Anasayfa Kimler Online

Geri git   Ezberim > Türk ve Dünya Tarihi > Türk Tarihi
Kayıt ol Arama Bugünün Mesajları Bütün Forumları okunmuş kabul et

Türk Tarihi Şanlı şerefli tarihimiz ve destanlarımız..





Yeni Konu aç Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 03-18-2007, 11:11 AM   #1 (permalink)
Görev Alma Vakti
Ezberim Üyelik BiLgilerim
Üyelik tarihi: Oct 2006
Üye No: 1520
Mesajlar: 1.560
Ezberim Tşk İstatistikleri Tesekkür: 329
249 Mesajına
330 Kere Teşekkür Edildi
Ezberim Rep PuanLaması
İtibar Gücü: 101
Rep Puanı: 6841
Rep Derecesi:
alone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond repute
alone_prince - MSN üzeri Mesaj gönder alone_prince isimli Üyeye Skype üzeri Mesaj gönder
916 Şehit Vasiyeti(18 MART İÇİN)



Gene hangi dua’yı okudun anne,
Vurulduğum yerde güneş açtı
Yine mi ağlıyorsun anne,
Cennetime yağmur yağdı

Üzülme anne ağlama, sırtımdan yedim kurşunu kalbimden değil.
Öylece duruyor hayallerim, vatanım şerefsizlere yar değil.

İzin günümde be anam.
Yârime mektup yazdım o gün.
Kınalı ellerinin kokusunu özledim demiş,
Bir kalp çizip içine de şafağımı yazmıştım.

Birliğe döndüğümde erkenden yatmış,
Gece beni bir üç nöbetine uyandırmaya gelen çavuşla
Rüyamda seni gördüğüm ve beni uyandırdığı için tartışmıştım.

Sıkı giyin oğlum, hasta olma sakın ve paran varmı diye soruyordun
Bende her zamanki gibi var anne diyordum, var.
Hiç olmadı be anam, hiç olmadı
Nasıl isterdim, ardımda bir yar birde ana bırakmıştım.

Sağ olsun tertibim cemil memleketinden tütün getirmiş, sigarasız kalmıyorduk.

O gece birlikte gittik nöbete.
Yolda bana "Sanki bu gece bir şeyler olacak" der gibi bakıyordu
Ama yiğitti söylemiyordu.
Nöbeti devraldığımızda garip bir sızı çöktü benimde içime.
Sanki terli terli su içiyor, seni üzüyordum be anam, öyle bir şeydi işte.

Nasıl oldu anlamadım!
Cemil " yere yat " dediğinde çoktan yerde bulmuştum kendimi.
Anlamadım vurulduğumu, sıcacık bir şey hissettim sırtımda
Terliyordum, sanki yaz gelmiş öğlen sıcağı çökmüştü tepeme.

Dudaklarım kurudu birden
Cemil " dayan " diyordu, ama ağlıyordu
Gözyaşları yüzüme damladığında verdim son nefesimi.

İşte o an sana ilk ihanetimi ettim anne.
Önce atalarım, sonra yârim canlandı birden gözümde.
Hoş gör be anam, kızma. Bende baba olacaktım
Daha adını bile koymamıştık oğlumuzun, iki ay vardı doğmasına.

Bilmiyorum duyuyor musunuz sesimizi
Korkmayın, ağlamayın, gurur duyun.
Vasiyetimizdir.

Öyle evlatlar yetiştirin ki, adları Mehmet, soyadları Şehit olsun


alone_prince isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
alone_prince Mesajına
4 Kere Teşekkür Edildi:
kemancı (03-18-2007), okyanus2006 (03-18-2007), Serious_Death (03-18-2007), xgul_gulx (03-18-2007)
Alt 03-18-2007, 11:13 AM   #2 (permalink)
Banned
Ezberim Üyelik BiLgilerim
Üyelik tarihi: Feb 2007
Yaş: 15
Üye No: 16838
Mesajlar: 98
Ezberim Tşk İstatistikleri Tesekkür: 17
14 Mesajına
16 Kere Teşekkür Edildi
Ezberim Rep PuanLaması
İtibar Gücü: 0
Rep Puanı: 1170
Rep Derecesi:
Serious_Death has much to be proud ofSerious_Death has much to be proud ofSerious_Death has much to be proud ofSerious_Death has much to be proud ofSerious_Death has much to be proud ofSerious_Death has much to be proud ofSerious_Death has much to be proud ofSerious_Death has much to be proud ofSerious_Death has much to be proud of
Standart --->: Şehit Vasiyeti(18 MART İÇİN)



gerçekten çok duygulu ve çok güzel paylaşım için saol


Serious_Death isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 03-18-2007, 11:15 AM   #3 (permalink)
Görev Alma Vakti
Ezberim Üyelik BiLgilerim
Üyelik tarihi: Oct 2006
Üye No: 1520
Mesajlar: 1.560
Ezberim Tşk İstatistikleri Tesekkür: 329
249 Mesajına
330 Kere Teşekkür Edildi
Ezberim Rep PuanLaması
İtibar Gücü: 101
Rep Puanı: 6841
Rep Derecesi:
alone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond repute
alone_prince - MSN üzeri Mesaj gönder alone_prince isimli Üyeye Skype üzeri Mesaj gönder
Standart --->: Şehit Vasiyeti(18 MART İÇİN)



