|
|||||||
| Şiirler ve Güzel Sözler Şiirleri ve Güzel sözleri burada yayınlayabilirsiniz... |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
|
|
#51 (permalink) |
|
Prenses
![]() ![]() ![]() |
Kendimden yoruldum Sürekli maske takmaktan İçim Kan ağlarken İnsanlara gülmekten yoruldum Çok sinirliyken bile Sakin olma zorunluluğundan yoruldum Hıçkırarak ağlamak isterken Gözyaşlarımı içime akıtmaktan Delice severken içimden dağlara denizlere Hoyratça esen rüzgara toprağa kuşlara Seviyorum diye haykırmak isterken Susmaktan yoruldum Mavinin her tonunda kaybolmak isterken Siyaha esir olmaktan yoruldum Kendimden yoruldum Hep güçlü olmak ne zordur Hep sorumluluk sahibi olmak Her zaman haklı olmak Herseyi bilmek zorunda olmak Ruhum yoruldu Çoçukken genç olmak Gençken olgun olmak Çok zor yoruldum Çabuk tükettim ömrümü Yarınlarımı..... Umutlarımı..... Duygularımı....... Geri dönüşü olmayan bir tüneldeyim Oyunun adı hayat Başrolde ben Yardımcı oyuncular sevgi, aşk, acı, geçmiş Senaryo konusu Herseye ragmen Mutlu Olma Sanatı Ve oyun bitti..perdeler indi ışıklar söndü Kendimden yoruldum |
|
|
|
BaCKterY Kullanıcısına Teşekkür Edenler: |
RockeReLLa (07-12-2008)
|
|
|
#52 (permalink) |
|
Prenses
![]() ![]() ![]() |
yumuşak sözcükler kullanmak istiyorum bu gece..
ruhum hafifledi sanki.. boşluklarım anlıkta olsa doldu sanki.. sanki gibiyim bu gece... kaybolan tınılar var üzengimde hatırlamakta güçlük çektiğim adım sesleri var koridorlarımda.. parmak uçları var hafifçe eğildiğimde farkettiğim.. izler var.. dar, ıssız koridorlarımda.. koridorlarımın duvarlarında ruhumun bedenimde yarattığı kimi ufak, kimi neşeli, kimi sert ama hepsi sadece ben olan kareler var.. ışık yok bu koridorlarda.. karanlık ayndınlatıyor buraları karanlık; bu dünyanın güneşi.. doğup, batmayan ama sürekli mekan değiştiren bir güneş.. dokunduğu her karenin aynası olan bu güneş aslında kocaman bir kırılmalar yığını... Elime geçiremiyorum onu bir türlü.. benden kaçmayı başarıyor o mu benden ben mi ondan korkuyorum ? bir adım kala yetişemiyorum bir an kala dokunamıyorum Benim umudum var elbet bir gün pes edilecek tek yapmam gereken beklemek... sadece beklemek biliyorum "pes" denecek Lakin bu tek heceyi söyleyen tarafı zaman belirleyecek... Zaman " bitti "diyene kadar bu yarış devam edecek Bütün gücümle koşacağım .. Ve yarışın sonunda yakaladığım şey aslında zamanın ta kendisi olacak! |
|
|
|
BaCKterY Kullanıcısına Teşekkür Edenler: |
RockeReLLa (07-12-2008)
|
|
|
#53 (permalink) |
|
Prenses
![]() ![]() ![]() |
yolun başındayım işte
uzun bir yol daha bitmiyor bir türlü yollar.. tükenmeyen tek şey gibi yollar.. her yolunda sonu bir çizik atıyor ruhumun o kırışıklarla dolu mat yüzüne ardından son sürat bir yol daha başlıyor bazen biri bitmeden biri başlıyorr şaşırıyor kaslarım kasılıyor sanki bir daha gevşemeyecekmiş gibi.. bir an geliyor kas gevşemeyi siliyor hafızasından o bile şaşırıyor... biri bitmeden biri kök salıyor hayatıma bazısı çamurlu bazısı çimenli bazısı çimentolu... Ama hepsi birgün yerini bir başkasına bırakıyor hepsi bir parça koparıp başkasının önüne seriliyor! Ve yenisi geliyor ,katılıyor bana.. oysa ki bilmiyor yollar onlar gitse de bende hep bir renkleri yaşıyor.. Ben yaşatıyorum onları istemiyorum unutmak benim olanları... benim olan benim beynimde yaşamalı kuytulara atılmamalı Benim olan bende yaşamalı benliğimde ben olmayı benleştirmeli.. |
