|
|||||||
| Karadeniz ve İç Anadolu Holiday in Turkey Karadeniz ve İç Anadolu Bölgesine Ait Eşsiz Tatil Yerleri Turkey İn Holiday |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
|
|
#11 (permalink) |
|
Prenses
![]() ![]() ![]() |
Niğde Müzesi
Niğde Müzesi, Niğde ve çevresinde ortaya çıkan eserlerin 1933 yılında Halil Nuri Yurdakul isimli bir kişinin topladığı eserlerle ilk kurulma adımı atılmıştır. Toplanan eserlere önce bir yer aranmış 1936 yılında Karamanoğullarına ait bir yapı olan Akmedrese’de bir araya getirilmiştir. Akmedrese, Karamanoğlu Alâeddin Bey’in oğlu Ali Bey tarafından 1409 yılında yaptırılmış ve giriş cephesindeki mermerlerinden ötürü de Akmedrese ismini almıştır. Akmedrese’de toplanan bu eserleri korumak ve depolamakla,1937 yılında Niğde Lisesi öğretmeni Kemal Kiper fahri bir müze memuru olarak görevlendirilmiştir. Bundan sonra Akmedrese’nin restorasyonuna devam edilmiş ve eserlerin kabaca tasnifi yapılmıştır. II. Dünya Savaşı’nın başlaması nedeniyle medrese, İstanbul müzelerinden özellikle Topkapı Sarayı Müzesi’nden getirilen eserlerin korunduğu bir depo olmuştur. Savaşın bitmesinden bir süre sonra bu eserler İstanbul’a gönderilmiştir. Niğde Müzesi 1957 yılında Müdürlük haline dönüştürülmüş, müdürlüğüne de müzenin kurucularından Mehmet Zeki Oral atanmıştır. Niğde ve çevresinde yapılan araştırma ve kazılar sonucunda ele geçen eserlerin artması, yeni bir müze binasına ihtiyaç göstermiştir. Niğde Kız Enstitüsü için ayrılan arazinin bir kısmına yeni bir müze yapılmasına karar verilmiş ve müzenin yapımına 1971’de başlanmıştır. Yeni müze binasının yapımı 1977 yılında tamamlanmış, teşhir ve tanzim düzenlemeleri yapıldıktan sonra 19 Kasım 1982’de ziyarete açılmıştır. Niğde Müzesi arkeoloji ve etnoğrafya bölümlerinden meydana gelmiştir. Müzenin arkeoloji bölümünde Pınarbaşı Höyük, Köşk Höyük, Tepecik Höyük ve Kaletepe opsidiyen atölyeleri kazılarından ele geçen buluntular sergilenmektedir. Bunların yanı sıra Eski Tunç Çağı, Asur Ticaret Kolonileri dönemine ait örneklerin bulunduğu Göltepe Höyüğü, Antik Kastel Kalay Ocağı, Acemhöyük, Darboğaz kasabası mezar kalıntıları, Hitit Tanrıları’ndan fırtına ve bereket tanrılarının siteleri, Hitit hiyeroglif yazılı kitabeler, Göllüdağ arslanı, Kaynarca Tümülüsü buluntuları, Frig Çağı’na tarihlenen keramikler, Porsuk Höyük ve Helenistik ile Bizans Çağı buluntuları onları tamamlamaktadır. Arkeoloji bölümünde Roma Çağı’na tarihlenen pişmiş toprak ve cam eserler, mühür baskıları, çeşitli heykelcikler, Tyana antik kentine ait Roma İmparatorluk Dönemi kabartma eserleri, Roma çağının mezar stelleri de bulunmaktadır. Aksaray Ihlara Vadisi’nde bulunan ve X.yüzyıla tarihlenen rahibe mumyası, Aksaray Çanlı Kilise’de bulunan ve X.yüzyıla ait dört adet çocuk mumyası da bu bölümde sergilenmektedir. Müzenin bir de zengin bir sikke koleksiyonu bulunmaktadır. Bu bölümde Yunan, Roma, Bizans, İslam ve Osmanlı sikkeleri sergilenmektedir. Ayrıca bu bölümde Kapadokya yöresine ait çeşitli sikkeler, Gümüşköy ve Tepebağları definelerinde ortaya çıkan sikkelere de yer verilmiştir. Müzenin etnoğrafya bölümünde, yöresel giysilerin yanı sıra çeşitli dönemlerde kullanılmış kesici ve ateşleyici silahlar, el yazmaları, İlhanlı döneminde yapılmış olan Sungur Bey Camisi’ne ait ahşap kapı ve pencere kanatları, mihraplar, çeşitli şamdanlar, alemler, kapı kilitleri, takılar bulunmaktadır. Halı ve kilim yönünden önemli bir merkez olan Niğde’de dokunmuş düz yaygılara, halı ve kilimlere de etnoğrafya bölümünde yer verilmiştir.