Çanakkale’de şehit mektubu
Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun Bir Şehid Mezadı adlı hazin bir hikayesi vardır. Kurtuluş Savaşı’nda şehid olan erlerin eşyalarının nasıl mezada konup satıldığını, topu topu bir küçücük bavula sığacak kadar olan bu şehid eşyalarını ailelerine göndermenin masraf ve zahmetini falan anlatır bu hikaye. Siz Anadolu’daki şu yoksulluğa bakın ki bir şehidin kurşun deliği açılmış bir kalpağı, altı delinmiş bir potini, eprimiş bir gömleği bile satılacak kadar değerli, öte yandan ailesi de onun parasına muhtaç olacak denli fakir. Peki ya satılmak üzere açılan bavuldan bir şehidin mektupları çıkarsa!..
Bir şehid ki her şeyi mezada çıkarılsa, mektuplarına asla değer biçilemez. Çünkü o mektuplarda yalnızca kan, et ve kemik kokusu değil, kocaman hasretlerin derin aşklarını yüklenmiş bir gönül vardır. O mektuplar ki kurşunların birbirini vurduğu, güllelerin havada göğüs göğüse geldiği cehennemî seslere sükunet verir, vatan aşkını hasretle anılan bir isme bağlayarak cesarete dönüştürür. Kalbinin üstünde böyle bir mektubu saklayan askerin, ‘vatanı için yapabileceği hangi fedakarlık’ vardır diye sorulamaz elbette; o hepsini sırayla yapar ve canını en son verir. Çanakkale Mahşeri’nden okuyalım:
“Bu anda dışarda koşuşma başladı; eski askerler, “Saya geldi! Saya geldi!” diye birbirlerine bağırıyorlardı. (...) Binbaşı Abdülkadir, meraklı bakışlarını Binbaşı Lütfi’ye çevirince, o da bilgi vermek mecburiyetini hissetti.
-Sai gelmiş. İzmir’in köylerinde dolaşır; askerlere gönderilecek mektupları, küçük emanetleri toplar, getirir; sahiplerine verir. Sırdaş olduğu için de sevgililer selamlarını ona emanet ederler. Bu da onun gelişini çok değerli yapar.
Askerler etrafına toplanınca, Sai sağ elini heybenin bir gözüne soktu; bir mektup çıkardı ve bağırdı:
Mehmet oğlu Kara Ali!?..
Değişik yerlerden sesler yükseldi:
-Cennet-i A’lâ’da!..
-Mertebesine erdi!..
Mektubu heybenin diğer gözüne attı. Tekrar bir mektup çıkardı:
-Alsancak’tan Hayati oğlu Salim!
Kalabalığın arasından birisi elini uzatarak bağırdı:
-Ver! Buradayım!..
Yanındaki asker, Salim’in sırtına hafif bir yumruk vurdu:
-Kimden geliyor?!..
-Dur, hele zarfın arkasını okuyayım.
Eline yeni bir mektup alan Sai, yüksek sesle bağırdı:
-Kadir oğlu Hüseyin!..
Değişik yerlerden cevap geldi:
-Şehit!..
-Şehit!..
Onu da diğer göze attı; bu kere işlenmiş bir mendil çıkardı:
-Hasan oğlu Rafet!..
-?!..
Hiç ses çıkmayınca Sai tekrarladı:
-Hasan oğlu Rafet!?..
Tanıyanı kalmamıştı. Sai’nin yüz hatları değişti. Gözleri dalan Binbaşı Abdülkadir karargaha girdi; onu takip eden Binbaşı Lütfi kapıyı örttü; ama az da olsa Sai’nin sesini hâlâ duyuyorlardı:
-Musa oğlu Muharrem!..”(1)
Tarihini bilmeyen milletler kendilerine efsaneler uydurur ve gitgide efsanelere sığınmaya başlarlar. Yukarıdaki satırlar henüz hatıra ve tarih iken derlendiği için bahtiyarız. Ya kaybolup gitselerdi!..
*
Çanakkale anılınca kaybolup gitmesine gönlümüzün razı olmadığı bir de şiir var sırada. Binbaşı Mustafa Kemal’in de yer aldığı savaşa adanmış bir gazel bu. Sultan Reşad’ın yazdığı bir gazel. Heyecanla okuyalım:
Savlet etmişdi Çanakkale’ye bahr ü berden
Ehl-i İslâm’ın iki hasm-ı kavîsi birden
Lakin imdâd-ı İlahî yetişip ordumuza
Oldu her bir neferi kal’a-i pûlâd-beden
Asker evladlarımın pîşgeh-i azminde
Aczini eyledi idrâk nihayet düşmen
Kadr-ü haysiyyeti pâmâl olarak etdi firar
Kalb-i İslâm’a nüfûz eylemeğe gelmiş iken
Kapanıp secde-i şükrâna Reşâd eyle dua
Mülk-i İslâm’ı Huda eyleye dâim me’men
(...Müslümanlara karşı iki kuvvetli düşman birlik olup Çanakkale’ye karadan ve denizden hücum etmişlerdi...)
(...Şükür ki Allah’ın yardımı yetişip ordumuzun her bir neferi çelik bedenli bir kale kesiliverdiler...)
(...Nihayet düşmanlar asker evlatlarımın azimleri önünde diz çöküp aciz kaldıklarını anladılar da...)
(...İslam’ın kalbine hançer saplamaya gelmişlerken, itibar ve şereflerini ayak altına atıp kaçtılar.)
(Ey Reşad!.. Var, şükür secdelerine kapanıp ellerini duaya kaldır ve şu yakarıyı tekrarla: “Allah, bu İslam yurduna daima emniyet versin


