|
|||||||
| Marmara ve Ege Bölgesi Holiday in Turkey Marmara ve Ege Bölgesine Ait Tatil Yerlerinin Tanıtımı Turkey in Holiday |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
|
|
#1 (permalink) |
|
ZoR oLaN GiTMeK DeĞiL GiDeNi BeKLeMeK
![]() ![]() ![]() |
Kütahya
Kuruluş Tarihi kesin olarak tesbit edilememekle beraber, Tarihi M.Ö.III. Bin yıllarına uzanmaktadır. Ünlü masalcı Ezop Kütahya 'da doğmuştur. Eski kaynaklara göre Kütahya 'nın antik çağlardaki adı Kotiaeon, Cotiaeum ve Koti şeklinde geçmektedir. İl topraklarına yerleşen en eski halk Friglerdir. M.Ö 1200 'lerde Anadolu 'ya gelen Frigler, Hitit İmparatorluğunun topraklarına girdiler ve bir devlet olarak örgütlendiler. M.Ö 676 'da Kimmeler, Frigya Kralı III. Midas 'ı bozguna uğratarak Kütahya ve çevresine egemen oldular. Alyattes 'in Lidya Kralı olduğu dönemde Kimmer egemenliği yerini Lidya yönetimi aldı. M.Ö 546 'da Persler Lidya Ordusunun yenilgiye uğratarak Anadolu 'yu istila etti. M.Ö 334 'de Biga Çayı yakınlarında Persleri yenilgiye uğratan İskender yörede üstünlük kurdu. İskender 'in M.Ö 323 'te ölümü ile Kütahya ve yöresi komutanlarından Antigonos 'a geçti. M.Ö 133 'de Roma yönetimine girdi. Piskoposluk merkezi haline getirildi. 1071 'de Malazgirt Savaşı 'nda Alparslan 'a yenilen Bizans İmparatoru Romanus Diogenes 'de tutsaklık dönüşü Kütahya 'ya getirildi ve gözleri kör edildi. 1078 'de Anadolu Selçuklu Devletini kuran Kutalmışoğlu Süleyman Şah Kütahya 'yı da ele geçirdi. 1097 'de Haçlıların saldırısına uğradı. II. Kılıçarslan kaybedilen topraklarla birlikte Kütahya 'yı geri aldı. 1277 'de Gıyaseddin Keyhüsrev Kütahya yöresini Germiyanoğlu Süleyman Şah kızı Devlet Hatun 'u Osmanlı Sultanı I. Murat 'ın oğlu Yıldırım Beyazıt 'a verdi. (1381) Germiyanoğulları Beyliğinin toprakları Devlet Hatun 'un çeyizi olarak Osmanlılara verildi. (Kütahya ve çevresi dahil) 1402 Ankara Savaşında, Beyazıt 'ı ağır bir yenilgiye uğratan Timur, Kütahya 'yı alarak II. Yakup Bey 'e geri verdi. Kütahya daha sonra Osmanlılara geçti ve Sancak Merkezi oldu. Sultan II. Beyazıt 'ın zamanında Şah İsmail yanlısı Şahkulu Kütahya 'da ayaklandı. Bu isyan 1511 yılında bastırıldı. XIX. yy 'da Osmanlı Devletine başkaldıran Mısır Valisi Mehmet Ali Paşa 'nın oğlu Kütahya 'yı işgal etti. Sultan Mahmut ile imzalanan Kütahya Antlaşması ile Mısır askerleri Kütahya 'yı terk etti. Avrupa 'da 1848 ihtilalleri sırasında, Macarlar 'da ayaklamışlardı. Macar Ulusal Hareketi Avusturya ve Rusya tarafından bastırılınca hareketin önde gelenlerinden bazıları 1849 'da Osmanlı Hükümetine sığındı. Başta Lajos Kossuth olmak üzere Kütahya 'ya yerleştirilen Macarlar, 1851 'e kadar burada kaldılar. Kütahya 1867 'de Hüdavendigar Vilayetine bağlı bir sancak merkezi iken, II. Meşrutiyetten sonra bağımsız bir sancak oldu. Milli Mücadele yıllarında, Ocak 1921 'de Çerkez Ethem düzenli ordu çatışmasına sahne olan Kütahya, 17 Temmuz 1921 'de Yunanlıların işgaline uğradı. Büyük Taarruz 'a kadar işgal altında kalan Kütahya, 30 Ağustos 1922 'de kurtuldu. 8 Ekim 1923 'de Vilayet durumuna getirilmiştir. Konu ÇöL FıRtInAsI tarafından (03-07-2008 Saat 10:20 AM ) değiştirilmiştir.. |
|
|
|
|
#2 (permalink) |
|
ZoR oLaN GiTMeK DeĞiL GiDeNi BeKLeMeK
![]() ![]() ![]() |
İLÇELER:
Kütahya İlinin İlçeleri; Altıntaş, Aslanapa, Çavdarhisar, Domaniç, Dumlupınar, Emet, Gediz, Pazarlar, Şaphane, Hisarcık, Simav ve Tavşanlıdır. Altıntaş: İl Merkezine 34 km. uzaklıkta güneybatı ve doğusunda dağlarla çevrili, Porsuk Çayı ve kollarının suladığı verimli bir ovada kurulan Altıntaş, Frigler zamanda Ağroste ve Zbourcea adıyla anılmaktayken Roma döneminde de Appia merkezli Cerevra antik kentlerine ev sahipliği yapmıştır. Altıntaş yöresinde, katolitik dönem buluntularının yanı sıra Üçhöyük�te ilk Tunç Çağı�na tarihlenen bir yerleşme alanı saptanmaktadır. Aslanapa: İl merkezine 54 km. uzaklıktaki Aslanapa, çam ve meşe ormanı ile çevrili Muratdağı ve Yellice Dağları ile çevrili verimli Aslanapa Ovasında kurulmuştur. Aslanapa tarihi hakkında kesin bir bilgi olmamakla birlikte M.Ö.�ye dayanan çeşitli Medeniyetlere ev sahipliği yaptığı, kültür izlerinden tespit edilmektedir. Çavdarhisar: Kütahya'ya 57 km. uzaklıktadır. Çavdarhisar antik kaynaklarda Aizanoi olarak geçmektedir. Aizanoi şehri civarının M.Ö. 3 bin yıllardan beri yerleşim yeridir.Erken Bizans döneminde Hristiyanlığın yayılmasıyla piskoposluk merkezi haline gelmiştir. İmparator Hadrianus tarafından yaptırılan Zeus Tapınağı bu ilçededir. Bunun yanında tiyatro. Stadyum, sütunlu cadde, kemerli köprüler, mozaik hamam, mezarlıklar, anıtsal kapılar, dünyada ilk sel felaketini önlemek için inşa edildiği anlaşılan baraj duvarı, ilk borsa binası olarak kullanılmış yuvarlak yapı bulunmaktadır. Domaniç : Domaniç Kütahya'ya 89 km. uzaklıktadır.Merkezde ve köylerde Roma ve Bizans dönemlerinin özelliklerini taşıyan dua ve mezar taşlarına rastlanmaktadır. Ayrıca, Mızık Çamı ve Devlet Ananın (Hayme Hatun) türbesi bu ilçededir. Domaniç'in doğal güzellikleri: Ebem Çamlığı, Ilıcaksu, Sarıkız, Karagöl Yaylası, Acı- su, Kızınsarayı, Durabey Mağarası, Karaerik Deresi, Kocayayla, Alibey Çeşmesi, Pazar Alanıdır. Dumlupınar: Kütahya'ya 82 km. uzaklıktadır.Ulusal Kurtuluş Savaşı'ndaki Meydan Muharebesinde, Mustafa Kemal Paşanın karargah yerinin anıt evi, cephede ve cephe gerisinde şehitlerimizin anısına dokuz adet anıt ve şehitlik vardır. Gazi Emet : Emet, Kütahya'ya 100 km. uzaklıktadır.