|
|
|
BaCKterY Kullanıcısına Teşekkür Edenler: |
RockeReLLa (07-12-2008)
|
|
|
#54 (permalink) |
|
Prenses
![]() ![]() ![]() |
Uçurumun köşesindeyim yine geçmiyor bir türlü huzursuzluğum... dalıyorum karanlığa sessiz bir şiire dalar gibi renklerim soluklaşıyor hiç hıçkırmak isteyipte hıçkıramadığınız oldu mu? Bu aralar bana çok sık oluyor.. kavrayamadım kaynağını koyu bir kahve unuturuyor bazen yada kısa bir tenor... Zor Zor beni anlamak zor Dünyayı çözmek kolay zor olan nereden başlayacağım.. Ara ara ruhum ayrılıyor bedenimden.. bedenim tiksindiriyor bu ruhu Parçalara ayırmak geliyor içimden bu bedeni zerrelere bölmeliyim ama sonrası korkutuyor işte ya bir hiç olan beni tekrar bir araya getiremezsem.. hiç hiçte olsa hiçliğin hiçliğini hiçleştirmek kolay Ta ki hiçliğin hiç olmadığını kavrayana kadar... attığım her adım boşluğa atılan bir adım gibi görünmez ve boş... |
|
|
|
BaCKterY Kullanıcısına Teşekkür Edenler: |
RockeReLLa (07-12-2008)
|
|
|
#55 (permalink) |
|
Prenses
![]() ![]() ![]() |
Bir adın kalmalı geriye bütün kırılmış şeylerin nihayetinde aynaların ardında sır yalnızlığın peşinde kuvvet evet nihayet bir adın kalmalı geriye birde o kahreden gurbet sen say ki ben hiç ağlamadım hiç ateşe tutmadım yüreğimi geceleri koynuma almadım ihaneti ve say ki bütün şiirler gözlerini bütün şarkılar saçları söylemedi hele nihavent hele buselik hiç geçmedi fikrimden ve hiç gitmedi bir topak kan gibi adın içimin nehirlerinden evet yangın evet salaş yalvarmanın korkusunda talan evet kaybetmenin o zehirlisi buğusu evet isyan evet kahrolmuş sayfaların arasında adın sokaklar dolusu bir adamın yalnızlığı bu sevda biraz nadan birazda hıçkırık tadı pencere önü menekşelerinde her akşam dağlar sonra oynadı yerinden ve hallaçlar attı pamuğu fütursuzca sen say ki yerin dibine geçti geçmeyesi sevdam ve ben seni sevdiğim zaman bu şehre yağmurlar yağdı yani ben seni sevdiğim zaman ayrılık kurşun kadar ağır gülüşün kadar felaketiydi yaşamanın yinede bir adın kalmalı geriye bütün kırılmış şeylerin nihayetinde aynaların ardında sır yalnızlığın peşinde kuvvet evet nihayet bir adın kalmalı geriye birde o kahreden gurbet beni affet KAYBETMEK İÇİN ERKEN SEVMEK İÇİN ÇOK GEÇ..... ------------------------------------------------ Yaşam Denen Sahne Yaşam denen sahnede oyuncuyuz hepimiz. Kendi kişiliklerimizden uzak, rol yapmak işimiz. Senaryo önceden yazılmış, bizden habersiz. Kimler yazmış, neden yazmış bihaberiz Figuranlar, oyuncular, reji bizleriz, seyirciler ise sessiz Bizler mi seyircileriz, yoksa seyirciler mi biz? Bunu hiç çözemedik, çözemeyiz. Ölüp ölüp diriliriz, kimse bilmez nedir bu giz. Zaman zaman kahkahalara boğarız, Gülerken ağlayan, ağlarken güldüreniz. Yüzlerimizde maske var, sahte