|
|||||||
| Sözlük Anlamını bilmediğiniz kelimelerin ne anlama geldigi bulabileceğiniz paylasabileceğiniz bir bölüm.... |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
|
|
#1 (permalink) |
|
Benim Cennetim Bana Bakan Gözlerindir
![]() ![]() ![]() |
Açelya: Fundagiller familyasından, kokusuz ama güzel renkli bir çiçek.
Adalet: Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetmek Adile: Adaletli olan, doğruluktan ayrılmayan. Afet: İnsanlığın önleyemediği büyük doğal felaket Afife: Namuslu, iffetli, temiz ve dürüst Afitap: Güneş / Çok güzel Afşar: Atak, uyumlu, Oğuz boylarından birinin adı (Avşar) Ahsen: En güzel, çok güzel Ahu: Ceylan / Maral Ajda: Üzeri çentik çentik, diş diş olan şey Akgül: Beyaz gül, gül gibi Akgün: Aydınlık gün Alev: Ateşin çıkardığı Alçin: Kırmızı renkli küçük bir kuş türü Aliye: Yüce, yüksek Altın (Altun) : Değerli bir metal (paslanmayan, en iyi iletken) Altan: Kızıl şafak Arzu: İstek, özlem eğilim Asiye: Acılı kadın / Direk Aslı: Kerem ile Aslı hikâyesindeki sevgili Aslıhan: Kökeni soylu, han soyundan Asude: Sessiz, sakin, dinlendirici Asuman: Gök, gökkubbe, sema Asya: Yeryüzü'nün anakaralarından (kıta) birinin adı Aşkın: Aşmış, ileri, üstün / Senin aşkın Atıfet: Allah'ın lütfu Aybüke: Eski Türk kadın isimlerinden Aycan: İçi aydınlık Ayça: Hilâl, ayın ilk günlerindeki hali Ayçin: Ayçın, ay gibi, aya benzer Aydan: Aya benzer, ay gibi Ayfer: Ay ışığı Aygen: Gönül dostu Aygül: Ay gibi güzel ve parlak renkli Ayla: Kadın, eş, zevce / Ay'ın çevresindeki ışıklı daire Aylin: Ay'ın çevresinde görülen ışıklı daire Aynur: Ay gibi ışıklı Aysel: Ay gibi parlak ve güzel Aysu: Ay gibi berrak su Aysun: Ay gibi güzel ve parlaksın Ayşe: Yaşam, dirlik Ayşegül: Güleç, güler yüzlü Ayşem: Ayşe + m (benim Ayşem) Ayşen: Ay gibi neşeli, parlak ve aydınlık Ayşin: Ay gibi, aya benzeyen Aytaç: Ay gibi taçlı Ayten: Ay gibi beyaz tenli Azime: Azmeden, yapmak için kesin kararlı / İri, kemikli yapılı Azize: Onur sahibi, yüce, ermiş Azra: Bakire, el değmemiş Ateş: Yanıcı maddelerin yanmasıyla ısı ve ışığın ortaya çıkması Ayşan: Şanı ay gibi parlak olan Andaç: Bir kimseyi hatırlamak için saklanan şey, hatıra Alara: Al + ara. Al=Kırmızı, ara=bezeyen, süsleyen, kırmızı süs anlamında bir tamlama Alarcın: Güzelliğini ateşin kırmızılığından alan Asena: Türk Mitolojisi'nde Ergenekon Destanı'nda adı geçen dişi kurt Aybel: Ay gibi dikkat çeken, aya benzeyen güzelliğiyle farkedilen, seçilen Asrın: Çağdaş, bu çağa ait olan, çağa uygun olan Aleyna: Esenlik ve güzelliklere sahip, esenlik içinde olan Aytül: Tül gibi şeffaf ve ince ay ışığı gibi parlak Ayfer: Ay ışığı Aleyna: Allah'ın iyi kullarından olanlar Bahar: Doğanın canlandığı mevsim Bahriye: Donanma ve denizle ilgili Banu: Ev kadını, bayan Balca: Bal damlası, bal gibi Başak: Tahılların tanelerinin bulunduğu kısım Bedia: Güzellik, üstün değerli olan Bedriye: Ay'ın 14. geceki haliyle ilgili Begüm / Begün: Saygıdeğer kadın Behice: Şen güleryüzlü Behiye: Güzel ve alımlı kadın Belgin: Açık, belirli, farkedilen Belkıs: Yunanca asıllı olup Arapça'ya geçen tarihi bir isim Benan: Parmakla gösterilecek kadar güzel Bengi: Sonsuz, sonsuzluk Bengisu: İnsana ölümsüzlük verdiğine inanılan su Bengül: Üzerinde benekler bulunan gül Bensu: Su gibi aziz benlik Beria: Güzellik ve olgunlukta akranlarından üstün olan Berin: Manen çok yüksek Berna: Genç, delikanlı Berrak: Temiz, saf, arınmış Berrin: Manen çok yüksek, yüce yaradılışlı Beste: Ezgilerin özgün dizimi Betil/Betül: Temiz, iffetli Betigün: Beti + Yüz (Bet: benizdeki gibi) Gün: Aydınlık, aydınlık yüz Beyhan: Bey soyundan Beyza: Beyaz, en beyaz Bihter: En iyi Bike / Bikem: Kadın, hanım Bilge: Çok bilen ve bildiklerini başkalarının yararına sunan Billur: Pek duru ve temiz cam Binnaz: Çok nazlı Binnur: Çok nurlu Birgül: Tek ve benzersiz gül Birsen: Yalnız sen anlamında Birsu: Özel bir su, biricik su gibi Bucak: Genellikle, geniş verimli bakımlı alanlara verilen ad Buket: Çiçek demeti Burçak: Tohumları kullanılan bir bitki türü Burçin: Dişi geyik Burcu: Güzel ve etkileyici kokunun salgılanışı Büşra: İyi haber Bilun: Yarım Ay Başar: Başarılı ol anlamında Biricik: Tek, bir tane, emsalsiz Beril Arınmış, aklanmış Berfin: Kar toplayan Beray: Ay'ın en ışıltılı, en parlak hali Berra: Bereketli olan Cahide: Çalışan, çaba gösteren Canan: Sevgili, yâr Cansu: Cana benzer değerde Cemile: Hoşa giden davranış Cemre: Önce havada, sonra suda ve toprakta oluştuğu sanılan sıcaklık yükselişi Cennet: Dinsel inançlara göre iyilerin ölünce gideceğine inanılan yer Ceyda: Yararlı, herkese iyilik yapan Ceylan: Geyik cinsinden gözlerinin güzelliğiyle ünlü hayvan Cilvenaz: Nazı özellikle yapan / Cilveyle nazı birarada bulunduran Çağla: Badem, erik ve kayısı gibi meyvelerin ham hali Çağrı: Davet Çiçek: Bitkilerin üreme organlarını taşıyan renkli bölümü Çiğdem: Zambakgillerden bir tür kır bitkisi Çolpan: Gözleri uzağı iyi gören, ileri görüşlü Çiler: Güzel öten, güzel ötüşlü Cankat: Yaşamına can ekle, sevinçle dol Çisem: Çiseleyen yağmur
___________________________________________________________________________
بِسْــــــــــــــــــــــم اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم AYETEL KÜRSİ اللّهُ لاَ إِلَـهَ إِلاَّ هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ لاَ تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلاَ نَوْمٌ لَّهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الأَرْضِ مَن ذَا الَّذِي يَشْفَعُ عِنْدَهُ إِلاَّ بِإِذْنِهِ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلاَ يُحِيطُونَ بِشَيْءٍ مِّنْ عِلْمِهِ إِلاَّ بِمَا شَاء وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضَ وَلاَ يَؤُودُهُ حِفْظُهُمَا وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ NAZAR DUASI بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِِ وَوَصَّيْنَا الْإِنسَانَ بِوَالِدَيْهِ حُسْنً وَوَصَّيْنَا الْإِنسَانَ بِوَالِدَيْهِ حُسْناً وَإِن جَاهَدَاكَ لِتُشْرِكَ بِي مَا لَيْسَ لَكَ بِهِ عِلْمٌ فَلَا تُطِعْهُمَا إِلَيَّ مَرْجِعُكُمْ فَأُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ
|
|
|
|
|
#2 (permalink) |
|
Benim Cennetim Bana Bakan Gözlerindir
![]() ![]() ![]() |
Damla: Bir sıvının küçük parçacığı
Defne: Yaprakları güzel kokulu, yaz-kış yeşil olan bir ağaç türü Demet: Sapları bir araya getirilip bağlanan bitki ya da çiçek Deniz: Yeryüzü'nün 3/4'ünü oluşturan tuzlu su tabakası Derya: Deniz, çok bol, gönül Destan: Kahramanlık olaylarını konu alan şiir Deste: Cinsleri aynı ya da birbirine yakın şeylerin bir arada bağlanması Dide: Göz (Arapça) Didem: Dide: Göz / Didem: Gözüm Dilan: Gönül dostu, gönüldaş Dilara: Gönül alıcı, sevgili Dilay: Gönlü Ay gibi parlak, ışıklı olan / ışıl ışıl berrak konuşan Diler: İsteyen, dileyen Dilhan: İçten, gönülden söyleyen Dilek: İstek, arzu Dilruba: Gönül kapan, herkesi kendine bağlayan Döndü: Henüz evlenmemiş kız Duygu: His, gönülde uyanan yankı ya da tepki Dünya: Yeryüzü Dürdane: İnci tanesi Dürriye: İnci gibi parlayan Dicle: Güneydoğu bölgemizde bir nehir Dolunay: Ay'ın tam olarak görünen biçimi Destan: Dilden dile anlatılan efsanevi hikâyeler Derin: Yüzeyi tabanından uzak olan Diclehan: Dicle ve han kelimelerinden oluşan isim Dilberay: Ay gibi güzel kadın Ebru: Kaşe / Hare gibi dalgalı kumaş Ece: Reis / Ulu / İleri gelen Eda: Anlatış yolu ve biçimi / Sevimli olma hali Ekin: Buğday / Tahılın ekimden harman dönemine kadarki hali / Kültür Ela: Sarıya çalan kestane rengi Elçin: Deste / Demet / Bir kerede ele alınabilecek kadar az olan nesne Elif: Arap Alfabesi'nin ilk harfi / Dost, tanıdık / Işık saçan güzel kız Elmas: Billurlaşmış