|
|||||||
| Güney Dogu Anadolu Holiday in Turkey Güney Dogu Anadolu Bölgesi Ait Tatil Yöreleri Cennet Mekanlar Tukey İn Holiday |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
|
|
#1 (permalink) |
|
Görev Alma Vakti
![]() ![]() |
<H1 class=firstHeading>Güneydoğu Anadolu Bölgesi
![]() Güneydoğu Anadolu Bölgesi Güneydoğu Anadolu Bölgesi, Türkiye'nin yedi coğrafi bölgesinden biridir. Bölgede yaşyan vatandaşlarımızın konuşma dilleri ise şöyledir:Anadil kapsamında Kürtçe:%54,4,Türkçe:%45,6 - Günlük konuşmada en çok kullanılan dil:Türkçe:%63,Kürtçe:%37(Kaynak:Türkiye'nin Etnik Yapısı-Ali Tayyar Önder). Güneydoğu Torosların güneyinden Suriye sınırına kadar olan yerleri kaplar. Yüzölçümü ve nüfusuyla Türkiye'nin en küçük bölgesidir. Bölgede etli ve baharatlı yiyeceklere sahip olan zengin bir mutfak kültürüne sahiptir. </H1> |
|
|
|
|
#2 (permalink) |
|
Görev Alma Vakti
![]() ![]() |
Yeryüzü şekilleri
En küçük coğrafi bölge olan Güneydoğu Anadolu Bölgesi iki bölüme ayrılmıştır. Bunlar, Orta Fırat Bölümü ve Dicle Bölümü’dür. Bölgeyi bölümlere ayıran sınır Karacadağ volkan konisinden geçer. Bölgede yükseltisi fazla olmayan ova ve platolar geniş yer kaplarlar. Bölgenin kuzey kesiminde Toros dağ sırasının güney yamaçları ile birlikte ikinci bir kıvrımlı dağ kuşağı uzanır. Bölgenin ortasında 1938 m yükseltiye sahip sönmüş Karacadağ Volkanı yer alır. Bölgenin batısında ise Gaziantep Platosu üzerinde yükselen "Kartal Dağları önemli yükseklik yapar. Karadağ’ın batısında Harran, Ceylanpınar ve Birecik ovaları yer alır. Dicle nehri ve kollarının toplandığı Diyarbakır Havzası geniş olmayan ancak çok verimli bir ovaya sahiptir. Karacadağ’ın batısındaki Şanlıurfa, Gaziantep, Adıyaman platoları Fırat ve kolları tarafından derin bir şekilde yarılmıştır. Karacadağ’ın doğusu ise daha engebeli bir yapı gösterir. Bu bölümün güneyinde Mardin-Midyat Eşiği yer alır. Bölgenin iki önemli akarsuyundan biri olan Fırat, kaynağını Doğu Anadolu Bölgesi’nden alır. Bölgede ise Toroslar’dan gelen Kahta ve Karadağ’dan gelen küçük akarsularla beslenir. Güneydoğu Toroslar’ın güneye bakan yamaçlarından birçok kol halinde çıkan Dicle Nehri ise bölgenin diğer önemli akarsuyudur. Her iki akarsu da Basra Körfezi’ne sularını boşaltırlar. Bölgede doğal oluşumlu göl yoktur. Ancak Fırat ve Dicle üzerinde kurulmuş baraj gölleri bulunmaktadır. Bölgenin ve ülkenin en büyük baraj gölü olan Atatürk Barajı bu bölge sınırları içindedir. Ekonomi Tarım ve hayvancılık Bölge ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayanır. Geniş düzlüklerin olması bölgede tarım için büyük bir avantaj iken, yaz kuraklığının şiddetli olması üretimi olumsuz etkiler. Tarımda sulamaya en çok ihtiyaç duyan bölge lös adı verilen çok verimli topraklar bulunur ve sulama iyi yapılıp arttıkça ürün çeşidi de artmaktadır. Türkiye'de en çok kırmızı mercimek ve antep fıstığı bu bölgede yetişir. Ayrıca buğday, pamuk, keten, susam, nohut, üzüm, batısında zeytin, incir, sulanabilen alanlarda yaz sebzeleri ile vadilerde pirinç yetiştirilmektedir. Bölgede ağırlıklı olarak küçükbaş hayvancılık yapılır. Çok az miktarda sığır da vardır. Canlı hayvan ticaretinin gelişmiş olduğu bölgede hayvansal ürünler önemli gelir kaynağıdır. Yeraltı zenginlikleri Bölge yeraltı kaynakları bakımından oldukça zengin sayılabilir. fosfat ve linyitin yanında bölgede petrol de çıkarılır. Batman, Diyarbakır ve Adıyaman'da Türkiye'nin önemli petrol yatakları bulunur ve Batman rafinerisinin