Anasayfa Kimler Online

Geri git   EzBeRiM > (¯`·._.·Oº°[ Saglık ]°ºO·._.·´¯) > Saglık > Kalp ve Damar Hastalıkları
Kayıt ol Arama Bugünün Mesajları Bütün Forumları okunmuş kabul et

Kalp ve Damar Hastalıkları Kalp ve damar hastalıklarının sebepleri ve tedavileri





Yeni Konu aç Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 04-15-2008, 02:23 PM   #1 (permalink)
ISPARTALI
 
serkan32 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ezberim Üyelik BiLgilerim
Üyelik tarihi: Sep 2007
Nerden: ısparta
Yaş: 1
Üye No: 22443
Mesajlar: 13.270
Ezberim Tşk İstatistikleri Tesekkür: 1682
1948 Mesajına
2888 Kere Teşekkür Edildi
Ezberim Rep PuanLaması
İtibar Gücü: 1000
Rep Puanı: 31701
Rep Derecesi:
serkan32 has a reputation beyond reputeserkan32 has a reputation beyond reputeserkan32 has a reputation beyond reputeserkan32 has a reputation beyond reputeserkan32 has a reputation beyond reputeserkan32 has a reputation beyond reputeserkan32 has a reputation beyond reputeserkan32 has a reputation beyond reputeserkan32 has a reputation beyond reputeserkan32 has a reputation beyond reputeserkan32 has a reputation beyond repute
Standart Kalp Hastalığına Karşı Erken Tetkik



Tetkiklere 20 yaşında başlanmalı

Ailesinde kalp hastalığı riski olan kişilerin 20 yaşından itibaren mutlaka kolesterolünü ölçtürmesi, bunu beş yıl arayla tekrarlaması gerekiyor.


Kalp hastalıkları açısından kalıtsal risk taşıyan kişilerin yaşam tarzına dikkat etmesi, sigara, kötü beslenme ve hareketsizlik gibi kötü alışkanlıklarından vazgeçmesi gerekiyor. Bunlara ek olarak genç yaşlardan itibaren kan yağlarını ve tansiyon değerlerini kontrol ettirmesi, bunu belli aralıklarla sürdürmesi hayati önem taşıyor.
Cleveland Clinic Kalp Damar Hastalıkları Departmanı Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Murat Tuzcu, sorularımızı yanıtlamaya devam ediyor.
Ailesinde kalp damar hastalıkları riski olan kişiler hangi yaşta sağlık kontrollerine başlamalı?
Eğer ailede risk varsa yapabileceğimizin azamisini yapmamız lazım. 20 yaşında bir kişinin öncelikle bir kez açlık kan şekerine bakılması, bir kere kolesterol profilinin çıkarılması, tansiyonuna ve kilosuna bakılması gerekir. Ondan sonra da beş yıl arayla bunlar tekrarlanmalı. Ama diyelim ki 35 yaşındaki bir kişinin yoğun bir aile hikâyesi var. Benim karşıma böyle biri geldiğinde önce araştırmaya çalıştığım, ailedeki yoğun hikayenin özellikleridir. Baba iki paket sigara içerken 52 yaşında ölmesi başka, sağlıklı bir hayat sürüp spor yaparken 48 yaşında ölmesi başka. Görüntüleme yöntemlerinden çok önce yapılması gereken temel şey, hastanın açlık kan şekerinin ölçülmesidir. Daha sonra kolesterolü, boyu, kilosu, bel çevresi, tansiyonu gibi ölçümlerin yapılmasıdır. Bunlarla oldukça iyi bir risk değerlendirmesine ulaşmış oluruz.

Peki görüntüleme yöntemleri? Son dönemde yaygınlaşmaya başlayan “CT anjiyo” adlı tomografiler ne zaman devreye girmeli?
Hastaya bir bilgisayarlı tomografi yaptınız diyelim. Ve hastanın bir damarında yüzde 80 bir darlık saptandı. Bu yüzde 80 darlık için hastaya stent taktırdığınız zaman veya by-pass ameliyatı yaptırdığınız zaman oradaki görünüm düzeliyor. Ama bunun hayatı uzattığına ya da kalp krizini önlediğine dair en ufak bir delil yok.

Yaş kaç olursa olsun böyle mi?
Evet. Bunu bildiğimiz için benim karşıma böyle bir hasta geldiği zaman açıkçası defalarca yaptığım ve her zaman yapmayı savunduğum şey şu; 35 yaşındaki kişinin hiçbir şikâyeti yoksa ve karşıma tarama mahiyetinde yapılan bilgisayarlı tomografinin yüzde 80 darlık sonucuyla geldiği zaman hastaya bir efor testi yapıyorum. Eğer o kişi efor testiyle 10 - 15 dakika süreyle kalbin atım hızı 60’tan 160’a, tansiyonu 22’ye çıktığı zaman, azami koşarken hiçbir şikâyeti olmuyorsa, kalbinin hiçbir bölgesinde kanlanmada azalma olmuyorsa o yüzde 80 darlık olmasına rağmen ben o hastanın ilaçlarla ve yaşam tarzı değişiklikleriyle gayet agresif bir şekilde tedavi edilmesi taraftarıyım. Böyle bir kişiye stent takılması ya da by-pass yapılmasının çok yanlış olduğu görüşündeyim. O nedenle genel olarak bu tip görüntüleme yöntemlerine taraftar değilim.

CT anjiyonun güvenilirliği nedir?
CT anjiyonun en güvenilir olduğu nokta şu; hiçbir darlığın olmadığını, koroner damarların temiz olduğunu gösterdiği zaman bunun “negatif öngörücü değer” dediğimiz değeri, muhtemelen yüzde 95’in üzerindedir. Ama CT anjiyoda saptanan darlık ne kadar ciddi bir darlıktır meselesine gelince henüz klasik anyiografi kadar güvenilir kabul edilmiyor. Burada da öngörülebilirlik oranı muhtemelen yüzde 80 civarında. Ama unutulmaması gereken şey, insanların ölümü sadece bu tür darlıklardan olmuyor. Kalp krizlerinin yarısından fazlası yüzde 30 - 40 olan darlıklardan meydana geliyor.

Ailesinde risk öyküsü bulunanlara nasıl bir yaşam tarzı değişikliği öneriyorsunuz?
Öncelikle 35 yaşındaki bir adamın babası 52 yaşında ölmüşse babasının yaptığı bir sürü şeyi yapmaması gerekiyor. Sigara içmemesini, spor yapmasını, beslenmesine dikkat etmesini ve sağlık kontrollerini düzenli yaptırmasını öneriyorum.


___________________________________________________________________________


SERKAN32 EDALI00
serkan32 isimli Üye şuanda  online konumundadır  
Bookmark Post in TechnoratiNetscape this post!Reddit!Linkibol!
Cevapla
Ahantar Kelimeler: , , , ,



Konu Araçları

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:35 AM .


Powered by vBulletin® Version 3.6.10
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.1.0
Design ßy: DoLuNaY ŞoVaLyEsİ
eXTReMe Tracker
[Anti Virus Program] [Paylaşım Ortamı]
[Paylaşım Forumu] [Canınız Sıkılmasın]
Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için TIKLAYINIZ .