|
|
#1 (permalink) |
|
Prenses
![]() ![]() |
3 ARALIK DÜNYA ENGELLİLER GÜNÜ. ![]() BİR İNSANIN YAŞAMINDA EKSİKLİĞİNİ HİSSEDEBİLECEĞİ SADECE İKİ ÖNEMLİ ORGANI OLABİLİR: BİRİ YÜREK,DİĞERİ BEYİN!!! ENGELLERLE DOLU BİR AVRUPA KENTİ : ANKARA 1992 yılında Birleşmiş Milletler her yıl 3 Aralık gününün Engelliler Günü olarak kutlanmasını kararlaştırmıştır. 1992 yılından bu yana dünyanın pek çok kentinde her yıl Dünya Engeliler Günü çeşitli etkinliklerle kutlanmaktadır. Gelişmiş diye nitelendirilebilecek dünyanın pek çok kentinde engellilere yönelik çeşitli programlar ortaya konmaktadır. Bu programlar, kamu eliyle yürütüldüğü gibi, pek çok dernek ve yerel inisiyatif engellilerin yaşama hakları ile ilgili mücadele vermektedir. Konu Türkiye ölçeğinde incelendiğinde ise engellilerle ilgili çalışmalarda bulunan kurum ve kuruluşların sayılarının az oluşu dikkati çekmektedir. Diğer taraftan hazırlanan çalışmaların pek çoğunun eyleme geçmemesi de dikkati çeken bir diğer konudur. Bu çalışmaların dışında mevcut sisteme özürlülerin entegrasyonu konusunda da sıkıntılar yaşanmaktadır. Türkiye'de yaşanan önemli bir gelişme "Özürlüler Yasasının" 2005 tarihinde kabul edilmesidir. Konu kent açısından değerlendirildiğinde kentlerimizin çoğunda engelli bireylerin erişim ve ulaşım olanaklarını engelleyici pek çok unsura rastlanmaktadır. Ankara özelinde incelendiğinde göze çarpan önemli konular şunlaradır: 1. Engelliler trafik içerisinde zorluklar yaşamaktadırlar. Özellikle kent merkezlerinde alt ve üst geçitlerin sayısının artması ile kent içerisinde yaya önceliği ortadan kalkmış, araç ve hız odaklı bir yaklaşım izlenmektedir. Bu sebeple engelli bireylerin yaya olarak karşıdan karşıya geçmeleri zorlaşmaktadır. İnşa edilen alt ve üst geçitler ise engelli bireylere göre tasarlanmamıştır. Bu geçitlerin pek azında asansör bulunmaktadır. Trafik içerisinde araçları ile seyreden engelli bireyler park yeri sorunu ile karşılaşmaktadır. Kent içerisinde engelli kullanımına ayrılmış park yerleri az sayıda bulunmaktadır. 2. Kaldırımlar Engelli Bireylerin Ulaşımlarını Zorlaştırmaktadır. Kaldırım yükseklikleri standartların üzerindedir ve tüm kaldırımlarda rampa bulunmamakta, rampa bulunan kaldırımlarda ise eğim standartlarına uyulmamaktadır. Kaldırıma engelli bireylerin iniş ve çıkışları oldukça zordur. Kaldırım genişlikleri her zaman bir tekerlikli sandalyenin sığabileceği boyutlarda değildir. Bu sebeple tekerlekli sandalye kullanan engelli bireyler bazı kaldırımları kullanamamaktadır. Kaldırım üzerinde bulunan kent mobilyalarının keyfi denilebilecek karmaşa ile yerleştirilmiş olması, kaldırım üzerinde engelli bireylerin erişimi güçleştirmektedir. Kaldı ki, kaldırım üzerlerinde bulunan otobüs durakları, büfeler, belediye hizmet alanları yalnızca engelli bireylerin değil, tüm kentlilerin ulaşımını engellemektedir. 3. Kent Mobilyalarının Standartları Engelli Bireyler Dışlanarak Oluşturulmuştur. Ankara kentinin tümü incelendiğinde kent mobilyalarının bir standarda oturmadığı gözükmektedir. Otobüs duraklarından, çöp kovalarına engelli bireyler bazı hizmetlere erişimde zorlanmaktadır. Diğer taraftan kent içerisindeki kamuya yönelik hizmetlerden yararlanmaları oldukça güçtür. Örneğin, Otobüs duraklarında engelli bireylerin bekleyebileceği özel alanlar bulunmamakta, vasıtanın geldiği duyma ve görme engelli bireyler tarafından tespit edilememekte, otobüslere binecek olan engelli birey için