Anasayfa Kimler Online

Geri git   EzBeRiM > (¯`·._.·Oº°[Yurttan Dünyadan Haber]°ºO·._.·´¯) > Yurttan ve Dünyadan Haberler > Televole Magazin
Kayıt ol Arama Bugünün Mesajları Bütün Forumları okunmuş kabul et

Televole Magazin Kim Hangi Ünlü Kiminle Nerede Ne Yapdı Kim Kiminle Beraber Hepsi Burda





Yeni Konu aç Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 02-01-2008, 07:27 PM   #1 (permalink)
Prenses
 
ßaYan_ŞiDDeT - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ezberim Üyelik BiLgilerim
Üyelik tarihi: Jan 2007
Nerden: m€L€qL€r $€hr!ndhee
Yaş: 18
Üye No: 13003
Mesajlar: 10.738
Ezberim Tşk İstatistikleri Tesekkür: 784
1106 Mesajına
1711 Kere Teşekkür Edildi
Ezberim Rep PuanLaması
İtibar Gücü: 480
Rep Puanı: 26463
Rep Derecesi:
ßaYan_ŞiDDeT has a reputation beyond reputeßaYan_ŞiDDeT has a reputation beyond reputeßaYan_ŞiDDeT has a reputation beyond reputeßaYan_ŞiDDeT has a reputation beyond reputeßaYan_ŞiDDeT has a reputation beyond reputeßaYan_ŞiDDeT has a reputation beyond reputeßaYan_ŞiDDeT has a reputation beyond reputeßaYan_ŞiDDeT has a reputation beyond reputeßaYan_ŞiDDeT has a reputation beyond reputeßaYan_ŞiDDeT has a reputation beyond reputeßaYan_ŞiDDeT has a reputation beyond repute
ßaYan_ŞiDDeT - İCQ üzeri Mesaj gönder ßaYan_ŞiDDeT - AİM üzeri Mesaj gönder ßaYan_ŞiDDeT - MSN üzeri Mesaj gönder ßaYan_ŞiDDeT - YAHOO üzeri Mesaj gönder ßaYan_ŞiDDeT isimli Üyeye Skype üzeri Mesaj gönder
Standart Aşkın Nur Yengi İLe Röportaj



- Hem bir "best of", hem yeni albümle sahalara dönüyorsunuz. Süt izni bitti mi? Bitti! Artık çalışma zamanı. Doğumdan sonra sağlık sorunları yaşadım. Dizlerimde ciddi bir kıkırdak lezyonu yaşandı, yani sıvı kaybı vardı. Hamilelik döneminde sürekli yattığım için adalelerim erimiş, bileğim incecik kalmıştı, ayaklarımın üzerine basamadım. Dört- beş ay fizyoterapistlerle her gün egzersizler yaptım. Şu anda çok normalim ama vakit kaybıydı benim için...

- Üç yıllık aradan sonra heyecan var mı? Yok! Çünkü doğumdan üç ay sonra bütün ekstralara gitmeye başladım, işimden uzak değildim ama üretmek anlamında tabii ki çok heyecanlıyım. Bir de tüm dostlarım bana "Anne olduktan sonra çok değiştin," diyor. Doğru, çünkü hayata bakışım değişti...

- Annelik neyi değiştiriyor peki? Dışardan gözlemleyen insanlara göre pozitif anlamda bir değişim. Sakinleştim, daha toleranslı bir insan oldum.

- Evet, 'soğuk, agresif insan' muamelesi yapılırdı size. Öyle miydiniz gerçekten? Doğru olabilir... İnsanlara karşı sürekli tebessüm içinde olmak zorunda değilim açıkçası. Bir de o bir gard...

- Neye, kime karşı? Ben 11 yaşımdan itibaren zedelenmeye başladım. Yaşadığım hayatın içinde bana ait olmayan görüntüler vardı; alkol var, içen insanlar var, çünkü gece kulüplerinde çıkıyorsun. O zaman ne yapıyorsun? Hep böyle bir surat asıklığı... Çünkü küçüğüm daha, istemiyordum, evime gidip uyumak istiyordum. Böyle böyle büyürken duvarların oluşuyor, prensiplerin oluyor. Ama normalde keyifli, esprili ve heyecanlıyımdır. Tanıştıkça anlaşırız! (gülüyor)

- Peki toleransı ne getiriyor annelikte? Sabır! O ne yaparsa yapsın ona karşı sevgin hiç değişmiyor, koşulsuz bir sevgi...

- Zor bir hamilelik sonrası ikinci çocuk? Düşünmüyorum. Haluk bazen "Nazlı ile kardeşi arasında kaç yaş olsun?" diye soruyor. "Mümkünse 35," diyorum!

- Acımasızmışsınız? Yok ama, insan yaşadığını kendi bilir; çok zor geçti hamilelik...

