Anasayfa Kimler Online

Geri git   Ezberim > Türk ve Dünya Tarihi > Türk Tarihi
Kayıt ol Arama Bugünün Mesajları Bütün Forumları okunmuş kabul et

Türk Tarihi Şanlı şerefli tarihimiz ve destanlarımız..





Yeni Konu aç Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 09-15-2006, 11:49 AM   #1 (permalink)
Görev Alma Vakti
Ezberim Üyelik BiLgilerim
Üyelik tarihi: Aug 2006
Nerden: ..::Forever Me-tallica::..
Yaş: 2
Üye No: 22
Mesajlar: 1.215
Ezberim Tşk İstatistikleri Tesekkür: 78
74 Mesajına
141 Kere Teşekkür Edildi
Ezberim Rep PuanLaması
İtibar Gücü: 114
Rep Puanı: 8750
Rep Derecesi:
Black Wildness has a reputation beyond reputeBlack Wildness has a reputation beyond reputeBlack Wildness has a reputation beyond reputeBlack Wildness has a reputation beyond reputeBlack Wildness has a reputation beyond reputeBlack Wildness has a reputation beyond reputeBlack Wildness has a reputation beyond reputeBlack Wildness has a reputation beyond reputeBlack Wildness has a reputation beyond reputeBlack Wildness has a reputation beyond reputeBlack Wildness has a reputation beyond repute
Black Wildness - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Osmanlı’nın Büyüklüğünü Bir Daha Görün Diye