karbondan oluşan sert değerli taş Elvan: Renkli, renk renk / Güzel kokuların yayılması Emel: Güçlü istek / Umulan ve beklenen şey Emine: Güvenilir, inanılır kimse Enise: Sevimli / Dost / Cana yakın arkadaş Esen: Sağ salim, rahat, mutlu sağlıklı Eser: Rüzgârın esmesi / Ortaya konan yapıt Esin: Rüzgâr / İlham / İçe doğan duygu ve düşünce Esma: Adlar, isimler Esmeray: Ay güzelliğinde esmerlik Esra: Arapça seri kelimesinden (ardarda sıralanan) Eylül: Yılın 30 gün süren 9. ayı (Güz'ün başlangıcı) Evşen: Hafif / Şen olan ev gibi de tanımlanabilir Eftalya: Bir dönemin ünlü gayrimüslim ses sanatçısı Denizkızı Eftalya'dan Ecem: Kraliçem, benim sultanım Eyşan: Şanlı güzel, güzelliği ile ünlü Fadiş: Fatma adının bir söyleniş biçimi Fadik: Fatma adının bir söyleniş biçimi Fadime: Fatma adının bir söyleniş biçimi (Fa-tı-ma) Fahriye: Bir işi çıkar beklemeden yapan Fahrünissa: Övünülecek değerde kadın Fatma: Sütten kesme / Aslı Fatima Fatoş: Fatma adının halk arasında bir başka söyleniş biçimi Fazilet: Erdem / İyi huyların tümü Fehime: Anlayışlı, çabuk kavrayan Ferah: Bol, geniş / Rahatlık veren / Gönlü şenlendiren Feray: Aydınlık, parlak Ferda: Yarın / Gelecek zaman / Mecazi anlamda kıyamet günü Feride: Tek, eşsiz, benzeri olmayan Feriha: Sevinçli, ferah Feyza: Başarılı, refah içinde, mutlu Fidan: Ağaçların genç ve yeni yetişeni Figen: Çiçek demeti / Gölge yapan, gölge düşüren Fikriye: Düşünce ile fikir ile ilgili Filiz: Ağaçtan süren taze dalcıklar Firdevs: Cennetteki altıncı bahçenin adı Fulya: Nergislerden soğan köklü bir bitki Fuldem: Her zaman geniş, açık görüşlü Fulden: Her zaman geniş, açık görüşlü Funda: Küçük çalılık / Süpürge otu Füruzan: Çok parlak, parlayıcı, aydınlık Füsun: Efsun / Büyü, sihir Füreyya: Parlak, ışıltılı günler Fatmanur: Fatma ve nur kelimelerinden türetilen isim
___________________________________________________________________________
بِسْــــــــــــــــــــــم اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم AYETEL KÜRSİ اللّهُ لاَ إِلَـهَ إِلاَّ هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ لاَ تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلاَ نَوْمٌ لَّهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الأَرْضِ مَن ذَا الَّذِي يَشْفَعُ عِنْدَهُ إِلاَّ بِإِذْنِهِ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلاَ يُحِيطُونَ بِشَيْءٍ مِّنْ عِلْمِهِ إِلاَّ بِمَا شَاء وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضَ وَلاَ يَؤُودُهُ حِفْظُهُمَا وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ NAZAR DUASI بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِِ وَوَصَّيْنَا الْإِنسَانَ بِوَالِدَيْهِ حُسْنً وَوَصَّيْنَا الْإِنسَانَ بِوَالِدَيْهِ حُسْناً وَإِن جَاهَدَاكَ لِتُشْرِكَ بِي مَا لَيْسَ لَكَ بِهِ عِلْمٌ فَلَا تُطِعْهُمَا إِلَيَّ مَرْجِعُكُمْ فَأُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ
|
|
|
|
|
#3 (permalink) |
|
Benim Cennetim Bana Bakan Gözlerindir
![]() ![]() ![]() |
Gamze: Çene ya da yanakta gülümserken beliren çukurluk
Gaye: Amaç, erek, varılmak istenen hedef Gizem: Sır, bilinmeyen şeyler, esrarengizlik Gonca: Açılmamış, tomurcuk halinde gül Gökben: Özü genç olan Gökçe: Sevimli güzel / Gök rengi, mavimsi Gökşin: Gök gibi mavi gözlü / Sonsuz mavi derinlik Gönül: Kalp, eğilim, sevgi, arzu, heyecan gibi duyguların bulunduğu yer Gözde: Göze girmiş, sevilip beğenilen Güher: İnci / Soy Gül: Gülgillerin örneği olan bitki ve bunun çiçeği Gülbahar: Ebru yapmakta kullanılan koyu kırmızı boya Gülben: Ben, gül'üm anlamında Gülçin: Gül derleyen, gül toplayan Güldem: Hiç solmayan her dem gül, her dem gülen Gülden: Gül gibi, güle ait, gülden yapılmış Güldeste: Gül destesi Gülen: Güleç yüzlü Gülendam: Gül gibi endamlı, zarif görünümlü Gülfem: Gül dudaklı, gül ağızlı Gülşah: Gül dalı, güllerin kraliçesi