|
|||||||
| Televole Magazin Kim Hangi Ünlü Kiminle Nerede Ne Yapdı Kim Kiminle Beraber Hepsi Burda |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
|
|
#1 (permalink) |
|
Super Moderator
![]() ![]() ![]() |
Komedi oynamayı çok isterimEmine Dolmacı
Ağır rollerin oyuncusu, yine geleneği bozmayarak karşımıza ‘ağır’ bir rolle çıkıyor. Şerif Sezer’i bu defa da ‘Ulak’ filminin kötü kalpli annesi olarak izliyoruz. Yol, Hakkari’de Bir Mevsim, Av Zamanı, Herşeye Rağmen ile Babam ve Oğlum gibi sosyal ve siyasi temalı filmlerde oynayan Şerif Sezer, bu durumdan şikayetçi değil. Çünkü, duruşu ve çizgisi nedeniyle yapımcıların kendisine bu tür rolleri teklif ettiğini düşünüyor. Ancak, onun hayali bir komedi filminde oynamak. “Ben aslında çok komiğimdir, iyi komedi oynarım.” diyen Şerif Sezer, Babam ve Oğlum’daki teyze rolünde ve Dedelerimi Evlendirirken isimli sinema filminde çok eğlendiğini söylüyor. 65 yaşındaki sanatçı, “Daha yapacak çok şeyim var, neler yapmak istiyorum bir bilseniz.” sözüyle sinemaya karşı heyecanını ve tutkusunu anlatıyor. O bunu söylüyor, ancak televizyon dizilerinde daha çok yardımcı rollerde kalıyor. Bu duruma da, “Bunu yönetmenlere sormak lazım.” sözleriyle cevap veriyor. Sezer, Çağan Irmak’a kendisine rol verdiği zaman gözü kapalı kabul edecek kadar güven duyuyor. Biz onu, iyi bir yüz, oynadığı rollerin hakkını veren bir oyuncu olarak tanıyoruz. Sinemaya ilk adımı Bir Günün Hikayesi isimli filmle attı. Bundan sonra geçen 28 yılda onu pek çok yerde gördük. Sinemadaki ilk dönemlerinde Yılmaz Güney’in Yol filminde Zine olarak karşımıza çıktı. Aradan uzun yıllar geçti onu, Mustafa Hakkında Herşey’in Mukadder’i olarak gördük. Daha sonra da Babam ve Oğlum’da hırçın teyze Gülbeyaz rolüyle çıktı karşımıza. Şimdi ise Çağan Irmak’ın fantastik filmi Ulak’ta oynuyor. Birçok dizinin de önemli karakteri olan Şerif Sezer’den bahsediyoruz. 65 yaşındaki ödüllü sanatçı, “Daha yapacak çok şeyim var, neler yapmak istiyorum bir bilseniz.” sözüyle sinemaya karşı heyecanını ve tutkusunu anlatıyor. O bunu söylüyor, ancak televizyon dizilerinde daha çok yan rollerde kalıyor. Bu duruma da, “Bunu yönetmenlere sormak lazım.” sözleriyle cevap veriyor. Çağan Irmak’a kendisine rol verdiği zaman gözü kapalı kabul edecek kadar güven duyan Sezer, Ulak’ın her anlamda çok başarılı bir film olduğunu düşünüyor. Babam ve Oğlum kadar gişe yapması ya da izleyici rekoru kırması konusunda ise iddiada bulunmuyor. Sezer’le Ulak’a ve sinemaya ilişkin bir sohbet yaptık. Ulak’ta yer alma hikâyeniz nedir, bu sizin için ne anlam ifade ediyor? Çağan, Babam ve Oğlum’dan sonra bir filme başlayacaktı, senaryo yazıyordu. Bu senaryoda bana da rol verileceğini biliyordum. ‘Çok kötü bir karakteri oynayacaksın Şerif abla.’ dedi. Ben duyar duymaz ‘tamam’ dedim. Çağan bana ne derse desin okumadan evet diyebilirim. Çünkü o ne derse iyi der. O kadar güveniyorum. Yer aldığınız için memnun musunuz peki? Tabii ki memnunum. Benim için çok önemli. İyi ki yaptım diyorum. Zaten ben iyi ki yaptım demediğim hiçbir işte olmadım. Keşke yapmasaydım dediğim hiçbir işim yok benim neredeyse. Bu ilk fantastik film denemeniz hem yönetmen hem de sizin açınızdan. Başarılı oldu