve Ibn Nasr, sağlam bir isnatla. "Bazen her rekâtta elli âyet veya daha fazla Kur'an okurdu."Buhari, Ebu Dâvud "Bazen de (Müzzemmil,?3/20) sûresi miktarınca okurdu."Ahmed b. Hanbel, "Hz. Peygamber (S.A.V.) çok nadir olarak gecenin tamamını namaz kılmakla geçirirdi."Müslim, Ebû Dâvud "Bir defasında Abdullah b. Hab-bab b. el-Erett-ki o Hz. Peygamber ile birlikle Bedir savaşında bulunmuştu- Hz. Peygamber i! gözetliyerek bütün gece namaz kıldığını tesbit etti. Öyle ki gece namazı ile sabah namazını birleştirmişti. Namaz sonunda selam verince, Habbab ona dedi ki; "Yâ Resulullâh! Anam babam sana feda olsun. Daha önce benzerini görmediğim şekilde bu gece namaz kıldın?" Buna karşılık Resululla h! (S AV.) şöyle cevap verdi: "Evet, o korku namazıdır. Ben yüce Rabbîmden üç şey istedim. Bunlardan ikisini verdi, birini vermedi. Rabbimden ;bizden önceki ümmetlerde olduğu gibi, bizleri de helak etmemesin i istedim (Başka bir ifadede kıtlıkla ümmetimi helak etmemesin i istedim); bunu bana verdi. Rabbimden düşmanlarımızın bize galip gelmemele rini istedim; bunu da yerine getirdi. Rabbimden aramıza ayrılık sokmamasını istedim; bu isteğimi bana vermedi."Nesaî, Ahmed "Hz. Peygamber (S.A.V.) bir gece namaza kalktı ve sabaha kadar şu âyeti tekrarladı: "Eğer onlara azab edersen, kullarındırlar, ve eğer bağışlarsan şüphesiz sen aziz ve nimet sahibisin ." (5/118). Bu âyeti okuyarak rüku' ediyor, onu okuyarak secde ediyor, onunla ALLAH'a dua ediyordu. Sabah olunca Ebu Zer kendisine şöyle dedi: "Yâ Resululla h! Sabaha kadar bu âyeti okumaya devam ettin. Onunla rüku' ettin, onunla secdeye vardın, onunla ALLAH'a duada bulundun. Halbuki ALLAH Teâlâ sana Kur'an'ın tamamını öğretti. Eğer bizden biri böyle yapsaydı, biz ona kızardık. "Hz. Peygamber buna karşılık buyurdu ki; "Ben rabbımdan ümmetim için şefaat istedim; o da bana bunu verdi, inşALLAH bu şefaat, hiçbir şeyi Allaha ortak koşmayan kimselere ulaşacaktır."Nesaî, Ibn Huzeyme (1/70/1); Ahmed, Ibnu'n-Nasrve Hâkim. Hâkim "Sahih" demiş. Zehebî de ona katılmış: tır. "Bir adam Hz. Peygamber'e ; "Yâ Resululla h! Benim bir komşum var, gece namaz kılıyor ve bu namazda yalnız Ihlâs sûresini tekrar edip duruyor. Fazladan hiçbir şey okumuyor." dedi. O adam sanki Ihlâs sûresinin okunmasını az buluyordu . Hz. Peygamber buyurdu ki; "Nefsimi elinde tutan ALLAH'a yemin 'ederim ki; Ihlâs sûresi Kur'an'ın Üçte birine denktir."AhmedveBu harî, VII- Vitir Namazı "Hz. Peygamber (S.A.V.) vitir namazının birinci rekâtında "el-A'lâ" (87/19), ikinci rekâtında (Kâfirim,109/6), üçüncü rekâtında da (Ihlâs,! 