Şifalı su kaynakları bol olan bu bölge "Termal Turizm Bölgesi" olarak ilan edilmiştir. Eğrigöz kalesi ve doğal mağaraların içerisindeki sarkıt ve dikitler turistlerin ilgi odağıdır. Gencel, Tahtalı, Tetik, Kirazlı, Karataş, Kayı Göleti görülmeye değer yerlerdir. Gediz: Gediz, Kütahya'ya 90 km. uzaklıktadır. Orman içinde yayla özelliği taşıyan Murat dağı dinlenme yeri olduğu kadar kaplıca özelliği de vardır. Hisarcık : Hisarcık İl Merkezine 111 km. uzaklıktadır.İlçeye bağlı Hamamköy de Kaplıca ve Yukarı Yoncaağaç Köyünde Ilıca bulunmaktadır. Bu şifalı sular bir çok hastalığa şifa vermektedir. Pazarlar: Pazarlar Kütahya İl Merkezine 134 km. mesafededir. İlçe doğal güzellikler bakımından oldukça zengindir. Göleti, Sarıyayla ve Akkaya mevkii dinlenmek için oldukça güzel bir manzara oluşturmaktadır. Simav: Simav, Kütahya İl merkezine 135 km. uzaklıktadır. Simav denilince doğal güzellik olarak Gölcük yaylası, Nadarçam, Gebeoluk, Hisar (Asar), Karşıyaka, Çeyrekçi akla gelir. Simav kaplıca suyu ve jeotermal yönden oldukça zengin bir yerdir. Şaphane: İl Merkezine 125 km. uzaklıkta, doğuda Gediz, batıda Simav arasında yükselen Şaphane Dağının güney eteklerinde kurulan ilçe tarih sahnesinde sırasıyla Friglerin, İskender İmparatorluğunun, Bizanslıların ellerinde bulunmuştur. 1234 yılında Konya Selçuklu topraklarına katılmıştır. 13.yy.da Selçuklu İmparatorluğunun yıkılması ile Germiyan Beyliğine geçmiştir. Bu bölgede Kütahya ve İlçeleri ile birlikte Osmanlılara çeyiz olarak verilmiştir. 1402 Ankara Savaşı sonrası Germiyanoğullarına verildiyse de 1425 yılında tekrar Osmanlı İmparatorluğu sınırlarına katılmıştır. Tavşanlı : Kütahya'ya 47 km. uzaklıktadır.Tavşanlı'ya 6 km. uzaklıkta Göbel Kaplıcaları suları romatizma, siyatik, cilt hastalıkları, yaraların tedavisi, mide ve bağırsak ülseri, adale ve kemik rahatsızlıkları ve havasındaki bol oksijen bolluğu nedeni ile astım rahatsızlıklarına iyi gelmektedir. Tavşanlı ilçesinde bulunan Zeytinoğlu Kütüphanesi eşsiz el yazması kitaplara sahiptir. NASIL GİDİLİR? Kütahya, Ege bölgesinin İç Batı Anadolu bölümünün doğusunda yer almaktadır. İç Anadolu�yu Ege�ye, Marmara�yı Ege ve Akdeniz bölgesine bağlayan kara ve demiryollarının kavşağında yer almaktadır. Karayolu : Kütahya�nın Manisa dışındaki altı komşu İl�e (Eskişehir, Afyon, Uşak, Bursa, Bilecik ve Balıkesir) düzenli karayolu bağlantısı vardır. İl merkezinden ilçelere ve ilçelerin birbirlerine karayolu bağlantıları muntazamdır. Kütahya, İstanbul�u Antalya�ya, Ankara�yı İzmir�e bağlayan karayolları kavşağındadır. Otobüs ile Kütahya-Ankara arası 4,5 saat; İzmir, İstanbul ve Antalya'ya ulaşım 6 saat'tir. Terminal kent merkezindedir. Terminale belediye otobüsleri, dolmuş ile ulaşmak mümkündür. Otogar Tel : (+90-274) 223 60 96-223 57 31 Kütahya As Tur : (+90-274) 224 33 00 Kamil Koç Turizm : (+90-274) 216 19 17 Tavşanlı Tur : (+90-274) 216 17 53 Demiryolu : Kütahya, Eskişehir üzerinden kuzeye ve doğuya, Balıkesir üzerinden batıya, Afyon üzerinden güneye ve iç Anadolu�ya uzanan demiryolu ağlarına bağlanmaktadır. Kütahya, güneyinden geçen Ankara-İzmir demiryoluna ise Dumlupınar ilçesinden bağlanmaktadır. Tren garı kent merkezindedir. Gara belediye otobüsleri, dolmuş ile ulaşmak mümkündür. İstasyon Tel: (+90-274) 223 61 21 GEZİLECEK YERLER Müzeler ve Örenyerleri Müzeler Müze Müdürlüğü Adres: Paşam Sultan Mahallesi Çini Müzesi Yanı Tel: (0 274) 223 69 90 Fax: (0 274) 223 55 35 Kütahya Arkeoloji Müzesi Adres: Börekçiler Mah. Ulu Camii Yanı - Kütahya Tel: (0 274) 224 07 85 Kütahya Çini Müzesi Adres: Paşam Sultan Mah. Ulu Camii Yanı Tel: (0 274) 223 69 90 Kossuth Müzesi Adres: Börekçiler Mah. Macar Sokak Tel: (0 274) 223 62 14 Özel Müzeler Dumlupınar-Kurtuluş Savaşı Müzesi Tavşanlı Belediye Müzesi Altıntaş Belediyesi Açık Hava Müzesi. Örenyerleri Aizanoi Antik Kenti Çavdarhisar İlçe Merkezindedir. Vadiler Kütahya İl Merkezine 7 km. uzaklıktaki Yeni Bosna Köyü�nden başlayıp Kütahya�ya 54 km. uzaklıktaki Ovacık Köyü�ne kadar, İlin doğusu boyunca uzanan alana Frig Vadisi denilmektedir. Bölge; Sabuncupınar, Söğüt, İnli, Sökmen, Fındık ve İncik Mağaralarının bulunduğu kuzey bölümü ile daha güneydeki Ovacık Köyü, İnlice Mahallesi ve çevresinden oluşur. Kütahya�nın doğusunda eski bir yanardağ olan Türkmendağı�nın tüfleriyle örtülü olan Frig Yaylaları M.Ö. 900-600 yılları arasında Frigler, daha sonra Roma ve Bizanslılar tarafından iskan edilmiştir. Volkan tüfünün kolay işlenebilir bir kayaç olması, bölgenin en eski halklarından biri olan Friglerin bunları oyma ve yontma yoluyla çeşitli amaçlarla kullanmalarını sağlamıştır. Friglerin ana tanrıçası Kybele�ye adanmış açık hava tapınakları, sunakları ve kaya mezarları ile savunma barınma amaçlı mağaralar en çok göze çarpan eserler arasındadır. Bizans döneminde ise bunlara ilaveten kilise ve şapeller de oyulmuştur. Bölge doğal kaya yapısı ve çam ormanlarıyla ilgi çekici bir merkezdir. Kaleler Antik çağlardan günümüze kadar yerleşimin olduğu Hisar Tepesindedir. Evliya Çelebi�ye göre 70 burca sahip olan Kütahya Kalesi üç bölümden oluşur. Bunlar Kale-i Bala, Kale-i Sagir ve dış surlardır. Roma, Bizans, Selçuklu, Germiyan ve Osmanlı izleri görülen kalede herhangi bir döneme ait kitabe yoktur. Fakat yapılan incelemeler sonucunda 8.yy Bizans, 12.yy Bizans, 13/14.yy Türk dönemlerine ait inşaat özelliklerine rastlanmıştır. Kalede bilinen son inşaat Fatih Sultan Mehmet zamanında yapılmıştır. (1451-1481) Kale�de iki çeşme, iki mescit vardır. Kütahya Kalesinde, kendi ekseninde 45 dakika da bir tur atan Döner Gazino 1973 yılı yapımıdır. Lokanta olarak hizmet veren Döner Gazino�nun altındaki Kır Kahvesi yaz aylarında açıktır.
