Anasayfa Kimler Online

Geri git   EzBeRiM > (¯`·._.·Oº°[Her Telden Muhabbet]°ºO·._.·´¯) > Paylaşım Muhabbet Eğlence Mizah > Fıkra Fıkralar
Kayıt ol Arama Bugünün Mesajları Bütün Forumları okunmuş kabul et

Fıkra Fıkralar Bu Bölümde Komik Fıkralar Ve İlginç Yazılar Okuyabilir,Paylaşabilirsiniz





Yeni Konu aç Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 02-12-2007, 06:49 PM   #1 (permalink)
Görev Alma Vakti
 
golgeemre - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ezberim Üyelik BiLgilerim
Üyelik tarihi: Dec 2006
Üye No: 11282
Mesajlar: 504
Ezberim Tşk İstatistikleri Tesekkür: 370
216 Mesajına
394 Kere Teşekkür Edildi
Ezberim Rep PuanLaması
İtibar Gücü: 79
Rep Puanı: 6784
Rep Derecesi:
golgeemre has a reputation beyond reputegolgeemre has a reputation beyond reputegolgeemre has a reputation beyond reputegolgeemre has a reputation beyond reputegolgeemre has a reputation beyond reputegolgeemre has a reputation beyond reputegolgeemre has a reputation beyond reputegolgeemre has a reputation beyond reputegolgeemre has a reputation beyond reputegolgeemre has a reputation beyond reputegolgeemre has a reputation beyond repute
golgeemre - MSN üzeri Mesaj gönder
13 GÖlgeemre Den SeÇme Fikralar



Cüceler
Cüce kiz kardesler evlenmeye kara verirler. Iki cüce erkek kardes bulup evlenirler. Daha sonra balayina çikarlar. Otelde odalar yanyanadir. Çiftlerden biri bir türlü beceremez. Bu arada yan odadanda sürekli hop hop hooop hop diye sesler geldigini duyar. Bu duruma çok sinirlenir. Tekrar tekrar denerler ama yinede beceremezler. Sabah çiftler kahvaltiya oturduklarinda, birtürlü yapamayan çift diger çifte; biz dün gece birsey yapamadik, sinirlendik uyuduk der. Diger çifette; siz yine uymussunuz biz yataga bile çikamadik der.

Hepsi eriyor
Deli , kahveye girdiginde soluk solugadir. Bos bir masaya oturup ocaga seslenir;
- Bana bir çay !
Çay gelir, sekerleri atip karistirir. Garsonadan yine seker ister. Onlari da atip karistirir, yeniden ister. Garson;
- Sekiz seker koydunuz çaya, der saskin saskin,
- Koydum ama , iste görüyürsun, hepsi eriyor

Posta
Bir fakir Kirsehirli paraya çok sikismis. Her türlü çareye basvurmus, yardim eden olmamis.
Son çare olarak, 'Allah, sikisan kuluna yardim eder' inancindan hareketle, Allah'a mektup yazmaya karar vermis. 'Cenab-i Allah Yüksek Katina' diye baslamis ve 'Allah'im ne olur bana bir yüz milyon lira gönder' diye bitirmis. Zarfin üzerine de 'Esirgeyip bagislayan Yüce Allah' diye yazip postaya vermis.
Postacilar mektuplari ayirirken, gitmesi mümkün olmayan adresi görünce açmislar. Mektup sahibine acimislar ve aralarinda para toplayip yardim etmeye karar vermisler. Ama, ancak 80 milyon lira toplayabilip, göndermisler. Parayi alan Kirsehirli, hemen Allah'a bir mektup daha yazmis.
Postacilar, 'Allah' adresli iknici mektubu açmislar. Kirsehirli söyle yaziyormus:
'Allah'im gönderdigin parayi aldim, tesekkür ederim. Ama, bundan sonra para gönderirken, Meleklerinle gönder, hirsiz postacilar gönderdiginiz paranin 20 milyon lirasini çalmislar.'

Fotograf
Resmi bir daireden, Kirsehirli birisinden 12 fotograf isterler. Kirsehirli, yaninda 6 fotograf oldugunu söyler. Görevli, 'Onlari ver, arkadan 6 fotograf daha getir' der.
Bunun üzerine Kirsehirli, biraz sonra enseden çekilmis 6 fotografi, görevliye getirir

Parasütçü
Kirsehirli iki arkadas askere gitmisler ikisi de parasütçü olmus. Belli bir egitim gördükten sonra parasütle deneme yapiyorlarmis. Ikisi de uçaktan atlamislar. Ellerinde yüksekligi gösteren bir alet varmis. Arkadaslardan birisi alete bakarak sayiyormus.'250,200,150,100,90,80,70,60,50,40,30,2 0 açmasak da olur. Geldik'

Muavin
Bir kamyonun soförü Nevsehirli, muavini de Kirsehirli'ymis. Bir gün kamyona 6 metre yüksekliginde yük yükleyip yola çikmislar. Bir süre sonra yüksekligi 5 metre olan bir köprünün altindan geçeceklermis. Kirsehirli muavin saga sola bakinmis, Nevsehirli soföre 'Trafik polisi yok, geç agbi' demis

Ayakkabi
Bir Kirsehirli ayakkabi almak için magazaya gitmis. Denedigi ve begendigi ayakkabilardan birisinin ayagini siktigini söylemis. Magaza sahibi de 'Bir hafta sonra açilir' demis. Kirsehirli, 'Iyi o zaman, ben bir hafta sonra gelip alayim' demis.

Kaplumbagalar
iskoçyada nesli tükenmekte olan dünyanin en uzun ömürlü hayvanlarindan üç kaplumbaga nin canlari sikilmis ve ne yapacaklarini bilmiyorlarmis. Içlerinden biri uzklardaki bir dagi gösterip.
-Hadi biralarimizi da alip su dagin zirvesinde piknik yapalim demis.
-Güzel fikir diye almislar yanlarina soguk biralarini ve yiyeceklerini yola koyulmuslar.dagin zirvezine ulasmak tam yirmi yilda olmus.soluklandiktan sonra içlerinden biri,
-hadiyemegimizi yiyip biralarimizi içelim. demis sofra hazirlanmis ama o da ne?Biralari açmak için açacak getirmeyi unutmuslar.kimin gidecegine kararverirken içlerinden yasi küçük olan -Ben giderim ama bir sartla kimse ben gelinceye kadar yemeklere dokunmayacak.demis ve kabul edildikten sonra yola koyulmus.aradan 20 yil 30 yil 40 yil derken 50 yil geçmis hala gelen yok. içlerinden en yasli olani
-Ben artik yaslandim izin verde bir parça ekmek yiyeyim demis arkadasida tamam demis ve yasli kaplumbaga tam agzina lokmasini götürüp isirdigi esnada karsi taraftaki çalilarin arasinda bir hisirti duyulmus ve birden en küçük kaplunbaga firlamis ve
-Yalancilar. e vallahi gitmeyecegim. demis

Ilk deneyim
Bir gün iki erkek kedi iki disi kediden konusuyorlarmis. Erkek kediler, disi kedilere
-Aksam 11 de bulusup seviselim demisler, disi kediler de kabul etmisler. Bunu duyan bir yavru kedi de
- Abilerim beni de götürün; sevismek konusunda hala hiçbir sey bilmiyorum demis. Erkek kedilerde tamam gel demis demisler ve bulusma yerine gitmisler, disi kedileri beklemeye baslamislar ama saat 11 olmus yoklar, 12 olmus disi kediler ortada yok, 1 olmus hala yoklar.. Sonunda yavru kedi dayanamamis ve
- Abi demis ben biraz daha sevisirsem soguktan ölecem demis.

Sirk
Ruslar, Kirsehir'de gösteri yapmak için bir sirk getirmis.
Sirk gösterilerinin baslamasina kisa bir zaman kala maymun ölmüs. Yenisini getirmeleri mümkün olmadigindan, çare aramaya baslamislar. Sonunda bir Kirsehirli'ye maymun kiyafeti giydirmeye karar vermisler ve hiç konusmamasi için siki siki uyarmislar.
Kirsehirli, kafesine geçip, hoplayip ziplamaya, çocuklarin attiklari fistiklari yemeye baslamis. Kendisini o kadar kaptirmis ki, ziplarken, birden yandake aslan kafesine düsmüs. Can havliyle 'imdaaat' diye bagirmaya baslamis. Aslan, Kirsehirli maymunun kulagina egilip 'Çaktirma lan, sus. Ben de Kirsehirli'yim' demis.

Papagan yumurtasi
Siverekli bir adam hayatinda ilk defa Istanbul'a gider orada burada dolasirken gözüne bir petshop ilisir ve içeri girer.Pet shop'ta hayinda görmedigi ve adini bile duymadigi renkli bir kusa rastlar ve Pet shop sahibine bunun ne oldugunu sorar..
Pet shop sahibi papagani ve özellikleri anlatir, bizim siverekli bu kusu almak istedigini ve köyüne götürüp herkese göstermek istedigini söyler ve fiyatini sorar. Pet shop sahibi yüksek bir rakam söyleyince siverekli okadar parasi olmadigini ama kusu gerçekten almak istedigini söyler.
Pet shop sahibi sivereklileri cok sevdigini bu nedenle ona papagan yerine onun üç yumurtasini verecegini söyler..
Adam üç yumurtayi alip köyüne sevinçle döner,aradan zaman geçer ve yumurtalardan bir serçe, bir kumru ve bir guvercin çikar..
Siverekli cok sinirlenip istanbul yolunu tutar..Pet shop'a çok sinirli girer ve o anda papagan geri zekali geri zekali diye bagirir.. Buna dahada çok sinirlenen siverekli cevap verir belki ben geri zekali olabilirim ama bizim bütün köy de senin orospu oldugunu biliyor..

Islem Hacmi
Yasli borsaci ile genc borsaci parkta sohbet ederek dolasiyorlar. Yasli, gence meslegin puf noktalarini anlatiyor: - Bak evladim. Bu meslekte basarili olmak icin sadece firsatlari degerlendirmek yetmez. Zaman zaman firsatlari da senin yaratman gerekir. Bunun icin surekli dikkatli olman gerekir. Uygun bir yorumla hic umulmadik olaylar bile cok buyuk firsatlara donusebilir. Bak mesela su karsida gordugun taze kopek pisligi sana sadece igrenc bir sey olarak geliyordur. Ama ben eger 'su pislikten bir lokma agzina atarsan sana 1 milyar lira veririm' dersem olay senin acindan nasil da buyuk bir firsata donusuverir degil mi? Yapar misin?' Genc borsaci tabi efendim der. Parmagini pislige daldirir, bir lokma alir yutar. Yasli borsaci cebinden bir milyari cikartir, gence verir. Bir sure yururler, genc dayanamaz sorar: - Hocam, ben size ayni teklifte bulunsaydim kabul eder miydiniz.? Bakin ileride de baska bir pislik var. Bir milyar karsiligi dener miydiniz? Yasli borsaci tabi ki der. O da bir lokma alip yutar. Genc borsaci da cikartir, biraz once kazandigi 1 milyari iade eder. Bir sure sessiz sessiz yururler. Genc yine dayanamaz sorar: - Hocam. Ne sizin cebinizdeki para miktari degisti. Ne de benim cebimdeki. Soyler misiniz biz bu boku niye yedik ? Kurt borsaci cevap verir: - Oyle deme evladim. 2 milyarlik islem hacmi yarattik!!!

Allah erkegi yaratti
Allah essegi yaratti ve ona dedi ki : Sen bir es****in. Sabahtan aksama kadar yorulmadan çalisacaksin ve agir yükleri sirtinda tasiyacaksin. Ot yiyeceksin, az akilli olacaksin ve 50 yil yasayacaksin.
Essek cevap verdi : 50 sene böyle bir hayat için çok çok fazla, lütfen bana 30 yildan fazla verme ! Ve böyle oldu... Sonra Allah köpegi yaratti ve ona dedi ki : Sen bir köpeksin. Insanlarin mallarini koruyacaksin, onlarin en yakin dostu olacaksin. Insanlardan geriye kalan artiklari yiyeceksin ve 25 yil yasayacaksin.
Köpek cevap verdi : Allahim, 25 yil böyle yasamak çok fazla. Bana 10 yil ver yeter ! Ve böyle oldu... Daha sonra Allah maymunu yaratti ve dedi ki : Sen bir maymunsun. Agaçtan agaca salinacak ve bir aptal gibi davranacaksin. Insanlari eglendireceksin ve 20 yil yasayacaksin. Maymun cevap verdi : 20 sene dünyanin palyaçosu olarak yasamak çok fazla. Bana 10 seneden fazla verme ! Ve böyle oldu...
En sonunda Allah erkegi yaratti ve ona dedi ki : Sen erkeksin, dünyada yasayacak tek rasyonel düsünen canli sen olacaksin. Diger yaratilmislara zekani kullanarak hükmedeceksin. Dünyayi yöneteceksin ve 20 yil yasayacaksin. Erkek cevap verdi : Allahim erkek olmak için 20 yil yetmez. Lütfen bana essekten artan 20 yili, köpekten artan 15 yili ve maymunun 10 yilini da ver...
Allah bunu kabul etti ve erkek 20 yil erkek olarak yasadi, sonra evlendi ve 20 sene esek olarak sabahtan aksama kadar çalisti ve agir yükleri tasidi. Sonra çocuklari oldu ve 15 yil köpek gibi yasadi, evi korudu, aileden artanlari yedi. Sonra ilerleyen yasinda 10 yil maymun olarak yasadi, aptal gibi davrandi ve torunlarini eglendirdi. Bugüne kadar böyle geldi...

Yine kardayiz
Ücüncü Bogaz Köprüsü'nü Japon, Amerikan ve Türkler'den olusan bir konsorsiyum almis. Tam açilisin yapilacagi sirada kurdela kesilirken köprü büyük bir gürültüyle yikilmis. Japon; 'gitti bütün emeklerim, mahvoldu kumlarim' diyerek harakiri yapmis.
Amerikali; 'gitti çeliklerim, tonlarca çelik yikildi' diyerek tabancasini çekip intihar etmis.
Tüm bunlari izleyen Türk müteahhit de derin bir 'Oh!' çekerek yanindakilere dönmüs: '
'Iyi ki çimento koymamisim, yoksa bunlar gibi mahvolurdum'...'

Amerikan hastanesi
Bir USA Askeri Birliginde açinin yemekleri yüzünden millet hemoroid olmus. Tam 107 kisi yatak yorgan yatiyormus. Bir gün Revire gezmeye gelen komutan her askerin önüne duruyor ve soruyormus:
- Merhaba asker , hastaligin nedir ?
- Merhaba komutanim , hemeroidim var
- Tedavi olarak ne yapiyorlar ?
- Ilaçli pamuk efendim.
- Bir arzun var mi asker ?
- Bir an evvel iyilesip tekrar vazifeme dönmek istiyororum komutanim...
Komutan herkesin önünde durup ayni sorulari sormus ve hep ayni cevaplari alinca memnun olmus. Sira en son siradaki adama gelmis. Ona da ayni sorulari sormaya baslamis:
- Merhaba asker , hastaligin nedir ?
- Bademciklerimden rahatsizim efendim.
- Öyle mi ? Peki ne ilaç kullaniyorlar ?
- Ilacli pamuk efendim.
- Güzel. Peki bir istegin var mi evladim?
- Var, efendim. Mümkünse sira bana gelince pamugu degistirseler diyecektim de....

Dünyanin Sonu
Günün birinde Bill Clinton, Fidel Castro ve Bill Gates kendilerini tanrinin yaninda bulmuslar. Tanri bunlara dönmüs " Sizi buraya çagirdim çünkü 2000 yilinda kiyametin kopacagini cemaatlerinize haber vermenizi istiyorum" demis. Daha ne oldugunu anlayamadan bi de bakmislar ki evlerindeler...
Clinton, hemen ülkenin bütün televizyonlarina haber vermis ve canli yayina çikmis. " Sayin vatandaslarim, size bir iyi bir de kötü haberim var. Iyi olani, In god we trust harbi harbi var. Yani bunca zaman bosuna inanmadiniz. Kötü olan ise 2000 yilinda kiyamet kopacak...
" Kastro'da bos durmamis hemen insanlarinin karsisina geçmis. " Yoldaslar üzgünüm ama size iki kötü haberim var. Birincisi, bunca zaman kendimizi kandirmisiz, tanri gerçekten de varmis! Ikincisi ise daha kötü, daha tanriya inanamadan hepimiz ölecegiz, çünkü 2000 yilinda kiyamet kopuyor.
" Bu arada Gates'de bütün kurmaylarini toplamis havadis veriyor. "Baylar size iki iyi haberim var. Birincisi, tanri beni dünyanin en önemli üç kisisinden biri olarak görüyor. Ikincisi ise artik "year2000" problemini çözmemize gerek kalmadi..."