özel bir sistem getirilmemektedir. Yukarıda tanımlanan tüm bu engeller göz önüne alındığında Ankara kenti içerisinde yalnızca engelli bireylerin değil, tüm kentlilerin ulaşım ve erişim haklarının gasp edildiği görülmektedir. Oysaki Kent içerisinde yeşil alan düzenlemelerinden, mobilya tasarımları, bunların yerleşimine kadar, yaya alanlarından park alanlarının tasarımına kadar engelli bireyleri de odak alan bir tasarım anlayışının oluşturulması gerekmektedir. Tasarım alanında söz sahibi olan tüm bireyleri ve bu tasarımları uygulamakla yükümlü olan yönetimleri kent içerisinde engelleri kaldırmaya davet ediyoruz. ''Siz hiç tekerlikli sandalyede oturup koşmayı denediniz mi? Siz hiç gözlerinizi bağlayıp annenizi görmeyi denediniz mi? Siz hiç kollarınızı bağlayıp birinin size yemek yedirmesini, su içirmesini beklediniz mi? Siz hiç konuşmayıp şarkılar söylemek istediniz mi? Siz hiç duymayıp kordon da martıların sesini dinlemek istediniz mi? Siz zihinsel engelli yerine gerizekalı yada deli demeyi mi tercih ediyorsunuz? Siz hiç engelli bir yakınınıza, arkadaşınıza baktınız, ilgilendiniz, ona yardımcı oldunuz mu? Siz hiç küçük bir çocuğu tekerlikli sandalyesinden kucaklayarak alıp belediye otobüsüne bindiniz mi?'' ![]() |
|
|
|
yaremce Mesajına 3 Kere Teşekkür Edildi: |
Tin@rji (12-03-2007), ßaYan_ŞiDDeT (12-03-2007)
|
|
|
#2 (permalink) |
|
Prenses
![]() ![]() ![]() |
en alttaki kırmızı renktekiler beni çok kötü yaptı şükür edfelim biz bide diyoruz keşke böyle olmasaydım daha güzel olsaydım diyoruz onların demelerinin yerine ALLAH ailelerine bol şifalar ve sabırlar versin £meğine sağlık çok güseldi cnmm
___________________________________________________________________________
![]() Bir melek kaydı gözlerimden… Benim melek olduguna inanmak istediğim aslında hiç olmamış bir melek… Bir düş gördüm. Düşlerde yaşanır bir aşk yarattım…Düş bitti, gözlerim gerçege uyandı.. Bir aşk çizdim, senaryosu bana ait.Parçalandı düşüp gözlerimden.. Ben yapbozlarda kayboldum… Şimdi bir umut yanar gözlerimde seni unutmaya dair gerçek aşkı yaşayabilmeye dair… ![]() |
|
|
|
ßaYan_ŞiDDeT Kullanıcısına Teşekkür Edenler: |
yaremce (12-03-2007)
|
|
|
#3 (permalink) |
|
Banned
![]() |
Aralık Dünyanın (içimizdeki) sizlerden Özür Dileme Günü(!) ...
evet; günün anlamını bilirsek ve yorumlayabilirsek,içimizde her daim olan ve biz gibi olan,engeli ne olursa olsun bizim için insanlığı önemli kalacak olan tüm 'engelli(engellenen!) ' dostlarımı(n) zın gününü kutluyor ve gün bazında kalmamasını temenni ediyorum.aralarında o kadar çok dostum oldu ki,onların gözündeki yaşama bağlılık hırsı ve hayatın bir yerinden de olsa tutunabildikleri bir dalın olması beni müthiş umutlandırıyor.dostlarım özelinde hepsine sevgilerimi yolluyorum... metro merdivenlerinden asagi inerken bir anda yıgınla insanin arasinda kalan insanlar butunu.elinde olsa hızlıca iniverecek,koşacak o metro'dan, belki'de en birinci kendisi olacak.millet olarak ne zaman sahip çıkacağız acaba*, en azından engelli bir insan gordugumuzde yanından hızlıca koşup geçmeyelim.onlar'la eşit oldugumuzu anlatmak ve/veya gostermek için duralım,yavaşlayalım ya da o merdivenlerden inerken yanında kalıp yavaşça inelim. Teşekkürler BAşlık için Konu Tin@rji tarafından (12-03-2007 Saat 02:28 PM ) değiştirilmiştir.. |
|
|
|
Tin@rji Kullanıcısına Teşekkür Edenler: |
yaremce (12-03-2007)
|
![]() |
| Ahantar Kelimeler: bugun |
| Konu Araçları | |
|
|