___________________________________________________________________________
ÇöL FıRtInAsI Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için suskunluğum aseletimdendir.her lafa vercek bi cevabım var.lakin bir lafa bakarım , lafmı diye...birde söyleyene bakarım adammı diye.
|
|
|
|
|
#3 (permalink) |
|
ZoR oLaN GiTMeK DeĞiL GiDeNi BeKLeMeK
![]() ![]() ![]() |
GİRİŞ
Ege Bölgesi’nin İç Batı Anadolu Bölümü’nde yer alan Kütahya, bilinen tarihi içinde Hitit, Frig, Roma, Bizans, Selçuklu, Germiyanoğulları ve Osmanlı Dönemi uygarlıklarıyla Türkiye Cumhuriyeti’ne ulaşmıştır. Kütahya ili sınırları içinde kalan topraklarda yerleşen ve adı bilinen en eski halk Hitit’lerdir. Buna rağmen çevredeki Arkeolojik buluntular ilin yerleşim tarihini çok daha eskilere, ilk çağlara değin götürmektedir. Kütahya için kesin bir kuruluş tarihi verilememekle birlikte; Hitit metinlerinde geçen Assuva tarihiyle ilgili IV. Tuthaliya (M.Ö. 1256–1220) yıllıklarına dayanarak M.Ö. II. binin ortalarında kurulduğu söylenebilir. Kütahya, bugün de işletilen zengin maden yatakları dolayısıyla tarihin her devresinde ilgi görmüş, bu sayede geniş ticaret yollarına sahip olmuş, hızla gelişmiştir. Malazgirt Zaferi’nin ardından XI. yüzyılın sonunda Türk uygarlıklarıyla tanışan Kütahya, Germiyanoğlu Beyliği’ne başkentlik yapmış olup Osmanlı Devleti bu topraklar üzerinde kurulmuştur. Ayrıca Kütahya “Türk ve dünya askerlik tarihi” nin en büyük zaferinin kazanıldığı yer olarak zengin bir kültürel mirasa sahiptir. ŞEHRE VERİLEN ADLAR Eski kaynaklara, sikke ve yazıtlara göre Kütahya’nın antik dönemdeki adı “Kotiaeion”dur. Ünlü Antik Çağ Coğrafyacısı Strabon bu adın, “Kotys’in Kenti” anlamına geldiğini belirtmektedir. Kotys, Trakya’da yaşayan Odrisler’den olup, Romalılar’ın M.S. 38’de Anadolu’ya gönderdiği bir komutanın adıdır. Kütahya Müzesi’nde bulunan bir sikkede bu ad “Koti” olarak geçmektedir. Kütahya adı, eskisine benzetilerek Türkler tarafından verilmiştir. KÜTAHYA’NIN İLK KURULUŞ YERİ İlimizin ilk yerleşim yeri Kütahya kalesi ve çevresidir. Germiyanoğulları döneminde de kullanılan şehir merkezinde yapılan kazılarda Roma dönemi nekropol (mezarlık) alanları bulunmuştur. Ancak şehir merkezinde Frigler dönemine ait önemli bir buluntuya rastlanmamıştır. Kütahya’nın antik dönemdeki yerleşim alanı henüz kesin olarak belirlenememiştir. Ne zaman kurulduğu, nerede kurulduğu, ne zaman ve kim tarafından fethedildiği kesin olarak ifade edilemeyen Kütahya, bir sırlar kentidir. Yapılan Arkeolojik Kazılar ve Eski Yerleşim Merkezleri Bugüne kadar Kütahya ve çevresinde yapılan sistematik kazı ve araştırma sayısı çok değildir. İngiliz Arkeoloji Enstitüsü adına Clive Foss - Kütahya Kalesi’ni, Epigraf Tomas Drew Bear - Yazıtları, David French - Roma Yolları ve Mil Taşlarını, İstanbul Üniversitesinden Prof. Dr. Turan Efe Antik Yerleşimlerden Höyük ve Tümülüsleri araştırmıştır. Alman Arkeoloji Enstitüsü’nün Aizanoi Antik Kentinde başlattığı sistematik kazı ve araştırmalar 1970 yılından beri devam etmektedir. Müze uzmanlarının Kütahya il sınırlarında yaptığı inceleme ve araştırma çalışmalarında yüzü aşkın höyük, tümülüs ve antik yerleşim saptanıp belgelenmiş, yapılan kurtarma kazılarıyla kentin tarihini aydınlatacak önemli arkeolojik malzemelere rastlanmıştır. Kütahya Merkez Seyitömer Höyük’te yapılan kurtarma kazılarında Eski Tunç dönemine uzanan toplu buluntular elde edilmiş olup Kütahya Arkeoloji Müzesi’nde ayrı bir salonda sergilenmektedir. Merkez Ağızören Köyü’nde 2000 yılında yapılan kazılarda Hitit yerleşimine ait nekropol (mezarlık) alanında önemli arkeolojik malzemeler ele geçmiştir. Kütahya’da Eski Tunç Dönemi’ne uzanan toplu buluntu veren en önemli merkez, 1977 yılında kömür çıkartma işlemi sırasında ulaşılan Tavşanlı Tunçbilek, Boyalık ve Gevence mevkileridir. İlin yerleşim tarihine ışık tutan Eski Tunç buluntu merkezleri Seyitömer, Tavşanlı - Kayı Köyü, Altıntaş - Üçhöyük, Domaniç - Elmalı, Simav, Emet ve Çavdarhisar yöreleridir. Buralarda ele geçen buluntular Bitynia dışında tüm Batı Anadolu’da rastlanan tipik Troya çanak - çömleği örneklerindendir. Gaga ağızlılar, üç ayaklı kaplar, depas türü maşrapalar dışında, Balıkesir, Bursa yöresine özgü Yortan kültürünün bezekli kaplarına rastlanması, Kütahya’nın kuzeyinde bu kültürün etkin olduğunu göstermektedir. Dönemler HİTİT - FRİG DÖNEMİ Kütahya yöresi, Hititler Dönemi'nde Assuva'nın doğusunda, Hitit Devlet sınırlarının da batısında yer almaktadır. Antik Çağ bölümlenmesine göre ise ilin doğu yarısındaki toprakları Frigya, batısı da Mysia bölgesindedir. O dönemde Hititlerin siyasal etkisi dışında kalan Batı Anadolu'daki pek çok kent konfederasyonlar şeklinde örgütlenmiştir. Kuzeybatı Anadolu'daki As-suva Konfederasyonu bunlardan biridir ve Kütah*ya'nın batısında kalan topraklar bu konfederasyona bağlıdır. İlin kuzey kısımları ise zengin gümüş yatak*ları ve buna bağlı gelişmiş ticaret yolları dolayısıyla Hititlerin sürekli ilgi ve etki alanında kalmakta, bu yüz*den sıkça saldırılara uğramaktadır Hitit İmparatorluk döneminin sonuna doğru doğuda Assuva yöresindeki bakır yataklarının Asurlar'a kaptırılması, Hitit*ler'in Kütahya'ya ilgisinin artmasına ne*den olmuştur. Bu sırada Assuva'nın ba*şında Sum Dlama, Hititler'in başında IV. Tuthaliya bulunmaktadır. (M.Ö. 1256-1220). Assuva'ya saldıran Hititler'in ülkeyi yakıp yıktıklarını, Assuva kralı ve oğlu Kukkulis'i tutsak alıp Hattuşaş'a götür*düklerini IV. Tuthaliya yıllıklarından öğre*niyoruz. M.Ö. 1200'lerde Trakya'dan Anado*lu'ya büyük dalgalar halinde geçen Frig-ler, bölgede Hitit egemenliğine son verip, doğuda Kızılırmak, güneybatıda Burdur Gölü'ne kadar uzanan geniş bir alanı yurt tutmuşlardır. Bursa, Balıkesir yörelerine gelen yeni oymakların eskilerini daha doğuya sürmeleri sonucunda Kütahya'nın batı kesimleri Mysia bölgesinde yer almıştır. Yine Frigler'in bir kolu olan Bitin ve Tinler'in Kütahya'nın kuzeyine Bilecik-Sakarya bölgesine yerleştikleri görülmektedir. Frigler'in asıl kalabalık oymaklarının ise Afyon, Eskişehir, Kütahya üçgenin*deki bölgeye yerleşmesi sonucunda, Kütahya'nın doğusu Epiktetos Frigyası adını almıştır. Kütahya'nın güneyine, Temnos (Şaphane) ve Dindimos (Murat) Dağı'na kadar yayılan Frigler yerli Hititler'le karışıp kaynaştıkça güçlenmiş, kültür alanlarını genişleterek doğuda Fırat'a, batıda Ege Denizi'ne kadar dayan*malarına rağmen Lidyalılar üzerinde sürekli bir ege*menlik kuramamışlardır. Frig Yerleşimi-Söğüt Köyü M.