|
|||||||
| Karadeniz ve İç Anadolu Holiday in Turkey Karadeniz ve İç Anadolu Bölgesine Ait Eşsiz Tatil Yerleri Turkey İn Holiday |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
|
|
#1 (permalink) |
|
Prenses
![]() ![]() ![]() |
Gümüşhane Genel Bilgi
![]() Doğu Karadeniz Bölgesi’nde yer alan Gümüşhane’nin doğusunda Bayburt, batısında Giresun, kuzeyinde Trabzon ve güneyinde Erzincan bulunmaktadır. İlin güney kesimi yüksek bir plato özelliği gösterirken, kuzey kesimi oldukça engebelidir. Dağlık ve engebeli bir arazi yapısına sahip olan Gümüşhane’nin Kuzeyi’ni Zigana Dağları ile Trabzon Dağlarının Güney kısımları oluşturmaktadır. İlin kuzey yönünde Karadeniz dağları ve Soğanlı Dağları sıralar halindedir. Doğu-batı doğrultusunda peş peşe devam eden Zigana Dağları ,Gümüşhane Dağları ve Çimen Dağları yöreyi engebelendirmektedir. Ayrıca yükseltileri 1.800 m.- 2.700 m. arasında değişen, Kostan Dağı, Teslim Dağı, Vauk Dağı ,Tersun Dağı ,Pöske Dağı, Soğanlı Dağları ile Gavur Dağları onları tamamlamaktadır.Gavur Dağları, Doğu Karadeniz Dağları kapsamında olup, Pleistosen Buzullaşmasına uğramıştır. Doğu Karadeniz Bölümündeki Kaçkar Doruğundan (3.932 m.) sonra Abdal Musa Zirvesi (3.331 m.) de ikinci sırada yer almaktadır. Kuzeyden Zigana – Trabzon Dağları (Çakır Göl Tepesi 3.063 m.),Güneyden Çimen Dağları(Akdağ 2.710 m.), Batıdan Giresun Dağları (Sarıyer Tepeleri 2.919 m.) ile Kelkit ve Harşit Çayı, vadilerin daralma bölgeleridir. Doğudaki Pulur Dağları ile Soğanlı Dağları da buradaki yükseltilerin birbirlerine yaklaştıkları kesimleri çevirmektedir. Zigana Dağın’daki Zigana Geçidi de en önemli geçit ve ulaşım noktasıdır. Dağlar birbirlerinden dar ve derin vadilerle ayrılmıştır. Gümüşhane yaylaları da bu kesimde yer almaktadır. ![]() Gümüşhane’deki dağ ve tepeler orman yönünden oldukça zengindir. Bu ormanlarda sarıçam, Göknar, Ladin, meşe, kızılağaç, karaağaç, kuşburnu, ardıç, alıç, orman gülü ve yabani fındık ağaçları bulunmaktadır İlin en önemli düzlükleri Bayburt, Şiran ve Hart (Aydıntepe) ovalarıdır. Kelkit Vadisindeki dar düzlükler de onlara katılmaktadır. Gümüşhane’nin doğu ve güneydoğusu ile Bayburt Obasının batısında yer alan Harşit, düz tabanlı bir çöküntü alanıdır. Aynı zamanda Harşit Çoruh ve Kelkit havzalarını birbirinden ayırmaktadır. İl topraklarını Kelkit, Çoruh, Harşit Çayları sulamaktadır. Bu akarsular vadi tabanlarına oldukça derin gömülmüşlerdir. Bu akarsular dışında yaz aylarında yer yer kuruyan bir çok küçük dere de bulunmaktadır. Ayrıca yörede Limni, Artabel gölleri, Beşgöller, Telme Göleti, Salyazı Göleti, Kürtün Baraj Gölü bulunmaktadır. Denizden 1.210 m. yüksekteki ilin yüzölçümü 6575 km2 olup, toplam nüfusu 186.953’tür. ![]() İlin ekonomisi tarım, hayvancılık ve ormancılığa dayalıdır. Yetiştirilen başlıca ürünler, buğday, arpa, patates, şeker pancarı, yonca, korunga gibi yem bitkileridir. meyvecilikte ise, elma, dut, erik, armut, şeftali, fındık, vişne yetiştirilmektedir. Hayvancılıkta sığır, koyun ve kıl keçisi yetiştirilmekte olup, arıcılık da yapılmaktadır. İlde alabalık üretimi son yıllarda hızlı bir gelişme göstermiştir. Halen bir kısmı yapılma aşamasında olan 30 adet alabalık işletmesi bulunmaktadır. Ayrıca yöresel el dokumacılığı yapılmaktadır. İlin sanayi kamu kuruluşlarına ve özel kesime ait un, makarna, toz kireç, konsantre meyve suyu, et, süt ürünleri, tuğla ve kiremit üretimine dayanmaktadır. Ayrıca Merkezde kireç taşı, Torul’da bakır, pirit, kurşun, çinko, barit, dolamit madeni bulunmaktadır. Maden suyu bakımından da zengindir. ![]() Gümüşhane yöresinde yapılan arkeoloji araştırmalarında ele geçen buluntular, buradaki yerleşimin MÖ.3000 yıllarına kadar uzandığını göstermektedir. MÖ.2000’in ortalarında Azzi ve Hayaşalar buraya yerleşmiştir. Bu nedenle de, Gümüşhane’yi de içine alan bölgeye Azzi-Hayaşa ülkesi denilmiştir. Mezopotamya’dan gelen Asurlu tüccarların, Gümüşhane ve yöresinde bulunan maden yatakları nedeniyle bölgeye ilgi duymuşlardır. Hitit İmparatorluk döneminde Gümüşhane çevresindeki gümüş yataklarının işletilmiştir. Hitit İmparatorluğu’nun yıkılmasından sonra bölgeye Urartular hakim olmuş, MÖ.VIII. yüzyıl sonlarına doğru Kimmer-İskit akınları başlamıştır. Daha sonra yöreye Medler, Persler ve Pontos Krallığı egemen olmuştur. MÖ.I. yüzyılda bölgede Romalıların hakimiyeti görülmektedir. M.S. 395’te Bizans İmparatorluğu toprakları içerisinde kalan Gümüşhane, MS.VII.yüzyılda Bizans-Hazar askeri işbirliğine konu olan topraklar arasındaydı. Roma ve Bizans dönemlerinde yörede kurulu kente Argyropolis (Yunanca argyros: “gümüş” ve polis: "kent" demektir.) adı verilmiştir. Bu dönemde yörenin önem kazanmasının nedenleri, ticaret yolları üzerinde bulunuşu ve gümüş madenlerinden ötürüdür. ![]() MS.VII. ve VIII.yüzyıllarda Arap egemenliğine giren bölge toprakları, sonradan yeniden Bizans egemenliğine girmiştir. XI.yüzyılda Saltuklular Gümüşhane yöresini ele geçirmiştir. Malazgirt Savaşı’ndan (1071) önce de Hazarlar ve Peçenekler ile Çepni Türk oymakları bölgeye yerleşmişlerdir. Çağrı Bey’in 1016 yılında Anadolu’ya yaptığı ilk akın sırasında Gümüşhane’ye kadar geldiği bilinmektedir. 