işlediği petrol bölgeden sağlanır. Endüstri Sanayi en çok batı bölümde gelişmiştir. Gaziantep en büyük sanayi merkezidir. Dokuma, iplik, giyim, halı, kilim, battaniye, un, unlu gıdalar, tarım makineleri, içki, zeytinyağı, sabun, deterjan, çimento ve rafineri başlıca sanayi kollarıdır. Bölgede madenî eşya yapımı da gelişmiştir. Turizm Bölge,Anadolu'nun en eski kültürel yerleşim merkezidir.Kısıtlı oranda yapılan turizm faaliyetleri daha çok tarihî kalıntılar ve inanç turizmi ile olmaktadır. Adıyaman ilinde Nemrut Dağı Millî Parkı, Diyarbakır kent surları ve özellikle de Peygamberler Şehri olarak adlandırılan Şanlıurfa başlıca turizm merkezleridir. Ama Şanlıurfa Mekke'den çok uzaktır . Peygamberler Şehri dense mümkün olur mu ? sorusuna cevap vermek istiyorsanız sitedeki vikipedistlerden bilgi alın. Nüfus ve yerleşme Nüfusu en az olan bölgemizdir. Ancak doğum oranının yüksek, yüzölçümünün küçük olması nüfus yoğunluğunun fazla olmasına sebep olmuştur. Dicle bölümü ve özellikle Diyarbakır Yöresi yoğun nüfuslanmıştır. Yağışın azaldığı düzlüklerde nüfus azalır. Bölge diğer bölgelere göç veren bir bölgedir. Ayrıca mevsimlik işçi göçleri de olmaktadır. |
|
|
|
|
#3 (permalink) |
|
Görev Alma Vakti
![]() ![]() |
Adıyaman (il)
Adıyaman (il) Adıyaman ili konumu Bilgiler Coğrafi Bölge: Güneydoğu Anadolu Bölgesi Yüzölçümü: 7.871 (km²) Nüfus 623.811 TUIK 2006 (est) Plaka kodu: 02 Telefon kodu: 0416 Bu madde Adıyaman il sınırları içindeki tüm bölgeyi kapsamaktadır. Şehir merkezi için Adıyaman sayfasına gidiniz. Adıyaman İli, Türkiye'nin Doğu Anadolu ve Akdeniz Bölgeleri arasında kalan bir ilidir. İdari merkezi Adıyaman kentidir. Coğrafyası [değiştir]Adıyaman ili Orta Fırat Bölümü içinde yer alır. Kuzeyde bulunan Çelikhan ile Gerger ilçesinin bir kısmı Doğu Anadolu Bölgesine, Batıda bulunan Gölbaşı ile Besni ilçesinin bir kısmı ise Akdeniz Bölgesine dahil edilmiştir. Adıyaman ilinin kuzeyinde Malatya ili (Pütürge, Yeşilyurt ve Doğanşehir ilçeleri), batıda Kahramanmaraş ili (Merkez ve Pazarcık ilçeleri), güneybatıda Gaziantep (Araban ilçesi), güneydoğuda Şanlıurfa ili (Siverek, Hilvan, Bozova ve Halfeti ilçeleri), doğuda ise Diyarbakır ili (Çermik ve Çüngüş ilçeleri) bulunmaktadır. Adıyaman ili 37° 25′ ve 38° 11 ′kuzey enlemleriyle, 37° ve 39° doğu boylamları arasında yer alır. Adıyaman ilinin yüzölçümü 7 614 km² , göller ile 7 871 km² olup, rakımı 669 m dir. Eski coğrafyacı ve tarihçilere göre: Güneyde Arap Yarımadasından, Kuzeyde Toros Sıradağlarına doğru uzanan Arap çöllerinin sona erdiği yerde, Toros sıra dağlarının eteklerinde verimli topraklar yer almaktadır. Arap çöllerini kuzeyden bir ay gibi saran bu topraklara binlerce yıldan beri Verimli Ay (Hilal) adı verilmiştir. Ortadoğu ülkelerinin merkezinde yer alan Verimli Ay topraklarında Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarından gelen ana kara yolları birbirlerini kesmektedir. Tarih boyunca Verimli Ay bölgesi ana ticaret yollarının kavşak noktalarında, büyük ticaret ve sanayi şehirleri doğmuş, büyümüş, yıkılmış ve yerlerine yenileri kurulmuştur. Verimli Ay bölgesinin bir parçası sayılan Orta Fırat Bölümünün illerinde olan Adıyaman şehri, Verimli Ay bölgesinin en üst sınırını oluşturmaktadır. Adıyaman ili uygun coğrafi özellikleri dolayısıyla tarihinin her döneminde insanların yaşamayı tercih ettikleri bir yerleşim bölgesi olmuştur. |
|
|
|
|
#4 (permalink) |
|
Görev Alma Vakti
![]() ![]() |
Batman (il)