Ö. VIII. yüzyılda devlet olarak örgütlenen Frigler'in barışçı bir toplum olarak geliştiği, tarım ve hayvancılıkla uğraştıkları, kaya mezarları, tapınım alanları ilekendilerine özgü bir mimari getirdikleri, maden işçiliği ve dokumacılıkta ileri gittikleri, yeni müzik aletleri ürettikleri görülmektedir. Antik kay*naklar, ünlü masalcı Ezop'un doğum yeri olarak Kütahya'yı göstermektedir. M.Ö. 676'da Kafkasya üzerinden Anadolu'ya giren Kimmerler'in, Frigya Kralı III. Midas'ı yenerek Kütahya ve çevresini ele geçirdiği, daha sonra M.Ö. 607'de Lidya kralı Alyattes'in Kimmer egemenilğine son verdiği gözlenmektedir. Lidyalılar döneminde Efes'ten başlayıp başkent Şart, Uşak ve Kütahya'dan geçerek Adalar Denizi ve Kızılırmak'ın doğu yakasını birbirine bağlayan Kral Yolu bu dönemde yapılmıştır. Doğuda gelişerek Anadolu'yu Marmara'ya kadar istila eden Persler'in ünlü kralı II. Kyros, M.Ö. 546'da Lidyalıları tarihten silmiş, Kütahya'yı Frig Satraplığı'nın merkezi yaptığı Dinar'a bağlamıştır. Pers yönetiminin zayıflamasıyla M.Ö. 334'te Biga Çayı civarındaki savaşı kazanan Makedonyalı İskender bölgede üstünlük kurmuştur. İskender'in M.Ö. 324'te ölümüyle Kütahya ve çevresi komutan*larından Antigonas'a geçmiştir. Bölgede M.Ö. III. yüzyılın başlarında yaşanan karışıklıklardan sonra Bergama Krallığının üstünlük sağladığı ve M.Ö. 133 tarihinde Kütahya'nın Roma'nın Asya Eyaleti sınırlarına dahil edildiği görülmektedir. ROMA VE BİZANS DÖNEMİ Kütahya, Roma egemenliğine girdiği sırada böl*gede küçük şehir devletleri vardır. Kütahya'da Koti-aeion, Gediz'de Cadı, Simav'da Synaus, Emet'te Ti-beriopolis, Simav Boğazköy'de Ancyra, Altıntaş'ta Soa ve Çavdarhisar'da Aizanoi Antik yerleşim mer*kezleri bulunmaktadır. Bu şehir devletlerini Claudius unvanlı valiler yönetmiş, toplanan verginin bir bölü*münü merkeze gönderip kalanını kentin imarına har*camışlardır. O dönemin en büyük şehri olan 120 bin nüfuslu Aizanoi'nin Zeus Tapınağı, İmparator Hadrian MS. (117-138) döneminde toplanan arazi vergileriyle yaptırılmıştır. Bu bölgede (302) tarihinde yapıldığı saptanan bir borsa binası vardır. Duvarları üzerinde Latince fiyat listeleri bulunmaktadır. Bu lis*teler fiyat artışlarını önlemek için konulmuştur. M.S.395'te Roma İmparatorluğu'nin ikiye ayrıl*masıyla Kütahya, Doğu Roma İmparatorluğu (Bi*zanslında kalmıştır. Bu dönemde önemli bir pisko*posluk merkezi olan Kütahya hızla gelişmiş, çevresi*ne yapılan kalelerle korunaklı bir kent haline getiril*miştir. Zeus Tapınağı kiliseye çevrilmiş, il ve çevre*sinde çok sayıda kilise inşa edilmiştir. SELÇUKLULAR DÖNEMİ 1071 'de Malazgirt Savaşı'nda Alparslan'a yenilen Bizans İmparatoru Romanos Diogenes salıverildikten sonra Bizanslılar tarafından Kütahya Kalesi'ne getiril*miş ve gözlerine mil çekilerek cezalandırılmıştır. Anadolu Selçuklu Devleti'ni kuran Kutalmışoğlu Süleyman Şah, 1075'te İznik'i aldıktan sonra Kütah*ya ve yöresine akınlar düzenlemiş, 1078'de şehri ele geçirmiştir. II. Yakup Çelebi İmaret Külliyesi 1097'de Haçlıların saldırısıyla Bizans'ın eline ge*çen Kütahya 1182'de Selçuklular tarafından geri alın*mıştır. 1186'da II. Kılıç Arslan ülkeyi 11 oğlu arasında paylaştırınca Kütahya Gıyaseddin Keyhüsrev'e düş*müş, çıkan karışıklıklar ve kardeş kavgaları sırasında 1196'da Kütahya tekrar Bizanslıların eline geçmiş, 1233'de Alaeddin Keykubad zamanında Anadolu Selçuklularına yeniden kazandırılmıştır Kütahya'daki Hıdırlık Mescidi, Yoncalı Hamamı ve Camisi, Balıklı Camii ve Medresesi Selçuklu döne*mi eserlerindendir. BEYLİKLER DÖNEMİ I. Alaaddin Keykubad döneminde 1230'da Ana*dolu'ya gelen Germiyanoğlu Aşireti, Malatya yöresi*ne yerleştirilmiş olup 1240'ta Baba İshak ayaklanma*sında Selçuklulara yardım etmişlerdir. 1243 Kösedağ bozgunundan sonra artan Moğol baskısı karşısında Germiyanoğulları 1260'ta göç ederek Kütahya yöre*sine yerleşmiştir. Ulu Camii 1277'de Anadolu Selçuklu Devleti'nin dağılma*sıyla Kütahya ve yöresi Germiyanoğullarfnın payına düşmüş, hızla gelişen Germiyanoğlu Beyliği, Batı Anadolu'nun en güçlü beyliği olmuştur. İlk beylerinin Alişir olduğu bilinmektedir. Alişiroğlu I. Yakup 1300'de bağımsızlığını ilan ederek Kütahya'yı baş*kent yapmıştır. 1340'ta yerine geçen oğlu Mehmet Bey döneminde gelişimini sürdüren Germiyanoğlu Devleti'nin başında 1361'de Süleyman Şah görün*mektedir. Bu dönemde Osmanlı Sultanı I. Murad'ın Vacidiye Medresesi oğlu Bayezid'e kızını veren Süleyman Şah, Kütahya, Simav, Emet ve Tavşanlı'yı kızı Devlet Hatun'un çeyi*zi olarak Osmanlılar'a vermiştir. (1381) Yıldırım Baye-zid 1389'a kadar Kütahya'da valilik yapmıştır. Süley*man Şah, Kula'ya çekildikten sonra 1387'de ölmüş, yerine oğlu II. Yakup Bey geçmiştir. Germiyanoğulla*rı Beyliği II. Yakup'un vasiyeti üzerine 1429'da Os*manlılara katılmıştır. Kütahya'daki Germiyanoğlu eserleri arasında bu*gün Çini Müzesi olan II. Yakup İmaret Külliyesi, şimdi Arkeoloji Müzes olan Umur-Bin Savcı Medresesi ile İshak Fakih Camii ve Medresesi sayılabilir. Germiyan oğulları döneminde Yıldırım Bayezid'in Kütahya Valili*ği sırasında yapımına başlanan Ulu Camii XV. Yüzyıl*da Musa Çelebi döneminde tamamlanmıştır. OSMANLILAR DONEMİ 1429'da Germiyanoğlu II. Yakup'un vasiyeti ile Osmanlılara geçen Kütahya bu dönemde bir sancak merkezidir. 1451'de Anadolu Beylerbeyliği'nin mer*kezi olan Kütahya'da Kanuni'nin oğulları Şehzade Bayezid (1542-1558) ve (Sultan II.) Selim (1558-1566) valilik yapmışlardır. 1511'de Safavilerin Anadolu'da yaptıkları bölü*cülük sonucunda çıkan Şahkulu ayaklanması Kütah*ya'ya kadar yayılmıştır. 