sevgilerimiz. Özgürüz deriz kendimize, oysa sahnede hapisiz, Kendimizi aldatır halimize güleriz . Yaşam denen sahnede geçer ömrümüz. Dost bildiklerimiz dost değil, hep üzülürüz. Perde indiğinde gerçek yaşama döneriz İstesek de biz biz olamayız, sessizce gideriz, Gerçek mutluluğu arar kararlıklarda gözlerimiz Işıklar kör etmiştir, bakar göremeyiz. Oysa, el uzatımı kadar yakındır ulaşamayız Kendimizi aldatır, yaşamı lanetleriz. .................................................. .................. BEN EN ÇOK SENİ ÖZLEDİM... Ben en çok seni özledim Sesindeki çocuksuluğu, Varlığındaki çoşku ile Kederin o muhteşem yoğruluşunu, Olmadık zamanlarda Olmadık benzetmelerini, Mesela ile başlayan Ve insanın ruhunu okşayan Hecelerinin kelime olmaya Koşuşunu özledim. Ben en çok seni özledim Yorgun bir akşamda Yürürken kaldırımlarda Sensizliği solumayı Ve sensizlikle yürümeyi özledim Ben en çok seni özledim Seni seviyorum Deyişin içindeki seni Ve şiirlerdeki her bir satırın, Sana dönüşünü özledim. Ben en çok seni özledim Yağmur yağarken üzerime Gözyaşlarımı bırakıp gökyüzüne Başka bir yağmurla sana yağsın diye Umut etmeyi özledim… Ben en çok seni özledim Ben en çok seni özledim Derinliğinde kaybolduğum Gözlerine ne demeli bilmem. Beni sonsuzluğa sürükleyen Ve ansızın hüzünlerin en çıkmazına iten O derin ve Güzel gözlerini özledim Kalbindeki insanlara rağmen Orada sıkışacak bir yer bulmak Ve dışarda kalmamak için yaptığım Çırpınışları özledim Ben en çok seni özledim Sen, Kimi özledin… |
|
|
|
BaCKterY Kullanıcısına Teşekkür Edenler: |
RockeReLLa (07-12-2008)
|
|
|
#56 (permalink) |
|
Prenses
![]() ![]() ![]() |
Bütün sevdalar veremlidir…ve kan kusar tüm aşıklar.. Aşk dediğin sinsice yerleşir ..önce gözlerinden..sonra ruhuna akar aşk..Bilirsin aslında aşk hastalıktır hatta sana göre saçmalıktır..Mikrobudur aşk insanın.Hiçbir doktor tedavi edemez..hiç bir ilaç kabul edilmezdir aşık olmuş bi bünye tarafından.Steril bi ortamda bile olsan aşk sinsidir…Bulur yüreğine sızmanın yolunu..Haindir de üstelik aşk..Anlamsız gördüğün her şeyi sana benimsetir..Verem mikrobudur aşk..Göğsün daralır..an gelir boğazında düğüm olur sözcükler..Kuru bir öksürük alır seni..Ciğerlerin zorlar..zorlar bedenini ayaz gecelerde sabahlara kadar öksürürsün aşk’dan kalan sözcükleri söyleyebilmek için..Bir güce ..bir desteğe ihtiyacın vardır..Ki ciğerlerin bu ihtiyacı kendinde var sanır önceleri..Ayazda kuru bir öksürüktür..içine yerleşen mikrop aşk..Veremlidir sevdalar..bir kuru öksürüğe teslim olur yorgun bedenin… Yatağın ..yorganın …öksürüğe boğulmuştur..Sevdiğini sadece sen bilirsin ,başucundaki ballı sütün birde mendilin…Hatta aşk öyle bir sarmıştır ki …mendiline olmayan sevdiğinin..hiç duymadığın kokusu sinmiştir..Koklarsın o mendili..Oysaki itiraf edemediğin tüm sözcüklerini kusmuşsundur mendiline..Kana bulanmıştır ..mendil..yar niyetine..Yar’e söylenmesi gereken tüm sözler , gururundan dizlerine kapanıp da yapamadığın yalvarışlar..