|
|||||||
| Televole Magazin Kim Hangi Ünlü Kiminle Nerede Ne Yapdı Kim Kiminle Beraber Hepsi Burda |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
|
|
#1 (permalink) |
|
Prenses
![]() ![]() ![]() |
Cansel Elçin yaşı tutmadığı için konservatura gidememiş ve Fransa'nın önemli tiyatro okullarından Ecole Florent'e devam etmişti. O dönemde okulda kendisinden başka Türk oyuncu adayı da yokmuş. Daha sonra da ünlü Amerikan actor's stüdyolarını kuran Lee Srasberg'in oğlu John Strasberg ve Jack Garfein'den oyunculuk dersleri almış. O dönemi genç oyuncu şöyle anlatıyor.
"Önceleri televizyon kanallarında Türklerin yer aldığı dizilerde dublaj yapmam için beni çağırıyorlardı. Ve zamanla çeşitli tiyatro oyunları, diziler ve reklam filmlerinde oynamaya başladım. Bu arada yazıp yönetmenliğini yaptığım 'Papillon' adlı kısa bir film yaptım. Böylece o dünyanın içine girdim. Ailemde sanatla uğraşan biri yoktu yani bize uzak bir şeydi. Ancak ailem beni özgür bıraktı ve hep destekledi." E.E.: Avrupa'da yaşayan Türkler genelde ticaretle uğraşıyor ve o ailelerin çocuklarıda aile mesleğine devam ediyor, siz bunu yapmadınız. Ve çok zor bir şey seçerek bir Türk olarak Avrupa'da sanatla uğraştığınız. Yaşadığınız zorluklar oldu mu bu konuda? C.E.: Açıkçası çok zorlanmadım. Hiç ırkçılık yaşamadım. Çünkü Fransa'da ki Türklerin durumu Almanya ve İngiltere'de ki Türklere göre daha farklı. Fransa daha Türkleri tanımıyor. Evet bir Fransız değildim ama hep Fransız karakterleri oynadım. Farklı ismimden dolayı nereden geldin diye soruyorlardı sadece. E.E.:Yer aldığınız 2 televizyon dizisi de Türkiye'nin çok önemli dönemlerini anlatan yapımlar. Bu durum bir tesadüf mü? C.E.:Tesadüf değil, benim canlandıracağım karakterlerin öncelikle beni heyecanlandırması gerekir. Önce Atatürk'ün yüzbaşısını oynamak, arkasından Türkiye'nin karanlık ve ihtilal dönemlerinin anlatıldığı Hatırla Sevgili'de bir savcının avukat oğlunu canlandırmak benim için çok önemli ve heyecan verici. E.E.:Artık Türkiye'de yaşıyorsunuz.Ülkenize geri döndünüz.Uzun süre yurtdışında yaşadıktan sonra ülkenize gelmek nasıl bir duygu, ikilemler ve sorunlar yaşadınız mı.? C.E.:Beni burda çabuk benimsediler. Fransa'da kaldığım dönemlerde her yıl 2 kez Türkiye'ye gelmeme rağmen ülkemi uzaktan tanıyordum. Ama anladım ki kendimi burda daha rahat ve mutlu hissediyorum. Burda insan ilişkileri, arkadaşlıklar çok daha samimi ve güzel. Önce çalışmak için geldim, sonra burda evim oldu. Yerleştikçe burayı daha çok sevdim. İnsanın evi çalıştığı yerdir. Ama her an inandığım bir teklif gelebilir ve dünyanın bir ucuna gidebilirim. Bence bir oyuncu dünyanın her yerinde çalışmalı ve 5 saniye içinde herşeyini bırakıp, başka bir ülkeye giderek işini yapabilmeli. E.E.:Fransa'da oyunculuk yapmış biri olarak Türkiye'deki sinema, tiyatro ve televizyon dünyasını nasıl değerlendiriyorsunuz? C.E.:Fransa'da gelişmiş, katı ve güçlü bir sinema piyasası var. Oysa Türkiye de yapılacak çok şey var daha. Sinema adına çok güzel ve önemli işler yapılıyor son zamanlarda. Türkiye oyuncular ve hikayeler açısından çok daha zengin.Ve burda insanlar sadece para için çalışmıyorlar, yaptıkları işlerden gurur duyuyorlar bu çok önemli. E.E.:Sinema, tiyatro ve televizyon, sizin için öncelik hangisinde? C.E.: Tiyatro diğerlerinden daha farklı ama yapmak çok zor. Daha fazla emek isteyen bir şey. İnsanları tiyatroya getirmek zor. Oysa televizyon ve sinemada izleyiciye daha kolay ulaşıyorsunuz. Tiyatro her zaman daha önemli, çünkü bir oyuncunun kendini yenileyebildiği tek yer sahnedir. Bu çok ayrı bir şey. E.E.:Gelecekteki planlarınız nelerdir? C.E.:Dünyanın her yerinde işimi başarıyla yapmak isterim. Özellikle İngiltere'de bir tiyatro oyununda yer almak istiyorum. Çünkü İngiltere tiyatro konusunda çok zengin ve ayrı bir yere sahip. İngiliz tiyatrosunu ve oyuncularını çok beğeniyorum. Türkiye'de ise bir komedi tiyatrosunda yer almak beni çok mutlu eder.
___________________________________________________________________________
Bir melek kaydı gözlerimden… Benim melek olduguna inanmak istediğim aslında hiç olmamış bir melek… Bir düş gördüm. Düşlerde yaşanır bir aşk yarattım…Düş bitti, gözlerim gerçege uyandı.. Bir aşk çizdim, senaryosu bana ait.Parçalandı düşüp gözlerimden.. Ben yapbozlarda kayboldum… Şimdi bir umut yanar gözlerimde seni unutmaya dair gerçek aşkı yaşayabilmeye dair…
|
|
|
![]() |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | son Mesaj |
| Kıraç İLe Röportaj | ßaYan_ŞiDDeT | Televole Magazin | 0 | 02-01-2008 07:35 PM |
| ßengü İLe Röportaj | ßaYan_ŞiDDeT | Televole Magazin | 0 | 02-01-2008 07:31 PM |
| SibeL Can İLe Röportaj | ßaYan_ŞiDDeT | Televole Magazin | 0 | 02-01-2008 07:30 PM |
| Tarık İLe Röportaj | ßaYan_ŞiDDeT | Televole Magazin | 0 | 02-01-2008 07:23 PM |
| Tarkan İLe Röportaj | ßaYan_ŞiDDeT | Televole Magazin | 0 | 02-01-2008 07:19 PM |