1833'te Mısır Valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa'nın oğlu İbrahim Paşa'nın Kütah*ya'yı işgali ve aynı yıl imzalanan Kütahya Antlaşması ile şehri terk etmesi dönemin kayda değer olaylarıdır. Kütahya Osmanlı mimarisinin güzel örnekleriyle do*natılmış, çeşme, köprü, cami, medrese, han ve ha*mamlarla imar edilmiştir. Selçuklulardan bu yana de*vam eden çini sanatı bu dönemde en parlak devrini yaşamıştır. Dünya tarihinin devlet gözetiminde yapı*lan ilk toplu iş sözleşmesi, Fincancılar Esnafı An*laşması adıyla 13 Temmuz 1766 tarihinde Kütah*ya'da imzalanmıştır. 1849'da Osmanlı Devleti'ne sığınan Macar ba*ğımsızlık hareketinin önderi Lajos Kossuth ve bera*berindeki 56 mülteci, 1850-1851 yıllarında Kütah*ya'da konuk edilmiştir. Lajos Kossuth'un Kütahya'da kaldığı ev 1982 yılında müze haline getirilmiştir. 1867'de Hüdavendigar Vilayetine bağlı bir san*cak merkezi olan Kütahya, 8 Ekim 1923'te vilayet ol*muştur. MİLLİ MÜCADELE VE CUMHURİYET DÖNEMİ Kütahya'nın Milli Mücadele tarihimizde çok önemli bir yeri vardır. Cumhuriyetimizin kurulması için verilen bağımsızlık mücadelesinin en önemli saf*hası ilimiz sınırları içerisinde yaşanmıştır. I. Dünya Savaşı sonunda itilaf devletleri, Mond*ros Ateşkes Antlaşması hükümlerine dayanarak Ana*dolu'yu işgale başladılar. İşgaller karşısında milleti ve memleketi savaşa sürükleyenler, kendi hayatlarının endişesine düşerek gerekli tedbirleri almamışlar*dı.Ordunun elinden cephanesi alınmış, itilaf devletle*ri türlü vesilelerle yurdun çeşitli bölgelerini işgale baş*lamışlardır. İtilaf donanması İstanbul'da; Fransızlar, Adana'da; İngilizler Urfa, Maraş, Samsun ve Merzi*fon'da; İtalyanlar, Antalya ve Güneybatı Anadolu'da bulunuyorlardı. 15 Mayıs'ta itilaf devletlerinin izni ile Yunan ordusu İzmir'e çıkmıştır. Bu durum karşısında Türk milleti tarih boyunca gösterdiği "millet olma bilin*ci" içerisinde işgallere karşı Kuva-i Milliye hareketini başlatmıştır. Kütahya'da Milli Mücadele 20 Eylül 1919 günü başlamıştır. Binbaşı İsmail Hakkı, Yüzbaşı İsmet, Yüzbaşı Süleyman ve Mülazım Tahsin Beyler Kütah*ya'ya gelerek Kuva-i Milliye Teşkilatını kurmuşlardır. Teşkilatın başına Askerlik Şubesi Başkanı Binbaşı Nüzhet Bey seçilmiştir. İsmail Hakkı Bey Komutasın*da oluşturulan 350 kişilik bir müfrezenin İngilizleri Kü*tahya'dan çekilmek zorunda bırakması Kütahya'da Milli Mücadelenin ilk başarısıdır. Kütahya'da, Milli Alayı kurmayı başaran (Prişti-neli) İsmail Hakkı Bey, Batı Cephesi Komutanı Ali Fu*at (Cebesoy) Paşa tarafından Kütahya Milil Alayı Ku*mandanlığıma atanmıştır. İsmail Hakkı Bey Pozantı Kongresi'nden dönmekte olan Mustafa Kemal Paşa'ya Afyon'da bulunduğu sırada telgraf çekerek Kütahya'ya "Milli Alayı" denetlemesi için davet etmiş*tir. 6 Ağustos 1920 tarihinde Kütahya'ya gelen Mus*tafa Kemal Atatürk, Milli Alayı denetlemiş ve Kütah*ya'dan ayrılırken Kütahya Mutasarrıfı Sait Bey'e ken*di el yazısıyla takdirname vermiştir. Kütahya Milli Alayı, Milli Mücadele yıllarında önemli görevler üstlenmiş, işgal yıllarında büyük ya*rarlılıklar göstermiştir. 10 Ağustos 1920'de imzalanan Sevr Antlaşması sonrasında Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin antlaşmayı tanımadığını ilan etmesi üzeri*ne işgal hızlanmış, Yunanlılar 13 Temmuz'da Altın*taş'a, 14 Temmuz'da Tavşanlı'ya, 17 Temmuz'da Emet, Simav ve Kütahya'ya 3 Eylülde Simav'a, 5 Ey*lülde Gediz'e girmişlerdir. 28 Temmuz 1921'de Kü*tahya'ya gelen Yunan Kralı Konstantin Savaş Konse*yini burada toplayıp Ankara üzerine yürüme kararı çı*kartmıştır. Yunan Ordusunun bu ilerleyişi karşısında Türk Ordusu, Sakarya'da Başkomutan Mustafa Kemal ko*mutasında dünya savaş tarihinde örneği görülmeyen bir taktikle büyük bir zafer kazanmıştır. Sakarya'da durdurulan düşman ordusunu tama*men yurttan atmak amacıyla bir yıl kadar süren hazır*lık döneminden sonra 26 Ağustos 1922 tarihinde Başkomutan Mustafa Kemal Büyük Taarruzu başlat*tı. Bu çarpışmalar sırasında Türk askeri, tarihimizin her döneminde görülen kahramanlık ve fedakarlıkla*rına yenilerini ekledi. 57. Tümen Komutanı Albay Re*şat (Çiğiltepe) Bey'in Çiğiltepe'nin alınmasının yarım saat gecikmesi üzerine görevini yerine getirememe*nin üzüntüsü ile kendisini vurması, bu anlayışa örnek teşkil eder. Zaferden sonra buraya Albay Reşat Çiğil*tepe Anıtı yapılarak anısı ölümsüzleştirilmiştir. Mustafa Kemal Atatürk, Büyük Taarruzu bizzat cephede idare ederek üstün askerlik vasıflarını gös*termiş ve her zaman askerinin yanında Türk ordusu*na büyük moral ve destek olmuştur. 30 Ağustos günü Başkomutan Mustafa Kemal'in Zafertepe'den bizzat yönettiği meydan muharebesin*de Allıören, Keçiler, Kızıltaş Deresi yolunun iki yanın*da Yunan birlikleri tamamen sarılmış ve imha edilmiş*lerdir. Kızıltaş Deresi bölgesinde açık kalan alandan bazı Yunan birlikleri ve General Trikopis, General Di-yenis ve birçok Yunan komutanı kaçmışlardır. Başkomutan Mustafa Kemal, İsmet Paşa ve Fevzi Çakmak Paşa Çalköy'de yıkık bir evin avlusun*da kırık bir kağnı arabasının üzerinde durum değer*lendirmesi yaparak Yunanlıların yeniden savunma düzenine geçmesini önlemek ve Yunanlıları mağlup etmek için İzmir'e girmek görüşüne varmışlardır. Mustafa Kemal burada Batı Cephesindeki tüm subay ve erlere okunmak üzere bir bildiri yayınlamıştır. "Türkiye Büyük Millet Meclisi Orduları, Afyonka-rahisar-Dumlupınar büyük meydan muharebesinde, zalim ve mağrur bir ordunun temel varlığını inanılma*yacak kadar az bir zamanda yok ettiniz. Büyük ve seçkin ulusumuzun fedakarlıklarına layık olduğunuzu kanıtladınız. Sahibimiz olan büyük Türk ulusu gele*ceğine güvenmekte haklıdır. Böylece Kütahya 30 Ağustos Zaferi ile düşman işgalinden kurtarılmış, bunu 1 Eylülde Gediz, 3 Ey-lül'de Emet ve Tavşanlı'nın kurtuluşları izlemiştir. Dünya da ilk defa toplu sözleşme Kütahya'da yapılmıştır. Dünyaca ünlü çini-seramik geleneği hala yaşatılmaktadır. (İsmail Haşimoğlu)
___________________________________________________________________________
ÇöL FıRtInAsI Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için suskunluğum aseletimdendir.her lafa vercek bi cevabım var.lakin bir lafa bakarım , lafmı diye...birde söyleyene bakarım adammı diye.
