|
|||||||
| Eğitim Eğitim amaçlı yararlı bilgileri buradan bulabilirsiniz Ödev Paylaşımı Kesinlikle Yasaktır... |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
|
|
#1 (permalink) |
|
Lanet Olsun Bu İçimdeki İnsan Sevgisine
![]() ![]() ![]() |
Eminim sizler doğrusunu biliyorsunuz ama halk arasında ve “aydın” geçinen kimselerde sıkça görülen bir hataya değinmek istedim. Feminizmin ne olduğunu birçok kişi bilmiyor. Bilgi sahibi olmadan, fikir sahibi olmayı pek seven toplumumuz; feminizmi “erkek düşmanlığı” olarak biliyor. Bu kişilere, feminist geçinmeyi erkekleri aşağılamak zanneden Duygu Asena da dâhil. “Erkek düşmanlığı” “misandry” adıyla tanımlanır, feminizm başka bir şeydir.
Feminizim düşüncesi, Fransız ihtilaliyle aynı zamanlarda ortaya atılmıştır. Feminizmin kökeni kadınların eğitim hakkını savunan Lady Mary Wortley Montagu’nun ve Marquis de Condorcet’in düşünceleriyle oluşmuştur. Mary Wollstonecraft'ın A Vindication of the Rights of Woman (Kadın Haklarının Müdafaası) (1792) adlı eseri de bu konuda yapılan ilk çalışmalardan biridir. Feminizmin asıl amacı kadın-erkek eşitliğini savunmaktır. Kadınların erkeklerle eşit olduğunu ve aynı haklara sahip olduğunu savunmaktır. Yani bu durumda, aklı başında tüm kadınlarımız feministtir. Hatta ben de ve bu şekilde düşünen diğer erkekler gibi feminist sayılıyorum. Modern ülkelerinin tamamında kadınlar ve erkekler eşit haklara sahip. Zaten değillerse, modern olmaları mümkün değil. Yasalarına ayak uydurmayı başaramamış toplumlarda, kadınlara “2. sınıf vatandaş” muamelesi yapılıyor maalesef. Fakat bu muamelenin önüne geçmek, erkekleri “2. sınıf vatandaş” gibi görmek veya Duygu Asena’nın yaptığı gibi erkeği “tamamlanmamış kadın” olarak isimlendirmek gibi saçmalıklarla mümkün değil. Bunun önüne yalnızca, kadın ve erkeğin eşit olduğunu göstererek geçebiliriz. Bunun yolu da “feminist” olmaktan geçiyor. Maalesef çoğu insan feministleri “erkek düşmanı” zannetse de aslında feminizm felsefesinde bu yoktur. Bir kadının “erkek düşmanı” olmasının tek sebebi erkeklerin beğenmediği zekâsıyla, kültürüyle veya güzelliğiyle var olamayan bir kadın olmasıdır. Bir kadın erkekleri aşağılama cürretini kendinde buluyorsa, bence bunun altında onun erkekler tarafından beğenilmemesi yatmaktadır. Örneğin, Duygu Asena evrimin en üst mertebesinde “kadın”ın olduğunu söyler. Evrim teorisi gibi safsatalara inanmamakla birlikte, onun bu saçmalıklarını da az önce saydığım nedenlere bağlıyorum. Aynı şekilde bir erkeğin, kadınlardan nefret etmesinin temelinde de benzer şeylerin olduğunu düşünüyorum. Kadın düşmanlığı da "misogyny" adıyla adlandırılır veya günümüz tabiriyle "maçoluk". Ne erkekleri ne de kadınları aşağılamaya kimsenin hakkı yok. Çünkü kimse kimseye; cinsiyetiyle, ırkıyla, diniyle, rengiyle, mezhebiyle ve benzer özelliklerle üstünlük kuramaz.
___________________________________________________________________________
Sitemizde İllegal paylaşım yasaktır.. Üyeler onay gerektirmeden mesaj ve konu atabilmektedir. Yöneticilerimizin gözünden kaçan illegal paylaşımları tespit ederseniz lütfen [Linkleri Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekmektedir.Lütfen Buraya TIKLAYARAK Üye Olunuz.]tıklayıp gerekli alanları dolurup bize bildiriniz gereken en kısa sürede yapılacaktır... [Linkleri Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekmektedir.Lütfen Buraya TIKLAYARAK Üye Olunuz.] ![]() "Bence Dünyanin Yedi Harikasi : 1) görmek 2) duymak 3) dokunmak 4) tatmak 5) hissetmek 6) gülmek 7) ve sevmek... Görmekten, duymaktan, dokunmaktan, tatmaktan,
hissetmekten, gülmekten ve sevmekten mahrum olmayacaginiz bir yasam dilerim... |
|
|
![]() |
| Konu Araçları | |
|
|