1058’de Tuğrul Bey’in ordusu İbrahim Yinal komutasında Trabzon’a kadar akın yaparken Gümüşhane’yi de ekonomik yönden önemli olduğundan ele geçirmiştir. ![]() XIII.yüzyılın ikinci yarısında Selçuklular Moğol istilasına uğradığı sırada Gümüşhane ve çevresinin savunması Çepni Türkleri tarafından yapılmıştır. Anadolu’nun fethinden sonra, Gümüşhane ve Kelkit, Emir Mengücek Gazi tarafından kurulan Erzincan’a bağlanmıştır. 1243 Kösedağ Savaşı’nda İlhanlılar, Selçukluları yenerek buraları ele geçirmişlerdir. İlhanlıların son hükümdarı Ebu Said’in ölümü üzerine 1335’te Bayburt, Erzurum ile Erzincan ve Gümüşhane Celayirlilerin eline geçmiştir. 1345’te Eretnaoğulları, 1430’da Karakoyunlu hakimiyetine geçen bölgeye 1467’de Akkoyunlular hakim olmuştur. 1461 yılında Fatih Sultan Mehmet’in Trabzon Rum İmparatorluğuna son vermesiyle bölgede Osmanlı etkisi görülmeye başlanmıştır. Gümüşhane, Trabzon Rum İmparatorluğunun fethedilmesinden sonra Osmanlı hakimiyetine girmiş ve bu durum 1461’den 1467’ye kadar sürmüştür. Bu tarihten sonra Gümüşhane Akkoyunluların hakimiyetine girmiştir. Fatih Sultan Mehmet’in Uzun Hasan’ı yendiği Otlukbeli Savaşı’ndan (1473) sonra yöre tamamen Osmanlı topraklarına katılmıştır. ![]() Evliya Çelebi Gümüşhane’yi 1647’de ziyaret etmiş, buralarda gümüş madeninin çok olduğunu, çalışır ve boşaltılmış durumda 70 kadar ocak bulunduğunu belirtmiştir. Bu ocaklardan 7 koldan kurşunsuz gümüş cevheri çıkarıldığını ve bu şehirde Emin Mahallesinde darphane olduğunu yazarak üzerinde "Azze nasrahu daraba fi catha" (Canca’da basılmıştır) yazılı birkaç akçenin kendisinde olduğundan söz etmiştir. Katip Çelebi, Cihannüma’sında "Kaza-i Urla" diye adlandırdığı Gümüşhane için "Urla bir güzel kazadır, yakınında gümüş olmakla Gümüşhane dahi derler" demektedir. Gümüşhane’deki maden ocakları Sultan IV. Murat zamanında (1623-1640) en parlak dönemini yaşamıştır. Bir ara kapanan ocaklar 1839 yılında yayınlanan bir hatt-ı hümayunla tekrar işletmeye açılmıştır. Ocaklar mülki amirin tayini, padişahın onayı ile atanan ve Matah Efendi denilen kişilerce yönetilmiştir. ![]() XIX. yüzyılda Gümüşhane, Trabzon’a bağlı bir sancaktı. Bu döneme kadar rahat bir hayat sürdüren Gümüşhane yöresi, savaşlar nedeniyle tedirginlik içine düşmüş, madenlerin yeterince işletilmemesinden ötürü göç başlamıştır. 1829 ve 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı ile 7 Temmuz 1916 tarihlerinde Rusların Doğu Anadolu ve Doğu Karadeniz’de yaptıkları işgaller ve bunun sonucundaki göçler Gümüşhane’de hayat bırakmamış, şehir terk edilerek, aşağıda yeni bir yerleşim yeri kurulmuştur. 7 Temmuz 1916’da Ruslar tarafından işgal edilen Gümüşhane, 15 Şubat 1918’de işgalden kurtarılmıştır. Milli Mücadele yıllarında kıyı ile iç kesimler arasında geçiş bölgesi olmasından ötürü stratejik yönden önemli olan Gümüşhane, bu dönemde Trabzon Muhafaza-i Hukuk-u Milliye Cemiyeti’nin faaliyet alanı içinde bulunmuş, Gümüşhane delegesi Kadirbeyzade Zeki Bey bu cemiyetin ikinci başkanlığına getirilmiştir. Erzurum Kongresi’ne (23 Temmuz 1919) Gümüşhane’den Kadirbeyzade Zeki Bey (Gümüşhane ve Torul mümessili olarak) katılmıştır. Kelkit’ten Müftü Osman Nuri Efendi, Şiran’dan Müftü Hasan Fahri (Polat) Efendi Erzurum Kongresi’nin açılış ve kapanış dualarını yapmıştır. ![]() Osmanlı hakimiyetinin ilk zamanlarında Erzurum Eyaletine bağlı iken sonraları Trabzon’a bağlanan Gümüşhane, Cumhuriyetin ilanından sonra,1925 yılında il olmuştur. Gümüşhane’de günümüze gelebilen tarihi eserler arasında; Canca, Akçakale (Merkez), Edire (Dörtkonak) Kalesi, Kov Kalesi, Keçikalesi, Kodil kalesi, Torul Kalesi, Sadak Kalesi, Gümüştuğ Kalesi gibi savunma ve gözetleme amaçlı 35 kale bulunmaktadır. Eski Gümüşhane’deki altı camiden sadece biri sağlam olup, diğerleri yıkılmış bulunmaktadır. Bunlardan Kanuni Sultan Süleyman’ın emri ile yaptırılan Süleymaniye Camisi iyi bir durumdadır. Eski Gümüşhane’deki Saray Cami (Hükümet önünde bulunan bu cami devlet memurlarına aitti.), Küçük Cami, Rüştiye Mektebi önündeki Cami, Hamza Paşa Cami ve yabancıların ibadetlerine ayrılan Cami yıkılmıştır. Aksçğüt Köyü Camisi, Seydi Baba Köyü Camisi, Evren Köyü Camisi, Sadak Köyü Camisi, Çambaşı Köyü Camisi, İmamı Azam Cami, Kale Köyü Cami, Pir Ahmet Türbesi, Gelin Ebe Türbesi, Firdevs Hatun Türbesi, Baba Çağırgan Türbesi, Zigana Kervansarayı, Paşa Hamamı,Tohumoğlu Köprüsü, Salih