|
|||||||
| Şiirler ve Güzel Sözler Şiirleri ve Güzel sözleri burada yayınlayabilirsiniz... |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
|
|
#1 (permalink) |
|
Prenses
![]() ![]() |
ne güzel günlerdi onlar...
fesat karlara inat uykusunda süslenmiş bir vadiydik sabahın çiyleri bile yeterdi düşlerimizi sulamaya biz telaşlı arıların aradığı çiçeklerin soyaçekimiydik henüz hazır değildi dallarımızdaki meyveler olmaya o zamanlar... yaşadıklarımızın adını hiç sormamıştık ki gözlerimize gecelerimizin aydınlığı günleri giydirir dururdu üzerimize ay ışığında dikerdik gönüllerimizin sığ yırtıklarını şüphe öyle dörtnal koşturamazdı içimizde yağız atlarını derken bir gün... davetsiz bir kervan geldi yerleşti çimenlerimize meraklı bakışlarımızda çözüldü hazanımızın kilitleri nice yağmurun çamurunu taşıyıp durdu içimize hoyrat adımlarda can verdi vadimizin kelebekleri ne çok yaprak kaybettik seninle o kış sönük yıldızlara bile ulaştı tenlerimizdeki yakarış ve dün geldi... artık yastaydık ezilen onca masum tomurcukların ardından önce adını sonra noktasını koyduğumuz neydi anlayamadan “aşktı koynumuzda besleyip yarınlara büyüttüğümüz adı bebeğin ayrılıktı bizi kendi kuyularımıza mahkum eden sondaki derbederliğin.” |
|
|
|
melis_17_ Kullanıcısına Teşekkür Edenler: |
candanX (02-10-2008)
|
|
|
#3 (permalink) |
|
Prenses
![]() ![]() |
Günüm güneşim ol, ısınacağım
Ümit duvarım ol, yaslanacağım Sevgi yağmurum ol, ıslanacağım Gül kokun bir ömür tenimde kalsın Sen uykuysan ben gördügün düş olam Sen yuvaysan ben bir yavru kuş olam Ağlar isen yanağında yaş olam Gözlerin bir ömür gözümde kalsın Gel sevgilim ol benim, düş kaçağım Göğsüne başımı yaslayacağım Kalbimin içinde saklayacağım Özlemin bir ömür gönlümde kalsın Bir dünya sun bana tutunacağım Gönlümü sevginle avutacağım Bütün ihanetleri unut |
|
|
|
melis_17_ Mesajına 2 Kere Teşekkür Edildi: |
RÜYA (01-21-2008), [[F!YaKaLı]] (01-21-2008)
|
|
|
#4 (permalink) |
|
Prenses
![]() ![]() |
Seninle hic ayni sokaklarda gezmedik
Ayni havayi tenefus etmedik Ama hep ayni dusunce Hep ayni sevgiyi kalbimizde tasidik Herkes goctu biz gocemedik.. gidemedik Satilmis yureklerin arasinda Hep yanliz kaldik..savastik Oylesine cikarsiz.. yapayanliz Inandigimiz tek sey sevgimiz Ucunda kavusmak olmasa bile O sevgi oldu tek inancimiz.. Dogru durust hayel bile kuramadik Keskelerin arasinda kaybolurken Gunler karanlik geceler zindan Her sabah yine yanliz uyandik Sikayetmiz olmadi hic Boyun bukup uzaktan sevmeyi bildik Ara sira haber alip birbirimizden Iyi olmamiza biraz olsun sevindik Ama hep hasret besledik icimizde Sen ayri dunyada ben ayri dunyada Kavusmak bir gozyasi oldu gozlerimizde Agladikca kavusamadik Kavusmak istedikce agladik.. Siirlerle avuttuk kendimizi Gizli mesajlar yazdik okur anlar diye Sustuk eller konustu biz konusamadik Anlatamadik yuregimizdeki sevgimizi Susmaliydik.. susuyorduk Degistiremezdik kader yazimizi Bir gun gulsekte Ikinci gun tutamadik gozyasimizi Agladik aglamaliydik Bir bedende bir kalp Dindiremedik yurek sizimizi.. Degistiremedik kader yazimizi Severek kucakladik ask sizimizi Yazsakda onca yanlizligimizi Bir sen anlarsin beni bir ben anlarim seni Baska kimse anlamaz bizi.. alıntı |
|
|
|
|
#5 (permalink) |
|
Prenses
![]() ![]() |
Ne çok şey anlatır gözyaşları..
