Anasayfa Kimler Online

Geri git   EzBeRiM > (¯`·._.·Oº°[Yurttan Dünyadan Haber]°ºO·._.·´¯) > Yurttan ve Dünyadan Haberler > Televole Magazin
Kayıt ol Arama Bugünün Mesajları Bütün Forumları okunmuş kabul et

Televole Magazin Kim Hangi Ünlü Kiminle Nerede Ne Yapdı Kim Kiminle Beraber Hepsi Burda





Yeni Konu aç Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 02-02-2008, 11:10 AM   #1 (permalink)
Prenses
 
ßaYan_ŞiDDeT - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ezberim Üyelik BiLgilerim
Üyelik tarihi: Jan 2007
Nerden: m€L€qL€r $€hr!ndhee
Yaş: 18
Üye No: 13003
Mesajlar: 10.701
Ezberim Tşk İstatistikleri Tesekkür: 777
1120 Mesajına
1738 Kere Teşekkür Edildi
Ezberim Rep PuanLaması
İtibar Gücü: 483
Rep Puanı: 26733
Rep Derecesi:
ßaYan_ŞiDDeT has a reputation beyond reputeßaYan_ŞiDDeT has a reputation beyond reputeßaYan_ŞiDDeT has a reputation beyond reputeßaYan_ŞiDDeT has a reputation beyond reputeßaYan_ŞiDDeT has a reputation beyond reputeßaYan_ŞiDDeT has a reputation beyond reputeßaYan_ŞiDDeT has a reputation beyond reputeßaYan_ŞiDDeT has a reputation beyond reputeßaYan_ŞiDDeT has a reputation beyond reputeßaYan_ŞiDDeT has a reputation beyond reputeßaYan_ŞiDDeT has a reputation beyond repute
ßaYan_ŞiDDeT - İCQ üzeri Mesaj gönder ßaYan_ŞiDDeT - AİM üzeri Mesaj gönder ßaYan_ŞiDDeT - MSN üzeri Mesaj gönder ßaYan_ŞiDDeT - YAHOO üzeri Mesaj gönder ßaYan_ŞiDDeT isimli Üyeye Skype üzeri Mesaj gönder
Standart Yetkin Dikinciler İLe Röportaj



Çocukluktan başlayalım isterseniz... Nasıl bir çocukluk geçirdiniz?- Kocaman bir çocukluk geçirdim! O yüzden de hiç büyümedim. Tek bir apartmana yerleşmiş kalabalık bir aile. Dairelerin kapıları sürekli açık; kimin nerede uyuduğu, nerede yediği belli olmayan bir sistem. Pazar günleri mutlaka ama mutlaka hep birlikte olmak, ailece yiyip içmek, kilo almak... Gürültü ve karmaşa içinde geçen bir huzur dönemiydi çocukluğum; çok sesli bir huzurdu.

Çocuksu yanınızı bir kenara mı bırakırsınız yoksa hep cebinizde midir?

- Hep yanımda! Çoğunlukla çıkarmamaya çalışıyorum, "Uslu dur" diyorum. O bir yolunu bulup çıkıyor dışarı. Şu anki yaşımdan -şu anki yaşımın farkına da yeni yeni varıyorum zaten- ve bedenimden beklenmeyecek hareketlere engel olmaya çalışıyorum.

Geldik önemli bir aksesuvara! Ne zamandır bıyıklı bir erkeksiniz?

- Babam saç sakal tıraşı olduğumda "Bak ne güzel! Tıraş olunca tertemiz, efendi oluyorsun" der. Galiba son birkaç senedir pek efendi değilim. Biraz da roller gereği oldu. "Kaygusuz Abdal" ile başladı. Dönem oyunuydu, kirli sakal ve bıyık gerekiyordu, orada bırakmaya başladım. Nazım Hikmet için saçı, sakalı, bıyığı hepsini kestim, ama beş senedir, kısa aralıklarla sürekli bıyıklıyım.

Bıyığınızı kesseniz en çok babanız mı sevinir?

- Evet!

Kim çok üzülür?

- Sarı Eşref’i sevenler üzülebilir.

Sarı Eşref bıyıksız olmaz mı?

- Galiba olmaz. Delikanlılığı bozulur, ayıp. Sarı da olsa bir bıyık lazım.