şimdi kan olupda dökülmüştür mendiline. Dudakların artık tüm ihtirasıyla mendiline aşiyan olmuştur….Hiç görmeden bir kez olsun dokunamadığın halde ezberlediğin beden artık çok uzağında kalmıştır…Artık yar ile sevişemeyen..yok olamayan kalbin ..kendi kendine çürümüştür yarsızlığın mabedinde… Veremlidir tüm sevdalar..Kan kusarsın her sevdalardan geri dönüşte..Ve o aşk yokmu ..ahhh o aşk..bir sindimi ciğerlerine mikrop esir almıştır bedenini… Çareyi bulmak için yaktığın her sigara ..sana geri dönmüştür çaresizlik olarak..Dudakların yardan çok uzakta bir Bafra sigarasını ıslatmaktadır…Dudakların kurumuştur..Dilinin ıslaklığını içinin mikroplu ateşini söndürememiştir..Artık sigaranla bir olup dudakların sana komplolar kurmaktadır. Ve bütün aşıklar kan kusar..Aşk nameleri yerine..Çok uzaklardadır artık her şey..Günden güne erimektedir..zaten cılız ve yorgun olan bedenin günden güne dahada erimektedir…Sanki yarsızlık yetmezmiş gibi günden güne erimektedir bedenin…Mendilin..Sigaran..bal lı sütün artık fayda etmemektedir.. Söyleyemediğin her söz ciğerinde birikmektedir.Çürütmektedir.Bi lir misinki hiçbir veremli ölmez..ne kan kaybından..nede halsizlikten..Kuru ayaz öksürüğün parça parça koparmaktadır ciğerini..Her gün bi parça..her gün bi parça…O kopan parçalar yare demek isteyip de diyemediğin sözcüklerdir..Bilir misinki…Bir verem hastası günün birinde boğazına takılan ciğerinin parçasıyla ölür…Söylenememiş her söz bir parça ciğerdir…Boğazına takılan..Son demini..son anını söyleyemediğin sözler getirir.. Bütün sevdalar veremli…bütün aşıklarda kan kusmaktadır…Yoksa karşılığı seven kalbinin…
___________________________________________________________________________
|
|
|
|
BaCKterY Kullanıcısına Teşekkür Edenler: |
RockeReLLa (07-12-2008)
|
|
|
#57 (permalink) |
|
Prenses
![]() ![]() ![]() |
"İmkansızlığı yokluğun zindanda asıp Vuslatı senin yüreğinde yaşamaya geliyorum.. " Sana geliyorum umut tarlalarına " sevdamızın " güneşini ekerek. Vuslat kelimelerini tozlu raflardan indirip sana geliyorum. Biliyorum, avuçlarında hasretin alazları yanıyor.. Külleniyor vuslatın kelimeleri yüreğinde.. Bekle beni, avuç içlerindeki kör olası yangınları ıslak kirpiklerimle söndürmeye geliyorum. Yürüyorum zifiri uçurumları aşarak. Gözlerin " gelecek diye " perdelerin arasında gözyaşıyla ıslanmasın. Ben karanfillerin gülümsediği kuşluk vaktinde saçlarına süzüleceğim. Haydi, saat çoktan gece yarısını geçmiş olmalı oralarda..Uyutamasan da hasreti, ne olur gözlerini kapa yıldızlara.. Ben gelirken, yüzündeki hüzün bulutlarını topla göğünden ve uykuya dalmış " vuslat " türkülerini kaldır kirpiklerinden.. Umut fakiri sevdamla kana kana gülüşlerini avuçlarından içmeye geliyorum. Uykular haram sana kavuşana kadar. Geldiğimde bir tutsam ellerini, bir öpsem yüreğini goncalar tebessüm edecek toprağın altından..Güller dökülecek yıldızların avuçlarından..Ah bir sarılsam sana..Rüzgar bile kıskanırdı kavuşmamızı..Sana geliyorum. Leyla´sına ağlamaklı Mecnun yoldaşım, Aslı´sına kavuşması prangalı Ferhat ise arkadaşım oldu bu yolculukta. Biliyorum zaman akmıyor takvimlerin belinden..Saatler gece yarısını çoktan geçse de uzanamıyorsun