bey Köprüsü,Krom Köprüsü, Yağlıdere Köprüsü, Harşit Köprüsü, Taş Köprü, Kemer Köprü, Kamberli Köprüsü, Süleymaniye Köprüsü, İlecik Köprüsü, Gümüşkaya Köprüsü, Mamatlı Mahallesi Köprüsü, Kemer Köprü, tarihi At Nalı Köprüsü gibi bir çok köprüsü bulunmaktadır. ![]() Metropolitik Kilisesi, Balcılar mahallesi Kilisesi, Aşağı Mahalle Kilisesi, Hagios Georgios Metropolitik Kilisesi, Baş Mahalle Kilisesi, Ayana Mahallesi Kilisesi, Mandırı Kilisesi, Emirler Mahallesi Kilisesi, Belen Köyü Kilisesi, Dilek Yolu Kilisesi, Çakallı Kilisesi, Terzili Kilisesi, Çakırkaya Kilisesi, Orta Mahalle Kilisesi, Günbatur Kilisesi, Aşağı Mezera Şapeli, Cinganlı Kilisesi, Krom Kilisesi, Çevrepınar Kilisesi, Olucak (İmera) Vadisi Kilisesi, Kızlar Manastırı, Dere Mahallesi Kilisesi, Yaylım Köyü Kilisesi, Hagios Ioannes Mansatır Kilisesi, Yitirmez Kilisesi, Demirkapı Kilisesi, Panaghia (Meryem Ana) Kilisesi, Hagios Thedoros Kilisesi, Surp karabet Kilisesi, Güneşli Mahallesi Kilisesi, Manamatlı Mahallesi Kilisesi, Karaca (Masura) Mahallesi Kilisesi, Küpçüler Mahallesi Kilisesi, Meryem Ana Kilisesi, İşhanlı Kilisesi, Binatlı Kilisesi, Vank Kilisesi, Hagios Georgios Manastır Kilisesi, Atalar Kilisesi, Hagios Stephonos Kilisesi, Söğüteli Kilisesi, Kirazlık (Andon) Mahallesi Kilisesi, Muzaras Kilisesi, Baş Haviyana Kilisesi, Piştovli Kilisesi, Zurnacili-1 Kilisesi, Kalis Kilisesi, Işık dere Kilisesi, Arılı Kilisesi, Panagia Kilisesi, Baş Mahallesi Kilisesi, Aşağı Dere Kilisesi, Kopuz Dere Kilisesi, Mesehor Kilisesi, yayıkçılar Mahallesi Kilisesi, Şişe (Çingelli) Mahallesi Kilisesi, Manat Kilisesi, Ayvalos Kilisesi ildeki eserler arasındadır. Ayrıca Gümüşhane’de Türk sivil mimari örneklerinden bir çok konak ve ev bulunmaktadır. ![]() İlçede bulunan mağaralar ise, Karaca mağarası, Akçakale Mağarası, Arılı Mağarası, İkisu mağarası, Ardıçlı Mağarası, Üçbacalı Mağara, Altıntaş Mağarası, Kartalkaya Mağarası, Ardıçlı Mağarası, Kaban Başı Mağarası, Arsa Mağarası, Köprübaşı Mağarası, Ambela Mağarası, Taşbaşı Mağarası ,Üstü açık Mağarası, Yaylım Mağarası, İnönü Mağarası, Geremezini Mağarası, Mamatlar Mağarası , Cingora Mağarası, Küçük Cingora Mağarası, Karşı Mağara, Köroğlu Mağarası Kırkgöz Mağarasıdır. Ayrıca ilde, Kelkit'in 9 km. kuzeyinde Pekün Kaplıcaları, Artabel Gölleri Tabiat Parkı, Örümcek Ormanları Koruma Parkı, Soğuksu Mesire Yeri, Limni Gölü gibi doğal oluşumlar bulunmaktadır.
___________________________________________________________________________
ÇöL FıRtInAsI Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için [Linkleri Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekmektedir.Lütfen Buraya TIKLAYARAK Üye Olunuz.] suskunluğum aseletimdendir.her lafa vercek bi cevabım var.lakin bir lafa bakarım , lafmı diye...birde söyleyene bakarım adammı diye.
|
|
|
|
|
#2 (permalink) |
|
Prenses
![]() ![]() ![]() |
Gümüşhane Gezgin Gözüyle
![]() Eski Gümüşhane: Harşit Irmağı’na dökülen, Musalla Deresi’nin yamaçlarında ve bugünkü kent merkezinin 4 km. güneybatısında bulunan ilk yerleşim yeridir. Zaha/Zanka daha sonra Argyropolis, Canca, Eskişehir adlarıyla bilinen yerleşimin ilk kuruluşuna ilişkin bilgiler kesin değildir. Yörede yaklaşık 35 kale kalıntısı bilinmektedir. Bunların Roma ya da Bizans dönemlerinde yapıldığı sanılmaktadır.Santa Harabeleri: Yağmurdere bucağı sınırları içerisinde olup, merkez ilçeye 90 km. uzaklıkta bulunmaktadır. Yerleşimin 17. yüzyılda kurulduğu sanılmaktadır. Santa yerleşimi 9 mahalleden ve 300’ü aşkın yapıdan oluşmaktadır.Satala Antik Kenti: (Sadak Köyü) Kelkit ilçesinin 17 km. güneydoğusunda Sadak köyündedir. Yörede XV. Legio Apollinaris armalı tuğla parçaları bulunmasıyla, buranın antik Satala kenti olduğu kesinleşmiştir. Bizans tarihçisi Prokopius, kentin tepelerle çevrili bir ovada kurulduğunu, İmparator Iustinianus’un surları onarttığını bildirmektedir. Satala kenti, Roma Lejyon Kampı çevresinde kurulup, gelişmiş ve imparatorluk döneminde Latin kültür merkezi olmuştur. Satala Kalesi su kemerleri, tiyatro, agora ve diğer yapı kalıntıları kent ve çevresinde görülebilir durumdadırlar. Satala Kalesi’nin, Bizans İmparatoru Iustinianus tarafından onartıldığı bilinmektedir.Canca Kalesi: Bu kaleye Vank köyünden ve Kale Deresi denilen vadiden gidilmektedir. Evliya Çelebi, Seyahatname’sinde bu kaleden bahsetmektedir. Kale, doğu-batı istikametinde arka arkaya üç bölümden oluşmaktadır. Ayrıca yüksek duvarlar ile takviye edilmiştir. Kov Kalesi: Merkez ilçe sınırları içerisindedir. Gümüşhane-Erzincan karayolunun 21. km’sinde eski ismi Kov olan Esenyurt köyünün sınırları içindedir. Kaleye karayolundan ayrılan stabilize bir yolla ulaşılır. Akçakale Gümüşhane’nin Bağlarbaşı semtindedir. Kale olarak anılmakla beraber, küçük bir istihkam yeridir. Kale, bir