12/4) sûrelerini okurdu.' "Bazen de bunlara, (Felâk,) 13/5) ve (Nâs,ll4/6) sûrelerini de ilâve ederdi. Bir defasında, üçüncü rekâta "Nisa, (4/176) suresinde n 100 âyet okumuştu."Nesâî, Ahmedb. Hanbel "Hz. Peygamber (S.A.V), Vitirden sonraki iki rekât namazda (Zilzal,99/8) ve (Kâfirûn, 109/6) sûrelerini okurdu."Ahmed VIIl- C um'a Namazı "Hz. Peygamber (S.A.V.) bâzen Cuma namazının ilk rekâtında (Cuma,62/l 1) sûresini, diğer rekâtta (Munafikûn, 63/11) sûresini , bazen de bunun yerine (el-Ğâşiye, 88/26) sûresini okurdu." Ebû Dâvud "Hz. Peygamber (S.A.V.) bazen de ilk rekâtla (cl-A'lâ,87/19), ikinci rekâtta (el-câsiye, 88/26) sûresini okurdu." Ebû Dâvud IX- Bayram Namazları "Hz. Peygamber (S.A.V.) bazen bayram namazının ilk rekâtında (el-A'lâ, 87/19), diğerinde ise (Câsiye, 88/26) sûresini, bazen de (K â f,50/45) ve (lkterebet is-Sâa.54/55) sûrelerini okurdu." Ebû Dâvud X- Cenaze Namazı "Sünnet olan, cenaze namazında Fâtiha ile birlikte bir sûre okumaktır,"" "ilk tekbirden sonra, cenaze namazında gizli okumak da sünnettir."Nesei NAMAZDA KUR'AN'I TANE TANE GÜZEL SESLE OKUMAK: "Hz. Peygamber (S.A.V.), ALLAH'ın emrettiği şekilde, gevelemek sizin ve acele etmeksizi n tane tane okurdu. Hatta harf harf ve net okurdu." Ebû Dâvud "öyle ki; bir sûreyi olduğundan daha uzun olacak şekilde tane tane okurdu."Müslim "Hz. Peygamber (A.S.) şöyle buyururdu: "Kur'an okuyan kimseye şöyle denilecek: Oku, yüksel, dünyada yaptığın gibi tane tane oku. Çünkü senin merteben en son okuduğun âyetin vardığı mertebedi r." Ebû Dâvud ve Tirmizî "Hz. Peygamber (S.A.V.), Kur'an okurken med harflerin e' (uzatma harfleri) gelince uzatırdı. (Bismillah i!, (Rahmân)'ı, (Rahîm)'i, (Nazîd)'î ve benzeri kelimeler i uzatırdı." "Daha önce de geçtiği üzere, ayet başlarında dururdu." "Bazen de nağme ile okurdu. Nitekim Mekke feth edildiği gün devesinin üzerinde (Fetih ,4 8/29) sûresini yumuşak bir kıraatl a okuyarak böyle yapmıştır. Hz. Peygamber'in bu nağmeli okuyuşunu Abdullah b. Muğaffel hikâye etmiştir."Buhari "Hz. Peygamber (S.A.V.) Kur'an'ı güzel sesle okumayı emreder ve şöyle buyururdu: "Kur'an'ı seslerini zle süsleyin. Çünkü, güzel ses Kur'an'ın güzelliğini artırır."Ebû Dâvud, Dârimî; Hâkim "Hz. Peygamber (S.A.V.) şöyle buyuruyor: "İnsanlar arasında Kur'anı güzel sesle okuyanların en üstünü; okuyuşunu duyduğunuz zaman ALLAH'tan korktuğunu hissettiğiniz kimsedir."Dârimî "Hz. Peygamber (S.A.V.) Kur'an'ı teğannî ile (Nağmeli olarak) okumayı emretmiş ve söyle buyurmuştur: ALLAH'ın kitabını öğrenin. Onu aranızda müzakere edin, muhafaza edin ve onu nağme ile okuyun. Nefsimi elinde tutan ALLAH'a yemin ederim ki; Kur'an zihinlerd en köstekli devenin kaçıp kurtulmasından daha fazla kaçıp kurtulur."Dârimî "Ve Hz. Peygamber şöyle buyurdu: Kur'an'ı teğannî ile okumayan bizden değildir.'" Ebu Dâvud ve Hâkim. "Hz. Peygamber (S.A.V.) buyuruyor ki; ALLAH güzel sesli bir peygamber e, Kur'an'ı açıktan terennüm ve nağme ile okumasına karşılık verdiği mükâfatı hiçbir şeye vermemiştir." Buharı, Müslim, Tahavi ve Ibn Menden el-Tevhid (81/1). "Ebû Musa el-Eşarİ'ye Hz. Peygamber (S.A.V.) şöyle buyurdu; Dün kıraatini dinlediğim zaman beni bir görseydin. Şüphesiz bana Dâvudoğullarının mizmarlarından bir mizmar verilmiştir.