Anasayfa Kimler Online

Geri git   Ezberim > Her Telden Muhabbet > Paylaşım Muhabbet Eğlence Mizah > Öyküler
Kayıt ol Arama Bugünün Mesajları Bütün Forumları okunmuş kabul et

Öyküler Öyküler hikayeler bulabileceğiniz ve paylaşabileceginiz bir bölüm en ilgiç öyküler bu bölümde....





Yeni Konu aç Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 11-24-2006, 05:28 PM   #1 (permalink)
Prenses
 
einsamleben - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ezberim Üyelik BiLgilerim
Üyelik tarihi: Sep 2006
Nerden: Nerde bilmiyo..
Üye No: 13021
Mesajlar: 4.448
Ezberim Tşk İstatistikleri Tesekkür: 1238
924 Mesajına
1408 Kere Teşekkür Edildi
Ezberim Rep PuanLaması
İtibar Gücü: 412
Rep Puanı: 32125
Rep Derecesi:
einsamleben has a reputation beyond reputeeinsamleben has a reputation beyond reputeeinsamleben has a reputation beyond reputeeinsamleben has a reputation beyond reputeeinsamleben has a reputation beyond reputeeinsamleben has a reputation beyond reputeeinsamleben has a reputation beyond reputeeinsamleben has a reputation beyond reputeeinsamleben has a reputation beyond reputeeinsamleben has a reputation beyond reputeeinsamleben has a reputation beyond repute
HÜzÜnlendİrmİyor Benİ YokluĞun..




Ben yarını düşünmeyi sevmem.Ne olacaksa hemen şimdi olsun isterim.Seveceksem şimdi, öpeceksem şimdi, güleceksem şimdi..Zaman bir kez geçer insanın eline, o anın bir daha tekrarı yoktur.Ne yaşarsan bir kere yaşarsın.Bu yüzden sevmem beklemeyi.Bu yüzden bekleyerek geçen zamana acırım.
Ama bu kez bir şey oldu,bir şey...Şimdi yarını beklerken hiç kızmıyorum.Sen yoksun ya,bu gece de sensiz geçecek ya "olsun" diyorum.Bizi bekleyen çok güzel günler var önümüzde.Nedir beni böylesine değiştiren şey?Nedir geleceğe dair umutlar beslememi sağlayan şey?aşkın elbette...
Başka açıklaması olabilir mi?Sen olmadan da keyif alarak yaşayabiliyorum.Bir yerine iki kadeh rakı içiyorum,biri senin için.Sevdiğimiz şarkıları iki kere dinliyorum,biri senin için. Sabah uyanınca pencereyi açıp temiz havayı içime iki kere çekiyorum,biri senin için.Balkonda güneşin bedenime işlemesi için 5 dakika kalırdım eskiden,şimdi 10 dakika kalıyorum.Yokluğunda hayatı iki kişilik yaşıyorum. Yokluğunda hayata dair ne varsa yine seninle paylaşıyorum...
Özlemekse, özlüyorum elbette.Hasret şarkılarını kim benden daha iyi söyleyebilir?Kim gökteki yıldızlara bakıp onları senin gözlerin yerine koyabilir?Kimin yüzüne seni düşündükçe bir gülümseme yayılabilir?Dedim ya değişiyorum diye,eskiden böyle koyu bir özlem içinde olsaydım isyanım sığmazdı içime.Bir siyah hüznün içinde kıvranır dururdum, bitmek bilmezdi geceler.Şimdi öyle değil.Şimdi seni özlemek sevdamızın olmazsa olmaz parçasıymış gibi geliyor bana.
Sonbahardayız. Ama ben ilk yazın sevincini taşıyorum içimde.Ve biliyorum ki, hiç bitmeyecek bir baharı yaşayacağız birlikte.İşte bunun için hüzünlendirmiyor beni yokluğun!


einsamleben isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 10-06-2007, 01:54 AM   #2 (permalink)
Prenses
Ezberim Üyelik BiLgilerim
Üyelik tarihi: Jan 2007
Nerden: ***Yıldızlarda***
Yaş: 20
Üye No: 15356
Mesajlar: 412
Ezberim Tşk İstatistikleri Tesekkür: 354
112 Mesajına
158 Kere Teşekkür Edildi
Ezberim Rep PuanLaması
İtibar Gücü: 26
Rep Puanı: 1634
Rep Derecesi:
Asi Melek has a brilliant futureAsi Melek has a brilliant futureAsi Melek has a brilliant futureAsi Melek has a brilliant futureAsi Melek has a brilliant futureAsi Melek has a brilliant futureAsi Melek has a brilliant futureAsi Melek has a brilliant futureAsi Melek has a brilliant futureAsi Melek has a brilliant futureAsi Melek has a brilliant future
Standart --->: HÜzÜnlendİrmİyor Benİ YokluĞun..



her zaman ki gibi çok güzel bir paylaşımdı özlemden bahsediyodu
Can Dündar a ait özleme dair çok güzel bir yazı var bende onu paylaşayım



Özleme dair...
Yüreğimi sıkıştıran bu kesif hüzün, belki de terketmişlere özgü gizli bir terkedilme duygusudur.
Özledim seni...
Ayrılık yüreğimi karıncalandırıyor nicedir...
Beynimi uyuşturu­yor özlemin...
Çok sık birlikte olamasak bile benimle olduğunu bilmenin bunca yıl içimi nasıl ısıttığını yeni yeni anlı­yorum.