kaya kütlesinden faydalanılmak suretiyle inşa edilmiştir. Daha sonra yapının üst kısmı tamamen yıkılmıştır. Keçi Kalesi: Merkez ilçe sınırları içerisindedir ve Kale bucağından geçen transit yol üzerinde bulunmaktadır. Bu kaleye halk arasında Kokanes veya Koans da denir. Kale, çok sarp bir kayalık üzerinde yer almaktadır. İhtişamlı bir görünüşe sahip olan bu kalenin iki yolu vardır. Kaleye giriş doğudandır. Kale, doğu ve batı tarafından yüksek kalelerle takviye edilmiştir. Kale içerisinde bulunan iki yapı dikkati çekmektedir. Toprak seviyesinden biraz yüksekte olan yuvarlak kemerler dikdörtgen şeklindeki mekânlara aittir. Arka arkaya bulunan bu iki yapının aydınlığı sağlayacak hiçbir penceresi mevcut olmadığından, bunların zindan olarak kullanıldığı tahmin edilmektedir. Kalede ayrıca vadiye inen gizli su yolları da mevcuttur. Torul Kalesi: Torul ilçesinde bulunan kalenin hangi devirde yapıldığı bilinmemekle birlikte, Cenevizliler döneminde yapıldığı sanılmaktadır. Uzun Hasan’ın ölümünden sonra Fatih Sultan Mehmet tarafından alındığı bilinen kalenin sur duvarlarından bir bölümü ayaktadır. Gümüşkaya Kalesi: Dibekli köyünün kuzeyinde dağlar arasındadır. İki dağ arasına açılmış girişin üzerindeki yazıt yeri boştur. Kalenin yakınındaki kayalarda gözcü kuleleri, kale içinde düzgün tabanlı, duvarlarında nişler bulunan küçük bölmeler vardır. Yapının çevresinde taş basamaklar yuvarlak bir yapı kalıntısı ve su deposu bulunmaktadır. Burada çeşitli dönemlerden çanak, çömlek, çini parçaları, cam gereçler, gözyaşı şişeleri, ikonlar ve takılar bulunmuştur. ![]() Gümüştuğ (Avliyana) Kalesi: Torul ilçesine 30 km. uzaklıkta Gümüştuğ köyündedir. Irmağın her iki yakasındaki kalıntılarda Bizans döneminden silahlar, “Konstantinata” basımlı sikkeler bulunmuştur. Sol kıyıda bulunan kalede, 1,5 m. yükseklikte, biçimlendirilmiş beş sütunun, bir tapınağın kalıntıları olduğu bilinmektedir. Camiler-Kiliseler: Süleymaniye Camisi: Eski Gümüşhane yerleşim yerinde, Süleymaniye Mahallesi’ndedir. Kanuni Sultan Süleyman’ın yaptırdığı cami, onarımlar yüzünden özgünlüğünü yitirmiştir. Selçuklu geleneğini sürdüren dikdörtgen planlı yapı, mihrap önüne dikey uzanan üç neften oluşmaktadır. Kalın, silindirik gövdeli minare sağlamdır. Geçmişte 6 ahşap direğin taşıdığı düz toprak dam değiştirilmiş, çatıyla örtülmüştür. Camiye bitişik medrese günümüze ulaşamamıştır. Küçük Cami: Eski Gümüşhane yerleşim yerinde Süleymaniye Camii’nin arkasında bahçeler içindedir. Yapımıyla ilgili bilgiler kesin değildir. 12. yüzyıl başlarında Danişmendlilerin yöreye gelişlerinden sonra yapıldığı sanılmaktadır. Kare planlı, tek kubbelidir. Yaklaşık 10 m. yüksekliğindeki kubbe küçük taşlarla örülmüştür. Kapı ve pencereler yuvarlak kemerlidir. Sivri kemerli mihrap, gri renkte taştan yapılmıştır. Hagios Georgios Manastır Kilisesi: Hutura köyüne giden yolun sağında, tepe üstünde manastır kalıntısı ve kilise vardır. 14. yüzyılın ilk yarısında Trabzon Prensi Aleksios Komnenos yaptırmıştır. Kilise 1509'da keşiş Ananias, 1624'te Georgios Stratilatis tarafından onartılmıştır. Ayrıca Sultan II. Abdülhamit döneminde onarıldığını gösteren yazıtı da vardır. Haç planında, kubbeyle örtülü bir yapıdır. Apsis önüne yerleştirilen birer payeyle doğu-batı yönüne genişleme göstermiştir. Haç kolları beşik tonoz örtülüdür. Ana ve yan yüzler yarım sütunçelerle üç bölüme ayrılmış, bu bölümlere yuvarlak kemerli pencereler açılmıştır. Batı yönünde, ortada üstü kapalı sütunlu ana giriş vardır. Yapı, bitki (üzüm, kıvrık dal, palmiye), halat, ejder motifleri ile bezelidir. Pencere üstlerinde İsa'nın monogramları ve Aziz Georgios'un simgeleri işlenmiştir. Ayvalos Kilisesi: Kilise, merkez ilçe sınırları içerisinde olup, Mescitli köyünden Arnavutlu Yaylası’na giderken yolun sağında yer almaktadır. Küçük, dikdörtgen planlıdır. Kapısı düz olup, üzerinde beşik tonozlu alınlığı vardır. İç duvarlardaki freskler halen belli olmakla birlikte, genelde tahrip olmuştur. Çakırkaya (Kalur): Kaya Kilisesi Şiran ilçesinin Çakırkaya köyündedir. Kaya kütlesinin düzgün ve özenli bir işçilikle oyulmasıyla oluşturulmuştur. Doğu-batı yönünde üç nefli bazilika planındadır. Öbür yan duvarlarda yalancı kemerlerle devinim sağlanmıştır. Kilise önünde odalar, bitişiğinde bir kaya şapeli vardır. Ancak planı ve mimari öğelerinin Trabzon kiliseleriyle benzerliği göz önüne alınarak 14. yüzyıla tarihlendirilmektedir. Ortadaki sütunlar yıkılmış durumdadır. Kaya kilisesi olması açısından ilginç bir örnektir. ![]() Panaghia (Meryem Ana) Manastır Kilisesi: Torul ilçesinin, Büyük Çit Vadisinde, Çit Deresi'nin sol tarafındaki yamaç üzerindedir. Yüksek duvarlarla çevrili avlu ve kilise kalıntısı görülebilir. Khaldea Metropolitliği’ne bağlı 7 kiliseden biridir. Kiliseyi ilk