|
|
|
|
|
#4 (permalink) |
|
ZoR oLaN GiTMeK DeĞiL GiDeNi BeKLeMeK
![]() ![]() ![]() |
KÜTAHYA' DA NÜFUS VE YERLEŞME Kütahya kent nüfusu 1995 nüfus sayımlarına göre 131 000, 1997 sayımı verilerine göre 162 000' dir. Kent nüfusu hızlı bir şekilde artmaktadır. İlimizde Dumlupınar Üniversitesinin açılması ve süratle büyümesi nüfus artışının önde gelen nedenidir. Kütahya' ya bağlı 12 ilçe bulunmaktadır. Bunlar: Tavşanlı, Simav, Gediz, Emet, Altıntaş, Domaniç, Aslanapa, Dumlupınar, Şaphane, Çavdarhisar, Pazarlar ve Hisarcık' dır. Bunlardan nüfusu 10 000' i geçenler; Tavşanlı, Simav ve Gediz' dir. Aslanapa, Dumlupınar, Şaphane, Çavdarhisar, Pazarlar, Emet ve Hisarcık 1980' den sonra ilçe olmuşlardır. Kütahya şehri görünüm olarak son yıllarda önemli gelişme göstermiştir. Şehirde çok katlı yapılaşma şehrin merkezinde bulunan Cumhriyet, Menderes, Eskişehir, Afyon ve İstasyon Caddelerinde yoğunlaşmıştır. Şehrin yerleşiminde güneyini kuşatan Yellice (Acem) dağının etkisi en önemli etken olmuştur. Günbeyde Yellice dağı, kuzeyde Kütahya ovasının bulunması şehrin yapılaşmasının doğu-batı yönünde gelişmesine ve bir koridor şeklini almasına neden olmuştur. Ancak son yıllarda yapılaşmanın ovaya doğru yayıldığı ve tarım alanlarını ortadan kaldırmağa başladığı görülür ki bu son derecede kaygı vericidir. Ovaya doğru kayan yapılaşmada sadece toplu konutlar değildir. yeni yeni gelişmeğe başlayan sanayii tesisleri de bu yönde yaygınlaşmaktadır. Organize Sanayii Bölgesinin gelişmesi belki bu gelişmeyi durduran bir etken olabilir. Son yıllarda yeni imara açılan yerlerle gecekondulaşmanın önlenmesine çalışılmaktadır.
___________________________________________________________________________
ÇöL FıRtInAsI Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için suskunluğum aseletimdendir.her lafa vercek bi cevabım var.lakin bir lafa bakarım , lafmı diye...birde söyleyene bakarım adammı diye.
|
|
|
|
|
#5 (permalink) |
|
ZoR oLaN GiTMeK DeĞiL GiDeNi BeKLeMeK
![]() ![]() ![]() |
KÜTAHYA' DA TERMAL TURİZM 1-ILICA HARLEK KAPLICALARI: Kütahya-Eskişehir karayolunun 21. Kilometresinde ana yoldan 4 Kilometre içeride yer alır. Etrafı çam ormanları ile kaplı, sabahları kuş sesleri ile uyanılan tam bir dinlenme ve huzur mekanıdır. Kaplıca bir yerleşim makanı olup her türlü altyapısı ve tanzimi tamamlanmıştır. Kütahya Belediye' sine ait Otel Harlek tesisleri 16 Moteli, 8 suit ve 46 otel odası, 180 yatak kapasitesi ve restoranı ile hizmet vermektedir. Bunun yanı sıra özel sektöre ait otel, motel ve pansiyonlar ile kısa süreli kiralık evler de vardır. Kaplıca merkezinde geniş bir erkekler hamamı, son günlerde genişletilerek daha da güzelleşen kadınlar hamamı, Hasulhas isimli bir açık yüzme havuzu, bir kadınlar havuzu ile Otel Harlek tesisleri bünyesinde bir hamam ve havuz mevcuttur. Pek çok kaynağın bulunduğu merkezde halen üç kaynaktan yararlanılmaktadır. 40-43 derece sıcaklıkta bulunan Harlek ve Kadılar kaynakları ılıştırılmadan banyo yapılabilen ender naturel kaplıca sularındandır. Kaplıca Suları: Böbrek taşlarının dökülmesi, safra kesesi rahatsızlıkları, siyatik, lumbago, romatizma, çocuk felci, göz hastalıkları, kadın hastalıkları, sinirsel gerginlik, cinsel gücün artması ve stres gibi bir çok rahatsızlığa iyi gelmektedir. Ilıca Harlek Kaplıcaları 23/03/1989 gün 13900 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla "Termal Turizm Merkezi" ilan edilmiştir. 2-YONCALI KAPLICALARI: Kütahya 'ya 16 km mesafededir. 500 dönümlük bir arazi üzerine yayılmıştır. Yoncalı, yüzlerce yıl Kirazlı dağının eteklerinde alalade bir bataklık olarak kalmış, yerden sıcak su kaynarmış. Anadolu Selçuklu Devleti döneminde Sultan II.Alaattin Keykubat' ın Gülümser Hatun adında hastalıklı bir kızı varmış. Genç yaşında hastalanmış ve derdine bir türlü deva bulunamıyormuş. Uyuz bir tilkinin Yoncalı' daki bataklıkta iyileştiğini görenlerin teklifi üzerine Gülümser Hatun' u sıcak sularda yıkamışlar. Burada bir süre banyo almış Gülümser Hatun. Felçli olarak getirildiği Yoncalı' dan gerçekten gülümseyerek, sağlığına kavuşmuş olarak ayrılmış. Sultan II.Alaaddin Keykubat, başka insanların da şifa bulması için Yoncalı' da havuzlu büyük bir hamam ve bir camii yaptırmıştır. Kitabesinden bu yapıların 1233 yılında inşa olunduğu anlaşılmaktadır. Tarihi hamam ve caminin bulunduğu kaplıca halen bir yerleşim merkezidir. Kaplıcada halen açık yüzme havuzu, çamur havuzları, tarihi büyük ve küçük kamam ve çelik hamamı bulunmaktadır. Yoncalı 'da İl Özel İdare Müdürlüğüne ait 100 yatak kapasiteli moteller ve 40 yatak kapasiteli otel vardır. 05/10/1991 tarihinde hizmete giren S.S.K Yoncalı Hidroterapi ve Fizik Tedavi Hastanesi 130 yatak kapasitesi ile hizmet vermektedir. Kaplıcada 3 yıldızlı ve 150 yataklı otel ve kür merkezi de mevcuttur. Yoncalı' da değişik özelliklerde ve sıcaklıklarda şifa kaynakları vardır. Dübecikler Yüzme Havuzu: % 83 oranında radyoaktiviteye sahiptir. Karaciğer bozuklukları ile böbrek hastalıkları için iyileştirici özelliğe sahiptir. Çelik Suyu Hamamı: Radyoaktivite daha yüksektir. Yaşlanmaktan korkanlara moral ve dinçlik aşılar. Halk arasında gençlik suyu olarak da bilinir. Batak (Çamur Banyosu): Türkiye' nin en yüksek radyoaktivite miktarına sahip hamamıdır. Bilhassa romatizmal hastalıklara iyi gelmektedir. Yoncalı' daki şifalı suların sıcaklığı 32-36 derece arasında değişir. 17/09/1993 gün 4833 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla "Termal Turizm Merkezi" ilan edilmiştir. Tütav Termal Otel, Kütahya' nın ilk ve tek kür merkezidir. Kür merkezinde fizyoterapistler tarafından modern cihazlarla her türlü fizik tedavi yapılmaktadır. Çamur banyosu, bitki banyosu ve selülüt tedavisi büyük ilgi görmektedir. Türk hamamı, açık ve kapalı yüzme havuzları, aletli kondisyon salonu ve saunası ile kür merkeze Kütahya' da termal tedavide temel taşı durumundadır. Yoncalı kaplıcalarında 20 gün süre ile banyo alınır ve 20 gün sonra bu sudan içilirse yüzdeki çizgiler kaybolmakta ve moral bozukluğu gitmekte, insana her yönüyle canlılık gelmektedir. 