Nazım Hikmet’ten Sarı Eşref’e...

- Bahadır Karataş, "Ulak" filmini bitirir bitirmez Eskişehir’de çekilecek olan "Usta" için teklifte bulundu. Çok güzel bir senaryo, okudum ve aşkla kabul ettim. "Usta" önümüzdeki yaza ertelenince, dizi projelerini değerlendirme fırsatı buldum. "Eşref Saati", elimi kaşındıran, katkıda bulunabileceğimi hissettiğim bir projeydi. Böylece Sarı Eşref hayatıma girmiş oldu.

Hangisine kendinizi daha yakın hissediyorsunuz?

- Oyuncu olarak, oynadığım süreç boyunca hepsine yakın hissederim.

Hayal Kahvesi’ndeki Mirkelam konserine damsız olduğunuz için alınmadığınızı yazdı gazeteler. Kibar, saygın, üstüne üstlük ünlü bir oyuncu neden kapıdan çevrilir?

- Olay aynen şöyle gelişti; Bahadır Karataş’la birlikte, Duygu ve Burçin, onun asistanları, Nevizade’de yemek yedik. Hayal Kahvesi’ne arkadaşlarımız oradaysa gireceğiz, yoksa başka bir mekana geçeceğiz. Tam o sırada kapıda Erdem diye bir arkadaşımı gördüm, biz erkek erkeğe tokalaşırken flaşlar patladı. O fotoğrafı çeken kişi, diyaloğa şahit bile olmadan, yazmış kendi hikayesini. Yine de diyorum ki, bırakınız şanım yürüsün, bırakınız Yetkin Dikinciler de damsız geziyor olsun!

Kendinizle ilgili güzel şeylerin bence gerçekten farkında değilsiniz. Sesiniz de bunlardan biri mi?

- Oyunculukta "sesini dinlemek" denilen bir tuzak vardır; bir oyuncu sesinin duyulmasından hoşlanır, kendi sesi her çıktığında bunun farkına varırsa, dublajlı bir hayat sürer, bir Türk filmi tadında konuşmaya başlar. Ben o tuzağa düşmedim galiba.

25 Ocak’ta gösterime girecek bir filminiz var; Çağan Irmak’ın yönettiği "Ulak". Biraz bahseder misiniz bu projeden?

- "Babam ve Oğlum"dan sonra Çağan Irmak yine bizi ağlatsın, duygulandırsın filmi bekleyenleri şaşırtacak "Ulak".

Sizin karakteriniz?

- Kötü. Adem. Düpedüz kötü bir adam! Bakalım ne olacak...

Kötü adamı oynamak daha mı zor?

- Hiçbir rolüme kolaymış gibi yaklaşamıyorum ki ben.

Boyunuz 2 metre 10 santimmiş...

- 2.10! Ne abartmışlar ama! 1.94 aslında.

Nereye sığabilmek isterdiniz en çok?

- Sevdiğimin kalbine. Beni sevenin değil ama... Sevdiğimin kalbine.

Sığmaktan mutluluk duyduğunuz bir kalp var mı şu an?

- Geçmişte sığmış olmaktan mutluluk duyduğum kalpler var. Anladım ki yapabiliyormuşum. Bir de yeni bir kalbe sığma umudu...

Sizin için hep kullanılan bir kelime "beyefendi"... Öyle midir?

- Öğrendiğim, ailemden gördüğüm bir iletişim nezaketi var. Babamın anneme, annemin babama davranışları... Bana verilen haklar bunu sağladı belki de. Kolaylıkla "sen" diyemem. Aristokrat bir davranış modeline takıldığım için değil, saygıdan.

Başınızdan bir evlilik geçmiş. Nasıl bir deneyimdi?

- Çok güzel bir deneyimdi. Sınıf arkadaşımdı, Esra Akkaya’ydı. Güzel bir arkadaşlıkla başladık, uzun süren bir ilişki yaşadık ve beş yılın sonunda evliliğe karar verdik. İki yıl sonra da bitti. Kendi sürecini tamamlayan bir şeydi. Onu fırtınasıyla, sakin limanlarıyla yaşayıp, sonra da huzurla kendi hayatıma döndüm. Ne mutlu ki hálá görüşebilen iki arkadaşız.

Evliliğe bugün nasıl bakıyorsunuz?