Yokluğun, hatırlandıkça yüreğime sapla­nan bir sızı olmaktan çıkıp mütemadi bir boşluğa dönüşüyor.
Sabahlara seni ok­şayarak başlamaları akşamları, her işi bir kenara koyup seninle başbaşa karşılamaları özlüyorum; oynaşmalarımızı, hırlaşmalarımızı, yürüyüşlerimizi, se­vimli ha­şarılığını, çocuksu küskünlüğünü...
Nasıl da serttin başkalarına karşı be­ni savunurken; ve ne yumuşak, bir çift kısık gözle kendini ellerimin okşayışına bırakırken... ya da kolyeni çözdüğümde kollarıma atlarken...
Hasta olduğunda, o korkunç kriz ge­celerinde günler, geceler boyu nöbet tuttuk başında... o şen kahkahalarına yeniden kavuşabilmek için sessiz dualar ederek...
"Atlattı" müjdesini kutlarken yor­gun bedenindeki yaraları okşayarak, doktorun böldü sevincimizi:
"Yaşayamaz artık bu evde... yüksek binalar ve be­ton duvarların gri kentinde" dedi, "O gitmeli... ve kendine yeni bir hayat çizmeli..."
Bilsen, ne zor gitmen gerektiğini bile bile "Kal" demek sana...
Ne zor, senin için ebedi mutluluğun beni unut­mandan geçtiğini bilmek...
Gitmeni asla istemediğim halde, buna mecbur olduğumuzu görmek ve sana bunları söyleyemeden "Git artık" de­mek...
"Beni ne kadar ça­buk unutursan, o kadar çabuk kavuşacaksın mutluluğa" demek sa­na ne zor...
Sesimi, kokumu çe­kip alıvermek beynin­den, sesin, kokun hâlâ beynimdeyken...
... seni görmemek ve belki yıllar sonra karşılaştığımızda bana bir yabancı gibi bakma­nı istemek senden...
... yeni bir sevdayı yasakladığım kalbime söz geçirmek...
... ve sonra kendi ellerimle bindirip seni yabancı bir arabanın arka koltuğuna, birlik­te güneşlendiğimiz on­ca yazı, yanyana titreş­tiğimiz onca kışı, pay­laştığımız bunca acıyı, onca kahkahayı ve bütün o uzak yeşillikleri katıp yorgun bedeninin yanına, ar­kandan pişmanlık gözyaşları dökmek ne zor...
... ne zor hiç tanımadan seni emanet ettiğim bir şoföre "Hızla uzaklaş buradan ve gidebileceğin kadar uzağa git" demek...
... yokluğunu beklemek, ne zor...

* * *
Bunları düşündükçe, şu anda uzakta bir yerlerde üşüdüğünü sezinleyerek panikliyorum. Bütün engel­leri aşıp terkedilmiş caddeleri, kimsesiz sokakları. yalnız bulvarları arşınlayarak sana ulaşmak, sessizce başını okşamak, kulağına sevgi sözcükleri fısıldamak ve yavaşça üzerini örtmek geçiyor içimden...

Paylaştığımız bir mazinin, yitirdiğimiz bir geleceğe dönüşmesinden hicran duyuyorum.
Gizli gizli hüzünlendiğim akşamlardan birinde, terketmişlere özgü bir terkedilme korkusunu da yüre­ğimin derinlerinde duyarak sana koşmak, yaptıklarım ve daha çok da yapamadıklarım için özür dilemek ve
"Geri dön bebeğim" demek istiyorum:
"Geri dön... kulüben seni bekliyor..."
Can Dündar




Asi Melek isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Cevapla


Konu Araçları

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar son Mesaj
Yokluğun Varya... *su* Resimli Şiirler 0 08-30-2008 12:10 PM
YoKLuĞuN ZoRaKi öLüM *su* Aşk & Sevgi 0 07-11-2008 11:35 PM
Yokluğun KuBrA^m Aşk & Sevgi 0 05-08-2008 11:48 AM
Yokluğun SoN OsMaNLı Flash Şiir 0 04-13-2008 02:23 AM
Yokluğun Bela Başıma...Dayanamiremm şehrazat Flash Şiir 9 02-22-2007 07:18 PM


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:01 PM .


Powered by vBulletin® Version 3.6.11
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.1.0
Design ßy: DoLuNaY ŞoVaLyEsİ
Valid XHTML 1.0 Transitional

Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için TIKLAYINIZ .
In this web site,illegal sharing is forbidden.If you have any problem/complaint about content’s copyrights in our page,please click here to contact us.