Batman ili konumu Bilgiler Coğrafi Bölge: Güneydoğu Anadolu Bölgesi Yüzölçümü: 4.654 (km²) Nüfus 476.063 TUIK 2006 (est) Plaka kodu: 72 Telefon kodu: 0488 Bu madde Batman il sınırları içindeki tüm bölgeyi kapsamaktadır. Şehir merkezi için Batman sayfasına gidiniz. Batman ilinin ilçeleriBatman, Dicle'nin aktığı topraklarda zengin tarihi geçmişi koruyan Batman ve antik kenti Hasankeyf, bini aşkın mağaralarıyla, tarihsel anıtlarıyla bir doğa harikasıdır. Konu başlıkları 1 Tarih 2 Nüfus 3 Eğitim 4 Coğrafya 4.1 Dağlar 4.2 Göletler Tarih Batman tarihi itibarıyla yeni bir şehir olmasina karşın yerleşim alanında kurulan şehirlerin tarihi Sümerlere kadar uzanır. İluh Tepesi'nin bulunduğu alanda bir Sümer şehir yerleşiminin bulunduğu, ancak bataklık bir arazi uzerine kurulu olduğundan şehrin zaman içerisinde yer altına göçtüğü düşünülmektedir. Batman'ın adını "batmak" teriminden bu nedenle almış olabileceği düşünülmektedir. Zaten Batman'ın yerleşim yeri olarak Türkiye'nin en zengin petrol yataklarına sahip oluşu, şehrin derinliklerinde bazı boşlukların çıkarılan petrol nedeniyle oluştuğu ileri sürülüp bunun Batman'a felaket getireceği yöre halkında revaç bulan bir teoremdir. 90'lı yıllarda Atatürk Parkı çevresinde aniden ortaya çıkan, derinliği 150 metreye varan bir çukur ancak binlerce kamyon molozla doldurulabilmiştir. Bu olay bu felaket teorisyenlerine bunun bir gün gerçekleşeceği hakkındaki inançlarını güçlendirmiştir. Ayrıca toptancılar sitesine sızan petrolden kaynaklanan patlama da bölge halkını hayli tedirgin etmiştir. Kuzey Mezopotamya'nın merkezi olarak kabul edilen Cizre ve civarına yakınlığı Batman'a tarihsel bir kültür kimliği kazandırmış, 1940 yılında bulunan petrol ile Batman civarından yöreye akın olmuştur. Batman binlerce yıldır bu topraklarda aşiret kültürüyle yaşamakta olan yöredeki Kürt halkına yeni bir yaşam ve rüya şehri gibi gelmiş, şehir çok kısa zaman zarfında aşiretlerden kopan binlerce insana bireyci özgür bir hayat vaadetmistir. Ancak bu geleneksel kimlik ikinci nesilde yerine yarı feodal kimlikle modern kimlik çatışması getirmis, nesiller arası uçurum meydana gelmiştir. Batman kısa zaman içerisinde Güneydoğu insanına ekonomik tesirin yanısıra düşünce hayatına da etki etmeye başlamıştır. Degisik yörelere mensup alt kültürler Batman'da birleşerek bir üst kimliğe dönüşmüştür. Bu nedenle Batman'da Kürt'lerin yanısıra Arap Turk kültürlerinin uzlaşısını da görmek mümkündur. Batman doğuda talihin değişebileceğinin adıdır. Ama Batman gençliğinde, son yıllarda yaşanan yüksek işsizlik ile nesiller arası çatışma , çok yuksek sayıda intiharları getirmiştir. Batman'ın umudun öbür adı olduğunu ve kendine has yapısını anlamayan bir çok zevat televizyon programı, konuyu sadece töre baskısı olarak ifade edip geçmiştir. Batman yöneticiler tarafından anlaşıldığı takdirde geleceğin güneydoğusunun prototipidir. Nüfus Son nüfus sayımında nüfusun yarım milyona ulaştığı görülmüştür.Nüfusu 600 bin olan şehir çok yüksek tempoda nüfus hareketlerine sahne olmuştur.Ancak Batman'dan batıdaki metropollere yüzbinleri bulan göçüde hesaba katmak nüfus hareketini anlamamızı kolaylaştıracaktır.Ve şehrin ucuz olmasından dolayı nüfus gittikçe artmaktadır.Batıdan gelen insanlar şehri sevmekte ve kulaktan kulağa yayılan olumlu haberlerden dolayı yerleşme hızla artmaktadır.