Bazen söylenemeyen sözlerin sesi, bazen bir pişmanlığın diyeti ,bazen de bir sevda nefesi... Sessizliğin çığlıklarıdır aslında gözyaşları...Anlatılamayanı anlatmak ister karşısındakine...Eğer anlayabilirse... İnsanoğlu bi garip...Sevinir ağlar, üzülür ağlar, hasret çeker ağlar, kavuşur yine ağlar. Kelimeler kifayetsiz kaldığında, gözyaşları görev başındadır. Aslında ağlayabilmek büyük bir nimet... Ve ağlamak taş kalpli olmadığımızı gösteriyor. Hala insan olduğumuzu, hissettiğimizi, DUYGUSUZ olmadığımızı... Ama bazen gözpınarlarından aşağı süzülemez gözyaşları... Onlar dışa akıp ziyan etmezler kendilerini...Çünkü çok daha önemli bir görevleri vardır. İçteki bir yangını söndürmek isterler. Göz kapaklarınızın alev alev yandığı, boğazınıza bir şeylerin düğümlendiği, burnunuzun direğinini sızladığı oldu mu hiç? Dikkat ettiniz mi o anlarda gözyaşlarınızın istikameti neresi? En zor olanı bu belki de... Ağlamak zayıflık mı? Neden ağlamamız gereken anlarda; yumruklarımızı, tırnaklarımız avuçlarımızı kanatıncaya kadar sıkar, boğazımızdaki düğümleri yutkunarak gidermeye çalışırız? Neden kaçırırız buğulanan gözlerimizi başkalarından? Bakın ağlıyorum işte! Utanmıyorum kimseden...O kadar içime akıttım ki gözyaşlarımı!...Artık zapdedemiyorum içimdeki çağlayanı.... |
|
|
|
melis_17_ Kullanıcısına Teşekkür Edenler: |
candanX (01-24-2008)
|
|
|
#6 (permalink) |
|
Prenses
![]() ![]() |
OTUZBEŞ YAŞ ŞİİRİ
Yaş otuz beş! yolun yarısı eder. Dante gibi ortasındayız ömrün. Delikanlı çağımızdaki cevher, Yalvarmak, yakarmak nafile bugün, Gözünün yaşına bakmadan gider. Şakaklarıma kar mı yağdı ne var? Benim mi Allahım bu çizgili yüz? Ya gözler altındaki mor halkalar? Neden böyle düşman görünürsünüz, Yıllar yılı dost bildiğim aynalar? Zamanla nasıl değişiyor insan! Hangi resmime baksam ben değilim. Nerde o günler, o şevk, o heyecan? Bu güler yüzlü adam ben değilim; Yalandır kaygısız olduğum yalan. Hayal meyal şeylerden ilk aşkımız; Hatırası bile yabancı gelir. Hayata beraber başladığımız, Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir; Gittikçe artıyor yalnızlığımız. Gökyüzünün başka rengi de varmış! Geç farkettim taşın sert olduğunu. Su insanı boğar, ateş yakarmış! Her doğan günün bir dert olduğunu, İnsan bu yaşa gelince anlarmış. Ayva sarı nar kırmızı sonbahar! Her yıl biraz daha benimsediğim. Ne dönüp duruyor havada kuşlar? Nerden çıktı bu cenaze? ölen kim? Bu kaçıncı bahçe gördüm tarumar? Neylersin ölüm herkesin başında. Uyudun uyanamadın olacak. Kimbilir nerde, nasıl, kaç yaşında? Bir namazlık saltanatın olacak, Taht misali o musalla taşında:crying: |
|
|
|
|
#7 (permalink) |
|
Prenses
![]() ![]() |
HİSSEDEN İNSANLAR İÇİN