___________________________________________________________________________
ÇöL FıRtInAsI Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için [Linkleri Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekmektedir.Lütfen Buraya TIKLAYARAK Üye Olunuz.] suskunluğum aseletimdendir.her lafa vercek bi cevabım var.lakin bir lafa bakarım , lafmı diye...birde söyleyene bakarım adammı diye.
|
|
|
|
|
#12 (permalink) |
|
Prenses
![]() ![]() ![]() |
Niğde Müzesi
Niğde Müzesi, Niğde ve çevresinde ortaya çıkan eserlerin 1933 yılında Halil Nuri Yurdakul isimli bir kişinin topladığı eserlerle ilk kurulma adımı atılmıştır. Toplanan eserlere önce bir yer aranmış 1936 yılında Karamanoğullarına ait bir yapı olan Akmedrese’de bir araya getirilmiştir. Akmedrese, Karamanoğlu Alâeddin Bey’in oğlu Ali Bey tarafından 1409 yılında yaptırılmış ve giriş cephesindeki mermerlerinden ötürü de Akmedrese ismini almıştır. Akmedrese’de toplanan bu eserleri korumak ve depolamakla,1937 yılında Niğde Lisesi öğretmeni Kemal Kiper fahri bir müze memuru olarak görevlendirilmiştir. Bundan sonra Akmedrese’nin restorasyonuna devam edilmiş ve eserlerin kabaca tasnifi yapılmıştır. II. Dünya Savaşı’nın başlaması nedeniyle medrese, İstanbul müzelerinden özellikle Topkapı Sarayı Müzesi’nden getirilen eserlerin korunduğu bir depo olmuştur. Savaşın bitmesinden bir süre sonra bu eserler İstanbul’a gönderilmiştir. Niğde Müzesi 1957 yılında Müdürlük haline dönüştürülmüş, müdürlüğüne de müzenin kurucularından Mehmet Zeki Oral atanmıştır. Niğde ve çevresinde yapılan araştırma ve kazılar sonucunda ele geçen eserlerin artması, yeni bir müze binasına ihtiyaç göstermiştir. Niğde Kız Enstitüsü için ayrılan arazinin bir kısmına yeni bir müze yapılmasına karar verilmiş ve müzenin yapımına 1971’de başlanmıştır. Yeni müze binasının yapımı 1977 yılında tamamlanmış, teşhir ve tanzim düzenlemeleri yapıldıktan sonra 19 Kasım 1982’de ziyarete açılmıştır. Niğde Müzesi arkeoloji ve etnoğrafya bölümlerinden meydana gelmiştir. Müzenin arkeoloji bölümünde Pınarbaşı Höyük, Köşk Höyük, Tepecik Höyük ve Kaletepe opsidiyen atölyeleri kazılarından ele geçen buluntular sergilenmektedir. Bunların yanı sıra Eski Tunç Çağı, Asur Ticaret Kolonileri dönemine ait örneklerin bulunduğu Göltepe Höyüğü, Antik Kastel Kalay Ocağı, Acemhöyük, Darboğaz kasabası mezar kalıntıları, Hitit Tanrıları’ndan fırtına ve bereket tanrılarının siteleri, Hitit hiyeroglif yazılı kitabeler, Göllüdağ arslanı, Kaynarca Tümülüsü buluntuları, Frig Çağı’na tarihlenen keramikler, Porsuk Höyük ve Helenistik ile Bizans Çağı buluntuları onları tamamlamaktadır. Arkeoloji bölümünde Roma Çağı’na tarihlenen pişmiş toprak ve cam eserler, mühür baskıları, çeşitli heykelcikler, Tyana antik kentine ait Roma İmparatorluk