|
|
#1 (permalink) |
|
Prenses
![]() ![]() ![]() |
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Derler ki, on binlerce yıl önce Tanrı, tüm ulusların yeterli nüfusa ulaştıklarını, dolayısıyla bundan sonraki yaşamlarını sürdürecekleri toprakları belirlemenin ve dünyayı iskana açma zamanının geldiğini düşünür. Melekleri aracılığıyla tüm ulusların temsilcilerini huzuruna çağırır ve vatan bilecekleri bölgeleri bildirir. Yaratıcı gücünün bir kanıtı olarak da, güzelliğinden dolayı Kafkasya'yı kendisine ayırır. Ertesi gün ise, toprak almak için huzuruna Abhaz temsilcisi çıkar. Temsilci, "Halkım adına toprağımızı almaya geldim" der. Tanrı, kızgın bir ifadeyle, niçin geç kaldıklarını sorar? Abhaz temsilci, "Siz toprak dağıtımı yaparken, bizde Tanrı misafiri vardı; Tanrı misafiri kutsaldır, yalnız bırakılmaz. Ona hizmet etmek, onu yolcu etmek bizim boynumuzun borcudur; onu yolcu edinceye kadar gelme imkanımız olmadı" cevabını verir. Bunun üzerine Tanrı, "Tanrı misafirini bu kadar kutsal bilen bir halk, benim için de değerlidir; kendim için ayırdığım toprağı size veriyorum" der. Çerkesler Kimdir ? Çerkesler Kafkasyada yaşayan bir topluluktur. Kökenleri konusunda birkaç değişik görüş vardır. Son araştırmalar ataları olarak Meot-Sindler'e dayandırır. Sakalar(= İskitler), Thraklar, Kimmerler, Kassitler, Hazarlar gibi kavimlerle çağdaştırlar. Bölgenin kurganlardaki buluntular, Sümer ve Hitit uygarlıklarıyla kimi benzerlikler gösterdiği dikkate alınırsa, İ.Ö. en az ikibinli yıllarda tarih sahnesine çıktıklarını söyleyebiliriz. Daha çok Kafkasyanın kuzeyinde dağlık bölgelerinde, küçük gruplar halinde yaşadıklarından, dillerinde farklılıklar oluşmuştur. Birçok kavimlerin geçit yolu üzerinde olmalarına rağmen varlıklarını günümüze kadar sürdürmüşlerdir. Bu nedenle bugün bile Kafkasyada halen, irili-ufaklı cumhuriyetler ve özerk bölgeler vardır. Belli başlı 12 ana grup, 7 Cumhuriyeti ve birkaç özerk bölge halindedirler. Dil özellikleri birçok dilbilimcinin araştırma konusu olmuştur. Fransız araştırmacı George DUMEZIL ekibiyle en kapsamlı incelemeler yapmış ve özel bir enstitü kurmuştur. Çerkes sözcüğünün çok sayıda yorumu yapılır. Farsça “Dört adam” anlamına gelir. Bir diğer söylenceye göre de, Türkçe veya Tatarca olduğu, çer “yol”, ve kesmek sözcüklerinden geldiğidir. Çerkeslerin kendileri bu sözcüğü efsanevî yönden Küçük Asya(=Anadolu)'ya dayandırır: “--İki kardeş, Ker(veya Çer) ile Kes, eskiden Küçük Asya'da oturuyorlarmış. Ne türden olduğu bilinmeyen olaylar sonucu ülkelerini terk etmek zorunda kalıp Kafkasya'ya gelmişler ve çerkes halkına adlarını vermişlerdir.” Diğer yandan, çerkeslerin eskiden bu adı taşımadıkları ve kendilerine geleneksel olarak “Adighe” dedikleri söylenir. Çerkes anlatılarında kökeni belli olmayan bir halkın çok eski zamanda, Küçük Asya'da Sinop yakınında yaşadığı söylenmektedir. Bu halk ateş ve demirciler tanrısı Tleps veya Lepch ile ormanlar tanrısı Moezitha'ya tapınıyormuş. Bu söylence ile Nuh tufanının son araştırmalara göre aslında Ağrı dağı civarında değil, Sinop civarında oluştuğu dikkate alınırsa, nedeni bilinmeyen ve ülkelerini terke neden olan olayın Nuh tufanı olduğu düşünülerek, bağlantı kurulabilir. Coğrafya bilgini Strabon'a göre Amazonlar, Kuzey Kafkasya'da Gargarların yakınında, yani Çeçen-İnguş ülkesinde yaşamışlardır. Grek mitolojisinde de Giresun civarından Kafkaslara uzanan kuşak üzerinde gösterilmektedir. Mâze sözcüğü çerkes dilinde “Ay” anlamına geldiği, Amazon'un ay gibi güzel savaşçı kadın anlamı çıkarılır.
___________________________________________________________________________
Bir melek kaydı gözlerimden… Benim melek olduguna inanmak istediğim aslında hiç olmamış bir melek… Bir düş gördüm. Düşlerde yaşanır bir aşk yarattım…Düş bitti, gözlerim gerçege uyandı.. Bir aşk çizdim, senaryosu bana ait.Parçalandı düşüp gözlerimden.. Ben yapbozlarda kayboldum… Şimdi bir umut yanar gözlerimde seni unutmaya dair gerçek aşkı yaşayabilmeye dair…
|
|
|
![]() |
| Konu Araçları | |
|
|