Şehrin büyümesine etken olan bir diğer faktör ise yerli halkın sıcak kanlı olmasıdır.Türkiye petrollerinin çıkarılmasında önemli rol oynamaktadır. Eğitim Batman Güneydoğu ve Doğuda en eğitimli gençligin bulundugu ilimizdir.Ancak % 55 lise mezunu işşizi ile Türkiye işşizlik birincisidir.Türkiye'de işşizlik ve egitim korelasyonun bu kadar yüksek olduğu ikinci bir il daha yoktur. Batman hızlı bir gelişimle ve değişimle beraber kentleşme noktasında bir sürü sorunuda beraber getirmiştir. İl inşaat sektörunde büyük bir atılımın içerisine girmiştir.Türkiye'nin en zeki çocuklarının bulunduğu yerdir. Coğrafya Diyarbakır Caddesi +F Batman'dan Bir Görünüm +F Batman'dan Bir Görünüm +F Batman'dan Bir Görünüm +FMatematiksel Konum Coğrafi Konum: Kuzey'de Muş - Batı'da Diyarbakır - Doğu'da Bitlis ve Siirt - Güney'de Mardin Batman ili 41 derece 10 dakika ve 41 derece 40 dakika doğu boylamları ile 38 derece 40 dakika ve 37 derece 50 dakika kuzey enlemleri arasında yer alır. Rakımı: 550 M. Jeolojik Bilgileri İlin Kuzey ve Kuzeydoğusu yüksek sarp ve dağlık olup güneyi ise dağlık ve engebelidir. Akarsular ve göller: Dicle Nehri, Batman, Sason, Garzan ve Pisiyar çayları ilimizin sınırları içinde geçmekte olan önemli akarsulardır. Sason ve Sorkan çayları Batman Çayına; Kozluk'un kuzeyindeki Aydınlık dağlarından doğan Pisiyar Çayı ve diğer küçük dereler Garzan Çayını oluştururlar. Kulp Çayı Sorkan ve Sason Çayları Batman Çayını oluştururlar. Batman ve Garzan çayları Dicle'ye dökülürler. Ayrıca Gercüş yöresinde Gürbüz ve Aydınlı Dereleri Dicle'ye dökülürler. Batman Çayı: Batman ile Diyarbakır arasında doğal bir sınır çizer ve 115 Km.lık kısmı Batman il sınırı içinde akar. Dicle Nehri: Dicle Nehri batıdan doğuya doğru akarak Batman Çayı ile birleştiği yerde Diyarbakır il sınırını bittikten sonra Batman il sınırları içinde akmağa devam eder. Garzan Çayı: Batman - Siirt illeri arasında doğal sınır çizer. Garzan Çayı, Kozluk ilçesinin kuzeyindeki Aydınlık Dağlarından doğan Pisiyar çayı ve diğer küçük derelerden oluşur. İlimiz sınırları içindeki mesafesi yaklaşık 60 km. olup, Beşiri ilçesi doğusunda Dicle Nehri ile birleşir. Göletler: İlimiz sınırları içinde Gercüş - Kırkat Göleti ile Kozluk Ceffan Göleti bulunmaktadır. Gercüş - Kırkat Göleti 1984 yılında DSİ tarafından yapılmış olup sulama amaçlıdır. Kozluk Ceffan Göleti elektrik amaçlı yapılmıştır. İklim: Karasal İklim. Bölgede Karasal İklimin etkileri açıkça görülmektedir. Dağlar [değiştir]Sason Dağları ( Aydınlık Dağları ) : 2500 m. Mereto Dağı 2967 m. Kuşaklı Dağı 1947 m Avcı Dağı 2121 m. Meydanok Tepesi 2042 m. Kortepe 2082 m. Raman Dağı (Sondaj Çalışmalarının Yapıldığı Yer) 1288 m. Midyat Dağları Göletler [değiştir]Gercüş - Kırkat Göleti (Sulama Amaçlı) Kozluk Ceffan Göleti Gerçüş Arıca-Berme Göleti Benzin Göleti-T.P.A.O. Merkez |
|
|
|
|
#5 (permalink) |
|
Görev Alma Vakti
![]() ![]() |
DİYARBAKIR
Türkiye'de Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin bir ilidir. Diyarbakır kenti karpuz ve kalesi (sur)ları ile ünlüdür. Yüzölçümü, 15.355 km² Nüfusu, 1 milyon 364 bin 209 (2000 sayımına göre) Komşu olduğu iller, Malatya, Elazığ, Bingöl, Muş, Batman, Mardin, Şanlıurfa, Adıyaman. İlçeleri, Bismil, Çermik, Çınar, Çüngüş, Dicle, Eğil, Ergani, Hani, Hazro, Kocaköy, Kulp, Lice, Silvan. Köy sayısı, 743 Mezopotamya’nın kuzeyinde yer almaktadır. Malatya, Elazığ, Bingöl, Muş, Siirt, Mardin, Urfa, Batman ve Adıyaman illeriyle çevrelenmiş olan Diyarbakır ili, bölgenin tüm özelliklerini taşır. Bağlı 13 ilçe merkezi bulunmaktadır. Diyarbakır kent merkezi 7 bin 500 yıllık bir geçmişe sahiptir. Tarihi boyunca 27 medeniyete beşiklik etmiştir. Tarihin her döneminde büyük uygarlıkların, kültürel ve ekonomik hareketlerin merkezi olarak kabul edilen kent, birbirini izleyen 27 değişik uygarlığa beşiklik etmiştir. M.