nafaka yükümü: bir kimsenin kanunun öngördüğü yoksulluğa düşmüş olan yakınlarına yardım etmekle yükümlü olmasıdır.
nâfıa: bayındırlık işleri
nağahani: ansızın
nahiye:bucak; bölge; kenar; kısım; çevre
nail olmak:erişmek; kavuşmak
naiplik:vekâlet
nâkız :bozma; kaldırma;
nâm-ı müstear:takma ad; eğreti ad nasb atama; tayin etme; dikme; saplama
nâsıb :nasbeden; diken; tayin eden; atayan
nâşî :neşet eden; ileri gelen; ötürü; dolayı; sebebiyle
nâtık :bildiren; bildirici; gösterici; söyleyen; konuşan; idrak eden; düşünen nazara almak göz önüne almak
navlun: deniz yoluyla yapılan taşıma karşılığında ödenen ücret
navlun mukavelesi: deniz yoluyla eşya taşımak üzere yapılan sözleşmedir.
nazarı dikkat: göz önüne almak
nebât:bitki
nef'î :çıkar ile ilgili; faydacı
nema:büyüme; gelişme; kazanç; kâr; getiri; faiz
neseben: soyla ilgili; soy bakımından
nesep: ana baba ile çocuklar arasındaki hukuki bağ.
neşet etmek:doğmak; ileri gelmek; kaynaklanmak
nevi :çeşit; tür
nez' :sökme; kaldırma; yoketme
nezaret:denetim; gözetim; bakanlık
nezetmek: kaldırmak; ayırmak; ilişiği koparmak
nısf :yarım; yarı; yarısı
nidâ :çağırma; bağırma; ünlem
nisap:derece; istenilen had; asıl; esas; yeter sayı; bir kurulun toplanabilmesi veya karar alabilmesi için gerekli sayıda üyenin bir araya gelmiş olması
nispi muvazaa: yapılan asıl muamelenin şartlarını ya da konusunu farklı şekilde göstermeleri
niyâbet:vekillik;
niza :ihtilaf; çekişme; uyuşmazlık
nizâm-nâme:tüzük
nizasız ve fasılasız:uyuşmazlık konusu olmadan ve hiç ara vermeden; ihtilâfsız ve arasız
ölüme bağlı tasarruf: Gerçek kişilerin, ölümünden sonra hukuki etki ve hükümler doğurmak üzere yapmış olduğu hukuki işlem.
ölünceye Kadar bakma akdi: Taraflardan birinin, ölünceye dek bakma ve kendisini görüp gözetme koşuluyla, malvarlığını veya bir kısım malları öbürküne geçirme (intikal ettirme) borcu altına girdiği sözleşme.
özel haklar: şahıslar ile şahıslar arasındaki ilişkileri düzenleyen hukuk kurallarından,yani özel hukukundan doğan haklardır.
özel hukuk: Kişiler arasındaki ilişkileri düzenleyen hukuk dalı. P
pafta: Kadastrosu yapılan yerlerin ada ve parsellerinin, belli ölçülerle çizilmiş haritaları.
parsel: İmar düzeni bakımından belli ölçüler gözönüne alınarak sınırlandırılmış arazi parçalarından her biri.
paydaş: Bir bütünün belli bir kısmından (paydan) yararlanan; hissedar.
pedavra:köknar ve lâdin ağaçlarından elde edilen, çatı örtüsü olarak kullanılan ince tahta; hartama. R
râbıta :bağlantı; bağ; düzen; tertip
râci :rücu eden; geri dönen; ilgisi olan
rahin:rehin veren; rehneden
rakabe:devri ve devir alınması olanaklı bulunan şeyin kendisi; örneğin tarla,köle gibi; mala(şeye) hakim olabilme kudreti; çıplak mülkiyet
rapt :bağlama; bağlanma; iliştirme; bağlaç
rayiç :sürüm değeri; geçerli olan
rayiç Değer: Bir iktisadi kıymetin, değerleme günündeki normal alım-satım değeri; piyasa değeri.
ref etmek:kaldırmak; örneğin itirazın ref'i (kaldırılması)
refik:arkadaş
rehin: Bir borcun yerine getirilmemesi halinde, alacaklarının teminatı olmak üzere ve paraya çevirtme hakkıyla birlikte alacaklı lehine verilen taşınır veya taşınmaz mal güvencesi.
Reisievvel: birinci reis
resen :kendiliğinden; herhangi bir isteğe gerek olmadan; otomatikman
resim: Devlet daire ve kurumlarında görülen hizmet ve yapılan giderlerin karşılığı olarak, sadece o işle ilgisi bulunan kişilerden alınan bir gelir.
resmi gazete: Başbakanlık tarafından çıkarılan ve kanunların, kanun hükmündeki kararnamelerin, tüzüklerin ve bazı yönetmeliklerin yürürlüğe girmesi için yayımladığı gazetedir.
resmi Senet: Resmi bir makam ve görevlinin, usulüne göre düzenlediği veya onayladığı belge.