- Ünlü bir çiftin çocuğu olarak saklayacağınız, sakınacağınız bir bebek mi olacak Nazlı? Yaşamda böyle şöyler çocuğa aittir. Biz bir anlamda evlat duygusunu yaşamak için onu hayata getirdik, kendi sevgimiz için çok önemli bir şeydi o, ama bizim onunla ilgili bu kararı vermemiz yanlış olur. Sadece bir kez röportaj yaptık o da ilk ve sondur.

- İşini çok özlemiş bir sanatçı, çiçeği burnunda bir anne, çok âşık bir kadın... Daha çok hangisisiniz? Benden bahsettin zaten (kahkahalar). Üçü de benim!

- Şu anda, şu günlerde hangi duygunuz ağır basıyor diyelim? Annelik hiç araya sıkıştırılacak bir cümle değil bir kere. Her şeyi bırakırım, onu bırakamam. Kocam da aşkı yaşadığım insan. Ama şu an konsantrasyonum işimde...

- Uzun zaman sonra Aşkın Nur Yengi'nin albüm çıkarması herkesi heyecanlandırdı. Fakat herkes o ilk albümü, 90 yılında çıkardığınız "Sevgiliye"yi konuşuyor hâlâ. Neden? Çok enteresan! Yaşam duran bir şey değil ki! Sürekli devam ediyor ve değişiyor. İlk albüm gibi olması mümkün değil hiçbir şeyin.

- Bu kadar fenomen olmuş bir albüm insanın müzikal kariyerinde avantaj mıdır, bir süre sonra dezavantaja mı dönüşüyor? Aslında olan biten şuydu; Nilüfer'den 15 sene sonra ilk kez bir kadın vokalin ortaya çıkması ve herkesin zihninde yer eden bir albüm yapmasıydı. Herkesin o dönemlerde gençlik aşkıyla, üniversite aşkıyla örtüşmüş bir albümdü. Evet, bu zaman zaman dezavantaja dönüşüyor benim için çünkü hep o albüm aranıyor. Ama onun gibi yapmak, aynısını yapmak benim çok haz alacağım bir şey olmaz.

- Sonrasında sekiz albüm daha çıkardınız, ilk albüme yapılan tezahürattan sonra aradakiler silik kalmış gibi geliyor mu size? Mümkün değil! (gülüyor) Koca bir 25 sene bana silik gelirse, hayatıma saygısızlık etmiş olurum. Ki onların sancılarını ben çektim, zorluklarında birebir ben savaştım. Zaman zaman onun üstüne çıkan, ondan daha fazla sevdiğim albümlerim de oldu. Bu müzikal bir anlayıştı. Benim için de sizin için de bunların karşılaştırılması yanlış olur. Ben ilk kasedimi bilerek bile söylemedim. Şarkıcı olmak istemiyordum ki zaten!

- Ne olmak istiyordunuz?Türk Müziği Konservatuvarı'ndan mezun oldum, viyolonsel çalıyordum. İyi bir çellisttim. Hayalim senfonide çello çalmakla ilgiliydi.

- Hasbelkader mi oldu her şey yani? Ablamın Sezen'le çalışmasından dolayı oraya bağlıydım. Ablam hamile kalınca vokalist aradılar ve beni buldular! Fakat vokalistliğe başladıktan dokuz sene sonra kasedim çıktı. 19-20 yaşımdaydım.

- Ve 2 milyon satış yapmıştı değil mi? Sevgiliye 1.5 milyona yakın sattı. İkinci kasetim 3.5 milyon. Şu anda Türkiye'de üç albüm var halen tirajı geçilmemiş; İbrahim Tatlıses, Coşkun Sabah ve ben.

- Peki albüm hayali olmayan biri bu başarıyı yakalayınca 'Vay be ben neymişim' oluyor mu? 91 sonunda, bir sene Londra'da kaldım. Çünkü o elbise bana çok büyük geldi. Taşıyamadım bazı şeyleri. Bir genç kızın özgürlüğünün belli alanlarda kısıtlı olması, yaşam haklarının alınmış olması üzücüydü.


___________________________________________________________________________
Bir melek kaydı gözlerimden…
Benim melek olduguna inanmak istediğim aslında hiç olmamış bir melek…
Bir düş gördüm.

Düşlerde yaşanır bir aşk yarattım…Düş bitti, gözlerim gerçege uyandı..
Bir aşk çizdim, senaryosu bana ait.Parçalandı düşüp gözlerimden..
Ben yapbozlarda kayboldum…
Şimdi bir umut yanar gözlerimde seni unutmaya dair gerçek aşkı yaşayabilmeye dair…

ßaYan_ŞiDDeT isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Cevapla
Ahantar Kelimeler: , , , ,



Konu Araçları

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:57 PM .


Powered by vBulletin® Version 3.6.10
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.1.0
Design ßy: DoLuNaY ŞoVaLyEsİ
[Programdown Anti Virus Program] [Paylaşım Ortamı]
[Paylaşım Forumu] [ForumVEFA]
Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için TIKLAYINIZ .
In this web site,illegal sharing is forbidden.If you have any problem/complaint about content’s copyrights in our page,please click here to contact us.