Ö.3000 yıllarında Hurriler’den başlayarak Osmanlılar’a kadar uzanan yoğun bir tarihi geçmişi olan Diyarbakır’da yaşayanlar, dönemlerine ait izlerle kenti ölümsüzleştirmişlerdir. Bu eserlerin başında, kuşbakışı bir kalkan balığını andıran biçimiyle kenti baştanbaşa kuşatan surlar gelir. Diyarbakır surları uzunluk bakımından Çin Seddinden sonra dünyada ikinci, ama eskilik bakımından birinci sırada kabul edilmektedir. Konu başlıkları [gizle] 1 Yüzey şekilleri 2 İklim 3 Bitki örtüsü 4 Akarsular 5 İdari yapı 6 Tarım 7 Hayvancılık 8 Ulaşım 9 Konaklama 10 Yeme-içme ve eğlence yerleri 11 El Sanatları 12 Dicle Üniversitesi 13 Barajlar 14 Diyarbakır sokaklari 15 Silvan Evleri 16 Dış bağlantılar Yüzey şekilleri [değiştir]Diyarbakır ilinde yüzey şekilleri oldukça sadedir. Çevresi yüksekliklerle kuşatılmıştır. Ortası çukur bir havza durumundadır. Diyarbakır havzası denen bu çukur alanın eksenini batı-doğu doğrultulu geniş Dicle Vadisi oluşturur. Kuzeyden Güneydoğu Toroslar yayı ile kuşatılmıştır. Bu dağlar Doğu Anadolu Bölgesi'yle Güneydoğu Anadolu'ya birbirinden ayırır. Diyarbakır havzasının güneybatısında ise Karaca dağ kütlesi yükselir. Urfa-Diyarbakır il sınırı üstündeki bu kütle, koyu renkli lavların yığılmasıyla oluşmuş eski bir volkan kütlesidir. Koni biçiminde olmadığından fazla heybetli görülmez. Yüksekliği, en yüksek noktası olan Kolubaba doruğunda 1.957 metreyi bulur. Karacadağ'ın lavları, doğu yönünde Dicle Vadisi'ne kadar uzanır. Bu lavların yapısı çok geçirimli olduğundan, Karacadağ kütlesi üstünde akarsu aşınımı hemen hiç rol oynamamakta, dağın içine süzülen sular ancak eteklerde ve uzaklarda kaynaklar halinde yeryüzüne çıkmaktadır. İklim [değiştir]Diyarbakır'da karasal iklim egemendir. Yazları çok sıcak geçer. Ama, kış soğukları Doğu Anadolu'nda olduğu kadar şiddetli değildir. Bunun başlıca nedeni, Güneydoğu Toroslar yayının kuzeyden gelen soğuk rüzgarları kesmesidir. İl merkezindeki meteoroloji istasyonunun gözlemlerine göre, en sıcak ay ortalaması 31 derece, en soğuk ay ortalaması ise 1,8 derecedir. Bugüne değin ölçülen en yüksek sıcaklık 46,2 derece ile 21 Temmuz 1937 gününde, en düşük sıcaklık ise -24,2 derece ile 11 Ocak 1933 günü olmuştur. 496 milimetre olan yıllık ortalama yağış tutarının ancak yaklaşık yüzde 2'si yaz aylarında düşer. Kuzeydeki dağların eteklerine doğru gidildikçe yağışlar da artar. Örneğin yıllık yağış tutarı Silvan'da 729, Ergani'de 767, Kulp'ta 1.156, Lice'de ise 1.293 milimetredir. Son yıllarda yapılan barajların oluşturduğu yapay göller (Karakaya, Atatürk, Batman, Silvan Barajları) geniş buharlaşma yüzeyleri oluşturmaktadır.Bu nedenle de Diyarbakır Havzası'nın kuru havasının nisbi neminde bir artış olmuştur. Ortalama nispi nem, en çok Aralık ve Ocak aylarında ölçülmüştür. Bu aylarda % 77'ye çıkar.Temmuz-Ağustos aylarında ise nispi nem değerleri % 20'ye düşmektedir. Bitki örtüsü [değiştir]Doğal bitki örtüsünü, genellikle otsu bitkilerin ağır bastığı bozkır bitkileri oluşturur. Bunlar ilkbaharda kısa bir süre içinde yeşerip çiçeklenir, ama yağışların kesilmesiyle yaz başında kururlar. Çevredeki dağlar, yer yer meşe ormanlarıyla kaplıdır. Orman bakımından çok yoksul olan Karacadağ'ın Diyarbakır ili içindeki kesimlerinde yer yer meşe topluluklarına rastlanır. Ama ormanlar, ilin toplam