kez 890-900 tarihleri arasında üç keşişin kurduğu bilinmektedir. Daha sonra Trabzon Komnenosları döneminde ve 19. yüzyılda onarılmıştır. Haç planlı yapının daire biçiminde üç apsisi vardır. Ana mekânı örten kubbe, Trabzon Ayasofya Kilisesi’ndekine benzemektedir. Olucak (İmera) Manastır Kilisesi: İl merkezine 15 km. uzaklıktaki Olucak köyündedir. Olucak (İmera) köyü eski yerleşimdir. Manastır, yerleşim yerinde günümüze en sağlam gelen yapılardan biridir. köye hâkim geniş bir alana yapılmıştır. Bahçe duvarının kuzey bölümünde şapel ve bir kaç odacık bulunmaktadır. Yazıtında 1350 tarihinde yaptırıldığı belirtilmekle birlikte 19. yüzyıl içinde onarım gördüğü sanılmaktadır. Sanata Çakallı Kilisesi: Çakallı (Yaylaköy) yerleşim yerinin merkezinde yer almaktadır. Kilise üç nefli ve bazilika planlıdır. Kilisenin ana taşıyıcı duvarları genelde sağlamdır. Örtüsü tamamen yıkılmıştır. İki girişten biri batıda diğeri ise kuzeydedir. Işıklandırma dengeli bir biçimde yan duvarlar ve apsislere yerleştirilmiş pencerelerle sağlanmıştır. Köşelerde yontu taşı kullanılmıştır. Kilise 19. yüzyıl mimari özelliklerini taşımaktadır. Pavrezi Şapeli: Merkez ilçe sınırları içerisinde bulunan şapel, Mescitli (Beşkilise) köyü yakınında Pavrezi'dedir. Küçük boyutlarda, dikdörtgen planlı, tek nefli bir yapıdır. Apsisin beşik tonozunda 1405'de yapıldığını gösteren yazıtı vardır. Yapı, iç duvarlarını süsleyen freskleri ile ünlüdür. Bu duvar resimlerinde, İncil’den alınan sahneler ve kilise büyükleri canlandırılmıştır. Bunlar son dönem Bizans resminin başarılı örnekleridir. Tohumoğlu Köprüsü: Gümüşhane-Erzurum yolunda Tohumoğlu kesimindedir. Selçuklu dönemine ait olduğu sanılmaktadır. Küçük taşlardan yapılan ve iki gözlü hafif sivri kemerli bir köprüdür. Gümüşkaya (Kodil Bahçe) Köprüsü: Gümüşkaya yolu üzerindedir. Tek gözlü ve kesme taştan yapılmıştır. Hafif sivri kemerlidir ve günümüzde hala kullanılmaktadır. Meryem Ana Köprüsü: Büyük Çit Vadisi’nde ve Çit Deresi üzerinde aynı adı taşıyan iki köprü vardır. Her iki köprünün de Meryem Ana Kilisesi’ne ulaşımı sağlamak amacıyla yapıldığı sanılmaktadır. Hafif sivri kemerli, küçük taşların dizilmesi ile yapılan köprü tek ve geniş gözlüdür. Günümüzde de kullanılmaktadır. Gümüşhane Köprüsü: Gümüşhane’nin merkezinde Harşit Çayı üzerinde Köprübaşı denilen yerde iki caddeyi birbirine bağlayan köprü, biri büyük diğeri küçük iki gözden oluşmaktadır. Yontma taşlarla inşa edilen köprünün iki gözünün ortasında yapılış kitabesi vardır. Mermer üzerine sülüsle yazılan kitabeye göre, 1575’te Ferruh Zad oğlu Halifi tarafından yaptırılmıştır. Bu tarih III. Sultan Murat’ın saltanat günlerine tesadüf etmektedir. Kamberli Köprüsü: Gümüşhane’nin Canca Mahallesi’ndedir. Harşit Çayı üzerinde yer alan köprü, tek gözlüdür ve yontma taşlarla inşa edilmiştir. Kısmi bir onarımdan geçirilen bu köprünün kitabesi yoktur. ![]() Ardesa Köprüsü: Torul ilçe merkezinde bulunan köprü 1890 senesinde kesme taştan yapılmıştır. Dere yatağı içinde bulunan iki ayak ve kenarlardaki ayaklar üzerinde yükseltilmiştir. Ayaklar arasında yuvarlak kemerler bulunmaktadır. Köprü korkulukları da kesme taştan yapılmıştır. Gümüşhane evleri: Ana yapı malzemeleri taş, kerpiç, ahşaptır. Evlerin plan olarak arz ettikleri şema ortada bir avlu ve iki yana dizilmiş mekanlardan meydana gelmiştir. Evlerin alt katları ailelerin günlük ihtiyaçlarını karşıladıkları mutfak, banyo, wc, kiler ve günlük yaşamın diğer mekanlarından oluşur. Üst katlar ve çatı katı ise yatak odası ve misafir odaları şeklinde düzenlenmiştir. Evlerin dış görünümü doğal peyzaja olağanüstü uyum sağlamaktadır. Günümüz mimarisine örnek olacak tip ve güzelliktedir. ![]() Sarıçiçek Köy Odaları: Gümüşhane Sarı çiçek Köyünde bulunan odalar şehir merkezine 27 km mesafededir. Odalar Hacı Ömer Ağa tarafından yaptırılmıştır. Köye gelen misafirlerin ağırlanması için yaptırılan odalar 200 yıllık tarihe sahiptir. Odalar ahşap işlemeleri , renga renk boyamaları ile ilk günün tazeliği ve zerafeti ile halk sanatının gücünü yansıtmaktadır.Çekici işleme motifler,ahşap işlemeler birbirine çivisiz bir teknikle monte edilmiş ,perde motifleri hatırlatan parçalı rokoko tarzında stilize yapraklardan ibaret bir ahşap süsleme kullanılmıştır. Yapıtlar rokoko ve Ampir üsluplar yanında yer alan klasik üsluplarda kullanılmış, Türk mimarisinin erken örneklerindendir.
___________________________________________________________________________
ÇöL FıRtInAsI Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için [Linkleri Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekmektedir.Lütfen Buraya TIKLAYARAK Üye Olunuz.] suskunluğum aseletimdendir.her lafa vercek bi cevabım var.lakin bir lafa bakarım , lafmı diye...birde söyleyene bakarım adammı diye.
