Anasayfa Kimler Online

Geri git   Ezberim > Genel Sağlık > Psikoloji Psikiyatri (Ruh ve Sinir Hastalıkları)
Kayıt ol Arama Bugünün Mesajları Bütün Forumları okunmuş kabul et

Psikoloji Psikiyatri (Ruh ve Sinir Hastalıkları) Psikoloji Psikiyatri pisikoloji pisikiyatri ruh ve sinir hastalıklarının sebepleri sonuçları tedavi yöntemleri





Yeni Konu aç Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 09-22-2007, 02:10 PM   #1 (permalink)
Prenses
 
ßaYan_ŞiDDeT - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ezberim Üyelik BiLgilerim
Üyelik tarihi: Jan 2007
Nerden: m€L€qL€r $€hr!ndhee
Yaş: 19
Üye No: 13003
Mesajlar: 10.429
Ezberim Tşk İstatistikleri Tesekkür: 714
1129 Mesajına
1741 Kere Teşekkür Edildi
Ezberim Rep PuanLaması
İtibar Gücü: 498
Rep Puanı: 28823
Rep Derecesi:
ßaYan_ŞiDDeT has a reputation beyond reputeßaYan_ŞiDDeT has a reputation beyond reputeßaYan_ŞiDDeT has a reputation beyond reputeßaYan_ŞiDDeT has a reputation beyond reputeßaYan_ŞiDDeT has a reputation beyond reputeßaYan_ŞiDDeT has a reputation beyond reputeßaYan_ŞiDDeT has a reputation beyond reputeßaYan_ŞiDDeT has a reputation beyond reputeßaYan_ŞiDDeT has a reputation beyond reputeßaYan_ŞiDDeT has a reputation beyond reputeßaYan_ŞiDDeT has a reputation beyond repute
ßaYan_ŞiDDeT - İCQ üzeri Mesaj gönder ßaYan_ŞiDDeT - AİM üzeri Mesaj gönder ßaYan_ŞiDDeT - MSN üzeri Mesaj gönder ßaYan_ŞiDDeT - YAHOO üzeri Mesaj gönder ßaYan_ŞiDDeT isimli Üyeye Skype üzeri Mesaj gönder
Standart Yaşlılık Psikolojisi



Son yıllarda gerek sağlık alanındaki buluşlar, gerek beslenme koşullarının düzelmesi gibi nedenlerle insan ömrü uzamış ve tüm dünyada yaşlı nüfus artmaya başlamıştır. Bu nedenle yaşlılıkla oluşan hastalıkları ve durumları değerlendiren geriatri bilim dalı oluşturulmuştur.Yaşlılığa özgü bedensel ve ruhsal hastalıkları değerlendirmeden önce yaşla birlikte değişen normal insan psikolojini bilmek gerekir. Çevremizde yaşlı insanların artması, bizim toplumsal yapımız nedeniyle yaşlıların çoğunlukla aile içinde bakılmaları nedeniyle onları anlamak ve tanımak zorundayız.

Yapılan çalışmalarda yaşlılık döneminde akıl sağlığına ilişkin diğer dönemlerden daha fazla sorun saptanamamıştır. Hatta yaşlıların olumsuz emosyonel durumları gençlerden daha iyi kontrol ettikleri görülmüştür.

Bilişsel değişiklikler
Bilişsel fonksiyonlar; algılama, sözel yetenekler, kelime zenginliği, genel bilgi durumu, algılama ve psikomotor işlevleri içerir. Görsel algılamada yaşlılıkla belirgin değişiklik olmaz. Dikkat fonksiyonu temel olarak iki grupta değerlendirilebilir. İlk grup, dikkati tek bir yere yöneltmek ve bir uyaranı izlemektir ki yaşlılıkta bu fonksiyon değişmez. Ancak dikkati bir uyarandan diğerine yöneltip, sonra tekrar öbür uyaranı izlemek, yani aynı zamanda dikkati bir kaç uyarana bölüştürebilme yeteneği yaşla belirgin azalma gösterir.
Kelime hazinesinde azalma olmayıp, aksine özellikle eğitimli yaşlılarda artma izlenirken, çalışmalar kendiliğinden konuşmanın daha özensizleşmeye ve daha çok tekrar içermeye başladığını göstermiştir. Objelerin isimlerini hatırlama ise bir miktar azalma gösterebilir.
Öğrenme fonksiyonunun yaşlılıkta azaldığı bilinir. Temel, kristalize zeka bozulmazken, akıcı zekanın bozulduğu görülmektedir.

