|
|||||||
| Dini Bilgiler Aradığınız her türlü Dini bilgiye ulaşabilirsiniz.. |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
|
|
#1 (permalink) |
|
Prenses
![]() ![]() |
İnsan vücudu ile ilgili bir bilgiyi sizinle paylaşmak istedim.
Bildiğimiz gibi DNA, hücrelerin çekirdeğinde titizlikle korunan ve canlıların bilgi bankasını oluşturan, çok muhteşem bir moleküldür. Şimdi vereceğim bilgi sakın dudağınızı uçuklamasın!!çünkü; DNA daki bilgilerin kapasitesi bilim adamlarını hayrete düşürecek boyutlardadır. Yani; İnsanın tek bir DNA molekülüne, tam 1 milyon ansiklopedi (yaklaşık 1000 cilt kitap) dolduracak uzunlukta, bilgi kodlanmıştır. Bir başka deyişle, sadece bir hücrenin çekirdeğinde, insan vücudunun işlevlerini kontrol etmeye yarayan 1 milyon sayfalık bir bilgi mevcuttur. Basit bir benzetme yaparsak; Dünyanın en büyük ansiklopedisinden biri olan 23 ciltlik encyclopedia britannica nın toplam uzunluğu 25.000 sayfadır. Ancak, mikroskobik hücrenin içindeki, ondan çok daha küçük bir çekirdekte bulunan bir molekülde , milyonlarca bilgi içeren dünyanın en büyük ansiklopedisinin 40 katı büyüklüğünde bir bilgi saklı durmaktadır. Dünyanın en büyük ansiklopedisi: 25.000 sayfa (23 cilt) Sadece 1 hücredeki bilgilerin uzunluğu: 1.000.000 sayfa( yaklaşık 1000 cilt) Yetişkin bir insan, ortalama 100 trilyon hücreden oluşmaktadır. Yukarıdaki bilgiye oranlarsak, insan vücudunda yaklaşık olarak 100.000.000.000.000.000.000 (100 bin katrilyon) sayfa bilgi mevcuttur. (100 katrilyon cilt kitap) Bildiğimiz gibi DNA; saç ve göz renginden, boyun uzunluğuna.. yüzün biçiminden iskelet yapısına.. iç organların ayrıntısını belirlemekten daha nice nice ayrıntılara kadar bilgilerin depolanmış olduğu muhteşem bir moleküldür. Şu an bilgisayarın başında duran kardeş! Yani, Seni şu an bir kitap haline getirseler, tek tek özelliklerini yazsalar, 100 Katrilyon cilt kitaptan oluşan bir eser olacaksın. Dünyadaki gelmiş geçmiş tüm bilgilerin toplamı senin 3 tane hücrendeki bilgilerin toplamını geçemiyor. Halen kendini basit ve değersiz mi görüyorsun? Sanat eseri sanatçıyı tanıtır. Sanatçıyı tanı... Kendini ve kainatı oku... Allah’ın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. (Allah) onu hangi şeyden yarattı? Bir damla sudan yarattı da onu bir ölçüyle biçime soktu. Sonra ona yolu kolaylaştırdı. (Abese Süresi 18-20) |
|
|
|
emira Mesajına 5 Kere Teşekkür Edildi: |
gokhanOZEN (01-19-2007), karapanter (01-21-2007), mrkarahan (01-20-2007), Sitenin_Gülü (01-21-2007), UMUDUMOL (01-20-2007)
|
|
|
#4 (permalink) |
|
Göz Kendine, Kulak Başkalarına İnanır
![]() ![]() ![]() |
tskr ler ablam cok gusel bı bılgı !!!saol
___________________________________________________________________________
Sitemizde İllegal paylaşım yasaktır.. Üyeler onay gerektirmeden mesaj ve konu atabilmektedir. Yöneticilerimizin gözünden kaçan illegal paylaşımları tespit ederseniz lütfen [Linkleri Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekmektedir.Lütfen Buraya TIKLAYARAK Üye Olunuz.]tıklayıp gerekli alanları dolurup bize bildiriniz gereken en kısa sürede yapılacaktır... [Linkleri Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekmektedir.Lütfen Buraya TIKLAYARAK Üye Olunuz.]
|
|
|
|
|
#5 (permalink) |
|
Banned
![]() ![]() |
Gercekten mukemmel bir paylasim.