Dönemi kabartma eserleri, Roma çağının mezar stelleri de bulunmaktadır. Aksaray Ihlara Vadisi’nde bulunan ve X.yüzyıla tarihlenen rahibe mumyası, Aksaray Çanlı Kilise’de bulunan ve X.yüzyıla ait dört adet çocuk mumyası da bu bölümde sergilenmektedir. Müzenin bir de zengin bir sikke koleksiyonu bulunmaktadır. Bu bölümde Yunan, Roma, Bizans, İslam ve Osmanlı sikkeleri sergilenmektedir. Ayrıca bu bölümde Kapadokya yöresine ait çeşitli sikkeler, Gümüşköy ve Tepebağları definelerinde ortaya çıkan sikkelere de yer verilmiştir. Müzenin etnoğrafya bölümünde, yöresel giysilerin yanı sıra çeşitli dönemlerde kullanılmış kesici ve ateşleyici silahlar, el yazmaları, İlhanlı döneminde yapılmış olan Sungur Bey Camisi’ne ait ahşap kapı ve pencere kanatları, mihraplar, çeşitli şamdanlar, alemler, kapı kilitleri, takılar bulunmaktadır. Halı ve kilim yönünden önemli bir merkez olan Niğde’de dokunmuş düz yaygılara, halı ve kilimlere de etnoğrafya bölümünde yer verilmiştir.
___________________________________________________________________________
ÇöL FıRtInAsI Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için [Linkleri Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekmektedir.Lütfen Buraya TIKLAYARAK Üye Olunuz.] suskunluğum aseletimdendir.her lafa vercek bi cevabım var.lakin bir lafa bakarım , lafmı diye...birde söyleyene bakarım adammı diye.
|
|
|
|
|
#13 (permalink) |
|
Prenses
![]() ![]() ![]() |
Niğde Sivil Mimari Örnekleri
Niğde sivil mimarisinin meydana gelmesinde yörenin ikliminin ve burada yaşamış olan toplumların büyük etkisi olmuştur. Niğde sivil mimarisini oluşturan yapıların büyük çoğunluğu yöreye özgü sarı trakit taşından yapılmıştır. Niğde ve yöresinde yapılmış olan bütün dini, sivil ve remi yapılarda aynı taş kullanılmıştır. Bunların büyük çoğunluğu da cephelerde yer almıştır. Ayrıca siyah renkli bazalt taşı sağlamlığından ötürü zemin katların köşelerinde, kapı, pencere sövelerinde ve çıkmaları taşıyan konsollarda uygulanmıştır. Bunun yanı sıra duvarların arasındaki hatıllarda, kapı lentolarında, balkon ve çıkmalarda, kapı ve pencerelerde, dolaplarda, yüklüklerde de ahşaptan yararlanılmıştır. Evlerin balkon ve pencere parmaklıklarında, kafeslerinde, tokmaklarında ve kilitlerinde demir ve pirinçten yararlanılmıştır. Niğde sivil mimarisinde kerpice hemen hiç yer verilmemiştir. Bu yöredeki evler Kayseri ve Nevşehir evleri ile yakın benzerlikler göstermektedir. Yalnızca Niğde’ye 13 km. uzaklıkta bulunan Bor’da taşın yanı sıra kerpiç de kullanılmıştır. Niğde sivil mimarisinde, temellerde moloz taşa yer verilmiştir. Cephede olmayan yan duvarlarda ve avlu duvarlarında ise moloz taş yoğun biçimde kullanılmıştır. Üst örtülerde hasır ve toprak, en üstte de Çorak ismi verilen sıkıştırılmış killi