Hafıza fonksiyonları yakın hafıza ve uzak hafıza olmak üzere incelenir. Yaşlılıkta öğrenilen bilgileri depolama ve yeniden hatırlamada bozulma belirgindir. Uzak hafıza sağlam kaldığı halde, yakın hafızanın yaşla birlikte belirgin azalması yaşlılıkta karşılaşılan şaşırtıcı durumlardandır.


Kişilik
Yaşlandıkça sosyal ilişkilerde azalma gözlenir. Yeniliklere, yeni şeyler yapmaya ve öğrenmeye karşı yaşlılar tutucu olur. Çevreye ilgileri azalır, sosyal ilişkiler gittikçe azalır. Bu durum genellikle yapamamaktan ve hareket zorluklarından kaynaklanır. Ölümler nedeniyle sosyal çevreleri azalır, yeni ilişkiler kurmak zorlanır. Yaşlılıkta kişilerin aşırı tutumlaşır, mal ve para düşkünlüğü artar. Gerçekte çok da gerek duymadıkları, duymayacakları şeylere aşırı bağımlılık göstermeye başlarlar.

Aslında yaşlılık dönemi Erikson tarafından benlik bütünlüğünün tamamlandığı dönem olarak tarif edilir. Bunun anlamı kişinin geçmiş yaşantıların tümünün kendine ait olduğunu kabullenişi, geçmişle ilgili pişmanlıklar ve özlemler taşımamasıdır. Bunu sağlayabilen yaşlılar için gelecek belirlidir, ölümden korkmaz. Gençlere kızmaz, onların haklarına saygılı olur ve önem verir.

Tüm bu gelişimleri, yaşlının daha önceki kişilik özellikleri, yaşlılıkla birlikte oluşan hastalıklar, aldığı ilaçlar, kişisel kayıplarla bağlantılıdır.Hastalıklar ve ilaçlar yaşlının zihinsel, bedensel ve kişilik gelişimini olumsuz etkileyen durumlardır. İyi bakım, devam eden sosyal ilişkiler, çocuklar ve torunlarla paylaşılan zamanlar yaşlıların bu dönemi daha sağlıklı geçirmelerini sağlayan önemli sosyal desteklerdir. Bizim toplumumuzun önemli geleneklerinden biri yaşlılara saygı ve bağlılıktır. Yaşlılar genellikle bakımlarını sağlayamadıkları zaman, gençlerle birlikte yaşamaya başlarlar. Ya da en azından yakın yerlerde oturur ve sorunlar paylaşılır. Değişmeye başlayan toplumsal yapılardan biride, insanlar arası mesafeler, yalnızlaşma ve ayrışmadır. Bu durum yaşlıların son dönemlerini yalnız geçirmelerine neden olmaktadır. Sosyal kurumların arttırılması daha önemli hale gelmiştir. Huzur evlerinin kimseleri olamayan insanları bulunduğu bir yer değil, yaşlı insanların sosyal çevre kurabilecekleri, bakımlarının yapılabileceği, sağlık kontrollerinin olacağı gerekli mekanlar olarak değerlendirilmesi gerekir.

Hepimizin bir gün yaşlanacağı bir gerçek. Yapabileceklerimizi yapmış olmanın mutluluğu ve geleceği eğittiğimiz veya yetiştirdiğimiz kişilere teslim etmenin huzuru ile sağlıklı, çevremizde bizi seven ve değer veren insanlarla birlikte olmayı ummak, bunu sağlamaya çalışmak yaşlanmayı güzelleştirecektir. Bu yazıyı Erikson’un bir sözüyle tamamlamak istiyorum “yaşlılarda ölümden korkmamaya yetecek kadar benlik bütünlüğü olursa, çocuklar da yaşamdan korkmayacaklardır.”


___________________________________________________________________________
Bir melek kaydı gözlerimden…
Benim melek olduguna inanmak istediğim aslında hiç olmamış bir melek…
Bir düş gördüm.

Düşlerde yaşanır bir aşk yarattım…Düş bitti, gözlerim gerçege uyandı..
Bir aşk çizdim, senaryosu bana ait.Parçalandı düşüp gözlerimden..
Ben yapbozlarda kayboldum…
Şimdi bir umut yanar gözlerimde seni unutmaya dair gerçek aşkı yaşayabilmeye dair…
ßaYan_ŞiDDeT isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Cevapla
Anahtar Kelimeler: ,



Konu Araçları

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 03:23 AM .


Powered by vBulletin® Version 3.6.12
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.1.0
Valid XHTML 1.0 Transitional

Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için TIKLAYINIZ .
In this web site,illegal sharing is forbidden.If you have any problem/complaint about content’s copyrights in our page,please click here to contact us.