mu sizce Ulak? Bence çok başarılı oldu. Yani burada hiç yapılmamış bir film. Böyle bir film yapılmadı, her anlamda üst düzey bir film. Prodüksiyon anlamında, senaryo anlamında, oyunculuk anlamında, teknik anlamda çok üst düzey bir iş olduğunu düşünüyorum. Zaten kalite anlamında da daha iyisi bence yapılmadı bugüne kadar. Başarısı konusunda da o derece eminim. İzleyici rekoru kırması bekleniyor, filmin yapımcılarında da böyle bir iddia var. Siz de bu şekilde düşünüyor musunuz? Babam ve Oğlum kadar gişe yapar mı veya onu geçer mi? Böyle bir şeyi kim söylemiş? Onu bilemeyiz. Babam ve Oğlum çok büyük gişe yaptı. Ama kimse bu kadarını öngörmüyordu. Bilemezsiniz ki. Hiç kimse bilemez. Öyle çıkarsanız zaten duvara toslarsınız. Başarılı projelere belirli oyuncular ile imza atan yönetmenler üç aşağı beş yukarı bir sonraki projelerinde de aynı oyuncular ile çalışıyor. Yavuz Turgul, Çağan Irmak bunlardan. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu çok normal bir şey. Batı’da da yapılan bir şey. Rahat çalıştığı oyuncularla her yönetmen çalışmayı tercih eder. Bir açıdan tecrübedir, daha kolay, daha hoş bir şeydir. Böyle çok örnek var. Yönetmen mi oyuncu için şans, oyuncu mu yönetmen için? Bu denge nasıl? İki taraf için de şans bence. Benim için çok büyük bir şans. Büyük bir güven. Çağan’la çalışmak her oyuncunun hayalidir bence. Dram, sosyal konuları işleyen filmler ile siyasî dönem filmlerinde sizi daha sık görüyoruz. Bunu özellikle mi tercih ediyorsunuz? Valla bana hep böyle roller geldi, sulu zırtlak bir rol teklifi gelmedi. Gelseydi bakar mıydım bilmiyorum; ama hiç sanmıyorum. Belki benim duruşumdandır. İnsanlar rolü götürürken bakarlar. Oynar derlerse getirirler. Genelde çok doğru işler geldi. Benim şansım bu belki de. Öyle bir elektrik veriyorum insanlara. Bir komedi filminde kendinizi görmek ister misiniz? Kendinize yakıştırır mısınız? Çok isterim. Komedi müthiş bir şeydir. Çok yakıştırırım, çok da komiğimdir aslında. Bunun örneği de var: ‘Dedelerimi Evlendirirken’ adlı bir televizyon filmi. Çok komikti. Ayrıca benim Babam ve Oğlum’daki teyze rolüm de komikti. Peki bu, bir risk mi olur sizin için? Asla bir risk değil. Ayrıca komedi oynamak öyle kolay da bir şey değildir. Çok keyifli bir komedi oyuncusuyumdur ben. Türkiye’de yapılan komedi filmleri hakkında ne düşünüyorsunuz, yani dramlar kaliteli ben de oradayım mı diyorsunuz? Bana hitap eden şeyler yok şu sıralarda. Maskeli Beşler mi, Çılgın Dersane mi komedi filmi? Eskiler daha komikti belki. Kemal Sunal, Şener Şen’li olanlar. Hababam Sınıfı komikti. Son yıllarda hatırlamıyorum. Avrupa Yakası’nın ilk bir yılı çok komikti, şimdi izleyemiyorum. Türkiye’nin en yetenekli ve başarılı kadın oyuncularından birisiniz. Pek çok ödüller aldınız. Neden ön planda değilsiniz? Bilmem, bunu yapımcılara sormak lazım. Neden ön plana çıkarmıyorlar. Bilmiyorum, bunun değerlendirmesini yapmak çok zor. Bir nedeni var mı yok mu, onu da bilmiyorum. - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - DİZİDE OYNAMAK PRATİK YAPMAKTIR Diziler genç güzel kadınlar ve yakışıklı erkekler etrafında dönüyor, sizin gibi güçlü karakterler de daha yan rollerde oynuyorlar. Bu konuda ne