toprak kullanılmıştır. Kiremitli çatı kullanımı ise bu yörede çok azdır. Üst örtüde bazen Hezen Örme ismi verilen ağaçlarla kapatıldığı, üzerlerine tahta, hasır ve saz örtüldüğü de görülmektedir. Niğde evlerinde yüksek duvarlarla çevrili avluya anıtsal görünümü olan bir kapıdan girilmektedir. Bu avluda yemek pişirmeye özgü kemerli bir ocak, mutfak ve helâlara yer verilmiştir. Bazı evlerde ise bu avludaki bölümler evin arkasındaki bir diğer avluya konulmuştur. Evlerin zemin katına kemerli bir kapıdan, ikinci kata ise merdivenlerle çıkılmaktadır. Arazi yapısından ötürü bazı evler ise Tol ismi verilen kemerli taş tonozlar üzerinde teraslar halinde yapılmıştır. Bu tonozların bulunduğu yere de ahır, depo, samanlık yerleştirilmiştir. Ayrıca tüf kayaların oyulması ile oluşturulan depo ve kilerler evin dışında yer almıştır. Bazı evlerde zemin katlarda büyük kemerli ocağın bulunduğu mutfak ve hizmet birimleri bulunmaktadır. İkinci katlarda çoğunlukla sokağa bakan sofalar ve bunların çevresinde de geniş ve yüksek tavanlı odalar sıralanmıştır. Eski Niğde evleri plan tipini iç sofalar oluşturmaktadır. Tek katlı evlerde doğrudan doğruya sofaya geçilmektedir. Evin merkezini oluşturan bu sofaya da bütün odalar açılmaktadır. Azınlıklardan kalan bazı evlerin sofaları ise haç biçimindedir. Sokağa yönelik evlerin cepheleri çıkmalarla hareketlendirilmiştir. Niğde evlerinde değişik biçimlerde çıkmalarla karşılaşılmaktadır. Bu çıkmalar dikdörtgen, üçgen ve yarım daire şeklindedir. Bazı örneklerde ise taş konsollar üzerine binen çıkmalara da rastlanmaktadır. Cephedeki pencereler demir parmaklıklarla ve kafeslerle kapatılmıştır. Buradaki demir kafesler S harfi şeklinde kıvrımlar meydana getirmiş, ayrıca damın üzerine yerleştirilen değişik formlardaki çörtenler de cephenin zengin bir görünüm kazanmasına neden olmuştur. Niğde evlerinde bezeme olarak taş süslemeler ön plandadır. Katları birbirinden ayıran mukarnaslı profilli silmeler, pencere aralarındaki mukarnas ve iyon başlıklı sütuncuklar pencereleri çevreleyen silme ve kemerler de görülmektedir. Çıkmaların üzerine oturduğu konsollar stilize edilmiş arslan, ejder, at gibi şekillerde yapılmıştır. Bazı çörtenler de bunlara benzer şekilde arslan başlarını andırmaktadır. İç mekânlarda dolap ve yüklükler ile tavan göbekleri ahşap bezemelerle kaplanmıştır. Niğde’de yeni yapılanmanın yoğunlaşmasından ötürü eski evlerden çok az örnek günümüze gelebilmiştir. Bu evlerin başında Kadıoğlu Konağı, Resul Özkul Evi gelmektedir. Bununla beraber Kültür Bakanlığı ildeki 55 evi tescil ederek koruma altına almıştır. Niğde’nin Aşağı Kayabaşı Mahallesi’ndeki Kadıoğlu Sokağı ile Sungur Mahallesi’ndeki Cullas Sokağı evleri koruma altında olup, Niğde evlerinin tipik örnekleri burada bulunmaktadır.