alone_prince isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
alone_prince Mesajına
2 Kere Teşekkür Edildi:
kemancı (03-18-2007), okyanus2006 (03-18-2007)
Alt 03-18-2007, 11:16 AM   #4 (permalink)
Görev Alma Vakti
Ezberim Üyelik BiLgilerim
Üyelik tarihi: Oct 2006
Üye No: 1520
Mesajlar: 1.560
Ezberim Tşk İstatistikleri Tesekkür: 329
249 Mesajına
330 Kere Teşekkür Edildi
Ezberim Rep PuanLaması
İtibar Gücü: 101
Rep Puanı: 6841
Rep Derecesi:
alone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond repute
alone_prince - MSN üzeri Mesaj gönder alone_prince isimli Üyeye Skype üzeri Mesaj gönder
Standart --->: Şehit Vasiyeti(18 MART İÇİN)



Bir bölük kumandanının hatırat defterinden;
Kanlısırt’taki düşmanın ileri siperlerinden birinde tek bir mitralyözü vardı ki, fırkanın bütün cephesini taciz edip duruyordu. Daha ikmâl edilememiş siperlerden bazıları bu mitralyözün ateşi altında idi. Ara sıra acı haberler alıyorduk: Üçüncü bölüğün emir eri sipere gelirken vurulmuş. Dördüncü mangadan bir nefer şehit olmuş... Yüzbaşı yaralanmış, artık bu mitralyöz bizim için meşum olmaya başlamıştı.
Hatta bombalardan, torpillerden daha meşum! Çünkü bu silahların az çok mizacını biliyorduk. Mesela büyük torpil makinesi haftada iki gün bizim cephemizi ziyaret ediyordu. Bombalar daha ziyade akşamdan sonraki ziyaretçilerimiz meyânına dahildi. Velhasıl dâimi bir ülfet neticesi olarak harbin kendisine mahsus itiyatlarını öğrenmiş, ruhumuzda bir huzur ve sükûn tesis edebilmiştik. İşte Kanlısırt’taki melun mitralyöz bizim bu kıymetli asayişimizi ihlâl ediyordu. Gece toplanmış konuşuyorduk. Devamlı yaptığımız musahabe bu uğursuz nokta üstünde deveran ediyordu:

- Eey... Bu mitralyoz tahrip edilemeyecek mi?
- Siperler yakındır, topçu ateş edemez.
- Bir hücum yapsak!
- Kumandan müdâfaada kalmayı tercih ediyor.
- Sen ne dersin ha Mustafa Çavuş, can sıkmaya başlamadı mı bu mitralyöz? O, cevap vermedi. Derin derin düşünüyordu; fakat doğrusu ya en babayiğidimiz de kendisi idi. Bahis değişmek üzere iken Mustafa Çavuş bir heykel gibi karşımıza dikildi: “Ben bunu gidip getiririm!” dedi.
“Satmıyorlarmış galiba!..” diye lâtife ettik. Arkadaşımızın bu sözü ciddi söylediğine kânî değildik. Fakat o hiç tavrını bozmadı. Gülümsedik bile. Yalnız kendini siperin üstüne fırlattı. O zaman anladık ki hakikaten mitralyözü almak için gidiyor. Kendisini en çok seven iki hemşehrisi arkasından koştu. Biraz sonra bu üç asker, diğer bütün gecelerden daha korkunç, daha siyah bir gecenin enginlerine doğru kayıp gitmişlerdi.
Hepimiz asabiyetten, heyecandan sararmıştık. Avuçlarımızdaki tüfekleri sıkıyorduk. Şu dakika hücuma kalkmak için öyle dayanılmaz bir arzu duyuyorduk ki... Hey yâ Rabbi eğer gidenler gelmeyecek olurlarsa!.. Bu sefer orada kalsak bile ey Kanlısırt’taki düşman mitralyözü artık sen yerinden oynamıştın


alone_prince isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
alone_prince Kullanıcısına
Teşekkür Edenler:
kemancı (03-18-2007)
Alt 03-18-2007, 11:18 AM   #5 (permalink)
Görev Alma Vakti
Ezberim Üyelik BiLgilerim
Üyelik tarihi: Oct 2006
Üye No: 1520
Mesajlar: 1.560
Ezberim Tşk İstatistikleri Tesekkür: 329
249 Mesajına
330 Kere Teşekkür Edildi
Ezberim Rep PuanLaması
İtibar Gücü: 101
Rep Puanı: 6841
Rep Derecesi:
alone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond repute
alone_prince - MSN üzeri Mesaj gönder alone_prince isimli Üyeye Skype üzeri Mesaj gönder
Standart --->: Şehit Vasiyeti(18 MART İÇİN)