resülmâl :anamal; sermaye
reşit :ergin; rüşt yaşını doldurmuş; onsekiz yaşını dolduran veya onsekiz yaşını doldurmamasına rağmen evlenen veya yasal olarak erginliğine mahkemece karar verilen kişi
rücu :dönme; geri dönme; cayma; sözünden dönme; sözünü geri alma; bir ödemede bulunan kimsenin, bu bedeli, asıl ödeme yapması gereken kişiden istemesi;
rüçhan: öncelik; üstünlük; imtiyaz
rüsum :resimler; devlet dairelerinde ve diğer kamu kuruluşlarında görülen hizmet ve harcamaların karşılığı olarak alınan vergiler
sahih :sıhhatli; gerçek; düzgün; doğru; legal; hukuka uygun
sâkıt :susan; herhangi bir görüş bildirmeyen; düşen; düşücü; hükümsüz
salâhiyet:yetki; bir davaya bakabilme
salahiyetname: temsilciye verilen yetkiyi üçüncü şahıslara ispatlaması için verilen yazılı belgedir.
sâlif-üz-zikr:zikri geçen; bildirilen
salih :elverişli; uygun
saniyen :ikinci olarak
sarahat :açıklık; netlik; sarihlik; aydınlık
sarfiyat :harcamalar; giderler
sari :bulaşan; bulaşıcı
satış vaadi : Bir kimsenin, taşınmaz malını bir başkasına satmayı (ileride yapılacak satım akdini) taahhüt ettiği sözleşme.
satış Vaadi : Bir kimsenin, taşınmaz malını bir başkasına satmayı (ileride yapılacak satım akdini) taahhüt ettiği sözleşme.
savcılık: Devlet adına kamu davasını açan makamdır.
sây :emek; çalışma
sebketmek:vâki olmak; yapılmak; olmak; ileri geçmek
sehim: pay; hisse
selb :zorla alma; kaldırma; giderme
selef: önce gelen kimse
semen:satış parası; satış sözleşmesinde, satana mal teslimine karşılık olarak ödenecek para
semere:bir maldan elde edilen ürünler; Tabii Semere:Bir şeyin kendisinden oluşan ürün; Medeni Semere:tabii olmayan semere, hukuki işlemlerden doğan semere
senedât:senetler
sened-i hâkanî:tapu senedi
senevî :senelik; yıllık
serdetmek:ileri sürmek; öne sürmek; ortaya çıkmak; belirtmek
seyrân-gâh:gezme yeri; dolaşma yeri
sigorta primi : Sigorta ettirenin sigortacıya ödemekle yükümlü olduğu ücrettir.
sin: yaşanılan süre
sirayet :bulaşma; yayılma; geçme
sirkat :hırsızlık; çalma; çalınma
siyanet:koruma
siyasi haklar: Herhangi bir biçimde devletin yönetimine ve siyasi kuruluşlarına katılmaya yönelik haklardır
sosyal devlet: fertlerin sosyal durumlarıyla ilgilenen, onlara asgari bir hayat düzeyi sağlamayı, sosyal adaleti ve sosyal güvenliği gerçekleştirmeyi ödev bilen devlettir.
sosyal ilişkiler: Şahısların birbirleriyle veya toplumla olan ilişkileridir.
sosyal kurallar: sosyal ilişkileri düzenleyen din, ahlak, görgü ve hukuk kurallarıdır.
sosyal ve ekonomik haklar: Kişinin sosyal ve ekonomik faaliyetleriyle ilgili bulunan hak ve hürrriyetlerdir.
sözleşme: İki veya daha çok kişinin, aralarında bir hukuki bağ yaratmak, bu bağı değiştirmek veya ortadan kaldırmak amacıyla, karşılıklı ve birbirine uygun iradelerini beyan ederek yaptığı hukuki işlem; akit.
sözleşme: İki veya daha çok kişinin, aralarında bir hukuki bağ yaratmak, bu bağı değiştirmek veya ortadan kaldırmak amacıyla, karşılıklı ve birbirine uygun iradelerini beyan ederek yaptığı hukuki işlem; akit.
sözleşmeden Dönme: Taraflardan birinin, mevcut sözleşmeden cayması; sözleşmeden rücu.
Sudur: verilen ; çıkan
suiniyet:kötüniyet
sukut :düşme; düşüş
sureti mahsusa: özel olarak; özellikle; belli amaçla
sükna hakkı:bir evde veya evin bir bölümünde oturma hakkı veren kişiye bağlı bir irtifak hakkı; oturma hakkı, bir evde veya evin bir bölümünde oturma imkanı veren bir irtifak hakkı.
sülüsân :üçte iki
sürekli edim: borçluyu belli bir süre, belli davranış ya da davranış biçimleri ile bağlı bulunmakla yükümlü kılan edim
süreli icap: bir kimsenin, belli bir süre bağlı olmak niyeti ile beyan ettiği icap.
süresiz icap: kabul haberinin kendisine ulaşması ile ilgili olarak herhangi bir süre tayin etmediği icap
___________________________________________________________________________
İMZA KURALLARINA UYALIM BİR SAYFAYI GEÇMASİN LÜTFEN
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:17 AM .
Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için TIKLAYINIZ
.
In this web site,illegal sharing is forbidden.If you have any problem/complaint about content’s copyrights in our page,please click here
to contact us.