|
|
|
|
|
#3 (permalink) |
|
Prenses
![]() ![]() ![]() |
Gümüşhane Cami ve Mescitleri
Süleymaniye (Ulu Cami) Camisi (Merkez) ![]() Eski Gümüşhane’de, Süleymaniye mahallesi’nde bulunan bu camiyi Kanuni Sultan Süleyman yaptırmıştır. Caminin yapım kitabesi günümüze gelemediğinden yapıldığı tarih bilinmemektedir. Kanuni Sultan Süleyman döneminde yapıldığına göre XVI. Yüzyıla aittir. Ancak, yapılan onarımlarla özgünlüğünü bütünüyle yitirmiştir. Cami dikdörtgen planlı olup, üzeri çatı ile örtülüdür. İlk yapılışında ahşap direğin taşıdığı üst örtü toprak damlı idi. İbadet mekanı mihrap önüne dikey üç sahından meydana gelmiştir. Bugün ibadet mekanının ortasındaki dört sütunla içerisi dokuz bölüme ayrılmıştır. Kesme ve moloz taştan yapılan camiyi aydınlatan pencereler son onarımlarla tamamen değiştirilmiştir. Bugün taş söveli, yuvarlak iki sıra pencere ile caminin içerisi aydınlatılmıştır. Caminin mihrabında dikkati çeken herhangi bir özellik bulunmamaktadır. Yanındaki minaresi oldukça kısa ve güdük bir minare şeklindedir. Taş kaide üzerinde yuvarlak gövdeli ve tek şerefelidir. Camiye bitişik olan medresesi günümüze gelememiştir. Küçük Cami (Merkez) ![]() Eski Gümüşhane’de, Süleymaniye Camisi’nin arkasındadır. Bu caminin de kitabesi günümüze ulaşamadığından ne zaman yapıldığı kesinlik kazanamamıştır. Büyük olasılıkla bu cami XII.yüzyılın başlarında yöreyi egemenliği altına alan Danişmendliler döneminde yapılmıştır. Günümüze son derece harap bir durumda gelebilen cami, kare planlı ve tek kubbelidir. Kare plandan kubbeye yuvarlak kemerli trompların yardımı ile sekiz köşeli bir kasnaktan sonra geçilmektedir. Cami moloz taştan yapılmış, özellikle kubbe küçük taşlardan örülmüştür. Kapı ve pencereler yuvarlak kemerlidir. Mihrap ve giriş kapısının iki tarafındaki pencerelerle iç mekan aydınlatılmıştır. Mihrap gri renkteki taşlardan yapılmış olup, üzerinde dört sıra mukarnas, çiçek bezemeleri görülmektedir. Kaynaklardan öğrenildiğine göre ahşap olan minberin bugün ne olduğu bilinmemektedir. Yağmurdere Köyü Camisi (Merkez) ![]() Gümüşhane Merkez ilçeye bağlı Yağmurdere Köyü’nde bulunan bu cami, kitabesinden öğrenildiğine göre 1929 yılında Es-Seyyid Tosunzade Halid bey tarafından yaptırılmıştır. Cami kare planlıdır. Caminin beden duvarları moloz taştan yapılmış, üzeri sıvanmıştır. İbadet mekanının üzeri mihrap yönüne doğru kasnaklı bir kubbe ile örtülmüştür. Ahşap tavanlı caminin mihrap ve minberinde bezeme bulunmamaktadır. Son cemaat yeri bulunmayan caminin içerisine kuzey cephesindeki bir kapıdan girilmektedir. İçerisi sağ ve solda birer, doğu cephesinde altta üç, üstte de iki küçük pencere ile aydınlatılmıştır.Caminin yanındaki taş kaide üzerindeki tek şerefeli kaidesi yuvarlak gövdelidir. Yağmurdere Köyü Camisi’nin mimari ve sanat tarihi yönünden herhangi bir özelliği bulunmamaktadır. Mescitli Köyü Camisi (Merkez) ![]() Gümüşhane Mescitli Köyü’nde bulunan cami 1908 yılında yapılmıştır. Kitabesi bulunmadığından banisi bilinmemektedir. Büyük olasılıkla da köy halkı tarafından yaptırılmıştır. Caminin yapımında Torul ilçesi Zermut Köyü taş ustaları çalışmıştır. Kare planlı, düzgün yontma taştan yapılmış olan caminin üzeri duvarlara oturan kasnaklı bir kubbe ile örtülmüştür. İbadet mekanı duvarlardaki ikişer pencere ile aydınlatılmıştır. Minaresi 1965 yılında yapılmış olup, taş kaide üzerine tek şerefeli ve yuvarlak gövdelidir. Mescitli Köyü Camisi’nin mimari ve sanat tarihi yönünden bir özelliği bulunmamaktadır. Kabaköy Kilise Cami (Merkez) ![]() Gümüşhane Kabaköy Camisi kiliseden çevrilmiş bir yapıdır. Mimari özelliğini yitirdiğinden bu kilisenin ne zaman yapıldığı bilinmemektedir. XIX.yüzyılda yanına sivri kemerli bir çeşme eklenmiştir. Cami dikdörtgen planlı olup, beşik tonozla örtülmüştür. İç mekan iki sıra sütunla üç sahna ayrılmıştır. Kiliseden çevrilmesinden ötürü de mihrabı üç bölümlü absid şeklindedir. Ancak burası kapatılarak caminin deposu olarak kullanılmaktadır. Caminin içerisi apsid yönünde üç pencere ve girişin iki yanındaki pencerelerle aydınlatılmıştır. Yan duvarlar sağır duvarlar olup, pencere bulunmamaktadır. Bugün özgünlüğünü kaybetmiş olan caminin yapımında düzgün kesme taşlar kullanılmıştır. Yanındaki minaresi taş kaide üzerine tek şerefeli ve yuvarlak gövdelidir. Şamanlı Mahallesi Kilise Camisi (Merkez) ![]() Gümüşhane merkez ilçeye bağlı Yağlıdere Köyü, Krom Vadisi’nde, Şamanlı Mahallesi’nde bulunan bu cami, kiliseden çevrilmiştir. Camiye çevrilirken de yapılan değişikliklerle kilisenin özgünlüğü kaybolmuştur. Kilisenin ne zaman yapıldığı bilinmemektedir. Bununla beraber basit bir köy kilisesi özelliği taşımaktadır. Cami 14.20x10.55 m. ölçüsünde dikdörtgen planlı ve üç neflidir. Kilise olarak kullanıldığı dönemde de bazilika planlı ve üstünün çatı ile örtülü olduğu görülmektedir. Caminin doğu cephesindeki apsid ve yan hücreleri yıkılmıştır. Güney yönüne mihrap yapılmıştır. Bugün üst mekanı iki sütun desteklemekte olup, düz tavanlı ve ahşap çatılıdır. Kilisenin giriş kapısı ile batı cephesi orijinalliğini korumaktadır. Yapıda giriş kapısı yanındaki bitkisel bezemeler dışında herhangi bir süsleme elemanı bulunmamaktadır. Kale Köyü Camisi (Merkez) ![]() Gümüşhane il merkezine 20 km. uzaklıkta olan Kale Köyü Camisi’nin kitabesi bulunmadığından ne zaman ve kimin tarafından yaptırıldığı bilinmemektedir. Cami moloz taştan yapılmış, üzeri sıvanmış, 8.90x6.90 m. ölçüsünde dikdörtgen planlıdır. İbadet mekanı ahşap hatıllı dört pencere ile aydınlatılmıştır. Cami günümüzde harap bir durumdadır. Eski Mescit (Merkez) ![]() Eski Gümüşhane’de Kanuni Sultan Süleyman (Ulu Cami) Camisi’nin güneydoğusunda bulunan bu mescit, dış cephe görünümü ile Gümüşhane evlerinin mimarisinin bir benzeridir. Büyük olasılıkla bu mescit bir evden camiye dönüştürülmüştür. İki