Savas Gemisi
Bir savas gemisi karanlik ve sisli bir gecede yol aliyormus. Derken kaptan köskündeki komutan tam karsida ve uzakta üzerlerine dogru gelen bir isik farketmis. Hemen karsi tarafa sinyal göndererek su mesaji geçmis: -"Derhal rotanizi 30 derece doguya çeviriniz" Karsidan aninda cevap gelmis:
-"Sen rotani 30 derece batiya çevir!" Komutan sasirmis, biraz da sinirlenmis, mesaji tekrarlamis:
-"Rotani derhal 30 derece doguya çevir, emrediyorum!" Karsidan cevap:
-"Asil sen rotani 30 derece batiya çevireceksin!"
Komutan öfkeden küplere binmis, bir mesaj daha yollamis.
-"Ben 30 yillik kaptanim, sana son kez emrediyorum, rotani 30 derece batiya çevir!"
-"Sen 30 senelik kaptansan ben de 20 senelik denizciyim, sen rotani 30 derece doguya çevir."
Komutan, o kadar sinirlenmis ki, hemen mürettebata bütün toplari atese hazir hale getirmelerini emretmis ve son kez bir mesaj göndermis: -"Burasi bir savas gemisi, derhal rotani 30 derece batiya çevirmezsen atese baslayacagiz."
-"Burasi da bir deniz feneri.. Sen rotani bir an önce 30 derece doguya çevirmezsen birazdan kayalara çarpacaksin"

Dilenci
Adamin biri bir gün yolda giderken bir dilenciye rastlar. Dilenciye bir para verir ve al bununla bir sigara alirsin der. Dilenci "beyim ben hiç sigara içmem" der. Bunun üzerine adam o zaman bir bira içersin der. Dilenci "ben agzima içki koymam" der. Sen de o zaman bir altili oynarsin. Dilenci "beyim ben hiç kumarda oynamam" deyince adam o zaman al bu parayi ve bizim eve gel der. Dilenci neden oldugunu sorar. Adam "Karim seni bir görsün içki ve sigara içmeyen, kumar oynamayan bir adamin hali ne oluyor."

Tampon
Üç mahkum cezaevi yolundadir. Herbirine, hapiste geçirecekleri günler için bir esya getirilmesine izin verilmistir. Otobüste, biri digerine döner ve sorar, "ee, sen ne getirdin ?", diger mahkum bir kutu boya çikarir ve bunlarla herseyi boyayabilecegini söyler ve diyer mahkuma sorar, "sen ne getirdin ?". Oda, yanindaki kutuyu açar ve içinden iskambil kagitlarini çikarir. "Bunlarla poker oynayabilir, fal bakabilir veya herhangi bir kart oyunu oynayabilirim" der. Üçüncü mahkum kösede sessizce siritarak oturmaktadir. Diger iki mahkum farkeder ve sorarlar, "Sen niye kendinden eminsin o kadar, sen ne getirdin ?" Üçüncü mahkum bir kutu çikarir ve gülerek "bu tamponlari getirdim," der. Diger iki mahkumunda kafasi karismistir, merakla sorarlar, "Bunlarla ne yapabilirsin ki?" Üçüncü yine siritir ve kutuyu göstererek "Kutuda yazdigina göre, bunlarla at sürebilir, yüzmeye gidebilir hatta paten kayabilirmisim

Cehennem
Biçkin ve ayni zamanda hovarda bir adam ölür ve cehenneme gider. Cehennemde birkaç gün kaldiktan sonra cennet görevlisi melek gelir ve seni cennete götürecegim der. Bizim biçkin halinden memnun görevli melekle cennetin yoluna koyulurlar. Cennetin kapisina yaklastiklarinda içeriden feryat figan sesler duyar ve melege döner,
- Sen beni cennete götürecektin der. Melek burasi cennet deyince, içerideki sesler nedir demis,
melek : - ha o sesler içerideki iyi insanlara kanat takilacak onun için sirtlarina delik açiliyor demis. Bizimki ürkmüs cennetin yolunda biraz daha ilerlemisler bu sefer geçenki seslerden daha aci ve yogun sesler gelmeye baslamis. Biçkin yine sormus; Simdi neler oluyor, neden sesler daha aci?
Melek: - Iyi insanlarin baslarina halka takilacak onun için baslarini deliyorlar. Bizimki iyice korkmus ve ben cehenneme gitmek istiyorum deyince melek iyi ama orada da sana kuyruk takacaklar demis. Biçkin olsun olsun nasil olsa onun deligi hazir demis.

Abluka
Amerikada yasayan ünlü bir mafya babasinin karisi dogum yapacakmis. Hastaneye kaldirmislar. Tabii ilgi obiçim. Doktorlar, hemsireler etrafinda pervane. Neyse dogumhaneye almislar. Kadin ikiz doguracakmis. Ilk çocuk gelmeye baslamis, çocuk kafasini çikarinca etraftaki kalabaligi görür görmez hemen bagirmis. -Hey Joe, Ön kapiyi tutmuslar, arka kapidan kaçalim.

Kamuflaj
Askerde kamuflaj yarismasi var... Herkes cuvallara giriyor,, komutan gelip tekme atiyor onlarda hayvan sesleri çikariyorlar komutan onayliyor... Birinci çuvala vuruyor.. Hav hav hav. Komutan aferin diyor köpek çuvali.... Ikinci çuvala vuruyor, miyav miyav.. Komutan gene begeniyor.. Böyle on onbes çuval geziyor. Hepsi çok iyi taklit yapiyorlar... Enson çuvala vuruyor ses yok... Daha sert vuruyor gene ses yok, tekme, tokat, tahta, tüfek, ses yok... Askerlere emir veriyor iyicene tekmeleyin... Çuvaldan kan sizmaya basliyor.. Bes dakika sonra da ince, bitkin bir ses: "Patateeeeeees, Patateeeeeees!!!"

Yorgunluk
Genç bir sanatçi adayi , kiz doktoruna telefon açip aldigi randevuya gelemiyecegini söyledi. Doktor sordu: "Neden çok mu hastasiniz?"
-Yoo degilim. Yalniz bugün bir prodüktöre gidip bir rol istedim. Sonra terzime gittim. Daha sonra ev sahibiyle kira meselesini tartistik.
Kisacasi doktor bey, bir defa daha soyunacak halim kalmadi!

Senfoni
Bir Türk Amerikaya ziyarete gezmeye gitmis.Sokakta dolasirken tuvaleti gelir. Kostura kostura umumi bir tuvalet bulur.Kendini bir an önce içeri atmak ister fakat kapidaki adam 25 cent ister.Bizimki sikisa sikisa 25 cent i verir içeri dalar.Zart zurt sesli yaparken yandan "yavas be adam" diye ses gelir meyerse yandakide bir Türkmüs.Isini bitirip disari çiktiktan sonra yandakiyle karsilasir ve lafi yapistirir. "Be adam 25 cent e mozartimi yoksa sopennimi dinleyecegini saniyordun" der.

Ekonomik kriz
Iki otomobil galerisi sahibi dertlesmektedirler.
Bir ara biri:
-Isler öyle kötü ki,sorma. Su siralar en azindan bir araba satamazsam, popomu satmak zorunda kalacagim. Yaninda oturan ve bu sözleri isiten sarisin dilberden özür diler. Bunun üzerine sarisin:
-Bos verin canim. Neler hissetiginizi anliyorum. Bizim islerde kötü. Su siralar bende popomu satmazsam, arabami satmak zorunda kalacagim.

Isler
Iki otomobil galerisi sahibi dertlesmektedirler.
Bir ara biri:
-Isler öyle kötü ki,sorma. Su siralar en azindan bir araba satamazsam, popomu satmak zorunda kalacagim. Yaninda oturan ve bu sözleri isiten sarisin dilberden özür diler. Bunun üzerine sarisin:
-Bos verin canim. Neler hissetiginizi anliyorum. Bizim islerde kötü. Su siralar bende popomu satmazsam, arabami satmak zorunda kalacagim.

Bisiklet
Birgün ali askerdeyken komutanin postacisiymis, o günlerde komutaninin tayini çikacakmis buda yeni tayin yerini ögrenmeye gitmek için hazirlanirken aliyi yanina çagirmis. Bak Ali oglum biliyorsun yengen hamile bundan önceki çocuklarim hepsi kiz eger yengen dogum yaparsa oglan olursa bana mektupta dersinki; komutanim bekledigin bisikilet geldi yazarsin ben anlarim. Yoksa arkadaslar erkek oglum oldugunu duyarlarsa ziyafet isterler tamammi deyip gider. Aradan zaman geçer yenge dogum yapar ama gene kiz olur Aliyi bir düsünce alir gider. Mektupta kamyonun geldi desem olmaz minübüsün geldi desem anlamaz tam o anda aklina; komutanim bekledigin bisikilet geldi ama ponpasiyla çantasi eksik geldi der.

Tahrik
Savci, sanik sandalyesindeki yasli teyzeye sorar :
- Bize yasinizi söyler misiniz?
- 86 yasindayim
- Lütfen bize olay günü neler oldugunu anlatin
- O gün hava çok güzeldi ve ben parkta oturuyordum....derken o adam geldi yanima oturdu
- Onu taniyor muydunuz?
- Hayir ama tatli birine benziyordu
- Sonra ne oldu?
- Birden bacaklarimi oksamaya basladi...
- Ona engel oldunuz mu?
- Hayir
- Neden?
- Çünkü hosuma gitti.. kocam 30 yil önce öldügünden beri kimse bana böyle dokunmamisti....
- Sonra ne oldu?
- Sonra gögüslerime dokundu....
- Engel oldunuz mu?
- Hayir
- Neden?
- Çünkü bana kendimi uzun zamandir ilk defa bir kadin gibi hissettiriyordu...
- Sonra ne oldu??
- O kadar tahrik olmustum ki bacaklarimi açtim ve "SEVIS BENIMLE HADI SEVIS BENIMLE!!!"diye bagirdim...
- Sizinle sevisti mi??
- HAYIR!! Ben öyle bagirinca o da birden "GÜLÜMSEYIIIN, KAMERA SAKASIIII!!"diye bagirdi ben de onu vurdum !!!!!!!

Dogum Yeri
Adamin biri birgün trene binmis ve karsisinda çok hos bir bayan görünce konusmaya çalismis ve sonunda:
- Hanimefendi size 1 milyon dolar versem su eteginizi 2 parmak yukari kaldirir misiniz
Kadin: - Hayhay der daha sonra
- Size 2 milyon dolar daha verim, 2 parmak daha derken is yukari kadar çikar, adam sonunda kadina - Hanimefendi size 5 milyon dolar vereyim bana dogum yaptiginiz yeri gösterin der ve kadin kabul ederek söyle der:
Bakin su agaçlarin arasindaki binanin 2 katindaki oda...

Köprü
Bir gun cennet ve cehenlemdekilerin cani sikilmis cennettekiler ve cehenlemdekiler karsi karsiya duruyolarmis. Birgün demislerki cenlettekiler cehenleme kadar yarim köpru yapsin, cehennemdekilerde cennete kadar yarim bir köpru yapsin hergün o köprüde konusuruz demisler bakmislarki cehenlemdekiler bitirmis cenlettekilerde daha bir tugla bile koymamis eee neden yapmadiniz demisler. Cennettekiler cevap vermis: Eee bözde hiç muteaahit yokki!

Bes Lira
Küçük çocuk yolun ortasinda hüngür hüngür agliyordu... Yasli bir hanim aciyarak sordu;
-Ne için agliyorsun evladim?
-Bes lirami yitirdim...
-Peki al sana bes lira.
Yasli hanim bir iki adim yürüdü. Küçük çocuk yine aglamaya basladi. Hanim döndü:
-Peki simdi neden agliyorsun?
-Nasil aglamam? O bes lirami yitirmeseydim simdi on liram olacakti...

Degisim
Körfez Savasi'ndan önceki yillarda, Amerikali bir bayan gazeteci, kadinlarla erkeklerin toplumdaki yeri hakkinda bir yazi dizisi hazirlamak üzere Kuveyt'e gitmis.. gözlemleri sirasinda ilk dikkatini çeken, kadinlarin kocalarinin 5 adim gerisinden yürüdükleriymis...
Yillar sonra ayni gazeteci tekrar bir yazi dizisi için Kuveyt'e gittiginde bu sefer bir de bakmis kadinlar önden gidiyor, kocalari 5 adim arkalarindan geliyor... bu ise çok sasirmis, hemen bir kadina yaklasip sormus:
"Bu gördügüm inanilmaz bir gelisme... peki ama bu degisikligin sebebi nedir??"
Kuveyt'li kadin cevap vermis:
"Mayinlar..."

Manyak
Yolcu gemisi okyanusta issiz bir adanin yanindan geçerken yolcular uzun sakalli üstü basi yirtik siska bir adami farketmisler.. Adamcagiz sahilde oradan oraya kosuyor, çilgin gibi ellerini salliyor, zipliyor, bagirip çagiriyormus.. Yolculardan biri
"- Kim bu kaptan?" diye sormus..
"- Bilmem.." demis Kaptan
"- Her sene buradan geçeriz, her seferinde de bu manyak böyle kafayi üsütür.."

Mustafa Abi
Bir gün köy ahalisi köy kahvesinde bir yandan haberleri izliyorlar mis biryandan da pispirik çeviriyorlarmis. Içlerinden biri (Mustafa Abi) televizyonda Ecevit'i görmüs ve demis:
- Ulan, basbakan oldu yüzümüze bakmiyo. Eskiden böylemiydi bea! Etrafimda dolanirdi! Hey bee, zaman ne çabuk geçiyor... Tabii kahvedekiler merakla sormuslar:
- Mustafa Abi? Sen nereden taniyorsun Basbakani yahu?
Mustafa Abi istifini bozmadan cevap vermis:
"-Ulan üniversite yillarinda abilik ettim ona! Az ekmegimi yemedi!! Gel gör ki simdi bizi unutmus baksana!"
Kahvedeki ahali inanmamis tabii ki. Mustafa Abi'de inandiirmak için demis ki:
- Gelin ulan! Meclisin önüne gidiyoruz. Çikista yakalayacagiz Ecevit'i. O zaman anlarsiniz yalan mi degil mi??
Hepbirlikte T.B.M.M.'nin önüne giderler ve çikista Ecevit'i yakalarlar. Ecevit hemen Mustafa Abi'nin elini öpmeye kalkisir ve der ki:
- Abim, Mustafa abim; kusura bakma basbakanlik bir dakika bos birakilmiyor ki! Kusuruma bakma abi.
Mustafa abi kahve ahalisine söyle bir bakar ve ahalinin acayip sekilde etkilendigini görür. Baska birgün gene kahvede ahali ile TV seyreden Mustafa Abi TV'de Süleyman Demirel'i görür ve der:
- Bu da öyle. Cumhurbaskani olunca kendini birsey zannetti. Hayirsiz çikti bu da!!
- Hadi canim. Ecevit'i belki sans eseri taniyorsun ama buna inanmiyoruz!!, der.
Mustafa Abi hemen ahaliyi toplar ve Çankaya'ya gider. Mustafa Abi'yi gören Demirel hemen Ecevit gibi Mustafa Abi'nin ellerine sarilir ve öpmeye kalkisir. Mustafa Abi buna izin vermez tabi. Demirel ekler:
- Abi Vallahi billahi kusura bakma. Uzun yillardir göremiyordum seni. Tamda seni ziyarete gelecektim der.
Mustafa Abi tekrar ahaliye dönerek bir bakis atar ki artik ahalinin gözünde peygamber kadar yükselmistir.
Yine birgün kahvede tv izlerken bu sefer tv ye Clinton çikar. Mustafa Abi söze baslar ve der ki:
- Ulan ne çabuk unuttun o sefalet dolu günleri? Tabi zengin oldun, Amerika'ninda basina geçince unuttun bizi.. Hayirsiz herif!!
Ahali bu kadarininda fazla oldugunu söyler ve digerlerinin belki bir sans eseri olabilecegine ama Clinton'u tanimasinin imkansiz olduguna imece usülü karar verirler.
Mustafa Abi'nin tabii ki kafasi atar ve bazi köylüleri alarak Beyaz Saray'a giderler. Kapidaki görevliye Clinton ile görüsmek istediklerini söylerler.. Görevlide sadece bir kisinin girebilecegini söyler. Köylüler düsünürler ve sadece Mustafa Abi'nin Clinton'u tanidigini söyleyerek Mustafa Abi'nin gitmesini isterler.
Güvenlik Mustafa Abi'yi iyice arayarak içeri sokar. Saatler geçer ama kapidan kimse çikmaz. Köylüler sikilir. Penceredende bakma olanaklari olamadigi için ordan geçen uzun boylu birine sorma karari alirlar. Sans eseri orada o anda Michael JORDAN geçmektedir. Ingilizce bilen bir köylü Michael Jordan'a döner ve der ki:
- Ya Jordan Abi. Senin boyun uzun. Camdan içeri bakip neler oluyo, kaç kisi var bi baksana... Jordan camdan bakar ve cevap verir:
- Vallahi ne oldugunu bilmiyorum. Içerde 6 kisi var. Biri Mustafa Abi, digerlerini tanimiyorum.