Boyle bilgileri sunan arkadaslarin hepsine icten tesekkurler. Not: su an elimde hicri yilbasi vesilesiyle hazirlanmis cok guzel bir resim var yalniz foruma nasil koyacagimi bilmiyorum ve su an Cin de bulundugum icin internet baglantim da yavas bir moderator arkadas yardimci olursa sevinirim gercekten guzel bir paylasim olacak resim cok hos. |
|
|
|
|
#8 (permalink) |
|
Prenses
![]() ![]() |
İnanç İle Gelen Sağlık
Amerikan Sağlık Araştırmaları Ulusal Merkezi'nden David B. Larson ve ekibi tarafından derlenen araştırma sonuçlarına göre, Amerikalılar arasında dindar ve inançsız kişiler arasında yapılan karşılaştırmalar çok şaşırtıcı sonuçlar vermiştir. Örneğin dindarların, dini yönü zayıf olan veya hiç olmayan kişilere göre, kalp hastalıklarına %60 daha az yakalandıkları; intihar oranının %100 daha düşük olduğu; tansiyon bozukluğuna çok daha düşük oranlarda yakalandıkları; sigara içenler arasında bu oranın 7'ye 1 olduğu gibi sonuçlar ortaya çıkmıştır. Tıp dünyasındaki önemli bilimsel kaynaklardan, Tıpta Uluslararası Psikiyatri dergisinin yayınladığı bir araştırmada ise, kendilerini inançsız olarak tanımlayan kimselerin hem hastalıklarla daha fazla uğraştıkları, hem de kısa bir ömür sürdükleri bildirilmektedir. Araştırmanın sonuçlarına göre inançsız kişilerin, mide-bağırsak hastalıklarına yakalanma ihtimalleri inançlı insanlara göre iki kat daha fazla, solunum hastalıklarından ölme oranlarının ise %66 daha fazla olduğu ortaya çıkmıştır. Seküler (din dışı)psikologlar genellikle buna benzer sonuçları "psikolojik etki" olarak açıklarlar. Bunun anlamı, inancın insanların moralini yükselttiği ve moralin de sağlığa katkı sağladığıdır. Bu açıklamanın haklı bir yönü olabilir, ancak konu incelendiğinde daha da dikkat çekici bir sonuç ortaya çıkmaktadır. Allah'a olan inanç, başka herhangi bir moral etkiden çok daha güçlüdür. Harvard Tıp Fakültesi'nden Dr. Herbert Benson'ın dini inanç ve bedensel sağlık arasındaki ilişkiyi inceleyen kapsamlı araştırmaları, bu konuda dikkat çekici sonuçlar vermiştir. Benson, inançsız bir kişi olmasına rağmen, Allah'a olan inancın ve ibadetlerin insan sağlığı üzerinde başka hiçbir şeyde görülmeyecek derecede olumlu bir etki meydana getirdiği sonucuna varmıştır. Peki neden iman ile insan ruhu ve bedeni arasında böyle özel bir ilişki vardır?r30; Seküler bir araştırmacı olan Benson'ın vardığı sonuç, kendi ifadesiyle, insan bedeninin ve zihninin "Allah'a iman etmeye göre ayarlı" olduğudur. Tıp dünyasının yavaş yavaş fark etmeye başladığı bu gerçek, Kuran'da "Haberiniz olsun; kalpler yalnızca Allah'ın zikriyle mutmain(tatmin bulmuş) olur" (Rad Suresi, 28) ayetiyle haber verilen bir sırdır. Allah'a inanan, O'na dua eden, O'na güvenen insanların diğerlerinden hem ruhsal hem de fiziksel olarak daha sağlıklı olmalarının nedeni, yaratılışlarına uygun davranmalarıdır. İnsanın yaratılışına aykırı olan felsefe ve sistemler, insanlara hep acı, hüzün, sıkıntı ve bunalım getirmektedir. |
|
|
|
|
#9 (permalink) |
|
Prenses
![]() ![]() |
Sağ Yanı Üzre Yatmanın Hikmeti...???