( alimler demişlerdir ki: buradaki mizmardan maksat güzel sestir ) * Ebû Musa şöyle dedi. Yerini bilseydim, sesimi senin için güzelleştirirdim."Abdurrezz ak,Buhari,Müslüm OKURKEN İMAMIN ÖNÜNÜ AÇMAK Peygamber (S.A.V), okurken takıldığı zaman imamın önünü açmayı sünnet yaptı. Kendisi bir kerre namaz kılmıştı. Namazda okurken takıldı. Namazdan çıktıktan sonra Übey'e; bizimle namaz kıldın mı? diye sordu. O da: "Evet" cevabını verince buyurduki; benim önümü açmaktan niye geri durdun?"Ebu Davud VESVESEYİ GlDERMEK İÇİN NAMAZDA ALLAH'A SIĞINMAK VE TÜKÜRMEK Osman b. Ebi'l-As Hz. Peygamber'e şöyle dedi: "Yâ Resûlallah! Şeytan benimle namazım arasına girdi ve okurken kıraatimi karıştırdı. "Bunun üzerine Resûlullah (S.A.V.) şöyle buyurdu: "Bu Hınzıb denilen şeytandır. Onu hissettiğin zaman şerrinden ALLAH'a sığın ve sol tarafına üç defa tukur. "Osman diyor ki;böyle yaptım; ALLAH da onu benden uzaklaştırdı."Müslim, Ahmed b. Hanbel RÜKU' "Hz. Peygamber (S.A.V.), kıraati bitirince bir müddet sükût eder. sonra iftitah tekbir bahsinde geçtiği üzere, ellerini yüzü hizasında kaldırır; tekbir alır ve rüku'a varırdı."Buhari "Bunları namazını güzel kılmayan o kimseye de emrederek şöyle buyurmuştur: "Sizden birinin namazı, ALLAH'ın emrettiği şekilde abdest alıp; sonra tekbir getirmedi kçe, ALLAH'a hamdedip şanını yüceltmedikçe, ALLAH'ın kendisine öğrettiği Kur'an'dan kolayına gelen bir sûre okuyup sonra tekbir getirerek rüku'a varmadıkça, (Ellerini dizleri üzerine koyup) bütün eklemleri rahatlayıp tatmin oluncaya kadar ruku'da durmadıkça tamam olmaz."Ebu Davud,Nesei Rüku'un Yapılış Şekli "Hz. Peygamber (S.A.V.), ruku'da ellerini dizleri üzerine koyar, cemaata da bu şekilde yapmalarını emrederdi . Nitekim az Önce geçtiği üzere namazı güzel kılmayan kimseye de bunu emretmişti. Ellerini dizleri üzerine sımsıkı yerleştirir, sanki dizlerini tutuyor gibi yapardı.'Buhari. Ebû Dâvud. "Hz. Peygamber (S.A.V.) ruku'da parmaklarının arasını açık tutardı." Nitekim namazını güzel kılmayan kimseye de böyle emretmiş ve şöyle buyurmuştur: "Rüku'a vardığın zaman, avuçlarını dizlerini n üzerine koy. Sonra parmaklarının arasını açık tut Ve her organ yerini bulup tatmin oluncaya kadar bekle."