Ekran Koruyucu
BILL GATES ölmüs ve tanrinin huzuruna çikmis. Tanri Sen iyi bir çocuksun Bill demis, herkese yapmam ama sana seçme hakki verecegim, cenneti de cehennemi de gör, hangisini istersen oraya git.?
Bill önce cehenneme gitmis, deniz kenarinda, harika bir gün batimi yasanmaktaymis, kizarmis köpükler kumlari yaliyor, hafif ilik rüzgarda palmiyelerin yapraklari nazli nazli sallaniyormus. Allah allah demis Bill, Bize hiç böyle anlatmamislardi!? Sonra cennete gitmis.Orasi da fena degilmis ama dogrusu cehennemle kiyaslanmazmis. Cehennemi seçtim demis tanriya.
Güzel düsler kurarak kapidan girdiginde tam da bildigi cehennemle karsilasmis; kazanlar kayniyor, zebaniler ortalikta dolasiyor,alevler gökyüzünü kizila boyuyormus.
Aman demis Bill, Hemen tanriya çikmam lazim ve soluk soluga bagirmis; Benim ilk gördügüm cehennem böyle degildi.?
Tanri gülmüs, çok geç artik Bill demis, seçimini yaptin. O ilk gördügün sadece ekran koruyucuydu...?

McGayver
McGyver markete gitmis. Kasiyer kiza yaklasip, "Iyi günler, ben 6 metre dikenli tel, bir tane demir makasi, bolca zimpara kagidi, bir de elektrikli testere istiyorum" demis.
Kasiyer kiz sasirmis: "I.. i. iyi ama onlari burada bulamazsiniz ki, burasi küçücük bir market, burada sebze meyve gibi seyler vardir sadece..." demis.
McGyver 1-2 dakika düsünmüs, sonra kasiyer kiza dönmüs: "Tamam, onlar da olur" demis

SA
Sakip Sabanci Aga'ya bir gün demisler ki : -Aga bu dünyada her sey senin için güllük gülistanlik. Nereye baksak her tarafta senin sirketleri, fabrikalari görüyoruz, (MarSA, YünSa, LasSA, ToyotaSA...). Burada isin iy. Ya diger tarafta ne olacak, orada ne yapacaksin, nasil kurtulacaksin zebanilerden?.. Sakip Aga gülmüs:
-Öte yanda da isimizi saglama aldik
Bir tarafimizda ISA, diger tarafimizda MuSA."

Servet
Iki fakülte arkadayi yillar sonra sokakta karsilasir, biri digerini eve yemege davet eder...
- Oglum bu ne ev böyle be, su salonun büyüklügüne bak! Nereden buldun bu kadar parayi birader? Duvarlarda nadide tablolar...
- Gel göstereyim, gel su pencerenin önüne... Suradaki otoyolu görüyor musun?
- Evet.
- 20 milyon dolar tuttu, 25 milyon dolara fatura ettik, farki cebe indirdik.
Iki yil sonra iki arkadas yine karsilasir...
- Gel bu sefer ben seni davet edeyim, bize gidelim...
- Yuh! Suraya bak... Vay anam vay! Oglum sen bizim eve saray diyordun bu ne böyle. Bizimki bunun yaninda müstemilat olmaz valla, saray asil burasi.
- Gel nasil yaptigimi sana göstereyim, geç su pencerenin önüne, bak surada otoyolu görüyor musun?
- Hayir! - Iste !!!

Beni Bekle
Anne ve babasi ile uzun bir tartismadan sonra biyiklari yeni terleyen delikanli, bavulunu toplamis..
"Sakin beni durdurmaya kalkmayin.. Ben heyecan istiyorum, Ask istiyorum..Cosku istiyorum..Bol para, güzel kizlar istiyorum.. Bu evde bunlarin hiçbiri mümkün degil.."
Sonra kapiya dogru yürümüs..
"Dur" diye bagirmis, babasi arkasindan..
"Size söylemistim, beni durdurmaya tesebbüs etmeyin diye geriye bagirmis delikanli.."
"Dur" diye yeniden bagirmis babasi, oglu bahçe kapisindan çikarken..
"Dur... Beni bekle.."

Önemli Neden
-Hayrola nereden?
-Be be ben mi? Rad rad radyodan geliyorum...
-Ne vardi radyoda?
-Spi spi spi spiker si si si synavi vardi da...
-Eeee, ne oldu?
-Bi bi bi birak yahu? Ki ki kiravat tak tak takmadik diye almadilar.

Kamyon Soförü
Bir kamyon soförü 30 kisiyi ezerek öldürmüs. Mahkemeye çikmis. Hakim sormus,anlat bakalim nasil oldu. Soför anlatmaya baslamis. Kamyonla yokustan asagi inerken arabamin fireni patladi benimde durmam için saga veya sola çarpmam gerekiyordu. Sag tarafta küçük çocuk, soltarafta da 30 kisi vardi. Bende sag tarafa çarpmaya karar verdim demis.Hakim de sinirlenerek sormus. E o zaman nasil 30 kisiyi ezdin. Kamyon soförüde: ben ne yapayim çocuk birden bire karsiya geçti demis.

4 Motorlu uçak
Amerikali'lar 4 motorlu bir uçak yapmislar ve arabistan çöllerinde uçurmak istemisler , yanlarina bir arap pilot almislar ve uçmaya baslamislar giderken bom diye bir ses gelmis ve 1. motor patlamis, göstergede no panik this is a amerikan teknoloji yazmis,biraz daha gitmisler tekrar bom diye bir ses gelmis ve 2. motorda patlamis,yine no panik this is a amerikan teknoloji yazmis,az daha gitmisler tekrar bom diye bir ses gelmis 3. ve 4. motorlarda patlamis yine no panik this is a amerikan teknoloji yazmis ve pilot uçagi otomatik pilota baglamis ve uçak yere inmis.Araplar'da böyle bir uçak yapmislar ve amerikali bir pilotla kesfe çikmislar giderlerken 1. motar patlamis no panik this is a arabik teknik yazmis giderken 2.motorda patlamis ve yine no panik this is a arabik teknik yazmis giderken 3. ve 4. motor da patlamis göstergede repeat after me eshe düella ilahe illah ve eshe dü enne muhammeden abduhu versulühü yazmis.

Not
Arabasini park edip lokantaya giren adam, çiktginda arabasini akordeona dönmüs bir halde bulur.Cam sileceginin altinda bir kagitt vardir. Kagidi açtiginda, su satirlarla karsilasir :
-Ön vitesle geri vitesi karistirip arabaniza sert bir sekilde çarptim. Arabanizda gördü?ünüz gibi çok büyük hasar var. Olayi gören kimseler de su an, ben bu satirlari yazarken çevremde toplanmis bulunuyorlar ve bu kagida adimi ve adresimi yazdgimi saniyorlar.Ne halin varsa gör, o kadar enayi degilim!

Ilk Ask
Evliliklerinin ustunden henuz bir ay gecmistir.Mutlu koca genc ve guzel karisina sarilir :
-Ilk ask ne kadar tatli, ne heyecanli degil mi?
Genc karisi yanitlar :
-Evet... ama seni tanidigima da memnunum...

Ameliyat yeri
Iki sevgili bir agacin golgesinde otururlar.Delikanlinin tatli sozleri arasinda bir ara kiz sevgilisinin kulagina fisildar :
-Sevgilim sana apandist ameliyati oldugum yeri gostereyim.
Delikanlinin gozleri parlar.
-Goster canim goster.
Kiz eliyle uzak bir yeri gostererek :
-Bak su ilerde gorunen sari bina var ya, onun ucuncu kati....

Kuaför
Adam, lüks erkek kuaföründe oturmus bir yandan sakal tirasi yapilirken bir yandan da elleri manikürlenmektedir.
Manikürü yapan sarisin fistik adamin ilgisini çekmekte gecikmez, "Güzelim, bu gece benimle çikmaya ne dersin??"
Kiz gülümser, "Özür dilerim ama ben evliyim."
"Bosversene" der adam, "Seninkine telefon et bu gece isin çiktigini eve gelemeyecegini söyle!"
"Istersen sen söyle, su anda seni tiras ediyor..."

Tarla
"Bir adamin çok büyük bir tarlasy varmis,tarlasyyla övünür ,hava atarmis.Ancak bir gün tarlasyna geldiginde onu çok kizdiran birsey görmüs ki,Tarlasynyn ortasyna birisi bir yol yapmy?,oturup beklemeye baslamis ve ilk geleni iyi bir dövecegim demis.Biraz sonra esegin üzerinde bir adam çika gekmis,mal sahibi adamy e?ekten indirip dövmeye baslamis,esek bayilana kadar dövmüs,daha sonrada adamy ayni sekilde bayilana kadar dövmüs.Olayi uzaktan seyreden üçüncü bir sahis sormus ; neden ilk önce esegi dövdün ? adam cevap vermis "ilk önce adamy dövseydim esek kaçardi"

Golf
Bir cumartesi sabahi.. Iki genc kadin golf oynuyorlar.
Sarisin olani topu dikmis.. Sopayi oyle bir savurmus ki.. Top havada kursun gibi ucmus, obur delikte golf oynayan bir erkege o hizla carpmis..
Kadinlar dehset icinde, erkegin iki elini bacaklarinin arasinda kelepceleyip iki buklum kaldigini gormusler.
Sarisin hizla oraya kosmus ve ozur dilemeye baslamis..
"Lutfen izin verin size yardim edeyim.. Ben bir fizik tedavi uzmaniyim ve eger izin verirseniz cektiginiz aciyi azaltabilecegimi biliyorum."
"Yooo.. Yooo.. Gerek yok" diye inler gibi konusmus adam, elleri hala bacaklarinin arasinda kelepceli..
"Onemli degil.. Birkac dakika icinde duzelirim merak etmeyin.." Sarisin israr etmis.. Oyle israr etmis ki adam "Peki" demis sonunda.. Kadin cok yumusak hareketlerle adamin ellerini birbirinden ayirip iki yana sarkitmis once. Sonra adami cimlere uzatmis. Pantolonun kemerini gevsetmis.. Elini iceri sokmus ve masaj yapmaya baslamis..
Biraz sonra sormus..
"Simdi nasil hissediyorsunuz kendinizi.."
"Harika" demis adam.. "Harika hissediyorum..
Ama bas parmagim hala fena halde zonkluyor!.."

Patron ve Sekreter
Patron (adam) ve sekreteri (kadin) sehir disina yemege gitmek için arabayla yola çikarlar.
Fakat araba yolda problem yaratir. Inip bakarlar tamir olacak gibi degil. Burda kaldik diye söylenirler. Ilerde bir küçük ev görürler. Giderler ve kapisinin açik oldugunu görürler. Araladiklari kapidan baktiklarinda sanslarina bir de yatak olduguna sevinirler.
Adam,"sen yataga yatabilirsin, ben de uyku tulumuyla suraya kivrilirim" der. Yatarlar.
Biraz sonra sekreter "ben üsüyorum" der. Adam uyku tulumunun fermuarini açar, kalkar ve bir battaniye alip kadinin üzerine örter. Tekrar gider uyku tulumunun içine girer. Fakat çok geçmez.
Kadin biraz da arzulu bir sesle "ama ben hala üsüyorum der". Adam yine kalkar ve bir battaniye daha alip kadinin üzerini örter. Döner, uyku tulumuna girip uyumaya çalisir.
Yine biraz sonra kadin arzulu bir sesle "ama ben isinamadim" der. Adam tekrar kalkar. Bir battaniye daha alir ve kadini örter. Dönüp tekrar uyku tulumunun içine girer.
Biraz sonra kadin daha arzulu bir sesle "ama ben üsüyorum ve bir türlü isinamiyorum" der.
Adam "en iyisi biz seninle bu aksam evliymisik gibi davranalim, ne dersin?" diye sorar.
Kadinin hosuna gider ve sevinçle "olur" der. Adam oldukça yükses tonda bagirir:
"kalk ve su lanet battaniyeyi alip üzerini ört" der



Vehbi Efendi
Bir gün padisah Vehbi Efendi'yi yanina çagirir ve: "Bana öyle bir siir yaz ki bir misrasini okuyunca içimden seni öldürmek, bir sonrakini okuyunca ise ödüllendirmek gelsin" der. Ve iste sonuç asagida:
* Azm-u hamam edelim, sürtüstürem ben sana, Kese ile sabunu, rahat etsin cism-u can.
* Lal-u sarap içurem ve islatip geçirem, Parmagina yüzügü, hatem-i zer drahsan.
* Egil egil sokayim, iki tutam az midir? Lale ile sümbülü kakülüne nevcivan.
* Diz çökerek önüne ilik ilik akitam, Bir gümüs ibrik ile destine ab-i revan.
* Salinarak giderken arkandan ben sokayim, Ard etegin beline, olmasin çamur aman.
* Kulaklarindan tutam, dibine kadar sokam, Sahtiyenden çizmeyi, olasin yola revan.
* Öyle bir sokayim ki, kalmasin disarda hiç, Düsmanin bagrina, hançerimi nagehan.
* Eger arzu edersen, ben agzina vereyim, Yeter ki sen kulundan lokum iste her zaman.
* Herkese vermektesin, bir de bana versene, Avuç avuç altini, olsun kulun saduman.
* Sen her zaman gelesin, ben Vehbi'ye veresin, Esselamun aleyküm ve aleykümesselam. Sümbülüzade Vehbi Efendi

Iskoç'un Taragi
Sokakta karsilasan iki Iskoçyali, aralarinda konusuyorlardi:
- Üzgün görünüyorsun, Neyin var?
- Sorma? Canim çok sikiliyor.
- Neden ?
- Taragimin bir disi kirildi.
- Taragin bir disi kirildi diye, insan bu kadar üzülür mü?
- Kirilan taragin son disiydi

Rolex
Avukat arabasini bürosunun önüne çekmisti inmek için kapiyi açti tam o sirada arkadan hizla gelen tir kapiyi aldi götürdü hemen kalabalik birikti ambulans polis ...vs polis avukata sordu nasil oldu avukat sinirli inecekken arkadan geldi kapiyi aldi götürdü eyvah o kadar para vermistim. Polis: peki beyfendi kolunuz nasil koptu Avukat bagirarak eyvah rolexim rolexim

Herkes, Hiç kimse, Herhangibirisi, birisi
Öykünün kahramanlari 'Herkes! 'herhangi biri' birisi ve Hiç kimse adli dört kisidir Ortada HERKESTEN yapmasi istenilen bir is vardi.HERKES bu isi kesimlikle BIRISININ yapacagina inaniyordu HERHANGI BIRININ yapabilecegi bu isi nedense HIÇKIMSE üstüne almadi BIRISI bu duruma çok üzüldü Çünkü yapilmasi gereken is HERKESIN isiydi Fakat buisi HERKESIN yapamayacagini HIÇKIMSE aklina getirmemisti HERKES ise konuya nasilolsa HEHANGI BIRI yapar gözüyle bakiyordu sonunda HErKES,HERHANGI BIRININ yapabilecegi fakat HIÇ KIMSENIN yapamadigi bu isin suçunu BIRISInin omuzlarina yükledi

Enayi
Bir arastirmaci sabir ve dikkatle çalisarak iki fareye aciktiklari zaman burunlari ile bir zile basmayi ögretti.Üç gün sonra bu farelerden biri digerine söyle diyordu:
enayiyi amma alistirdik yahu ....her zile basisimizda peynir veriyor.