yüzeyinin onda birini bile bulmaz. Akarsular [değiştir]İlin en önemli akarsuyu Dicle'dir. Elazığ ili sınırları içinden çıkan bu akarsu, hemen sonra Diyarbakır ilinin topraklarına girer. Eğil'in doğusunda Dipni Çayı'nı alır. Sonra güneye yönelir. Diyarbakır'a ulaşımından az önce Devegeçidi Suyu kendisine kavuşur. Diyarbakır kenti önünde geniş bir yatak içinde akar. En büyük kollarını Diyarbakır il sınırlarını terkettikten sonra alır. GAP kapsamındaki alt projelerden bazıları Dicle Havzası'ndadır. Dicle Diyarbakır ilindeki akarsuların tümüne yakınını toplar. Yalnızca ilin kuzeybatı köşesindeki küçük bir alanın suları Fırat ırmağına gider (Çermik ilçesinin suları). Diyarbakır ili sınırları içinde önemli göl yoktur. İdari yapı [değiştir]Diyarbakır, merkez ilçe dahil 14 ilçe, 15 belde, 826 köy ve 1100 mezra olmak üzere 2000'e yakın yerleşim biriminden oluşuyor. 1990 genel sayımına göre, kentin genel nüfusu 1 milyon 096 bin 447 iken; 1997 genel nüfus sayımı geçici sonuçlarına göre yüzde 17'lik bir artış göstererek 1 milyon 285 bin 382'ye ulaşmıştır. Türkiye ortalaması yıllık artış hızı Bin'de 14,74 iken; Diyarbakır'ın yıllık artış hızı Bin'de 22,13'tür. 1997 sayımı geçici sonuçlarına göre, ilçe merkezlerinden yüksek nüfusa sahip olanlar sırasıyla Bismil, Silvan ve Ergani gözükürken; en az nüfusa sahip olanlar Çüngüş, Eğil, Kocaköy ve Hazro ilçeleridir. Tarım [değiştir]Kentimizin sahip olduğu 15.355 km²'lik alanın 791.470 hektarını tarım alanı oluşturmakta ve bu toplam alanın % 51,5'ini oluşturur. Küçük ve çok parçalı olan tarım alanlarında yaklaşık 53.000 aile tarımsal faaliyette bulunmaktadır. Tarımsal üretim açısından ana ürünleri pamuk, buğday, arpa ve kırmızı mercimek oluşturmaktadır. Özellikle sulu tarım yapılan arazilerin büyük kısmında pamuk ekimi yapılmakta, tütün, ayçiçeği, susam gibi ürünler de yetiştirilmektedir. 791.470 hektar tarım alanının 29.474 hektarı devlet, 16.751 hektarı halk sulaması olmak üzere toplam 46.175 hektarında sulu tarım yapılmakta, geriye kalan alanda ise kuru tarım olarak adlandırılan yağmura dayalı tarım gerçekleştirilmeye çalışılmaktadır. GAP Projesinin devreye girmesiyle Kralkızı-Dicle sulama projeleri, Batman Sağ Sahil Sulama Projesi ve Batman-Silvan Sulama projelerinin yanı sıra planlama aşamasındaki diğer projeler ile birlikte sulanan arazi 465.000 hektara çıkacak , halen % 5’sı sulanan tarım alanlarının % 60’ı sulanabilir hale gelecektir. Hayvancılık [değiştir]Diyarbakır, doga sartlarinin tarim ve hayvanciliga uygun ve hayvan varlığı bakimindan Türkiye’nin önde gelen illerinden biri olmasina karşılık hayvancilik özellikle son on yılda giderek önemini kaybetmiştir. Hayvancılık agırlıklı olarak geleneksel yöntemlerle yapılmaktadır. Hayvan beslemesi, çoğunlukla meraya baglı olarak yapılmaktadır. Diyarbakır’daki temel hayvan varlığı içerisinde düşük verimli yerli ırklar, büyükbaş mevcudunun % 93’ünü, küçükbaş mevcudunun ise %98’ini oluşturmaktadır. Ulaşım [değiştir]İl merkezi karayollarının kavşak noktasındadır. Diyarbakır’ı hem karayolu, hem hava ve demiryolu ile ulaşım sağlanabilmektedir. Her gün Ankara ile İstanbul’dan düzenli uçak seferleri yapılmaktadır. Diyarbakır’dan hemen hemen Türkiye’nin her yerine otobüs ile yolculuk etmek mümkündür. Ayrıca Ortadoğu ülkelerine taksi ile yolcu taşımacılığı da yapılmaktadır. D.Bakır'ın bazı illere olan karayolu uzaklıkları şöyledir: Diyarbakır -Adana 536 Km. Diyarbakır -Adıyaman 207 Km. Diyarbakır -Ankara 940 Km. Diyarbakır -Gaziantep 329 Km. Diyarbakır –İstanbul 1381 Km. Diyarbakır -İzmir 1436 Km. Diyarbakır -Elazığ 162 Km. Diyarbakır -Malatya 263 Km. Diyarbakır -Mardin 85 Km. Diyarbakır -Mersin 610 Km. Diyarbakır -Siirt 216 Km. Diyarbakır -Şanlıurfa 184 Km. Diyarbakır - Konya 950 Km. Demiryolu bulunan tüm hatlarda Diyarbakır’dan tren seferleri yapılmaktadır. Konaklama [değiştir]Şehrin merkezinde Çamlıca semtinde 4 yıldızlı Dedeman Otel, Ofis semtinde 4 yıldızlı Prestige Otel, Dağkapı-Çamlıca arasında Turistik otel, Miroğlu otel, Urfa yolu üzerinde Malabadi otel, Balıkçılarbaşında 5 yıldızlı Class Otel bulunmaktadır. Ayrıca Dağkapıda Aslan otel de kalınabilecek yerler arasındadır. Yeme-içme ve eğlence yerleri [değiştir]Kentte Belediye belgeli lokantaların yanı sıra, yöreye özgü yemeklerin yenebileceği turizm belgeli restoranlar da vardır. Diyarbakır’ın ünlü yerel yemeği kaburga’dır. Son derece lezzetli olup, kaburga etlerinin içine baharatlı pilavın konup, fırında pişirilmesiyle hazırlanır. Yerel yemeklerin bulunabileceği lokantalar genellikle Dağ kapı semtinde yer alır. Gece hayatı bakımından bölgenin en hareketli kenti olan Diyarbakır’da birçok içkili lokanta, birahane, gece kulübü ve lokaller bulunmaktadır. Ancak bu eğlence yerlerine yerli halk tarafından ilgi gösterildiği söylenemez. Ofis semtinde AZC plazada bulunan Best Restaurant & Cafe , Mado , Buket lahmacun, İsot lahmacun, dağkapıda Aslan Otel Restaurant, Selim Amca'nın Sofra Salonu(kaburga yenebiliyor) , yenişehir semtinde ATTOR , yine yenişehirde Gurme Restaurant (Dünya mutfakları ile özel yemekler yenilebiliniyor)gidilebilecek popüler yerler olarak sıralanabilir. El Sanatları [değiştir]Geleneksel el sanatları içerisinde kuyumculuk, ipekçilik, bakırcılık önde gelmektedir. Diyarbakır el sanatları Birinci Dünya Savaşı’na kadar çok ileri bir düzeydeydi. Örneğin Konya’daki Mevlana Türbesi’nin ikinci kapısı, Bağdat’taki İmam-ı Azam Türbesi’nin nefis altın ve gümüş işlemeli kapısı ile avize, şamdan ve kandilleri Diyarbakır’da yapılmıştır. Eskisi kadar olmamakla beraber günümüzde de önemini koruyan bu el sanatlarında ‘hasır bilezik, ‘kişniş gerdanlık’ ‘gümüş işlemeli nalın’ ve ‘çekmece’ler, Diyarbakır kuyumcularının beğenilen ürünleri arasında yer alır. Eski Diyarbakır kuyumcularının önemli bir bölümü uzun yıllar önce İstanbul’a göç ederek yerleşti. Kuyumcular, Balıkçılarbaşı semtinde, Hasanpaşa Hanı’nın bitişiğinde, restore edilen Kuyumcular Çarşısı ile bu Kapalı Çarşıın bitişiğindeki eski Kuyumcular Çarşısı’nda hizmet veriyorlar. Köylerde el dokumacılığı ve halı, kilim üretimi de yapılmaktadır. Dicle Üniversitesi [değiştir]1966 yılında Ankara Üniversitesi bünyesinde açılan Diyarbakır Tıp Fakültesi 1968’de Diyarbakır’a taşındı. 1974’de Fen Bilimleri Fakültesi’nin de açılmasıyla Diyarbakır Üniversitesi kurulmuş oldu. 1982’de Dicle Üniversitesi adını aldı. Dicle’nin doğusunda 2 bin 700 dekarlık arazi üzerine kurulan kampusu ile bölgeye hizmet veren üniversitenin Tıp, Fen-Edebiyat, Diş Hekimliği, Eğitim, Mühendislik-Mimarlık, Hukuk, Siirt Eğitim, Ziraat, Veterinerlik ve İlahiyat olmak üzere 10 fakültesi bulunmaktadır. Ayrıca 11 yüksek okul, 3 enstitü, 6 uygulama ve araştırma merkezi ile 1400 yataklı Uygulama ve Araştırma Hastanesi ile bir bir Sağlık Lisesi de Dicle Üniversitesi’nin birimleri arasındadır. Barajlar [değiştir]GAP çerçevesi içinde inşa edilen ve edilmekte olan Karakaya Barajı, Devegeçidi Barajı,Kralkızı Barajı,Dicle Barajı gibi