VATAN
Kimse söndüremez tüter bu ocak,
Adı türktür Bu vatanın türk kalacak.
Şehit ve gazi bedelidir bu şanlı bayrak,
Adı Türk'tür bu vatanın türk kalacak.

Nice şehitler vermiş bu toprak,
Sahiip çıkılacak vatan ve bayrak.
Tüm gençlik vatan bekçisi olacak,
Adı Türk'tür bu vatanın Türk kalacak.

Her şafakta bir ışık parlayacak,
Tüm gençlik ona sahip çıkacak.
Türk gençliği uşak olmayacak,
Adı Türk'tür bu vatanın Türk kalacak.

Düşman karşısında birlik olacak,
Barış ve kardeşlik ülkümüz olacak.
Huzuru bozana dünya dar olacak,
Adı Türk'tür bu vatanın Türk kalacak.

Yüzlerce Cemal gazi olacak,
Binlerce Mehmet Şehit Olacak.
Tüm gençlik nöbet tutacak,
Adı Türk'tür bu vatanın Türk kalacak.


alone_prince isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
alone_prince Kullanıcısına
Teşekkür Edenler:
kemancı (03-18-2007)
Alt 03-18-2007, 11:20 AM   #6 (permalink)
Görev Alma Vakti
Ezberim Üyelik BiLgilerim
Üyelik tarihi: Oct 2006
Üye No: 1520
Mesajlar: 1.560
Ezberim Tşk İstatistikleri Tesekkür: 329
249 Mesajına
330 Kere Teşekkür Edildi
Ezberim Rep PuanLaması
İtibar Gücü: 101
Rep Puanı: 6841
Rep Derecesi:
alone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond repute
alone_prince - MSN üzeri Mesaj gönder alone_prince isimli Üyeye Skype üzeri Mesaj gönder
Standart --->: Şehit Vasiyeti(18 MART İÇİN)





alone_prince isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
alone_prince Kullanıcısına
Teşekkür Edenler:
kemancı (03-18-2007)
Alt 03-18-2007, 11:21 AM   #7 (permalink)
Görev Alma Vakti
Ezberim Üyelik BiLgilerim
Üyelik tarihi: Oct 2006
Üye No: 1520
Mesajlar: 1.560
Ezberim Tşk İstatistikleri Tesekkür: 329
249 Mesajına
330 Kere Teşekkür Edildi
Ezberim Rep PuanLaması
İtibar Gücü: 101
Rep Puanı: 6841
Rep Derecesi:
alone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond repute
alone_prince - MSN üzeri Mesaj gönder alone_prince isimli Üyeye Skype üzeri Mesaj gönder
Standart --->: Şehit Vasiyeti(18 MART İÇİN)



Dünyanın 34 ülkesinde Türk şehitliği bulunuyor


Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, AK Parti Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez'in Türk şehitlikleriyle ilgili soru önergesini cevapladı. Buna göre, Malta'dan Hindistan'a kadar çok geniş coğrafyada Türk şehitliği bulunuyor.



Dünyanın dört bir yanında hüküm süren Osmanlılardan geriye tarihî ve kültürel eserlerle birlikte şehitlikler de kaldı. Malta'dan Hindistan'a kadar çok geniş ve farklı coğrafyada Türk şehitliği bulunuyor. Bunlardan en ilginci Myanmar'daki Türk şehitliği. Myanmar'a, 1. Dünya Savaşı'nda giden Türk askerlerinden 1500'ü geriye dönemeyerek şehit düştü ve o topraklarda gömüldü.

Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, AK Parti Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez'in Türk şehitlikleriyle ilgili soru önergesini cevapladı. Gül, Türk şehitliklerinin sayısına ilişkin bilgiler aktardı. Gül'ün verdiği bilgilere göre dünyanın 34 ülkesinde "Türk şehitliği" bulunuyor. Bu ülkeler şunlar: Almanya, Arnavutluk, Avusturya, Azerbaycan, Bosna-Hersek, Bulgaristan, Cezayir, Çek Cumhuriyeti, Filistin, Güney Kore, Hindistan, Irak, İngiltere, İran, İsrail, İtalya, Japonya, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Letonya, Libya, Lübnan, Macaristan, Malta, Mısır, Myanmar, Polonya, Romanya, Rusya, Sırbistan, Suriye, Suudi Arabistan, Ukrayna, Ürdün ve Yunanistan.
Türk şehitliklerinin bulunduğu ülkeler arasında en dikkat çekici yer Myanmar. İsmi ve nerede olduğu pek bilinmeyen Myanmar, Güneydoğu Asya'da Andaman Denizi ve Bengal Körfezi kıyısında, Bangladeş ile Tayland arasında yer alan bir birlik olarak geçiyor. Bu az bilinen ülkede bin 500 Türk askeri yatıyor. Türklerin buraya gidişi ve kalışı da ilginç. Eski adı Burma olan Myanmar'a İngiliz sömürgesi olduğu 1915 yılında 12 bin Türk askeri gitti. Yıllar süren esaret dönemi boyunca salgın hastalıklar ve ağır çalışma şartlarından dolayı 1.500 asker şehit düştü. Askerlerin bir bölümü Türkiye'ye dönerken, kalanlar için "Türk şehitliği" yapıldı. Şehitlikte Türkçe olarak, "Birinci Dünya Savaşı'nda Irak, Suriye, Filistin ve Arabistan cephelerinde Osmanlı ve İngiliz orduları arasındaki çarpışmalar sırasında İngilizlere tutsak düşerek Burma'ya getirilen ve burada vefat eden aziz Türk askerlerinin anısına." ifadesi yer alıyor.


alone_prince isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
alone_prince Kullanıcısına
Teşekkür Edenler:
kemancı (03-18-2007)
Alt 03-18-2007, 11:26 AM   #8 (permalink)
Görev Alma Vakti
Ezberim Üyelik BiLgilerim
Üyelik tarihi: Oct 2006
Üye No: 1520
Mesajlar: 1.560
Ezberim Tşk İstatistikleri Tesekkür: 329
249 Mesajına
330 Kere Teşekkür Edildi
Ezberim Rep PuanLaması
İtibar Gücü: 101
Rep Puanı: 6841
Rep Derecesi:
alone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond repute
alone_prince - MSN üzeri Mesaj gönder alone_prince isimli Üyeye Skype üzeri Mesaj gönder
Standart --->: Şehit Vasiyeti(18 MART İÇİN)



33 ŞEHİTİMİZİN KATLEDİLİŞİ
İbretlik olayları sonuna kadar okumanızı tavsiye ediyorum.

Yıl 1993. Malatya'dan iki sivil midibüse biniyorlar. Hepsi sivil giysili. Üniforma ve postalları çantaları'da. Hiçbirinde silah yok, kendilerine refakat eden tek bir askeri personel de. Saat 18.00. Bingöl'e 10 kilometre var. Dağlık, dar bir yol. Birden silah sesleri yankılanıyor. İlk virajı geçtiklerinde, 50 PKK'lının karşı yönden gelen Bingöl Tur'a ait bir otobüsü durdurup, çoğunluğu terhis olmuş ya da dağıtıma giden sivil erlerden oluşan 50 yolcuyu esir aldığını görüyorlar. Şoföre bağırırlar; ''Geri dön!'' Şoför oralı olmaz. Zaten 4 saatlik yolda 3 mola vermiş... Otobüsün kapısını, ''Orada ben yoktum''diyen Şemdin Sakık, o zamanki adıyla ''Parmaksız Zeki'' açıyor.

OSMAN PARTAL ANLATIYOR
Trabzonluyum. İki midibüsteki toplam 50 askerden biriydim. Van-Özalp'taki birliğime gidiyordum. Yol boyunca gereksiz molalar veren şoför bir ara lastik patladığını söyleyip durdu. Lastiğin patlamadığını, krikoya dokunmadığını gördüm. Aksın altına girdiğinde birileriyle konuşma yaptığını duydum. Galiba telsizle konuşuyordu. Şemdin Sakık, şimdi Hürriyet'te yayımlanan açıklamalarında ''Eylem planlanırken buradan askerlerin geleceğini bilmiyorduk'' diyor. Yalan söylüyor. Çünkü ilk otobüsün en ön koltuğunda oturuyordum. Yolumuzu kestiklerinde şoförün kapısını bizzat Sakık açtı. Toprak rengi üniforması vardı üzerinde, aynı renk kasketi ters takmıştı. Omuzundaki tüfeğin namlusu yere bakıyordu. Şoföre, diğer otobüsün nerede olduğunu sordu. ''Arkada, geliyor'' cevabını aldı. İki dakika sonra diğer otobüs düştü pusuya. Yani bizi bekliyorlardı.