İbn huzeyme "Hz. Peygamber (S.A.V.), ruku'da dirsekler ini vücudundan ayırırdı. " "Ruku'a vardığı zaman, sırtını dümdüz tutardı." "Öyle ki, üzerine su kabı konacak olsa dökülmezdi." "Namazını güzel kılmayan kimseye şöyle demişti: "Rüku'a vardığın zaman avuçlarını dizlerini n üzerine koy; sırtını düzgün tut ve rüku' için sağlam dur."Ebû Dâvud. Ahmed b. Hanbel, Cüz'ul-Kıraa'da Buhari. sağlam bir isnatla "Hz. Peygamber (S.A.V.), ruku'da başını ne aşağıya doğru eğer, ne de yukarı kaldırırdı. Fakat, bu ikisi arasında tutardı.' " Müslim, Ebû Avane. Ruku'da Tâ'dil-i Erkân'ın VÜCUDU (Mutmain Olmak) "Hz. Peygamber (S.A.V.), ruku'da tam mutmain olurdu. Nitekim namazını güzel kılmayan kimseye de bunu emretmiş. "Hz. Peygamber yine söyle buyurmuştur: "Rükû ve secdeleri tam yapınız. Nefsimi elinde tutan ALLAH'a yemin ederim ki; siz rüku' ve secdeye vardığınızda ben sizi arkamdan görürüm."Buharî, Müslim "Bir defasında Hz. Peygamber (S.A.V.) rüku'unu tam yapmayan, secdeyi de tavuk yem toplar gibi yapan bir kimse gördü ve şöyle buyurdu: Eğer bu kimse şu hali üzere Ölürse, Muhammed dininden başka bir din üzere ölür. (Karganın leş gagaladığı gibi kılıyor). Rüku'unu tam yapmayan ve leş gagalar gibi secde yapan kimse; bir veya iki hurma yediği halde ona hiçbir faydası dokunmaya n aç kimse gibidir."''Ebû Yâ'lâ "Ebû Hureyre diyor ki; dostum Hz. Muhammed, benim namazımı horoz gagalar gibi çabuk kılmamı, tilkinin bakındığı gibi namazda, sağa-sola bakınmamı ve maymun oturuşu gibi oturmamı yasakladı."Tayalisî, Ahmed "Hz. Peygamber yine şöyle buyuryor: "Hırsızların en kötüsü , namazından çalan kimsedir. Ashab dediler ki; Yâ Resûlellah! Bir , insan namazından nasıl çalar?" Buyurdu ki;: Rüku' ve secdeleri ni, tam yapmayara k."Ibn Ebî Şcybe (1/89/2 "Hz. Peygamber (S.A.V.) namaz kılarken, göz ucuyla, rüku' ve secdede belini doğrulmayan birini gördü. Namazı bitirdikt en sonra şöyle buyurdu: Ey cemaat! Rüku' ve secdesind e belini doğrultmayan kimsenin namazında hayır yoktur.' "Ibn Ebî Şcybe (1/89/2 "Başka bir hadis-i şerifte şöyle buyurdu: Rukü'da ve secdede, sırtını doğrultmadığı (düz tutmadığı) sürece kişinin namazı sahih değildir."Ebu Avâne. Ebû Davud Rüku'da Okunacak Dualar "Hz. Peygamber (S.A.V.) rüku'da çeşitli zikir ve dualar okurdu. Bazen birini, bazen diğerini okurdu. Bu dua ve zikirler aşağıdadır: 1- "Üç kere sübhane rabbiyel-Azîm. "Bazen bu zikri üçdefaden fazla tekrarlar dı." Ahmed b. Hanbel ve Taberanî, Beyhakî "Bir defa, gece namazında o kadar tekrar etmişti ki, rüku'da kalış müddeti, nerede ise kıyamdaki kadar olmuştu. O kıyam'da Hz. Peygamber, uzun sûrelerden üç tanesini, yâni Bakara, Nisa ve Al-i imran'ı okumuştu. Gece namazında geçtiği üzere, buna dua ve istiğfar da dahildi." 2- "Uç defa sübhane rabbiyel-Azim
___________________________________________________________________________ ![]() بِسْــــــــــــــــــــــم اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم AYETEL KÜRSİ اللّهُ لاَ إِلَـهَ إِلاَّ هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ لاَ تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلاَ نَوْمٌ لَّهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الأَرْضِ مَن ذَا الَّذِي يَشْفَعُ عِنْدَهُ إِلاَّ بِإِذْنِهِ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلاَ يُحِيطُونَ بِشَيْءٍ مِّنْ عِلْمِهِ إِلاَّ بِمَا شَاء وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضَ وَلاَ يَؤُودُهُ حِفْظُهُمَا وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ NAZAR DUASI بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِِ وَوَصَّيْنَا الْإِنسَانَ بِوَالِدَيْهِ حُسْنً وَوَصَّيْنَا الْإِنسَانَ بِوَالِدَيْهِ حُسْناً وَإِن جَاهَدَاكَ لِتُشْرِكَ بِي مَا لَيْسَ لَكَ بِهِ عِلْمٌ فَلَا تُطِعْهُمَا إِلَيَّ مَرْجِعُكُمْ فَأُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ |
| |
| SoN OsMaNLı Kullanıcısına Teşekkür Edenler: | havar (08-07-2008) |
| | #2 (permalink) |
| Benim Cennetim Bana Bakan Gözlerindir ![]() ![]() ![]() | NAMAZDA ELLERİ SAĞ SOLUN ÜSTÜNDE GÖĞSÜN ÜZERİNE KOYMA BABI Hulbu't-Tai (R.A.)'dan, şöyle dedi: Resûlullah (S.A.V.)'i namazdan çıkarken, önce sağına sonra soluna selam verdiğini ve bunları (yani elleirini) göğsü üzerine koyarken gördüm. Yahya bunu, sağı solun üstünde mafsal üzerine koymak olarak tavsif etti. (Bu hadisi Ahmed (5/226) hasen bir senedle rivayet etmiştir.) Vail İbnu Hucr (R.A.)'dan, şöyle dedi: Resûlullah (S.A.V.) ile namaz kıldım. Sağ elini, sol elinin üstünde göğsünün üzerine koydu. Bu hadisi Ibnu Huzeyme (479) Beyhaki Süneninde (2/30) ve Bezzar hasen bir senedle rivayet etmişlerdir. Tavus mürsel olarak Resûlullah (S.A.V.)'den şöyle rivayet ediyor. Resûlullah (S.A.V.) namazda sağ elini sol elinin üstünde sıkıca tutarak, göğsünün üzerine koydu. (Bu hadisi Ebu Davud (759) hasen bir senedle rivayet etmiştir.) NAMAZDA ELLERİ GÖBEĞİN ALTINA BAĞLAMANIN SAHİH OLMADIĞI BABI Namazda elleri göbeğin altına bağlama ameli, senedi zayıf olan bir rivayete dayanmaktadır. Hancfilerin ameli bu zayıf rivayet üzeredir. Halbuki Hanefi ulemasından, Umdet'ul-Kari sahibi Ayni ve Nasbu'r-Raye sahibi leyle'i (R. H.) bu rivayetin isnadının sahih olmadığına kaildirler. İleride zikredeceğimiz gibi hadis ulemasının cumhuru da bu rivayetin zayıflığında ittifak etmişlerdir. Resûlullah (S.A.V.) sabit olan amel, elleri göğsün üzerine koymaktır. Hanefilerin delilleri olan zayıf rivayetler şunlardır. Ebu Cuheyfe'den, (şöyle dedi) Ali (R. A.) namazda sünnet olan, sağ eli sol elin üzerinde göbeğin altına koymaktır dedi. (Bu hadisi Ahmed (1/110) ve Ebu Davud (756) zayıf bir senedle rivayet etmişlerdir. ) Bu hadis Ebu Davud'un İbnu'l-Arabi nüshasından başka nüshalarında sabit değildir. Ve senedinde, Abdurrahman İbnu İshak El-Kufi El- Vasili vardır. Ebu Davud, ahmed İbnu Hanbel'in İshak için zayıf dediğini işittim dedi. Ebu Talib, Ahmed İbnu Hanbel'den naklederek İshak hiç bir şey değildir, hadisi münkerdir dedi. Edduri, İbnu Main'den, İshak zayıf dır dedi. İbnu Saad, Ya'kub İbnu Süfyan, Ebu Davud, Nesei ve İbnu Hıbban, İshak için zayıfdır