___________________________________________________________________________
ÇöL FıRtInAsI Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için [Linkleri Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekmektedir.Lütfen Buraya TIKLAYARAK Üye Olunuz.] suskunluğum aseletimdendir.her lafa vercek bi cevabım var.lakin bir lafa bakarım , lafmı diye...birde söyleyene bakarım adammı diye.
|
|
|
|
|
#14 (permalink) |
|
Prenses
![]() ![]() ![]() |
Niğde Kaplıcaları
Kocapınar Suyu ve Çamuru (Merkez) Niğde il merkezine 2 km. uzaklıkta, Bor yolu kenarında bulunan Kocapınar suyu arazinin değişik noktalarından kaynamaktadır. Bu kaynak açıkta akmaktadır. Bu sudan deri, mide ve bağırsak hastalıkları tedavisinde yararlanılmaktadır. Kemerhisar İçmeleri (Bor) Niğde ili Bor ilçesine 10 km. uzaklıkta bulunan Kemerhisar İçmesi, Kemerhisar Köyü’nün 3 km. güneyindedir. Ovanın ortasından kaynayan bu su, 1970’li yıllarda bir beton depo içerisinde toplanmıştır. Toprak yüzeyinden birkaç basamakla inilen çeşmesinden su sağlanmaktadır. Kaynağın 200 m. ötesindeki bir bölüm çevreden sızan sularla bir gölcük halindedir. Bor Belediyesi bu kaynağın yanına bir tesis yaptırmıştır. Ferhenk Müshil Maden Suyu (Merkez) Niğde il merkezinin 30 km. doğusunda, Dikilitaş Köyü ile Hüyük demiryolu istasyonu yakınında bulunan bu maden suyu köy yakınındaki yüksek sırtın birçok noktasından kaynamaktadır. Bu suyun müshil etkisi yaptığı bilinmektedir. Çiftehan Kaplıcaları (Ulukışla) Niğde’ye 75 km. uzaklıkta, Ulukışla-Adana yolu üzerinde bulunan Çiftehan Kaplıcası çeşitli kaynaklardan toplanan sulardan meydana gelmiştir. Suyun sıcaklığı 53 C, 49 C, 52 C ve 22 C arasında değişmektedir. Kaplıcadan saniyede toplam 20 lt. su çıkmaktadır. H değeri 7.3-7.8 arasında olup toplum mineralizasyon 2066 MGK/ltd civarındadır. Meta borik asit 12.9mg/ltd ,meta silikat asim 18.9 MGK/ltd Termal sular 5.6 MGK/ltd flüorür içermektedir. Çok geniş bir beslenme alanca sahip Çiftehane termal alanındaki termal kaynak Çiftehan fayına dik olarak kuzey, kuzeybatı yönlü faydan çıkmaktadır. Önceki yıllarda 3 adet termal su kaynağı bulunan kaplıcanın günümüzde doğal boşalım 2 noktadan oluşmakta ve ancak sondaj kuyusunda üretim olmadığı zamanlarda akis görülmektedir. Toplam debi 3lt/sn civarındadır. 1969 yılında İstanbul Tip Fakültesinin incelemelerinde termal kaynak sularının sıcaklarının 52 derece olarak ölçülmüş olup, daha sonraki ölçümlerde MTA tarafından 44,5 derece olarak belirlenmiştir. Bu kaplıcadan romatizma, kadın hastalıkları, sinir hastalıkları, deri hastalıkları, karaciğer ve safra kesesi hastalıklarının tedavisinde faydalanılmaktadır. Kaplıca çevresinde tesisler kurulmuştur. Suyu acı olup, tuz miktarı azdır. Bu yüzden de böbreklerin çalışmasında etkili olmaktadır.