yatağına..Hissediyorum bana kavuşmadan yatağına sanki çiviler serpiştirilmiş..Haydi, kapat perdelerini..Süzülmesin gözlerinden yanağına doğru ıslak nehirlerin..Mahpusa düşmesin sevda kokan kelimelerin..Bekle beni, geldiğimde cebinde biriktirdiğin gözyaşlarını yüreğimde kurutacağım. Doya doya sarılıp gözlerinde baharları soluyacağım. Sana geliyorum yetim çocukların düşlerini sırtıma yüklenerek. Aşındırıyorum vuslat kaldırımlarını..Karanlığı eze eze sana koşuyorum. Aldırma ellerimin titremesine. Kolay mı gözlerindeki solduğum " hayali " Cenneti nefesinde hissetmek ? Kolay mı ellerine sürülmüş bahar kokusunu doyasıya içime çekmek ? Kolay değil elbet..Kelimeler anlatamıyor içimde büyüyen heyecanı..Of dizlerim titriyor yine.. Ter basıyor alnımı..Yıllar haince güneşini vursalar da , gülen yüzünü soldursa da acılar ne olur ağlama ne olur..Sabır elbisesini giyin üzerine..Umutlarını kanatlandır karanlık gökyüzüne..Ben senin icin yollardayım..Azığım gülüşün , katığım acıların olmuşken biraz daha dayan gül yüreklim..Geldiğimde " vuslat " ateşiyle küllendireceğim arsız sancılarını..Ben sökeceğim takvimlerde asılı kalmış gözyaşlarını..Ne olur taş kundaklarda uyut hasretini..Ne olur silme ıslak kirpiklerini..Ben o ıslak yüreğini " sıcak umutlarımla" sileceğim.. Yürüyorum karlı dağları birer birer aşarak. Yorulsam bir an, buğulu bakışlarında " sağır akşamları " senin yanında karşılamanın huzuruyla dinleniyorum..Of serçe edalı bulutların koynunda yürür gibi sana koşuyorum. Bazen yolunu kaybetmiş yağmur yüklü bulutlar " vuslatın " kentini soruyor bana..Bende peşimden gelmelerini söylüyorum..Göğünü yitirmiş kuşları peşime takıp hep birlikte sana geliyoruz.. Sana geliyorken yokluğunu küllendirdim aldığım her nefeste..Hayalimde gözlerini kaç kez öptüm..Kaç kez gül bahçelerinden cicekleri çaldım....Sana geliyorum utangaç ve mahçup bir cocugun düşlerini yüregine sermek için. Gelirken, kaç kez pusulara düştüm. Hor görüldüm karanlıklarda...Öyle zifiri idi öyle katransıydı ki geceler, bastığım her adımda Yusuf un kör kuyuları sandım. Lokma lokma acılarını sundular boğazıma..Ne olur üzülme sen.. Gecelerde yakılsa da bedenim ne olur ağlama sen.. Küllerimden saçlarına gülleri motifleyeceğim.Denizlerin dibindeki incileri yüreğine dizeceğim..Biraz daha sabret uykusuzluga ve bu vuslat kokan yalnızlığa. Uçurum kenarında toprağa kökleriyle delice tutunmuş "umut çiceklerini " yüreğimle toplamaya geliyorum. Başını dayayıp bir çocuk gibi utanmadan ağlayabileceğin " omuz " olmaya geliyorum.Dilimde Şehrayin türkülerini yakıp kaldırımları aşıyorum..Bil ki, bu yolculuk " vuslata " gebe.. Bu yolculuğun sonunda ya karanlıklarına yıldızları dizeceğim ya da saçlarına baharları işleyeceğim..Bu mahpusluk, bu hasret bitecek elbet..Kangren gecelerin yokluğumda islenmeden, ak alınlı günlerin karanlığa bürünmeden kelebeklerin sırtından avuçlarına düşeceğim bir çiğ tanesi gibi.. " Sana geliyorum gül yüreklim Vuslatı senin gözlerinde yaşamak için. Uçurumları aşıyorum Gözlerinde " hayali " Cenneti solumak için." hadi karşıla beni ne olur uzat ellerini...