dediler. Buhari "fihi nazar" (onda şübhe vardır) dedi. İbnu Huzeyme, İshak'ın hadisiyle amel olunmaz dedi. Ebu Hatim, İshak'ın hadisi münkerdir, onunla amel olunmaz dedi. Beyhaki, İshak hadis de metruk'tur dedi. Ve yine senedinde, Ziyad İbnu Zeyd El-A'sem El-Kufi vardır ki: Ebu Hatim onun için meçhuldür dedi. Ziyad 'in Ebu Davud'da bir tek hadisi vardır. O da yukarıda Ali (R. A.)'dan olan rivayetidir. Yine onların delillerinden başka bir zayıf rivayet. Ebu Vail'den, şöyle dedi Ebu Hureyre (R. A.) namazda ellerin vaziyeti, biri öbürkünün üzerinde göbeğin altına koymaktır dedi. (Bu hadisi Ebu Davud (758) zayıf bir senedle rivayet etmiştir.) Bu rivayetin senedinde de Abdurrahman ibn İshak vardır. Terceme'i hâlini yukarıda zikrettik. Yine onların delillerinden başka bir zayıf rivayet. İbnu Cerir, babasından Ali (R.A.)'nun sağ eli ile sol bileğini tutarak göbeğinin üzerine koyarken gördüğünü haber verdi, (Bu hadisi Ebu Davud (757) zayıf bir senedle rivayet etmiştir.) Bu rivayetin senedinde de Ali (R.A.)'dan rivayet eden Cerir Ed-Dabbi vardır ki. Ali (R.A.)'dan rivayeti bilinmiyor. Yukarıda görüldüğü gibi, Meşhur Hadis âlimlerinin ittifıakı ile, Hanefılerin delili olan "göbek altına veya üstüne" el bağlama rivayeti zayıfdır. Ve bu rivayet ile amel edilemiyeceği açık bir gerçektir. Ebu Hanife (R.H.) tabi olduklarını iddia eden arkadaşlara, İbnu Abidin haşiyesinde, Ebu Hanife (R.H.) isnad edilen şu sözü hatırlatmakta faide görürüz. (1/63) "Hadis sahih oldumu işte benim mezhebim odur." Aklı selim olan kişiye, İmam'ının bu sözü kâfidir. alıntı
___________________________________________________________________________ ![]() بِسْــــــــــــــــــــــم اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم AYETEL KÜRSİ اللّهُ لاَ إِلَـهَ إِلاَّ هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ لاَ تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلاَ نَوْمٌ لَّهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الأَرْضِ مَن ذَا الَّذِي يَشْفَعُ عِنْدَهُ إِلاَّ بِإِذْنِهِ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلاَ يُحِيطُونَ بِشَيْءٍ مِّنْ عِلْمِهِ إِلاَّ بِمَا شَاء وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضَ وَلاَ يَؤُودُهُ حِفْظُهُمَا وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ NAZAR DUASI بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِِ وَوَصَّيْنَا الْإِنسَانَ بِوَالِدَيْهِ حُسْنً وَوَصَّيْنَا الْإِنسَانَ بِوَالِدَيْهِ حُسْناً وَإِن جَاهَدَاكَ لِتُشْرِكَ بِي مَا لَيْسَ لَكَ بِهِ عِلْمٌ فَلَا تُطِعْهُمَا إِلَيَّ مَرْجِعُكُمْ فَأُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ |
| |
| SoN OsMaNLı Kullanıcısına Teşekkür Edenler: | havar (08-07-2008) |
| | #3 (permalink) |