3-TAVŞANLI GÖBEL KAPLICALARI: Göbel Kaplıcaları Tavşanlı 'nın 7 Km. batısında yer almaktadır. Kaplıca suları 32 derece sıcaklıkta olup, romatizma, siyatik, cilt hastalıkları, yaraların tedavisi, mide ve bağırsak ülserleri, adale ve kemik rahatsızlıklarının tedavisinde faydalı olmaktadır. Kaplıca merkezinde 18 daire, konaklama amaçlı hizmet vermektedir. Göbel 'de iki hamam ve dört havuz mevcuttur. 4-GEDİZ ILICASU KAPLICALARI: Gediz 'in 15 km. güney batısındaki, Hamamsu deresinin iki yanında ve dere içinde yaklaşık 10 yerden kaynamaktadır. Merkezde çıktığı yeri sarıya boyayan sarıkız kaynağı, karakazan kaynağı, buğuluk kaynağı ve en sıcak kaynak olan kahveönü traverten kaynaklarından yararlanılmaktadır. Sularının sıcaklığı 60-80 dereceyi bulan Gediz Ilıcasu Kaplıcaları 18/03/1987 gün ve 11608 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla "Termal Turizm Merkezi" ilan edilmiştir. Kaplıca suyu, içme uygulamalarında karaciğer ve safra yolu rahatsızlıklarına iyi gelir. 5-MURAT DAĞI KAPLICALARI: Gediz 'e 30 km mesafedeki kaplıca merkezi Muratdağının batı yamaçlarında yer alır. 2312 rakımlı Murat dağının 2000 rakımlı tepeleri arsında göz labaildiğine uzanan çam ormanları ile kaplı bir vadi içinde bulunan kaplıca insan sağlığı için bir şifa kaynağıdır. Kaplıca tesisleri ve konaklama birimleri belediyeye aittir. Kaplıca da debisi yüksek olan başlıca 3 kaynak vardır. Hacethane ve kocaman suları aynı adlı hamamı ve kızılay kampını besler. Kaymakam suyu ise daha aşağıda olup üstü açık bir havuza akmaktadır. Kaplıca suları içme uygulaması yapılırsa böbrek ve karaciğer rahatsızlıklarına iyi gelmektedir. Gediz Murat dağı kaplıcaları 18/03/1987 gün ve 11608 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla "Termal Turizm Merkezi" ilan edilmiştir. Bölge aynı zamanda dağ turizmi ve kampçılık faaliyetleri için bulunmaz güzelliklere sahiptir. 6-EMET YEŞİL VE KAYNARCA KAPLICALARI: Kütahya 'ya 100 km mesafedeki Emet 'de yer almaktadır. İlçe merkezindeki kaplıcalar antik çağlardan beri kullanıla gelmişlerdir. Halen Yeşil Kaplıcalarda 144 yatak kapasiteli, Kaynarca Kaplıcalarında 36 yatak kapasiteli moteller ile Yeşil Kaplıcalarda 29 yatak kapasiteli bir otel ve iki hamam vardır. Kaplıcadaki tüm tesisler Belediye 'ye aittir. Kaplıca merkezinde 196 yatak kapasiteli Kongre Oteli, bir açık ve bir kapalı olmak üzere iki olimpik yüzme havuzu rekreasyon ve sportif amaçlı hizmet birimlerinin inşaatı halen devam etmektedir. 40-50 derece sıcaklıktaki kaplıca suları ağrılı rahatsızlıkların ve romatizmal hastalıkların tedavisinde faydalı olmaktadır. Emet Yeşil ve Kaynarca Kaplıcaları 17/09/1993 gün ve 4833 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla "Termal Turizm Merkezi" ilan edilmiştir. 7-SİMAV EYNAL KAPLICALARI: "Dünyada ve Anadolu da birçok kaplıca gezdim, gördüm ama Eynal Kaplıcaları gibisini görmedim. Böylesi yeryüzünde yoktur." (Evliya Çelebi-1671) Simav 'a 4 km. mesafedeki kaplıcalar geniş bir alana yayılmıştır. Halk arasında şeytan kazanları olarak adlandırılan kaplıcalar çok eski zamanlardan beri kullanılmaktadır. Eynal kaplıca özelliğinin yanı sıra çevrenin eğlence ihtiyacını da karşılamaktadır. Eynal Kaplıcalarında belediyeye ait toplam 700 yatak kapasiteli konaklama tesisleri ve bunların yan hizmet birimleri de vardır. 160 derece sıcaklığa sahip kaplıca suları jinekolojik, nevralji, nevrit, romatizma, böbrek taşlarının dökülmesi ve ağrılı hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır. Simav Eynal Kaplıcaları 23/03/1989 gün ve 13900 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla "Termal Turizm Merkezi" ilan edilmiştir. 8-HİSARCIK HAMAMKÖY KAPLICALARI: Hisarcık 'a 10 km. mesafededir. 51 derece sıcaklıktaki Hamamköy suları içme uygulamalarıyla mide, bağırsak sistemi, karaciğer ve safra kesesi hastalıklarına iyi gelmektedir. Merkez 'de İl Özel İdare Müdürlüğü 'nce yaptırılmış dört aileye hitabeden bir konaklama tesisi vardır. Tesis Hamamköy Muhtarlığı 'nca işletilmektedir. 9-DİĞER KAPLICALAR: Kütahya' daki termal kaplıcaların bazıları termal turizme açılmış olmamakla birlikte çok sayıda potansiyele sahiptirler. Bunlar: Simav Naşa, Simav Çitgöl, Emet Samrık, Emet Dereli ve Hisarcık Yukarı Yoncaağaç sularıdır. Konu ÇöL FıRtInAsI tarafından (03-07-2008 Saat 12:35 PM ) değiştirilmiştir.. |
|
|
|
|
#6 (permalink) |
|
ZoR oLaN GiTMeK DeĞiL GiDeNi BeKLeMeK
![]() ![]() ![]() |
KÜTAHYA' NIN ORMANLARI 1-DOMANİÇ ORMANLARI: Domaniç Kütahya' nın kuzeyinde, Marmara Bölgesi ile Ege Bölgesinin birleştiği yerde bulunmaktadır. "Geçiş İklimi" bölgesinde yer aldığı için bol yağış alır. Bu nedenle bölge ormanlık bir yapıdadır. Türkiye ve dünyanın önde gelen ağaç bilimcilerinin 70 kadarının yapmış olduğu incelemeler sonucunda çok engin bir bitki örtüsünün olduğu, dünyada yalnızca bu bölgede görülen ağaç türlerine sahip olduğu görülmüştür. Sürüngen Ardıç ve Şenaryon Çamı (Pinus Şanaryon) bunlardan bir kaçıdır. Bölge Osmanlı Devletinin doğumuna beşiklik etmiştir. 