düşünüyorsunuz? Bize teyze rolleri düşüyor. Türkiye’de böyle. Son dönemlerde televizyon dizilerinde ilk defa 40 yaş üstü oyunculara proje yapılıyor. Olsa çok iyi oyuncular var çünkü o yaş grubunda. Ama daha çok aşk, güzellik o tür şeyler görmek istiyorlar. Halbuki ne malzemeler çıkar. Çünkü daha yaşamamış, 20 yaşındaki insanların nasıl bir hikayesi olabilir ki! Bizim üzerimizden gitse ne hikayeler, neler vardır yaşanmış. Neler bulunur. Dizide oynamak sizin için bir tercih mi yoksa bunu da yapmak gerekir o yüzden yapıyorum şeklinde mi düşünüyorsunuz? Ben dizileri asla küçümsemiyorum. Biz sürekli sinema filminde oynamıyoruz. İki senede bir veya senede bir. Bu da dört beş hafta süren projeler oluyor. Ondan sonra ne yapacağız. Sürekli biri bitiyor, biri başlıyor değil. Dizilerde oynamak pratik yapmaktır. Oyunculuğunuzu sürekli deniyorsunuz, iyi mi kötü mü bakıyorsunuz. İyi bir şey bu. Ben seviyorum televizyonu. Dizilerde rolü kabul ederken belli bir kriteriniz var mı, neye göre seçiyorsunuz? Tercih ederken önce projeye bakıyorum. Oynadığım oyunculara bakıyorum. Yapımcı firma benim için önemli, senaryo önemli. Bunlara bakıyorum. Ben öylesine bir şeyde oynamam. Şimdi BKM’nin yaptığı okul ve okul çevresiyle ilgili yeni bir diziye başladım. İnanılmaz iyi oyuncular oynuyor. Oradaki gençlerden birinin annesini oynuyorum. Ama oradaki oyuncuların hepsi oyuncu. Gençlik dizisidir diye ajanslardan toplama değil. Bir oyuncu olarak başarılı işlere imza attınız. Bundan sonrasında ne yapmak istersiniz? Bundan sonra neler yapmak istiyorum bir bilseniz. Pek çok güzel filmde oynamak istiyorum. Oyunculukla ilgili şeyler istiyorum, bütün istediğim bu. Dizide olsun, sinemada olsun, tiyatroda olsun oynamak istiyorum. Durmak istemiyorum, durmayı sevmiyorum. Artık maalesef tiyatro yapamıyorum. Albert Camus’nun Caligula’sında oynadım en son. Ondan beri de oynamıyorum. Üzerinden 5-6 yıl geçti. - - - - - - - - - - - - - - - - - Gizemli adam değilim, susuyorsam sebebi var Çağan Irmak (yönetmen): Ben bu filmde hiç konuşmayacağım dedim, ne bir yerde çıkıp konuştum ne de röportaj verdim. Ancak bu, ben bir şey saklıyorum anlamına gelmez. Ben bir şey saklamıyorum. Seyirci filmi seyrettiği zaman anlayacak ki, evet bu adamın konuşmaması gerekiyormuş. Çünkü bu filmde böyle bir şey var. Ben bir gizem yaratmak için susuyor değilim. Bunu biraz basın şişirdi. Ben susuyorum, bir nedeni var da susuyorum. Filmi izlediğinizde göreceksiniz. Şöyle bir şey bu; ben filmle ilgili bir şey söylersem seyirci bu filmi yanlış anlar. Böyle bir durum var ortada. Yoksa gizemli adam olmak gibi falan bir derdim yok benim. Kimse böyle düşünmesin. ![]()
___________________________________________________________________________
![]() Bir melek kaydı gözlerimden… Benim melek olduguna inanmak istediğim aslında hiç olmamış bir melek… Bir düş gördüm. Düşlerde yaşanır bir aşk yarattım…Düş bitti, gözlerim gerçege uyandı.. Bir aşk çizdim, senaryosu bana ait.Parçalandı düşüp gözlerimden.. Ben yapbozlarda kayboldum… Şimdi bir umut yanar gözlerimde seni unutmaya dair gerçek aşkı yaşayabilmeye dair… ![]() |
|
|
![]() |
| Ahantar Kelimeler: cok, isterdim, komedi, oynamayi |
| Konu Araçları | |
|
|