katlı olup, moloz taş ve ahşap kullanılarak yapılmıştır. Üst örtüsü çatılıdır. İki katlı olan mescidin ibadete ayrılan bölümü ikinci kattadır. Aksöğüt Camisi (Kelkit) ![]() Gümüşhane Kelkit ilçesi, Aksöğüt Köyü’nde bulunan bu caminin kitabesi bulunmamaktadır. Bu bakımdan yapım tarihi ve banisi bilinmemektedir. Yapı üslubundan yakın tarihlerde, XX.yüzyılın sonu ile XXI.yüzyılın başında yapıldığı sanılmaktadır. Cami kare planlı ve üzeri çatı ile örtülüdür. Cami düzgün yontma taştan yapılmıştır. Önünde üç paye ve duvar uzantılarının sivri kemerlerle birbirlerine bağlanması ile son cemaat yeri oluşturulmuş ve üzeri ibadet mekanının uzantısı olan çatı ile örtülmüştür. Ayrıca payelerin arası camekanla kapatılmıştır. İbadet mekanında dikkati çeken herhangi bir bezeme bulunmamaktadır. Yapı mimari ve sanat tarihi yönünden bir özellik taşımamaktadır. Sadak Köyü Camisi (Kelkit) ![]() Gümüşhane Kelkit ilçesi Sadak Köyü’nde bulunan bu camiyi, Eyüboğlu Firuz 1830 yılında yaptırmıştır. Caminin kitabesinde Kuran’ın Fetih Suresinin 1-3. ayetleri ile camiyi Eyuboğlu Firuz’un yaptırdığı yazılıdır. Kare planlı olan caminin üzeri ahşap ve çinko çatı ile örtülüdür. Caminin kuzey cephesinde girişi bulunmaktadır. İbadet mekanında bulunan mihrabın iki yanında birer, doğu cephesinde de üç penceresi vardır. Ayrıca girişin iki yanında ikişer, ikinci sırada da beş penceresi bulunmaktadır. Caminin yanında taş kaideli yuvarlak yivli gövdeli, tek şerefeli minaresi bulunmaktadır. Çambaşı Köyü Camisi (Kelkit) ![]() Gümüşhane Kelkit ilçesinde bulunan caminin iki satırlı sülüs yazılı kitabesinden öğrenildiğine göre; Sultan II.Abdülhamid döneminde, 1900 yılında yaptırılmıştır. Bunu belirten bir de padişahın tuğrası güney duvarına yerleştirilmiştir. Cami kare planlı olup, üzeri çinko çatı ile örtülüdür. Kesme taştan yapılan cami iki sıra halinde, alt sırada dikdörtgen, üst sırada da yuvarlak kemerli pencerelerle aydınlatılmıştır. Caminin yanında bulunan taş kaideli minaresi yuvarlak, yivli gövdeli ve tek şerefelidir. Caminin mimari ve sanat tarihi yönünden hiçbir özelliği bulunmamaktadır. Özbeyli Köyü Camisi (Köse) ![]() Gümüşhane Köse ilçesi Özbeyli Köyü’nde bulunan caminin kitabesi bulunmamaktadır. Mimari yönden herhangi bir özellik taşımayan yeni yapılmış bir köy camisidir. Cami kare planlı, ahşap çatılı kaba yontma taştan yapılmıştır. İçten kubbe şeklinde ahşap tavanlıdır. Minaresi olmayan cami her cephede ikişer tane olmak üzere altı pencere ile aydınlatılmıştır. Evren Köyü Camisi (Şiran) ![]() Gümüşhane, Şiran ilçesi Evren Köyü’nde bulunan bu cami XIX.yüzyılda yapılmıştır. Kitabesi olmadığından caminin banisi bilinmemektedir. Cami dikdörtgene yakın kare planlı olup, üzeri çatı ile örtülüdür. Duvarları kesme taştan yapılmıştır. Cami içten ahşap kubbelidir. Mihrabında herhangi bir bezeme olmayıp bir özellik taşımamaktadır. Her duvarında ikişer pencere ile cami içerisi aydınlatılmıştır. Kavaklıdere Köyü Camisi (Şiran) ![]() Gümüşhane Şiran ilçesi, Kavaklıdere Köyü’nde bulunan bu cami kiliseden dönüştürülmüştür. Kitabesi bulunmadığından kilisenin yapımı ve camiye çevrilmesi konusunda herhangi bir bilgi bulunmamaktadır. Yapı dikdörtgen, bazilika planlı olup, düzgün yontma taştan yapılmış ve üzeri kırma çatı ile örtülmüştür. Yuvarlak apsidi ve mihrabında bir özellik bulunmamaktadır. Camiye çevrildikten sonra kuzey cephesine giriş kapısı açılmış, kilisenin kullandığı batı kapısı ise kapatılmıştır.
___________________________________________________________________________
ÇöL FıRtInAsI Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için [Linkleri Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekmektedir.Lütfen Buraya TIKLAYARAK Üye Olunuz.] suskunluğum aseletimdendir.her lafa vercek bi cevabım var.lakin bir lafa bakarım , lafmı diye...birde söyleyene bakarım adammı diye.
|
|
|
|
|
#4 (permalink) |
|
Prenses
![]() ![]() ![]() |
Gümüşhane Han ve Kervansarayları
Gümüşhane ve yöresi Karadeniz’den İran ve Mezopotamya’ya giden ticaret yolu üzerinde bulunmasından ötürü yörede birçok kervansaray ve han yapılmıştır. Ancak bu hanlardan büyük çoğunluğu günümüze gelememiş, yalnızca kaynaklardan isimlerini öğrenmekteyiz. Bunların arasında Hakaksa, İmera, Krom, Aezaharea, Gular, Gabratonan, Tırnakeli, Hocamezarı, Hortokop hanları Osmanlı öncesinde yapılmıştır. Osmanlı döneminde ise, Sulu Han, Bülbül Han, İsrailoğlu Han, Yeni Han ve Mırdıkoğlu Hanı yapılmıştır. Bu han ve kervansaraylardan sadece Sulu Hanın çevre duvarları yakın tarihe kadar ayakta kalabilmiştir. Diğerlerinden günümüze herhangi bir iz gelememiştir. Zigane Kervansarayı (Merkez) Gümüşhane ile Trabzon arasındaki Zigane Dağları’nın bulunduğu yerdeki kervansarayın ne zaman ve kimin tarafından yapıldığını belirten bir kitabeye rastlanmamaktadır. Bununla beraber, mimari üslubundan Selçuklu Döneminde, XIII.yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır. Selçukluların yaptırmış olduğu hanlar ile de bu kervansarayın çok yakın benzerlikleri vardır. Kervansarayın yapımında antik çağdan kalma Zigane Köprüsü’nün taşlarından yararlanılmıştır. Ayrıca duvarları düzgün ve sarı taşlardan örülmüştür.Yapı dikdörtgen planlı olup, içerideki sekiz kalın paye ile üç bölüme ayrılmıştır. Bu bölümlerden ortada olanı daha geniş, diğerleri daha küçük boyuttadırlar. Payeler birbirlerine ve duvarlara yuvarlak kemerlerle bağlanmış üzerleri de çapraz tonozlarla örtülmüştür. Tonoz örtülerinde yassı tuğlalar kullanılmıştır. Sadak Kervansarayı (Kelkit) Gümüşhane kervansaraylarından bir örnek olduğu sanılan Sadak Kervansarayı Erzurum-Tokat kervan yolu üzerinde, Sadak yakınındadır. Günümüze kalıntıları gelebilen bu yapının Selçuklu Döneminde yapılmış olduğu mimari yapısından anlaşılmaktadır. Moloz taş ve tuğladan yapılmış, dikdörtgen planlı bir yapıdır.
