|
|||||||
| Televole Magazin Kim Hangi Ünlü Kiminle Nerede Ne Yapdı Kim Kiminle Beraber Hepsi Burda |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
|
|
#1 (permalink) |
|
Prenses
![]() ![]() ![]() |
Hugh Grant'la birlikte oynadığınız Notting Hill'i nasıl tanımlarsınız?
Hayattaki tüm olasılıkları konu alan sıcak, hoş bir film. Filmde oynamayı nasıl kabul ettiniz? Daha ilk sayfayı okuduğumda inanılmaz bir hikaye olduğunu anladım. Richard Curtis kelimeleri öyle güzel kullanıyor ki. Bana Londra'dan telefon etti ve henüz senaryoyu okumadan, hikayeyi anlattı. Duyduğumda berbat birşey olduğunu düşündüm. Sonra senaryoyu okudum ve bayıldım. Anna Scott adında bir film yıldızını oynuyorsunuz ama kendiniz değilsiniz. Bu nasıl oluyor? Neredeyse her açıdan benden farklı. Özellikle de filmin başlarında. Kendini akıntıya kaptırmış bir durumda ve bence kendisi ve kariyeri hakkındaki düşünceleri bütünlük taşımıyor. Bütün bunlardan emin değil. Filmin sonlarına doğru hayatta ne istediğini anlamaya başladığında bana daha çok benziyor. Film 2 yıllık bir periyotta geçtiğinden bunu çok iyi gözlemleyebiliyorsunuz. Kendinizi oynadığınız bir film yıldızını canlandırmak hangi açılardan farklı olabilir? Çok çok farklı olurdu. Bunu anlatmak için siz gazetecileri örnek verebilirim. Hepiniz aynı işi yapmanıza rağmen çok farklı şekillerde yapıyorsunuz. Aynı şey oyuncular içinde geçerli. Sadece iki gazeteci kadar ortak noktamız var. Filme başlarken karakteri inceledim ve onunla ünlü olmamız ve aynı mesleği yapmamız dışında bir benzerliğimiz olmadığını gördüm. Şöhretin insanları değiştirmediğini mi düşünüyorunuz? Bence insanları değiştiren aslında şöhret değil. Bence değiştiren bireyin kendisinden çok, bireyin olaylara bakış açısı. Bunu sadece kendi açımdan söylüyorum. Herkes için nasıldır bilemem. Birçok ünlü kendi kendisini yok etti. Siz böyle bir deneyim yaşamadınız. Bunu nasıl başardınız? Aslında biraz baskı hissediyorum. Bu da insanın kendi yaptığı bir seçim. Baskının hayatınıza girip girmemesini belirleyebilirsiniz. Sanırım ben, iyi bir senaryo bulmak ve iyi bir filmde oynamak gibi baskılardan hoşlanıyorum. Gittikçe ünlü biri olmak, Julia Roberts olmak kolaylaşıyor mu? İlk zamanlara göre çok daha rahatım. Bazı şeyleri yaşayınca buna alışıyorsunuz. Filmde canlandırdığınız karakter Anna, en acıklı öyküyü anlatanın ödül alacağı bir partiye katılıyor. Öyküsünde "19 yaşımdan beri diet yapıyorum, bu da temel olarak 10 yıldır aç olduğum anlamına geliyor. Günün birinde yüzüm bozulacak ve aslında iyi bir oyuncu olmadığımı anlayacaklar. İşte o zaman, bir zamanlar ünlü olmuş birine benzeyen orta yaşlı, mutsuz biri haline geleceğim" Bunlar aslında karakterin yapısını düşünürsek oldukça mantıklı korkular. Ben bu kaygıları taşımıyorum. Hiç bir zamanda taşımadım. Anna sadece ödülü kazanmak istiyor. Bu günün birinde endişelenmeyeceğim anlamına gelmez. Öykünün ne kadarının doğru, ne kadarınınsa ödülü almak için olduğuna karar verecek olan izleyiciler. Anna'nın bahsettiği gibi görünüşünüzü korumak zor mu? Sanırım bu sadece filmideki hoş bir sahne ve benim daha önce hiç yapmadığım birşey. Hayatım boyunca hiç diet yapmadım. Yine Notting Hill filminde, Anna bir partide kendisini tanımayan biriyle konuşuyor. Bu hiç başınıza