DOĞULU-BATILI DİYE AYIRDILAR
Geceyarısına kadar teröristlerle yürüdük. Mola verildiğinde niçin kaçırdıklarını, amaçlarını sorduk. ''TC ateşkes ilan edince, iki gün içinde sizi serbest bırakacağız'' dediler. Saat 01.00 sularıydı. Sakık'ın talimatıyla tek sıra olduk. Şemdin Sakık nereli olduğumuzu sorup, Doğulu-Batılı diye bizi iki gruba ayırdı. Sakık, doğulu olmayan benim de içinde olduğum 34 kişinin eğitim kampına götürülmesini söyledi. Dağda koşar adım yürümeye başladık. Bize eşlik eden teröristler sürekli değişiyordu. Toplam 300 kişiydiler. Bir köye gittik. Kapısını çaldıkları evlerden başka teröristler çıkıp gruba katıldı. Kimi terörist evlere gidip istirahat etti. Bir ahıra soktular bizi öldürmek için. Sonra vazgeçtiler. Tekrar yürümeye başladık. Sabahı göremeyeceğimi düşünüyordum. Yıldızlara son kez bakıp annemi, babamı, köyümü düşündüm. Bir ırmaktan geçerken su içtik. Dağ yoluna çıktık. Davranışları sertleşti. Durdurdular. Saat 03.00 sıralarıydı. Yolun kenarına dizilmemizi istediler. Kolkola girip sıklaşmamızı istediler. Yanımdaki arkadaşıma ''Devrem bizi vuracaklar'' dedim.

DEVREMİ ÖLÜ GÖRÜNCE BAYILDIM
Tir tir titriyordum. Kalaşnikof, Bixi ve Kanvasların emniyetlerini açtılar. Sonumuzun geldiğini anladım, kelimeyi şahadet getirip kendimi yere attım. Taramaya başladılar. Dizime bir mermi isabet etti. Vurulanlar üzerime düşüyordu. Kafamı koruyordum. Hepimizin öldüğünden emin olmak için yüzlerce mermi yağdırdılar. Gittiklerini, seslerin uzaklaşmasından anladım. Altı yedi arkadaşım sağdı henüz. Diğerleri paramparçaydı. Can çekişenler, hırıldayanlar, ağlayanlar, inleyenler... Su istiyorlardı. ''Anne, anne'' diye bağırıyorlardı. Öldüğümü zannediyordum. Kendimi çimdikledim, ölmemişim. Devremi beyni parçalanmış görünce bayılmışım.

Bizi yan yana dizip 1570 mermi sıktılar
Ayılınca şehit arkadaşlarımı sırt üstü çevirdim. Dokunduğum her uzuv elimde kalıyordu. Beyin, ayak... Yardım aramak için yukarı doğru koşmaya çalıştım. Kan kaybediyordum. Asfalta çıktım, bir kamyonla yakındaki Elmalı Karakolu'na gittim. Olanları anlattığımda dinleyen jandarmalar ağlamaya başladı. Helikopter, tanklar geldi. Şehitleri aldık. Olay yerinde 1570 mermi kovanı bulundu. Yani silahsız erlerin herbiri için 50 mermi kullanmışlardı...

Şoför biliyordu
ERKAN UMAY ANLATIYOR
Adanalı hemşerim Mehmet Tura'yla Manisa-Kırkağaç'ta acemi eğitimimi tamamladım. 24 Mayıs sabahı, jandarma komando olarak Siirt'teki birliğimize gitmek üzere Malatya'dan iki sivil midibüse bindirildik. 50 askerin hiçbirinde silah yoktu. Bizi koruyan refakatçı da. Bingöl'e 10 kilometre kaldığını belirten tabelayı geçtik, ilk dönemeçte silah sesleri duyduk. Saat 18.00'di. Karşı yönden gelen Bingöl Tur otobüsünü tarayan 50 kadar PKK'lı, çoğunluğu bizim gibi asker olan yolcuları indirmişti. Şoföre geri dönmesi için bağırdım. Duymazdan geldi. Zaten tuhaf şekilde, 4 saatte 3 mola vermişti. Bizi indiren PKK'lılar ''Geleceğinizi biliyor, sizi bekliyorduk'' dedi. O sırada feryat figan, yaşlı bir adam çıktı karanlıklardan. ''Oğluma ne yaptınız''diyordu. Adını söyleyince oğlunun otobüslerde olmadığı anlaşıldı. Çok yaşlı olduğu için babaya dokunmadılar. Geldiği gibi gitti. O baba sayesinde kurtulduk. Hepimizin öldüğü sanılıyordu. Askere gidip sağ kalanlar olduğunu söylemeseydi teröristler hepimizi öldürecekti.

YANLIŞLIKLA 9 ŞEHİT DAHA
Sürekli yürüyorduk. Ertesi gün 12.00'de silah seslerinden askerlerin yaklaştığını anladım. Asıl harekat 16.00'da başladı. Sikorsky ve F-16'lar uçuyordu tepemizde. PKK'lılar kazma kürek çıkarıp siper kazdı, kayalıklara saklandı.