Uyusturucu
Iki genc uyusturucu icerken yakalanmislar ve cuma gunu mahkemeye cikarilmislar. Hakim - Bakin cocuklar daha cok gencsiniz size 2. bir sans veriyorum. Hafta sonu elinizden geldigince insanlari uyusturucudan vazgecirin pazartesi goruselim
Haftasonu gecmis..
Hakim - Eeee ne yaptiniz anlatin bakalim ..
1. genc - Ben 17 kisiye uyusturucuyu biraktirdim..
hakim - Cok guzel nasil yaptin?
1. genc - Iki daire cizdim.. ( O o ) seklinde ve 1. si uyusturucudan onceki beyniniz 2. si ise uyusturudan sonraki beyniniz deyince inandilar..
Hakim - Guzel, inandirici..Serbestsin..ya sen?
2. genc - Ben 156 kisiye biraktirdim..
Hakim - Ho !?..Inanilmaz,nasil ?
2. Genc - Bende 2 daire cizdim.( o O ) seklinde.. 1. daire uyusturucudan onceki kiciniz 2. si ise hapishaneden sonraki dedim..

Sadece Yagmur Yagdiginda
Kadin kocasi isteyken sevgilisini eve cagiriyor, ikisi yatakta zevk dolusaatler gecirirken birden kapi caliyor bi de bakiyolar KOCASI EVE ERKEN GELMIIIIIS!!!... Kadin panik icinde: "Allahim bu nerden cikti simdi!!!Cabuk al topla kiyafetlerini, camdan atla kaybol!!"
Adam pencereden asagi bir bakiyor: "Hayir atlayamam deli misin nasil yagmur yagiyor gormuyor musun!!!"
Kadin deli gibi kosturuyor: "Kocam bizi burda yakalarsa ikimizi de öldürür atlamak zorundasin hadi cabuk cabuk!!!!"
Boylece adam caresiz,kiyafetlerini kaptigi gibi camdan atliyor.. ayaga kalkip bir de etrafa bakiyor ki bir maratonun tam ortasina dalmis....bozuntuya vermeden yariscilarla kosmaya baslamis.....tabi cirilciplak ve pantolonu gomlegi elinde kosan bitek kendisi oldugu icin dikkat cekiyor ...
Kosuculardan biri soruyor kendisine: "Siz hep ciplak mi kosarsiniz?"
"Ah evet evet...rüzgarin ciplak tenime degmesi kadar guzel bi duygu yok"
"Ama ciplak kosarken de hep kiyafetlerinizi elinizde mi tasirsiniz?"
"Yaaa öyle...kosu bitince arabama biner giyinir eve giderim diye"
"Gercekten cok ilginc....peki kosarken hep prezervatif de takar misiniz?"
"Aaa..seyy.. sadece yagmur yagdigi zaman..."

Tetikçi
Mafya babasi korumaya aldigi muesseselerden haraclari toplamak icin yeni bir tetikci buldu. Sectigi adam sagir ve dilsizdi. Baba, yeni tetikcinin polisin eline gecerse, fazla bir sey anlatmasinin mumkun olamayacagini dusunuyordu boylece.
Baba, bir gun odemelerin geciktigini fark etti ve tetikciye adamlarini gonderdi. Adamlarin sagir dilsizle anlasmalari mumkun olmadi tabii. Bunun uzerine "Baba" sagir dilsizi odasina aldirtti. Bir de isaret alfabesi bilen tercuman buldular.
Tercuman isaretle sordu:
"Paranerde?..
" Sagir dilsiz isaretle yanit verdi:
"Ne parasi.. Benim paradan haberim yok.. Neden bahsettiginizi anlamiyorum
." Tercuman tercume etti.
"Neden bahsettiginizi anlamiyormus..
" Baba 38'ligini koltuk altindan cekip sagir dilsizin beynine dayadi.
"Simdi sor bakalim, para nerde?.."
Tercuman isaretle sordu: "Para nerde?
." Sagir dilsiz isaretle yanit verdi:
"Central Park'ta, Bati 78'inci Caddeye acilan kapidan girince soldan ucuncu agacin kovugunda 100 bin dolar var."
Baba ofkeyle gurledi:
"Ne dedi?.."
Tercuman yanitladi:
"Dediki hala neden bahsettiginizi anlamiyormus. Ayrica diyor ki, o tetigi cekmeye de g..unuz yemezmis!.."

Kanca
Sahil kasabasindaki meyhaneye giren tek bacagi, tek kolu ve tek gözü olmayan kara korsan müsterilerin derhal dikkatini çekmis.
Tahta bacagini ileri dogru uzatip kanca kolunu yanindaki iskemleye dayadiktan sonra içkisini yudumlayan korsana meyhanedekiler biraz hosbesten sonra merakla sormuslar:
- Bacagini nerede kaybettin?
- Preveze deniz savasinda...
- Ya kolunu?
- Düelloda...
- Peki ya gözüne ne oldu?
- Güvercin pisledi...
- Güvercin pislemesi gözü kör eder mi?
- Güvercin pisledigi gün koluma kancayi yeni taktirmistim

Iskoç Yöntemi
Iskoç gencin birisi, evlendigi günün ertesi Amerika'ya çalismaya gider. 2 sene sonra vatanindan eline bir telgraf gelir:
"Karin öldü stop. Acele gel stop."
Iskoç atlar ilk uçaga ve memleketine döner. Haniminin basucuna gider ve baslar yakarmaya. Kiraz dudaklarina doyamadim, elma gögüslerine doyamadim derken sehvete gelir ve ölü hanimini becerir. Is buya hanimi birden canlanir
. Bir kaç gün daha memleketinde kalan iskoç tekrar Amerikaya döner.
Aradan bir iki yil daha geçtikten sonra, eline bir telgraf daha geçer:
"Amcanin oglu öldü stop. Gelmene gerek yok stop. Bütün köy bir haftadir ugrasiyoruz stop.

Doktor Çok Kizdi
Adam doktora gitmisti. Muayeneden sonra doktor : -Sana suppozituvar yaziyorum. Aksamlari uygularsin der. Adam eve geldikten sonra karisina sorar.
-Suppozituvar ne demek?
-Ben nerden bileyim aç telefonu doktora sor.
Adam doktora telefonda suppozituvarin nasil kullanilacagini sorar.
Doktor yanitlar.
-Rektal yoldan kullanacaksin.Ve telefonu kapatir. Adam karisina döner ve : -Rektal yol ne demek?
-Ayol delimisin ben nereden bileyim doktora sorsana.
Adam bu sefer de rektal yoldan kullanmak nedir diye sorar.
Doktor yanitlar.
-Anal yoldan uygulayacaksin. Adam yine anlamamistir. Tekrar sorar :
-Anal yol nedir? Doktor tekrar yanitlar.
-Kiçina sok kardesim. Ve telefonu kapatir. Adamin yüzü burustugu için karisi sorar.
-Doktor ne dedi?
-Valla adamin ne dedigini anlamadigim ama çok kizdi sanirim. Ilaci kiçina sok dedi.

Yöneten Erkekler
Yeryüzündeki herkes ölür ve Tanri'nin huzuruna çikarlar... Tanri der ki:
"Erkekler 2 sira olsun, bir sirada karilari tarafindan yönetilen erkekler, diger sirada karilarini yöneten erkekler..
ayrica bütün kadinlari cennete aldim onlar meleklerle birlikte gidecekler simdi..."
Böylece kadinlar gittikten sonra Tanri erkeklerin karsisina geçer...
Bir bakar ki karilari tarafindan yönetilen erkeklerin sirasi 100 km.uzun...ama karilarini yöneten erkeklerin sirasinda sadece bir adam duruyor... Tanri diger siradakilere çok kizar:
"Kendinizden utanin!! Sizi bu dünyada güç ve idarenin temsilcisi olarak yarattim ve suraya bak, hepiniz güçsüz karaktersiz 100 km.lik bir sürü olmussunuz... bakin bir tek erkek kulum su yan sirada tek basina gururla dikiliyor...Ondan ders alin!!! Oglum, sen anlat bunlara, sen ne yaptin da "karilarini yöneten erkekler" sirasinda bir tek sen oldun????"
Ve adam cevap verir:
"Bilmem... karim bana burda durmami söyledi"

Siyanürlü Karpuz
Bir karpuz tarlasi olan çiftçi, her aksam tarlasina çocuklariin dadandigini ve birkaç karpuzun eksildigini farketti. Epey düsündukten sonra, tarlaya bir uyari levhasi koymaya karar verdi.
"Dikkat! Karpuzlardan birine siyanür enjekte edildi! "
Ertesi aksam karpuz yiyemeden kaçan cocuklari keyifle izledi.
Bir hafta sonra, çiftci tarlasinda geziyordu. Karpuzlarinii kontrol ederek eksik olmadigii düsünürkenken gözü kendi levhasinin yanina konan bir levhaya ilisti
"Simdi o karpuzlardan iki tane var !"

Kravat istiyorum
Günün birinde bir adamin aksam patronla yemegi varmis. Adam takim giysisine çok güzel ve görkemli bir kravat almak istiyormus. Bir magazaya gitmis.Yanina bir kadin yaklasmis ve sormus:
-Ne arzu etmitiniz efendim?
-Bir kravat alacaktim.
Kadin: -Bizde müsteriyi memnun etmek esastir kravatlarimiz 2. kattadir.
Adam 2. kata çikmis. Adam kadina bir kravat istiyorum demis ve kadin sormus:
-Kravatiniz renkli mi olsun yoksa siyah beyaz mi?
Adam: -Renkli olsun, demis.
kadin: -Bizde müsteriyi memnun etmek esastir lütfen bir kat yukari çikin, demis.
Adam çikmis. Kadina ben renkli bir kravat istiyorum demis.
Kadin: -Kravatiniz renkli ve üstünde çizgiler mi olsun yoksa renkli ve üstünde çiçekler mi demis?
Adam : -Çiçekler olsun,demis.
Kadin: -Bizde müsteriyi memnun etmek esastir lütfen bir kat yukari çikin,demis.
Adam bi kat daha yukari çikmis.
Kadina: -Renkli ve desenleri çiçekli olan bir kravat istiyorum,demis.
Kadin: -Kravatinizdaki çiçeklerin fonu koyu renk mi açik mi olsun ,demis.
Adam: -Açik renk olsun,demis.
Kadin: -Bizde müsteriyi memnun etmek esastir lütfen bi kat yukari çikin,demis.
Adam renkliydi, açikdi,koyuydu, çizgiliydi, fonu açikti, maviydi, sariydi derken 36. kata ulasmis ve sinirli bir halde istedigi kravatin özelliklerini saymis.
Kadin: -Alacaginiz kravat bu giysinizin üstüne mi olacak yoksa baska bir giysinizin üstüne mi, diye sormus.
Adam: -Evdeki bir takimimin üstüne demis.
Kadin: -Bizde müsteriyi memnun etmek esastir,eger verecegimiz kravat takiminizin üstüne olmazsa bu bizim disiplin kurallarimiza uymaz lütfen evdeki giysilerinizi getirin, demis.
Adam sinirli bir halde asansöre dogru yürümüs ve o anda asansörün içinden yari çiplak bir adam çikmis ve demis ki:
-Bu popom bu da klozet kapagim lütfen verin artik su tuvalet kagidini!

Eleman Araniyor
Bir sietin kapisinda bir ilan asilmis söyle yaziyor:
"Dakikada 70 kelime yazabilen, Bilgisayar bilen, Yabanci dili olan eleman araniyor"
Bir köpek ordan geçerken bu ilani görüyor..bir süre bakiyor; bakiyor,derken agziyla kagidi yerinden söküp ofise giriyor, dogru müdürün odasina...Ve müdürün karsisina geçip agzinda kagitla ona öylece bakiyor... Adam bunu görünce kahkahayi basiyor....
- "Hahahahahahaaa ama ben bir köpegi ise alamam ki??"
- Ama köpek israrla kagidi adama uzatiyor...Ve müdür sonunda diyor ki
- "peki o zaman sana bi mektup vericem bunu yaz bakalim"
Köpek kagidi aliyor,bilgisayarin basina geçiyor, gayet güzel tikir tikir mektubu yazip bitiriyor...Müdür sok oluyor,ama bozuntuya vermeden bu sefer diyor ki:
- "Bak söyle söyle bir uygulamaya ihtiyacimiz var, buna bir program yaz çalistir bakalim.."
15 dakika sonra köpek bilgisayarda o problemi çözecek süper hizli bir uygulama yaziyor, adam inceliyor ve dumur oluyor....Artik söyleyecegi tek sey kaliyor:
-"Sen inanilmaz birseysin!!! Ama yine de seni ise alamam...Ne yazik ki senin herseyin mükemmel ama yabanci dilin yok" Ve köpek cevabi yapistiriyor:
-"Miaaooooowwwwww"

Papagan
Kadinin birinin cani sikilir ve hayatinda degisiklik olsun diye pet shoptan bir hayvan almaya gider.Pet shopa gidince kedi,köpek ve bir papaganin fiyatini sorar. Papaganin fiyatinin cok ucuz oldugunu gören kadin sorar:
''bu papagan neden bu kadar ucuz'' .Pet shopun sahibi yanitlar:
''bu papagan daha önce bir genelevde duruyordu, agzi biraz bozuktur, alanlarda ondan sikayetçi onun için fiyat ucuz.
''Kadin bu fiyati kaçirmak istemez ve bir papagan ne kadar kötu konusabilir ki diyerek alir evine götürür. Eve gelince kadin papaganin örtüsünü kaldirir. Yeni ortami gören papagan
''ooo yeni mekan, yeni patron '' der.
Kadin bunlara gülüp geçer. Daha sonra evin iki kizi okuldan gelir. Papagan bunlari görerek
''ooo, yeni mekan yeni patron, yeni kizlar'' der..
Tabii kizlar saskin. Anneleri olayi anlatinca kizlar da gülerler. Bu sirada evin babasi gelir. Papagan yine acar agzini:
''yeni mekan, yeni patron, yeni kizlar''
sonra evin babasina bakarak
''OOOO, Mehmet abi hos geldin yaaa!!!

Gözbebegi
Ingiltere'nin saygin kiz kolejlerinden birinde biyoloji ögretmeni ögrencilerden miss perkins'a "söyle bakalim, insan vucudunda uyarildiginda normal büyüklügünün alti katina ulasan organ hangisidir?" Ögrenci yüzü kizararak bana bu soruyu sordugunuzdan ailemin haberi olacak demis. Ögretmen baska bir ögrenciye dönmüs ve sen söyle miss sarah demis. Sarah "los isikta gözbebegi" yanitini vermis. Ögretmen aferin dedikten sonra miss perkins'a dönmüs ve sana üç sey söyleyecegim demis. 1- dersine hiç çalismamissin bundan ailenin haberi olacak 2-aklin fikrin sürekli kötü seylerde. 3- ilerde çok büyük hayal kirikligina ugrayacaksin...

Baskasinin Pantolonu
Ögretmen çocuga sormus,
'Oglum elini pantalonun sag cebine attin ve bir 10 milyon lira çikarttin, sol cebinden de 5 milyon lira çikti. Senin simdi neyin var?
Ögretmen çocugun '15 milyon liram var' cevabini vermesini beklerken Çocuk cevap vermis
'Her halde üzerimde baska birinin pantalonu var!'