___________________________________________________________________________
ÇöL FıRtInAsI Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için [Linkleri Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekmektedir.Lütfen Buraya TIKLAYARAK Üye Olunuz.] suskunluğum aseletimdendir.her lafa vercek bi cevabım var.lakin bir lafa bakarım , lafmı diye...birde söyleyene bakarım adammı diye.
|
|
|
|
|
#5 (permalink) |
|
Prenses
![]() ![]() ![]() |
Gümüşhane Türbeleri
Pir Ahmed Türbesi (Merkez) Gümüşhane-Erzurum karayolu üzerinde, Pir Ahmed Köyü’nde bulunan türbenin kitabesinden 1550 tarihinde yapıldığı öğrenilmektedir. Pir Ahmed’e ait olan türbe kare planlı taştan yapılmıştır; üzeri içten tromplu kubbe, dıştan da piramidal bir külahla örtülmüştür. Türbe iki katlı olup, alt katında mumyalık bulunmaktadır. Üst katta Şeyhin sandukası vardır. Türbenin yuvarlak kemerli bir kapısı ve küçük bir de penceresi bulunmaktadır. Baba Çağırgan Türbesi (Merkez) ![]() Gümüşhane Tekke Köyünde ana yolun üzerinde bulunan türbenin Sultan III.Murad’ın İran seferine giderken yapıldığı söylenmektedir. Kitabesinden de, türbenin 1582 tarihinde yapıldığı öğrenilmektedir. Türbe kare planlı içten tromplu kubbe, dıştan da taştan piramidal bir külah ile örtülmüştür. Taştan yapılmış olan türbenin batı yönüne sonraki yıllarda dikdörtgen bir bölüm eklenmiştir. Firdevs Hanım Türbesi (Şiran) ![]() Gümüşhane Şiran ilçesinde, Çildağı’nda bulunan Firdevs Hanım Türbesi sekizgen palanlıdır. Kesme taştan yapılan türbenin üzeri içten tromplu kubbe ile örtülüdür. Türbenin dikdörtgen söveli iki plaster arasına açılan bir kapısı bulunmaktadır. Türbenin mimari yönden herhangi bir özelliği bulunmamaktadır.
___________________________________________________________________________
ÇöL FıRtInAsI Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için [Linkleri Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekmektedir.Lütfen Buraya TIKLAYARAK Üye Olunuz.] suskunluğum aseletimdendir.her lafa vercek bi cevabım var.lakin bir lafa bakarım , lafmı diye...birde söyleyene bakarım adammı diye.
|
|
|
|
|
#6 (permalink) |
|
Prenses
![]() ![]() ![]() |
Gümüşhane Hamamları
Paşa Hamamı (Merkez) Eski Gümüşhane’de bulunan Paşa Hamamı’nın yapım tarihi ve kimin tarafından yaptırıldığı bilinmemektedir. Bu konuda kaynaklarda bir bilgiye rastlanmadığı gibi kitabesi de bulunmamaktadır. Paşa hamamı küçük bir hamamdır ve günümüze yıkık bir durumda gelmiştir. Görülebilen kare mekanın üzeri kubbe ile örtülmüş olup, kubbeye geçiş trompların yardımıyla sağlanmıştır. Hamamın yapımında moloz taş ve tuğla kullanılmıştır. Sadak Hamamı (Kelkit) Gümüşhane Kelkit ilçesinde bulunan Sadak Hamamı’nın ne zaman ve kimin tarafından yaptırıldığı bilinmemektedir. Kitabesi bulunmadığı gibi kaynaklarda da ismine rastlanılmamıştır. Yapı üslubundan Osmanlı döneminde yapıldığı sanılmaktadır. Hamam kare planlı olup sıcaklık ve onun çevresindeki iki halvet hücresinden meydana gelmiştir. Moloz taş ve yer yer de tuğla yapımında kullanılmıştır. Hamam günümüze harap bir durumda gelmiştir.
___________________________________________________________________________
ÇöL FıRtInAsI Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için [Linkleri Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekmektedir.Lütfen Buraya TIKLAYARAK Üye Olunuz.] suskunluğum aseletimdendir.her lafa vercek bi cevabım var.lakin bir lafa bakarım , lafmı diye...birde söyleyene bakarım adammı diye.
|
|
|
|
|
#7 (permalink) |
|
Prenses
![]() ![]() ![]() |
Gümüşhane Köprüleri Tohumoğlu Köprüsü (Merkez) ![]() Gümüşhane –Erzurum yolu üzerinde, Tohumoğlu denilen yerde bulunan köprünün kitabesi bulunmadığından yapım tarihi kesinlik kazanamamıştır. Bununla beraber yapı üslubundan Selçuklu döneminde, XII-XIII.yüzyıllarda yapıldığı sanılmaktadır. Köprü küçük taşlardan yapılmış, yer yer de iri blok taşlardan da yararlanılmıştır. Köprü İki gözlü ve yuvarlak kemerlidir. İki kemerin birleştiği yerde bir selyaran bulunmaktadır. Günümüze iyi bir durumda gelmiştir. Gümüşkaya Köprüsü (Kodilbahçe) (Merkez) ![]() Gümüşhane-Erzurum yolu yakınında Gümüşkaya Köyü yolu üzerinde bulunan bu köprünün de kitabesi günümüze gelemediğinden ne zaman yapıldığı konusunda bilgilerimiz bulunmamaktadır.Yapı üslubundan Selçuklu döneminde, XII-XIII. yüzyıllarda da yapıldığı sanılmaktadır. Kesme taştan yapılmış yuvarlak kemerli tek gözlü bir köprüdür. Günümüze iyi bir durumda gelebilmiştir. Kara Mustafa Paşa Deresi Köprüsü (Merkez) Gümüşhane’de Kara Mustafa Paşa Deresi üzerinde bulunan bu köprü Selçuklu Döneminde, XII-XIII.yüzyıllarda yapıldığı sanılmaktadır. Moloz taştan, tek gözlü ve yuvarlak kemerli bir köprüdür. Krom Köprüsü (Merkez) ![]() Gümüşhane Yağlıdere Köyü yakınında Krom Vadisi’nde bulunan köprünün yapım tarihi bilinmemektedir. Düzgün yontma taştan ve moloz taşlardan yapılmıştır. Tek gözlü ve yayvan yuvarlak kemerlidir. Yağlıdere (Bazbent) Köprüsü (Merkez) ![]() Gümüşhane Yağlıdere Köyü vadisinde bulunan köprünün yapım tarihi bilinmemektedir. Yontma ve moloz taştan yapılan köprü geniş, yayvan yuvarlak kemerlidir. Köprü üzerindeki korkulukları onarım sırasında yenilenmiştir. Köprübaşı Köprüsü (Merkez) ![]() Gümüşhane-Trabzon yolu üzerinde bulunan köprünün yapım tarihi bilinmemektedir. Büyük olasılıkla XVI.yüzyılda yapılmış Osmanlı köprülerindendir. Kesme taştan iyi bir işçilikle yapılmış olan köprü tek gözlü ve sivri kemerlidir. Günümüzde de kullanılmaktadır. |