|
|||||||
| Öyküler Öyküler hikayeler bulabileceğiniz ve paylaşabileceginiz bir bölüm en ilgiç öyküler bu bölümde.... |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
|
|
#1 (permalink) |
|
Prenses
![]() ![]() ![]() |
HÜzÜnlendİrmİyor Benİ YokluĞun..
Ben yarını düşünmeyi sevmem.Ne olacaksa hemen şimdi olsun isterim.Seveceksem şimdi, öpeceksem şimdi, güleceksem şimdi..Zaman bir kez geçer insanın eline, o anın bir daha tekrarı yoktur.Ne yaşarsan bir kere yaşarsın.Bu yüzden sevmem beklemeyi.Bu yüzden bekleyerek geçen zamana acırım. Ama bu kez bir şey oldu,bir şey...Şimdi yarını beklerken hiç kızmıyorum.Sen yoksun ya,bu gece de sensiz geçecek ya "olsun" diyorum.Bizi bekleyen çok güzel günler var önümüzde.Nedir beni böylesine değiştiren şey?Nedir geleceğe dair umutlar beslememi sağlayan şey?aşkın elbette... Başka açıklaması olabilir mi?Sen olmadan da keyif alarak yaşayabiliyorum.Bir yerine iki kadeh rakı içiyorum,biri senin için.Sevdiğimiz şarkıları iki kere dinliyorum,biri senin için. Sabah uyanınca pencereyi açıp temiz havayı içime iki kere çekiyorum,biri senin için.Balkonda güneşin bedenime işlemesi için 5 dakika kalırdım eskiden,şimdi 10 dakika kalıyorum.Yokluğunda hayatı iki kişilik yaşıyorum. Yokluğunda hayata dair ne varsa yine seninle paylaşıyorum... Özlemekse, özlüyorum elbette.Hasret şarkılarını kim benden daha iyi söyleyebilir?Kim gökteki yıldızlara bakıp onları senin gözlerin yerine koyabilir?Kimin yüzüne seni düşündükçe bir gülümseme yayılabilir?Dedim ya değişiyorum diye,eskiden böyle koyu bir özlem içinde olsaydım isyanım sığmazdı içime.Bir siyah hüznün içinde kıvranır dururdum, bitmek bilmezdi geceler.Şimdi öyle değil.Şimdi seni özlemek sevdamızın olmazsa olmaz parçasıymış gibi geliyor bana. Sonbahardayız. Ama ben ilk yazın sevincini taşıyorum içimde.Ve biliyorum ki, hiç bitmeyecek bir baharı yaşayacağız birlikte.İşte bunun için hüzünlendirmiyor beni yokluğun! |
|
|
|
|
#2 (permalink) |
|
Prenses
![]() ![]() ![]() |
her zaman ki gibi çok güzel bir paylaşımdı özlemden bahsediyodu
Can Dündar a ait özleme dair çok güzel bir yazı var bende onu paylaşayım ![]() Özleme dair... Yüreğimi sıkıştıran bu kesif hüzün, belki de terketmişlere özgü gizli bir terkedilme duygusudur.Özledim seni... Ayrılık yüreğimi karıncalandırıyor nicedir... Beynimi uyuşturuyor özlemin... Çok sık birlikte olamasak bile benimle olduğunu bilmenin bunca yıl içimi nasıl ısıttığını yeni yeni anlıyorum. Yokluğun, hatırlandıkça yüreğime saplanan bir sızı olmaktan çıkıp mütemadi bir boşluğa dönüşüyor. Sabahlara seni okşayarak başlamaları akşamları, her işi bir kenara koyup seninle başbaşa karşılamaları özlüyorum; oynaşmalarımızı, hırlaşmalarımızı, yürüyüşlerimizi, sevimli haşarılığını, çocuksu küskünlüğünü... Nasıl da serttin başkalarına karşı beni savunurken; ve ne yumuşak, bir çift kısık gözle kendini ellerimin okşayışına bırakırken... ya da kolyeni çözdüğümde kollarıma atlarken... Hasta olduğunda, o korkunç kriz gecelerinde günler, geceler boyu nöbet tuttuk başında... o şen kahkahalarına yeniden kavuşabilmek için sessiz dualar ederek... "Atlattı" müjdesini kutlarken yorgun bedenindeki yaraları okşayarak, doktorun böldü sevincimizi: "Yaşayamaz artık bu evde... yüksek binalar ve beton duvarların gri kentinde" dedi, "O gitmeli... ve kendine yeni bir hayat çizmeli..." Bilsen, ne zor gitmen gerektiğini bile bile "Kal" demek sana... Ne zor, senin için ebedi mutluluğun beni unutmandan geçtiğini bilmek... Gitmeni asla istemediğim halde, buna mecbur olduğumuzu görmek ve sana bunları söyleyemeden "Git artık" demek... "Beni ne kadar çabuk unutursan, o kadar çabuk kavuşacaksın mutluluğa" demek sana ne zor... Sesimi, kokumu çekip alıvermek beyninden, sesin, kokun hâlâ beynimdeyken... ... seni görmemek ve belki yıllar sonra karşılaştığımızda bana bir yabancı gibi bakmanı istemek senden... ... yeni bir sevdayı yasakladığım kalbime söz geçirmek... ... ve sonra kendi ellerimle bindirip seni yabancı bir arabanın arka koltuğuna, birlikte güneşlendiğimiz onca yazı, yanyana titreştiğimiz onca kışı, paylaştığımız bunca acıyı, onca kahkahayı ve bütün o uzak yeşillikleri katıp yorgun bedeninin yanına, arkandan pişmanlık gözyaşları dökmek ne zor... ... ne zor hiç tanımadan seni emanet ettiğim bir şoföre "Hızla uzaklaş buradan ve gidebileceğin kadar uzağa git" demek... ... yokluğunu beklemek, ne zor... * * * Bunları düşündükçe, şu anda uzakta bir yerlerde üşüdüğünü sezinleyerek panikliyorum. Bütün engelleri aşıp terkedilmiş caddeleri, kimsesiz sokakları. yalnız bulvarları arşınlayarak sana ulaşmak, sessizce başını okşamak, kulağına sevgi sözcükleri fısıldamak ve yavaşça üzerini örtmek geçiyor içimden... Paylaştığımız bir mazinin, yitirdiğimiz bir geleceğe dönüşmesinden hicran duyuyorum. Gizli gizli hüzünlendiğim akşamlardan birinde, terketmişlere özgü bir terkedilme korkusunu da yüreğimin derinlerinde duyarak sana koşmak, yaptıklarım ve daha çok da yapamadıklarım için özür dilemek ve "Geri dön bebeğim" demek istiyorum: "Geri dön... kulüben seni bekliyor..." Can Dündar ![]() |
|
|
![]() |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | son Mesaj |
| Yokluğun Varya... | *su* | Resimli Şiirler | 0 | 08-30-2008 12:10 PM |
| YoKLuĞuN ZoRaKi öLüM | *su* | Aşk & Sevgi | 0 | 07-11-2008 11:35 PM |
| Yokluğun | KuBrA^m | Aşk & Sevgi | 0 | 05-08-2008 11:48 AM |
| Yokluğun | SoN OsMaNLı | Flash Şiir | 0 | 04-13-2008 02:23 AM |
| Yokluğun Bela Başıma...Dayanamiremm | şehrazat | Flash Şiir | 9 | 02-22-2007 07:18 PM |