Gaipten Gelen Ses
Koyboy colorado colunde atiyla yorgun argin giderken birden bire nereden geldigi belli olmayan bir sesle irkilir.
- '' DUUR''
sasiran kovboy etrafina baksada kimseyi göremez. gaipten gelen bir sesdir bu. az sonra tekrar ayni ses,
- '' ATINDAN IN VE KUREGINI AL'' der.
sasiran kovboy korku içinde emre itaat edip atindan iner ve kuregini atinin arka tarafinda çekip alir. bu arada etrafina bakmayi ihmalde etmez ama koca colde kimseler yoktur. az sonra o ugultu seklindeki gürleyen ses tekrar duyulur.
-'' SOLA DOGRU YIRMI ADIM AT''
kovboy aynen denileni yapar. yapar ama korkudan ne yapacagini bilememektedirde. Adimlari sayar ve durur. birazdan, o ses... -'' ORAYI KAZ HEMEN''der
kovboy kazmaya bassar. Az sonra kuregine bir sey takilir. biraz daha kazar ve bir sandik görür...
-'' SANDIGI ÇIKART ORADAN''
denileni yapar hemen
-'' AÇ ONU'' diye gürler o ses yine kovboy sandigin kilidini kirar ve içini açar. oda ne içi, çil çil altin dolu. ne yapacagini sasiran kovboy etrafina bakar bakar ama kimseyi göremez. saskinligini üzerinden atamadan o ses yine gürler,
-'' HEMEN ATINA BIN VE DOGRU LAS VEGASA GIT'' der.
bir robot gibi emre itaat eder ve hemen sandigi atinin arkasina baglar ve saskinlik içinde atini Las Vegas'a sürer. Las Vegas'a geldiginde o ses ...
-'' DUUUR VE SAGDAKI KUMARHANEYE GIR'' der
kovboy denileni yapar içeri girer . ve yine o ses
-'' RULET MASASINA GIT VE BÜTÜN ALTINLARI SIYAH 5'E OYNA'' der.
kovboy, parlayan gözlerle denileni yapar. masaya yaklasir ve sandigi herkesin saskin bakislari arasinda siyah 5'e koyar. rulet dönmeye baslar kovboy kendinden emin olmakla beraber birazda heycanlidir. top döner, döner,döner ve oda ne?
KIRMIZI 12 . Evet top kirmizi 12' de durur. sessizlik olur kovboy saskin etrafina,saga sola bakarken gürleyen ses....
-'' HASS..R BE'' der.....

Kirik Anten
Kaynana geline devamli söylenirmis babanin evinden ne getirdin diye.
Gelin sonunda dayanamamis "daha ne getireyim"
gögüslerini göstermis "kristal avize" demis,
göbegini göstermis "6 metrekare bünyan hali" demis
ekmek teknesini gösterip "renkli televizyon" demis
sonra kaynanaya sormus :
"Oglun ne getirdi, kirik bi anten, o da oynamazsan göstermez

Mars'ta Hayat Yok
Temel, marsa gidecek ilk astronottur. 10 milyar dolarlik muhtesem bir uzay gemisi ile giden Temel'den dönüse dek haber alinamayacaktir.
10 yil sonra geri döndügünde flaslar patlar herkes merakla etrafini sarar:
"Marsta hayat var mi???"
Temel omuzlarini silker: "Yok ..."
Bilim adamlari, basin ve tüm dünya hayal kirikligi içindedir. Temel'i uçaga bindirip Trabzona ugurlarlar.
Aksam evinde ailesi ile kendi dönüsünü seyreden Temel'in oglu sorar:
"Baba hakkaten hayat yok muydu acaba?"
Temel yine omuzlarini silker: "Haçan saat 11 dedin miydu butün tükkanlar kapanii! Sen puna hayat mi diisin?"

Hakan Sükür
Bir gün Fatih Terim Ridvan Dilmen'i Florya tesislerine cagirir ve :
-Benim oyuncularim seninkilerden akilli, der. Bunun uzerine Ridvan :
-Göster hadi, der.
Fatih :
-Hakan gel ogum, der. Hakan :
-Buyur hocam, der.
-Senin babanin oglu olupta senin kardesin olmayan kimdir?
-Tabiki benimdir hocam, der.
-Afferim dogru söylüyormussun, der Ridvan. Fenerbahçe tesislerinde : -Boliç gel evladim.
-Buyur hocam.
-Senin babanin oglu olupta senin kardesin olmayan kimdir?
-Valla bilmem kimdir hocam?
-Bak birde bana soruyor git iki kat antreman yap!!!
Boliç düsünür :
-Ulan hocayi kizdirdik bari Rüstü'den ögreniyim.
-Rüstü.
-Ne var.
-Senin babanin oglu olupta senin kardesin olmayan kimdir?
-Tabiki benim.
-Sagol.
Boliç kosarak Ridvan'in yanina gelir.
-Hocam hocam cevabi buldum.
-Nedir?
-Tabii ki Rüstü'dür hocam.
-Salak herif cevap Rüstü olur mu?
-E peki o zaman nedir?
-Tabiki Hakan Sükür'dür.

Gece Kursu
Birkaç Fransiz kantinde gevezelik ederken içlerinden biri sorar :
-Gütenberg kim. Biliyormusunuz?
-Hayir, der ötekiler.
-Güzel, sizde benim gibi gece kurslarina gitseydiniz, Gütenberg'in basim makinasini bulan kisi oldugunu bilecektiniz.... Ya Panmentier'i?
-Hayir, der ötekiler.
-Güzel, sizde benim gibi gece kurslarina gitseydiniz, Panmentier'in patatesi bulan kisi oldugunu bilecektiniz.Eger gece kurslarina gitmezseniz yasam boyunca....
Iste o zaman, aralarinda lehimci olani öfkelenip patlar :
-Oldu, anlastik! Gütenberg'i, Panmentier'i bilmiyoruz. Sen Totoche kim biliyormusun?
-Hayir!
-Peki öyle ise ögren! Totoche, sen gece kurslarina giderken karinla yatan adam!

Güle Güle
Adam bakmis, küçük oglu Hz. Isa'nin resmi önünde dua ediyor.
-Tanrimin anneme, babama, büyük babama uzun ömür ver.Güle güle anneanne...
Bir anlam verememis bu duaya...Ancak ertesi gün aci haber gelmis.Anneanne sizlere ömür...
Ertesi hafta adam bakmis çocuk yine duada :
-Tanrim anneme babama uzun ömür ver. Gülegüle büyük baba...
Ertesi gün büyük baba mefta...
Bir hafta sonra adam bakmis küçük çocuk yine duada :
-Tanrim anneme uzun ömür ver. Güle güle baba...
Adam ertesi sabah bir hastaneye gitmip yatmis.Tetkikler, tahliller, kalp elektrosu, röntgen çekimleri...Sapasaglam.
Bakmis karisi iki gözü iki çesme agliyor. -Ne oldu hanim.
-Bizim postaci, demis hanim. Ne iyi adamdi. Bugün haber aldim. Ölmüs!!!!

Trafik Cezasi
Iki polis otobanda arabayla yavas yavas giderlerken bir amcanin esegiyle otobaninin kenarindan giderken görürler ve biraz dalga geçmek için arabayi durdururlar.
Amcacigim senin bu yaptigin yasalara aykiri. Otobana esekle girilmez. Bu yüzden ceza yazmamiz gerekiyor. Cezayi sana mi yazalim yoksa esege mi? Amca düsünmüs ve bana yazin demis.
Polisler bir daha sormus ama yine ayni cevabi almislar. Polisler cezanin neden kendisine yazilmasini istedigini sorunca yasli amca;
"Ben bu esegi ilerde polis yapacagim. Sicilinin simdiden bozuk olmasini istemem." demis

Boynuzlar
Bi adamla kadin evlilermis fakat çocuklari olmuyormus 15 sene sonra kadin müjde kocacim hamileyim demis bizimki çok sevinmis ee kolay diil 15 seneden sonra baba olmak, fakat 8 ay sonra isyeri adami yurtdisina göndermis adam çok üzülmüs dogumda karisinin yaninda olamayacagi için ama eli mahkum gitmis 4 ay sonra geldiginde ne görsün çocuk zenci, karisina sorunca kadin sogukkanlilikla cevap vermis.
Aslinda çocuk normal dogdu fakat sonradan benim sütüm kesildigi için zenci bir süt annesi buldum onun sütünü içe içe böyle karardi demis.
Adamda ben en iyisi anneme sorayim o herseyi bilir demis annesine anlatmis. Anneside:
evet oglum dogrudur sende normal dogdun fakat sütün kesildigi için seni inek sütüyle besledim simdide boynuzlarin çikiyor!

Reha Muhtar'in konugu
Reha Muhtar türkiyenin en yasli adamini stüdyosunda anahaber bültenine çagirir.
Reha- Efendim bize basinizdan geçen güzel bir aninizi anlatirmisiniz.
Adam- Bir gün köyde komsumuzun esegi kayboldu. köyün gençleri olarak onu aramaya gittik. Geri dönerken aksam olmustu. Esek gözümüze güzel göründü...
(Reha Muhtar hemen keser)
Reha- öhö öhö burda olmaz efendim. Siz en iyisi bize baska bir aninizi anlatin.
Adam- Bir gün muhtarin kizi kayboldu. köyün gençleri olarak onu aramaya gittik. Geri dönerken aksam olmustu. Kiz gözümüze güzel göründü...
(Reha Muhtar hemen keser)
Reha- öhö öhö ayip oluyor efendim. siz en iyisi güzel anilarinizi bosverin basinizdan geçen kötü bir olayi anlatin bize.
Adam-BIR GÜN BEN KAYBOLDUM!

Temel'in Atalari
Temel bilim adamidir ve bir arkeoloijk uluslararasi toplantiya katilir. jopon bilim adami kürsüye çikar ve:
-Biz yaptigimiz kazilarda 50 m ye kadar indik ve telefon tellerine rastladik demekki bizim atalarimiz telefon kullaniyorlarmis temel:
-Bizde yaptigimiz çalismalarda 100 m ye kadar indik ve hiç bir sey bulamadik demekki bizim atalarimiz da telsiz tefon kullaniyorlarmis.

Essek Kaybolunca
Nasreddin Hoca'nin esegi kaybolunca arkadaslari üzülmüs ve esegi aramaya koyulmustu. Hoca ise bunlarin arasinda:
"Allaha sükürler olsun", diye dolasiyordu.
Arkadaslari dayanamadi:
"Hoca efendi biz üzülüyoruz ve esegini ariyoruz, sen ise sükürler olsun diye adeta seviniyorsun, bu ne haldir." deyince:
Hoca: "Ben esegin kaybolmasini degil, esegin üzerinde ben olmadigima sükrediyor seviniyorum, yoksa dört gündür ben de yitik olacaktim.

Ramazan
Bayramin yaklastigi günlerden birinde, iftar sirasinda, misafirlerden biri:
"Keske Ramazan senede iki gelse..." der.
Ayni sofrada misafir bulunan Bektasi ise hemen su cevabi verir:
"Madem bu kadar seversiniz, Ramazan gider gitmez neden Bayram edersiniz..."

Biletimi Yirtiyor
Sinemaya girip, filmi seyretmek istiyodu. Giseden biletini aldi. Birkaç dakika sonra gelip bir tane daha aldi. Sonra bir bilet daha, bir daha... Gisedeki görevli dayanamadi; "Karaborsa yapiyorsun galiba. Bu kaçinci bilet alisin?" Deli; "Içeride bir deli var." dedi.
"Tam kapidan girince biletimi yirtiyor. Bende gelip yenisini almak zorunda kaliyorum!"

Dilinizi Çikarin
Doktor sikayetiri dinledikten sonra kiza dönmüs: "Soyunun!" demis. "Fakat doktor..." demis kiz, "Hasta olan ben degilim, annem..."
"Doktor anneye dönmüs: "Dilinizi çikarin bakayim hanimefendi..."".

Wilson Çivileri
Adamin birinin bir çivi fabrikasi vardir ve reklam yaptirmak istiyordur. Pazarlamaci bir arkadasi ile konusurken arkadasi "Wilson Çivileri" diye bir reklam ayarlayabilecegini söyler. "Bana bir hafta ver." der arkadasi. "Sana bir kasetle dönecegim." Bir hafta sonra pazarlama uzmani Wilson'u görme ye gelir. Kaseti videoya koyar ve çalistirir. "
Romali bir asker, Isa'yi çarmiha çivilemekle mesgul, yüzünü kameraya çevirir ve "Wilson Çivileri kullanin, onlar her seyi tasirlar!" der. Wilson çilgina döner ve bagirir; "Senin problemin ne? Bunu asla TV'de göstermezler, sana ikinci bir sans veriyorum, ama kesinlikle Romalilar'in Isa'yi çarmiha germesi gibi seyler istemiyorum."
"Ikinci hafta pazarlamaci elinde baska bir kasetle gelir. Yine kaseti videoya koyar ve çalistirir. Bu sefer kamera, Roma'nin disindan merkeze dogru yakinlasir ve çarmiha gerili Isa'nin önünde durur. Romali bir asker yukari bakar ve "Wilson Çivileri... Her seyi tasir!" der.
"Wilson kendini tutar bu sefer. "Sen, beni anlamiyorsun, çarmihta bir Isa istemiyorum. Sana son sans veriyorum ve bir hafta içinde yayinlanabilecek bir reklamla gelmeni istiyorum." der. Bir hafta daha geçer. "
"Wilson sabirsizca beklemektedir. Pazarlama uzmani yeni kasetiyle gelir. Saçlari uzamis, çiplak bir adam nefes nefese kosmaktadir. Bir düzine Romali asker de pesinden kovalamaktadir. Tepenin basina gelirler ve askerlerden biri kameraya döner: "Keske Wilson Çivileri kullansaydik!"

Papaz
Papaz, iki metre ilerisinde duran zangoça sormus:
"Gizli gizli sen mi içiyorsun kutsal sarabi?" Zangoç'ta derin bir sessizlik... Iyice köpürmüs Papaz: "Sana soruyorum be adam! Duymuyor musun?" "Hayir, buradan hiçbir sey duyulmuyor efendim!" Olacak sey mi! Iki adim öteden beni duymuyorsun..."
Zangoç biyik altindan gülmüs;
"Isterseniz yer degistirelim, anlarsiniz..." Yer degistirmisler. Bu kez Zangoç seslenmis: "Kilise için toplanan yardimlari kim iç ediyor?"
Papaz kendi kendine söylenmis:
"Hakikaten yahu! Buradan hiçbir sey duyulmuyor."

Melez
Bir gün bir tavsan ormanda neseyle yürüyormus.
Derken karsisina tanimadigi bir hayvan çikmis. "Nesin sen?" diye sormus tavsan. .
"Ben katirim. Annem essek, babam ise bir attir." demis. Tavsan "Hmm... hayli enteresan." diyerek yoluna devam etmis. .
Derken yine tanimadigi bir hayvana rastlamis. .
"Peki sen nesin?" .
"Ben bir kurt köpegiyim. Annem köpek, babam ise kurttur." Tavsan yine "Enteresan..." diyerek ilerlemis. .
Ancak bu sefer karsisina ne idügü belirsiz bir hayvan daha çikmis. .
"Sen de kimsin?" "Ben bir devekusuyum." "Hassittir len..."

Limon Kalmadi
Karadenizlinin biri bara girmis. "Barmen bey, Limonsuz bir tekila lütfen" demis.
Barmen: "Beyefendi, limonumuz kalmadi, kusura bakmayin. Portakalsiz versek olur mu?"

Program
Basbakan Temel gazetecilere açikliyor;
-Programimizi tamamlamak için dört yil daha istiyoruz!
-Programiniz nedir?
-Dört yil daha görevde kalmak!