| Benim Cennetim Bana Bakan Gözlerindir ![]() ![]() ![]() | Peygamberimizin Namaz Kılma şekli.. Namaz kılmaya başladığında "Allahu Ekber" derdi. Bundan önce hiçbir şey söylemez, niyeti asla diliyle telaffuz etmezdi. "Allah rızası için (falan vaktin) dört rekat farzını kıbleye yönelik olarak bana uyan cemaate kıldırmaya veya uydum hazır olan imama" demediği gibi, "eda" olarak, "kaza" olarak veya "vaktin farzını kılıyorum" şeklindeki sözleri de söylememiştir. Bu on bid'atın bir kelimesini bile hiç kimse ister sahih, ister zayıf, ister müsned ve isterse mürsel senedle Hz. Peygamber'den asla rivâyet etmemiştir. Hatta onun ashabından herhangi birinin bile bunlardan birini söylediği nakledilmemiş; ne tâbiînden biri ne de dört imam (Ebû Hanife, Mâlik, Şâfiî ve Ahmed) bunların söylenmesini güzel görmüştür. Tekbirle birlikte ellerini, parmakları açık olarak omuzlarına veya kulaklarına kadar kaldırır sonra sağ elini sol elinin üzerine kordu. Bazen: اللَّهُمَّ بَاعِدْ بَيْنِي وَبَيْنَ خَطَايَايَ كَمَا بَاعَدْتَ بَيْنَ الْمَشْرِقِ وَالْمَغْرِبِ/"Allah'ım! Benimle günahlarımın arasını doğu ile batı arasını ayırdığın gibi ayır.", bazen de: وَجَّهْتُ وَجْهِيَ لِلَّذِي فَطَرَ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ حَنِيفًا وَمَا أَنَا مِنْ الْمُشْرِكِينَ إِنَّ صَلَاتِي وَنُسُكِي وَمَحْيَايَ وَمَمَاتِي لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ لَا شَرِيكَ لَهُ وَبِذَلِكَ أُمِرْتُ وَأَنَا مِنْ الْمُسْلِمِينَ /"Yönümü, gökleri ve yeri yaratana dosdoğru olarak çevirdim. Ben Allah'a ortak koşanlardan değilim. Namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm hiçbir ortağı olmayan âlemlerin Rabbi Allah içindir. Ben bununla emrolundum ve Ben inananların ilkiyim." dualarıyla/sözleriyle namaza başlardı. Sünen musannifleri, Hz. Peygamber'in (s.a.v) istiftâh tekbirinden sonra şu duayı okuduğunu nakletmiştir: سُبْحَانَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ وَتَبَارَكَ اسْمُكَ وَتَعَالَى جَدُّكَ وَلَا إِلَهَ غَيْرَكَ/"Allahım! Sen her türlü noksanlıktan pâk ve uzaksın. Seni daima böyle anar ve sana hamd ederim. Senin adın pek mübarektir. Senin şânın yücedir (Seni övmek yücedir) ve Senden başka ilâh yoktur." Sahîh olarak rivayet edildiğine göre Hz. Ömer, Hz. Peygamber'in (s.a.v) makamında namaz kıldırırken istiftâh tekbirinden sonra bu duayı sesli olarak okuyup insanlara öğretirdi. Bu duadan sonra Hz. Peygamber Eûzü besmele çeker ve bazen seslice, bazen de içinden besmeleyi okurdu. Ardından her âyette durarak ve âyet sonlarını uzatarak Fâtiha suresini okurdu. Açıktan okuduğu Fâtiha suresini bitirince, yüksek sesle "Âmîn" derdi. Hz. Peygamber (s.a.v) iki kez duraklardı. İlk olarak iftitâh tekbirinden sonra, ikinci olarak da Fâtiha suresini bitirdikten sonra kısa bir müddet beklerdi. Ardından bazen uzun bazen de yolculuk veya başka bir nedenden dolayı kısa bir sure okurdu. Ama çoğunlukla kırâati ne çok uzatır ne de çok