Bizi hedef olarak ortada bıraktılar. Askerimiz, yanlışlıkla içimizdeki 9 eri şehit etti bu yüzden. Müthiş bir yağmur vardı. Bizi kalkan olarak kullanan Şemdin Sakık bir ara yanımıza geldi, sağ kaldığımızı görünce şaşırdı. Teröristler geri çekiliyordu. 13 kişi kalmıştık. Kurşuna dizilenlerin arasından kurtulan Osman Partal da aramızdaydı. Ellerimizi çözmeyi başardık. Kaçmaya başladık. Karşılaştığımız birkaç teröriste ''Bizi serbest bıraktılar'' dedik. İnandılar. Birbirimizden ayrılmış, askerlerin bulunduğu yöne koşuyorduk. Bulduğum bir dala beyaz mendil bağladım, bir yandan bağırıyordum. Tükendiğim anda korucular ve askerlerden oluşan timle karşılaştım. Mavi berelileri görünce ağlamaya başladım. Komutan ''PKK'lı var mı içinizde?'' diye sordu. Sonra sarılıp hepimizi tek tek öptü. Bingöl Cezaevi'ndeki bir koğuşa götürdüler bizi. Elbiselerimizi değiştirdik. Evlerimize telefon edebileceğimizi söylediler. Kafam durmuştu yaşadıklarımdan sonra. Evin telefon numarası bir türlü aklıma gelmediği için arayamadım.

ERKAN UMAY ANLATIYOR
10 kişilik yakın korumaları arasındaki, ''hemşire'' diye hitap ettikleri kadın bizimle alay etti. Sakık, ''Sorunumuz rütbelilerle, size bir şey yapmayacağız'' dedi. Her birimize nereli olduğumuzu sordu. Aramızda Denizli ve Konya'dan olanlar çoğunluktaydı. Hemşerilerden oluşan timler daha başarılı olur, tehlikelidir diye bir kenara ayırdılar. Şehit olan 33 arkadaşımızın çoğunun bu iki ilden olmasının nedeni bu. Bu arada bir er ''Ben Kürt'üm''deyince PKK'lı ''Kürt-Türk fark etmez. Asker askerdir. Biz askere düşmanız'' dedi. Tek sıra olmamızı istediler. En başta ben vardım. Mehmet Tura 6'ncıydı. Yan yana olalım diye gittim, 7'nci oldum. ''Baştan 6 kişi gelsin' dediler. Diğer sıralardan aldıkları 6'şar kişiyle bir grup oluşturdular. ''Kolkola girin''deyip götürdüler. Arkadaşlarımız kolkola ölüme gittiler.

SİLAHLAR 10 DAKİKA HİÇ SUSMADI
Derken yer gök Kalaşnikof cayırtısına boğuldu. Kalaşnikoflar 10 dakika boyunca hiç susmadı. Mehmet'in bana son bakışını unutamıyorum. Sırada yer değiştirmesem, onun önünde dursam beni götüreceklerdi, Mehmet ölmeyecekti. Adana'da ticaret lisesinde sevdiği bir kız vardı. Terhis olur olmaz evleneceklerdi.

Askerin üniformasını çıkartıp kendisi giydi

ERKAN UMAY ANLATIYOR
Sayıları 150'yi bulan PKK'lıların silah tehditi altında yürümeye başladık. Bir köyün alt tarafında durduk. 15 yaşındaki terörist ''200 metreden sigarayı bile vururum'' diyerek böbürleniyordu. İçimizde komando olup olmadığını sordu. Tişörtümde ''Kırkağaç-Komando'' yazıyordu. Beyaz gömleğimi çıkarmamı istediler.Devrem Konyalı Adnan Gebeş'in verdiği parkayı giyip, bunu sakladım. Bu sırada teröristler el koydukları çantalarımızda bulunan üniforma ve postallarımızı giydi. Türk askeri kılığına büründüler. Ellerimizi sicimle bağladılar. Mehmet Tura'yla kaçmaya karar vermiştik. Tuvalet bahanesiyle elimi çözdürdüm. O sırada korkunç suratlı bir terörist gelip Kalaşnikofu ağzıma soktu. ''Bir daha kaçmayı aklından geçirirsen beynini dağıtırım'' dedi. Sabahın 02'sine kadar yürüdük. Elebaşı Şemdin Sakık, Türk askeri üniforması giymiş, elindeki telsizle emir yağdırıyordu.

Üstün başarılı işsiz

Erkan umay, Diyarbakır Askeri Hastanesi'nde bir hafta psikolojik tedavi gördü. Hava değişiminden sonra havancı jandarma komando olarak Eruh'taki birliğine katıldı. Sevkiyatın yine korumasız otobüslerle yapıldığını görünce tepki gösterdi, birliğine uçakla gönderildi. Katıldığı operasyonlarda çok sayıda üstün başarı belgesi aldı. Şu anda işsiz olan Omay, ''En ufak bir şey olsun, askere gönüllü giderim'' diyor


alone_prince isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
alone_prince Kullanıcısına
Teşekkür Edenler:
kemancı (03-18-2007)
Alt 03-18-2007, 11:37 AM   #9 (permalink)
Görev Alma Vakti
Ezberim Üyelik BiLgilerim
Üyelik tarihi: Oct 2006
Üye No: 1520
Mesajlar: 1.560
Ezberim Tşk İstatistikleri Tesekkür: 329
249 Mesajına
330 Kere Teşekkür Edildi
Ezberim Rep PuanLaması
İtibar Gücü: 101
Rep Puanı: 6841
Rep Derecesi:
alone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond repute
alone_prince - MSN üzeri Mesaj gönder alone_prince isimli Üyeye Skype üzeri Mesaj gönder
Standart --->: Şehit Vasiyeti(18 MART İÇİN)