Relativite
Bir adam, tanrinin dogasini anlamak istiyormus ve ona sormus;
"Tanrim, bir milyon yil senin için ne kadar bir süredir?"
Tanri söyle cevaplamis;
"Bir milyon yil, benim için 1 dakika kadardir." Adam sormaya devam etmis;
"Peki tanrim, bir milyon dolar senin için ne kadardir?" Tanri cevaplamis;
"Bir milyon dolar benim için bir pennydir"
Adam dayanamamis; "Tanrim bana bir penny verir misin? " demis.
Tanridan söyle bir cevap gelmis;
"Bir dakika. "

Kulaklar
Bir hanimefendi, yillik kontrol için doktora gitmis. "Doktor..." demis.
"Ben son derece saglikli bir kadinim. Bir tek kusurum var. Gaz kaçiriyorum. Durmadan gaz kaçiriyorum. Evde, iste, otobüste, asansörde, süper markette. Durmadan kaçiriyorum. Ama fazla da sikayetim yok. Kendime hiç sorun yapmiyorum bunu. Çünkü benim kaçirdigim gazin ne kokusu var, ne de sesi çikiyor."
Doktor, bir hap yazmis kadinin reçetesine. "Bu haplardan günde üç tane al, haftaya gel, gene beni gör." demis.
Kadin, ertesi hafta hisimla girmis doktorun muayenehanesine. "Doktor..." demis. "Hey doktor... Geçen.` hafta verdigin haplardan sonra, kaçirdigim gazlar les gibi kokmaya basladi..."
Doktor, "Güzel..." demis.
"Çok güzel... Sinüslerinizi tedavi ettik demek. Simdi sira geldi, kulâklariniz üzerinde çalismaya..."

Iki Deli
Akil hastanesinden kaçan iki deli, karsidan gelen bekçiyi görünce, iri gövdeli bir çinarin arkasina saklandilar.
Bekçi, onlarin ayak seslerini isitmisti. Sordu; "Kim o?"
Içlerinden biri kedi gibi miyavladi.
Bu basarili miyavlamadan sonra bekçi yürüyüp gidiyordu ki delilerin ayaklari altindaki yapraklar hisirdadi.
Bekçi geri dönüp yine seslendi: "Kim var orada?"
Ikinci deli cevap verdi; " Bir kedi daha."

KARADENIZ FIKRALARI


Skorbord
Temel, evli bir arkadasini ziyarete gider. Evin hanimi çok güzel bir içki masasi hazirlamistir. Hep birlikte yiyip, içip sohbet ederler. Kimse zamanin nasil geçtiginin farkina varmaz. Içkinin etkisiyle, ev sahibi sizar ve horlamaya baslar. Kadin, Temel'e yaklasir ve kulagina fisildar:
- Haydi biraz seviselim.
Temel sikilarak:
- Nasil olur? Sen benim arkadasimin esisin. Hem sonra ya aniden uyanirsa ?
Kadin, üstündeki son giysiyi de çikartirken: - Yer yerinden oynasa, uyanmaz artik. Temel egilir ve arkadasinin gögsünden bir kil kopartir. Arkadasinin horultusunda hiçbir degisme olmaz. Bunun üzerine kadinla çilginca sevismeye baslar.
Kadin, bir süre sonra içli bir sesle:
- Haydi bir daha.
Temel, arkadasinin gögsünden bir kil daha kopartir, horultu yine devam etmektedir. Bir kez daha sevisirler. Olay, sabaha kadar tam bes kez tekrarlanir. Günesin ilk isiklari odaya dolarken, Temel bir kil daha koparinca, arkadasi: - Bak dostum, bütün gece karimla sevistin. Ses çikartmadim. Ama beni skorboard olarak kullanmaya devam edersen, canina okurum ha!

Çukur isi
Temel bir grup arkadasiyla çukur açiyormus.Bir baska grupda gelip çukurlari kapiyomus. Adamin biri çok merak etmis ve ne yaptiklarini sormus.
Temel: -Bir grup daha fardu, onlarda fidan dikeydu, bucün gelmeduler, piz de pizim isler geri kalmasin diye çalisayruz...

Dedikoducu Pezevenk
Temel hergün evine trenle gidip gelmektedir.Yine bir gün trende giderken karsisinda oturan adamin biri pezevenk der. Temel sasirir acep bagami dedi diye sagina soluna bakinir. Adam yine pezevenk der.Temel yine saskinlik içinde saga sola bakinir; sanirim baga dedi der. Olay çikmamasi için ilk durakda iner ve olayi evde karisina anlatir.
-Fadime bugün trende adamin biri baga pezevenk dedi der.
Fadime ; hadi ya bak terbiyesize der.
Temel ertesi gün ayni adamla tekrar trende karsilasir.Adam bu sefer Temel'e bakarak söle der:
-Dedikoducu pezevenk...

Dile benden ne dilersen
Temel, Dursun'a arabasinin öyküsünü anlatiyordu :
-"Bir gün otostop yapiyordum ki önümde, bu arabayla, mini etekli güzel bir bayan durdu ve beni arabasina aldi. Bir süre gittikten sonra kadin arabayi kuytu bir köseye çekti. Mini etegini iyice yukari çekip, dudaklarini islatti ve "Benden ne istersen alabilirsin" dedi, ben de arabasini aldim."
Dursun : -"iyi etmissin Temel, zaten mini etek sana hiç yakismazdi!."

Firar
Ufak bir suçtan hapse düsen Temel'in kogus arkadasi sik sik hastalanmakta haftada bir doktora gitmektedir.Adamin doktordan her gelisinde bir uzvu kesilmektedir.Bir gün bacagi,sonra kolu,eli...Son gelisinde Temel kogus arkadasinin kulagina egilir manali bir gülüsle: -Uy!Hemserim sanmaki anlamayrum,baga öyle geliyoki galiba sen kisim kisim firar edeysun...

Isaret
Baliga çikacak olan Lazlar konusuyorlarmis :
- Dün balik avladigimiz yeri isaretledin mi ?
- Evet kayiga isaret koydum
- Aptal! Ya bugün baska kayikla baliga çikarsak ?!

Paça
Adamin biri Karadeniz'i gezerken bakmis bir köyde bütün koyunlar üç bacakli. Merak etmis ve arabasindan inip çobana sormus niye koyunlar böyle diye. Bunun üzerine çoban :
- Canimiz her paça istediginde koca koyunu kesecek degildik herhalde...

Yassi Tavuk
Karadeniz'i gezen bir adam yolda aniden önüne çikan tavugu ezmis. Hayvani ezdigi için üzüntü duymus ve gidip sahibine en azindan parasini vermek istemis. Almis tavugu ve hemen oradaki köye gitmis. Elindeki tavukla kahveden içeri girmis ve :
- Afedersiniz; ben hemen köy disinda bu tavugu ezdim. Sahibini ariyorum, en azindan parasini vereyim diye. Acaba bu tavugun sahibi kim ? Bunun üzerine hep beraber tavuga bakan Lazlar :
- Hemserim sen yanlis geldin. Bizim köyde böyle yassi tavuk bulunmaz.

Mendil
Temel ve Idris sahilde gezinirken Temel'in kafasina marti siçmis. Temel :
- Mendilin var mi
- Var da, ne yapacaksin ? Marti çoktan uzaklasti.

Pro
Lazlar kahvede otururken bir arkadaslari içeri girmis :
- Temel, ineklerinden pipo içen var mi ?
- Yok
- O zaman ahirin yaniyor

Boyaci Laz
Laza karayollarini boyama isi vermisler. Laz baslamis çalismaya. Ilk gün tam 200 metre boyamis. Ikinci gün 100 metre, üçüncü gün 50 metre. Artik dördüncü gün 10 metre boyayinca amiri Lazi çagirmis:
- Hayirdir evladim iyi çalisiyordun ?
- Ben yine iyi çalisiyorum
- Iyi ama dün 50 metre bugün de 10 metre boyamissin.
- E... haliyle. Ilk günlerde boya kovasina gidip gelmek kolaydi, sonralari çok vakit almaya basladi.

Dogan in Yengesi
Temel ormanda agaç kesiyormus, o sirada çevreciler de ormanda yürüyüse çikmislar, Temeli bu vaziyette görünce bir güzel pataklamislar... Temel üstü basi perisan halde köye dönerken Dursun a rastlamis, Dursun;
-Ula Temel bu ne hal böyle? diye sormus,
Temel de anlatmis;
- Ormanda agaç keseydum, birden kalabaluk pir grup Dogan in yengesini bozmisum diye dövdü peni, halbuki ne Dogan i taniyruuum, ne de yengesuni..

Temel, Karisi ve Karisinin Asigi
Temel, bir haftaligina gittigi memleketten, haber vermeden erken dönünce karisini evde baska bir erkekle yatakta bulur. Derhal belinde tasidigi tabancasina davranan Temel, yatakta yakaladigi adami alninin ortasindan vurur. Tabancayi tam kendi kafasina dogrultmusken, karisi haykirarak üzerine atlar:
- Dur Temelim, kiyma kendine!..
Temel, sinirden titreyerek haykirir:
- Sus kaltak, sira sana da gelecek!..

Sislik
Temel tarlada çalisirken çisi gelmis, çikarmis oraya çisini yaparken baslamis bagirmaya
-"uyy yandum!..".
Fatime kosmus yanina -"Ula ne oldi?"
Temel: -"Ari sokti çukumi daa."
Hemen kasabaya doktora giderler. Doktor Temelin aletini eline alir evire çevire incelerken Fatime de yandan onlara bakmaktadir. Fadime doktorun kulagina egilir ve der ki:
-"Toktor bey acisini al ama sisluk kalsun

Bir kötülügünü görsem tikliycam
Temel evlenir iki ay geçer ama tik yok, haber önce Hatice'nin annesine, oradan tüm mahalleye ve tabii ki Dursun'nun kulagina gelir. Ilk karsilasmada Dursun dayanamaz sorar.
-Evlilik nasil gidiyor Temel
-Iyi gidiyor
-Nasil böyle dersin tik yokmus daha?
-Henüz hiç bir kötülügünü gormedim ki.!!

Akrobat Temel
Temel marangoz ama ne marangoz mesleginin zirvesinde derken trabzona dünyanin en büyük sirki geliyor çadir diregini dikmek içinde usta bir marangoza ihtiyaç var arayip sorusturuyorlar en iyi usta olarak temeli tavsiye ediyorlar temel sirke gelip ne is yapilacagina bakip takimlarini alip geliyor ve diregin üstüne çikip basliyor diregi yere çakmaya bu sirada sirkin patronu asagidan temeli seyrediyor derken temel birden havada iki parande üç salto atarak yere iki ayaginin üstüne ve ellerini bacaginin yanlarina vurarak saglam bir sekilde düsüyor bunu gören patron içtigi puroyu yutuyor ve kosarak temelin yanina gelip ayni hareketi yapmasini ve bunun karsiliginda ise çok büyük para kazanacagini anlatiyor temel ise kesinlikle olmaz diyor patron gene ayni hareket için para ve 20 senelik ip canbazlarinin bile bu hareketi yapamadigini anlatiyor adam israr ediyor temel kabul etmiyor adam gene israr temel en sonunda adamin kulagina egilip ula hemserim benim her sefer ayni hareketi yapmam için diregin tepesinde aletin basina mi vurmam lazim.

Deneme Atlayisi
Temel ile tursin askerde egitimlerini parasütçülük üzerine yapiyorlardi.
Komutan: Bu bir deneme atlayisidir, simdi herkes sirayla atlayacaktir sonra asagida bulusma yerine gidip digerlerini bekleyecektir, eger parasüt açilmazsa fazla telas yapmayin ikinci parasütü deneyin der ve herkesi teker teker atlatir. Temel birinci parasütü çeker açilmaz o anda ordan geçen Dursuna bagirir:
- Ula Tursun parasüt açilmiy der.
Dursun soguk bir kanlilikla yedegi çek der. Temel onuda dener oda açilmaz. Temel Dursuna yine bagirir:
- Ula yedegide çektum oda açilmiy, galiba yere çakilip ölecegum Dursun der. Dursun Temeli söyle bir süzer ver derki:
- Ula Temel hiç korkma haçen bu sadece denemedur.

Rezil Çirak
Temel bir gün yolda yürürken Dursunla karsilasmis. Dursun 'ooo temel dükkan açik çirakta disari çikmis' demis. Temel de 'dün aksam o beni rezil etti, bu günde ben onu rezil ediyorum' demis.

Beyincik
Adamin biri beynini degismek ister. Bunun için bir beyin doktoruna gider... Doktor fiyat listesini gösterir.. Listede sunlar gözükür...
1 Astronot beyni 25.000
1 Profesör beyni 50.000
1 Karadenizli beyni 1.000.000
Adam listeye baktiktan sonra karadenizli beyninin neden pahali oldugunu merak eder ve doktora sorar.. Doktor söyle yanit verir.
- Bir astoronot öldürüyoruz iki beyin çikiyor, bir profesör öldürüyoruz 5 beyin çikiyor ancak 100 karadenizliden ancak bir beyin çikiyor.

Düsüs
Temel, New York'taki gökdelenlerden birinin 53. katinda çalisirken aniden ayagi kaymis ve asagi dogru uçmaya baslamis... 52, 51, 50, 49, 48... Katlari yildirim hiziyla geçen Temel 8, 7, 6, 5, 4, 3, 2... Ve 1'inci kata geldiginde kafasindan simsek gibi su düsünceler geçmis:
- Saga çok sükür Tanrum, haburaya kadar sag saglim celduk... Birinci kattan düssen de nasil olsa piseycukler olmaz.

Sahipsiz
Yargiç, otomobil çalmak suçundan sanik olarak karsisina getirilen Temel'esordu:
- Otomobil çalmissin, bunu neden yaptin söyler misin?
- Sahibi yok sanmistum...
- Peki, sahibi olmadigi kanisina nereden vardin?
- Mezarlugun önine parketmistu da...

Davet
Temel Fadimeye demis ki; "Fadime, bu aksam bize gel. Evde kimse olmayacak."
Fadime aksam gelmis kapiyi çalmis çalmis kimse açmamis...

Kuru saçlar
Temel dus almaya girer, sampuani saçlarina bosaltip ovalamaya baslar. Sirtini keselemeye gelen annesi sorar :
- Oglum kafani islatmiyacak misin ?..
Temel cevap verir :
- Yok anne bu sampuan kuru saçlar içinmis !..

KUS YEMI
Bizim Temel birgün elinde bir çantayla havaalanina geliyor. Havaalanindaki güvenlik alanindan geçerken tarama yapan alet alarm veriyor, bunun üzerine güvenlik görevlisi Temel'e soruyor:
- Çantanizda ne var
Temel: - Kus yemi var diyor.
Gorevli: - O zaman bir daha geçin bakalim diyor ve Temel tekrar geçiyor ama alet yine ötüyor bunun üzerine görevli Temel'e çantasini açmasini söylüyor ve Temel çantayi açinca görevli çantada mücevher, altin, saat gibi degerli seylerin oldugunu görüyor ve Temel'e soruyor:
- Hani kus yemi vardi çantada?
Temel: - Valla ben bunlari götürüp kusun önüne koyuyorum ister yer ister yemez...

Otelci
Temel, seyahate çikmis. Uzun zaman evinden ayri kalmis. Bir aksam bir kente gelip küçük bir otele inmis. Odasina yerlestikten sonra, asagiya telefon etmis. Telefonu otelin sahibi açmis.
Temel, ne istedigini söylemis:
"Bana bir fahise bulup gönderin."
Bunu söyledikten sonra telefonu kapatmis. Otelin sahibi sasirmis. Yaninda duran karisina dönmüs:
"Demin gelen müsteri kadin istiyor..."
Otelin sahibinin karisi öfkeden deliye dönmüs:
"Terbiyesiz adam, ne zannediyor bizim otelimizi. Hemen git o müsteriye agzinin payini ver..."
Otel sahibi, müsteriye agzinin payini verme fikrini pek tutmamis:
"Adama ne söyleyecegim karicim, bir terbiyesizlik eder, basim derde girer..."
Kadin çok sinirliymis:
"Sen gitmezsen, ben gider söylerim..."
Ve, hisimla merdivenleri çikip Temel'in agzinin payini vermeye gitmis. Kocasi da asagida bekliyormus. Yukardan gürültüler gelmeye baslamis.
Onbes yirmi dakika sonra Temel asagiya inmis. Üstü basi yirtilmis, yüzü tirmiklanmis...
Otelcinin yanina gidip bir güzel çikismis:
"Ne biçim kadin göndermissin be. Istemem diye tutturdu. Becerene kadar anam agladi."