Bir tarafa yatarak uyuma durumunda, yatılan yöne baglı olarak burun deliklerimizin birisinin tıkanırken, digerinin açıldığı ve solunumun açık olan burun deliğinden yapıldığı arastirmalarla belirlenmistir. Ayrica nefes alınan burun deliği ile beynin yarımkureleri ve sempatik-parasempatik sinir sistemleri arasinda da bir münasebet oldugu, calışmalarla gosterilmistir. Sag tarafa yatılmasi durumunda, sağ burun deliği tıkanmakta, sol burun deliği açılmaktadir. Sol burundan yapılan nefes alma ile sağ beyin yarımkuresinin aktivitesi artar. Sağ beyin yarimkuresinin uyarılması, parasempatik sinir sistemimizin faaliyetlerini artırmasına, kalb hızımızın yavaşlamasına, tansiyonumuzun düşmesine ve mide-bağırsak faaliyetlerimizin yavaşlamasına vesile olur. Dolayısıyla kalbimiz daha az yorulur, uykuya dalmamız daha kolaylaşır, bu da istirahatimizin daha iyi olmasına imkân sağlar. Diger yandan sol tarafa yatılırsa ne olur? Sol burun deliğinin tıkanmasi ile birlikte sağ burundan nefes alınması, sempatik sinir sisteminin faaliyetlerinde artışa yol açar; bu durumda kişi heyecanlanmış gibi olur ve kalb atışlarındaki hızlanma ile kalb daha da yorulur. Bu yuzden uykuya dalma zorlaşır. Çünkü kalb atım hızının, tansiyonun, heyecan ve dikkatin artması uykuya engel olabilir. Sol tarafımız üzerine uyuma da ise vücudumuz daha çok yıpranacaktır. Sırtüstü veya yüzüstü yatınca durum ne olacaktır? Yüzüstü yatmak zaten uzun süre mümkün olmadığı gibi Efendimiz (sav) tarafından da uygun görülmemistir. Kalb, akcigerler ve mide bu durumda baskı altında oldugu için, ciğerlerimiz ve midemiz sıkışıp rahatsızlık verebilir. Sırtüstü yatıldıgında ise bu rahatsızlıklar olmayabilir. Ancak uykuya dalmada gecikme olabilir. Bu durum da vücudun tam dinlendirici bir uykuya geçmesine ve dinlenmesine engel olabilir. Çünkü bu durumda gündüz olduğu gibi iki burun açık olacak ve parasempatik sistem uyarılamayacaktır. Ayrıca sırtüstü yatılmasi durumunda mide ve bağırsakların fonksiyonlarını gerçekleştirmesi biraz daha zorlaşacaktır. En faydalı ve belki de en az zarar görebileceğimiz bir yatış pozisyonun Yuce Rehberimizin (sav) bize tavsiye ettiği sağ yana yatarak ve ayakları vücuda doğru çekerek uyuma şeklinde olduğu hakikati ilmî araştırmalarla ancak bugün doğrulanabilmektedir. Bu yatış şeklinde hem mide ve bağırsaklar korunmakta, hem de sindirimin daha kolayca tamamlanmasi mumkun kılınmaktadır. Kâinatin Efendisi (sav) bir düstur olarak yemek yedikten hemen sonra uyunmamasını ve uyku için de sağ tarafa yatılmasını bize bildirmektedir. Kaldı ki, bu şekilde bir yatışın anne karnında aylarca büyütülen bir bebeğin pozisyonuna benzer olması da bunun fıtrî bir yatış tarzı olduğunu gösterir. Çünkü bebek anne karnında büyütülüp geliştirilirken, kemiklerinin üzerine yerleştirilen kasları kasılmamış orijinal hâlindedir. Doğumdan sonra ise her türlü hareketimiz bu kasların kasılmasıyla olur. Kaslarımızı en iyi dinlendirmenin yolu ise ilk yaratılış hâlimizi almamızdır. Bununla beraber Kurân-ı Kerimde Âl-i İmrân (3/191) ve Kehf sûrelerinde (18/1) geçen ayetlerde, insanlarin her iki yanları üzerinde yatarken de Allah'ı anabileceklerinin ve ayrıca uyku sırasında zaman zaman sağa-sola döndürüldüklerinin anlatılmasından, sola yatmanın da yasaklanmadıgını, sağa yatmanın, ilk yatış şekli olarak tavsiye edildiği anlaşılabilir. |
|
|
|
|
#10 (permalink) |
|
Göz Kendine, Kulak Başkalarına İnanır
![]() ![]() ![]() |
ALLAHA ınanmak herzaman mutluluk we saglık werır ;)
___________________________________________________________________________
Sitemizde İllegal paylaşım yasaktır.. Üyeler onay gerektirmeden mesaj ve konu atabilmektedir. Yöneticilerimizin gözünden kaçan illegal paylaşımları tespit ederseniz lütfen [Linkleri Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekmektedir.Lütfen Buraya TIKLAYARAK Üye Olunuz.]tıklayıp gerekli alanları dolurup bize bildiriniz gereken en kısa sürede yapılacaktır... [Linkleri Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekmektedir.Lütfen Buraya TIKLAYARAK Üye Olunuz.]
|
|
|
![]() |
| Ahantar Kelimeler: biliyormuydunuz, bunu |
| Konu Araçları | |
|
|