Bir Milletin kaderine yön verecekti. Okul yıllarında öylesine çalışkan ve başarılı bir öğrenciydi ki; Sultan Abdülhamit, İsmail Hakkı Bey'e devletin enbüyük ödüllerinden birini vermişti. O seçilmişti. Belli ki; Allah o günlerde, O'nu böyle bir göreve hazırlıyordu. Herkes üzerine düşeni yapacaktı. İtilaf devletleri geceyle, gece çaresizliklerle ittifak etmişti.
İsmail Hakkı Bey ve arkadaşları, çaresizlerin çaresine sığınarak, dua dua yalvararak yola koyuldu. O'na bir görev verilmişti. 7-8 Mart gecesi savaş gemilerinin arasından sessizce geçerek karanlık koya bu milletin kaderini aydınlatacak mayınları döşeyecekti. yola koyuldular. Düşman gemileri sürekli denizi tarıyor, gözler ufukta, eller tetikte her an bir hareketlenmeye karşı hazır bekliyorlardı. Bir an... Gemilerden birinin ışığı denizi tararken, ışık tam Nusrat'a ulaşacakken; saatlerin tik-takları yavaşlamış, kalpler durma noktasına gelmişken...
Çimenlik Kalesi'nden yakılan bir ışık düşman ışığını karanlığa boğar. Dev savaş gemilerinin yanında bir fındık kabuğu misali durur Nusrat.
İnanmış bir avuç insanla neler yapılabileceğini, geceyi yırtan sessizliğe haykırarak duyurmaya çalışmaktaydılar.
Ve gecenin içinde sessizce yol alan Nusrat; görevini tamamlamış bir komutan edasıyla bundan böyle yönünü tarih sayfalarına çevirmişti.
Siz!... Siz!... Siz!... İsmail Hakkı Bey misali; bir görev verildiğinde, o görevi en iyi şekilde yapabilmek için; bilginizle, teknolojinizle, duygularınızla, vatan sevgisi dopdolu yüreğinizle, yalnız bu millete değil, tüm insanlığa hizmet etmeye, güzellikler vermeye hazır mısınız?
Böyle seçilmiş insanlardan biri olabileceğinizin farkında değil misiniz? Emin misiniz?








alone_prince isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
alone_prince Kullanıcısına
Teşekkür Edenler:
kemancı (03-18-2007)
Alt 03-18-2007, 11:43 AM   #10 (permalink)
Görev Alma Vakti
Ezberim Üyelik BiLgilerim
Üyelik tarihi: Oct 2006
Üye No: 1520
Mesajlar: 1.560
Ezberim Tşk İstatistikleri Tesekkür: 329
249 Mesajına
330 Kere Teşekkür Edildi
Ezberim Rep PuanLaması
İtibar Gücü: 101
Rep Puanı: 6841
Rep Derecesi:
alone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond reputealone_prince has a reputation beyond repute
alone_prince - MSN üzeri Mesaj gönder alone_prince isimli Üyeye Skype üzeri Mesaj gönder
Standart --->: Şehit Vasiyeti(18 MART İÇİN)



ŞEHİT BABASINA

Yiğit Babam karalar bağlama sakın,
Sakın çevrene yaşlı gözlerle bakmayasın...
Güçlü olmalısın sen hiç olmadığın kadar,
Sen gururlu bir Şehit Babasısın...
Ben iyiyim, ferahtayım üzülme,
Titremesin hiç o güçlü sesin...
Sitem etme sakın kadere,
Bayrağıma artık gururla bakmalısın...
Güzel bir uyku baba benimkisi,
Tıpkı beşikteyken hayran hayran baktıgın gibi,
Sarı lacivert şapka koyardında başucuma,
Yine Sarı Lacivert şapkam var başımda...
Çok rahat bir uykudayım şimdi...
Çok şanslıyım ben baba..

Hep yanındayım aslında,
Ay- Yıldızdır artık benim yüzüm...
Görmek istersen beni baba,
Bak bu güzel vatana...
Güzel ülkemin topragıdır tenim,
Okşa baba toprağını gururla...
Ve ormanıdır benim saçım,
İyi bak onlara...
Dağları gibi heybetli işte göğsüm,
Kanatlarım hala güçlü kartalları kadar...
Kanım hala asil akar sularında,
Ve hiç olmadığım kadar yakınım sana.
Baba görmek istersen eğer beni;
Diyar diyar gez şehirlerimi.
Ve bak o masmavi göklerine,ne güzel;
Görmek istersen gözlerimi...
İşte aslan oğlun, dimdik karşımdasın,
İşte gururla hala ayaktasın,
Anla yiğit babam anla,
Sen artık bu vatanının babasısın! ..


alone_prince isimli Üye şimdilik offline konumundadır