___________________________________________________________________________
ÇöL FıRtInAsI Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için [Linkleri Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekmektedir.Lütfen Buraya TIKLAYARAK Üye Olunuz.] suskunluğum aseletimdendir.her lafa vercek bi cevabım var.lakin bir lafa bakarım , lafmı diye...birde söyleyene bakarım adammı diye.
|
|
|
|
|
#15 (permalink) |
|
Prenses
![]() ![]() ![]() |
Niğde Saat Kulesi
Niğde il merkezinde kale burcu üzerinde bulunan saat kulesini Ziya Paşa 1866 yılında yaptırmıştır. Saat Kulesi kesme taştan, sekizgen kaide üzerinde ve sekizgen gövdeli olarak yapılmıştır. Kulenin kaidesi gövdeden daha kalındır. Bu gövdenin üzeri iki silme ile üç bölüme ayrılmıştır. Bunun üzerinde demir parmaklıklı bir şerefeye yer verilmiştir. Şerefe üzerinde ise köşeleri içeriye doğru kavisli kübik görünümlü bir gövde eklenmiş, bunun üzerine de birbirlerine sivri kemerlerle bağlanmış dört sütunun taşıdığı bir köşk yerleştirilmiştir. Bu küçük köşkün üzeri de sekizgen kasnaklı bir kubbe ile örtülmüştür. Saat kadranı şerefe üzerindeki kübik gövdenin şehre bakan tarafına yerleştirilmiştir.
___________________________________________________________________________
ÇöL FıRtInAsI Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için [Linkleri Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekmektedir.Lütfen Buraya TIKLAYARAK Üye Olunuz.] suskunluğum aseletimdendir.her lafa vercek bi cevabım var.lakin bir lafa bakarım , lafmı diye...birde söyleyene bakarım adammı diye.
|
|
|
|
|
#16 (permalink) |
|
Prenses
![]() ![]() ![]() |
Niğde Doğal Güzellikleri
Narlıgöl (Merkez) Niğde Nar Köyü ve Sofular Köyü yakınında bulunan Narlıgöl ve çevresi sağlık turizmi açısından zengin olup, İl Özel Idaresi'nce 4 adet sıcak su sondaj kuyusu açtırılmış bu kaynaklardan 65 derece sıcaklıkta 110 litre/sn lik sıcak su sağlanmıştır. Suyu kükürtlü olduğundan Acıgöl olarak anılan, daha sonraları Narlıgöl adını alan göl, Narköy’e 3 km. uzaklıktadır, etrafı dağlarla çevrili Narlıgöl tipik bir kraker gölü olup, çeşitli kaynaklardan beslenmektedir. Göl yaklaşık olarak 2.500 metrekarelik bir alanı kaplamaktadır. Derinliği 65-70 m yi bulmaktadır. Gölün kenarları çayır ve sazlıklarla kaplıdır. Narlıgöl’ün oluşumu ile ilgili olarak yörede bir söylence bulunmaktadır. Bu söylenceye göre; Gölün bulunduğu yerde o dönemde bir köy bulunmakta imiş. Köye bir dilenci gelmiş, dilenmiş ancak, bu köyde hiç kimse sadaka vermemiş, yardım etmemiş. Yalnız bir gelin bu dilenciye bir miktar sadaka vermiş. Dilenci geline “Allah razı olsun” dedikten sonra hiç geriye bakmadan kendisini takip etmesini söylemiş ve bugün gölün olduğu yerden 1 km. uzaklaşmışlar. Gelin içine doğan bir hisle geriye dönüp baktığı zaman köyün bulunduğu yerin büyük bir bölümünün göl haline geldiğini görmüş. Daha sonra ge¬lin hıçkırarak ağlamaya başlamış ve orada ölmüş. Buradaki sıcak su kaynağının kaynağın gelinin gözyaşları olduğuna inanılmıştır. Ayrıca gelinin mezarının da bu kaynağının yanında bulunduğuna inanılmaktadır Kaynaklarda toplanan sular gölün tabanından sızarak yaklaşık 3 km. batıdaki Bekârlar Köyü’nde yeniden ortaya