geldi mi? Evet sadece birkaç hafta önce bu oldu. Yine bir partide bir bayan bana ne iş yaptığımı sordu ve o anda çevredekilerden biri nasıl olup da bilmediğini sordu. Ama en ufak bir fikri bile yoktu. Aslında bundan oldukça etkilendim. Kendine ait bir yaşamı vardı. Bir başka sahnede, bir paparazziyi farkeden Anna bağırıp çağırmaya başlıyor. Siz bu şekilde davranmayacağınızı söylediniz. Hayır davranmazdım. Aslında şaçma gibi geliyor ama o andaki durumunu anlayabiliyorum. Yine de bence, o çapta bir tepki vermek ve kendinizi kaybetmeniz için, bunu gerçekten gerektirecek bir olay olmalı. Dıştan gelen bir durum değil de kendimin veya ailemin bir problemi gibi. Bu sahnede aslında bağırıp çağırmak istememişsiniz ve sizi ikna etmişler. Herşeyden önce yönetmenimiz Roger Mitchell çalıştığım en iyi yönetmenlerden biri. Benim görevim karakter hakkında bir yargıya varmak değil sadece gelip ona hayat vermekti. Bu bana aslında birbirimiz hakkında bilerek veya bilmeyerek nasıl yargılara vardığımız hakkında çok şey öğretti. Böylece kimin hangi durumda nasıl tepki vereceğine benim karar veremeyeceğimi anladım. Ve söyleneni yaptınız Evet, çalışkan bir kız gibi. Bir anlamda bu rol kariyerinizin bir yansıması gibi algılanabilir, çünkü insanlar bunu bir referans noktası olarak kullanacaklardır. Sanırım Richard'ın planladığı herşey, filmde çok zekice gelişti. Basın toplantısı, basının sansasyonu, paparazziler. Bir filmde kısıtlı zamanınız olduğundan, insanlara bir olayı en çabuk şekilde anlatmaya çalışıyorsunuz ki, bir sonrakine geçebilesiniz. Bence Richard, ünlü bir kişinin hayatındaki farklılıkları çok hızlı ve zekice ortaya koyuyur. Senaryanun en beğendiğim yanlarından biri de buydu. Bu tip senaryolar çok fazla gelmiyor. Şu günlerde nasıl bir şey arıyorsunuz? Aslında kariyerimin "hangi rol olursa oynarım" devresini geçirdikten sonra ne arıyorsam yine onu arıyorum. Her zaman şöyle olmuştur: Oturup senaryoyu okurum, son sayfaya geldiğimde benim için olup olmadığını hissederim. Bir şekilde bunu bilirim ve her zaman senaryoları bitiririm. Çok kötü olduğunu düşünsemde, bir yerinde müthiş bir sey olacağını düşünerek yarısında bırakmam. Dediğim gibi son sayfayı çevirdiğimde bunun benim için olup olmadığını bir şekilde hissedebiliyorum. Bu aralar bir setten diğerine koşturuyor gibisiniz. Elinize gelen senaryoların kalitesinde bir artış mı oldu? Benim için hep şöyle olmuştur; ya tonlarca iyi senaryo üst üste gelir ya da arka arkaya 10 tane kötü senaryo okurum. Ama ben son beş yılda oldukça istikrarlı bir şekilde çalışıyorum. Bir film, arkasından bir kaç ay ara sonra bir film daha. Bazen gösterime girme tarihlerinden dolayı arka arkaya çekilmiş gibi durabiliyor. Sanırım bu yüzden.
___________________________________________________________________________
![]() Bir melek kaydı gözlerimden… Benim melek olduguna inanmak istediğim aslında hiç olmamış bir melek… Bir düş gördüm. Düşlerde yaşanır bir aşk yarattım…Düş bitti, gözlerim gerçege uyandı.. Bir aşk çizdim, senaryosu bana ait.Parçalandı düşüp gözlerimden.. Ben yapbozlarda kayboldum… Şimdi bir umut yanar gözlerimde seni unutmaya dair gerçek aşkı yaşayabilmeye dair… ![]() |
|
|
![]() |
| Ahantar Kelimeler: ile, julia, robert, roportaj |
| Konu Araçları | |
|
|