- Bir dahakinde elime çikolatamı çiçeğimi alıp adabıyla erkanıyla kapılarını çalmak isterim.

Bunlar Sarı Eşref yüzünden olmuyor değil mi?

- Hayır hayır! Kısa vadeli, harcanan şeyleri sevmiyorum, uzun ilişkiler yaşamaktan yanayım.

Diyelim ki aşık oldunuz...

- Ne kadar güzel bir şey o!

Hayal ettiğiniz gibi çikolatanızı, çiçeğinizi aldınız, istemeye gittiniz. Kızın ailesi sizinkine hiç benzemiyor. Ne olacak?

- Sevdiğimin yaptığı hareketlerin o geleneklerden geldiğini bilirim zaten. İki insan birbirini, ilk tanıştığı haliyle beğeniyor ama zaman geçtikçe o beğendiği şeyi değiştirmeye çabalıyor. İlişkileri de bu bitiriyor bence.

Bugüne kadar yaptığınız en romantik şey?

- Nasıl söyleyeyim ki? Sevdiğim biriyle, Japonya’da, sabaha kadar tanımadığım sokaklarda yürümek.

Sizin için çok romantik bir film sahnesi?

"Love Story"de Ali McGraw’in o karda yuvarlanma sahneleri.

Bir kadında neyi ****i bulursunuz?

- Karşımdakine de **** ilk adımıyla bakmıyorum, sıcaklık ve samimiyet olarak bakıyorum.

İlk karşılaşma nasıl hoşlanmaya dönüşür?

- En çok hoşuma giden mesafeme ve soğukluğuma aldırmadan bana yaklaşmaya çalışmalarıdır. İnsanların görünenin ötesinde bir şeyler hissettiğine inanır, o şeyleri ararım; göz gözeyken değil gözümü kapadığımda hissettiğimi... Karşımdaki de benim soğukluğuma gözünü kapayıp içime doğru yolculuğa başlamışsa, bu beni cezbeder.

Şuh bir bakış mı yoksa içten bir kahkaha mı?

İçten bir bakış, şuh bir kahkaha. Olmaz mı? n Ayşecan İpek

Çok eşlilik adama yönünü şaşırtır

- Çok eşlilik? Sıfır bağlılık?

Ben olamam. Eş dediğiniz, terminoloji gereği iki yönlü bir oktur. Bir tarafında biri durur, diğer tarafında diğeri. Fazlası adama yönünü şaşırtır, o oklar da gelir... Gözüne batar!

- Romantik bir adam mısınız?

Edebiyattaki karşılığı ile evet. Hadi gün batsın demem, gün batımını severim. Hadi sabah olsun demem, sabah etmeyi severim. Süreci severim. Hedef adamı değil yolculuk adamıyım, bu anlamda romantiğim.

Ben ne yakışıklıyım ne de ****i

Sizce ****apel nerede gizlidir?

- Var oluşta... Tabiat bize istediğini yaptırırken bir de güzel rüyalar gördürüyor, iyi ki böyle bir şey var!

Tabu mudur yoksa rahatlıkla konuşulabilen bir şey midir sizin için?

- Rahatlıkla konuşabilirim.

Kendinizi en çok nerede ****i hissedersiniz?

- Ben kendimi ne yakışıklı hissederim ne de ****i...


___________________________________________________________________________
Bir melek kaydı gözlerimden…
Benim melek olduguna inanmak istediğim aslında hiç olmamış bir melek…
Bir düş gördüm.

Düşlerde yaşanır bir aşk yarattım…Düş bitti, gözlerim gerçege uyandı..
Bir aşk çizdim, senaryosu bana ait.Parçalandı düşüp gözlerimden..
Ben yapbozlarda kayboldum…
Şimdi bir umut yanar gözlerimde seni unutmaya dair gerçek aşkı yaşayabilmeye dair…

ßaYan_ŞiDDeT isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Cevapla


Konu Araçları

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:08 AM .


Powered by vBulletin® Version 3.6.10
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.1.0
Design ßy: DoLuNaY ŞoVaLyEsİ
[Programdown Anti Virus Program] [Paylaşım Forumu]
Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için TIKLAYINIZ .
In this web site,illegal sharing is forbidden.If you have any problem/complaint about content’s copyrights in our page,please click here to contact us.