barajların önemli bir bölümü Diyarbakır çevresindedir. Hidroelektrik santrallerinden elde edilen enerji,yanında baraj ve göletlerden elde edilen su, tarımsal alanlarda yeni olanaklar sağlamaktadır. Diyarbakır sokaklari [değiştir]Diyarbakır sokaklarının ve de evlerinin şekillenmesinde surlar önemli bir rol oynar. Kentin genişlemesini sınırladığı için sur içinde yoğunlaşma artmış, evler birbirine bitişmiş, sokaklar daralmıştır. Bu da gölgelik alanların çoğalmasını, serinliğin artmasını sağlamıştır. Bu tür bir sıkışıklık sokakların şekillenmesinde bazı durumlar yaratmış ve mahremiyeti sağlamak için evler sokaklardan yüksek duvarlarla ayrılmıştır. Bazen parke taş döşeli eski Diyarbakır sokaklarında sürekli akan çeşmeler, sokaklara temizlik ve canlılık katardı. Diyarbakır'ın geleneksel kültür mirası en az beş bin yıllık geçmişe sahip olan Diyarbakır'ın evleri de binlerce yıllık bir tecrübe sonucu gelişerek şehrin tarihi kimliğine ve iklim şartlarına en uygun duruma gelmiş, malzemenin de etkisiyle kendine özgü karakteristik özellikler taşıyan bir mimari doğmuştur. Dışa kapalı olan evlere hep aynı örnekte yapılmış mütevazı bir kapıdan girilir. Bu kapıyla genellikle küçük bir holden geç ilerek avluya girilir. Avlu evin harimi durumundadır. Bu nedenle dışarıdan avlu, avludan dışarısı gözükmez. Rengarenk gül vesaire çiçekleri, havuz ve şadırvanlarıyla Diyarbakır evlerinin avluları hayatiyet duludur. Kara renkli bazalt örgülü duvarları "Cıs" adı verilen beyaz renkli bezemelerle, pencere ve eyvan boşlukları ile hafifler ve zengin, zarif motifli pencere ve gezmek parmaklıkları ile tamamlanır. Diyarbakır ev planının şekillenmesinde en önemli etken iklim olduğu için evlerde yazlık, kışlık ve mevsimlik bölümlerle karşılaşırız. Bütün bu bölümler evin merkezini oluşturan avlunun dört etrafını çevreler. Harem ve Selamlık olmak üzere iki bölümden oluşan Diyarbakır evlerine en güzel örnek olarak Cemil Paşa Konağı, İskender Paşa Konağı, Cahit Sıtkı Tarancı Evi, Ziya Gökalp Evi, Esma Ocak Evini verebiliriz. Silvan Evleri [değiştir]Bunların yanında Diyarbakırla yaşıt bir geçmişe sahip olan Silvan ilçesinde de sivil mimarinin güzel örnekleri dikkat çekmektedir.Bunlar Sadık bey Kasrı,Azizoğlu Konağı,Bedri bey konağı,Gazi İlk Okulu binası,Silvan Müzesi,Hasan bey konağı ve Ali Ağa Köşküdür.Silvan evlerindeki mimari tarz, Midyat ve Mardin mimarisine yakın olup aynı renk taş kullanılmıştır. Atatürk Silvan'da kaldığı dönemde Sadık bey kasrı ve silvan müzesinde kalmıştır. Türk İslam mimarisinin özelliklerini taşıyan Diyarbakır Sokakları ve Evleri, son 20-30 yılda sur içindeki düzensiz yapılaşma sonucu yıkılmaya ve kaybolmaya başlamıştır. Ancak son yıllarda artan koruma bilinci ve çabaları ile tipik evler yaşatılabilmektedir. |
|
|
|
furkansazak2 Kullanıcısına Teşekkür Edenler: |
himeroz (01-08-2008)
|
![]() |
| Anahtar Kelimeler: dou, gney |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | son Mesaj |
| Gravürlerle Anadolu | yoshyangelas | Enteresan Fantastik | 14 | 09-21-2008 07:34 PM |
| Anadolu Medeniyetler Müzesi-Anadolu Medeniyetler Müzesi Hakkında | ÇöL FıRtInAsI | Tarihi Eserler Antik Kentler | 0 | 07-29-2008 07:39 AM |
| Güneydoğu’dan Öyküler - Kitap Özeti | SoN OsMaNLı | Kitap Özetleri Tavsiyeler | 0 | 01-17-2008 07:18 PM |
| Güneydoğu Asya'da Myanmar | ÇöL FıRtInAsI | Dünyadan Tatil Mekanları | 1 | 01-11-2008 10:36 AM |
| İÇ Anadolu BÖlgesİ | furkansazak2 | Karadeniz ve İç Anadolu | 14 | 11-12-2007 06:38 PM |