kısa tutardı. Hz. Peygamber'in (s.a.v) sabah namazlarındaki kırâati, diğer namazlara göre uzun sürerdi. Cuma günleri, Secde ve İnsan surelerini okuyarak namaz kıldırırdı. Çünkü bu surelerde, evrenin başlangıcı, âhiret hayatı, Hz. Âdem'in yaratılışı, cennet ve cehenneme girme gibi konular işlenmiştir. Bunlar da, Cuma günü meydana gelen ve gelecek olaylardır. Böylece müslümanlara o günde meydana gelecek olayları hatırlatıyordu.!! Hz. Peygamber (s.a.v), bayram ve Cuma gibi büyük kalabalıkların toplandığı günlerde Kâf, Enbiyâ, Leyl, ve Ğâşiye surelerini okurdu. Hz. Peygamber (s.a.v) Cuma ve bayram namazları hariç namazlarında bir sure belirleyip daima onu okumazdı. Cuma ve bayram namazları dışında onun kırâati ile ilgili olarak, Ebu Dâvûd, Amr İbn Şuayb'ın dedesinden şu rivayeti aktarmıştır: Hz. Peygamber'i (s.a.v) insanlara farz namazları kıldırırken küçük ve büyük bütün mufassal sureleri okuduğunu işittim. Hz. Peygamber (s.a.v) birinci rekatları ikinci rekattan uzun tutardı. Kıraatini tamamladıktan sonra kendisine gelinceye kadar ara verirdi. Ardından ellerini kaldırıp tekbir getirerek rükûya giderdi. Ellerini diz kapaklarının üzerine koyardı. Elleri ile âdeta diz kapaklarını kavrardı. Bu esnada kollarını düz tutar ve vücuduna bitiştirmezdi. Sırtını ise dümdüz tutardı. Ne başını yukarı kaldırır ne de aşağı eğerdi. Aksine sırtı ile aynı seviyede tutardı. Rükûda iken سُ رَبِّيَ بْحَانَسُبْحَانَكَ الْعَظِيمِ/"Büyak Rabbimi tesbih ederim." derdi. Bazen de şöyle dua ederdi: اللَّهُمَّ رَبَّنَا وَبِحَمْدِكَ اللَّهُمَّ اغْفِرْ لِي/"Ey Allahım! Ey Rabbimiz! Seni bütün noksan sıfatlardan tenzih eder. Şânına yakışır biçimde överim. Ey Allahım! Beni bağışla!" Hz. Peygamber'in (s.a.v) rükûu on defa اللَّه سُبْحَانَ/ Sub*hânallah diyecek kadar sürerdi. Sünen musannıfları Enes İbn Mâlik'in şöyle söylediğini nakletmiştir: "Hz. Peygamber'den (s.a.v) sonra onun gibi namaz kıldıran birinin arkasında namaz kılmadım. Ancak – Ömer İbn Abdilaziz'i kastederek- şu delikanlının kıldırdığı namaz, Allah Resûlü'nün (s.a.v) kıldırdığı namazlara çok benziyor. Rükû ve secdede on defa اللَّه سُبْحَانَ/Subhânallah diyecek kadar duruyor." Hz. Peygamber (s.a.v), rükûdan سَمِعَ اللَّهُ لِمَنْ حَمِدَهُ/"Allah kendisine hamd edeni işitir." diyerek doğrulurdu. Bu esnada ellerini kaldırırdı. Allah Resûlü'nün (s.a.v) üç yerde ellerini kaldırdığına dair otuz sahâbiden rivayet nakledilmiştir. On râvi de onun bu üç yerde ellerini kaldırdığı konusunda ittifak etmiştir. Hz. Peygamber'in (s.a.v) ellerini kaldırmadığına dair hiçbir rivayet yoktur. Hz. Peygamber (s.a.v) rükûdan doğrulduktan sonra "Rabbimiz hamd senin içindir." anlamına gelen şu dualardan birini okurdu: رَبَّنَا وَلَكَ الْحَمْدُ/Rabbenâ ve leke'l-hamd. رَبَّنَا لَكَ الْحَمْدُ/Rabbenâ leke'l-hamd. اللَّهُمَّ رَبَّنَا |