Sayi
Temel bir konferansta konusma yapiyormus:
"Insanlar üçe ayrilir. Sayi saymayi bilenler ve bilmeyenler."

Sürpriz
Temelle dursun bir gün sinemaya giderler filmde bir at yarisi sahnesi vardir ve temel dursuna sorar
-iddaya varmisun ben diyrum 1.at kazanur.
dursun; -oldi benda 2. ata oynayrum
iddayi temel kazanir ve temel dursunun 5 milyonunu alir ertesi gun temel dursunu arar
-dünkü film faridiya ben oni bidaa seyretmistum vicdanum rahat etmedi onun içun aradum
dursun; benda seyretum
temel; o zaman niye 2. ata oynadun
dursun; süpriz oynadum olum

Buzdolabi
Temel ile dursun 15 sene sonra ilk kez görüsmüsler. Dursun Temel'i evine davet etmis. Dursun un iki karisi varmis (biri imam nikahli digeri ise resmi). Dursun Temel'i yedirmis içirmis. Aksam Temel Dursunlar da kalmis. Gece Dursun un imam nikahli karisi Dursun un yanina gelmis ve söyle demis:
"Dursun çok azdim benimle beraber ol!"
Dursun: "olmaz evde misafir var"
Karisi israr etmis. Dursun karisina "git buzdolabinin kapagini aç isigindan bak Temel uyuyorsa gel"demis. Kadin bakmis, Temel uyuyor numarasi yapmis. Dursun ile karisi isi bitirmisler. Derken öbür karisi gelmis. Aralarinda ayni konusmalar geçmis. Dursun bu karisiyla da isi bitirmis. Sabah olmus. Dursun Temel e sormus:
"rahat uyudun mu?". Temel:
"evet ama gece çok susadim" demis. Dursun sormus:
"peki niye içmedin?". Temel yanitlamis:
"nasil içerim buzdolabinin kapagini her açani hallediyorsun!"

Bizim ev
Temel evlenemis.Kizin babasinin evine ziyarete gitmisler.Gece Fadime sevismek istememis.
-Neden kaçaysun, diye sormus Temel.
-Ha pura pabamin evii, demis Fadime.
-Purasi pabanin evi de, pizim ev çerhane midur

Hem iyi Hem kötü
Dursun,köyünden ayrilip,çalismak için Istanbul'a gider.. Aradan uzunca bir süre geçer, ama,Dursun'dan haber alinamaz.. Köyde sevilen bir kisi olan Dursun'un akibetini arastirmak üzere arkadasi Temel!i Istanbul'a gönderirler.. Onbes-yirmi gün sonra Temel döner..Kahvede toplanan köylüler merakla Temel'e sorarlar:
-Ula Temel,Dursun'i buldun mi.?...
- Hee..bulmusim oni...
-Peçii nasildir?..Iyi mudir..köti mi.?..
- açan,hem iyudurr..he mi de kötii..
- Ula o nasil oluyii..hem iyi,hem kötii..
-Kötüdir,Çünkü Dursun ibne olmustirr..
- uyy..Haçan bunun iyiligi nerde dür.?..
- Valla ben kendisini düzdüm..Muamelesi çok iyi daa..

Temel Hamile
Midesi agriyan Temel, doktora gider. Tanidik olan doktor, Temel ile biraz dalga geçmek için, kisa bir muayeneden sonra hemen teshisi koyar:
- Temel, sen hamilesin.
Temel, kendi kendine söylenir:
- Ne? Yaktin beni Fadime, sana kaç kere "Sevisirken üste çikma" demistim.

Uyari
Temel ile Fadime yatakta sevisirken Fadime sürekli olarak Temel'e " Temel bu is böyle olmuyor önce uyarilmam lazim" diye itiraz etmekteymis. Temeli'in canina tak etmis. Bir sabah ise giderken;
- "Bak Fadime seni uyariyorum aksama seni halledecegum ona gore. Sonra uyarmadi

25 sent
Temel, 55 yasina kadar canini disine takmis çalismisti..Pastaci çirakligi ile alisdigi hayata, pastane sahibi olarak devam etmis, yetenekleri ve becerisi sayesinde Türkiye'nin en ünlü pastanesinin sahibi olmus, milyarlar kazanmisti.. Bir gün karisina "Paralari mezara götürecek halimiz yok. Kendimize yeni ve rahat bir hayat seçtim" dedi.."Bizim oradaki hemserilerle konustum... Herseyi iyice ögrendim. Kaliforniya'ya gidecegiz. Kazandigim para bize ömrümüzün sonuna kadar yeter.. Çocuklar da güzel üniversitelerde okurlar..."Temel, neyi var, neyin yok satti. Paralarini dolara çevirdi. Bir milyon dolari olmustu. Karisini yanina aldi. Uçaga bindi.. Los Angeles'e uçtular birgün... Uçsuz bucaksiz Nevada çölleri üzerinde uçarken, motorda bir ariza belirdi. Las Vegasa zorunlu inis yapmak zorunda kaldilar. Uçak sirketi görevlileri" Buranin en lüks otelinde, sirketimizin konugu olarak kalacaksiniz. Yalniz bu kentin Las Vegas oldugunu unutmayin. Kumar oynarsaniz eger, kendi hesabiniza.." derler.. "Kumar mi" dedi, Temel, karisina.."Kumardan kazanmayi düsünen kafayi yemis olmali... Allah göstermesin.." Ama bir kez sansini denemek için, rulete 500 dolarlik bir fis atmaktan da kendini alamadi. Arkasi çorap sökügü gibi geldi.Temel herseyini rulet masasinda birakti. Rulet basinda nefes almadan geçirdigi saatler sirasinda fena halde de sikistigini hissetti. Hizla tuvalete kostu. Tuvalet kapilari otomatikti. 25 sentlik bozuk para atilinca açiliyordu. Oysa Temel'de metelik kalmamisti. Sikinti içinde dolanirken, oradan geçen biri, avucuna bi 25 sentlik sikistirdi.. Bu konularda deneyimliydi. Temelin basina gelenleri anlamisti.
Temel"çok iyi bir insansiniz. Bu iyiliginizi hayat boyu unutmayacagim. Bana lütfen kartinizi verin. Bu borcumu da size ödeyecegim" dedi. Karti aldi, cebine atti.. Tuvalete döndügünde kapiyi açik buldu. Içeri girdi, rahatladi..Çikti..Elinde kalan 25 sentle yürürken karsisina, Tek Kollu Canavar çikti.Parayi delige atti, kolu çekti ve bir sangirti ...Alet bosaldi adeta.. Temel bir kova dolusu 25 sent kazanmisti. Bunlari fise çevirdi, rulet masasina döndü..Gerisi peri masali.. Iki saat içinde tam 2 milyon dolari olmustu. Iki ay sonra yeni Kaliforniyali Temel, bos oturmanin kendisine göre bir is olmadigini farketti. Elinden gelen tek is pastacilikti.Parasi da vardi. Bir pastane açti. Pastalari öylesine tutuldu ki, önce Los Angele'e, sonra Kaliforniya'ya, sonrada tüm Amerika'ya yayildi,Temel Pastaneleri... Bir kaç yil sonra, Temel, Amerika'nin en zengin adamlari arasina girdi. Temel Pastaneleri'nin onuncu yili dolayisi ile büyük bir gece düzenlendi. Sirketin en gözde elemanlari ile, ünlü konuklar bir araya geldiler. Temel yemegin sonunda konusma yapmak için kürsüye çikti.. Tüm basina gelenleri anlatti..
"Bütün bu basariyi ve bu serveti bir tek kisiye borçluyum. O kisiyi bulana kadar, iste size söz veriyorum, gerekirse Amerika'daki her tasin altina bakacagim.." Sirketin genel müdürü sordu: "Ama Temel bey, size 25 sent borç veren adamin kartini aldiginizi söylemistiniz... Adi, adresi sizde olmali zaten.." "Bana 25 sent veren umurumda degil" dedi temel.. "Ben,tuvaletin kapisini açik birakan adami ariyorum!.."

Temel'in Kedisi
Temelin bir kedisi varmis ve hergün düzenli olarak gezmeye çikartirmis.Birgün yolda karsilastigi bir arkadasi:
-Ula senun paska isin yok midur pikmaymusun herkün bu kediyi gezdirmekten? diye sorunca Temel:
-KPende piktum ama ne yapayum ha pu kedi pakiredir istemayrum pi de yavrulasin korkayrum salamayrum! demis. Bunun üzerine arkadasi:
-Ula usagum ha punun kolayi fardur... Penzine pula sal oni yanuna gelmez kedi medi..
Temelin kafasina yatmis bu yöntem bir deneme yapmis bakmis gerçekten yanina kedi falan yanasmiyor hergün sabahtan salarmis kediyi benzine bulayip... aksam hava kararinca kedi de eve dönermis rahat etmis Temel, taaa ki bir aks am kedi hava kararipta hala eve dönmeyinceye kadar...
Bir telas bir telas oraya bak buraya sor yok yok gitti bizim kedi diye düsünürken rastladigi mahallenin çocugu
-ha pen kördum senun kediyi su ileriki ranpada penzini bitmis öbür kediler dayanaydu...

Findiklar
Temel ile fadime birbirlerini çok istiyorlarmis. Fakat utangaçliklarindan birbirlerine açilmak ne kelime konusmalari bile çik zormus. Tesadüfen yalniz kaldiklari bir günde artik canina tak demis olan temel fadimeye; habu findukluklardan yukari bir çikalummi der. Fadime de he temel çikalum der. Biraz yürürler. Temel konusacak kelime bulamaz, fadime durumu anlar bari bir soru sorayimda temel açilsun diye düsünür.
-"Uy temel habu findukluklar kimundur" der.
Temel hemen atilir
-Emicemundur bi tane koparanun a...na koyarum ",
Fadime hemen bir findik koparir. Temel firsati kaçirmaz hemen sarilir fadimeye findikliklarin altinda islerini bitiriler.
Sonra kalkip tekrar yürümeye baslarlar ikiside mutludur. Biraz sonra fadimenin cani çeker temele tekrar sorar,
-"Temel, habu findukluklar kimundur.
Temel" dayimundur, bitane koparanun a.. na koyarum der.
Fadime hemen birtane koparir. Temel tekrar sarilir fadimeye uzun uzadiya findiklarin arasinda islerini görürler.
Tekrar kalkarlar yürüler. Biraz sonra fadimenin cani tekrar ister temelde ayni isi yapar. Bu böyle birkaç defa daha devam eder fakat Temelin pili bitmistir, ama fadime doymak bilmez tekrar sorar
"Uy temel ha bu findukluklar kimundur da",
temel "ha bilmeyirum galiba fiskobirlugunduler"

El isareti
Bir gün temel bir minübüse durmasi için isaret etmis adam ellerini havaya kaldirarak ve tüm parmaklarini oynatarak çok kalabalik demis.
Temelde bas parmagini isaret ve orta parmaginin arsina sokmus. Soför kizmis ve asagi inmis
-Sen ne kadar terbiyesiz adamsin demis.
Temel "asil sen ne kadar terbiyesizsin bana böle böle yaptin" demis
Soför "ben sana kalabalik" dedim diye yanit vermis. Bunun üzerine temel
- "e bende beni araya sikistirirsin diyordum"

Geber ula
Temel ile Dursun hararetli bir sekilde iddialasirlar.
Temel: - "Ula Dursun ha pen pu pinanun çatusundan pi pardak suya paluklama dalarum daa." Dursun: - "Nah dalarsun ula imkanu yoktur"
Vardir yoktur bir milyarina iddiaya girer kafadarlar. Temel gider bir bardak su getirir ve kaldirima koyar.
-"Iyi izle ula" der "Nasul dalacam hamsi cibi"
Dursun ise hala Temel'i umursamamakta, dalgasini geçmektedir. Temel catiya çikar Dursun'a seslenir:
-"Ula Dursun iyi izleyesun ha celeyrum!" ve kendini bosluga birakir. Tam yere üç bes metre kala Dursun yerdeki bardaga bir tekme sallar:
"Geber ula ..pne Temel"

Bos bardak
Fadime ile Temel evlenirler. Ilk gece fadimenin dikkatini birsey çeker: Kocasi yatmadan içi su dolu bardagi yataginin ucuna koymustur. Biraz sonra Temel ile Fadime sevisirler, temel bardagi kafaya diker uyur.
Birkaç gün sonra temel odaya bir dolu birde bos bardak getirir. Fadime durumu anlamis ve hazirlanmistir ancak bos bardagi da merak etmistir. Temele döner;
-Usagim doli bardagi anladik da, bos ne oliyi.
Temel; -Haçen bugün canim sevismek istiyo ama su içmek istemiyoo.

Tarti sefasi
Temel'in eczanesine genç ve güzel bir kadin girmis. Tartinin üzerine çikip parayi atmis. Begenmemis, manto ve ceketini çikarmis ve para atip tekrar tartilmis. Yine sikilmis etegini çikarinca, Temel atilmis ve parayi atmis,
-Devam edin bundan sonrasi müesseseden

Tarikat
Temel tarikata girmek icin basvurmus. Seyhin karsisina çikarmislar. Temel:
- Seyhim tarikata girmek istiyorum demis. Seyh de:
- Olur, ama 3 hafta karinla yatmayacaksin. demis. Neyse aradan üç hafta gecmis ve temel seyhin önüne tekrar gelmis. Seyh sormus:
- Temel tamam mi ? Sabredebildin mi ? Temel:
- Valla, ilk hafta hiç problem yoktu. Ikinci hafta sabrim cok zorlandi. Ama dayandim. Ücüncü hafta bir gün Migros'a gitmistik. Benim kari üst raflardan bir iki paket almaya çalisiyordu. Hatunun bacaklari gözükünce içim gitti. Daha sonra paketler yere düstü. Benim kari da paketleri almak için egilince dayanamadim daldim demis. Seyh de:
- Aaaa olmadi. Simdi biz seni tarikata alamayiz. deyince, Temel:
- Bosver tarikati bizi artik Migros'a bile almiyolar.

Üç dil
Temel ile Dursun Sultanahmette gezinirken bir turist gelip kendilerine bir adres sorar.
Turist ingilizce,almanca,fransizca sorar fakat bizim lazlar anlamaz...
-Ula dursun bir yabanci dil ögrenemedik gitti, der Temel,
Dursun: -Ula neye yarayacakki bak adam üç dil biliyor yine derdini anlatamiyo

Tedavi Niyetine
Temel hastalanmis, doktora gitmis. Doktor Temel'i muayne ettikten sonra yeni dogum yapmis bir kadinin memesinden süt emerse hastaliginin iyi olacagini söylemis. Temel kara kara düsünerek doktorun yanindan çikmis.
Nerden bulacagini kimden isteyecegini düsünürken aklina arkadasi Dursun'un karisi Fadime gelmis. "O yeni dogum yapmisti, rica ederim" demis ve kapiya dayanmis. Kapiyi Fadime açmis, Temel "Dursun evde mi?" diye sormus Fadimeye. Evde yok yanitini alinca Temel utana sikila derdini açmis. Fadime de "N'olacak ula alti üstü bir kaç damla süt, hem sevaptir gir içeri demis" Fadime memesini açmis Temel'in agzina vermis. Temel memeyi emmeye baslamis. Temel emdikçe Fadime tahrik olmus. Dayanamaz duruma gelmis. Temel'e "Ula Temel baska birsey de ister misin?" diye sormus. Temel Ayip olmaz mi?" diye yanitlamis. Fadime ihtirasli bir sekilde "Niye ayip olsun?" diye cevap vermis.
Temel -"Iyi öyleyse, bir iki tane de bisküvit ver bari, içim ezildi".

Dedigi dedik
Temel ile Cemal tuttuklari baligin disi mi erkek mi oldugu konusunda iddialasmis. Temel çözüm önermis.
- Yüzbasiya soralim.
- O ne pilir ki?
- Ama dedigu dediktur.