Gülşen: Gülistan / Gül bahçesi Gülgün: Gül renginde, kırmızı, pembe Gülhanım: Gül gibi güzel kadın Gülistan: Gül bahçesi Güliz: Gül gibi güzel iz bırakan Gülizar: Gül yanaklı Güllü: Güzel kadın / Gülü olan Gülnaz: Gül gibi ince ve narin Gülpembe: Gül pembesi / Gül gibi pembe yanaklı Gülriz: Gül saçan, gül serpen Gülsen: Gül gibi güzel Gülsüm: Yuvarlak yüzlü, güzel Gülsün: Yaşam boyu yüzü hep gülsün anlamında Gülten: Gül gibi pembe tenli Gün: Gündüz vakti / Aydınlık Günay: Aydınlık gün Güneş: Kendi sistemi içindeki gezegenlere ısı, ışık veren gök cismi Güner: Güneşin doğma zamanı, fecr Güngör: İyi günler yaşa anlamında Güniz: Günün başlangıcını belirleyen görüntü Günsel: Günle ilgili güne ait Günseli: Işık seli, parlak ışık demeti Gürcan: Herkesi seven, özveride bulunan Güven: Birşeyden beklenen niteliğe inanıp ona göre davranmak Güzide: Seçkin, seçme, seçilmiş Güzin: Seçici, beğenici Göknur: Nurlu, ışıklı, aydınlık gökyüzü Günnur: Güneş ışığının aydınlığı, nuru Günal: Gün al yaşa, kızıl renkli güneş Gülin: Güle ait olan, gülden gelen Göknil: Gökyüzüne ait olan, Gök + Nil Gülcan: Gül gibi güzel, canlı Gülbiz: Bizim gülümüz Habibe: Seven, sevgili, dost Hacer: Taş, kaya parçası, çakıl Hafize: Koruyucu, esirgeyici Hale: Ay'ın çevresinde görülen ışıklı halka Halide: Sürüp gelen, sürekli, geç yaşlanan Hamide: Şükredici, hamd edici Hamiyet: İnsanın aile ve ülkesini koruma çabası, iyilik severlik Handan: Gülen, şen Hande: Gülüş, gülme / Alay etme, eğlenme Hanife: Allah'ın birliğine inanan, iman eden Hanım: Soylu kadın, bayan Harika: Eşyanın tabiatı dışında, doğa üstü, garip şey, olağanüstü Hasibe: Kişisel değeri olan, ünlü soydan gelen Hatice: Erken doğan kız çocuğu Havva: Allah'ın yarattığı ilk kadın Hayal: İnsanın beyninde kurduğu düşünceler, kesitler, olaylar Hayat: Yaşam, doğumdan ölüme kadar geçen süre Hayriye: Hayırla, iyilikle ilgili Hayrünissa: Kadınların hayırlısı Hazal: Haz duy, tad al anlamında Hazan: Güz, sonbahar Hediye: Armağan, bahşiş Hilal: Gül yanaklı Huri: Cennet kızı, melek Huriye: Melekle ilgili, melek gibi Hülya: Kuruntu, hayal Hümeyra: Aklık, beyazlık Hüner: Marifet, beceri, herkesin yapamadığı şeyleri yapmak Hürmüz: Zerdüşt dininde, iyilik ve hayır tanrısı Hürrem: Sevinçli, hoş vakit geçiren Hürriyet: Özgürlük Hüsniye: Güzellikle ilgili, güzelliğe ait Ilgın: Akdeniz Bölgesi'nde yetişen bir tür ağaç Işık: Cisimleri görmemizi sağlayan fiziksel erke Işıl : Işıklı, parıltı Işılay : Ay ışığı Işın : Bir ışık kaynağından çıkıp giden ışık çizgisi Itır: Güzel koku / Çiçek İclal: Azamet, büyüklük, ağırlama, ikram İdil : Kır yaşamını anlatan kısa şiir ya da yazı İffet: Temizlik, namuslu olmak İkbal: Baht açıklığı, işlerin doğru gitmesi İlayda: Su perisi İlkben: Ben ilk'im anlamında İlke: Temel düşünce, ana görüş ve inanış İlknur : İlk + Nur / İlk gelen ışık İlksen: Önce sen anlamında İlkyaz: Bahar sonu, yaz başlangıcı İmge: Zihinde tasarlanan / Düş, hayal gibi gerçekleşmesi özlenen şey İmran : Bayındırlık, mutluluk, bolluk, bereket İnci: İstiridyede oluşan küçük değerli süs tanesi İpek: İpekböceği kozası çözülerek çıkarılan ince parlak tel İrem: Cennet / Şam ya da Yemen'de bulunduğu ileri sürülen eski ünlü bahçe İzel: İz + El / El izi anlamında
___________________________________________________________________________
بِسْــــــــــــــــــــــم اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم AYETEL KÜRSİ اللّهُ لاَ إِلَـهَ إِلاَّ هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ لاَ تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلاَ نَوْمٌ لَّهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الأَرْضِ مَن ذَا الَّذِي يَشْفَعُ عِنْدَهُ إِلاَّ بِإِذْنِهِ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلاَ يُحِيطُونَ بِشَيْءٍ مِّنْ عِلْمِهِ إِلاَّ بِمَا شَاء وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضَ وَلاَ يَؤُودُهُ حِفْظُهُمَا وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ NAZAR DUASI بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِِ وَوَصَّيْنَا الْإِنسَانَ بِوَالِدَيْهِ حُسْنً وَوَصَّيْنَا الْإِنسَانَ بِوَالِدَيْهِ حُسْناً وَإِن جَاهَدَاكَ لِتُشْرِكَ بِي مَا لَيْسَ لَكَ بِهِ عِلْمٌ فَلَا تُطِعْهُمَا إِلَيَّ مَرْجِعُكُمْ فَأُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ
|
|
|
|
|
#4 (permalink) |
|
Benim Cennetim Bana Bakan Gözlerindir
![]() ![]() ![]() |
Jale: Kırağı, çiğ, şebnem
Jülide: Karışık, dağınık saç Kader: Değişmez bir karar ile iyilik ya da kötülük hazırladığına inanılan olağanüstü güç Kadriye: Değerle ilgili / İtibar, onur Kamelya : Çaygillerden, pembe ya da beyaz çiçek açan bir bitki Kamile : Bütün, tam, eksiksiz, olgun Kamuran : Dileğine kavuşmuş olan Kevser: Cennette bir akarsuyun adı Kezban: Aslı Kedbanu / Vekilharç kadın (evi çekip çeviren) Kumru: Güvercine benzeyen bir kuş türü Kısmet : Talih, nasip, kader Kıymet: Değer, paha, bedel Kiraz: Gülgillerden bir meyve ağacının sulu, tek çekirdekli meyvesi Lale: Yaprakları uzun, çiçekleri kadeh biçiminde çeşitli renkleri olan soğanlı bir süs bitkisi Lamia: Parlak, parlayan Latife : Yumuşak, hoş, nazik / Espri, şaka Leman : Titrek / Parlamak / Ekin toplamak Lemide : Parlak, parıldayan Lerzan: Titreyiş, titrek Leyla: Uzun ve karanlık gece Lida : Ermeni bir prenses ismi Lütfiye: İyi muamele, güzellik ve hoşlukla ilgili Macide: Şan ve şeref sahibi Makbule: Alınan, kabul olunan, beğenilen Manolya : Güzel kokulu beyaz çiçekler açan ağaç Mediha : Medhedilmiş, övünülmüş, beğenilen kadın Mefharet : Övünç, övünme, kıvanç Mefkure: Ulaşılmak istenilen en yüce amaç Mehpare: Ay parçası Mehtap: Ay ışığı, dolunay Mehveş : Ay yüzlü, ay gibi güzel Melahat: Güzellik, güzel yüzlülük, yüzünde tatlı ifade olmak Melda: İnce ve taze vücutlu Melek: Allah ile insanlar arasında aracılık yapan manevi yaratık Meliha: Güzel, şirin Melike : Kadın hükümdar Melis: Bal arısı Melisa: Baklagillerden, yaprakları limonu andıran kokulu bir bitki Melodi : Ezgi, müzik parçası Meltem: Yazın, karadan denize doğru esen mevsim rüzgârı Menekşe: İnce saplı, ufak, mavi çiçekli, güzel kokulu bitki Meral (Maral): Meral (maral), dişi geyik Meriç: Bulgaristan'la olan sınırımızda bulunan bir nehir Merih: Dokuz gezegenden biri (Mars) Merve: Mekke yakınlarında bir dağ Meryem: Dinine bağlı kadın Mihriban: Seven, şefkatli Mine: Maden eşya üstündeki renkli sır tabakası Miray: Yılın ilk aylarında doğan / Güneş gibi, Ay gibi parlayan Mualla: Makam ve rütbece yüksek olan Müberra: Aklanmış, temize çıkarılmış Mücella: Parlak, cilalanmış Müesser: Eser bırakan, eser sahibi Münevver: Aydınlatılmış, parlak ışıklı, bilgili Müşerref: Onurlandırılmış, şerefli kılınmış Müge: İnci çiçeği Muhterem: Saygın, saygıdeğer Müjde: İyi haber, sevinçli haber Müjgan: Kirpik Mukadder: Tanrı hükmü, kader, alın yazısı Mukaddes: Kutsal olan, mübarek olan Mükrime: İkramı bol olan Münire: Işık veren, aydınlatan Mürüvvet: Kişilik, şahsiyet, insanlık Munise: Sıcakkanlı, sevimli Muzaffer: Zafer kazanan, üstün gelen Mısra: Şiirin bir satırı Müzeyyen: Süslü, süslenmiş, bezenmiş
___________________________________________________________________________
بِسْــــــــــــــــــــــم اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم AYETEL KÜRSİ اللّهُ لاَ إِلَـهَ إِلاَّ هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ لاَ تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلاَ نَوْمٌ لَّهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الأَرْضِ مَن ذَا الَّذِي يَشْفَعُ عِنْدَهُ إِلاَّ بِإِذْنِهِ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلاَ يُحِيطُونَ بِشَيْءٍ مِّنْ عِلْمِهِ إِلاَّ بِمَا شَاء وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضَ وَلاَ يَؤُودُهُ حِفْظُهُمَا وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ NAZAR DUASI بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِِ وَوَصَّيْنَا الْإِنسَانَ بِوَالِدَيْهِ حُسْنً وَوَصَّيْنَا الْإِنسَانَ بِوَالِدَيْهِ حُسْناً وَإِن جَاهَدَاكَ لِتُشْرِكَ بِي مَا لَيْسَ لَكَ بِهِ عِلْمٌ فَلَا تُطِعْهُمَا إِلَيَّ مَرْجِعُكُمْ فَأُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ
|
|
|
|
|
#5 (permalink) |
|
Benim Cennetim Bana Bakan Gözlerindir
![]() ![]() ![]() |
Naciye: Kurtulmuş, selamete kavuşmuş
Nadide: Görülmemiş, görülmedik, ender bulunan Nadire : Az bulunur, seyrek, ender bulunan Naşide : Şiir söyleyen, şiir okuyan Nalan : İnleyen, feryat eden Naz: Kendini beğendirmek amacıyla yapılan davranış Nazan: Nazlanan, işve yapan, cilve yapan Nazlı: Naz eden, cilveli, işveli Nazmiye : Vezinli ve kafiyeli sözle, nazımla ilgili Nebahat: Onur, şeref, ün Necla: Çocuk, evlat, oğul, kuşak, sülale, nesil Necmiye: Yıldızlarla ilgili, yıldızlara ait Neşe: Sevinç, gönül ferahlığı Nehir : Irmak, büyük akarsu Nergis: Çiçekleri ayrı ayrı ya da bir kök üzerinde sarı ve beyaz renkte bir bitki Neriman: Pehlivan, yiğit Nermin : Yumuşak Neslihan: Han soyundan gelen Neslişah: Şah soyundan gelen Nesrin: Bir tür yaban gülü Nevin: Yeni Nevra: Işıklı parlak, çiçek Nezahat: İç temizliği, paklık Nezaket: Naziklik, zariflik, incelik Nezihe: Temiz, pak Nida: Seslenme, çağırma, seslenen Nigar: Resim, resim gibi güzel Nihal: İnce ve düzgün vücutlu, fidan gibi Nihan: Gizli, saklanmış, görünmeyen, sır, giz Nil: Afrika Kıtası'nda bir nehir Nilgün: Mavi renkte, çivit rengi Nilüfer: Geniş yapraklı, durgun sularda yetişen bir su bitkisi Nimet: İyilik, iyi bir yaşantı için gerekli şeyler Nisa: Kadın Nisan: Yılın 4. ayı Nükhet: Güzel ve hoş kokulu Nur: Işık, parıltı, aydınlık, Allah'ın gönderdiği ışık Nural: Kutsal ışık Nuran: Işıklı, nurlu, aydın Nuray: Ay ışığı gibi nurlu Nurcan: Işık canlı, can ışığı Nurgül: Işıklı gül, gül gibi güzel ve aydınlık Nurhan: Aydın hükümdar Nuriye: Işıklı, ışıktan gelme Nursel: Sel gibi ışık Nurseli: Işık seli Nursen: Işık gibi nurlu Nurşen: Işık gibi şen ve güler yüzlü Nurten: Teni ışık gibi beyaz olan Okşan: Sevil, sevgiye değer ol Olcay: Talih, baht, ikbal Oya : Dantel, süs, küçük kız kardeş Öykü : Hikâye, masal Özden : Soyca temiz, köleliği olmayan Özge: Başka, yabancı / İyi, güzel Özlem: Hasret, birine ya da bir yere duyulan görme arzusu Özlen: Görülmek istenilen ol, hasreti çekilen ol Öznur : Gerçek ışık, ışığı özlü olan Parla: Parlamak fiilinin emir kipi Pakize: Çok temiz, hoş ve güzel Pelin: Siyah ve beyaz renkte, acı kokulu bir tür bitki Pelinsu : Pelin + Su Pembe : Açık kırmızı renk Peri : Çok güzel, çekici, dişi cin Perihan: Peri padişahı, perilerin başı Perran: Uçan, uçucu Pervin: Ülker yıldız takımı (Süreyya) Petek : Arı kovanı, bal mumundan yapılan hazne Pınar: Suyun topraktan kaynayıp geldiği yer Piraye: Süs, bezek Rabia: Dördüncü Rahime: Acıyan, esirgeyen Rahşan : Parlak, parlayan Rana : Güzel, hoş görünen Rengin : Renkli, boyalı, güzel Reyhan: Fesleğen, güzel kokulu bitki Rezzan: Ağırbaşlı, vakur, ciddi Rüya: Düş / Uyku anında bilinç altında oluşan kurgular Ruhsar : Yanak, yüz, çehre
___________________________________________________________________________
بِسْــــــــــــــــــــــم اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم AYETEL KÜRSİ اللّهُ لاَ إِلَـهَ إِلاَّ هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ لاَ تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلاَ نَوْمٌ لَّهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الأَرْضِ مَن ذَا الَّذِي يَشْفَعُ عِنْدَهُ إِلاَّ بِإِذْنِهِ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلاَ يُحِيطُونَ بِشَيْءٍ مِّنْ عِلْمِهِ إِلاَّ بِمَا شَاء وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضَ وَلاَ يَؤُودُهُ حِفْظُهُمَا وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ NAZAR DUASI بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِِ وَوَصَّيْنَا الْإِنسَانَ بِوَالِدَيْهِ حُسْنً وَوَصَّيْنَا الْإِنسَانَ بِوَالِدَيْهِ حُسْناً وَإِن جَاهَدَاكَ لِتُشْرِكَ بِي مَا لَيْسَ لَكَ بِهِ عِلْمٌ فَلَا تُطِعْهُمَا إِلَيَّ مَرْجِعُكُمْ فَأُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ
|
|
|
|
|
#6 (permalink) |
|
Benim Cennetim Bana Bakan Gözlerindir
![]() ![]() ![]() |
Saadet: Mutluluk
Sabahat / Sebahat: Güzellik Sabiha : Yüzen, yüzücü, güzel şirin, hoş Sabite : Yerinde duran, kımıldamayan Sabriye : Sabırlı, sabırla ilgili Sacide: Secdeye varan, yere yüz süren Safiye: Katıksız, katışıksız, saf Sahiba: Bir şeyi elde etmiş olan Saime : Oruç tutan, oruçlu Sakine: Oynamayan, kımıldamayan, durgun Saliha: İyi, yarar, yetkili, hakkı olan Salime: Eksiksiz, sağ, sağlam Samime: Bir şeyin temeli, en köklü yeri Sanem : Put, put kadar güzel, çok güzel Saniye: Dakikanın 60'ta biri süresinde zaman birimi Seçil: Beğenilen, seçilen Seda : Ses Sedef: Midye ve istiridye gibi hayvanların beyaz ışıltılı parlak kabuğu Seden: (Sedan) sesin, seslenişin Seher: Tan ağartısı, ortalığın aydınlandığı an Selda: (Seldağ) Dağ seli, dağdan inen sel Selen: Haber, havadis, kulakla duyulan, işitilen Selin: Senin Sel'in, sana ait sel Selma: Doğru ve iyi yolda, selamette olma Selvi: Yaz-kış yeşil kalan ince uzun bir ağaç Sema: Gökyüzü Semahat: Cömertlik, el açıklığı Semiha: Cömert gönüllü, eli bol Semiramis: Asur kraliçesinin adı Semra: Esmer Senay: Ay gibisin anlamında Seniha: Yüce, yüksek Serap: Çölde uzaktan su gibi görünen ışık yanılması Sertap (b): Ser +Tab / Pırıltılı baş, ışıltıların başı Seren: Yelken gerilmek üzere direğe çapraz takılan ağaç Serin: Ilıkla soğuk arası Serpil: Serpilmiş, gelişmiş Sevda: Aşk, sevgi, tutku, tutkunluk Sevgi: Aşk, sevme duygusu Sevil: Sevgiye değer, sevilen Sevim: Birine yakınlık duymak, sempati Sevinç: Neşe, iç ferahlığı Sevtap: Aşırı, tapacak kadar sevgi duyan Seval: Severek alınan Seyhan: Kentten kente yolculuk Seyyal: Akışkan, sıvı, yerinde duramayan Sezen: Sezgisi güçlü olan Sezer: Sezgisi güçlü olan Sıcak: Sıcakkanlı, cana yakın Sıdıka: Çok içten ve doğru kimse Sıla: Gurbete çıkanın doğup büyüdüğü yer Sırma: Altın yaldızlı ya da yaldızsız ince gümüş tel Sibel: Bulutla yer arasında yere düşmeyen yağmur damlası / Buğday başağı Simge: Alamet, sembol, bir şeyi anlatan im, imge Sinem: Benim tenim, benim vücudum, göğsüm Solmaz: Güzelliğini, tazeliğini uzun süre koruyan Sonay: Yılın son ayı Songül: Son açan gül Sonat: Bir veya iki çalgı için yazılmış 3-4 bölümlü müzik eseri Sonnur: Son ışık Su: Rengi, kokusu ve tadı olmayan, saydam, sıvı madde Suat: Mutlu, mutlulukla ilgili Sultan: Hükümdar ailesinden, anne, kız kardeş Suna: Boylu poslu endamlı / Erkek ördek Sunay: Aysun Suzan: Adak ayı Sühandan: Güzel konuşan Süheyla: Güney yönünde görünen parlak yıldızlar Şadiye: Sevinç, neşe, mutluluk Şahika: Yüksek, yüce, dağın zirvesi Şaziment: Allah'ın adamı, Allah'a ait olan, O'nun yolundan giden kişi Şaziye: Özellikleri kimseye benzemeyen Şebnem: Çiğ, gece nemi, jale Şefika: Şefkatli, acıması, esirgemesi bol olan Şehnaz: Doğu müziğinde bir makam / Çok nazlı Şehrazat (d): 1001 gece masallarında bir masal kahramanı kadın Şelale: Büyük çağlayan, akarsuyun yüksekten yere düştüğü bölümü Şenay: Mutlu geçen ay Şengül: İnsanın içini açan gül / Hep şen olup, hep gülmek Şennur: Işık saçan, neşe saçan Şermin: Utangaç Şeyda: Çılgın, deli divane Şeyma: Eski Türk adlarından Şevval: Arap takviminin onuncu ayı Şiir: Zengin sembollerle uyumlu seslerle ortaya çıkan edebi anlatım biçimi Şölen: Eğlence, kutlama, şenlik Şükran: İyilik bilme, minnettarlık Şükriye: Görülen iyiliğe karşı şükretmek, hoşnut olmak Şule: Alev, ateş alevi Tansu: Şafak rengi vurmuş su Tanyeli: Şafak vakti esen rüzgâr Tayyibe : İyi, hoş, çok temiz Tennur : Teni nurlu, aydınlık olan Tezer : Çabuk ve erken Tuba / Tuğba : Cennette var olduğuna inanılan ağaç Turna: Avrupa ve Kuzey Afrika'da yaşayan göçmen kuş türü Tutam: Parmak uçlarıyla alınabilen / Tutmaktan Tutku: İradeyi aşan güçlü coşku, ihtiras Tülay: İncelikle, düşünce ile ilgili Tülin : Ayna Türkan: Hakana saltanatta ortaklık eden eşi Tünay / Tunay: Mehtap, ay ışığı, gece görülen aydınlık Ulviye: Yüce, yüksek, gökle ilgili Ülfet: Alışıklık, dostluk, yakınlık duymak Ülker : Gökyüzünün kuzey kıyısında bir yıldız takımının adı Ülkü : Ancak düşüncede var olan şey Ümmiye : Okur yazar olmayan kadın Ümran: Mutluluk bolluk bereket / Bayındırlık Ünsel: Ünü sel gibi aşan Ünseli: Ünü sellere benzeyen Vahide: Tek, bir Verda: Verdane (merdane Osm.) / Verd (Ar.)'den Verda, gül anlamında Vesile : Yol, araç, bahane Vicdan : Kişiyi davranışları hakkında yargıya iten güç Vildan : Kullar, köleler / Yeni doğmuş çocuklar Vuslat : Kavuşma, yetişme, ulaşma Yakut: Alüminyum oksit yapısında, parlak kırmızı renkli, değerli taş Yaprak: Ağaç ve bitkilerin yeşil kısımları Yasemin : Yaprakları tek damarlı, beyaz kırmızı ya da sarı renkli çiçekleri olan bir bitki Yağmur : Havadaki su buharının su damlaları halinde yere düşmesi Yazgülü : Yaz ve Gül tamlaması Yelda: Uzun ve siyah / Yılın en uzun gecesi Yeliz: Yel + İz, rüzgâr ve izi anlamında Yeşim: Yeşil renkli değerli taş Yeter : Kâfi, tamam, gereksinimi karşılayacak nitelikte olan Yıldız: Güneş ve Ay dışında gökyüzündeki ışıklı cisimlerden her biri Yonca: Birçok türü bulunan bitki Yosun: Çiçeksiz bitkilerin, suların yüzünde ve dibinde bulunan bir türü Yurdagül: Yurduna güller saçan, güzellik getiren Yurdanur : Yurduna nur getiren Yüksel: Özellikle manevi anlamda yüce ol Zahide: Dinin yasak ettiği şeylerden sakınan Zehra: Beyaz ve parlak yüzlü olan Zekiye : Aklı, zekâsı olan, çabuk kavrayan Zerrin : Nergis Zeynep : Değerli taşlar, mücevher Zeyno: Zeynep'in halk dilindeki söylenişi Zişan: Şanlı, ünlü, çok tanınmış Ziynet: Süs, süs eşyası Zübeyde : Öz, cevher Zühal: Dokuz gezegenden altıncısı (Satürn) Zühre: Çiçek açan / Çoban yıldızı (Venüs) Zülal: Berrak, saf, tatlı, soğuk su Züleyha: Hz. Yusuf'un karısının adı Zeliha : Züleyha'nın bir başka söyleniş biçimi Zülfiye: Saçları çok güzel olan Zümrüt: Yeşil renkli, değerli bir taş
___________________________________________________________________________
بِسْــــــــــــــــــــــم اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم AYETEL KÜRSİ اللّهُ لاَ إِلَـهَ إِلاَّ هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ لاَ تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلاَ نَوْمٌ لَّهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الأَرْضِ مَن ذَا الَّذِي يَشْفَعُ عِنْدَهُ إِلاَّ بِإِذْنِهِ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلاَ يُحِيطُونَ بِشَيْءٍ مِّنْ عِلْمِهِ إِلاَّ بِمَا شَاء وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضَ وَلاَ يَؤُودُهُ حِفْظُهُمَا وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ NAZAR DUASI بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِِ وَوَصَّيْنَا الْإِنسَانَ بِوَالِدَيْهِ حُسْنً وَوَصَّيْنَا الْإِنسَانَ بِوَالِدَيْهِ حُسْناً وَإِن جَاهَدَاكَ لِتُشْرِكَ بِي مَا لَيْسَ لَكَ بِهِ عِلْمٌ فَلَا تُطِعْهُمَا إِلَيَّ مَرْجِعُكُمْ فَأُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ
|
|
|
![]() |
| Anahtar Kelimeler: alfabetik kiz isimleri, anlamlari, cocogunuz icin isimler, geliyor, kiz bebeklere isimler, kiz isimlerinin anlamlari, ne anlama gelir, ne demektir, turkce karsiligi |
| Konu Araçları | |
|