13.yüzyılda Anadolu Selçuklu Devletine bağlı bir "uç beyi" olan Ertuğrul Gazi, Domaniç' i bir yaylak olarak seçmiş, yazlarını buraların serin yaylalarında yemyeşil çam ormanlarının gölgesinde geçirmiştir. Buradaki ormanlarda zengin bitki örtüsünün yanında, anıtsal değerde bir kaç asırlık tarihi ağaçların da bulunması bölgenin özel olarak koruma altına alınmasını gündeme getirmiştir. Osmanlı Beyliğinin kurucusu olan Ertuğrul Gazi' nin annesi Halime Hatun' un türbesinin Domaniç' in Çarşamba köyünde olması buranın önemini artırmaktadır. Her yıl düzenli olarak kutlanan Halime Hatun' u anma törenleri eylül ayının ilk haftasında yapılmaktadır. İlçe merkezindeki Sarıkız ve Ebe Çamlığı yörede mesire yeri olarak kullanılmaktadır. Mızık Çamı: Domaniç' in Domur Köyü yakınlarındadır. Rivayete göre Osman Gazi' nin bebek beşiğinin kurulduğu ağaçtır. Zaman içinde kuruyan ağaç, Kütahya Milli Parklar Başmühendisliği tarafından koruma altına alınmıştır. Mızık Çamı' nın yeniden ayağa kaldırılması için gerekli çalışmalar yapılmaktadır. 2-GÖLCÜK YAYLASI VE DİĞER YAYLALAR: Simav' ın en büyük mesire yeridir. 1450 metre yükseklikte Simav-Emet karayolu üzerinde yer alır. Ortasında suni göl bulunmaktadır. Yemyeşil ormanlarla kaplı, içme suyu mevcut olup kamp ve dinlenme yeri olarak mükemmeldir. Kütahya genel olarak deniz seviyesinden yüksek olduğu için, Gölcük yaylası gibi bir çok yaylası vardır. Yükseklikleri 1200 ile 1500 metre arasında değişen Emet' de Sarıalan, Kirazlı, Tetik, Kavaklı, Alaçlı, Alanoluk, Başmaklı, Sümbüllüdere, Aslanapa' da Emrez, Domaniç' de Dere, Çarşamba, Eğridere, Bileylik, Kocayyala ve Üçtepeler, Simav' da Çeyrekçi, Dokuzcan ve Gökokuluk yayları mevcuttur. Kütahya geçiş iklimindeki konumu yüzünden zengin bitki örtüsüne sahiptir. Yine aynı nedenden bitki türleri de oldukça zengin ve çeşitlidir. Bu durum Kütahya' nın yaban hayatını zenginleştirmiştir. 3-MURAT DAĞI: Gediz' e 30 km mesafedeki Murat dağı, 2312 metre yüksekliğindedir. Kestane, meşe ve çam ormanlarında meydana gelen çok zengin bir orman kuşağına sahiptir. Kamp, dinlenme ve mesire yeri olarak mükemmeldir. Manzarası güzel, havası temizdir. Murat dağında piknik yerlerinin ve dinlenme alanlarının yanı sıra termal kaplıca kaynaklarında kür merkezi ve bungalovlar vardır. 4-HIDIRLIK: Kütahya il merkezinde bulunan Hıdırlık tepesi halk tarafından mesire yeri olarak kullanılmaktadır. Burada Selçuklu döneminden kalma birde mescit vardır. Yaklaşık 750 yıllık bir mazisi bulunan ve Kütahya' yı fetih eden Selçuklu beylerinden Hezar Dinarı tarafından yaptırılan mescit, 1984 yılında Kütahya' nın mümtaz simalarından ressam Ahmet Yakupoğlu tarafından restore edilip, çinilerle süslenmiştir. Çevresi de piknik yeri olarak alt yapısıyla yeniden tanzim edilmiştir. 5-ÇAMLICA: İl merkezine 5 km mesafedeki çam ağaçlarıyla kaplı alan, orman işletme müdürlüğünce yapılan piknik yerleri, soğuk suları, temiz havası ve manzarasıyla çevre halkına hizmet veren geniş bir mesire yeridir. Kütahya' lıların sıcak yaz günlerinde çok rağbet ettikleri bir yerdir. Bilhassa tatil günlerinde dolar taşar. 6-PORSUK BARAJI: Kütahya-Eskişehir yolunun 20 km sinde başlayan baraj gölü, yaz aylarında uğrak mesire yeridir. Olta balıkçılığının yapılabildiği barajda kayıklarla gezinti yapmakta mümkündür. Zaman zaman göçmen kuşlara da ev sahipliği yapan barajın hemen yanında başlayan Frig Vadisi mağaraları da barajın önemini artırmaktadır. 7-ENNE BARAJI: İl merkezinden 27 km mesafedeki baraj taşkınlardan koruma ve sulama amaçlı yapılmıştır. Ancak son yıllarda dinlenme, piknik ve amatör avcılığın da yapıldığı bir mesire yeri olarak ilgi görmektedir. 8-AĞAÇKÖY REGÜLATÖRÜ: İl merkezine 15 km mesafedeki Ağaçköy' de DSİ tarafından yaptırılan regülatör bir mesire yeri haline gelmiştir. Buradaki piknik yerleri ve oyun alanları halka hizmet vermektedir. Burada sazan, kızılkanak, yayın ve dargın balıkları avlamak mümkündür. 9-ANA SULTAN: Kütahya il merkezine 24 km mesafede Afyon yolu üzerindedir. Çevre düzenlemesi orman işletmesi tarafından yapılmış olan merkez şu anda Kütahya Milli Parklar Başmühendisliği tarafından ağaçlandırılmakta ve korunmaktadır. Restorasyonu ünlü ressam Ahmet Yakupoğlu tarafından yapılan Ana Sultan Türbesi' de merkezin önemini artırmaktadır. 10-KURUÇAY GÖLETİ: Tavşanlı' ya 5 km mesafedeki Kuruçay Göleti temiz çevresi ile asıl işlevinin yanı sıra mesire yeri olarak da kullanılmaktadır. 11-VAKIF ORMANLARI: Kütahya-Tavşanlı yolunun 30. km cişvarında sola dönerek ulaşılan alan, 1988 yılında tescil edilmiştir. Vakıf Ormanları, "Ehrami Karaçamların (Piramidal Karaçam)" orman olarak bulunduğu dünya üzerindeki son yerdir. Vakıf Ormanları "Tabiat koruma alanıdır." 12-1000 YILLIK KESTANE AĞACI: Merkez Kumarı Köyünde yapılan inceleme sonucu Boyocıolan mevkiinde üç adet kestane ağacı tescil edilmiştir (Anıtsal-tarihi değeri belgelenmiştir). Bunlardan bir tanesi çok ilginç bir gelişme göstermiştir. 1000 yıllık olan ve halen meyve veren bu kestane ağacının çevresi 8 metre, yüksekliği 25 metreyi bulmaktadır. Her üç ağaç da koruma altına alınmıştır. 13-TOY KUŞLARI: Anadolu' nun en iri kuşları oaln toy kuşlarının nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıyadırç Avrupa ve Türkiye' deki tek üretme sahaları Kütahya-Altıntaş arasındadır. Koruma altına alınan ve uçarken kanat açıklığı 170 cm' yi bulan toy kuşları, çevre halkı tarafından da özenle korunmaktadırç Söz konusu alan, Kuyucak, Yalnızsaray ve Pusan köyleri arasındadır. 14-GEYİK ÜRETME İSTASYONLARI: Kütahya' da üç alan, merkez alt komisyonunun ve milli parlar başmühendisliği tarafından "Geyik Üretme ve Koruma" alanı olarak tahsis edilmiştir. Bunlar Sabuncupınar, Gediz Murat dağı ve Şaphane dağlarıdır. Düzenli olarak kontrol edilen bu sahadaki geyik neslinin yeniden çoğaltılmasına çalışılmaktadır. 15-KARA AVCILIĞI: Kütahya av turizmi açısından da önemli bir merkezdir. Topraklarının önemli bir kısmı orman olan Kütahya, dolayısıyla zengin bir yaban hayatına sahiptir. Av mevsimi dahilinde ilde tavşan, tilki, kurt ve domuz avı yapılmaktadır. Kuş avcılığı açısından da Kütahya önemli bir zenginliğe sahiptir. İlde yaban ördeği, yaban kazı, sülün, keklik gibi kuş türleri avlanmaktadır. Konu ÇöL FıRtInAsI tarafından (03-07-2008 Saat 12:34 PM ) değiştirilmiştir.. |
|
|