Temelin Sirri
Taka kaptani Temel Reis yillardir her sabah kasasini açar ve çikardigi bir kagit parçasina dalgin dalgin bakarmis. Sora onu dikkatle kasaya koyar ve kimseye emanet etmedigi anahtariyla dikkatle kilitlermis. Tayfa merak içindeymis, define haritasi falan zannediyorlarmis. Bir gün Temel Reis ölmüs. Anahtari koynundan alip sararmis kagidi çikarmislar.
Söyle yaziyormus: 'Sancak sag, iskele sol.'

Istikamet
Temel trene binmis, Kontrol gelmis, biletinin Istanbul'a oldugunu, trenin Ankara'ya gittigini söylemis. Temel kendinden emin,
- Peçi maçinist yanlis istikamete cittigini piliy mi, demis.

Teknoloji
Temel Eskisehir'den Ankara'ya gidecek bir trene binmis. Karsisindakine nereye gittigini sormus, Istanbul'a gittigini ögrenince,
- Teçnoloji ne çadar celisti, pen purada oturayrum Ançara'ya, sen çarsumda oturaysun Istanbul'a cideysun.

N'oldi?
Temel ölmüs. Mezar tasinda sunlar yaziliymis:
'Ölecegim dedum dedum Inanmadunuz.
N'oldi?'

Siyah ve Beyaz
Temel ile Idris bir gün 2 tane at almislar. Ancak bir tane ahirlari varmis iki ati da ayni ahira koymuslar. Temel demis ki: - yaw Idrus, biz ha punlari karistiriruk. Pen penumkinin yelesini kesayum daa - Ha çan temamdur, diyor Idris. Aradan bir iki gün geçiyor. Bir de bakiyorlar iki atinda yeleleri kesik. Temel hemen olaya el koyup, - Ulu usagum baksana daa. Ikusinin de yeleleri kesuktur. Pen penumkinin kuyrugunu kesayum, haçan sen kesmeyesun. Temel kendi atinin kuyrugunu kesiyor. Bir iki gün sonra yine bakiyorlar iki atinda kuyruklari kesik. Temel de Idris de hayvanlarin bir taraflarini kesmekten bikiyorlar sonunda Temel bir çözüm söylüyor: - Usagum Idrus cel piz söle yapalum. Siyah olani sen al beyazi ben.

"U" harfinin sakincasi
Karadenizli vapur acentasina gitti: 'Biz vapuru kaçirduk, baska vapur bulur misunuz?' dedi. 'Kaç kisisiniz?', 'Yediyuz.'. Acenta yetkilisi bu kadar müsteriyi kaçirmamak için hemen yeni bir vapur istedi. Vapur geldiginde Karadenizli ve arkadaslari rihtimda toplanmislardi. Ama nedense fazla kalabalik degillerdi. Görevli sordu: 'Hani yedi yüz kisiydiniz?'. 'Dogridur, iste pir, içi, uç, dort,pes, alti, yedi. Toplam yediyuz daa..' dedi Karadenizli. Kafasi atti acenta yetkilisinin. Karadenizliyi bir güzel dövdü ve: 'Eger, bir daha (i) yerine (u) dersen, canina okurum...' dedi. Ayni Karadenizli birkaç gün sonra bir bakkala gitti. 'Bana bir mim verin...' dedi. Bakkal anlayamadi, birkaç kez tekrar ettirdi, sonra eliyle göstermesini istedi. Karadenizlinin isaretine bakinca: 'Yooo, o mim degil mumdur.' dedi. 'Olsun, mim demek, dayak yemekten iyidir.' dedi Karadenizli.

Kulak
Bizim marangoz Temel, ahsap bir binanin restorasyonunda çalismaktadir. Elinde testere ile ikinci katin iskelesinde çalisirken görünmez bir kaza meydana gelir ve testereyi kaydirarak bir anda yanlislikla kulagini keser. Kulak da asagiya düser. Kulagini görmek ümidiyle asagiya bakar ve orada çalisan isçilere seslenir: 'Hey beyler asagilarda bir kulak gördünüz mü?' Saskin isçiler söyle bir etraflarina bakarlar ve kanlar içinde bir kulak bulup bizim Temel'e gösterirler: 'Bu mu?' Temel asagi dogru egilip gözlerini kisar: 'Yok yav, benimkinin arkasinda kalem olacakti'.

Manali Bakis
Temel otobüse binmis. Sormuslar,
- Ne yaptin, pilet aldin mi?
- Piletci sankim pilet almamusum gibi paga manali manali paktu.
- Peki sen ne yaptin?
- Pen de sankim pilet almisum gibi ona manali manali paktum.

Parlak Fikir
Trabzonlu imamlar ile Rizeli imamlar her hafta hali saha maçi yaparlar. Nedense her defasinda Rizeli imamlar kazanir. Trabzonlu imam temel arkadaslarina
-Usaklar, haçan bu maçlar boyle citmiyi... Dursun
-Haçan napalim da der
-Aklima parlak bir fiçir celdu da...
-eee
-Haçan bizim Tirabzonsiporlu hami'ye ciydurelim cüppeyi sarugu bu bizim merkez caminin imami diye yutturalum da
Temelin bu parlak fikri herkesce kabul edilir. Hami alinir ve deplasmana gidilir... Dönüste sorarlar...
-Haçan ne oldi maç da? Temel:
-Yenildük... içi-bir (2-1)
-Haçan cine mi? peçi golleri çim attu?
- Bizimçini Hami hoca attu, onlarinçini Del piyero hoca ile Roberto karlos hoca

Vurduk oni
- Babam öldü, demis Temel.
Ilyas sormus:
- Neden öldü?
- Apartmanin sekizinci katinin balkonundan düstü.
- Eyvah parçalandi mi?
- Yok, giristeki bakkalin tentesine düsünce oradan havalanip karsi apartmana yöneldi.
- Apartmana mi çarpti, nasil oldu?
- Yok, karsi apartmanin balkonunda çamasirlar asili idi.
Çamasir ipine vurup fabrikanin bahçesine düstü.
- Orada mi öldü?
- Yok, fabrika çelik yay fabrikasi, bahçedeki yaylarin üzerine düsüp havalandi yeniden...
- Peki sonra?
- Sonrasi ne? Baktik ki yere inmiyor, biz de vurduk oni.

Verimli
Bizim Temelin köyüne bir gün ziraat mühendisleri gelmis bütün köylünün tarlalarinda arastirma yapip tarlalarin verimini ölçüyorlarmis.Sira Temel'in tarlasina gelmis. Arastirmayi yapan mühendisler Temel'e:
-Temel senin tarlan çok verimli bu tarlaya 1 verirsin 5 alirsin' demisler. Temel baslamis üzülmeye mühendisler:
-Temel bunun nesi kötü? deyince: Temel:
Neresi iyidir? Ben gecen sene buraya kaynanami gömmüstüm der.ama geri ödeyecek döt yoktur."

Kredi
Paraya sikisan temel, kredi almak için bankaya gider. Banka müdürü kredi verebilecegini ama bunun için bir saglik raporu getirmesi gerektigini söyler:
Temel bir anlam veremesede solugu bir hastanede alir. Muayene bittikten sonra doktor; raporu müdüre gönderecegini ve Temel'e de ertesi gün bankaya gitmesini tembihler. Temel ertesi gün büyük bir merak ve heyecanla müdürün karsisina dikilir ama sonuç olumsuzdur. Saglikli oldugunu düsünen Temel sinirli bir sekil de raporu görmek istedigini söyler ve okuyunca sok olur.. Teshis kisa ve nettir;
"Bahse konu kiside Kredi alacak göz var ama geri ödeyecek döt yoktur."

Fidye
Dursun fena halde sikintiya düsmüstü.. Bir çocuk kaçirip fidye istemeye karar verdi. Dogru, Yildiz Parki'na gitti.. Orada kendi kendine oynayan bir çocukla ahbap oldu.. Trilyoner Temel'in oglu oldugunu ögrenince, planini yapti.. Çocugu hemen bir kalin çinar agacinin arkasina çekti.. Cebinden çikardigi kagida fidye notunu yazdi:
"Temel Bey, Oglunu kaçirdim. Yarin sabah yedide, Yildiz parkindaki büyük çinar agacinin içindeki kavuga, sari bir çanta içinde 10 bin dolar birak..Dursun!."
Notu çocugun iç cebine itina ile yerlestirdi ve "Simdi dogru eve git, baban bu notu okusun" dedi..
Ertesi sabah yedi buçukta parka gittiginde, çinarin kovugunda sari bir çanta içinde 10 bin dolari buldu. Yaninda bir de not vardi:
"Iste paran. Ama gene de bir Karadenizli'nin kendi hemserisine bunu yapabilecegine inanamiyorum. Temel..."

Oruç
Dursun Temel'e sormus
- Usagum oruçlu oruçlu kaç hamsi yiyepilursun?
Temal - 100 tane demis.
Dursun - Hadi oradan yesen yesen 1 tane yersin geriye kalan 99 hamsiyi oruçsuz yersin demis. Bu espri Temel'in çok hosuna gitmis. Yolda Cemal'i görmüs ve hemen sormus
- Usagum oruçlu oruçlu kaç hamsi yiyepilursun ?
Cemal - 50 demis.
-Ha usagum 100 deseydun sana müthis bir espiri yapacaktum demis.

Süper
Temel arabayla giderken bakmis benzini bitiyor. Hemen en yakin benzinciye girmis, pompanin yaninda durmus, arabadan inip benzin deposunu açmis, baslamis isemeye. Temel'in isedigini g ören pompaci
"-Ya sen ne yapiyorsun, bu yaptigin normal mi?".
Temel "yooo Süper."

Piyano
Temel Laz oldugu için kendinden nefret ediyormus. Amerikaya gitmis ve birçok ameliyattan sonra burnunu düzelttirmis, iyi sekilde Ingilizce ögrenmis ve meshur bir piyanist olmus. Birgün büyük bir topluluga konser verdikten sonra seyircileri selamlarken ön taraftan bir ses duymus:
-Helal sana hemserum, çok iyi çalayusun da!
Temel: - Benim Laz oldugumu nereden anladin yahu. Halbuki Lazlara benzememek için bir sürü ameliyat oldum.
- Nasil anlamayayim, demis adam. Bütün piyanistler otururken sandalyeyi kendilerine çekerler, sen ise sandalyeye oturup piyanoyu kendine çekeyusun.

Akvaryum
Temel bir gün bir hayvanat bahçesine gitmis. Akvaryumlarin yaninda birini görmüs. Adam elini akvaryumun neresine götürse balik da takip ediyormus. Temel sormus:
- Ula bu nasi oliyi?
Adam: - Her zaman daha zeki olan yaratiklar kendinden daha az zeki olanlari yönetebilirler demis.
Adam oradan uzaklasmis. Bir kaç dakika sonra geldiginde bir de ne görsün? Temel kafasini akvaryuma sokmus agzini baliklar gibi bir açip bir kapatiyor.

Eczane
Temel eczacilik fakültesini bitirmis. Fakat eczane açacak parasi yok, Girmis bir eczaneye:
- Beyefendi sizde sogan var mi?
Adam Temel'i basindan savmis.Temel bu durur mu? Hergün yeni saçma soru larla geliyormus. Birgün eczaci Temel'e:
-Kardesim senin derdin ne? -Burayi bana sat.
Eczaci kurtulmak icin eczaneyi satmis,birkaç gun sonra Eczaneyi satan a dam içeri girmis,Temel'e:
-Siz de sogan varmi? demis...
Temel adama 'biz de sogan var ama senin reçeten var mi?'demis...

Çay
Temel uzun yoldan gelir ve yol boyunca da esini hayal eder durur. Ama eve geldiginde çok yorgundur ve bu yüzden performansi ile ilgili tereddütleri vardir... Ya yorgunluktan birsey olmazsa, ya yapamazsam rezil olurum diye düsünür. Sonunda ne yapacagina karar verir ve fadimeye seslenir...
- Fadime suyu ocaga koy! Olmazsa çay demleruz!

Tahlil
Temel hastaneye gitmektedir. Giriste birinin agladigini görür.
Yaklasir ve sorar: "Hayrola hemserim! Neden agliyorsun?".
Adam: "Kan tahlili yaptirmaya geldim. Parmagimi kestiler." der.
Bu sefer Temel daha siddetli bir sekilde aglamaya baslar. Bu sefer susan adam Temel'e sorar:
"Hayirdir hemserim. Sen niye aglamaya basladin?".
Temel: " Ben..." der, "Idrar tahlili yaptirmaya geldim..."

Avci Temel
Dört kisilik avci grubu, tecrübeli avci Temel'in önderliginde ormanda ilerlemektedirler. Karsilarina küçük bir delik çikar. Temel yatin yere tavsan deligi! Bütün avcilar yere yatarlar. Gerçekten bir müddet sonra delikten tavsan çikar. Avcilar hemen Vururlar.
Tekrara yürümeye baslarlar. Bir süre sonra büyük bir delik çikar karsilarina. Temel: "Yatin yere, tilki deligi!" Yatarlar. Biraz sonra tilki çikar onu da vururlar. Tekrar düserler.
Bu defa daha büyük bir delik çikar. Temel:" Yatin yere ayi ini", Yere yatarlar ve çikan ayiyi vururlar. Iyice keyiflenen avcilar yürümeye devam ederler. Kisa bir zaman sonra kocaman bir deligin basinda dururlar. Acemiler hep birden Temel'e bakaralar. Temel:"Usaklar ne çikacagunu bilmeyrum. Ama yatin ne çikarsa bahtumuza!" Ertesi gün gazetelerde:
Dört avci tren altinda can verdi...

Refleks
Temel Istanbul'a gelmis ve Istanbullu bir kizla flört etmeye baslamis. Beraber yolda yürürlerken kiz dalginlikla bir muz kabuguna basmis. Sendelemis, fakat tam düsecegi sirada tekrar dengesini saglayip son anda yere düsmekten kurtulmus. Ve Temele demis ki:
- Nasil refleksim iyi mi?
Sendeledigi sirada kizin iç çamasiri olmadigini da gören Temel cevap vermis :
- Uyy siz ona refleks mi diyisiniz ?

Alkol Kontrolü
Trafik memurlari bir gün, trafik kontrolü yapiyorlarmis. Karsidan gelen Temel ile Fadime’yi gören komiser hemen arabayi durdurmus. Ikisini de emniyetkemeri takilmis görünce,
- Ya beyefendi bu gün yaptigimiz kontrolde tek emniyet kemerini takan çift sizsiniz, bu yüzden size 500 milyon ödül veriyoruz der. "Ama merak ettik bu parayla ne yapacaksiniz. Temel sevinçle
- "Ne yapacagim hemen gidip kendime bir ehliyet alacagum der. Komiser saskin saskin
- "Ne ehliyetiniz yok mu der, Fadime olayi toparlamak için, kusura bakmayin memur bey temel içince ne dedigini bilmez” der. Komiser daha da saskinlikla
- "Ne bir de içkili misiniz diye haykirir. Arkadan yasli adam öne atilir ve
- "Ben demis idum çalinti arabayla yola çikmayalum basumuza bi is gelir diye. Komiser neye ugradigini sasirmisken, bagajdan atlayan Idruste kosa kosa gelerek
- "Ne oldi geçtuk mi siniri"der.

Pijama
Temel Dursun'a misafirlige gitmis. Fakat bi zaman sonra bardaktan bosanircasina yagmur yagmaya baslamis. Dursun
- "Temel bu aksam gitme, çok yagmur yagiyor. Burda kal yarin gidersin.Yoksa çok islanirsin" demis. Temel kabul etmis. Bir ara Temel ortaliktan kaybolmus. Sonra kapi çalmis. Kapiyi açan Dursun Temel'i sirilsiklam karsisinda görünce saskin bi halde sormus:
- Ula Temel bu ne hal? Temel de
- "Haçan pijamalarimi almaga cittum" demis.

Papagan
Fadimeyle Temel bulusmaya gitmisler. Fadimenin elinde birde papagani varmis. Temel sormus:
- Hangi dili konusagi bu kus?
Fadime:- ze inglis. lafganse. a capan
Temel:- Lazca bilmiyor mu?
Fadime: -Bilmiyor


___________________________________________________________________________
golgeemre isimli Üye şimdilik offline konumundadır