Avcunuzda yaralı bir kuş taşıdınız mı? Onu iyileştirmeyi düşündünüz mü? Sokaklarda kimsesiz çocukların yüzünü okşadınız mı hiç? Çiçek suladınız mı hayatınızda bir kez olsun? Gözyaşı kuruttunuz mu? Vivaldi’yi dinlediniz mi mesela? Yaprak süpürdünüz mü sonbaharda? Bir sokak köpeğinin gözlerindeki derinlikte kayboldunuz mu? Sokak satıcılarına kızdınız da,domatese ihtiyaç duydunuz mu? Hiç fotoğraf taşıdınız mı cebinizde,bakıp bakıp içlenmek için? Sokaktaki çocuklardan mendil alırken,paranın üstünü bıraktınız mı? Başkasının sigarasını yaktınız mı,kendi sigaranızdan önce? Bir piyanonun tuşlarına dokundunuz mu hiç,meraktan da olsa? Hiç yufka açtınız mı,ufka baktınız mı? Hiç can yaktınız mı? Attığınız zaman mangalda kül bıraktınız mı? Kaç çiçeğin adını ezbere biliyorsunuz,saydınız mı hiç? Acıya ekmek bandınız mı,bile bile yalanlara kandınız mı? Size adres sorana,içten davrandınız mı bir kez olsun? Sır tuttunuz mu,ateşin üstünde hiç yemek unuttunuz mu? Yanarken söndünüz mü,veda ederken döndünüz mü? Yaşıyor musunuz? Yaşarken ölümüsünüz yoksa? Meydan okuma gücünüzü toprağa mı gömdünüz,nerelerde kaldı? Hayat bir masaldı da sizler için,o masaldan geriye neler kaldı? Hep suskun mu kaldınız hayat kavgasında. Hayatınızda bir kez olsun,bakıp da gördünüz mü? Şarkılar aşka çalarken,siz başka mı çaldınız? Söyleyin siz kimsiniz? Sorumluluk payınızı inkar etmeden bir gün geçirmediyseniz, Çocuklara bakıp içiniz yanmadıysa,üşüyen anaların yerine siz üşümediyseniz, Bunların hiçbir anlamı yok zaten”...... alıntı |
|
|
|
|
#8 (permalink) |
|
Prenses
![]() ![]() |
Gelmeyen Sevgili Sırra kadem bastın, öyle üzgünüm Öyle huzursuzum,dünden ölgünüm Üstüne gelinmez halde her günüm Gelmeyen sevgili nerdesin şimdi Söyle başına bir haller mi geldi Tuz bastım sineme kalmadı tadım Acınla inleyip durdu feryadım Gönül aklına hiç gelmez mi adım Gelmeyen sevgili nerdesin şimdi Sevgimin içine yükledin derdi Bu nasıl iş Yarab dönmeyi bilmez Yollar mı yönler mi değişti gelmez O gün bu gündür hiç yüzüm de gülmez Gelmeyen sevgili nerdesin şimdi' Büsbütün kederler kalbime indi Görünmez güneşe bir yer mi buldun Zindana kapanık mahkum mu oldun Bir köhne kenarda ıssız mı kaldın Gelmeyen sevgili nerdesin şimdi Söylesen gönlüne gelmez mi kendi Canlıdan cansıza geçmedi hükmüm Karıncadan kuşa içimi döktüm Nasıl dayanır bu can iki büklüm Gelmeyen sevgili nerdesin şimdi Hoyrat gidişine kimler yol verdi Serhatlarda nöbet tutana sordum Her gün nöbetlere sanki ben durdum Ümitli gözlerle pusular kurdum Gelmeyen sevgili nerdesin şimdi Seni benden alan sitemin neydi Otantik sevdamda yalan mı gördün Desem de, aşkımla aşkla yürürdün Benim yüreğimde sen bir ömürdün Gelmeyen sevgili nerdesin şimdi Ayrılan hangi kul murada erdi Engin Namlı |
|
|
![]() |
| Ahantar Kelimeler: cok, sensizlik, zor |
| Konu Araçları | |
|
|