___________________________________________________________________________
|
|
|
|
BaCKterY Kullanıcısına Teşekkür Edenler: |
RockeReLLa (07-12-2008)
|
|
|
#58 (permalink) |
|
Prenses
![]() ![]() ![]() |
İstersen gidebilirsin..(gözlerime bakma sakın bakarsan vazgeçersin!!) Beni düşünmeden... Her zaman yaptığın gibi yine gidebilirsin... Ben cümlelerimi sensizde kurarım..Bak sensiz sabahada kalkabiliyorum ne güzel..Yine ötüyor kuşlar ne kadar güzel melodileri..Unuttum mu ki çoktan senin sesini... İstersen gidebilirsin..(gözlerime bakma sakın bakarsan vazgeçersin!!) Beni düşünmeden... Her zaman yaptığın gibi yine gidebilirsin... Ne kadar güzelmiş yanlız başına kalmak..Ne kadar güzelmiş gözlerin acımadan uyumak..Geceleri ağlamadan,yastığım ıslanmadan rüyalarım olmadan sessizliğe dalmak.. İstersen gidebilirsin..(gözlerime bakma sakın bakarsan vazgeçersin!!) Beni düşünmeden... Her zaman yaptığın gibi yine gidebilirsin... Demli bir çayı tek başına yudumlamak,aynaya baktığımda kendimi görebilmek,seni sensizde sevebilmek ne güzelmiş..Mutlu cümleler kurabilmek,ellerini tutmadan yüreğimi hissedebilmek,hüzünlerden sevinçler çıkarabilmek ne kadar güzelmiş.. İstersen gidebilirsin..(gözlerime bakma sakın bakarsan vazgeçersin!!) Beni düşünmeden... Her zaman yaptığın gibi yine gidebilirsin... Sadece şunu düşün ki!!! Bir daha gelirsen gidemezsin!!! İstersen gidebilirsin..(gözlerime bakma sakın bakarsan vazgeçersin!!)
___________________________________________________________________________
|
|
|
|
BaCKterY Kullanıcısına Teşekkür Edenler: |
RockeReLLa (07-12-2008)
|
|
|
#59 (permalink) |
|
Prenses
![]() ![]() ![]() |
Gecemin Adını Koyamadım
Bu gece gamdayım, kederdeyim yine Sensizlik denizi dalgalandı taştı yüreğime Boğuluyorum vurduğun her darbeyle Kaçamıyorum, ortasında kaldım biçare Kıyıya vuruyorum kalbinin ortasında bir yerde Açamıyorum gözümü perişan bir halde Yavaş yavaş ağını örüyorsun üstüme Kanım çekiliyor sanki etlerim lime lime Önce bir damla yaş doğuyor gözlerime Ardından hatıralar yıkılıyor bir dağ gibi üstüme Ve esir düşüyorum yine makus kaderime Söz geçiremiyorum ne sana ne kendime Mısralar bile eşlik edemiyor bu halime Bulamıyorlar söyleyecek tek bir kelime Herşeye rağmen devam ediyorum geceme Sen hayallerime ambargo koysan bile Yaşıyorum ben seni sensizliğinle Sonra bir mevsim değişiyor içimde Sadece sana gebe senin ekseninde Kahır tohumları ekiyorum gönül bahçeme Dile gelsin çiçeğim ortak olsun derdime İlaç olur belki hastalanmış gülüşlerime Can verir o zaman hırpalanmış bedenime Bekliyorum renk versin diye düşlerime Ya da kendi halime bırak beni dert etme Sen beni mağlup ettiğini hiç düşünme Galibi benim yenilmedim terkedilişlere Engel olamazsın seni uzaktan sevmeme
___________________________________________________________________________
|
|
|
|
BaCKterY Kullanıcısına Teşekkür Edenler: |
RockeReLLa (07-12-2008)
|
![]() |
| Konu Araçları | |
|
|