Osmanlı’nın Büyüklüğünü Bir Daha Görün Diye İsrail’in yaklaşık 1 aydır dünyanın gözü önünde başlattığı saldırı hız kesmeden devam ediyor. Lübnan, Filistin kan ağlıyor. Acı üzerine acı yaşanıyor. Bize gelince… Dua ve yardım eli uzatmanın dışında bir şey yapamıyoruz.
Osmanlı’nın bölgedeki etkinliğini kaybetmesinin ardından Ortadoğu’da kan ve gözyaşı hiç eksik olmadı. Bölge, Osmanlı’nın kuşatıcılığını ve emniyetini arıyor…
Size burada anlatacağım yaşanmış gerçek bir hikaye. Devleti Aliye’nin büyüklüğünü bir kez daha görün diye.
2004 yılında Frankfurt’ta hayatını kaybeden Merhum İlhan Bardakçı’nın Kudüs’te yaşadığı bir hatıra hakikaten ilginç ve bir o kadar da ibret verici. Okurken çok etkilendim. Ve bu satırlarda sizlerle paylaşmak istedim.
‘‘Mevki Kudüs. Mekân Mescid ül Aksa, Tarih 21 Mayıs 1972 Cuma. Ben ve gazeteci arkadaşım rahmetli Said Terzioğlu, İsrail Dışişleri rehberlerinin yardımı ile bu mübarek makamı dolaşıyoruz.
Kudüs Kapalı Çarşısı’nda rüzgâr gibi dolanan entarili kahvecilerin ellerindeki askılara çarpmadan biraz yürüdünüz mü, önünüze çıkan kapı sizi Mescid ül Aksa’nın önüne kavuşturur. Mirac mucizesinin soluklanıldığı ilk Kıble’mize yani... Hemen oracıkta, ilk avlu vardır ki, hâlâ bizim lâkabımızla anılır. “12 bin şamdanlı avlu” derler oraya. Yavuz Selim 30 Aralık 1517 Salı günü Kudüs’ü devlete katmıştır da, ortalık kararmıştır. Yatsı namazını o avluda kılar. Kendisi ve bütün ordu beraber. Şamdanları yakarlar. Tam 12 bin şamdan... O isim oradan kalmadır. Sekiz on basamaklı geniş merdiveni adımladınız mı, o mukaddes Mescid’in bağdaş kurduğu ikinci avluya ulaşırsınız.
Onu o merdivenin başında gördüm. İki metreye yakın bir boy... İskeletleşmiş vücudu üzerinde bir garip giysi... Palto?.. Hayır, kaput, pardösü veya kaftan?.. Değil. Öyle bir şey, işte.
Başındaki kalpak mı, takke mi, fes mi? Hiçbsirisi değil. Oraya dimdik, dikilmiş. Yüzüne baktım da, ürktüm. Hasadı yeni kaldırılmış kıraç toprak gibi. Yüz binlerce çizgi, kırışık ve kavruk bir deri kalıntısı.
Yanımda İsrail Dışişleri Bakanlığı Daire Başkanı Yusuf var. Bizim eski vatandaşımız. İstanbullu. “Kim bu adam?” dedim.
Lâkaydi ile omuz silkti. “Bilmem.” diye cevap verdi. “Bir meczup işte. Ben bildim bileli, yıllardır burada dururmuş. Çakılı gibi, hâlâ duruyor ya... Kimseye bir şey sormaz. Kimseye bakmaz, kimseyi görmez.”
Kan mı çekti nedir?
Nasıl, neden, niçin hâlâ bilmiyorum. Yanına vardım. Türkçe “Selâmünaleyküm baba.” dedim.
Torbalanmış göz kapaklarının ardında sütrelenmiş gibi jiletle çizilmişçesine donuk gözlerini araladı. Yüzü gerildi. Bana, bizim o canım Anadolu Türkçemizle cevap verdi:
- Aleykümüsselâm oğul...
Donakaldım. Ellerine sarıldım, öptüm öptüm...
- Kimsin sen, baba? dedim.
Anlattı ki, ben de size anlatacağım.
Ama evvelâ biliniz. O canım Devlet (Osmanlı) çökerken, biz Kudüs’ü 401 yıl 3 ay 6 günlük bir hakimiyetten sonra bırakırız. Günlerden 9 Aralık 1917 Pazar günüdür. Tutmaya imkân yok. Ordu bozulmuş, çekiliyor, Devlet, zevalin kapısında. İngiliz girinceye kadar geçen zaman içinde yağmalanmasın diye oraya bir artçı bölük bırakırız. Âdet odur ki kenti zapteden galip, asayiş görevi yapan yenik ordu askerlerine esir muamelesi yapmaz.
Anlattı, dedim ya. Gerisini tamamlayayım.
- Ben, dedi, Kudüs’ü kaybettiğimiz gün buraya bırakılan artçı bölüğünden...
Sustu. Sonra, elindeki silahın namlusuna sürdüğü fişekleri ateşler gibi zımbaladı:
- Ben, o gün buraya bırakılmış 20. Kolordu, 36. Tabur, 8. Bölük, 11. Ağır Makineli Tüfek Takım Komutanı Onbaşı Hasan’ım...
Yarabbi. Baktım, bir minare şerefesi gibi gergin omuzları üzerindeki başı, öpülesi sancak gibiydi...
Ellerine bir kerre daha uzandım. Gürler gibi mırıldandı:
- Sana, bir emanetim var oğul. Nice yıldır saklarım. Emaneti yerine teslim eden mi?
- Elbette, dedim, buyur hele...
Konuştu:
- Memlekete avdetinde (dönüşünde) yolun Tokat Sancağı’na düşerse... Git, burayı bana emanet eden kumandanım Kolağası (Önyüzbaşı) Musa Efendi’yi bul. Ellerinden benim için bus et (öp). Ona de ki...
Sonra, kumandanı olduğu takımın makinelisi gibi gürledi:
- O’na de ki, gönül komasın. Ona de ki, “11. Makineli Takım Komutanı Iğdırlı Onbaşı Hasan, o günden bu yana, bıraktığın yerde nöbetinin başındadır. Tekmilim tamamdır kumandanım. dedi” dersin...
Öleyazdım.
Sonra yine dineldi. Taş kesildi. Bir kez daha baktım. Kapalı gözleri ardından, dört bin yıllık Peygamber Ocağı ordumuzun serhat nöbetçisi gibiydi. Ufukları gözlüyordu. Nöbetinin başında idi. Tam 55 yıl kendisini unutuşumuzdaki nadanlığımıza rağmen devletine küsmemişti.’’Kaynak: Zafer Dergisi. (Sayı: 345)
Fazla söze gerek yok…


Black Wildness isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Cevapla
Anahtar Kelimeler: , , , , ,



Konu Araçları

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar son Mesaj
Aurelio 1 Sene Daha Fener’de SoN OsMaNLı FenerBahçe Fan Club 0 06-13-2008 10:49 PM
Nuri Bilge Ceylan’a Bir ödül Daha DoLuNaY ŞoVaLyEsİ Vizyon Haberleri 0 06-06-2008 10:44 AM
Allahin Büyüklüğünü Kavramak ÇöL FıRtInAsI Dini Bilgiler 0 03-20-2008 07:40 PM
Antikkent Hasankeyf’in 1911’de çekilmiş ve daha önce yayınlanmayan fotoğrafları __AMiRaL__ Resimlerin Dili Resim Arşivi 1 03-15-2007 06:26 PM
Allah’tan Utanmaya Senden Daha Layığım! DoLuNaY ŞoVaLyEsİ Dini Bilgiler 1 02-11-2007 10:30 AM


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:30 AM .


Powered by vBulletin® Version 3.6.11
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.1.0
Design ßy: DoLuNaY ŞoVaLyEsİ
Valid XHTML 1.0 Transitional

Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için TIKLAYINIZ .
In this web site,illegal sharing is forbidden.If you have any problem/complaint about content’s copyrights in our page,please click here to contact us.