çıkmaktadır. Etrafı yüksek dağlarla çevrili olan Narlıgöil oldukça çukurda kaldığı için kışın ılık bir havanın hâkim olduğu ve kar tutmadığı yapılan incelemeler sonucunda anlaşılmıştır. Bu bölge genel karakteri itibariyle Kapadokya Bölgesi'nin bir uzantısı olup, Ihlara-Derinkuyu Vadisi'nin devamı görünümündedir. Narköy’ün doğu-batı yönlerinde uzanan bu vadi boyunca peri bacaları bulunmaktadır. Peri bacalarının bir kısmı tamamen açıkta olup, bir kısmı yeni ortaya çıkmaktadır. Bunların bir kısmı 2-3, bir kısmı ise 5 kata kadar yükselmektedir. Geç Bizans Devri Sanatı'nın özelliklerini taşıyan kiliseleri ise MS.X.-XII. yüzyılları arasına tarihlemek mümkündür. Vadi içindeki kiliselerden Narlıgöl’ün güneyinde bulunan kilise içinin freskli olması nedeni ile diğer kiliselerden daha önemli olarak göze çarpmaktadır. Beş katlı olan bu kilisenin özellikle giriş katı özenle yapılmış fresklerle kaplıdır. Ancak diğerleri gibi bu freskler de çok tahrip edilmiştir. Kare plana sahip olan bu kısmın duvarların¬da aziz ve azize resimleri, tavanlarında ise İsa'nın havarileri ayin için sıralanmış bir şekilde resimlenmiştir. Çevrede yapılan incelemelerde Grekçe-Latince yazılıp işlen¬miş mermer ve kalker taşından mezar taşlarına da rastlanılmıştır. Emli Vadisi (Çamardı) Niğde Çamardı ilçesindeki Emli Vadisi doğal bir oluşum olup, yürüyüş ve trekking sporları için kullanılmaktadır.Emli Vadisinde bazı su kaynakları da bulunmaktadır. Emli Vadisi Aladağlar içerisindeki ormanlık alandır. Park ve Mesire Yerleri İl merkezinin 2 km. batısında Kayardı Bağları, Fertek’te Fatih Parkı, Bor ilçesi Bahçeli kasabasında Bahçeli Gezi ve Mesire Yeri, il merkezinin 12 km. kuzeyindeki Gebere Barajı çevresi, yine il merkezine 9 km. uzaklıktaki Gümüşler Barajı ve çevresi, Çiftlik ilçesinde Ketençimen mesire yeri, Ulukışla ilçesi sınırları içerisindeki Boklarlar, Darboğaz kasabası çevresi ve Meydan Yaylası ilin belli başlı mesire ve dinlenme alanlarıdır. Ayrıca Dağcılık ve kış turizmi açısından önemli bir bölge olan Ecemiş Çayı ve Demirkazık Dağevi çevresi de önemli mesire yerleri arasındadır.
___________________________________________________________________________
ÇöL FıRtInAsI Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için [Linkleri Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekmektedir.Lütfen Buraya TIKLAYARAK Üye Olunuz.] suskunluğum aseletimdendir.her lafa vercek bi cevabım var.lakin bir lafa bakarım , lafmı diye...birde söyleyene bakarım adammı diye.
|
|
|
![]() |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | son Mesaj |
| Sivas Tanıtım (Nasıl Gidilir Ne Yenir Ne İçilir) | ÇöL FıRtInAsI | Karadeniz ve İç Anadolu | 18 | 02-23-2008 05:29 PM |
| Zonguldak Tanıtım (Nasıl Gidilir Ne Yenir Ne İçilir) | ÇöL FıRtInAsI | Karadeniz ve İç Anadolu | 13 | 02-12-2008 10:54 AM |
| Gümüşhane Tanıtım (Nasıl Gidilir Ne Yenir Ne İçilir) | ÇöL FıRtInAsI | Karadeniz ve İç Anadolu | 14 | 02-11-2008 10:48 AM |
| Bartin Tanıtım (Nasıl Gidilir Ne Yenir Ne İçilir) | ÇöL FıRtInAsI | Karadeniz ve İç Anadolu | 8 | 02-11-2008 10:27 AM |
| Muş Tanıtım (Nasıl Gidilir Ne Yenir Ne İçilir) | ÇöL FıRtInAsI | Akdeniz ve Dogu And | 14 | 02-08-2008 10:43 AM |